Cildinizdeki Sorunlara Kalıcı Çözüm

Kullananlar Ne Diyor?

Hücre Yenileyici Buluş Nedir?

Kullananlar Ne Diyor?

SİZDEN GELEN YORUMLAR

Sizlerden gelen bir birinden değerli yorumlar. Tüm yorumlar google reviews onaylıdır tıklayarak sayfamıza gidebilirsiniz.

Nazan Akdemir
Üründen çok memnunum ikincisini bitirmek üzereyim herkes cildimin parlak ve canlı göründüğünü söylüyordu ama bu kadarını beklemiyordum çok teşekkür ederim.
İstanbul
Gülten Yılmaz
Gerçekten severek kullandığım tek krem ve çevremdeki herkese de tavsiye ediyorum.çok iyi sekilde toparladı cildimi bayramdan bayrama gören akrabalarım kendine hanki işlemiyo yaptırdıj diye soruorlar daha canlı daha gergin yüze sahibim üçüncü şişemdeyim.
İzmir
Zeynep Çapar
2 yıldır leke giderici güneş kremini kullandım çok pahalı markalara tek geçer çok memnun kaldım ??
Ankara
Kudret Özata
Gerçekten sebi ixir klasik leke kremi çok güzel bir krem özellikle lekeler üzerinde çok etkili. Bitmek üzere bir tane daha sipariş vereceğim.
Muğla
Rabia Pusat Barug
en iyi kremlerden biri gerçekten bir kere aldıktan sonra vazgeçilmezlerimden oldu normalde ben cildime hiçbir krem kullanamazdım sebiyide tereddütle kullandım ama korkmanıza gerek yok harika pürüzsüz bir cilt ortaya çıkıyo düzenli kullanmak gerekli.
Antalya
Nurhan
Yüzdeki yaralara zonalara birebir daha önce cildiye doktorum yazmıştı çok etkili krem kokusu biraz ilaç kokar
İzmir
Müşerref Afacan
Gerçekten ürün çok başarılı hepsi birbirinden özel yenileyici. Şebnem Özen hanıma çok teşekkür ederim bizi bu ürünlerle buluşturduğu için
Çanakkale
Meltem Aral
İnternet üzerinden çok kez krem alışverişim oldu. Sebi Pharma'dan çok memnun kaldım. Güneş kremini kullandım cildim hem beyazladı hem de güneşten korundu çok çok memnun kaldım.
Eskişehir
Beyza Ceren
Ürünler harika fiyatlar çok çok iyi verdiğiniz paraya gerçekten değer. Asla kalite güven sonuç konusunda şüpheniz olmasın.
İstanbul
Sibel Cankaya
Doğum lekelerim vardı gerçekten çok etkisini gösterdi. Ürünü ben çok beğendim. En güzel tarafı hem leke üzerinde etkili hem güneş kremi olarak da kullanılıyor.
Konya
Songül Kaplan
Birçok ürün denedim lekeler için hepsi yalan. Araştırmaktan yoruldum derken bir kremle yüzümdeki lekeler 2 ayda %85 gitti
Van

Blog

Yüzü Sabunla Yıkamak Doğru Mu?

Birçok birey kolayına geldiği veya alıştığı için yüz temizliğinde cilt bakım suları, jelleri yerine kalıp sabunları tercih etmektedir. Sabunlar cildi kurutabilmektedir. Cildin kuruması, uzun vadede olumsuz sonuçlara neden olacaktır.

Cilt sabunla yıkandığında cilt çok fazla kuruyacaktır. Sabun cildin yüzeyindeki tüm suyu dışarı atacak ölü, kuru cilt hücrelerine sebebiyet verecektir. Cildin kaybolan nemini telafi etmek için nemlendirici kullanmak da fayda sağlamayacaktır. Cildin yeterli neme sahip olabilmesi genç ve bakımlı bir görünüm için en önemli faktörlerden biridir.

Bireyler kalıp sabun kullandıklarını ve yüzlerinin kurumadıklarını ifade edebilmektedir. Kuru ve su kaybı yaşayan cilt arasında fark vardır. Kuru cilt sıklıkla pullanmayla özdeşleştirmektedir. Yağlı, karma cilde sahip bireyler ciltlerindeki yağ nedeniyle kuruluk ve pullanmayı hiç yaşamamış olabilirler. Su kaybı ciltte hissedilen sıkılık derideki su kaybından kaynaklanmaktadır. Bununla birlikte uzun süredir kalıp sabunla cilt temizliğini yapan bireyler ciltlerindeki durumun normal olduklarını düşünmektedirler çünkü karşılaştırabilecekleri bir durum olmamıştır. Cilt temizlenirken dikkat edilmesi gereken unsur şudur; cildin ürettiği faydalı yağlar giderilmemelidir. Cildin kendisinin ürettiği yararlı yağların silinmesi bireyi kirlilik gibi çevresel unsurlara karşı daha korumasız hale getirmektedir. Sabunlar parfüm ve diğer elementler içermekte bu sayede kokuyu baskılayabilmeyi hedeflemektedir. Yüz temizleyiciler ise sadece cilt temizliği için tasarlanmıştır. Sabunlar yüksek pH değeri içermekte ve ciltte iritasyona sebebiyet verebilmektedir. Yüzü temizlemede kullanılan ürünlerin önemli bir avantajı da cilt temizliğini etkin şekilde gerçekleştirebilmelidir. Kiri, makyajı gideren temizleyiciler cildin nefes almasına olanak tanımaktadır.

Birçok erkeğin yüz temizliğinde en sık yaptıkları hata ise gereken özeni göstermemektir. Hiçbir temizleyici ürün kullanmamak veya hangi ürün varsa ayırt etmeden kullanmak sık yapılan hatalardandır. Bu unsura ek olarak güneş koruyucu da kullanılmıyorsa cilt kuruyacak ve güneşin zararlı ışınlarından olumsuz etkilenecektir. Tıraştan sonra kullanılan alkol içeren ürünler de ciltte tahrişe sebebiyet verebilmektedir. Yüz temizliğinde birçok insan çok basit bir adımı atlamaktadır. Yüz yıkanmadan önce eller yıkanmalıdır. Aksi takdirde ellerdeki kirler doğrudan yüze geçecektir. Yüzü kurulamada havlu kullanılıyorsa havlunun temiz olduğundan emin olunmalıdır. Düzenli temizlenmeyen havlular kir ve tozları depolayacak ve tekrar cildin kirlenmesine sebebiyet verecektir. Cilt temizliği için yüzü yıkarken suyun çok sıcak ve soğuk olmasından kaçınılmalıdır. Yüz günde mutlaka iki kez yıkanmalıdır. Sabahları gece boyunca yüze bulaşan kir ve bakterileri temizlemek, akşamları ise gün boyunca çevresel faktörlerden dolayı kir ve tozu, makyajı arındırmak için yüz yıkanmalıdır.

Sebi Pharma Der Ki;

Hücre Yenileyici Temizleme Suyu Sebi Su en hassas ciltlerde dahi kullanılabilmekte cilt temizliğini yapmaktadır. Koruyucu, kimyasal içermeyen Sebi Su bebeklerde dahi kullanılabilecek bir içeriğe sahiptir. Sebi Su temizleme suyu, tonik olarak kullanılabildiği gibi tüm Sebi Pharma ürünlerinin etkisini arttırmaktadır. Waterproof makyaj dışında tüm makyajı temizleyen, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren ürün sağlıklı bir cilt için gerekli ilk adımı; cilt temizliğini sağlamaktadır.

Cilt temizleme formülümüze ulaşmak için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Cildin Solgun Görünme Sebepleri

Sıkça şikayet edilen cilt problemlerinden biri de solgun görünümdür. Hem yüzde hem de tüm ciltte yaşanabilen bu durum çeşitli derecelerde meydana gelebilmektedir. Stres, soğuk hava gibi faktörler de solgun görünüme yol açabilmektedir. Sağlık sorunları da cilt rengini etkileyebilmektedir.

Stres vücuttaki kan dolaşımında değişime yol açabilmektedir. Endişe, korku vücudun tepki vermesine neden olabilmektedir.

Korkunun ve stresin derecesine göre vücut farklı tepkiler verebilmektedir. Şoka uğranan herhangi durumda cilt solgun görünebilecektir. Bir hata yapıldığında veya utanıldığında ise tam tersi durum gözlemlenecektir. Bu belirtiler zararsızdır ve strese tepki olarak ortaya çıkar. Problem geçtiğinde de cilt eski haline gelecektir. Bu, çoğunlukla 20 dakika içinde gerçekleşecektir. Daha uzun sürerse bu endişenin oldukça büyük olduğunun göstergesidir. Stresle başa çıkmayı öğrenmek bu noktada fayda getirecektir.

Vücut ısısının ayarlanması da cildin solgun şekilde görünmesine sebebiyet verebilmektedir. Hava çok soğuk olduğunda ciltteki damarlar büzülür. Bu sayede daha az soğuğa maruz kalınacaktır.  Hava çok sıcak olduğunda ise damarlar genişler bu şekilde vücut ısısı dengelenir.

Vücudun sağlıklı şekilde çalışabilmesi için oksijen dolaşımı önem taşımaktadır. Oksijenin kan hücrelerine ve dokulara taşınmasında herhangi problem yaşanmaması gereklidir. Kandaki oksijen miktarı azaldığında nefes alışverişi sıklaşacak ve cilt solgun bir görünüme sahip olacaktır. Stres ve anksiyete problemi yaşan bireylerde de bu problem gözlemlenebilmektedir.

Vücudun sağlıklı şekilde çalışabilmesi için oksijen dolaşımı önem taşımaktadır. Oksijenin kan hücrelerine ve dokulara taşınmasında herhangi problem yaşanmaması gereklidir. Kandaki oksijen miktarı azaldığında nefes alışverişi sıklaşacak ve cilt solgun bir görünüme sahip olacaktır. Stres ve anksiyete problemi yaşan bireylerde de bu problem gözlemlenebilmektedir.

Sebi Pharma Der  Ki;

Sebi Pharma’nın ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren anti aging ürünü Sebi Ala ilk kullanımdan itibaren cilde bakım yapmakta ve deriyi beslemektedir. Kırışıklıkları, sarkmaları, lekeleri gidermeye yardımcı ürün göz çevresine de uygulanabilmektedir. Silisyum kaplı değerli mineraller içeren Sebi Ala aydınlık ve bakımlı bir görünüm sağlamaktadır.

Ciltteki solgun görünümü gideren formülümüze ulaşmak için tıklayın.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Normal Ciltlerin Bakımı Nasıl Olmalı?

Normal ciltlerin bakımı diğer cilt tiplerine oranla daha kolaydır. Cilt bakım ürünleri seçerken de bu avantaj devam etmektedir. Cilt temizliği ve güneş koruyucu kullanımı ihmal edilmemelidir. Bunun yanı sıra dört mevsim nemlendirici de kullanmak gereklidir.

Birçok birey normal cildi lekesiz, mükemmel olarak değerlendirmektedir. Normal ciltlerde leke, siyah nokta, gözenek, kırışıklık, güneş lekesi, renk tonu eşitsizliği gibi şikayetlerin de oluşmaması beklenir. Oysa gerçek hayatta bu kadar kusursuz bir cilt oldukça nadirdir.

Normal ciltte beklentiler de önemlidir. Örneğin ciltteki küçük bir kuruluk kuru cilt, az bir yağlanma yağlı cilt olarak nitelendirilememektedir. Cilt kuru veya yağlı olarak nitelendirilemiyorsa bu normal cilde işaretlidir. Yağlılık ve kuruluk şikayeti son derece nadirse ve kolayca giderilebilmekteyse cilt normaldir. Bu cilt tipinde gözenekler ya görünmezdir ya da görünebilecek kadar büyük değildir. Normal ciltlerde rahatsız edici şekilde  yağ şikayeti de yaşanmaz. Kuru ciltlere özgü olan rahatsız edici sıkılık, kaşıntı hissi de bu cilt biçiminde bulunmamaktadır. Sıkça rastlanan olumlu bir belirti de çevredeki
insanların takdirini almaktır. Birçok kişi normal ciltlerin görünümü hakkında olumlu görüşlere sahiptir.

Normal ciltlerde cilt tipinden bağımsız olarak problemler söz konusudur. Örneğin kırışıklıklar, güneşin verdiği hasarlar, kahverengi noktalar normal ciltlerde de meydana gelebilmektedir. Bununla birlikte zaman içinde cilt tipi değişebilmektedir. Cilt tipleri kalıcı değildir. Hormonlar, çevre, beslenme alışkanlıkları, iklim ve kullanılan ürünlere göre cilt tiplerinde değişim söz konusudur. Cilt bakım ürünü seçerken dikkatli davranılmalı ve etiket okuma alışkanlığı edinilmelidir. Aksi takdirde cilt tipiyle ilgili sorunlar da medyana gelebilmektedir. Paraben, alkol, silikon, parfüm içermeyen doğal ürünleri tercih etmek yararlı olacaktır.

Cilt tipi ile cilt şikayetleri karıştırılmamalıdır. Bir birey cilt tipinden kaynaklı herhangi sorun yaşamayabilir fakat farklı cilt problemleri olabilir. Örneğin hiçbir yağlanma ve kuruma belirtisi olmayan ciltte yaşlanma belirtileri gözlemlenebilir. Her alanda olduğu gibi bu konuda da önceden önlem almak yarar sağlayacaktır. Sorun ortaya çıkmadan veya belirtileri henüz yavaş yavaş belirginleşirken önlem alınmalıdır. Problemin büyümesini beklemek çözümünü de zorlaşacaktır. Bunlara ek olarak yılda bir kez tüm cildin uzman bir doktor tarafından incelenmesi önem taşımaktadır. Bu sayede erken teşhis olanağı söz konusu olmaktadır.
Devamını oku

Güneş Lekesi Nasıl Geçer?

Bakımlı bir cilt için dört mevsim güneş koruması kullanılmalıdır. Bu sayede güneş lekesi tedavisi ihtiyaç olmaktan çıkabilir. Güneşin zararlı ışınları sadece cilt değil sağlık sorunlarına da yol açabilmektedir. Güneş lekesi tedavisi için bulunan bölge de önemlidir. Yıl boyunca yüksek miktarda güneş alan bölgedeki bireylerin bu konuda daha dikkatli olması gereklidir. Yaşlanma belirtilerinin erkenden meydana gelmesinin en büyük sorumlularından biri de güneşin zararlı ışınlarıdır. Güneş lekesi tedavisi kavramına ek olarak bu durum da düşünülmelidir.

GÜNEŞ LEKELERİ İÇİN KREM TEDAVİSİ

Güneşin zararlı ışınları sadece sahilde değil kısa bir yürüyüşte dahi cilde zarar verebilmektedir. Bu nedenle güneş kremi kullanımı cilt bakımının doğal bir parçası olmalıdır. Yaşlanma karşıtı bakımda da aynı husus söz konusudur. Zararlı güneş ışınları cildin yaşlanmasını hızlandıracaktır. Bununla birlikte özellikle ileriki yaşlarda sıkça şikayet edilen cilt tonu eşitsizlikleri meydana gelebilecektir.

LEKE KARŞITI BAKIMDA BESLENME DE ÖNEMLİ

Güneş lekesi tedavisi kavramına ek olarak anti aging kremlerden en fazla verimi alabilmek için güneş koruması ihmal edilmemelidir. Besinlerin sağlık üzerinde etkisi tartışılamayacak konumdadır. Doğru beslenme ile güneş lekesi tedavisi alanına katkı sağlayabilmek mümkün. Antioksidan özelliğe sahip besinler tüketilmesi önerilmektedir. Havuç, patates, ıspanak gibi besinler cildin güneşin zararlı ışınlarına karşı kendini savunmasına katkıda bulunmaktadır.

GÜNEŞ LEKELERİ İÇİN CİLT TİPİ ÖNEMLİ

Güneş lekesi tedavisi alanında bireyin cilt tipi de son derece önemlidir. Üründen fayda alabilmek için cilt tipine uygun tercih yapılmalıdır. Yazın makyaj tercihleri de önem kazanmaktadır. Güneş lekesi tedavisi sürerken çok yoğun ve yağlı makyajlar gözenekleri tıkayabilmektedir. Bununla birlikte kişi kendisini de rahatsız hissedebilmektedir. Mineral makyaj tercih etmek oldukça iyi bir alternatiftir. Mineral makyaj cildi yormadığı gibi bakım da yapmaktadır.

Sebi Pharma Der Ki;

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi İxir 50 SPF Güneş Korumalı Leke Kremi cildi güneşin olumsuz etkilerine karşı 50 faktör korumaktadır. Sebi Pharma’nın ezber bozan ürünü cildi soymayan ve yıpratmayan yapısıyla dört mevsim güvenle kullanılabilmektedir. Sebi İxir 50 SPF Güneş Korumalı Leke Kremi; güneş, doğum, yaşlılık lekelerini, ağda ve epilasyon nedeniyle oluşan kararmaları gidermeye yardımcıdır. Krem içerdiği 50 SPF güneş korumasıyla yeni güneş lekelerinin oluşumunu da önlemektedir.

Güneş lekelerinizden kurtulmak için formülümüz.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Cilt tipleri ve cilt bakımı

Cilt bakım ürünü seçerken dikkat edilmesi gereken önemli noktalardan biri de cilt tipinin doğru belirlenmesidir. Normal, yağlı, kuru ve hassas şeklinde sınıflandırma yapılabilmektedir. Cilt tipleri zaman içinde değişebilmektedir. Bunda iklim kişinin su tüketim alışkanlıkları gibi birçok faktör etkili olmaktadır.

Normal cilt tipleri ne çok kuru ne de çok yağlıdır. Aşırı bir hassasiyet söz konusu değildir. Gözenekler görülebilir durumdadır.

Karma cilt tipi en yaygın cilt tipidir. Bazı bölgeler kuru bazı bölgeler ise yağlıdır. Çoğunlukla T bölgesinde yağlılık diğer alanlarda ise kuruluk söz konusudur. Gözenekler aşırı genişlemiştir. Siyah noktalar ve parlak görünüm oluşmuştur.

Kuru ciltlerde gözenekler neredeyse görünmeyecek kadar küçüktür. Deri mat ve pürüzlüdür. Çizgiler belirgindir ve cilt elastikiyetini kaybetmiştir. Genetik faktörler, yaşlanma, hormonal değişimler, iklim, ısınmada kullanılan cihazlar, kozmetik ürünlerin ve temizleyicilerin içeriğinde yer alan maddeler ve kullanılan ilaçlar cildin kurumasına sebebiyet verebilmektedir.

Cildin aşırı kurumasını önlemek için alınabilecek çeşitli tedbirler vardır. Banyoda uzun süre kalmamaya dikkat etmek, temizlik işleri yaparken eldiven takmak yarar sağlayacaktır.

Yağlı ciltlerde ise gözenekler oldukça büyük ve belirgindir. Birçok birey gözeneklerinin bu şekilde olmasından rahatsızlık duymaktadır. Mat, parlak bir görünüm oluşmuştur. Siyah noktalar, sivilceler, lekeler ve aşırı yağlılık bu cilt tipinin getirdiği olumsuzluklar arasında yer almaktadır.

Hassas cilt tipleri dikkatli bakım gerektirmektedir. Kişi zaman içinde cildinin neye reaksiyon gösterdiği konusunda fikir edinebilir. Kaşıntı, kuruluk hissi sıklıkla yaşanabilir. Sıcaklık değişiklikleri, kullanılan ürünler cildin tepki vermesine neden olabilmektedir. Alkol ve parfüm içermeyen ürünler tercih etmek yararlı olacaktır.

Cilt bakımında, cilt tipinden bağımsız olarak dikkat edilmesi gereken unsurlar bulunmaktadır. Dört mevsim güneş koruyucu kullanılmalıdır. Sağlığa ve cilde ciddi zararlar veren sigara kullanımından kaçınılmalıdır. Yeterli miktarda su içmeye özen gösterilmelidir. Makyajla uyumamaya dikkat edilmelidir. Cilt nemlendirilmelidir.

Hormonlar, cilt problemleri, genetik yatkınlık, sigara kullanımı veya sigara içilen ortamlarda bulunulması, kullanılan ilaçlar, beslenme alışkanlıkları, cilt bakım rutini, stres, güneş ışığına maruz kalınması, kirlilik ve iklim gibi unsurlar cilt tipinin belirlenmesinde rol oynamaktadır. Cilt tipine uygun cilt bakım ürünü seçmek büyük önem taşımaktadır.

Sebi Pharma Der Ki;

Siz de cilt tipinize uygun bakım yapmak istiyorsanız bizimle iletişime geçin ! Cildinize en uygun formülümüzü size tavsiye edelim.

Bizimle Whatsapp üzerinden iletişime geçmek için tıklayın!
Tüm formüllerimize ulaşmak için tıklayın!

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Sivilceye Kesin Çözüm

Dış dünyayla sürekli etkileşim halinde olan cilt, mevsimsel değişikliklerden de etkilenmektedir. Sonbaharda, akne ve sivilce şikayeti artabilmektedir. Kesin sivilce tedavisi sıkça araştırılır, En fazla akne, sivilce problemi de bu mevsimde yaşanmaktadır. Mevsimsel değişiklik cildi yorabileceği gibi daha hassas hale gelmesine de neden olacaktır.

Sivilce Tedavisi için kremler
 

Hava soğumaya başladıkça ve nem düzeyi düştükçe cilt kurumaya başlar, nemini kaybeder. Bununla birlikte yağ üretimi doğal olarak devam etmektedir. Ölü hücrelerin cilt yüzeyinde birikmesiyle de akne şikayetine zemin hazırlanmış olur. Kesin  sivilce tedavisi isteniyorsa cildin sürekli nemli tutulması ve ölü hücrelerden arındırılması fayda getirecektir. Özellikle havalar soğukken nemlendirici bakımın önemi artmaktadır. Buna ek olarak cilt temizliğine de dikkat edilmelidir. Cilt temizliğine dikkat ederek akne ve sivilce oluşma olasılığını azaltmak ve daha bakımlı bir cilde kavuşmak mümkündür. Özellikle yağlı cilde sahip bireylerin bu konuda daha titiz olması gerekmektedir. Kesin sivilce tedavisi için cilt bakımına özen gösterilmesi gereklidir

KIŞIN DA CİLT GÜNEŞTEN KORUNMALI

Sıkça yapılan bir hata da yazın bitmesiyle birlikte güneş koruyucuların kaldırılmasıdır. Evet, güneş eskisi kadar sıcak ve yakıcı değildir fakat bu güneş koruyucu kullanımının bırakılması anlamına gelmemelidir. 365 gün UV ışınlarına maruz kalınmaktadır. Sonbaharda da cildin yanması olasılıklar arasındadır. Güneşin zararlı ışınları; pigmentasyona, güneş lekelerine, cilt tonu eşitsizliklerine sebebiyet verebilmektedir. Kesin sivilce tedavisi için Kullanılan diğer cilt bakım ürünleri deriyi güneşe karşı daha hassas konuma getiriyorsa da güneş koruyucu kullanımın önemi artmaktadır.

Gece boyunca cilt zararlı maddeleri dışarı atmaya eğilimlidir, bununla birlikte yağ, saç ürünleri de yastıkta birikebilir. Mümkün olduğu kadar sık yastık yüzeyini değiştirmek fayda getirecek, cildin daha temiz kalmasına yardım edecektir.

CİLT BAKIM ÜRÜNLERİ DÜZENLİ KULLANILMALI


Sonbahar mevsimi birçok birey için yoğun geçmektedir. Okullar açılır, işler yoğunlaşır, yeni etkinliklere başlanır… Bu esnada sivilce kremi cilt bakım ürünlerinin kullanımı aksatılmamalıdır. Kesin sivilce tedavisi araştırılması ihmal edilirse cilt problemleri daha büyük sorunlar olarak geri dönecektir.

Akne ve sivilce oluşumunda en çok şikayet edilen faktörlerden biri de strestir. Stresin sağlığa ve cilde sayısız zararı vardır. Aşırı stres hormonları etkileyerek akne ve sivilce oluşumuna sebebiyet verebilmektedir. Günümüzde birçok insan stresten yakınmakta, strese bağlı olarak meydana gelen veya ilerleyen hastalıklarla mücadele etmektedir. Birey stresle mücadele etmeye çalışmalı eğer başaramıyorsa mutlaka bir uzman yardımı almalıdır. Kesin sivilce tedavisi ile birlikte stresle mücadele etmek de öğrenilmelidir.

Sebi Pharma Der Ki;

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi İxir Akne Kremi akne ve sivilceleri, lekeleri gidermeye yardımcıdır. Cilde bakım yapıp, besleyen ürün pürüzsüz bir görünümün oluşmasına da katkıda bulunmaktadır.

Sivilce formülümüze ulaşmak için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!

Devamını oku

Şekerin Zararları Nelerdir?

Gün içinde farkında olmadan çok fazla şeker tüketilebilir. Şekerli çay ve kahveler, tatlılar, dondurmalar çok fazla şeker almakla sonuçlanabilir. Peki şekerin sağlığımıza ne gibi zararları var?

ŞEKER HANGİ SAĞLIK SORUNLARINA YOL AÇIYOR?
 
  • Obezitenin en büyük nedenlerinden biri de yüksek oranda şeker tüketimidir.
  • Araştırmalar çok şeker tüketen bireylerin az tüketen bireylere oranla kalp krizi geçirme olasılığının daha yüksek olduğunu gösteriyor.
  • Çok fazla şeker tüketimi beyne de zarar veriyor. Aşırı şeker bilişsel fonksiyonları zedeliyor. Belleğin çalışmasına olumsuz etkide bulunuyor. Aşırı şekerin beyin yapısını bile değiştirebilmesi mümkün.
  • Aşırı şeker tüketiminden kaçınmak Alzheimer, ve demans gibi hastalıklara yakalanma olasılığını düşürecektir.
  • Yaşam boyunca aşırı şeker tüketimi cildin kırışık ve mat görünmesine sarkmalara sebep olabilir. Bununla birlikte vücudun doğal antioksidan enzimleri de deaktif edilir ve cilt zararlı güneş ışınlarına karşı daha korumasız kalır. Beslenme alışkanlıkları cilt üzerinde olumlu ya da olumsuz şekilde kendisini belli etmektedir.
  • Şekerli besinler akne için tetikleyici olabilir. Gereğinden fazla şeker tüketimi rosesa probleminin yaşamasına da neden olabilir.
  • Araştırmalar doğrudan bağlantılı olmasa da şekerin pankreas kanseri gibi bazı kanser risklerini arttırabilmektedir.
  • Çok fazla şeker tüketiminden kaçınmak diş sağlığı için de yararlıdır. Şeker bakteriler için besin kaynağı sağlamakta bu da plağa ve nefeste kötü kokuya neden olmaktadır.
  • Aşırı şeker tüketimi KOAH, astım riskini arttırmaktadır.
  • Gereğinde fazla şeker alımı açlık hissinin yaşanmasını azaltmayacak aksine arttıracaktır. Şekeri azaltmak bu tarz yemek krizlerinin yaşanma olasılığını düşürecektir.
  • Çok fazla şeker tüketmek bağışıklık sistemini güçsüz bırakacak, hastalıkların yaşanmasını kolaylaştıracaktır.
  • Şekerli besinlerin çok fazla tüketilmesi sadece cilt sağlığı ve sağlık açısından değil bütçe açısından da zararlıdır. Beslenmeye dikkat etmek şekerli yiyecek ve içeceklere yapılan harcamaları azaltarak bireyin ekonomisine katkı sağlayacaktır.
Sebi Pharma Der Ki;

Tatlı tüketme alışkanlığını bırakmak birçok birey için  hiç de kolay değil. Tatlı istendiğinde bu ihtiyacı karşılayabilecek doğal besinleri tercih etmek faydalı olabilir. Elma, bal, muz, ananas gibi gıdalar şeker ihtiyacının sağlıklı şekilde giderilmesini sağlayacaktır. Bu gıdalar sadece şeker ihtiyacını karşılamayacak içerdiği mineraller ve liflerle sağlığa ve beslenme planına katkıda bulunacaktır.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Çok Su İçmek Neden Önemli?

İnsan vücudunun yüzde 60’ı sudan oluşmaktadır. Su insan sağlığı açısından hayati öneme sahiptir. Yeterli miktarda su tüketmemek birçok sağlık problemine davetiye çıkarır. Daha fazla su içmek için birçok sebep var;
 
  • Egzersiz sırasında çok fazla su kaybı yaşanabilmektedir. Spor esnasında su içmek vücut sıcaklığının düzenlenmesine yardım eder ve kişinin kendini daha enerjik hissetmesine katkı sağlar. Yeterli su tüketimi, yapılan egzersize daha iyi odaklanmayı da beraberinde getirir.
  • Su, cilt sağlığı için de son derece önemlidir. Yeterli su tüketme alışkanlığına sahip olmak erken yaşlanmayı önleyen unsurlardan biridir. Su, cilde nem verir, kırışıklıkları azaltır.
  • Çoğu zaman yorgunluk susuzluktan kaynaklanmaktadır. Dehidrasyonun en önemli belirtilerinden biri de yorgunluktur. Yeterli su tüketimi yorgunluk hissi problemini çözmeye yardım edecektir.
  • Beynin yüzde 75’i sudan oluşmaktadır. Susuz kalmak doğrudan beyne etki etmektedir. Baş ağrısı, anksiyete ve konsantrasyon güçlüğü gibi problemler susuz kalındığında yaşanabilmektedir.
  • Vücudu toksinlerden arındırmak iyin yapılabilecek en faydalı şeylerden biri de su içmektir. Böbreklerin sağlıklı çalışabilmesi açısından da yeterli su tüketimi gereklidir.
  • Su içmek kilo vermeye de yardım etmektedir. Metabolizma hızını arttıran su tokluk hissi vererek aşırı yemek tüketimini de engellemektedir.
  • Düzenli su tüketim alışkanlığına sahip olmak, kolon kanseri, meme kanseri gibi kanser türlerinin riskini azaltıyor. Su tüketimi eklem ağrılarının azalmasına da kaktı sağlamaktadır.
Sebi Pharma Der Ki;

Çok aşırı tüketilmedikçe suyun sağlığa herhangi zararı yoktur. Günlük tüketilmesi gereken su miktarı kişinin yaşına, çalışma ve çevre koşullarına göre değişebilmektedir. Yetersiz su tükettiğini düşünen bireyler hesaplamayı kolaylaştırmak için su şişelerine su doldurmayı da tercih edebilmektedir.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Yazın Sağlığınıza Dikkat Edin!

Yaz birçok insanın en çok sevdiği mevsimdir. Yaz bir anlamda tatille özdeşleşmiştir. Yaz mevsimi dinlenmeyi, yenilenmeyi ve eğlenceyi de beraberinde getirir. Bu mevsimde diğer mevsimler gibi sahip olduğu özellikleriyle birtakım sağlık riskleri taşır.

Özellikle sıcakların artması birçok sağlık sorunun yaşanmasında önemli rol oynar. Yazı keyifle geçirmek ve herhangi sağlık sorunu yaşamamak için çeşitli önlemler alınabilir. Güneş yaşlandırmasın! Güneş ışınlarının sağlığa olumlu etkilerinin yanı sıra birçok zararlı etkisi de vardır. Uzun süre güneşin altında kalmak, güneşe karşı herhangi önlem almamak cildin erken yaşlanmasına sebebiyet verebilir. Bunun yanı sıra ciltte lekeler, kırışıklıklar da meydana gelir.

Tüm bunları yaşamamak için Sebi İxir 50 SPF Leke Kremi tercih edilebilir. Uluslararası patentli hücre yenileyici bileşen içeren bu ürün cildinizi güneşten koruyacak ve mevcut lekelerinizi de giderecektir. Elektriğinizi atın Çıplak ayakla toprağa dokunmak elektriğinizi azaltacak, sizi sakinleştirecektir. Yazın kumsalda yürüyüş yapmak da sağlığa oldukça faydalıdır. Bol bol su için Yaz aylarında su kaybı çok daha fazla olacaktır. Bunu telafi etmek için bol bol su içilmelidir. Su tüketimi cildin gençleşmesine ve güzelleşmesine de katkı sağlar. Doğayla dost olun. Teknolojinin ilerlemesi birçok insanın doğadan uzaklaşmasına neden oldu bu da sağlık açısından olumsuz bir durum. En azından tatil yapılacak yerin doğayla iç içe olması size fayda sağlayacaktır. Bununla birlikte şuna dikkat edilmelidir; yazın birçok zehirlenme, haşere ısırığı gibi şikayetlerle acillere başvurulmaktadır. Bu nedenle tatile gidilen yerde bu risklerin olup olmadığı varsa nasıl tedbirlerin alınabileceği düşünülmelidir.

İlk yardım çantasını unutmayın! Tatile çıkarken hazırlanan bavula ilk yardım çantası da eklenmelidir. Mevcut ilk yardım çantası içindekiler kontrol edilerek eklenmeli eğer böyle bir çanta yoksa oluşturulmalıdır. Yeni lezzetler denerken dikkat! Birçok insan tatil rotası olarak daha önce gitmedikleri şehirleri, ülkeleri beliriliyor. Seyahatler bir anlamda farklı kültürleri tanıma isteğinden kaynaklanıyor. Yöresel yiyecekler tüketilmeden önce içeriği mutlaka öğrenilmelidir eğer alerji olunan bir yiyecek varsa tüketilmemelidir. Tatile gidilecek yerde en sağlıklı yiyeceklerin nereden tüketilebileceği hakkında internetten, rehberlerden ve daha önce o coğrafyayı ziyaret etmiş insanlardan bilgi alınmalıdır.

Güneş Koruyuculu Leke Kremimize ulaşmak için tıklayın.
Devamını oku

Yaşlanma Belirtileri Nelerdir?

Anti aging bakım için araştırma yapılmaya 20’li yaşlarda başlanabilir. Bu yaşlarda yüzde ve boyunda hafif yaşlanma belirtileri gözlemlenebilmektedir. Genetik, yaşam tarzı gibi faktörlere bağlı olarak yaşlanma belirtilerinin derecesi değişebilmektedir.

20’li yaşlarda daha önceden yapılan cilt bakımı hatalarının etkileri gözlemlenmeye başlar. Buna en iyi örnek güneşin zararlı ışınlarının neden olduğu leke ve sorunlardır. Çiller, lekeler, renk tonu eşitsizlikleri UVA, UVB ışınlarının sonucundan meydana gelebilmektedir. Bu sorunlardan kurtulmanın yanı sıra yeni problemlerin oluşmaması için önlem almak fayda getirecektir. Güneşin dik olarak geldiği saatlerde dışarı çıkmamaya özen göstermek, yüksek faktörlü güneş koruyucu kullanmak fayda getirecektir.

Bireyin kendisini geçen hafta olmayan bir yerdeki çizgiyi kapatmak için makyaj yaparken yakalaması oldukça önemlidir. Ortaya çıkan kırışıklık hatalı makyaj alışkanlıklarının sonucu olabilir. Yaşın ilerlemesi ile birlikte cilt kurumaya başlar; cildi kurutacak makyajlardan kaçınılmalıdır. Makyaj malzemelerinin yeni ve temiz olması da önem taşımaktadır.

Göz çevresindeki deri cildin diğerine oranla daha incedir. Bu nedenle yaşlanma belirtileri öncelikli olarak göz çevresinde meydana gelebilmektedir. Buradaki derinin ince olması göz çevresi bakımının önemini arttırmaktadır. Göz kremi, güneş gözlüğü kullanımı ihmal edilmemelidir.

Yaşın ilerlemesiyle birlikte hücrelerin yenilenme oranı düşmektedir. Cildin en üst tabakası rengini ve parlaklığını yitirecektir. Göz çevresi ince olduğu için çeşitli sorunlar meydana gelebilmektedir. Göz çevresinde halkalar, torbalanmalar sıkça yaşanmaktadır. Göz kremi ile birlikte tuz tüketimine dikkat etmek fayda sağlayacaktır. Gözleri ovuşturmaktan mümkün olduğu kadar kaçınılmalıdır. Gözler çok hassas olduğu için zarar görebilecektir.

Yaşlanma belirtilerinin ortaya çıkmasının bir nedeni de cildin kurumasıdır. Yaş daha da ilerledikçe cildin nemini sağlamanın önemi artmaktadır.

Genç yaşlarda sarkma gibi problem nadiren gözlemlenir. Cilt oldukça parlak ve aydınlık görünür.  20’li yaşların sonlarına doğru ise yaşlanma belirtileri gözlemlenebilir. Kollajen ve elastinin zayıflaması yaşlı bir görünüm ortaya çıkacaktır. Yer çekimi de sarkmaların nedenleri arasındadır. Cildimiz sürekli olarak yer çekimine maruz kalmaktadır. Yaşın ilerlemesi demek daha uzun süre boyunca yer çekimine maruz kalınması demektir.

Sebi Pharma Der Ki,

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen”  içeren Sebi Simyacı Anti Aging Krem sarkma, kırışıklık, leke, cilt tonu eşitsizliği gibi problemleri gidermeye yardımcıdır. Silisyum kaplı değerli mineraller içeren Sebi Simyacı Yaşlanma Karşıtı Kremi aydınlık bir görünüm sağlamaktadır. Sebi Simyacı Yaşlanma Karşıtı göz çevresi, yüz ve boyun dahil tüm cilde uygulanabilmektedir.

Yaşlanma Karşıtı formülüne ulaşmak için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Kremlerin içerikleri ne kadar önemli?

Paraben, vazelin veya parafinle kurulu ürünlerin hiçbiri etken maddeyi cilde aktaramamaktadır. Bu maddeler çoğunlukla ticari kaygılarla ürünlere eklenmektedir. Sebi Pharma ürünlerinde ise kesinlikle paraben, vazelin, parafin, alkol, silikon, parfüm bulunmamaktadır. Akademik çalışma biçimini benimseyen Sebi Pharma; her zaman en iyi ham maddelere yer vermektedir. Bunun yanı sıra tüm Sebi Pharma ürünleri ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içermektedir. Bu benzersiz formül yalnızca Sebi Pharma ürünlerinde yer almaktadır.

Birçok kullanıcı Sebi Pharma ürünlerinden memnun kalmakta ve ürünleri çevrelerine de önermektedir.  Bunun en önemli nedenleri arasında ürünlerin içeriği ve doğallık yer almaktadır.  Hassas ciltlerde dahi kullanılabilen; paraben, alkol, silikon, vazelin içermeyen ürünler yoğun şekilde cilde bakım yapmaktadır.

Cilt bakım ürünleri alanında sıkça yaşanan bir problem de ürünlerin geçici fayda sağlamasıdır. Özellikle nemlendirici kremlerde bu durum çok sık yaşanmaktadır. Öncelikle cildin nemlendirildiği düşünülür fakat daha sonra, uzun vadede kuruluk şikâyeti yaşanabilmektedir.  Bu nedenle doğal ürünler tercih edilmesi önem taşımaktadır. Özellikle kış mevsiminde bu durumun önemi daha da artmaktadır. Sebi Pharma’daki ürünler kalıcı ve uzun vadeli başarı sağlayacak şekilde dizayn edilmiştir. Bu sayede kullanıcılar sık sık yeni ürünler satın almaya ihtiyaç duymamaktadır. Bunu deneyimleyen kullanıcılar tekrar herhangi ürün kullanmaya gereksinim duymasalar bile çevrelerine Sebi Pharma ürünlerini önerebilmektedir.

Sebi Pharma ürünleri doğallığa büyük önem vermektedir. Susam yağı, Omega 3 yağ asitleri içeren ürünler cilde yoğun şekilde bakım yapmaktadır. Gücünü doğadan alan kremler cildi yormamakta ve yıpratmamaktadır. Ürünlerin doğal olması kullanıcılar için de haklı bir güven sağlamaktadır. 9 yıllık ar-ge çalışması sonucunda ortaya çıkarılan ürünler yoğun bir birikim ve çalışmanın sonucudur. Sebi Pharma ürünleri doğallığın yanı sıra vaadini tutma özelliğine de sahiptir. Bu sayede kullanıcılar hangi amaç için ürün seçerlerse seçsinler yüksek memnuniyet sağlanmaktadır. Birçok kullanıcı memnuniyetlerini belirtirken A şikayeti için ürünü aldım fakat B’ye de iyi geldi diye belirtmektedir. Bu da Sebi Pharma ürünlerinin yalnızca vaadini tuttuğunu değil vaadinden fazlasını yerine getirdiğini göstermektedir.
Devamını oku

Saç Neden Kurur?

Tıpkı ciltte olduğu gibi saçlarda da kuruluk şikayeti yaşanabilmektedir. Havaların soğuması ve nemin azalması bu durumun daha sık yaşanmasına sebebiyet vermektedir. Saç bakımına dikkat ederek hem saçların kurumasını önlemeye katkıda bulunmak hem de bakımlı bir görünüme sahip olmak mümkündür.

Saçlar yıkandıktan sonra havluyla silmektense saçlar pamuktan yapılan bir havlu ile sarılıp
saçlardaki nemin emilmesi sağlanmalıdır. Bu sayede kırıkların oluşması önlenebilecektir.

Kış mevsiminde ısıtıcılar yoğun olarak kullanılmaktadır. Bunun sonucunda evdeki nem iyice azalacak, hava kuruyacaktır. Nemlendirici cihazlar kullanmak faydalı olabilmektedir.

Saçlar sürekli toplanıyorsa birkaç gün saçları açmakta fayda vardır. Bunun yanı sıra saç tasarımı yapılırken saçlar çok sıkı bağlanmamalıdır. Uyurken saçlardaki tüm aksesuarların sac-bakim-urunleri-1çıkarılması da önem taşımaktadır.

Saçlarda kuruluk şikayeti varsa bu saçların kolayca kırılabileceği ve kopabileceği anlamına gelmektedir. Bu da çok daha dikkatli olunması gerektiği anlamına gelmelidir. Sıcak su kuru saçlara daha çok zarar verecektir, ılık su tercih edilmelidir.

Saçların çok sık yıkanması, sürekli şampuan kullanılması da saçların kurumasına sebebiyet verecektir. Saç derisinin doğal olarak salgıladığı bir yağ vardır. Bu yağ zararlı değildir aksine saç derisini korumaktadır. Çok sık şampuan uygulanması da saçların kurumasına sebebiyet verebilmektedir. Her duş alındığında şampuan kullanılması zorunlu değildir. Bunun yanı sıra saç kurutucusu kullanımı da saçları yıpratabilmektedir.

Saç şekillendirmek, biçimlendirmek için yapılan uygulamalar saçı yıpratabilmekte ve çeşitli sorunlara yol açabilmektedir. Bu işlemler sonucunda hassaslaşan saç: aşırı soğuk, kuru hava, UV ışınları gibi olumsuz çevresel koşullarla birlikte daha da kötü bir duruma gelecektir.

Yetersiz beslenme sağlık, cilt ve saç problemlerine yol açabilecektir. Sağlıklı beslenme alışkanlığı ise saçların bakımlı bir görünüme kavuşmasına yardım edecektir

Sebi Pharma Der Ki;

Tüm bunların yanı sıra genetik faktörler de saçların durumunu belirlemekte etkili olmaktadır.

Hormonal değişimler ciltte lekelere yol açabildiği gibi saçlarda da değişikliklere neden olabilmektedir.

Saç Bakım Serumu Formülüne  ulaşmak için tıklayınız!

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!

Devamını oku

Kalsiyumun Sağlığa Faydaları

İnsan sağlığı açısından önemli olan kalsiyum, sağlıklı dişler ve kemikler için de gereklidir. Kalsiyum kolon kanserini önlemeye de yardım ediyor. Kalsiyum bakımından zengin besinler tüketerek vücudun kalsiyum ihtiyacını karşılamak mümkün.

YETERLİ KALSİYUM TÜKETİLMEDİĞİ NASIL ANLAŞILIR?

Yeterli kalsiyum alınmadığında vücut farklı şekillerde tepkiler vermektedir. Kas ağrısı, kas spazmı, diş kaybı, diş eti problemleri yeterli miktarda kalsiyum alınmadığının habercisi olabilmektedir. Kemik erimesi olarak da ifade edilen Osteoporoz riskini azaltmak için de kalsiyum tüketimi önemlidir.

KALSİYUM KAYNAKLARI NELERDİR?

Vücudun kalsiyum ihtiyacını karşılamak için yapılabilecek en doğal aktivitelerden biri de kalsiyum bakımından zengin yiyeceklerle beslenmektir. Süt ve süt ürünleri kalsiyum bakımından zengindir. Bununla birlikte brokoli de çok iyi bir kalsiyum kaynağıdır. Somon balığı, yeşil yapraklı sebzeler, ıspanak, badem kalsiyum bakımından zengindir.
 

Sebi Pharma Der Ki;

Kalsiyum öncelikle kemik ve diş sağlığı açısından önemlidir. Osteoporoz bakımından daha yüksek risk grubunda bulunan kadınlar yeterli kalsiyum tüketimine önem göstermelidir.

• Kalsiyum; obeziteyi önlemeye, vücut ağırlığının ideal oranda tutmaya yardım etmektedir.
• Kalsiyum kolon kanserini önlemeye yardımcı olmaktadır.
• Kalsiyum cildin nemlenmesine katkıda bulunmaktadır.

Kalsiyumun sağlığa birçok faydası olsa da gereğinden fazla kalsiyum almak da çeşitli problemlere yol açabilmektedir. Örneğin kalsiyum alımını arttırmak için çok fazla besin tüketimi kilo alımıyla sonuçlanacak bu da çeşitli sağlık problemlerine davetiye çıkaracaktır. Günlük alınması gereken kalsiyum miktarı yaşa, cinsiyete ve birçok kritere bağlı olarak değişebilmektedir.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!

Devamını oku

Cilt temizliği ve sivilce karşıtı bakım

En sık karşılaşılan cilt problemlerinden biri de akneler ve sivilcelerdir. Birçok birey bu sorunun gitmediğinden veya yeniden tekrar ettiğinden yakınmaktadır. Akne, sivilce karşıtı bakım için cilt temizliği önem taşımaktadır.

Aknelerin ve sivilcelerin meydana gelme ihtimalini arttıran birçok neden bulunmaktadır. Kullanılan kozmetikler, hormonal dengesizlikler, beslenme alışkanlıkları, çevresel kirlilik sivilce çıkma olasılığını arttıracaktır. Bu faktörler mevcut sivilce ve aknelerin çoğalmasına da sebebiyet verebilir.

Tüm cilt tiplerinde ve her yaşta cilt temizliğine dikkat etmek gereklidir. Farkında olunmasa da cilt gün içinde kirlenmektedir. Hava kirliliği, ellerin yüze götürülmesi, toz gibi birçok faktör cildin kirlenmesine sebebiyet verecektir. Bunun sonucunda gözenekler tıkanabilir. Gözeneklerin tıkanması, cildin gereğinden fazla yağ üretmesi akne ve sivilce çıkmasına neden olabilmektedir. Cilt temizliği tüm cilt tipleri ve yaşlar için önemli olsa da özellikle yağlı cilde sahip, sivilce şikayeti yaşayan bireylerin daha çok dikkatli olması gerekmektedir. Kullanılan akne karşıtı bakım ürünlerinden verim elde edebilmek için cildin temizlenmesi gerekmektedir.

Cilt temizliğinde en sık yapılan hata cilt temizleme ürünü kullanılmamasıdır. Sadece su ile cildi temizlemeye çalışmak yeterli gelmeyebilmektedir. Cildi derinlemesine temizlemek için kaliteli bir ürün tercih edilmelidir. Sıkça yapılan ve cildin yıpranması ile sonuçlanan bir diğer hata da makyajın çıkarılmadan uyunmasıdır. Makyaj temizlenmeden uyunması cildi yoracak, gözenekleri tıkayacaktır.

Cilt bakımının ayrılmaz bir parçası olan cilt temizliği anti aging bakıma da katkı sağlıyor! Yaşlanma karşıtı kremler fayda sağlayabilmek için cilde nüfuz edebilmelidir. Cilt kirli olduğunda ve bu şekilde anti aging ürün uygulandığında alınacak verim azalacaktır. Cildin arındırılması akne ve sivilce oluşma olasılığını azaltmakla kalmıyor diğer cilt bakım ürünlerinden alınacak verimi de arttırıyor. Bu hem ekonomi hem de memnuniyet sağlayacaktır.

Birçok birey cildinin bakımlı ve genç görünmesini istemektedir. Bunun önündeki en büyük engel cildin kirli olmasıdır. Cilt temizlendiğinde cilt bakımlı ve genç bir görünüme sahip olacaktır.

Sebi Pharma Der Ki;

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi İxir Yağlı Pürüzlü Lekeli Kremi ve Sebi Su birlikte akne, sivilce karşıtı bakım yapıyor ve cildi besliyor. Benzersiz formülü ile cildi kir, ter yağ ve makyajdan arındıran Sebi Su, Sebi İxir Akne Kremi’nden alınacak verimi de arttırıyor. Sivilce kremi akne, sivilce, siyah nokta, gözenek gibi birçok şikayetin giderilmesine yardımcıdır.

Sivilce akne sivilce izi karşıtı setimize ulaşmak için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Cilt Bakımınız Size Özel!

Özgün olmak iyidir. Birçok birey ünlülerin cilt bakım alışkanlıklarının en doğrusu olduğunu düşünebilmektedir oysa herkesin cilt tipi, bakım alışkanlığı ve beklentileri farklıdır. Ürün seçiminde bunu göz önünde bulundurmak faydada bulunacaktır.

CİLDİNİZİN NE İSTEDİĞİ ÖNEMLİ!

Cilt bakımında zaman zaman bireyin istekleri dahi önemsiz kalabilmektedir. Kişinin beklentileri, istekleri farklı cildin ihtiyaç duyduğu ürün farklı olabilmektedir. Bu nedenle mümkün olduğu kadar ihtiyaç duyulan ürünler tercih edilmelidir. Örneğin cilt nemsizse önceliği nemlendirici bakıma vermek yararlı olabilmektedir. Ciltte yoğun şekilde sivilceler varsa önce sivilcelerden kurtulmak için çaba harcamak yarar getirebilmektedir.

Sıkça yapılan bir diğer hata da ürünün ambalajına odaklanılmasıdır. Bu hata sadece cilt bakım anlamında değil neredeyse tüm tüketim ürünlerinde yapılabilmektedir. Cilt bakım ürünlerinin başarısını belirleyen ve kullanıcıya faydada bulunacak kısmı içeriğidir. Ürünün formülü ne kadar güçlü, kullanılan ham maddeler ne kadar kaliteli ise o ölçüde yarar oluşacaktır. İçerik okuma alışkanlığı edinmek ve buna önem vermek hem cilt bakımında hem de tüketimin tüm aşamalarında fayda getirecektir.

Ürün seçiminde ve cilt bakımında yapılan bir diğer hata da acele sonuç beklemektedir. Ürünün çalışmasına ve istenilen sonucun ortaya çıkmasına zaman verilmelidir. Çok sık ürün değişimi cildi de yorabilmekte ve yıpratabilmektedir.

Cilt bakımında zaman ve çevresel koşullar da önem taşımaktadır. Aynı alışkanlıkları dört mevsim sürdürmek her zaman faydalı olmayabilmektedir. Örneğin nemlendirici bakıma kışın biraz daha fazla dikkat etmek gerekmektedir. Yaşın ilerlemesi de bir takım değişiklik isteklerini beraberinde getirmektedir. Cildin kendini yenileme ve onarma gücü eskisi kadar kuvvetli olmayacaktır. Bu da yaşın ilerlemesiyle birlikte cilt bakımına daha çok dikkat edilmesinin gerekli olduğunu göstermektedir. Cilt zamanla telafi gücünü yitirmektedir. Anti aging ürünler yaşlanma karşıtı bakımın yanı sıra cildi besleyerek ve bakım yaparak da yaşlanma belirtileri ile mücadele etmektedir.

Sebi Pharma Der Ki;

Cilt bakımında sıkça yapılan bir hata da; bireyin cildinin bazı hatalara karşı toleransı olduğunu düşünmesidir. Örneğin güneş koruyucu kullanılmadığı halde yanık ve benzeri sorunların ortaya çıkmaması güneş koruyucu kullanımını engellememelidir. Bu faktörler yıllar sonra etkisini gösterebilmektedir. Erken yaşlanma belirtilerinin öncelikli nedenleri arasında cildin UV ışınlarına karşı korunmaması yer almaktadır.

Size özel cilt bakım ürünlerine ulaşmak için tıklayın.


Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Çiller Nasıl Geçer?

Çiller birçok nedene bağlı olarak meydana gelebilmektedir. Çiller güneşin zararlı ışınlarına bağlı olarak meydana geldiği gibi doğuştan da oluşmuş olabilir. Hangi nedene bağlı olursa olsun yüzdeki çiller nasıl geçer diye sorulabilmektedir.

ÇİLLER İÇİN KREMLER

Yüzdeki çiller nasıl geçer sorusuna kaliteli bir leke kremi ile cevap verebilmek mümkündür. Sebi İxir Leke Kremi güneş, doğum, yaşlılık lekelerini, cilt tonu eşitsizliğini gidermeye katkıda bulunduğu gibi yüzdeki çiller nasıl geçer sorusunu dac cevaplamaktadır.

ÇİLLERDEN VE LEKELERDEN BİRLİKTE KURTULUN

Ödüllü, dünya patentli formüle sahip ürünün sadece yüzdeki çiller nasıl geçer alanında faydada bulunduğunu söylemek ürüne haksızlık olacaktır. Sebi İxir Leke Kremi aynı zamanda lekelerle mücadele etmekte, cilde bakım yapmakta ve cildi beslemektedir.

Sebi Pharma Der Ki;

Sebi Pharma’daki en çok tercih edilen ürünlerinden biri olma özelliğine de sahip Sebi İxir Leke Kremi  50 faktör güneş koruması da sağlamaktadır. Yüzdeki çiller nasıl geçer konusunda en çok dikkat edilmesi gereken unsurların birinin de güneş koruması olduğu düşünüldüğünde leke kreminin güneş koruması içermesinin nasıl bir avantaj sağlayacağı da ortaya çıkmaktadır.

Çilleri gideren kremimize ulaşmak için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Toniklerin Faydaları Nedir?

Cilt temizliği bakımlı bir cilde sahip olmanın ilk adımıdır denebilir. Cilt hijyenine dikkat etmeden gösterilen çabalar boşa gidebilir. Cilt tipine uygun bir tonik seçip düzenli olarak kullanmak fayda getirecektir. Cilt temizliğini rutin hale getirmek cildin daha iyi görünmesini sağlayacak; cildi lekelerden, renk tonu eşitsizliklerinden koruyacaktır.

Tonikler cilt üzerindeki yağı, kiri, ölü hücreleri temizleyecektir. Bu unsurlardan kurtulmak sağladığı yararların yanı sıra görünüme de katkıda bulunacaktır. Lekeler, enflamasyon, cilt tonu eşitsizlikleri, yorgun görünüm gibi birçok şikayete cildi temizleyerek önlem alınabilir. Tonik seçerken tercih edilen ürünün doğal olmasına, cilde zarar vermemesine çok dikkat edilmelidir. Yağlı ciltlerde dahi günde iki kez yüzü temizlemek yeterli olacaktır, aşırıya kaçılmamalıdır. Çok soğuk ve çok sıcak suyun cilde zarar verebileceği unutulmamalıdır.

Cildin kendisini koruyan doğal bir bariyer tabakası bulunmaktadır. Bu tabaka en dış kısımda bulunup cildi bakterilere ve diğer kontaminantlara karşı korur. Aşırı temizlik, cildin bariyer tabakasına zarar veren ürün kullanımı cildi savunmasız bırakacaktır. Savunmasız kalan derinin enfeksiyon kapma olasılığı artacaktır.

Tonik kullanımının mutlaka gerekli olup olmadığı birçok birey tarafından merak edilmektedir. Cilt tipine uygun, doğal bir tonik oldukça önemli gelişmeler kaydedecektir. Bu nedenle tonik kullanmamak böyle bir olanağın reddedilmesi anlamına gelmektedir. Eğer halihazırda kullanılan ürün iritasyona sebebiyet veriyorsa ürünü değiştirmek iyi bir seçenek olarak gözükecektir. Seçilen toniğin parfüm içermemesine dikkat etmek gereklidir. Toniğin cilde zarar vermemesinin yanı sıra değerli içeriğe sahip olması da gereklidir. Tüm cilt bakım ürünlerinde olduğu gibi tonik seçerken de etiket okumak alışkanlığına sahip olunmalıdır. Etiket okuma alışkanlığı cilt bakım ürünleri dışında da tüketiciye büyük yarar sağlayacaktır.

Özellikle yağlı, sivilceli ve akneli ciltler için cilt temizliği oldukça önemlidir. Bunun yanı sıra anti aging bakım, leke gidermek, görünümü iyileştirmek gibi amaçları gerçekleştirmek için de öncelikle cildin arındırılmasına dikkat edilmelidir. Seçilen iyi bir tonik anti aging bakıma, görünüme ve en önemlisi cilt temizliğine faydada bulunacaktır. Cilt bakımında sıkça yapılan bir hata da sürekli belirli bir bölgeye odaklanılmasıdır. Yüz temizliği çok önemli olsa da cilt bir bütün olarak düşünülmeli ve tüm vücuda bakım yapılmalıdır.

Sebi Pharma Der Ki;

Sebi Su içerdiği ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” ile cilt temizliğini gerçekleştirmeye katkıda bulunmakta ve cildin istenilen görünümü yakalamasına yardım etmektedir. Tüm Sebi Pharma ürünlerine güç katan Sebi Su içinde alkol, paraben, silikon, parfüm bulundurmamaktadır. Tüm cilt tiplerine uygun; değerli ve benzersiz formül cilt temizliğinizin vazgeçilmez parçası olacaktır.

Cilt Bakıma faydalı tonik formulümüze ulaşmak için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Koltuk Altı Kararması Nasıl Geçer?

Koltuk altı kararması birçok bireyin şikayetçi olduğu problemler arasında yer almaktadır. Bu durum özellikle görünüm açısından bireyi rahatsız etmektedir. Koltuk altı kararmasının birçok nedenden kaynaklanabilir. Tüyleri gidermek için tercih edilen yöntem, deodorantlar koltuk altı kararması oluşmasına neden olabilmektedir.

Koltuk Altı Kararmaları için krem

Güneşin zararlı ışınları ciltteki lekelenmelerin ve cilt tonu eşitsizliklerin sebebi olarak görülür. Buna ek olarak leke oluşumuna neden olan tek faktör güneşin zararlı ışınları değildir. Hormonal değişimler de leke oluşumuna sebebiyet verebilmektedir.

Ölü hücreler tüm ciltte olduğu gibi koltuk altında da birikmektedir. Bu da koltuk altı kararmasına neden olabilmektedir.

Kıyafet seçimi de koltuk altı kararması meydana gelmesini önlemek için önemlidir. Bol kıyafetler giymek hava dolaşımını sağlayacak ve cildin irrite olmasını önleyecektir.

Fazla kilolar ve kilo alımı kararma ihtimalini arttıracaktır. Bunun sonucunda renk tonu eşitsizlikleri, kararmalar oluşabilmektedir.

Beslenme planı da sağlık ve cildin görünümünü etkilemektedir. Sağlıklı bir beslenme alışkanlığı benimsemek de istenilen görünümün oluşmasına katkıda bulunmaktadır.

Sebi Pharma Der Ki;

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi İxir Leke Kremi pH nötr özelliği ile tüm cilde uygulanabilmekte; koltuk altı, özel bölge kararmalarını da gidermektedir. Leke giderici krem; güneş, doğum, yaşlılık lekelerinin  silinmesine de faydada bulunmaktadır.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!


 
Devamını oku

Kilo Kaybı Sonrası Sarkmalar Nasıl Gider?

Kilo verildikten sonra sarkmalar meydana gelebilmektedir. Hızla kilo verildiğinde cilt buna uyum sağlayamamaktadır. Yaş, genetik yapı gibi faktörler de cildin durumunu etkileyebilmektedir. Çok hızlı kilo vermek hem sağlık hem de cilt açısından risk oluşturacaktır.

Kilo verdikten sonra oluşan sarkmalar çeşitli faktörlerin bileşkesi olarak meydana gelebilmektedir. Hızlı kilo verilmesinin yanı sıra; yaş, yetersiz beslenme, dehidrasyon, güneş ışınlarına çok fazla maruz kalınması cildin elastikiyetini olumsuz etkileyecektir.

Kısa sürede büyük miktarlarda kilo vermek, çok yoğun egzersizler de ciltte sarkmalara neden olabilmektedir. Sağlıklı ve bilinçli şekilde kilo vermek fayda getirecektir. Su cildin elastikiyetinin sağlanması açısından çok önemlidir. Özellikle yaz mevsiminde su tüketimine daha da dikkat etmek gerekecektir. İstenilen cilde kavuşmak için beslenmenin de önemi büyüktür. Protein bakımından zengin gıdalar tüketmek hem sağlığa hem de cilde katkıda bulunacaktır. Süt, peynir, fasulye, balık gibi gıdalar iyi birer protein kaynaklarındandır.

Cildin elastikiyeti yaşın ilerlemesi ile birlikte doğal olarak azalmaktadır. Bunun sonucunda sarkmalar başlamaktadır. Cildin güneşin zararlı ışınlarına maruz kalması kırışıklık, mimik çizgisi, sarkma gibi problemlerin artmasına neden olacaktır. Egzersiz yapmadan kilo kaybetmeden kilo kaybına bağlı olarak sarkma oluşma olasılığını arttıracaktır.

Cilt bakımına dikkat edilmesi derinin çevresel faktörlere karşı güçlenmesini sağlamaktadır. Düzenli cilt bakımı yaşlanma belirtilerinin erkenden oluşmaması açısından da yararlıdır. Ev temizliğinde kullanılan deterjanlar cildi yorabilmektedir. Bu nedenle mutlaka eldiven kullanılmalı ve gerekli önemler alınmalıdır.

Cilt genel sağlık açısından da fikir vermektedir. Eğer sağlık sorunları varsa cildin çok iyi görünmesi beklenemeyecektir. Kısa sürede çok fazla kilo vermek sadece sarkmaların oluşmasına neden olmakla kalmayacak çeşitli sağlık problemlerine de yol açacaktır.

Sarkmalara neden olan bir diğer faktör de sigara kullanımıdır. Sigara sağlığa olan zararlarının yanı sıra yaşlanma belirtilerinin erken yaşta meydana gelmesine neden olmaktadır. Yaşın ilerlemesi ile birlikte cilt nemini kaybedecektir. Nemsiz kalan ciltte sarkma, kırışıklık gibi şikâyetlerin oluşma ihtimali artacaktır. Anti Aging bakım için yaşlanma belirtilerinin çok ilerlemesi beklenmemelidir. Sorun ortaya çıkmadan veya henüz başlangıç aşamasında tedbir almak fayda sağlayacaktır.
Devamını oku

Kadınlarda Saç Dökülmesi Neden Olur?

Saç dökülmesi sıklıkla erkeklerde görülse de kadınlar da bu sorunu yaşayabilmektedir. Saçın incelmesi ve saç dökülmesi kadınlarda da yaygındır. Buna yetersiz beslenme, genetik faktörler gibi birçok unsur sebep olabilmektedir.

Fiziksel stres: Herhangi fiziksel travma, ameliyat, araba kazası, hatta grip dahi geçici saç kaybına neden olabilmektedir. Saçın normal bir döngüsü vardır, saç büyür, dinlenir, dökülür ve yeni saç çıkar. Ani bir olay bu döngüyü etkilemektedir.

Hamilelik: Hamilelik de fiziksel strese sebebiyet vermektedir. Hamilelikte yaşanan saç dökülmesi normal ve geçicidir.


Yetersiz protein alımı:
 Eğer beslenme planında proteine yeteri kadar yer verilmezse saç dökülmesi yaşanabilmektedir. Balık, et, yumurta gibi oldukça iyi protein kaynakları mevcuttur. Eğer hayvansal gıdalar tercih edilmek istenmiyorsa yeşil bezelye, fasulye gibi besinlerden de protein alabilmek mümkündür.

Genetik:
 Bireyin ailesinde saç dökülmesi şikayet eden kadınlar varsa kendisinin de bu sorunu yaşama ihtimali oldukça yüksektir

Duygusal Stres:
 Duygusal stres fiziksel stresten daha yüksek oranda saç dökülmesine sebebiyet vermektedir. Ayrılık, sevilen birinin ölümü gibi üzücü olaylardan sonra saç dökülmesi yaşanabilmektedir.

Anemi:
 Birçok kadın demir eksikliği nedeniyle anemi problemi şikayeti yaşamaktadır. Anemi saç dökülmesine neden olabilmektedir. Anemi saç dökülmesinin yanı sıra yorgunluk, baş ağrısı , soluk cilt, soğuk el ve ayaklar gibi şikayetlere sebebiyet verebilmektedir.

B Vitamini Eksikliği:
 B vitamini eksikliği de saç dökülmesine sebebiyet verebilmektedir. Beslenme planına dikkat etmekte de fayda vardır. Et, balık, nişastalı sebzeler tüketmeye özen gösterilmelidir.

Bağışıklık sistemine bağlı problemler: Aşırı aktif bağışıklık sistemi saç dökülmesine neden olabilmektedir.

Aşırı Kilo Kaybı:
 Ani kilo kaybı, saçın incelmesine sebebiyet verebilmektedir. Ani kilo kaybı da fiziksel olarak stres oluşturabilmektedir. Gerekli vitamin ve mineralleri almamak vücutta olumsuz etki oluşturacaktır. Saç kaybı ve kiloda ani düşüş anoreksiya, bulimia gibi problemlerin işareti olabilmektedir.

Kemoterapi:
 Kansere karşı kullanılan bazı ilaçlar saç dökülmesine sebebiyet verebilmektedir.

Antidepresanlar:
 Antidepresanlar, bipolar bozukluğun tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar saç dökülmesini teşvik edebilmektedir.

Sürekli yeni saç stilleri denemek:
 Saç biçimini sürekli değiştirmek, bu aşamada yapılan işlemler, kullanılan kimyasallar saç dökülmesi ile sonuçlanabilmektedir.

Sebi Pharma Der Ki;

Sebi İxir Saç Bakım Serumu ile saçlarda ve saç derisinde güvenle kullanılabilen içerdiği dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” ile bu bölgelerdeki sorunları gidermeye yardımcı çok amaçlı bir üründür.

Saç Bakım formülümüze ulaşmak için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!

Devamını oku

Leke Açmada Devrim

Güneşin zararlı ışınları ciltte lekelere, erken yaşlanma belirtilerine sebebiyet verebilmektedir. Güneş lekelerinden, erken yaşlanma belirtilerinden ve çeşitli cilt problemlerinden korunmak için güneş koruyucu kullanılmalıdır. Sebi İxir Leke Kremi içerdiği ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” ile ciltteki lekeleri gidermeye katkıda bulunmakta, içerdiği 50 faktör güneş korumasıyla da cildi güneşin olumsuz etkilerine karşı korumaktadır.

Cilt bakım alanında en temel unsurlardan biri de güneş korumasıdır. Dört mevsim cildin güneşten korunması önerilmektedir. Güneşe maruz kalındığında ortaya çıkacak sonucun güneş yanıkları ve lekeler olacağı düşünülebilmektedir. Bu şikayetler ortaya çıkmaktadır fakat cildin gördüğü zarar bununla sınırlı kalmamaktadır. Sürekli güneşe maruz kalan bireyler henüz genç yaşlarda dahi yaşlanma belirtilerini ciltlerinde gözlemleyebilmektedir. Güneş yanıkları cildi oldukça yıpratacak ve güçsüzleştirecektir. Bu olumsuz unsurlar bir anda olmasa dahi yıllar içinde birikerek ileriki yaşlarda ortaya çıkacaktır. Cilt kanserine neden olan öncelikli faktörlerden biri de güneşin zararlı ışınlarıdır. Tüm bu bilgiler güneş korumasının dört mevsim tüm ciltler için vazgeçilmez olduğunu göstermektedir. Yaşlı bireyler, çocuklar açık ten rengine sahip bireyler daha büyük risk altındadır.
Sebi Pharma’nın tek üründe çok fayda prensibi Sebi İxir Leke Kremi için de geçerlidir. Ürün hem lekeleri içerdiği buluşla cildi soymadan yıpratmadan gidermeye katkıda bulunuyor hem de güneşten 50 faktör koruma sağlıyor. Bu sayede leke kremi ve güneş kremini ayrı ayrı satın almaya, kullanmaya ve taşımaya gerek kalmıyor. Bu hem ekonomi hem de kullanım konforu demektir. Ciltteki lekeler giderilmek istenirken hiçbir şey yapmaya gerek kalmadan güneş koruması da sağlanmaktadır. Özellikle güneş lekelerine sahip bireyler için bu durum oldukça avantajlıdır. Lekeler giderilmeye çalışılırken de güneşten korunmak gereklidir. Aksi takdirde verimli sonuç almak güçleşecektir. Sebi İxir Leke Kremiyle cildin bakımını yapmak, mevcut lekelerin giderilmesine katkıda bulunmak ve güneşe karşı korunmak mümkündür. Ürün ciltteki kararmaları gidermeye de yardımcıdır. Krem; hidrokinon, paraben ve alkol içermemektedir. Güneş koruyucu kullanımının yanı sıra güneşin dik geldiği saatlerde dışarı çıkmamak da faydalı olacaktır. Özellikle aşırı sıcaklarda; cilt yanıklarının yanı sıra çeşitli sağlık problemleri de yaşanabilmektedir.
Devamını oku

Alkol İçermeyen Cilt Bakım Ürünleri

Ödüllü, dünya patentli formüle sahip Sebi Pharma ürünleri; paraben, alkol, silikon, parfüm içermemekte dört mevsim güvenle kullanılabilmektedir. “Cildinizdeki doğal mucize!” felsefesine sahip Sebi Pharma ürünleri belirttikleri işlevlerinin yanı sıra cilde bakım da yapmakta cildi beslemektedir.

NEDEN ALKOL İÇERMEYEN ÜRÜNLER TERCİH EDİLMELİ?

Alkol tüm cilt tipleri için zararlıdır. Alkol, iritasyona kuruluğa ve serbest radikallerin cilde zarar vermesine neden olabilmektedir. Alkol cildin kendini iyileştirme sürecine de zarar verebilmektedir. Alkol cildin bariyer tabakasında da hasar oluşturabilmekte uzun vadede çeşitli sorunlara yol açabilmektedir.


 
Devamını oku

Cilt Bakımının Olmazsa Olmazları

Cilt bakımına gösterilen dikkat kişiden kişiye göre değişebilmektedir. Bazı bireyler cilt bakımına oldukça dikkat ederken bazı bireylerse bu alana hiç zaman ayırmazlar. Peki, cilt bakımın olmazsa olmazları nelerdir? Hangi faktörlere mutlaka dikkat edilmelidir?

Cilt bakımına dikkat edilmesi ve cildin çevresel faktörlere karşı korunması kişinin kendini iyi hissetmesine de katkıda bulunacaktır. Örneğin cildin kuruması bireyi rahatsız edecektir. Herkes cildinin uzun yıllar genç ve bakımlı kalmasını istemektedir. Bu konuyu çok fazla düşünmeyen bireyler de yaşlanma belirtileriyle karşılaştıklarında endişe edebilmektedir. Cildin uzun süre bakımlı kalması ve geç görünmesi cilt bakımına dikkat edilmesi ile mümkündür. Uzun yıllar boyunca gösterilen dikkat karşılığını bu şekilde de verecektir.

GÜNEŞ KORUMASI ÖNEMLİ

Cilt bakımının olmazsa olmazlarından biri de güneş korumasıdır. Sadece güneşten korunmaya dikkat etmek dahi birçok avantaj sağlayacaktır. Cildin UVA, UVB ışınlarından korunması; erken yaşlanma belirtilerini, güneş lekelerini ve cildin yıpranmasını önleyecektir.

CİLT KURULUĞUNA DİKKAT


Mutlaka dikkat edilmesi gereken bir diğer konu da cildin nemlendirilmesidir. Özellikle kış mevsiminde buna daha çok dikkat edilmesi gereklidir. Soğuk hava, ısıtıcılar cildin kurumasına sebebiyet verecektir. Bunun sonucunda hem deri yıpranacak hem de rahatsız bir his oluşacaktır. Tercih edilen nemlendirici krem kısa vadede cildin nemlendirip uzun vadede ise deriyi kurutuyorsa fayda değil zarar getirecektir. Nem sağlamanın yanı sıra bakım yapan ürünler tercih edilmelidir.

Sebi Pharma Der Ki;


Cilt bakımında herkesin dikkat etmesi gereken bir konu da cilt temizliğidir. Çevresel kirliğinin her geçen gün arttığı düşünüldüğünde derinin gün boyunca birçok faktörden olumsuz etkilendiği sürpriz olmayacaktır. Cildin tüm bunlardan başarılı şekilde arındırılması hem kişinin kendini daha iyi hissetmesini sağlayacak hem de ciltte bu nedenlere bağlı olarak sorunların oluşmasını önleyecektir.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Yağlı ciltlerdeki cilt problemleri

Yağlı ciltlerde birçok problem meydana gelebilmektedir. Sivilce, akne, siyah nokta, gözenek açıklığı ve aşırı yağlılık hissi bu cilt tipine sahip bireylerin en sık yakındığı konular arasında yer almaktadır. Doğru cilt bakımı ile cilt fazla yağdan arındırılabilmektedir.

Cilt tipinin belirlenmesinde; genetik, iklim, beslenme alışkanlıkları, yaş gibi birçok faktör söz konusudur.  Hormonal değişimler, stres, kullanılan ilaçlar cildin yağlanmasına sebebiyet verebilmektedir. Hamilelik, menopoz dönemlerinde de ciltte yağlanma oluşabilmektedir. Yüz ve boyun bölgesinde yağ bezleri yoğun olduğu için bu alanlarda yağlanma şikayeti daha çoktur. Aşırı yağ üretilmesi bireyi rahatsız edecek yağlı ve parlak bir görünüm oluşturacaktır.

Ciltteki yağlılık şikayetinden bir an önce kurtulabilmek için çok sert ürünler tercih etmek hatalı olacaktır. Cildi yoran agresif ürünler olumlu yanıt vermeyebilir. Aksine cilt tepki vererek, kendisini korumak için daha fazla yağ üretebilmektedir. Cilt bakımının ayrılmaz bir parçası olan  cilt temizliğine elbette dikkat edilmelidir. Yağlı ciltlerde bu unsur daha da önemlidir fakat doğal cilt temizleme ürünleri seçilmelidir.

Tüm cilt tiplerinin olduğu gibi yağlı ciltlerin de nemlendirilmeye ihtiyacı vardır. Dehidrasyona uğrayan cilt durumu telafi etmek için daha fazla yağ üretebilmektedir. Evde uygulanan yöntemlere ise dikkat edilmelidir. Örneğin buhar uygulamak cildin bariyer tabakasına zarar verebilmektedir. Yüksek sıcaklıklar cildi yıpratabilmektedir. Makyaj ürünlerine de dikkat edilmelidir. Gözenekleri tıkayan ürünlerden kaçınmalıdır. Ağır makyajlar cildi yoracak ve çeşitli problemlere sebebiyet verebilecektir. Özellikle yağlı ciltlerde gözeneklerin tıkanması olumsuz sonuçlar meydana getirecektir. Kullanılan makyaj ürünlerin hijyenine de dikkat edilmelidir. Hiçbir problem olmasa dahi belirli aralıklarla eskiyen ürünler yenileri ile değiştirilmelidir. Makyaj çıkarılmadan uyunmamalıdır. Makyaj temizliği için doğal tonik kullanmak fayda getirecektir. Yağlı ciltlere sahip bireyler yağlı olduğu gerekçesi ile güneş koruyucu sürmekten kaçınabilmektedir. Güneş ışınları; güneş lekeleri, erken yaşlanma, yanık ve cilt kanseri gibi oldukça olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Bu nedenle cilt tipi ve mevsim ne olursa olsun güneş koruyucu kullanımı ihmal edilmemelidir.

Sebi Pharma Der Ki;

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi İxir Akne Kremi aşırı yağlılık, sivile, akne, siyah nokta, leke ve büyük gözenek şikayetini gidermeye yardımcıdır. Sivilce kremi cildi yormamakta aksine cilde bakım yapmakta ve çevresel faktörlere karşı güçlendirmektedir. Pürüzsüz ve bakımlı görünüm sağlayan Sebi İxir Akne Kremi asit türevleri ve salisilik asit içermemektedir.

Sivilce ve yağlı cilt tedavi eden krem için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Bulimia Nervoza Nedir?

Kilo kaybetmek için gerçekleştirilen bilinçsiz çalışmalar çok ciddi sağlık problemlerine neden olabilmektedir. Bir yeme bozukluğu olan bulimia nervoza; aşırı yemek yemek hemen sonra pişmanlık duyarak isteyerek istifra etme, aşırı egzersiz yapma şeklinde kendini gösterir.

Bulimia nervoza, sık sık aşırı yiyecek tüketimi, kilo almaktan korkulduğu için istifra edilmesi, vücudun biçimine ve ağırlığına aşırı önem verme gibi belirtilere sahiptir. Bu problemin nedenleri oldukça kapsamlıdır. Psikolojik faktörler büyük rol oynamaktadır. Kilo kaybına aşırı önem gösterme, ne kadar zayıf olunursa o kadar iyi olunacağı düşüncesi bu yeme bozukluğuna yol açan düşünceler arasında yer almaktadır. Bu zararlı yeme alışkanlığı başladığında; vücut ağırlığının sürekli değişmesi, kusmaya bağlı olarak boğazda yara oluşması, parmaklarda hasarlar, depresyon ve anksiyete gibi bulgular ortaya çıkabilmektedir.

Görünüş, kilo gibi faktörlere çok fazla önem verilmesi, yiyeceklere fazla anlam yüklenmesi, yiyecekleri çıkarmak için ilaçlar kullanılması bulimia nervoza belirtileri arasında yer almaktadır. Yiyeceklerin çıkarılarak kilo verilmeye çalışılması son derece hatalıdır ve sağlığa zararlıdır. Bu sayede kilo kaybetme ihtimali de çok azdır. Bulimia nervozanın çok ciddi sonuçları vardır. Reflü, kalp problemleri, dişlerde yaşanan sorunlar bu yeme bozukluğunun etkilerinden birkaçıdır. Bulima nervozanın hayati tehlikesi de bulunmaktadır. Kişi kendisinde bu hastalığın belirtilerini gözlemliyorsa en kısa sürede doktora başvurmalıdır. Eğer çevrede bu belirtileri gösteren biri bulunuyorsa doktora başvurması için destek olmak fayda getirebilir. Bazı bireyler ise bu yeme bozukluğuna sahip olsa dahi dışarıdan fark edilememektedir. Bu noktada ise çeşitli ipuçları söz konusudur. Aşırı spor yapan, sürekli olarak kilo almaktan endişe ettiğini belirten bireylerin bulimia nervozaya sahip olabilmeleri mümkündür. Bu soruna neden olan unsur net olarak belirlenememiştir. Birçok faktörün etkili olduğu düşünülmektedir. Duygusal sorunlar, toplumsal baskılar olumsuz etkiye sahiptir. Kadınlar, gençler, sporcular ve sanatçılar daha büyük risk grubunda yer almaktadır. Kilo vermeye çalışmak, ideal kiloda olmaya özen göstermek elbette zararsızdır aksine faydalıdır fakat bu istek için bilinçli çaba harcamak gereklidir.

Sağlığı tehlike atmadan, doktora danışarak diyet ve egzersiz yapmak hem etkili olacak hem de sağlık riski oluşturmayacaktır. Belirli sağlık koşullarında basit gibi görünen bir diyet planı dahi çeşitli sorunlara neden olabilmektedir. Bu nedenle kilo verilmek isteniyorsa öncelikle bir doktora başvurmak gereklidir.
Devamını oku

Siyah Noktalar ve Cilt Bakımı

Siyah noktalar oldukça sık karşılaşılan bir cilt problemidir. Siyah noktalar sırt, göğüs, boyun, omuz ve kol bölgelerinde oluşabilmektedir. Hormonal değişimler, kullanılan ilaçlar siyah noktalara sebebiyet verebilmektedir. Cilt hijyenine dikkat etmek siyah nokta, akne, sivilce şikayetlerinin oluşumunu önlemeye katkıda bulunacaktır.

Siyah noktalar aşırı sebum üretimi ile tetiklenmektedir. Çoğunlukla hormonal değişimler sonucunda sebum üretimi artar. Örneğin ergenlik döneminde siyah nokta şikâyeti oldukça yaygındır. Sebum koyu renkte pigment içermektedir. Melanin ismi verilen bu pigment hava ile temas ettiğinde siyah renge dönüşmektedir. Bundan dolayı siyah noktalar koyu renkte görünüme sahiptir. Siyah noktaları sıkmak sorunun çözülmesine katkı sağlamayacaktır. Aksine problem daha da büyüyecektir. Yetersiz beslenme de siyah noktalara oluşumunu etkileyebilmektedir.
 

Siyah noktalar sivilceler gibi enflamasyona sahip değildir. Bu nedenle herhangi ağrıya neden olmazlar. Siyah noktalardan çoğunlukla görsel kaygılarla şikâyet edilmemektedir.

Siyah noktalar için alınabilecek çeşitli önlemler vardır. Bu öneriler cilt bakımı açısından da fayda getirecektir.

Düzenli olarak cilt temizliği yapılmalı, deri kir ve yağdan arındırılmalıdır. Böylelikle gözeneklerin tıkanması önlenebilmektedir. Cilt temizliğinde kullanılacak ürün dikkatle seçilmelidir. Tercih edilen cilt temizleyici ürünün deriyi başarılı şekilde arındırabilmesi ve cildi yoran içerikler bulundurmaması son derece önemlidir. Yüz temizliğinde el sabunları kullanılmamalıdır. Cilt temizliğini bu şekilde yapmak gözenekleri tıkayacaktır. Cilt yıkanırken çok soğuk ve çok sıcak su kullanımından kaçınılmalı, ılık su tercih edilmelidir.

Cilt temizliği, cildi yıkamak kadar aşırıya kaçmamak da önem taşımaktadır. Cildi çok sık yıkamak deriyi irite edebilir. Deriyi çok sık yıkamak cildin doğal yağına zarar verecektir. Derideki doğal yağ (sebum) cildi çevresel faktörlere karşı korumaktadır ve bu özelliğiyle oldukça faydalıdır.

Spor yapan bireylerin cilt temizliğine önem göstermesi gerekmektedir. Spordan sonra cilt temizlenmelidir. Terleme aşırı şekilde bakteri ve yağ üretimine sebep olabilmekte bu da siyah noktalara yol açabilmektedir.

Cildin yağlı olması derinin nemlendirmeye ihtiyacı olmadığı anlamına gelmemektedir. Cilt tipine uygun bir nemlendirici ile cilt bakımı başarılı şekilde gerçekleştirilebilir.

Sebi Pharma’nın ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi İxir Akne Kremi yağlı ciltlerde sıkça karşılaşılan siyah nokta, yağ, sivilce, akne gibi şikayetleri gidermeye yardımcıdır. Pürüzsüz ve duru bir görünüm sağlayan sivilce kremi cilde bakım yapmakta ve cildi beslemektedir. Sebi İxir Akne Kremi paraben, alkol, silikon, parfüm içermemektedir.

Siyah nokta giderici sivilce kremi için tıklayınız.
Devamını oku

Sivilce lekelerine çözüm

Sivilce lekelerine çözüm için birçok yöntem denenmektedir. Zaman zaman agresif çalışmalar da yapılabilmekte ve cilt yıpratılabilmektedir. Cilt bakımında amaç sivilce lekelerine çözüm olsa da cildi yormamaya dikkat edilmelidir. Savunmasız kalan deriyi birçok potansiyel sorun beklemektedir.

SİVİLCE LEKELERİNİZİ KREMLE ÇÖZÜN

Sivilce ve akne şikayeti zaman zaman inatçı olabilmektedir. Bu sorun çözüldükten sonra da istenilen sonuca kavuşabilmek her zaman mümkün değildir. Sivilceler gitse de lekeleri belirgin şekilde durmaktadır.  Bu da sivilce lekelerine çözüm ihtiyacını ortaya çıkaracaktır.   Sivilce lekeleri farklı renk ve büyüklükte olabilmektedir. Sivilce aktifken kurcalandı veya kaşındıysa lekenin daha belirgin olması muhtemeldir.

Sivilce lekelerine çözüm için sivilce lekesi giderici kremler yoğun olarak tercih edilmektedir. Cilt tonu eşitsizliğini de gidermeye yardımcı ürünler deriye bakım da yapmaktadır. Sivilce lekelerine çözüm için    lekelerden kurtulabilmek için doğru ürün seçimi son derece önemlidir. Zengin ve kaliteli içeriğe sahip kremler seçmek avantaj sağlayacaktır.

Ciltteki mevcut lekelerin koyulaşmasını önlemek ve sivilce lekelerine çözüm için güneş koruyucu kullanımına da dikkat etmek gereklidir. Sivilce lekeleri güneşin zararlı ışınlarına maruz kaldıklarında daha da inatçı olabilmektedir. Bundan dolayı sivilce lekesi oluşur oluşmaz cilt tipine uygun bir leke kremi ile leke karşıtı bakıma başlamak fayda getirebilmektedir.

Sebi İxir Akne Kremi sivilce lekelerini, aktif sivilce ve akneleri gideriyor. Cildin pürüzsüz görünmesine yardımcı ürün siyah noktaları ve yağlılık şikâyetini de ortadan kaldırıyor.

Devamını oku

Cilt temizliği ve anti aging bakım

Herhangi cilt bakım ürününden verim alabilmek için cilt temizliğine dikkat etmek önem taşımaktadır. Gün içinde birçok çevresel faktör cildin kirlenmesine neden olmaktadır. Bunun sonucunda kullanılan ürünün cilde nüfuz etmesi de güçleşmektedir. Cildi kurutmayan bir cilt temizleyici ile cilt temizlendikten sonra seçilen ürün uygulanmalıdır.

Sabun yıllardır yüz temizliğinde kullanıldı. Teknoloji ve bilimdeki gelişmeler yüz temizleme için daha iyi ürünler oluşturabileceğini ortaya çıkardı. Sabunun cildi kuruttuğu artık hemen herkes tarafından bilinmektedir. Doğal olarak zamanla, sabun yerine cilde bakım yapan temizleme ürünleri tercih edilmeye başlandı. Bu ürünler cildin daha bakımlı, genç görünmesini sağlamaktadır. Cilt temizleme ürünleri şu an yoğun şekilde tercih edilmektedir.

Peki amaç sadece cildi temizlemekse neden bunun için özel bir ürün kullanılmalı? Bu sorunun birçok yanıtı var. İyi bir temizleyici cildi kirden, yağdan ve bakterinden cildi kurutmadan arındırabilmelidir.  Bunu ancak kaliteli bir ürün sağlayabilmektedir. Cildin kedini çevresel faktörlere karşı koruyan doğal bariyer tabakası vardır. Cilt temizlenirken bu tabakaya zarar verilmemesi gereklidir. Cilt buna dikkat edilerek temizlendiğinde; erken yaşlanma belirtileri ve cilt kuruluğu da engellenmiş olacaktır.

Cilt temizleyiciler sadece cildi temizlemekle kalmıyor zengin içerikleriyle cildi de besliyor. Bu da bireye sağlanan bir diğer fayda olarak dikkat çekmektedir. Zaman zaman bazı cilt temizleme ürünleri anti aging ürünler ile uyum içinde çalışabilmektedir. Bunun sonucunda cilt temizliği anti aging bakıma da katkıda bulunmaktadır. Bu fayda da kullanıcının lehinedir.

Cilt temizliğinden sonra tercih edilecek anti aging ürünün ise iyi belirlenmesi gerekmektedir. Günümüzde birçok anti aging ürün bulunmaktadır ve bu da doğal olarak kullanıcıların kafasını karıştırmaktadır. Özellikle yapılan dikkat çekici ambalaj tasarımlarıyla dikkat çekilmek istenmektedir. Cilt bakım ürünlerinde geçerli olan kural anti aging ürünlerde de geçerlidir. Ürünün fayda sağlayacak özelliği içeriğidir. Bir anti aging ürün ne kadar zengin ve faydalı içeriklere sahipse o ölçüde fayda getirebilecektir. Etiket okuma alışkanlığı her sektörde olduğu gibi cilt bakımında da daha iyi tercihler yapılabilmesini sağlıyor. Yaşa, cilt tipine ve ihtiyaçlara uygun bir seçim yapmak yararlı olacaktır.

Sebi Pharma Der Ki;

Tüm Sebi Pharma ürünleri arasında en yüksek oranda, ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içerme özelliğine sahip Sebi Simyacı Anti Aging Krem ve ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen”i sıvı formda içeren Sebi Su birlikte yoğun anti aging bakım yapmaktadır. Tüm Sebi Pharma ürünlerinden alınacak verimi en üst düzeye çıkaran Sebi Su; Sebi Simyacı’dan alınacak verime de katkıda bulunmaktadır. Yaşlanma belirtileri, sarkma, kırışıklık, cilt tonu eşitsizliklerini gidermeye yardımcı Sebi Simyacı göz çevresi, yüz, boyun, dekolte bölgesi dahil olmak üzere tüm ciltte güvenle kullanılabilmektedir. Tek üründe tüm bakım yapan anti aging krem yoğun nem sağlamakta ve cilde bakım yapmaktadır.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!

Devamını oku

Tırnaklar sağlık haberciniz olabilir

Tırnaklar detay gibi görünse de tırnak süslemelerine harcanan zaman, kullanılan ojeler tırnağa verilen önemin göstergesidir. Güzelliğin yanı sıra tırnağın çok önemli bir işlevi daha vardır; tırnaklar sağlık hakkında fikir verir. Tırnaklardaki problemler vücudun geri bildirimleri olarak değerlendirilebilir.

TIRNAKLARINIZ SİZİN HAKKINDA NELER SÖYLÜYOR?

Sağlıklı bir cilde ve bedene sahip olmak için vücudun geri bildirimlerini anlamak çok önemlidir. Bu sorunun erken teşhis edilebilmesi için de önemlidir. Vücut bir sağlık sorunu yaşadığı zaman bunu çeşitli yollarla belli eder. Bu belirtilerin biri de tırnaklarda yaşanan değişikliklerdir.

Soluk tırnaklar ciddi rahatsızlıkların habercisi olabilir. Soluk tırnaklar anemi, karaciğer hastalıkları, yetersiz beslenme gibi problemleri işaret ediyor olabilir. Bu nedenle solgun renkli tırnakları sadece estetik açıdan değerlendirmek hatalı olacaktır.

Beyaz tırnaklar hepatit gibi karaciğer sorunlarının yaşandığına işaret ediyor olabilir.

Sarı tırnaklar
 sıklıkla mantarın habercisidir daha kötü durumlarda tırnak içeri çekilebilir, kalınlaşabilir veya kolayca kırılabilir. Bazen de sarı tırnaklar daha ciddi sorunlardan kaynaklanabilir tiroit, karaciğer, diabet rahatsızlıkları veya sedef sarı tırnağa neden olabilir.

Mavi tonlarındaki tırnaklar yeterli oksijen alınmadığını belirtiyor olabilir. Bu sorun karaciğer ve kalp sorunlarından kaynaklanıyor olabilir.

Dalgalı tırnaklar, çukurcuklar sedefin erken işareti olabilir.

Kuru, kırılgan, çatlak ya da bölünmüş tırnaklar tiroitle ilgili olabilir. Kırılgan, bölünmüş tırnaklar eğer sarı renkte ise mantarla ilgisi olabilir.

Eğer tırnak çevresinde kırmızı şişkinlik varsa bu durum tırnak çevresinde inflamasyon yaşandığını belirtiyor olabilir. Bu durum başka bir doku sorunundan da kaynaklanıyor olabilir.
 

Tırnağın altında siyah çizgi en kısa sürede doktora gösterilmesi gereken bir problemdir. Bu sorun çok ciddi bir cilt kanseri tipi olan melanomanın habercisi olabilir.

Isırılmış tırnaklar sadece kötü bir alışkanlık olarak değerlendirilmemelidir.Isırılmış tırnaklar kalıcı anksiyetinin belirteci olabilir. Bu sorun obsesif-kompülsif bozukluktan da kaynaklanıyor olabilir. Bu alışkanlık bir türlü terkedilemiyorsa doktora görünmek yararlı olabilir.

Tırnaklar sağlıkla ilgili bize fikir veren unsurlardan sadece biridir. Tırnakla ilgili yaşanan sorunlarda aşırı endişeye kapılmak da doğru değildir. Tırnaktaki her değişiklik bir hastalığın habercisi olmayabilir. Bununla birlikte tırnakta yaşanan problemlerin sağlık hakkında fikir verdiği unutulmamalıdır.

Devamını oku

Gözeneksiz Bir Cilt İçin Neler Yapılabilir?

Büyük ve belirgin gözenekler ciltte istenmeyen bir görünüm oluşturur. Hemen herkes küçük ve belli olmayan gözeneklere sahip olmayı ister. Geniş gözeneklerden kaçınmak için dikkat edilmesi gereken birçok unsur var.

GÖZENEKLERE NELER SEBEP OLUYOR?


Gözenekler genetik nedenlerden de kaynaklanabilmektedir. Bunun yanı sıra güneşin zararlı ışınlarının cilde birçok zararı var. Bu zararlardan biri de büyük gözeneklerdir. Gözeneklerin tıkanması da büyük gözeneklere neden olabilmektedir. Bu unsur da cilt temizliğinin önemine dikkat çekmektedir. Yüzü düzenli olarak temizlemek hem gözenekler hem de cilt bakımı açısından önemlidir. Cilt temizliğini etkin şekilde gerçekleştiren doğal temizleme suları da yararlı olmaktadır. Yaş ilerledikçe cildin bakımına duyulan ihtiyaç artmaktadır. Yaşlandıkça cilt elastikiyetini yitirmekte, sarkmalar başlamaktadır. Hem anti-aging etki için, hem de gözenek sorunu yaşamamak için problem henüz ortaya çıkmadan önce önlem almak, cilt bakımına dikkat etmek faydalıdır.

Gözeneklerde sıcaklığın da etkisi büyüktür. Gözenekler sıcak suda ve güneşe maruz kaldıklarında büyümektedirler. Gözeneklerin küçülmesi için gözenekler kesinlikle kaşınmamalıdır. Yüzü kaşımak sorunu çözmenin yanı sıra durumun daha da kötüye gitmesine neden olacaktır. Yüzü kaşımak ciltte çeşitli sorunlara da neden olabilir. Bununla birlikte yüze hiç dokunmama alışkanlığına sahip olmak da cilt hijyeni açısından oldukça faydalı olacaktır. Her ihtimale karşı elleri sık sık yıkamak dahi dolaylı olarak cilt hijyenine katkıda bulunacaktır. Gözenek probleminden şikayetçi bireyler çoğunlukla makyajla kapatmayı tercih etmektedir. Gözenekleri makyajla kapatmak cilt açısından sorun yaratacaktır. Sabırlı olmak bu noktada belki de en çok dikkat edilmesi gereken unsurlardan.

Eğer spor yapılıyorsa çalışma biter bitmez yüzü temizlemeye dikkat etmek gereklidir.
Beslenme de sağlıklı bir cilt için önemlidir. Antioksidan içeren; A, C ve E vitamini bakımından zengin gıdalar tüketmeye dikkat edilmelidir. Beslenmeye dikkat etmek daha genç ve güzel bir cilde sahip olmanın yanı sıra çeşitli sağlık sorunlarını da engelleyecektir.

Agresif, aceleci tüm çalışmalar cilde uzun vadede faydadan çok zarar getirecektir bu nedenle cilt bakımında da sabırlı olmakta, etkiyi aceleci şekilde almaktansa kalıcı ve sağlıklı şekilde almaya, cildi yormamaya özen göstermekte yarar var.

Devamını oku

D Vitamini Eksikliğinin Belirtileri

Sağlıklı beslenmeye, uyku düzenine ve düzenli egzersize dikkat edilse de birey kendini yeteri kadar sağlıklı hissedemeyebilir. Birçok unsura dikkat edilse dahi atlanan bir madde problem yaratabilir. D vitamini eksikliği de çok sayıda bireyi etkilemektedir.

D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİNDE NELER OLUR?

Yeterli D vitamini tüketilmediğinde vücutta çeşitli değişiklikler olmaktadır.
 

Aşırı terleme: Alnın aşırı terlemesi ve vücut sıcaklığının artması D vitamini eksiliğinin habercisi olabilmektedir.

Beklenmeyen güçsüzlük: Kişi genç ya da yaşlı olduğuna bakılmaksızın kendini çok yorgun ve güçsüz hissediyorsa buna yeteri kadar D vitamini almamak sebebiyet verebilmektedir. Bu şikayeti gidermek için D vitamini tüketmek kaslar üzerindeki kontrolü arttırmaktadır.

Kemiklerin kırılması: Yetersiz D vitamini alımı kemik erimesi riskini arttıracaktır.

Kronik ağrı: D vitamini eksikliği kemiklerde ve kaslarda ağrıya sebebiyet verebilir. Bu ağrı iki haftadan uzun sürebilir. Egzersizden sonra D vitamini tüketmek vücutta oluşan ağrıları azaltmaya ve vücudun kendini yenilemesine yardım etmektedir.

Depresif hissetmek: Depresyon teşhisi D vitamini eksikliği ile de bağlantılıdır. Bu vitaminin yetersiz alımı kişinin kendini mutsuz ve olumsuz hissetmesine neden olabilmektedir.

Grip: D vitamini çocuklarda solunum yolu sıklığının azaltmaktadır.

Astım: D vitamini astım ataklarını azaltmakta etkilidir. Japonya’da yapılan bir çalışmada D vitamini alan çocuklarda astım ataklarının belirgin oranda düştüğü gözlenmiş.

Kanser: Yapılan araştırmalarda yüksek miktarda D vitamini alımının göğüs kanseri riskinin düşürüldüğü gözlenmektedir.

D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ BAKIMINDAN RİSK GRUPLARI

 

Bazı bireylerin cilt yapısı, yaşı veya alışkanlıkları neden ile D vitamini eksikliği yaşaması daha muhtemeldir ve bu grupta yer alan bireylerin D vitamini alımına daha çok dikkat etmeleri gerekmektedir.

• Esmer tene sahip bireyler
• Evden dışarı çok çıkmayan bireyler.
• Sağlık veya kozmetik gerekçelerle güneş ışığına maruz kalmaktan kaçınan bireyler
• Çalışma koşulları gereği hep kapalı mekanlarda bulunan ofis çalışanları, taksiciler, fabrika işçileri, gece vardiyasında çalışanlar

Balık, yumurta ve mantar az miktarda da olsa D vitamini içermektedir. D vitaminini sadece besinlerden karşılamak oldukça zordur. Birçok birey D vitaminin yalnızca beş ila 10’unu yiyeceklerden almaktadır. Güneşe maruz kalmak D vitamini almak açısından yararlı olsa da güneşe aşırı maruz kalmak cilt kanseri gibi önemli problemler yaratabilecektir. Bu nedenle dengeye dikkat etmek gereklidir.

Devamını oku

Dikkat eksikliği bozukluğu nedir?

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu; en yaygın çocukluk problemlerindendir, yetişkinlikte de devam edebilmektedir. Belirtiler arasında bir konuya odaklanma ve dikkat toplama zorluğu, davranışları kontrol etmede güçlük, ve hiperaktivite gibi unsurlar yer almaktadır.

Dikkatsizlik, hiperaktivite, impulsivite DEHB’in temel belirtilerindendir. Bu unsurlar hemen her çocukta doğal olarak gözlemlenebilmektedir fakat DEHB’e sahip çocuklarda daha sık ortaya çıkmaktadır.

Dikkat eksikliği olduğunu düşündüren detaylar arasında; dikkatin kolayca dağılması, detayların, bir şeylerin unutulması sık sık bir aktiviteden diğerine geçilmesi, tek bir şeye odaklanamama durumu yer alabilmektedir. Eğer eğlenceli değilse verilen görevlerden dakikalar içinde kolayca sıkılma, yeni bir şey öğrenmede güçlük de işaretler arasında yer almaktadır. Ödevlerin bitirilmesinde problem yaşanması, kalem, silgi, oyuncak gibi eşyaların kaybedilmesi, anlatıların dinlenmemesi, yönergeleri takip etmede güçlük gibi belirtiler de gözlenmektedir.

Hiperaktivite belirtileri arasında ise; oturulan yerde duramama, aralıksız konuşma, çevredeki her şeyle ilgilenme oynama, akşam yemeklerinde, okulda, hikaye saatlerinde zorluk çekilmesi gibi unsurlar yer almaktadır. Sürekli hareket edilmesi, sakinlik isteyen görevlerin ve aktivitelerin tamamlanmasında güçlük gibi işaretler de mevcuttur.

İmpulsivite işaretleri arasında çok sabırsız olunması, bulunan yer konum düşünülmeden uygunsuz yorumlar yapılması gibi faktörler yer almaktadır. Beklemede güçlük, oyunlarda sıranın gelmesinde sabırsızlık da işaretler arasında yer almaktadır. Başkalarının diyaloglarını kesmek, oyunlarına karışmak gibi davranışlar da gözlemlenebilmektedir.
Zaman zaman ebeveynler ve öğretmenler çok fazla hareket etmeyen çocuklarda DEHB yaşanabileceğini düşünmemektedir oysa çocuk sessizce oturuyor, ödevini yapıyor gibi gözükse de dikkatini toplamada güçlük çekebilmektedir. Başka çocuklarla iletişim, sosyal problemler de gözlemlenebilmektedir. Zaman zaman bu yanlış anlaşılmanın tam tersi de yaşanabilmektedir. Ebeveynler; dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu yaşayan çocuklarının bu sorunu yaşayabileceklerini olasılıklar arasında bulundurmayıp tek sorunu disiplinsizlik olarak görebilmektedir.

DEHB çocuklar arasında gözlemlenen en yaygın problemlerdendir. Yetişkinlikte de devam edebilmektedir. Bu problem için ortalama yaş yedidir. Araştırmalar DEHB oranının artmakta olduğunu göstermektedir. Buna neden olan faktör ise bilinmemektedir.
He çocuk farklı kişiliğe, karaktere, enerji düzeyine sahiptir. Birçok çocuğun kolayca dikkati dağılabilmekte, konsantrasyon güçlüğü çekebilmektedir. Zaman zaman normal faktörler DEHB ile karıştırılabilmektedir. Belirtiler çoğunlukla 3-6 yaş arasında gözlenmeye başlar, semptomların kişiden kişiye değişiklik göstermesi teşhisi zorlaştırabilmektedir. Alanında uzman sağlık profesyonelleri çocuk ve çevresi hakkında bilgiye ihtiyaç duymaktadır. Ailenin doktora yardımcı olması ve tüm bilgileri net bir şekilde detaylıca ifade etmesi, sorulara eksiksiz yanıtlar vermesi önemlidir. Erken teşhis için; çocuğunda DEHB şüphesi yaşayan tüm ebeveynlerinin çocuklarını en kısa süre içinde doktora götürmesi yararlı olacaktır.
Devamını oku

Cildiniz İçin: Sebi İxir Ürünleri!

Sebi İxir ürün grubunda yer alan; Sebi İxir Leke Kremi, Sebi İxir Akne Kremi ve Sebi İxir Acil Bakım Kremi ürünleri ödüllü, dünya patentli içeriğiyle büyük beğeni toplamaktadır. Her biri zengin içeriğe sahip ürünler vaat ettikleri bakımın yanı sıra cildi de beslemektedirler.

SEBİ İXİR LEKE KREMİ

Sebi İxir Leke Kremi Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içermektedir ve lekeleri gidermeye yardımcıdır. Ürün 50 faktör güneş koruması da içermektedir. Krem, güneş lekeleri, çiller, siyah noktalar, cilt tonu eşitsizlikleri ve kararmaları gidermeye yardımcıdır.  Dünya patentli formüle sahip leke kremi cilde bakım yapmakta ve beslemektedir. Ürün güneşin zararlı ışınlarını önlemeye katkıda bulunduğu için başta güneş lekesi olmak üzere oluşabilecek birçok probleme karşı tedbir alınmaktadır.

SEBİ İXİR AKNE KREMİ

Sebi İxir Akne Kremi yağlı ciltler için bakım yapmakta ve cildi beslemektedir. Ürün sivilce, akne, siyah nokta ve gözenek karşıtı bakım yapmaktadır. Akne kremi ciltte pürüzsüz görünüm oluşturmaya da yardımcıdır. Krem akne ve sivilcelere karşı bakım yaptığı gibi ciltte lekeleri gidermeye de katkıda bulunmaktadır.

SEBİ İXİR ACİL BAKIM KREMİ

Sebi Simyacı’nın kuru ve hassas ciltler için versiyonu olan Sebi İxir Acil Bakım Kremi leke gidermeye katkıda bulunmanın yanı sıra cilde bakım yapmakta ve beslemektedir. Ürün cildi çevresel faktörlere karşı korumaktadır. Kış mevsimindeki soğuk ve kuru hava cildi kurutabilmekte ve zarar verebilmektedir. Sebi İxir Acil Bakım Kremi yoğun nem sağlayarak cildin zarar görmesini önlemeye yardımcıdır.

Sebi Pharma Der Ki;

Sebi İxir ürünleri sahip oldukları ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” ve zengin içeriğinin  yanı sıra ambalajıyla da dikkat çekmektedir. Ürünlerin tüp formatında olması kremlerin çevresel faktörlerden korunmasına, kolayca uygulanmasına ve taşınmasına katkıda bulunmaktadır. Tüp kullanımı güven de vermektedir. Tüp üretimi yapan firmalar belirli bir adedin altında tüp basımı yapmayı kabul etmemektedir. Mutlaka yüksek adetler istemektedir. Bu nedenle tüpe basılı ürünler bir anlamda gelecek vaat eden ürünlerdir

Devamını oku

Dünya Patentli Formül, Zengin İçerik!

İçerik, cilt bakım ürünlerinin başarısını belirleyen en önemli faktörlerdendir. Kaliteli içeriğe sahip ürünler tercih etmek istenilen sonucun alınmasına katkıda bulunacaktır. Sebi Simyacı ürünlerinde ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen”in yanı sıra birbirinden değerli ham maddeler bulunmaktadır.

9 yıllık ar-ge tecrübesi, dünya patentli formül ve iyi ham maddeler bir araya geldiğinde oldukça beğenilen ürünler ortaya çıkmaktadır. Sebi Simyacı ürünlerinin içeriği incelendikçe ürünlerin değeri daha iyi anlaşılacaktır.
  • Susam yağı
  • Omega-3
  • Keten tohumu
  • Lavanta
  • Neroli Portakal Çiçeği
  • Çay Ağacı
  • Aloe vera
  • Allantoin
  • Çinko

Tüm Sebi Simyacı ürünlerinde yer almaktadır.

Her biri cilt bakımına oldukça fazla katkı sağlayan ham maddeleri bölümler halinde inceleyeceğiz.

SUSAM YAĞI CİLDE BAKIM YAPIYOR!

Susam yağı oldukça besleyici ve nemlendirici özelliğe sahiptir. Susam yağı E, B kompleks, D vitaminleri bakımından zengindir.  Ürün cilde ipeksi bir yumuşaklık da kazandırmaktadır.

Bitkisel yağ anti aging fayda da sağlamaktadır. Yaşlanmayı yavaşlatan susam yağı oksidasyonu önlemeye, kırışıklıkların ve gözeneklerin görünümünü azaltmaya yardımcıdır. susam-yagiGece kremi içeriği olmaya son derece uygun ham madde cildi tazeleyeceği özelliği ile de günlük bakımda da kullanılabilmektedir.

Birçok doğal bitkisel yağ cildi nemlendirici özelliğe sahiptir. Bunların içinde en etkili olanlardan biri de susam yağıdır. Susam yağı nemlendirici ve yumuşatıcı bakımı aynı anda yapmaktadır. Sağladığı önemli bir avantaj da yan etki korkusu olmadan kullanılabilmesidir. Bitkisel yağ cildin su kaybetmesini önlemeye de katkıda bulunmaktadır.

Susam yağı cildi arındırdığı gibi sıkça şikayet edilen sorunlardan biri olan cilt tonu eşitsizliğini gidermeye de yardımcıdır.

Sebi Pharma Der Ki;

Susam yağı cilt bakımı açısından son derece faydalı olsa da doğru şekilde kullanımı önem taşımaktadır. Doğru ham madde seçimi, doğru oranda kullanımı, alınacak verimi arttıracak diğer ham maddeler gibi birçok kriter söz konusudur. Susam yağının faydalarından istifade etmek için susam yağı içeren cilt bakım ürünleri tercih edilebilir.

Susam Yağı içeren formüllere ulaşmak için tıklayın!

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!

Devamını oku

Dişler Neden Sararır?

Birçok birey dişlerinin sarı renkte olmasından şikayetçidir. Dişlerin sararması çoğunlukla sağlık problemlerinin işareti değildir. Bununla birlikte, oluşan görünüm rahatsız edici olabilmektedir. Daha sağlıklı dişler için dikkat edilmesi gereken birçok faktör bulunmaktadır.

Dişler yaşlanma sürecinin doğal bir parçası olarak yıpranmaktadır.  Dişte “enamel” denilen güçlü beyaz koruyucu bir tabakası vardır. Her geçen gün bu tabaka yıpranmaktadır.

Sigara ve tütün ürünlerinin kullanımı sağlığa olan zararlarının yanı sıra dişlerde de lekeler oluşturabilmektedir.

Düzenli olarak dişleri fırçalamamak da doğal olarak dişlerin sararmasına yol açacaktır.

Bazı ilaçlar dişlerde lekelenmelere sebebiyet verebilmektedir. Örneğin antibiyotikler dişlerin koyulaşmasına sebebiyet verebilmektedir. Bu konuda doktora danışmak fayda getirecektir.

Kemoterapi veya radyasyon kullanılan tedaviler dişlerde renk eşitsizliğine sebep olabilmektedir. Diş rengi kahverengine yaklaşmaktadır.

Dişlerin sarı olması genetik nedenlerden de kaynaklanabilmektedir.

Dişlerin sararması çoğunlukla yaşam tarzından kaynaklanabilmektedir. Sigara, çay-kahve alışkanlığı dişlere zarar verebilmektedir. Koyu renkli yiyecek ve içecekler, soslar da diş rengini etkilemektedir.

Asidik yiyecek ve içcekler enamele zarar vererek diş renginin değişimini kolaylaştırmaktadır.

Çok fazla florür dişin sararmasına sebebiyet verebilmektedir. Bu sorun çoğunlukla  içme suyunda yüksek miktarda florür içeren bölgelerde meydana gelmektedir.

Diş tedavilerinde uygulanan materyaller de dişin sararmasına neden olabilmektedir.

Dişlerin sararmasına karşı alınabilecek en iyi önlemlerden biri tüketilen besinlere dikkat etmektir. Asitli yiyecek ve içecekler dişleri yoracaktır. Tütün ürünleri hem sağlığa hem de dişlere zarar verecektir. Sarı dişlerin en önemli nedeni ağız hijyenine dikkat edilmemesidir. Plak ve tartar oluşumu da sarı renge sebebiyet verebilmektedir.  Dişlere zarar vereceği düşünülen bir gıda tüketiliyorsa hemen ardından su içmek uygulanabilecek en pratik yöntemdir. Genel sağlığa ve beslenmeye dikkat etmemek de dişlerin kötü görünmesine sebebiyet verebilmektedir. Kontakt içeren sporlarda mutlaka dişlik kullanılmalıdır. Bardaklar dişin yanında tutulmamalıdır. Bu nedenle dişi kırılan birçok birey bulunmaktadır. Diş gıcırdatmak da diş sağlığına zarar vermektedir. Yoğun stres, üzüntü diş gıcırdatmanın sebepleri arasında yer almaktadır. Bu alışkanlıktan en kısa sürede kurtulmak gereklidir.  Birçok insan dişleri sarardığında diş doktorundan yardım istemektedir oysa problem henüz oluşmadan önlem almak büyük avantaj sağlayacaktır.

Devamını oku

Hyalüronik asit ile yaşlılığa elveda

Hyalüronik asit doğal olarak insan vücudunda bulunmaktadır. Yaşın ilerlemesiyle birlikte cildin nemi belirgin olarak düşmektedir ve yaşlanma belirtileri ortaya çıkmaktadır. Hyalüronik asit cildin nemini tutmada kritik rol oynamaktadır. Hyalüronik asit ciltteki nemin emilimini ortamı nemine ve iklime göre ayarlamaktadır.

Araştırmalar Hyalüronik asidin(HA) cildin nemi ile doğrudan ilişkisi olduğunu ortaya çıkarmıştır. Mikroskobik cilt yüzeyi analizleri; HA’in cildin yumuşattığını ve kırışıklıkların azalttığını ortaya çıkarmıştır. Kollajenin aksine HA cildin üst katmanlarından cilde nüfuz edebilmektedir. HA cildin büyük bir parçasıdır, dokuları onarmakta ve iyileştirmektedir. HA içeren kremler, serumlar dermis tabakasından cilde ulaşmakta elastikiyeti ve nemi arttırmaktadır. Cildin koruyucu tabakası nemi hapsederek cilde genç bir görünüm vermektedir.

Hyalüronik asit genç yaşlarda meydana gelen kırışıklıkları ortadan kaldırmakta, cildin nemlenmesini, nemli kalmasını ve yumuşamasını sağlamakta ve derinin esnekliğini arttırmaktadır. Kollajen sentezini de arttıran HA cildin bakımını da yapmakta ve daha sağlıklı eklemlere katkıda bulunmaktadır. HA bunların yanı sıra iltihabı çizgileri ve kırışıklıkları gidererek yaşlanma belirtileri gözlemlenen ciltlerde oldukça etkili sonuçlar ortaya çıkaracaktır. HA etkisi nedeniyle cilt bakım ürünlerinde, sağlık ve kozmetik alanında sıkça tercih edilmektedir.

HA’in insan vücudunda birçok kullanımı vardır ve insan bünyesinde doğal olarak bulunmaktadır. HA dudaklarda, gözlerde, eklemlerde, kemiklerde ve bağlarda bulunmakta bu bölgelerin ağrısız verimli ve etkili çalışmasını sağlamaktadır.

Hyalüronik asit kolayca suya bağlanmakta, hızlı bir şekilde doğal nemlendirici gibi çalışmaktadır. En kaliteli kişisel bakım ürünlerinde HA bulunmaktadır. Ürünün sağladığı nemlendirici etki kullanıcıların beğenisini toplamakta ve çevrelerine önermesini sağlamaktadır. Sıklıkla HA’in cildin yenilenmesini teşvik eden bir içerik olduğu belirtilmektedir. HA’den beklentiler oldukça yüksek olduğu için HA üzerinde birçok araştırma yapılmaktadır. HA çizgileri ve kırışıklıkları doğrudan cildin doğal nemini kazandırarak gidermekte birçok kişide oldukça iyi sonuçlar ortaya çıkarmaktadır. Hyalüronik asidin kırışıklık giderici özelliğinin yanı sıra ciltteki yaralara bakım yapması birçok bireyin bu maddeyi gençlik iksiri olarak tanımlamasını sağlamıştır. HA içeren kremler kullanarak bu etken maddenin ciltteki yaşlanma belirtilerini gidermesi sağlanabilmektedir. Genç yaştaki bireylerin yaraları çabuk iyileşir, kırışıklık ve sarkma görülmesi oldukça nadirdir. Yaşlanmayla birlikte vücut kullanılan ve parçalanan HA’in yerine yenisi üretmekte başarısız olmaktadır. Birçok nemlendirici krem ve losyonlar cildin kurumasına sebebiyet vermektedir. Bu da cildin zarar görmesiyle sonuçlanmaktadır. HA içeren nemlendiriciler doğal şekilde cilde bakım yapar ve nemlendirir.

HA içeren kremler cilde direkt temas ettiklerinde saç foliküllerinin yer aldığı katmanlar da dahil olmak üzere cilt dokusunun tüm katmanlarından geçebilmektedir. Bu unsur; cildin, HA’in tüm katkılarından dahili olarak yararlanabildiği anlamına gelmektedir. HA; nemlendirici süreç boyunca, cildin genç ve sağlıklı görünmesi için gerekli olan elastin, kollajen üretimini teşvik etmektedir. HA yeni cilt hücrelerinin üretimini tetiklemektedir. HA ciltteki renk tonu eşitsizliklerini göz altlarındaki halkalanmaları da gidermektedir.

Sebi Simyacı Anti Aging Krem yüksek miktarda dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içermekte sarkma, kırışıklık, leke, çizgiler ve yaşlanma belirtileri gibi birçok şikayeti gidermeye yardımcıdır. Sebi Simyacı içerdiği Hyalüronik Asitle cildi doğal şekilde nemlendirmekte bu sayede yaşlanma belirtilerini gidermeye katkıda bulunmaktadır. Paraben, alkol, silikon vazelin içermeyen Sebi Simyacı “Tek üründe tüm bakım” yapmakta yüz, göz ve boyun dahil olmak üzere tüm ciltte kullanılmaktadır.
Devamını oku

Anti Aging Ürün Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Hemen herkes; yaşlanma belirtilerinden kurtulmak, genç ve güzel bir cilde sahip olmak istemektedir. Bu amaç için en sık tercih edilen yöntemlerden biri de anti aging krem kullanımıdır. Anti aging ürün seçerken dikkat edilmesi gereken birçok unsur bulunmaktadır.

Birey tercih edeceği ürünün cilt tipine uyumlu olup olmadığına dikkat edilmelidir. Aksi takdirde ürün ne kadar başarılı olursa olsun istenilen sonuç elde edilemez. Bu durum sadece anti aging alanında geçerli değildir. Herhangi cilt bakım ürünü seçilirken de cilt tipi mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Dikkat edilmesi gereken bir diğer konu da ürünün içeriğidir. Sonuç olarak cilde fayda sağlayacak unsur kremin içeriğidir. Kaliteli içeriklere sahip ürünler tercih etmek faydalı olacaktır. Tercih edilen kremin birçok bölgede kullanılabilmesi de kullanıcının lehinedir. Bu sayede her bölge için ayrı ayrı ürün alma gereksinimi doğmayacaktır. Tek bir bölgedeki soruna odaklanmak cildin diğer bölgelerindeki sorunları ihmal etmeye sebebiyet verebilmektedir. Bu da genel anlamda cildin istenilen görüntüye kavuşamamasına neden olacaktır. Ürünün; koruyucu, alkol, parüm ve paraben içermemesine özen göstermek gereklidir. Seçilen anti aging kremin cilde fayda sağlaması kadar cildi yormaması ve yıpratmaması da önemlidir. Kremi satın alırken gözden kaçırılmaması gereken bir nokta da firmanın erişilebilir olup olmadığıdır. Ürünle ilgili herhangi sorunla karşılaşıldığında muhatap bulabilmek çok önemlidir. Bir telefon numarasının verilmiş olması bu numaranın aktif olarak kullanılıyor olması önem taşımaktadır. Ürünün miktarı, ürünün kullanım ömrü ile doğrudan ilgilidir. Miktar da bu sebeple doğal olarak dikkat edilmesi gereken unsurlar arasında yer almaktadır. Anti aging kremlerde en önemli unsurlardan biri de yaştır. Birey, kendi yaşına uygun ürünler tercih etmelidir. Ürünü hangi yaş grubu için olduğuna dikkat edilmelidir. Kremin kullanım kılavuzu dikkatle okunmalı ve buna uyulmalıdır. Zaman zaman daha fazla verim alabilmek için ürün gerektiğinden fazla, sık kullanılabilmektedir. Bu tür kullanımlar yarar sağlamamakta ve kesinlikle önerilmemektedir. Cildi nemlendiren, bakım yapan anti aging kremler tercih etmek; ciltte istenilen genç görüntünün sağlanmasının yanı sıra cildin çevresel faktörlere karşı da korunmasına da katkıda bulunacaktır. Bütün bu unsurlara ek olarak bireye de birçok görev düşmektedir. Kötü alışkanlıklardan uzak durmak, beslenme anti agingve uyku düzenine dikkat etmek, egzersiz yapmak hem sağlığa hem de cilde olumlu etkide bulunacaktır.

Ciltteki lekeleri gidermeye de katkıda bulunan ürün göz çevresi dahil olmak üzere tüm cilde uygulanabilmektedir.

Yaşlanma Karşıtı Anti Aging ürünümüze ulaşmak için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Yazın Selülitle Başa Çıkmanın Yolları

Dillere destan, ünü kıtaları aşmış ‘selülit’ nedir, neden oluşur ve tedavi protokolleri nedir? Bu yazımızda bu konulardan bahsetmek istiyoruz.
 

Selülit, dolaşımın farklı sebeplere bağlı olarak yavaşlaması ve hücreler arası sıvı birikmesidir. Ayrıca cilt altında yağ dokusu arttıkça, aralardaki fibröz bantlar da kalınlaşır ve yağ dokusu yer yer ciltten kabarık durur, bu da portakal kabuğu görüntüsünü oluşturur. Erkeklerdeki ve kadınlardaki fibröz bantların yapısı birbirinden farklı olduğundan erkeklerde selülit kadınlar kadar oluşmaz. Ayrıca selülit problemi olan hastalarda lenfatik dolaşımın bozulması ve yağlanma birbirlerini tetikleyerek kısır döngü oluşur. Bu yüzden müdahale aşamasında her iki soruna birden müdahale etmek gerekir. Eğer uzun süreli müdahale edilmezse ileri derecedeki selülitlerin tedavisi daha zor hale gelir. Selülit oluşması için kişinin şişman olması veya kilo artışı gerekmez.

Selülit neden oluşur?

  • Sigara ve alkol
  • Aktivite azlığı
  • Hipotiroidi
  • Doğum kontrol hapı kullanımı
  • Sağlıksız beslenme
  • Hormon bozuklukları
  • Hamilelik
  • Genetik faktörler

Selülitin belli dereceleri vardır;

  1. Derece selülit: Ayakta ve yatarken belli olmaz, bölgeyi sıkınca ortaya çıkar. Tedavisi kolaydır. Spor, masaj, lenf drenaj ile tedavi edilebilir.
  2. Derece selülit: 1. derece selülit ilerlemiş, ayaktayken belirgin hale gelmiştir; hatta cilt altındaki varlığı elle hissedilir. Mutlaka hekim müdahalesi gerekir. Tedavi edilebilir.
  3. Derece selülit: Fibröz selülit de diyebiliriz. 2. derece selülit iyice ilerler ve nodüller büyüyerek daha da sert bir hale gelir. Hem yatarken hem de ayakta belirgindir. Tedaviye oldukça dirençlidirler; tedavi uzun zaman alır.

Selülit nasıl tedavi edilir?

Selülit tedavisi çok yönlü bir tedavidir. Cilt altı yağ dokusu azaltılmalı, selülite sebebiyet veren etkenler ortadan kaldırılmalı ve lenf akım düzeltilmelidir.  Kişi bir ödev gibi günlük hayatında birkaç faktöre dikkat etmelidir. Bunlar;

  • Sağlıklı beslenme / Diyet programı
  • Spor
  • Bol su içmek’tir.
Bunlarla uğraşmak yerine tek bir ürün ile Selülitlerinizden kurtulmaya ne dersiniz?

Sebi İxir Vücut Bakım Spreyi ile sülülitlerinizden kurtulun!

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Kafeinin Fayda ve Zararları Nelerdir?

Tüketilen şekerler, kahveler ve kolalar kafein içeriyor. Kafein gündelik hayatta sıkça tüketiliyor. Peki kafeinin sağlığa olumlu veya olumsuz etkileri neler? Kafeinin en bilinen özelliği ise dikkati toplamaya yardımcı olmasıdır. Bununla birlikte kafeinin birçok artısı ve eksisi var.

KAFEİNİN FAYDALARI NELER?

Kafein dikkati toplamayı ve odaklanmayı kolaylaştırıyor. Özellikle uykuyla mücadele edilmesi gereken bir işte çalışılıyorsa kafein yardımcı olacaktır. Kafein jet-lag sorununa da iyi gelmektedir. Kahvenin özellikle sabahları tüketilme alışkanlığı da kahvenin uyandırıcı etkisinden kaynaklanmaktadır.

Kafein; 
Zihinsel gücün yanı sıra fiziksel aktivitelere de fayda sağladığı düşünülüyor. Kafein spor sırasındaki performansı arttırmaya yardım ediyor.
 

Parkinson hastalığından koruyor. Bu unsur menopoz döneminde hormon tedavisi gören bireyler içinse tam tersi etki gösteriyor.

Alzheimer hastalığından korunmaya da yardım ediyor.

Kalp krizinden koruyucu etkisi de bulunuyor.

Düzenli tüketildiğinde diyabet riskini de azaltıyor.

Kabızlığı gidermede kullanılabilir.

Karaciğeri koruyucu etkisinin olduğu düşünülmektedir. Alkolün karaciğerde yarattığı problemleri gidermede kafeinin koruyucu etkisinin olduğuna yönelik çalışmalar yapılmaktadır.

Eklem ağrılarına karşı koruyucu olduğu da düşünülmektedir.

Düzenli tüketildiğinde ani ölüm riskinin önleneceği belirtiliyor.

KAFEİNİN ZARARLARI NELER?

Elbette kafenin sağlığa olumsuz etkileri de var.

Kafein;

 

Baş ağrılarına sebebiyet verebilir. Migren ve tansiyondan kaynaklı baş ağrılarını tetikleyebilir. Bu durum zaman zaman tam tersinde etkide de bulunabilir, kafein baş ağrısını giderebilir.

Heyecanı ve anksiyeteyi arttırabilir.

Kalp ritmine etkide bulunabilir.

Uykunun gelmemesine, uyku kalitesinin azalmasına neden olabilir.

Kalsiyumun absorbe olmasını sağlayarak kemik erimesi problemine yol açabilir. Özellikle düşük miktarda kalsiyum tüketen kadınların bu konuda daha dikkatli olması gereklidir.

Çok sık tuvalete gitme ihtiyacı yaratabilir. Bu durum idrar tutmayı zorlaştırabilir.

Alışık olunmayan bünyelerde kan basıncının geçici olarak ani şekilde artmasına neden olabilmektedir. Düzenli tüketicilerde ise bu etki nadir yaşanmaktadır.

Hemen hemen her unsurda olduğu gibi kafein tüketiminde de aşırıya gidilmemelidir. Özellikle eksileri bölümünde yer alan şikayetlere sahip olunduğu düşünülüyorsa bir uzmana başvurmak faydalı olacaktır. Birçok yetişkin, sağlıklı insan için aşırıya kaçılmadıkça kafein tüketiminin herhangi zararı olmayacağı düşünülmektedir. Yine de herhangi şüpheli durumda bir sağlık kuruluşuna başvurmak doğru olacaktır.

Devamını oku

Her Pahalı Ürün Kaliteli Midir?

Ürünün içeriği fiyatına etki etmektedir. Kaliteli ürünlerin fiyatı da buna bağlı olarak artabilmektedir. Bununla birlikte bazı ürünler “pahalıysa iyidir” algısından yararlanmaktadır. Sadece fiyat arttırılarak kaliteli izlenimi oluşturulabilmektedir.

Bilinçli tüketici olmak her alanda olduğu gibi cilt bakımında da yarar sağlamaktadır. Ürünün ambalajı estetik ve görsel açıdan fayda sağlasa da asıl etkiyi gerçekleştirecek unsur içeriktir. Pahalı üründen ziyade; cilt tipine uyumlu, problem çözmeye yönelik ürünler tercih edilmelidir. Ürün edinildikten sonra soruların iletilebileceği aktif bir danışma hattının bulunması son derece gereklidir. Bunun yanı sıra cilt tipine uyumlu ürünler seçilmelidir. Cilt tipine uygun olmayan bir seçim yapmak alınacak verimi ciddi anlamda azaltacaktır.

Hemen sonuç alma isteği çoğu zaman hüsranla sonuçlanmaktadır. Çok kısa sürede çözüm vaat eden ürünlerin, işlemlerin olumlu getiri sağlaması istisna denilebilecek kadar azdır. Bunun yanı sıra çok çabuk sonuç bekleme isteği ürünleri kullanım önerisinden sık uygulamaya veya kısa sürede birçok ürün denemeye yol açabilmektedir. Bir kremden fayda alınabilmesi için belirli süre kullanılması gerekmektedir. Belirli bir cilt bakım rutini oluşturulmalı ve buna bağlı kalınmalıdır. Hangi ürün tercih edilirse edilsin cilt temizliği ve güneş koruması ihmal edilmemelidir.

SİZ HİÇ DÜNYA PATENTLİ ÜRÜN KULLANDINIZ MI?

Sebi Pharma ürünleri içerdiği ödüllü, dünya patentli formülün yanı sıra ulaşılabilir, ekonomik fiyatlarıyla da dikkat çekmektedir.

İlaç endikeli, sonuç odaklı Sebi Pharma ürünleri ekonomik rakamlarla kullanıcıyla buluşmaktadır. Cilt bakımının herkes için ulaşılabilir olmasını hedefleyen Sebi Pharma’nın başarı ölçütü ekonomik kazanç değil kullanıcılarının ciltlerindeki olumlu değişimlerdir. Bu noktada örnek olarak şu düşünülmelidir; ağrı kesicilerin fiyatı oldukça düşüktür fakat bilinçli kullanıldığında fayda sağlayabilmektedir. Eczanelerde, ecza depolarında bulunan Sebi Pharma ürünleri cilt problemlerini gidermeye yardımcıdır. Leke, sivilce, akne, yaşlanma belirtilerini gidermeye katkıda bulunan ürünler cildi yıpratmamakta aksine bakım yapmaktadır.

Sebi Pharma ürünlerinin kullanıcılara sağladığı önemli bir avantaj da bir üründen birden fazla fayda sağlanmasıdır. Bu sayede birçok ürüne bütçe ayırmak zorunda kalınmamaktadır. Az sayıda ürün, kullanım konforu da sağlamaktadır. Ürünlerde paraben, alkol, silikon, parfüm ve hidrokinon bulunmaması da kullanıcıların lehine, oldukça önemli bir faktördür.

Tüm Sebi Pharma ürünlerini incelemek için tıklayın!
Devamını oku

Cilt Bakımında Sadelik Kazandırıyor

Her geçen gün sadeliğin önemi daha da artıyor. Cilt bakımında da sadelikten yana olmanın birçok yararı var. Az ürünle istenilen görünümü yakalamak mümkün. Bu sayede oluşabilecek zaman kaybı da en aza indirilecektir.

Zaman zaman ne kadar fazla o kadar iyi düşüncesiyle hareket edilebilmektedir. Bunun klişe bir örneği ürün daha çok fayda sağlasın diye ürünü bolca kullanmaktadır. Oysa bu durum fayda yerine zarar getirebilmektedir. Bir üründen verim almanın en iyi yolu o ürünün kullanım talimatlarına uygun olarak kullanılmasıdır.

Birçok ürün kullanıldığında hangi ürünün fayda ya da zarar getirdiğini anlamak güçleşecektir. Buna ek olarak her ürünün içerik yapısı farklıdır ve farklı ürünleri aynı anda kullanmak etkileşim riskini meydana getirmektedir.

Yaşanabilecek diğer bir sorun ise ekonomidir. Çok sayıda ürüne bütçe ayrılması kişinin ekonomisini zedeleyebilmektedir. Herhangi alanda bir rutin belirleyebilmek ve uzun vadeli olabilmek için ön koşul gerçekçi olunmasıdır. Çok sayıda ürün birlikte kullanılabilir ve fayda da elde edilebilir. Bir zaman sonra her gün bu kadar ürüne zaman ayırmak sıkıcı gelebilecektir. Bunun sonucunda birey cilt bakımından  tamamen uzaklaşacaktır.

Sade bir cilt bakım rutinin belirlemek hem ekonomik olacak hem de zamandan tasarruf sağlayacaktır. Bu şekilde hazırlanan bir rutini uzun vadede uygulamak ise kolaydır. Çoğunlukla, az sayıda ürün kullanıldığında cilt yorulmaz.

Cilt bakım ürünlerinde çok karmaşık düşünülmesine ihtiyaç yoktur. Güneş korumasına dikkat edilmesi, cildin nemlendirilmesi ve belirli yaşlardan itibaren yaşlanma karşıtı bakıma başlanması oldukça olumlu sonuçlar getirecekir

Birçok bireyin cilt problemlerinin kaynağını agresif uygulamalar oluşturmaktadır. Özellikle kısa sürede büyük sonuçlar vaat eden çalışmalar olumsuz sonuçlar verme potansiyelini taşımaktadır. Cilt bakımında sadelik benimsendiğinde bu tür çalışmalara da ihtiyaç duyulmayacak, yavaş yavaş cilde bakım yaparak istenilen sonuç elde edilecektir.

Çok sık olmasa da yapılan bir diğer hata ürünlerin karıştırılmasıdır. Ürünlerin karıştırılıp uygulanması oldukça olumsuz sonuçlar oluşturabilmekte ve cildi yıpratabilmektedir. Tercih edilen dermokozmetik ürünler düzenli ve kullanım talimatına uygun bir şekilde uygulanmalıdır.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!

Devamını oku

En Sık Karşılaşılan Cilt Problemleri

Güneşin zararlı ışınları, çevresel faktörler, hormonal değişimler cilt sorunlarına neden olabilmektedir. Doğru dermokozmetikler seçerek bakımlı ve pürüzsüz bir cilde sahip olmak mümkündür. Herhangi problem söz konusu olduğunda cilt bakım ürünü seçmek için çok fazla beklenmemelidir.

Sivilce ve Akneler

Yiyeceklerin sivilce ve akneler üzerindeki etkisi tartışmalıdır. Beslenme alışkanlıklarının bu cilt sorununa etkisi olup olmadığı, veya mevcut sivilceleri, akneleri daha kötü duruma getirip getirmediği tartışmalıdır. Bununla birlikte; aşırı yağlı ve işlenmiş gıda tüketimi genel sağlığa da zararlı olduğu için önerilmemektedir. Çevresel kirliliğin siyah nokta, sivilce, akne şikayetlerine yol açtığı düşünülmektedir. Cilt temizliği bu sorun için son derece önem taşımaktadır. Stres doğrudan rol oynamasa da akne-sivilceyi tetikleyebilmektedir.

Önerilen Sebi Pharma ürünü;  Sebi İxir Akne Kremi‘dir

Cilt lekeleri

UVA, UVB ışınları, yaşlanma, fiziksel hasarlar ciltte lekelenmeye neden olabilmektedir. Sir, ağda, epilasyon, lazer sonucunda da ciltte lekeler ve kararmalar meydana gelebilmektedir. Lekeler çoğunlukla bir sağlık sorunu olarak nitelendirilemese de görünüm açısından rahatsız edici olabilmektedir.

Önerilen Sebi Pharma ürünü; Sebi İxir Leke Kremi‘dir.

Kırışıklıklar, sarkmalar

Yaşın ilerlemesiyle birlikte kırışıklık ve sarkma şikâyeti meydana gelebilmektedir. Mimik çizgileri de belirginleşmeye başlar. Yer çekimi, sigara kullanımı, stres gibi faktörlerin tümü yaşlanma belirtilerini meydana getirmektedir. Yaşlanma belirtilerinin genç yaşlarda meydana gelmesinin en önemli nedeni UVA UVB ışınlarına maruz kalınmasıdır. UVA, UVB ışınları cildin yapısına zarar vererek cilt problemlerine yol açmaktadır. Cildin istenildiği gibi görünmemesine yol açan bir diğer unsur da cilt bakım rutinine sahip olunmamasıdır.

Önerilen Sebi Pharma ürünü: Sebi Simyacı Anti Aging Krem‘dir

Cilt hassasiyeti

Bazı ciltler çevresel faktörlere, güneşe, cilt bakım ürünlerine karşı daha çok hassasiyet göstermektedir. Bu problemi yaşayan bireylerin ürün seçiminde çok daha fazla dikkatli olması cildini çevresel faktörlere karşı koruması gereklidir. Özellikle güneşin zararlı ışınları hassas cilde sahip bireyleri oldukça olumsuz etkileyebilmektedir. Soğuk havalar da hassas ciltlerde benzer sonuçlara yol açabilmektedir.

Önerilen Sebi Pharma ürünü: Sebi İxir Acil Bakım Kremi‘dir.

Sebi Pharma ödüllü, dünya patentli, “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren ve sözünü tutan ürünleriyle büyük bir kullanıcı memnuniyeti sağlamaktadır.

Sebi Pharma’daki hiçbir ürün cildi soymamakta ve yıpratmamakta aksine bakım yapmaktadır. Cildi besleyen ürünler deriyi çevresel faktörlere karşı da korumaktadır.

Devamını oku

Yaşlanmak Saçları Nasıl Etkiliyor?

Yaşın ilerlemesi ile birlikte hem ciltte hem de sağlıkta çeşitli problemler meydana gelebilmektedir. Cilt çevresel faktörlere karşı daha savunmasız hale gelir. Bu durum sağlık için de geçerlidir; genel sağlığa, beslenmeye gösterilen dikkat arttırılmalıdır. Tüm bu değişimler saçlarda da gözlemlenir. Saçların beyazlaması, dökülmesi en sık rastlanan sorunlardandır.

YAŞIN İLERLEMESİYLE HANGİ DEĞİŞİMLER YAŞANIYOR?
 
  • Saç rengi değişir. Bu aynı zamanda yaşlanmanın en net belirtilerindendir. Saç rengini üreten melanin zamanla daha az üretilmeye başlanır. Bunun sonucunda saçlar grileşmeye başlar. Bu durum çoğunlukla 30’lu yaşlarda başlar. Saç rengi giderek açılır ve beyazlar. Bu durum genetik yapı ile de ilgilidir.
  • Bir saç telinin ortalama ömrü 2 ve 7 yıl arasında değilmektedir. Saç düşse de yenisi ile değişir. Vücuttaki saç ve tüy miktarı da genetik yapı ile ilgilidir. Hemen herkes yaşlanmayla birlikte saç dökülmesi sorunu yaşar. Buna ek olarak saçların uzaması da yavaşlar. Hormonlara bağlı olarak erkeklerde ve kadınlarda farklı saç problemleri meydana gelebilmektedir.
  • Tırnaklar da yaşlanmayla birlikte değişebilmektedir. Tırnaklar yaşlanmayla birlikte daha yavaş uzamaya, solgunlaşmaya, sararmaya ve opak hale gelmeye başlar. Özellikle ayak tırnakları daha sert ve kalın hale gelir.
  • Bunların yanı sıra seçilen saç stilleri de ister istemez bireyi yaşlı gösterebilmektedir. Bu nedenle saç şeklinin seçimine de dikkat edilmelidir. Doğru seçimler yapıldığında daha genç görünmek dahi mümkündür.
  • Saçların çok sık boyanması, saç rengi değiştirirken zıt renklerin tercih edilmesi gibi birçok faktör saçları yıpratmaktadır. Bu unsurlara da dikkat ederek saçlarda meydana gelebilecek problemlerin azalmasına katkıda bulunulabilir.
Devamını oku

Siyah Nokta ve Sivilcelere Kesin Çözüm

Yağlı ciltlerde sivilce, akne şikayeti ile birlikte sıkça siyah nokta problemi de oluşur. Bu nedenle ayrı ayrı ürün araştırmak yerine sivilce ve siyah nokta kremi şeklinde araştırılabilmektedir. Yaş, güneş yanıkları, hormonal değişimler gibi çeşitli unsurlara bağlı olarak siyah noktalar meydana gelebilmektedir. Sivilce ve siyah nokta kremi isteniyorsa Sebi İxir Akne Kremi mutlaka incelenmelidir

Sivilce Ve Siyah Nokta için Sebi Kremi

Yaş her zaman cilt problemleri üzerinde belirleyici olmaktadır. Yaşın ilerlemesi ile birlikte çeşitli sağlık sorunları da yaşanabilmektedir. Çok fazla güneş ışınlarına maruz kalınması siyah noktaları tetikleyebilmektedir. Bu da sivilce ve siyah nokta kremi ihtiyacını ortaya çıkarır. Kış mevsiminde de güneşin zararlı ışınları cilde zarar vermeye devam etmektedir. Bu nedenle güneş koruyucu kullanımına sürekli dikkat edilmelidir. Derinin aldığı hasarlar da istenilen görüne sahip olunamamasının nedenleri arasında yer almaktadır. Fiziksel hasarlar cildi ciddi anlamda yıpratmaktadır. Mesleki nedenlerle buna maruz kalan bireylerin mutlaka gerekli önlemleri almalı gerekmektedir. Çeşitli spor dallarında da bu durum söz konusu olabilmektedir. Yine yapılan sporun amacına uygun koruyucu ekipmanlarla tedbir alınmalıdır.

ÇOK SOĞUK VE SICAK HAVA CİLDİ YIPRATABİLİYOR

 

Seçilen hatalı cilt bakım ürünleri de siyah noktaları ve çeşitli cilt sorunlarını tetikleyebilmektedir. Sivilce ve siyah nokta kremi seçiminde cilt bakım ürünü tercihinin önemi ortaya çıkmaktadır. Araştırma yapmak, içerik bilgisine sahip olmak, kullanım talimatlarına uymak, ürünleri karıştırmamak avantaj sağlayacaktır. Cildi yoran ve yıpratan yöntemler de lekelere, siyah noktalara sebebiyet verebilmektedir. Buna özellikle mevsimsel koşulların ciddi anlamda olumsuz olduğu yaz ve kış mevsimlerinde daha çok dikkat edilmelidir. Yazın aşırı sıcak, güneşin zararlı ışınları kışın ise çok soğuk ve kuru hava cildi yıpratmaktadır. Normal ciltlerde dahi sorunlara yol açabilecek bu durum hassas ciltlerde daha büyük tahribata yol açacaktır.

Gebelik süresince hormonal değişimler söz konusu olacaktır. Bu durum cildi de etkilemektedir.

CİLT TEMİZLİĞİ AKNE KARŞITI BAKIM İÇİN ÖNEMLİ

Cilt bakımını yapmak ve istenilen görünüme kavuşmak için sivilce ve siyah nokta kremi seçimine dikkat etmek cilt temizliğine dikkat edilmesi önem taşımaktadır. Cilt temizliğine dikkat edilmediğinde akne, sivilce ve siyah nokta gibi sorunlar daha da artabilmektedir. Cilt temizlenmediği zaman cilt yüzeyinde bir tabaka oluşacaktır. Bu da sivilce ve siyah nokta kremi araştırılmasına neden olabilmektedir. Bu tabaka kullanılan cilt bakım ürününden tam verim alınabilmesini önleyecektir.

Sebi Pharma Der Ki;

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi İxir Akne Kremi ile Sebi Su akne, sivilce ve siyah nokta karşıtı bakım yapıyor, pürüzsüz görünüm oluşturuyor.

Sivilce, siyah nokta ve akne karşıtı formülümüze ulaşmak için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!

 
Devamını oku

Yaşlanma Karşıtı Bakıma Geç Kalmayın!

Birçok alanda olduğu gibi cilt bakımında da sorun oluşmadan önce tedbir almak fayda getirecektir. Yaşlanma karşıtı bakıma başlamak için sarkma ve kırışıklıkların oluşması beklenmemelidir. Eğer yaşlanma belirtileri oluştuysa da bunu ortadan kaldırmaya katkıda bulunmak için bir an önce yaşlanma karşıtı bakıma başlanmalıdır.

Genç yaşlarda cilt için yapılabilecek yatırımı tek değişkenle açıklamak oldukça güçtür. Uzun yıllara rağmen bakımlı ve genç bir cildin sırrı birçok faktörün birleşmesiyle ortaya çıkmaktadır. Beslenme alışkanlıklarına, uyku düzenine, genel sağlığa, cilt bakımına dikkat edilmesi, doğru ürünlerin seçilmesi gibi birçok unsur uzun yıllar boyunca yaşlanma belirtilerinin oluşmamasını sağlayabilir. Kişinin sağlığı ve cilt bakımı için attığı her adım bir anlamda yaşlanmayı önlemeye katkıda bulunmaktadır. Çok genç yaşlarda anti aging kullanımından kaçınılmalıdır. Bu yaşlarda cilt bakımına dikkat etmek daha faydalı olacaktır.

Ne kadar dikkat edilirse edilsin yaş ilerledikçe bir şekilde yaşlanma belirtileri ortaya çıkmaktadır. Bu sorunlar ortaya çıkar çıkmaz cilt tipine, yaşa ve beklentilere uygun anti aging dermokozmetik ürünler kullanılmalıdır. Yanlış ürünlerin tercih edilmesi sorunun artmasına neden olabilecektir. Yaşlanma karşıtı bakım denildiğinde çoğunlukla akla genç ve güzel görünüm gelir. Bu, büyük oranda doğrudur fakat dikkat edilmesi gereken tek
nokta bu değildir. Yaşın ilerlemesi ile birlikte cildin nemi azalır ve kuruluk şikayeti başlar. Bu durum görüntüden öte kişinin kendini rahatsız hissetmesine yol açacaktır. Deride kaşıntı, gerginlik hissi oluşabilir. Yaşlanma karşıtı ürünler nem de sağlayarak bu durumun oluşmasını önlemeye yardım edebilmektedir.

İyi bir anti aging seçildikten sonra da ürünü düzenli ve kullanım talimatlarına uygun kullanmak, genel sağlığa da dikkat etmek fayda getirecektir.

Su içmek hem genel sağlığa hem de cilde son derece faydalıdır. Yetersiz su tüketimi birçok soruna yol açmaktadır. Yeterli su tüketimi cildin aydınlık görünmesine de katkıda bulunacaktır. Herhangi cilt bakım ürününden verim elde edebilmek için temiz cilde uygulama yapmak gerekmektedir. Bu kural yaşlanma karşıtı ürünler için de geçerlidir ve oldukça önemlidir. Ürün temiz  cilde kullanılmadığı zaman alınabilecek fayda azalacaktır.

Sebi Pharma Der Ki;

Tüm Sebi Simyacı ürünleri arasında en yüksek miktarda ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi Simyacı Yaşlanma Karşıtı Krem yoğun nem sağlıyor, cilde bakım yapıyor ve yaşlanma belirtilerini gidermeye katkıda bulunuyor.

Yaşlanmanızı Engelleyecek formülümüze ulaşmak için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!

Devamını oku

Selülit Nedir?

Sıkça şikayet edilen problemlerden biri de selülittir. Selülitlere birçok faktör neden olabilmektedir. Selülit çoğunlukla üç aşamada incelemektedir. Birinci seviyede belirtileri kolayca gözlemlemek mümkün değildir. Mikroskopla inceleme yapılması gereklidir. İkinci aşamada ise durum daha da ilerlemiştir, anatomik değişimler söz konusudur. Üçüncü seviyede ise selülit gözle görünecek aşamaya gelmiştir.
 

Selülit hem erkeklerde hem de kadınlarda oluşabilmektedir. Bununla birlikte selülit kadınlar arasında daha yaygındır. Bunda yağ ve bağ dokusunun özellikleri etkili olmaktadır. Selülitlerin oluşumu çeşitli faktörlerden kaynaklanmaktadır.

Hormonal unsurlar sağlık ve cilt problemlerinde olduğu gibi selülitlerin gelişiminde de önemli rol oynamaktadır. Östrojen, insülin, noradrenalin, tiroit hormonaları ve prolaktin hormonlarından şüphe edilmektedir. Belirli genler selülit gelişimine neden olmaktadır. Cinsiyet, yavaş metabolizma gibi unsurlar da selülit sorununu yaşama olasılığını arttırmaktadır.

Yaşlandıkça vücut daha az östrojen üretecektir. Kan dolaşımına katkıda bulunan östrojenin azalması selülitlere de davetiye çıkaracaktır.

Çok fazla yağ, karbonhidrat, tuz tüketen, az lif alan bireylerin selülit sorunu yaşama ihtimali daha fazladır. Sağlıklı beslenmenin birçok faydasından biri de selülit yaşama olasılığının azalmasıdır.

Yaşam tarzı da selülit üzerinde etkilidir. Sigara kullanımı, spor yapılmaması, uzun süre oturulması da bu soruna neden olan unsurlar arasında yer almaktadır. Sigara kan dolaşımını yavaşlatmakta, yaşlanma belirtilerinin erkenden ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Sigara renk tonu eşitsizliğinin de sebepleri arasında yer almaktadır.

Egzersiz yapmak metabolizmayı ve kan dolaşımını hızlandıracaktır. Kullanılan selülit karşıtı ürünlerden de daha fazla verim almak mümkün olacaktır.

Selülitin sadece kilo problemi yaşayan bireylerde meydana geldiği düşüncesi doğru değildir. Aşırı kiloya sahip olmak cilt altında daha fazla yağ olmasına ve bu yağın bağ dokuya daha fazla baskı uygulamasına sebebiyet verecektir. Selülit her ölçüde, kilodaki bireyin başına gelebilmektedir. Düzenli spor yapan, sağlıklı beslenen, sağlığa dair hemen hemen tüm kurallara uyan bireylerde dahi selülit gözlemlenebilmektedir.  Bununla birlikte beslenmeye dikkat edilmesi genel sağlık, cilt bakımı ve selülit karşıtı bakım için avantaj sağlayacaktır. Bol su tüketilmesi, su oranı yüksek gıdaların seçilmesi fayda getirecektir.  Genel sağlığa dikkat edilmesi cildin görünümü açısından da fayda getirecektir.

Selülit Karşıtı Formül için tıklayınız.

Devamını oku

Makyaj Temizliği Neden Önemli?

Cilt bakımında ihmal edilmemesi gereken kurallardan biri de makyaj temizliği yapılmadan uyunmamasıdır. Makyaj çıkarılmadan uyunduğunda ciltte birçok problem oluşmasına zemin hazırlanacaktır.

Uyumadan önce makyaj temizlenmediği zamanlarda yorgunluk bahane edilmektedir. Uykuda cilt yenilenmektedir fakat yüzde makyaj varken cilt nefes alamaz ve kendini yenileyemez. Bunun yanı sıra mimik çizgileri, göz çevresinde halkalanma da meydana gelebilecektir.

Pratik olması nedeniyle makyaj temizleme mendilleri sıkça tercih edilmektedir. Makyaj temizleme mendilleri faydalı olsa da cildi tam anlamıyla makyajdan arındıramamaktadır. Bu araçlar kullanılmak isteniyorsa cilt öncelikle mendillerle makyajdan kabaca arındırılmalıdır hemen sonra ise cilt temizleme ürün kullanarak derinlemesine temizlik yapılmalıdır.

Makyaj yapılmadan önce saçların toplanması önem taşımaktadır. Bu sayede alın bölgesini de tam anlamıyla temizlemek mümkün olur.

Göz çevresindeki deri diğer bölgelere oranla çok daha incedir hatta bu yüzden yaşlanma belirtileri öncelikli olarak göz çevresinde gözlemlenmektedir. Göz makyajının temizlenmesi de önem taşımaktadır. Bu bölgedeki cilt çok hassas olduğu için dikkatli olunmalı mümkünse pamuk kullanılmalıdır.
 

Yüz temizliğine başlanmadan önce eller iyice yıkanmalıdır. Buna dikkat edilmesi günlük yaşantıda da fayda getirecektir. Farkında olunmasa da gün içinde birçok defa yüze dokunulmaktadır. Bunun sonucunda ellerdeki bakteriler yüze taşınır bu da çeşitli sorunlara yol açabilmektedir. El hijyenine dikkat edilmesi ve mümkün olduğu kadar yüze dokunulmamak yarar getirecektir.

Cilt temizliği yapıldığında derinin kir ve makyajdan tam olarak arındığına emin olunmalıdır. Aceleci davranmaktan kaçınılmalıdır. Makyaj temizlendiğinde cildin nefes almasına, kendi kendine bakım yapmasına ve ölü hücrelerin arınmasına da yarar da bulunulacaktır. Özellikle akne ve sivilcelerden yakınan bireylerin cilt temizliğine daha fazla dikkat etmesi gerekmektedir. Cilt temizliği bu sorunların oluşma riskini azaltacaktır.
Cilt temizliği bireyin daha genç ve bakımlı görünmesine de katkıda bulunacaktır. Kullanılan dermokozmetik ürünler temiz cilde daha iyi nüfuz edebilecektir.

Kaliteli makyaj ürünleri seçmeye dikkat edilmelidir. Bununla birlikte makyaj yapmakta kullanılan malzemelerin kalitesi, kullanım ömrünün dolmamış olması da önemlidir. Bu ürünler kişisel olarak kullanılmaktadır.

Sebi Pharma Der Ki;

Sebi Simyacı’nın ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren temizleme suyu Sebi Su cildi makyajdan, kirden başarılı şekilde arındırmaktadır. Sebi Su tüm Sebi Simyacı ürünlerinden alınacak faydayı da arttırmaya yardımcıdır.

Cilt temizleme suyuna ulaşmak için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!

Devamını oku

40'lı Yaşlarda Cilt Bakımı

40'lı yaşlardaki cilt görünümünle 20'li yaşlardaki cildin aynı değildir. Daha genç yaşlarda cildin nemli ve dolgun görünürken, ileri yaşlarda cildindeki hyaluronik asit oranı azalır, deri altındaki yağ tabakası incelir ve ciltte gözle görülür bir kuruluk meydana gelir. Aslında yaşlanma belirtileri dediğimiz durum da bu kuruluk sonrasında ortaya çıkar. 40 yaş, cilt bakımının dönüm noktalarından biri olarak görülüyor. Eğer 40 yaşında doğru anti-aging uygulamalarına başlarsan ileriki yaşlarda yaşlanma belirtilerini kontrol altına alman daha kolay olacak. 

Cilt temizliği

Sadece 40'lı yaşlarda değil, her yaşta cilt temizliği oldukça önemli. Fakat 40'lı yaşlarda olanlar ve cildini düzenli temizlemeyen kişilerde daha yoğun kuruluk ve pul pul dökülme sorunu görülebiliyor. Çünkü cildini düzenli temizlemediğinde, gözeneklerine dolan kir ve makyaj artıkları cildinin nefes almasını engeller. 

40'lı yaşlarda cilt temizliği yaparken cildini kurutacak ürünlerden uzak durmalısın. Bu nedenle biz bu yaş grubuna kurutmayan ve nemlendiren jel temizleyicileri öneriyoruz. Kurutmadan temizleyebilen ürünlerle cildini derinlemesine arındırabilirsin.

Cildi nemlendirme

40'lı yaşlara geldiğinde içeriğinde retinol, hyaluronik asit ve peptidler olan cilt bakım ürünleri kullanmalısın. Çünkü bu içerikler cildinin sıkılığını arttırır ve cildini dolgunlaştırmayı hedefler. Sebi Simyacı Yaşlanma Karşıtı Bakım Kremi cildindeki kırışıklık görünümünü azaltır, cildini sıkılaştırır ve cildinin ihtiyacı olan nemi karşılar. Yani tek kremle 3 etkiye sahip olabilirsin! Hücre Yenileyici Bileşen ile cilt hücrelerini yenileyerek kırışıkların azalmasına yardımcı olacak. 

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

İstediğiniz cilt bakımı için onlarca ürüne gerek yok!

Hemen herkes cildinin bakımlı görünmesini istemektedir. Çevresel koşullar, yaşın ilerlemesi gibi birçok unsur cilde zarar verebilmektedir. Cildi korumak ve cildin istenildiği gibi görünmesini sağlamak için birçok ürüne ihtiyaç yok! Sebi Pharma ürünleri ezber bozan çok fonksiyonlu ürünleriyle sizi masraftan ve fazla efor harcamaktan kurtarıyor!

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi Pharma ürünleri az ürünle çok başarı sağlıyor! Bunun sonucunda da büyük bir kullanıcı memnuniyeti sağlanıyor. Özellikle yaz mevsiminde kullanıcıların yoğun ilgisi ile karşılaşan Sebi İxir Leke Kremi buna oldukça iyi bir örnek. Krem cildi soymadığı ve yıpratmadığı için “yazın leke kremi kullanılmaz” tabusunu yıkmaktadır. Bu Sebi Pharma’nın “ezber bozma” üslubunun da bir göstergesidir. Sebi İxir Leke Kremi lekeleri gidermeye katkıda bulunurken güneş koruması da sağlamaktadır. Böylelikle kullanıcılarına bir değil iki fayda sunmaktadır. Bunun yanı sıra ürün yoğun nem sağlamaktadır. Cilt kuruluğu şikayeti çeken bireyler için de bu özellik büyük önem taşımaktadır. Sebi İxir Akne Kremi’nde de bunu gözlemlemek mümkündür. Krem sadece sivilce, akne sorunu ile mücadele etmekle kalmamakta, gözenek, rahatsız edici yağlılık problemlerini çözmeye de katkıda bulunmaktadır. Böylelikle yağlı ciltlerde meydana gelen birçok sorun için tek ürün kullanılabilmektedir. Sebi İxir Acil Bakım kremi yoğun nem sağlamakta cilt kuruluğu şikayetini gidermeye faydada bulunmaktadır. Ezber bozan formüle sahip ürün tüm aile bireyleri için uygundur. Sebi İxir Acil Bakım Kremi ilk sürüldüğü andan itibaren cilde yoğun bakım yapmaktadır. Sebi Su da bir tonikten çok daha fazlasıdır. Sebi Su ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içermektedir. Temizleme suyu cildi kir yağ ve terden başarılı şekilde arındırdığı gibi tüm Sebi Pharma ürünlerinin etkisini arttırmaktadır. Herhangi Sebi Pharma ürünü kullanmadan önce cildi Sebi Su ile temizlemek üründen alınacak verimi en üst düzeye çıkaracaktır. Sebi Ala ve Sebi Simyacı Sebi Pharma felsefesinin en net örnekleridir. Her iki ürün de göz çevresi, yüz, boyun dahil tüm cilde uygulanabilmekte kırışıklık, sarkma gibi yaşlanma belirtilerinin yanı sıra lekeleri gidermeye de katkıda bulunmaktadır. Ürünler anti aging bakımın yanı sıra içerdikleri silisyum kaplı değerli minerallerle aydınlık bir görünüm oluşturmaktadır. Sebi Simyacı Anti Aging Krem ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen”i en yoğun miktarda içerme özelliğine de sahiptir. Sebi Simyacı 50 ml’lik yeni ambalajında çok daha uzun süre “tek üründe tüm bakım” sağlıyor.
Devamını oku

Koreliler de Sebi Pharma’yı çok sevdi!

Sebi Pharma standı Kore Uluslararası Kadın Buluşçular Fuarında yoğun ilgi gördü. Koreliler ürünlerin faydaları ve içerikleri hakkında kapsamlı bilgi aldı. Sebi Pharma Yönetim Kurulu Başkanı ve Türk Mucit Özen standı ziyaret eden Koreli vatandaşlarına ödüllü, dünya patentli buluşu “Hücre Yenileyici Bileşen” hakkında bilgi verdi.

Dünyanın her yerinden saygın kadın mucitlerin ağırlandığı Kore Uluslararası Buluş Fuarı’na ilgi büyüktü. Türk Mucit Özen’in Türk Patent Enstitüsü’nün kimya alanında seçtiği mucit olarak katıldığı etkinliğin ilk günü tamamlandı. Standı ziyaret eden bireylere ürünler ve içerikleri hakkında detaylı bilgi verildi. Kremlerin parfüm içermemesi doğal aromaterapik kokuya sahip olması Korelilerin özellikle ilgisini çekti. Koreliler ağır kokuları sevmediklerini ifade etti. Koreli vatandaşlar en kısa zamanda Sebi Pharma ürünlerini Kore’de görmek istediklerini belirtti. Standı ziyaret edenler “Formülün işe yaradığını Şebnem Hanım’ın yüzüne bakınca görüyoruz.” diye belirtti. Türk Mucit Özen’in gerçek yaşını duyan ziyaretçiler inanmakta güçlük çektiler ve tahminlerinin çok daha farklı olduğunu söylediler.
Cilt Beyazlatma etkili anti aging krem Sebi Ala yoğun ilgi gördü. Korelilerin sıkça şikayet ettikleri bir diğer cilt problemi ise lekelerdi. Sebi İxir Leke Kremi’ne dair birçok bilgi paylaşıldı. Kremin leke gidermenin yanı sıra 50 faktör güneş koruması sağlaması da dikkat çekti.

Devamını oku

Daha güçlü saçlar için öneriler

Saçların bakımsız görünmesinin birçok nedeni bulunmaktadır. Saçlardaki herhangi problem kişiyi ciddi anlamda rahatsız edecektir. Saç sorunları sağlık hakkında da ipucu verebilmektedir.

Güçsüz saçlarda incelme ve dökülme şikayeti sık sık yaşanmaktadır. Aşırı kuruluk ve yağlılık güçsüz saçların belirtisidir. Saçların yapısı genetik faktörlerden de etkilenebilmektedir. Hormonal faktörler, menopoz, doğum, kullanılan ilaçlar, yetersiz beslenme, stres, mantar ve kanser tedavisi saçları zayıflatabilmektedir. Çevresel faktörler de saçları yıpratabilmektedir. Güneş ışınları, klor, tuzlu su, klima, ısıtıcılar ve kirlilik saçları güçsüzleştirebilmektedir.

Her gün 100-150 saç kaybetmek normaldir. Birçok insan 100,000 civarında saç teline sahip olduğu için bu kayıplar fark edilmez. Ne zaman saç düşse yenisi oluşur. Bu süreç orta yaşa, saçların yeniden büyümesi yavaşlayana veya durana kadar devam eder. Kırılmaya bağlı olarak yaşanan saç kaybı normal değildir. Saçların kırılması belli bir düzeye kadar normalken aşırı miktardaki dökülme saçların güçsüzleştiğinin işareti olabilir.

Saç bakımı için doğru ürün seçimi son derece önemlidir. Şampuan, şekillendirici ürünler seçerken dikkat etmek gereklidir. Saçı kurutan şampuanlar tercih edilmemelidir. Saç bakımı için aşırı miktarda ürün kullanmak yarar yerine zarar getirebilmektedir. Aşırı ürün kullanımı saçların güçsüzleşmesine neden olabilmektedir.

Güçsüz saçlar sıcaklıktan nefret eder. Saç kurutucular, ütüler saçların güçsüzleşmesine ve kırılmasına neden olabilmektedir.

Saçların güçsüzleşmesi ve incelenmesi saça uygulanan işlemlerden kaynaklanabileceği gibi beslenmeden de kaynaklanabilmektedir. Sağlıksız bir diyet, şok diyetler saç dökülmesine ve endokrin problemlerine yol açabilmektedir.

Tüketilen besinler sağlığa ve saç derisine etkide bulunmaktadır. Sağlıklı yiyeceklerdeki besinler saçların uzamasına yardım etmektedir. Demir, protein bakımından zengin bir diyet saç derisine ve saçlara katkıda bulunacaktır. Et, balık, az yağlı peynir, yumurta beyazı, ıspanak tüketimi fayda getirecektir.

Vitaminler saç sağlığı için oldukça önemlidir. C vitamini, kollajen saç köklerini desteklemektedir. C vitamini bitkilerde yer alan demirin absorbe edilmesine de yardımcıdır.

Su cilt, genel sağlık ve saç için çok önemlidir. .Yeterli su tüketildiğinde vücudun sorunsuz çalışmasına olumlu etkide bulunulacaktır. Su saçların güçlenmesine de yardımcıdır.

Özetle; genel sağlığa ve bakıma dikkat etmek saçlara da yarar sağlayacaktır.
Devamını oku

Türk Mucit Özen’e Kore’de bronz madalya!

Türk Mucit Şebnem Özen Kore Uluslararası Kadın Buluşçular Fuarı’nda (KIWIE) bronz madalya ile ödüllendirildi. Türk Mucit Özen’in ödüllü dünya patentli buluşu “Hücre Yenileyici Bileşen” INNOPA (Indonesian Invention and Innovation Promotion Association), Bosna Hersek Kadın Buluşçular Derneği, İstanbul Uluslararası Buluş Fuarı tarafından da ödüle layık görülmüştü.

Güney Kore’nin başkenti Seul’de 16-19 Haziran 2015 tarihleri arasında düzenlenen, dünyanın her yerinden yoğun ilgi gösterilen etkinlikte Türk Mucit Şebnem Özen bronz madalya ile ödüllendirildi. Sayın Özen’in ödüllü, dünya patentli buluşu “Hücre Yenileyici Bileşen” oldukça dikkat çekti. Birçok cilt problemini gidermeye yardımcı bileşenin doğal yapıya sahip olması bebeklerde dahi kullanılabilmesi hayranlık ve beğeni ile karşılandı.
Etkinlik boyunca standı ziyaret eden birçok Koreli Sebi Pharma ürünleri hakkında bilgi aldı. Kremleri deneyenler oldukça memnun kaldığını belirtti. Kremlerin zengin içeriğe sahip olması ve doğallığı Korelilerin beğenisini topladı. Korelilerin cilt bakımında doğallığa çok önem vermesi de Sebi Pharma’ya olan ilgiyi arttırdı.

Devamını oku

Yaz ve saç bakımı

Yaz mevsiminde saçlar yıpranabilmektedir. Güneşin zararlı ışınları, tuzlu ve klorlu su; yazın saçları olumsuz etkileyen faktörler arasında yer almaktadır. Bunların sonucunda saçlar canlılığını ve sağlığını yitirebilmektedir. Yaz mevsiminin tadını çıkarabilmek ve bakımlı saçlara kavuşabilmek için dikkat edilmesi gereken birçok unsur bulunmaktadır.

Çevre kirliliği, tozlar, ter gibi unsurların birikimi saç problemlerine neden olabilmektedir. Bu nedenle saçların düzenli olarak yıkanması önem taşımaktadır. Güneşin güçlü ışınları saçları kuru ve kırılgan bir şekle büründürecektir. Yumuşak formüle sahip şampuanlar tercih edilmelidir. Bol su içmek sadece sağlık için değil saçlar için de oldukça faydalıdır. Yaz mevsiminde su kaybı tehlikeli boyutlara varabilmektedir. Bu nedenle su tüketimi ihmal edilmemelidir. Susadıkça su yerine farklı içeceklerin tercih edilmesi de sağlıklı bir alışkanlık değildir. Hiçbir içecek suyun yerini tutamaz. Cilt bakımında olduğu gibi saçlar için de doğal ürünler tercih edilmelidir. Yapay, kimyasal boyalar, şekillendiriciler saçın kırılganlığını arttıracak ve saçları güçsüzleştirecektir. Doğal ürünlerle saçlar nemlendirilmeli ve korunmalıdır. Saç derisi de cildin bir parçasıdır. Elbette saç derisinin de güneşten korunması gerekmektedir. SPF içeren saç spreyleri veya şapkalar tercih etmek yarar getirecektir. Yaz mevsimindeki sıcaklık saçın kurumasına ve kıvırcık olmasına yol açacaktır. Buna önlem olarak at kuyruğu, topuz, gibi saç stilleri tercih edilebilir. Bu saç biçimleri terlemeyi azaltmaya da katkıda bulunacaktır.

Yaz mevsimi saçların kuruduğu ve zarar gördüğü mevsimdir. Yazın saçları boyatmamak iyi bir tercih olacaktır. Bu saç kalitesini arttıracaktır. Saç rengi değiştirilmek isteniyorsa güneş ışınlarının dik olarak gelmeye başlamasından önce saçlar boyatılmalıdır.

Yazın saçları yoran bir diğer faktör de deniz ve havuzdur. Denizdeki tuzlu havuzdaki klorlu su saçları yıpratmaktadır. Yeterli tedbir alınmayan havuzlarda ise bulaşıcı hastalıklar söz konusu olabilmektedir. Bone kullanımı ihmal edilmemeli, denizden veya havuzdan çıkıldığında çok beklemeden saçlar durulanmalıdır.

Sebi Pharma Der Ki;

Saçların en sık kırıldığı zaman ıslak olduğu zamandır. Saçlar ıslakken çok sık dişlere sahip taraklar kullanmaktan ve sert hareketlerden kaçınılmalıdır. Yumuşak, geniş taraklar ile saçlar taranmalıdır. Stres de saç dökülmesinin öncelikli sebepleri arasında yer almaktadır. Stres sağlığa da oldukça zararlıdır. Mümkün olduğu kadar stres ile mücadele edilmelidir.

Saçlarınıza bakım yapabileceğiniz, dökülme karşıtı Saç Bakım Serumu formülümüze ulaşmak için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Bikini Bölgesindeki Kararmaları Tedavi Eden Krem

Ciltte oluşan sorunlardan biri de bikini bölgesi kararmalarıdır. Çeşitli sebeplere bağlı olarak bikini bölgesinde kararma meydana gelebilmektedir. Bu nedenler arasında ağda, epilasyon gibi yöntemler de yer almaktadır. Bu işlemler sonucunda oluşan sorunları çözmek için bikini bölgesi kararmasına krem araştırılabilmektedir.

Bikini Bölgesi Kremler

Bikini bölgesi kararmasına krem seçilirken doğru ürünü tercih etmeye dikkat edilmelidir. Öncelikle ürünün bikini bölgesine uygulanıp uygulanmayacağı öğrenilmedir. Bu kural tüm cilt bakım ürünleri için geçerlidir. Herhangi cilt bakım ürününden fayda alabilmek için kullanım talimatlarına uygun hareket etmek gereklidir bikini bölgesi kararmasına krem dendiğinde de bu kurallar geçerlidir.

BİRÇOK FAKTÖR CİLT KARARMASINA NEDEN OLABİLİR

Bikini bölgesi kararmasına krem kullanıldığında ve fayda görüldüğünde kullanıcıya da görevler düşmektedir. Eğer kararmaya neden olan faktör biliniyorsa bu alanda değişikliğe gidilmektedir. Cilt bakımında da sorunun çözümü kadar sorun oluşmamasına dikkat etmek fayda getirecektir.

Sebi Pharma Der Ki;

Sebi İxir Leke Kremi ödüllü, dünya patentli formülüyle ciltteki lekeleri gidermeye yardımcıdır. Bikini bölgesi kararmasına krem özelliğine de sahip ürün paraben, silikon, alkol, hidrokinon içermemektedir.

Bikini Bölgesindeki Kararmaları gideren formülümüze ulaşmak için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!

Devamını oku

Yazın cilt kuruluğu neden kaynaklanır?

Kış mevsiminde cilt kuruluğu şikâyeti oldukça yaygındır. Bununla birlikte yazın da cilt kuruluğu sıkça yaşanabilmektedir. Yaz mevsimindeki su kaybı cildin kurumasına sebebiyet verebilmektedir. Kuruluğa neden olan faktörleri bulmak, uygun dermokozmetik ürünlerle cildi nemlendirmek fayda getirecektir.

Yeteri kadar su içilmemesi cilt kuruluğunun öncelikli nedenleri arasında yer almaktadır. Yeterli su tükettiğini düşünen bireyler dahi terle kaybettiği sıvı miktarını geri almamaktadır. Su tüketimine dikkat etmek cilt sağlığı açısından önem taşımaktadır.

Tıkalı gözenekler kuru cildin bir diğer sebebidir. Tıkanmış gözenekler ter bezlerini tıkamakta ve kuruluğa neden olabilmektedir. Yazın birçok insan klimalı ortamlarda zaman geçirmektedir. Klima; sıcaklıktan kurtulmayı sağlasa da cildin doğal yağına zarar verebilmektedir. Bu da kuruluğa yol açabilmektedir.

Bazı bireyler yazın da sıcak su ile yıkanma alışkanlığından vazgeçmemektedir. Sıcak su dehidrasyona yol açmakta ve kuruluğa sebebiyet verebilmektedir.

Yaz mevsiminde dudaklarda çatlamada görülebilmektedir. Bu da dehidrasyona uğrandığının bir göstergesidir. Dehidrasyonun sadece sıcaklıktan kaynaklandığını düşünmek hatalı olacaktır. Yüzme, güneşlenme gibi aktiviteler de cildin kurumasına neden olabilmektedir.

Sigara sağlığa olan birçok zararının yanı sıra cilde de zarar vermektedir. Vücut sıcaklığını arttıran, dudaklara zarar veren sigara cilt kuruluğuna da neden olabilmektedir. El hijyeninde kullanılan ürünler de zaman zaman kuruluğa yol açabilmektedir. Bu ürünleri çok sık ve yüksek miktarda kullanan bireyler daha büyük risk grubunda yer almaktadır.
Yazın sıcak olmasından dolayı normal kahve çok tercih edilmese de buzlu kahveler sıkça tüketilebilmektedir. Bu içecekler de yüksek miktarda kafein içerebilmektedir. Özellikle cilt kuruluğu yaşayan bireylerin kafeinli içeceklerden uzak durmasında fayda vardır.
Tüyleri gidermekte kullanılan işlemler cildi yorabilmektedir. Tüy gidermekte kullanılan ürünlerin içerikleri de zaman zaman cildi irrite edebilmektedir.

Hava sıcaklığının artması ve yazın gelmesi ile birlikte hemen herkes daha uzun süre dışarıda zaman geçirmektedir. UVA, UVB ışınları cilde zarar verebilmektedir. Güneş yanıkları, lekeler, erken yaşlanma belirtileri, cilt kanseri gibi birçok şikâyet meydana gelebilmektedir.

Sebi Pharma Der Ki;

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi İxir Acil Bakım Kremi ilk kullanımdan itibaren cilde bakım yapmakta ve beslemektedir. Dört mevsim kullanılan ürün yazın da yoğun nem sağlayacak cildi çevresel faktörlere karşı koruyacaktır. Sebi İxir Acil Bakım Kremi cildin su kaybetmesini de önlemektedir.

Cilt Kuruluğunu Giderici Sebi Ixir Acil Bakım Formülümüze ulaşmak için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

İstenilen Cilde Kavuşmak

Cilt bakım ürünleri seçilirken en çok öncelik verilen konulardan biri de istenilen sonuca ne kadar sürede ulaşılacağıdır. Bu nedenle çok sert ürünler tercih edilebilmekte veya kullanım talimatları göz ardı edilebilmektedir. Bunun sonucunda çeşitli sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Cilt bakımına dikkat etmek ve seçilen ürünü belirtildiği şekilde kullanmak faydada bulunacaktır.

Teknolojinin gelişimi  cilt bakım ürünlerine de yansıdı. Kullanılabilecek ürün sayısı hatta ürünü kullanmaya yardımcı araç gereç sayısı dahi arttı. Çok sayıda ürün kullanmak veya az sayıda ürün seçilse bile gereğinden fazla sürmek cildi yorabilmektedir. Adetsel olarak yüksek ürün seçildiğinde ortaya etkileşim riski çıkabilmektedir. Kendi başına faydada bulunabilecek ürünler birbirleri ile temas ettiklerinde sorun oluşturabilmektedir.

Çok sayıda ürün kullanıldığının çeşitli işaretleri vardır. Bunlar göz ardı edilmeyerek cilt bakımında değişikliklere gidilebilmektedir.

Bu işaretleri inceleyelim;

Cilt kuruluğu: 
Çok sert temizleyici ürünler cildin bariyer tabakasına zarar verecektir. Bunun sonucunda cildin neminde sorun oluşmaya başlar ve deri kurur. Cildi yormayan temizleme ürünleri seçmek faydada bulunacaktır. Özellikle hassas cilde sahip bireylerin cilt temizleme ürünleri seçerken çok daha dazla dikkat etmesi gerekmektedir.

Cilt irritasyonu: Cildin daha da hassaslaşması, kızarması yanlış ürün seçiminden kaynaklanabilmektedir. Bu aşamada da cildi yormayan yumuşak içeriğe sahip ürünler tercih etmek faydalı olacaktır.

Sivilce ve akneler: Bazı cilt bakım ürünleri sivilce ve akneye neden olabilmektedir. Özellikle ağır içeriklerde bu durum daha sık gözlemlenmektedir.  Cilt tipine uygun ürün seçmek de avantaj sağlayacaktır.

Çok sayıda ve birbiri ile uyumsuz ürünler kullanmak fayda yerine zarar getirebilmektedir. Sade bir cilt bakım anlayışını benimsemek ve sürekli buna uymak avantaj sağlayabilecektir. Dikkat edilebilecek bir noktada ürünün kullanım ömrüdür. Ürünün gerekenden çok önce bitmesi veya çok uzun süre kullanılması da faydalanılabilecek işaretlerdendir.

Sebi Pharma Der Ki;

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren cildi yormayan, aksine bakım yapan Sebi Simyacı tüm ürünler arasında en yüksek ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içerme özelliğine sahiptir. Sebi Simyacı anti aging bakımla birlikte içerdiği silisyum kaplı değerli minerallerle genç ve aydınlık bir görünüm sunmaktadır.

Sebi Simyacı Yaşlanma Karşıtı formülümüze ulaşmak için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Alın bölgesindeki kırışıklıklar için neler yapılabilir?

Yaşın ilerlemesiyle sarkmalar, kırışıklıklar artabilmektedir. En sık rastlanan problemlerden biri de alın bölgesindeki kırışıklıklardır.  Çeşitli faktörlere bağlı olarak yaşlanma belirtileri erken yaşlarda oluşabilmektedir.

Birçok nedene bağlı olarak yaşlanma belirtileri sadece ileri yaşlarla sınırlı kalmamaktadır. Günlük stres, doğum ve birçok faktör kırışıklıkların oluşmasına sebebiyet verebilmektedir.

A, C, E ve K vitaminleri bakımından zengin besinler tüketmek fayda sağlayabilmektedir. Ispanak, süt ürünleri A vitamini bakımından zengindir.

GÜNEŞİN ZARARLI IŞINLARI YAŞLANMA BELİRTİLERİNE NEDEN OLABİLİYOR

Güneş koruyucu kullanımına dikkat edilmelidir. Güneş kırışıklıkların öncelikli nedenleri arasında yer almaktadır. Bu nedenle mevsime ve hava durumuna bakılmaksızın güneş koruyucu kullanılmalıdır. UVA, UVB ışınları cildi yıpratabilmektedir.

Yeterli miktarda su tüketimi önemlidir. Mümkün olduğu kadar su tüketilmelidir. Yaşın ilerlemesi ile birlikte ciltteki kuruluk şikayeti artmakta, cildin nemi azalmaktadır.

BİRÇOK NEDENE BAĞLI OLARAK KIRIŞIKLIKLAR OLUŞABİLİR

Bunların dışında çok sıcak su uygulanması, hızlı kilo alıp verilmesi, sigara kullanımı da kırışıklıklara sebebiyet verebilmektedir.

Ciltte iyi bir görünümün oluşması için ölü hücrelerin temizlenmesi de önemlidir. Soğuk, sıcak ve rüzgarlı havaya dikkat edilmesi gerekmektedir. Tüm bu dış faktörler cildi yıpratabildiği gibi kırışıklara da neden olabilmektedir.

Balık tüketimini özellikle somon tüketimini arttırmak yaar sağlamaktadır. Somon balığı oldukça iyi protein kaynağıdır. Bununla birlikte oldukça iyi Omega 3 yağ asidi kaynağıdır. Bu şekilde beslenmek de cilt bakımına ve derinin görünümüne faydada bulunacaktır.

CİLT TEMİZLİĞİ CİLDİ KURUTMAMALI

Cilt bakımında sıkça yapılan bir hata da cildin çok sık temizlenmesidir. Bununla birlikte musluk suyuyla yüzün yıkanması da cildi yıpratabilmektedir. Cildin kendini çevresel faktörlere karşı koruyan bariyer tabakası bulunmaktadır. Buna zarar verilmesi cildin savunmasız hale gelmesine neden olabilmektedir. Bu nedenle cildi temizlerken cildi yıpratmamaya dikkat edilmelidir. Soğuk ve kuru hava cildi daha çok yorabilmektedir.

Genetik faktörler de yaşlanma belirtilerinin oluşumunda etkilidir.

Sebi Pharma Der Ki;

Tüm Sebi Simyacı ürünleri arasında en yüksek miktarda Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi Simyacı Anti Aging Krem kırışıklıkları, sarkmaları ve cilt tonu eşitsizliklerini gidermeye yardımcıdır.

Kırışıklık karşıtı formülümüze ulaşmak için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Bayram öncesi cilt bakımı

Cilde ve saçlara bakım yapmak rutin hale gelmelidir. Düzenli ve bilinçli olarak cildinize ve saçlarınıza uygulayacağınız bakım kısa sürede istediğiniz görünüme kavuşmanızı sağlar. Bayramın yaklaştığı şu günlerde cildinizi ve saçlarınızı pırıl pırıl yapacak bakım önerilerini sizlere aktarıyoruz!

Cildinizi bayrama hazırlamak için profesyonel bir bakıma ihtiyacınız yok. Evde kısa sürede yapacağınız bakım sayesinde muhteşem görünebilirsiniz. Kuşkusuz cilt güzelliği kadınlar arasında en çok özen gösterilen türevlerdendir. Genellikle duştan sonra kullanılan pürüzsüzlüğü sağlayan kremlerle yapılan cilt bakımı bir kadının kendini güzel ve özenli görmesi açısından oldukça önemlidir. Bayrama temiz ve canlı bir ciltle girmek isteyenler için sizlere birkaç tavsiyemiz var!

1- SAÇ BAKIMI

Bayram öncesi saçlarınızın daha canlı ve hacimli görünmesini istiyorsanız saç bakımını ihmal etmemelisiniz. Saçlarınızın daha hacimli ve bakımlı görünmesi için bir avokadoyu yoğurt ve bal ile karıştırıp saçlarınıza uygulayın. 25 dakika kadar beklettikten sonra saçlarınızı yıkayın.

2- YÜZ MASKESİ


Cildinizi yatıştırmak ve derinlemesine temizlemek için; yüzünüzdeki yağlı kısımlara çamur ya da kil maskesi, kuru kısımlara ise nemlendirici etkili maskeler yapın. Göz çevrenizin altına aloe vera bazlı maske uygulayarak dinlenmesini sağlayın. 

3- PEELİNG

Cildinizi ölü deriden arındırmak için bir fırça yardımıyla nemlendirici etkili peelingi tüm vücudunuza masaj yaparak uygulayın. Bu sayede cildinizde kan dolaşımı hızlanacak ve ölü derileri pul pul dökülecektir.

Ya da Sebi Pharma ürünleri ile tüm bu sorunları aşabilirsiniz!

Hemen Sipariş Vermek İçin Tıklayın.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Şebnem Özen Türk Patent Enstitüsü Başkanıyla Toplantı Yaptı

Sebi Pharma Yönetim Kurulu Başkanı ve Türk Mucit Şebnem Özen, Türk Patent Enstitüsü’ne özel olarak davet edildi ve Türk Patent Enstitüsü Başkanı Prof. Habip ASAN’la toplantı yaptı. Türk Patent Enstitüsü Başkanı Prof. ASAN, Türk Mucit Özen’in buluşuyla ilgili olarak “Böyle bir buluşu bulmak ve hayata geçirmek gerçekten çok büyük bir başarı.” dedi.
 

SEBİ PHARMASÖZÜNÜ TUTUYOR!

Sebi Pharma kurulduğu günden bu yana kullanıcılara ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren, sözünü tutan cilt bakım ürünleri sunmakla kalmıyor aynı zamanda güven sağlıyor.

Sadece yaptıklarını ve yapabileceklerini belirten Sebi Pharma firması başarılarını belgeli şekilde paylaşmaktan gurur duyuyor.

TRT ANA HABER BÜLTENİ’NDE YER ALDI

Sebi Pharma Yönetim Kurulu Başkanı ve Türk Mucit Şebnem Özen’inödüllü, dünya patentli buluşu “Hücre Yenileyici Bileşen” TRT Ana Haber Bülteni’nde yer almış ve çok dikkat çekmişti.

 

Türk Mucit Özen Türk Patent Enstitüsü tarafından kimya alanında Türkiye’yi temsil etmesi için seçilmiş ve Güney Kore’nin başkenti Seul’de düzenlenen Kore Uluslararası Kadın Buluşçular Fuarı’na (KIWIE 2016) gönderilmişti. Türkiye’yi başarı ile temsil eden Türk Mucit Şebnem Özen bronz madalya ve INNOPA özel ödülü ile ödüllendirildi.

Türk Mucit, İstanbul Uluslararası Buluş Fuarı 2016’da da (ISIF’16) bronz madalya kazanmış, Bosna Hersek Kadın Buluşçular Derneği NOVA tarafından da “En İyi Kadın Buluşçu” ödülüne de layık görülmüştü.

HEM MUCİT HEM GİRİŞİMCİ!

Türk Mucit Şebnem Özen mucit kimliğinin yanı sıra girişimci bir ruha da sahiptir. Türk Mucit Özen ödüller ve dünya patenti alacak buluşu “Hücre Yenileyici Bileşen” ortaya çıktığında birçok firmadan teklif almış ve tümünü reddetmiştir. Bunun yerine kendisi Sebi Simyacı markasını kurmuş ve buluşuna kendi firmasının ürünlerinde yer vermiştir. Sebi Simyacı ile başlayan yolculuk birikim ve başarıların ardı ardına gelmesi ile Sebi Pharma ismi ile devam etmiştir. Kimya alanındaki başarılarına girişimcilik başarılarını da ekleyen Türk Mucit Şebnem Özen Garanti Bankası’nın düzenlediği Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’nda da 30.984 adayın arasından ilk 4’e girerek Türkiye’nin Gelecek Vaat Eden Kadın Girişimcilerinden oldu.

Bugün ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” sadece Sebi Pharma ürünlerinde yer almaktadır.

Türk Patentli Krem için tıklayın.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Saçınız sağlığınız hakkında ne söylüyor?

Saç problemleri sağlık sorunlarının habercisi olabilmektedir. Saçları etkileyen birçok faktör bulunmaktadır. Saçlardaki sorunlar görünüm açısından rahatsız edici olmakla birlikte bir işaretçi olarak da düşünülebilmektedir.

Fazla mükemmeliyetçi olmak saçları da etkilemektedir. Çok sıkı saç stilleri benimsemek, saçlarla çok sık uğraşmak saçları yıpratabilmektedir.

Günde 80-100 adet saç dökülmesi normaldir. Fakat gereğinden fazla saç dökülüyorsa ve bu durum stresten kaynaklanabilmektedir. Stresin azalması saç dökülmesini engellemeye ve genel sağlığa katkıda bulunmaktadır.
 

Saçlar cansız ve matsa veya inceliyorsa beslenme alışkanlıkları gözden geçirilmektedir. Sağlıklı saç için beslenme alışkanlıkları oldukça önem taşımaktadır. Sıkça işlenmiş gıdalar tüketiliyorsa bu durum sağlığı olumsuz etkilediği gibi saçları da etkileyecektir. Bu durumun tersi de geçerlidir, sağlıklı beslenme alışkanlıklarına sahip olmak, özellikle protein bakımından zengin gıdalarla beslenmek faydalı olacaktır.

Kilo kaybetmek isteyen bireyler daha az yağ tüketimine özen göstermektedir. Bu durum saçları olumsuz etkileyebilmektedir. Yağlar sadece saç sağlığına katkıda bulunmakla kalmıyor, genel sağlığa da faydada bulunuyor. Yağ almak için doğru ürünler tercih edildiğinde zarar yerine fayda alınacaktır. Balık, avokado gibi besinler yağ tüketimi için tercih edilebilir.

Saçlardaki cansız görünüme ek olarak terleme, enerji düşüklüğü gibi belirtiler de söz konusu ise dehidrasyon yaşanıyor olabilir Genel sağlık, cilt, saç ve kaslar susuzluktan olumsuz etkilenmektedir. Kişi susuz kaldığında kendini kötü hissedebilmektedir. Su tüketimine dikkat etmek, yetersiz su almamaya özen göstermek fayda gösterecektir.

Saçların yıpranması ve kuruması saçların çevresel faktörlere karşı korunmadığını da göstermektedir. Soğuk hava, sıcak hava, güneşin zararlı ışınları gibi faktörler saçları yıpratmaktadır.

Saçlardaki olumsuz değişimin doğal bir nedeni de yaşın ilerlemesidir. Yaşın ilerlemesiyle hormonal değişimler de yaşanmakta bunun sonucunda saçlarda çeşitli sorunlar gözlemlenebilmektedir. Bu da yaşlanma karşıtı bakıma başlamak için iyi bir ipucu niteliği taşımaktadır.

Sebi Simyacı’nın ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren ürünlerine çok yakında Sebi İxir Saç Bakım Spreyi de eklenecek! Gelişmeler için Sebi Simyacı’yı takip etmeye devam edin!

Devamını oku

Dünya patentli formülle lekelere veda!

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi İxir Leke Kremi hem lekeleri tedavi ediyor hem de cilde bakım yapıyor ve besliyor. Benzersiz formülü ile dört mevsim kullanılan ürün cildi soymamakta ve yıpratmamaktadır. Sebi Simyacı’nın lekeleri tedavi eden ürünü cildi beslemekte, renk tonu eşitsizliklerini gidermektedir.
 

En yaygın cilt problemlerinden biri de lekelerdir. Güneşin zararlı ışınları, cilt problemleri, hormonal değişimler, tüyleri gidermekte kullanılan yöntemler leke oluşumuna sebebiyet vermektedir.  Birçok birey cildindeki lekelerden yakınmaktadır. Lekelerin yoğunluğuna ve koyuluğuna göre leke giderilmesine gösterilen önem de değişmektedir. Lekelerin giderilmesi kolay gibi görünse de gerçek biraz daha farklıdır. Birçok birey cilt lekelerinden kurtulmak için yüksek rakamlar ödemekte zaman ve emek harcamaktadır. Zaman zaman bunlara rağmen lekelerden kurtulmak mümkün olmamaktadır. Sebi İxir Leke Kremi’nin önemi ve farkı da bu noktada ortaya çıkmaktadır. Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren ürün lekeleri tedavi etmektedir. Oldukça makul rakamlarla ulaşılabilen krem birçok olumlu kullanıcı yorumu almaktadır. Sebi İxir Leke Kremi benzersiz formülüyle ciltteki lekeleri gidermeye yardımcıdır. Ürün bunu sağlarken cildi yormamaktadır. Sebi Simyacı’nın leke giderici kreminin bu özelliği dört mevsim kullanım sağlamaktadır.

Sebi İxir Leke Kremi de tüm Sebi Pharma ürünleri gibi aynı anda birden fazla faydada bulunmaktadır. Krem leke tedavi özelliğinin yanı sıra nemlendirici ve besleyici bakım da yapmaktadır. Cildi yormayan krem lazer epilasyon sırasında dahi kullanılabilmektedir.

Sıkça karşılaşılan bir diğer problem ise kararmadır. Sir, ağda, epilasyon sonucu kararmalar meydana gelebilmektedir. Sebi İxir Leke Kremi pH nötr özelliği ile koltuk altı ve bikini bölgesi dahil tüm cilde uygulanmakta ve kararmaları gidermektedir. Sebi İxir Leke Kremi sadece yüzdeki değil; boyunda, dekolte bölgesinde ve tüm vücutta oluşan lekeleri gidermektedir. Bu sayede hem ekonomi hem de kullanım konforu sağlamaktadır.

Sebi İxir Leke Kremi tüm bu artılarıyla Sebi Simyacı’nın en çok tercih edilen ürünlerinden biri olmuştur.

Devamını oku

Az ürün, makul fiyatlar dünya patentli formül!

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi Simyacı ürünleri aynı anda birden fazla alanda bakım yapıyor, çok sayıda ürün alma ihtiyacından kurtarıyor! Tedavi edici ürünler kullanım konforunun yanı sıra ekonomi de sağlıyor. Sebi Simyacı, kullanıcıları çok sayıda ürün alma maliyetinden ve zahmetinden alıkoymaktadır.

Tüm Sebi Simyacı ürünleri aynı anda birden çok bakım yapmaktadır. Firmada yer alan tüm ürünler bu anlayışa sahiptir. Özellikle Sebi Simyacı Anti Aging Krem’de bu faktör çok belirgindir. Tek üründe tüm bakım yapan ürün göz çevresi, yüz ve boyun dahil uygulanabilmektedir. Sebi Simyacı sarkma, kırışıklık, leke, siyah nokta ve cilt tonu eşitsizliğini gidermektedir. Tedavi edici ürün ilk kullanımdan itibaren aydınlık bir görünüm sağlamaktadır. Diğer tüm ürünler de bu felsefeye uymaktadır.

LEKE VE NEMLENDİRİCİ BAKIM BİR ARADA!

Sebi İxir Leke Kremi sözünü tutan, lekeleri tedavi eden bir ürün olmanın yanı sıra cildi nemlendirmekte ve bakım yapmaktadır. Cilt tonu eşitsizliklerini gidermeye yardımcı ürün pH nötr olması sayesinde boyun, dekolte bölgesi dahil tüm cilde uygulanabilmekte ve kararma şikayetinde de kullanılmaktadır.

SİVİLCELERİ UNUTUN PÜRÜZSÜZ GÖRÜNÜME KAVUŞUN!

Sebi İxir Akne Kremi sivilce ve akneleri tedavi etmenin yanı sıra gözenekleri de sıkılaştırmaktadır. Pürüzsüz bir görünüm oluşturan ürün cildin yağını da dengelemektedir. Sebi İxir Akne Kremi cildin yağını dengelemektedir.

NEMLENDİRİCİ BAKIM VE LEKE TEDAVİSİ BİR ARADA

Sebi İxir Acil Bakım Kremi cildi yoğun şekilde nemlendirmekte ve bakım yapmaktadır. Ürün lekeleri de tedavi etmektedir. Sebi İxir Acil Bakım Kremi’nin pH’ı nötrdür ve bu özelliği sayesinde tüm cilde uygulanabilmektedir. Ürün pürüzsüz bir görünüm oluşturmakta ve deriyi çevresel faktörlere karşı korumaktadır.

ANTI AGING VE CİLT BEYAZLATMA BİR ARADA!

Sebi Ala Anti Aging Krem sağladığı anti aging tedavinin yanı sıra cildi beyazlatmaktadır. Aydınlık ve genç bir görünüm oluşturan ürün göz çevresi, yüz, boyun dahil kullanılabilmektedir. pH’ı nötr olan Sebi Ala tüm cilde uygulanabilmektedir. Sebi Ala bakım da yapmakta cildi beslemektedir.

ÖDÜLLÜ, DÜNYA PATENTLİ FORMÜLE SAHİP TEMİZLEME SUYU!

Sebi Simyacı’nın ödüllü, dünya patentli Hücre Yenileyici Bileşen içeren temizleme suyu Sebi Su cildi kir, ter, yağ ve makyajdan arındırmanın yanı sıra tüm Sebi Simyacı ürünlerinden alınacak faydayı en üst düzeye çıkarmaktadır.

Tüm Sebi Simyacı ürünleri kullanıcılarına birden fazla faydada bulunmakta ve cilde bakım yapmaktadır. Sebi Simyacı ürünleri hiçbir cilt bakım ürününde yer almayan, dünya çapında patentle korunan ödüllü “Hücre Yenileyici Bileşen” buluşunu içermektedir.

Devamını oku

Sebi Pharma’dan bayram müjdesi!

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi Pharma ürünlerine çok yakında yenileri eklenecek! 50ml boyutundaki formüllerin artık 25ml çanta boyları da sizlerle! 

Hemen sipariş vermek için tıklayın!

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Bayram telaşı cildinizi unutturmasın!

Bayram mutluluk ve sevinç getiriyor. Birçok birey uzun süredir göremediği yakınlarını ziyaret etme fırsatı buluyor. Bayram tatili dinlenmek için iyi bir süre de sağlıyor. Dikkat edilmesi gereken ise bu süre içinde de cilt bakımını aksatmamak.

Sonbahar cilt bakımı açısından son derece önemlidir. Yaz mevsiminde ne kadar dikkat edilirse edilsin cilt yıpranacaktır. Özellikle, yazın cilt bakımına dikkat edilmediyse deri ciddi anlamda yıpranmıştır. Güneşin zararlı ışınları, aşırı sıcaklık, tuzlu ve klorlu su deriye zarar verecektir. Tüm bunları telafi etmek için sonbahar oldukça iyi bir mevsimdir. Çünkü hemen sonra kış gelmektedir. Kışın hiçbir cilt sorunu yaşamayan bireyler bile çeşitli sorunlarla
karşılaşabilmektedir. Özetle; hem yazın oluşturduğu zararları telafi etmek hem de kışa hazırlanmak için sonbahar önem taşımaktadır.
 

Bayramlarda birçok kişi hobilerine ve ilgilendikleri alanlara zaman ayırma fırsatı da bulmaktadır. Cilt bakımıyla ilgili araştırmalar yaparak ve doğru dermokozmetik ürünler seçerek cilt bakım rutini belirlenebilir. Önemli olan ise bayram, tatil gibi kişinin kendine zaman ayırabileceği günlerin kısıtlı olduğudur.  Günümüzde birçok birey aşırı yoğunluktan şikayet etmektedir. Öyle ki bu durum cilt bakımına da yansımıştır. Birçok birey kendi bakımına zaman ayıramamaktadır.

Bu nedenlerden dolayı Sebi Simyacı’nın “tek üründe tüm bakım” yapan ürünleri yoğun ilgi görmektedir. Çok fonksiyonlu kremler hem maliyetten hem de zamandan tasarruf sağlamaktadır. Bununla birlikte çok fazla ürün kullanıldığında yaşanabilen “ürünlerin birbirini olumsuz etkilemesi” olasılığı da ortadan kaldırılmaktadır.

SEBİ SİMYACI YAŞLANMA KARŞITI KREM HEP YANINIZDA!

Sebi Simyacı Yaşlanma Karşıtı Krem tek üründe tüm bakım yaparak yoğun yaşam temposuna sahip bireylere harika bir seçenek sunmaktadır. Göz çevresi, yüz, boyun, dekolte bölgesi dahil tüm cilde uygulanabilen anti aging krem birçok ürün kullanma ihtiyacını ortadan kaldırmaktadır. Sebi Simyacı; yaşlanma karşıtı bakım yapıp, kırışıklık ve sarkmalarla mücadele ettiği gibi, lekeleri, cilt tonu eşitsizliğini gidermeye de yardımcıdır. Sebi Simyacı tüm bunların yanı sıra cilde bakım yapmakta ve beslemektedir.

Devamını oku

Cilt bakım ürünlerinde ambalaj önemli!

Çocukluktan beri ürünlerin ambalajıyla değil içeriği ile ilgilenilmesi gerektirdiği defalarca tekrar edilmiştir. Bu bilgi kısmen doğru olsa da söz konusu sağlık olduğunda durum değişebilmektedir. Ambalajlar ürünün dış dünyaya açılan yüzü olmakla birlikte ürünü muhafaza etmektedirler.

Cilt bakımında da tıpkı gıdada olduğu gibi ambalaj önemlidir. Yüze temas edecek ürünün sağlıklı şekilde korunması gereklidir. Hangi alanda olursa olsun üretilen bir ürün doğrudan tüketiciye ulaşmamaktadır. Bu aşamada da ulaşım, dağıtım gibi faktörlerin yanı sıra ambalaj önem taşımaktadır. Ürünü tüketici satın aldıktan sonra da yıpratıcı koşullar oluşabilmektedir. Örneğin ürün aşırı soğukta veya sıcakta bırakılabilmektedir. Kaliteli ambalajlar çevresel faktörlerin zararlarını telafi edilmesi anlamında büyük önem taşımaktadır.

Ambalajlarda dikkat edilecek tek nokta ürünün korunması değildir. Bunun yanı sıra kullanım konforu da önem taşımaktadır. Öyle ki; kolay kullanılamayan ambalajlar espri ve eleştiri konusu olmaktadır. Kullanım konforu özellikle yoğun bir yaşantıya sahip bireyler için önem taşımaktadır. Birçok insan aceleyle ürünlerini kullanmakta bazen de çantasına atıp fırsat bulunca kullanmaktadır. Bu durumda da yine ambalaj kalitesi dikkat çekmektedir.

Cilt bakımı denildiğinde ise durum daha da kapsamlı hale gelmektedir. Bir cilt bakım ürünü defalarca kullanılmaktadır, tüp şeklinde hazırlanan ürünler yoğun şekilde tercih edilmeye başlanmıştır. Hem üreticiler hem de tüketiciler giderek bu konuda hemfikir olmaktadır. Saygın, yüksek miktarda üretim yapan firmalar ambalaj olarak tüpleri tercih etmektedir. Bu durum özellikle uzun süreli ürün kullanımlarında avantaj sağlamaktadır.

Ürünün ambalaj tasarımı, nasıl göründüğü estetik zevke hitap eder ve reddedilebilir. Ambalajın formatı, kalitesi önem taşımaktadır.

İyi içerik, iyi formül, düzenli kullanım istenilen sonucun alınmasına katkıda bulunacaktır.

Bilim ve teknoloji her alanda olduğu gibi cilt bakımında da gelişme göstermektedir. Meydana gelen yenilikler, yapılan araştırmalar bireylerin lehine olmaktadır. Gittikçe popüler hale gelen DD kremler bunun iyi bir örneğidir.

Devamını oku

Susam yağının cilde birçok faydası var!

Susam yağı; saç ve cilt sağlığına katkıda bulunuyor, kemikleri güçlendiriyor. Kalp sağlığına da faydalı susam yağı anksiyete ve depresyonu kontrol etmeye de yardım ediyor. Sindirim sistemine de yararlı bitkisel yağın birçok faydası bulunmakta.
 

Susam yağı geçtiğimiz yıllarda oldukça popülerlik kazandı. Asya ve Orta Doğu mutfaklarında sıkça kullanılmaya da başlandı. Bu yağ vücuda ve cilde sağladığı faydalar dolayısı ile birçok cilt bakımı ürününde yer almaya başladı. Dikkat çekici miktarda vitamin, mineral ve faydalı içeriğe sahip susam yağı hem beslenme planına hem de cilt bakımına dahil edilebilir!

Bu yağ çinko bakımından oldukça zengindir. Çinko cilt için yüksek önem taşıyan mineraller arasında yer almaktadır. Çinko cildin elastikiyetini ve yumuşaklığını arttırır, yaşlılık lekelerini azaltır ve erken yaşlanma belirtileri dahil birçok cilt problemini engeller. Susam yağı güneş koruyucu olarak da kullanılabilmektedir, bitkisel yağ cilt üzerinde koruyucu bir tabaka oluşturmaktadır. Bu tabaka cildi yabancı içeriklere ve toksinlere karşı da korumaktadır. Bu koruyucu işlev cildin çevresel faktörlerden zarar görmesini engellediği için anti aging fayda da sağlamaktadır. Örneğin susam yağı akşamları kullanıldığında bu yağ uyku süresince cildi koruyacaktır.  Bu yağ cilt tarafından kolayca emilmekte ve kan dolaşımını arttırmakta, cilde bakım yapmaktadır. Susam yağı sağladığı yoğun nem ile de dikkat çekmektedir. Bu bitkisel yağ hem cildi nemlendirmekte hem de yumuşatmaktadır. Anti-bakteriyel ve Antienflamatuvar özelliğe de sahip içerik cildin görünümüne de önemli kaktılar sağlamaktadır. Susam yağı E, D ve B kompleks vitaminleri açısından da son derece zengindir.

Bitkisel yağ; linoleic asit ve palmitik asit gibi esansiyel yağ asitleri bakımından oldukça zengindir. Linoleik asit susam yağına anti-bakteriyel ve Antienflamatuvar özelliğini vermektedir.

Bu faydalar; içeriğin yalnızca cilde olan katkılarıydı. Susam yağı birçok alanda başarı ile kullanılıyor.

Bitkisel yağ, saç bakımı da yapmaktadır. Saç rengini koyulaştıran ve saç kaybını önlemeye yardımcı susam yağı saç derisinin çevresel faktörlerden zarar görmesini de önlemektedir.

Susam yağı yiyeceklere lezzet katmakta ve kalp sağlığına yararda bulunmaktadır. Kolesterol düzeyini düşürmeye yaratan içerik kalp problemlerinin oluşuma olasılığını da düşürmektedir. Bu nedenle beslenme planına susam yağı eklemek faydalı olabilmektedir.

TÜM SEBİ PHARMA ÜRÜNLERİ SUSAM YAĞI İÇERİYOR!

Cilde birçok faydası bulunan susam yağı tüm Sebi Pharma ürünlerinde yer alıyor. Cilde bakım yapan ve besleyen içerik yoğun şekilde nem sağlıyor.  Sebi Pharma’nın başarı sırlarından biri de her zaman en kaliteli hammaddelerle çalışılmasıdır. Seçilen başarılı içerikler ürünlerin faydasının en üst düzeye çıkarmaktadır. Tüm bunların yanı sıra Sebi Pharma ürünleri benzersiz bir içeriğe sahiptir: ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen”! Bu içerik yalnızca Sebi Pharma ürünlerinde yer almaktadır. Bu formül yoğun şekilde cilde bakım yapmakta ve cildi beslemekte, birçok cilt problemini gidermeye katkıda bulunmaktadır.

Devamını oku

Modunuzu yükseltecek yiyecekler!

Yoğun stres birçok kişiyi etkileyebilmektedir. Hemen herkesin neşeye, moralini yükseltecek unsurlara ihtiyacı vardır. Tüketilen besinler genel sağlık açısından son derece önemli ve belirleyicidir. Sağlıklı beslenme alışkanlıkları kişinin kendini iyi hissetmesine, yaşamında olumlu değişimler oluşmasına katkıda bulunacaktır.
 

Bazı yiyecekler sağlıklı besleyici olmasının yanı sıra kişinin kendini daha mutlu hissetmesine katkıda bulunmaktadır. Bu nedenle beslenme planında mümkün olduğu kadar bu besinlere yer almaktadır.

Somon balığı yüksek miktarda Omega-3 yağ asidi içermektedir. Omega-3 bakımından zengin bir beslenme planına sahip olunması depresyona karşı yardımcı olacaktır. Omega-3 enflamasyon riskini de azaltmakta ve kalp sorunları yaşama olasılığını azaltacaktır.

Yumurta besleyici değerleri ile beğeni toplamaktadır. Hemen herkesin kolayca ulaşabileceği bu gıda mineral, kalsiyum bakımından oldukça zengindir. Kalsiyum bakımından düşük diyet depresyonu, anksiyeteyi, duygusal değişimleri tetikleyebilmektedir.

Birçok farklı şekli ve türü bulunan domatesler likopen içermektedir. Likopen domatese kırmızı rengini vermektedir. Bu madde aynı zamanda stresi azaltmaya yardımcıdır. Domates stres ve depresyonun tetiklemesiyle meydana gelen kalp hastalıkları ve kanser gibi hastalıkları önlemeye yardım etmektedir.

Antioksidan bakımından oldukça zengin olan yeşil çay depresyon belirtilerini azaltmaya katlıda bulunmaktadır. Yeşil çay kişinin sakinleşmesine de yardımcıdır. Bu çay türü kişinin kendini daha iyi ve sakin hissetmesine de olumlu etkide bulunmaktadır.

Çikolata da kişinin kendini iyi hissetmesini sağlayan yiyecekler arasında önemli bir yere sahiptir. Küçük miktarlarda tüketilen çikolata beynin hoşuna gidecektir. Çikolata serotonin salgılanmasına da fayda getirmektedir. Çikolatadan fayda sağlayabilmek için düşük miktarlarda tüketim gereklidir. Oldukça yüksek kaloriye sahip bu besini fazla miktarda tüketmek kilo sorunlarına yol açabilecektir.

Sıkça tüketilen yoğurt ve süt de kişinin kendini mutlu hissetmesine katkıda bulunmaktadır. Yeteri miktarda protein tüketimi son derece önemlidir. Yetersiz protein alımı anksiyete ve depresyonun yanı sıra yavaş düşünmeye neden olabilmektedir. Yoğurdun içinde yer alan probiyotikler de sindirime kolaylık sağlamaktadır.

Şeker tüketimi zararlı serbest radikalleri tetiklemekte ve birçok hastalığın oluşumuna zemin hazırlamaktadır. Bal enflamasyonun azalmasına katkıda bulunmakla birlikte sağlıklı bir beyin için önem taşımaktadır.

Devamını oku

İleri yaşlarda yapılan cilt bakım hataları

Hemen herkes bakımlı ve güzel bir cilde sahip olmak istemektedir. Bu beklentiye kavuşabilmek için cilt bakımına dikkat etmek, ürün seçimlerini iyi yapmak gereklidir. Bununla birlikte cilde özen göstermeyi alışkanlık haline getirmek de fayda sağlayacaktır. Sıkça yapılan hatalardan kaçınmak da herhangi sorun oluşmasını önlemeye yardımcı olacaktır.
 

Yanlış Ürün Seçimi

Cilt tipini ve cildin ihtiyaçlarını belirlemek önem taşımaktadır. Kişi buna net olarak karar verdiğinde ürün seçimi de kolaylaşacaktır. Cildin ihtiyaçlarının karşılanması cildin görünümünün de daha bakımlı olmasını sağlayacaktır. Birey kendi cilt tipine ve ihtiyaçlarına uygun ürünleri almamalıdır.  Sıkça yapılan bir hata da ambalajdan etkilenilmesidir. Ürün ne kadar şık olursa olsun sonuç olarak fayda sağlayabilecek unsur içeriktir. Dermokozmetik ürünlerde zengin içeriğe mutlaka önem verilmelidir.

Rutinin Belirlenmemesi

Hemen her alanda başarı elde edebilmek için bir rutin ve düzen esastır. Cilt bakımında da bu durum geçerlidir. Belirli aylarda cilt bakımına dikkat etmek zaman zaman ise bunu boşlamak istenilen sonucun alınmasını güçleştirecektir. Seçilen ürünler kadar bu ürünlerin düzenli kullanımı da önem taşımaktadır. Herhangi üründen fayda alabilmek için ürüne gereken süre tanınmalıdır. Ürünü henüz fayda görecek kadar bir zaman dilimi içerisinde kullanmadan vazgeçmek hem fayda görememeye hem de ekonomik kayba neden olacaktır. Cilt bakım ürünlerini çok sık değiştirmek de istenilen sonucun alımını güçleştirmektedir

Cilt Temizliğine Önem Verilmemesi

Cilt 7/24 çevresel faktörlere maruz kalmaktadır. Bundan dolayı cilt temizliği oldukça önemlidir. Cilt temizliği cildi zararlı maddelerden arındırdığı gibi kullanılacak ürünlerden fayda alınmasını sağlamaktadır. Kullanılan dermokozmetikler fayda getirebilmek için temiz bir cilde ihtiyaç duymaktadır. Seçilen kaliteli bir cilt temizleyici ile cilt arındırılmalıdır. Seçilen ürünün cildi yormamasına ve kurutmamasına dikkat edilmemelidir.

Cildin Nemsiz Bırakılması

Hemen her cilt nemlendirmeye ihtiyaç duymaktadır. Karma, yağlı ciltler de nemlendirilmeye ihtiyaç duymaktadır. Cildin kuruması kırışıklık ve çizgilerin görünümünü belirginleştirecektir. Cildin dört mevsim nemlendirilmesi birçok cilt problemi için de avantaj sağlayacaktır.

Boyun ve Dekolte Bölgesinin İhmal Edilmesi

Cilt bakımında zaman zaman tek bölgeye odaklanılabilmektedir. Bunun sonucunda istenilen sonuç alınsa da genel görünüm istenildiği gibi olmamaktadır. En ideali yüz, boyun, göz çevresi ve dekolte bölgesi dahil tüm cildin bakımının yapılmasıdır. Bu sayede genel görünüm de bakımlı olacaktır.

Devamını oku

Güneş koruyucuya duyulan ihtiyaç azalıyor mu?

Yaz mevsimindeki bu faydalı alışkanlık diğer mevsimlerde de sürdürülmelidir.
 

Güneşin birçok faydası var. Güneş, uykuyu düzenler, vücudun D vitamini üretimini sağlar ve kişinin kendini iyi hissetmesini sağlar. Bununla birlikte güneşin zararlı ışınları kırışıklıklara, yaşlanma lekelerine, cilt kanserine neden olmaktadır.

Güneş ışınlarına herhangi güneş koruyucu olunmadan maruz kalınması yaşlanmanın en büyük nedenleri arasında sayılmaktadır. Henüz bu alışkanlık kazanılmadıysa da hiçbir zaman geç değildir. Bununla birlikte antioksidan içeren besinler de güneşin zararlı ışınlarının etkisini azaltmaya yardımcıdır. Sigara kullanımı da cilde zarar veren moleküllerin oluşmasını sağlamaktadır. Sigara da yaşlanma belirtilerinin oluşmasını hızlandırmaktadır. Özellikle dışarıda spor yapılırken uzun süre güneşe maruz kalınabilmektedir. Bu da cilde zarar vermektedir.

Güneş ışınlarının çeşitli türleri vardır. UVA, UVB, UVC bunların arasında başlıcalarıdır. UV C ışınları çoğunlukla ozon tabakası tarafından absorbe edilmektedir, bundan dolayı cilt etkilenmemektedir.

UVA ışınları kırışıklıkların ve ciltte oluşan zararların temel kaynağıdır. UVA ışınları kırışıklıklar ve cilt zararının kaynakları arasında yer almaktadır. UVA, UVB ile karşılaştırıldığında daha zararlıdır.   Çünkü UVA ışınlarının oluşturduğu “güneş yanığı” hissedilmemektedir. Bazı çalışmalar UVA’nın camdan geçebildiğini göstermektedir. Örneğin araba sürerken araba camından bu ışınlar geçebilmektedir. Bununla birlikte UVA ışınları bulutlardan da geçebilmektedir. Bu nedenle bulutlu günlerde dahi güneş koruyucu kullanılmamalıdır.

Kış mevsiminde güneş ışınları kardan yansıyabilmektedir. Bu da güneşin zararlı ışınlarının etkisini arttırmaktadır. Kullanılan SPF’li makyaj ürünleri güneşten korunmaya yardım etse de başka güneş koruyucuya ihtiyaç duyulmayacağı anlamına gelmemektedir.

Yaz mevsiminde cilt yoğun güneşin, tuzlu ve klorlu suyun etkisi ile yıpranmaktadır. Birçok birey yazın kendini tatile kaptırarak cildine yeterli özeni göstermeyebilmektedir. Bu nedenle yazdan sonra cilt bakımının önemi artmaktadır.

SEBİ İXİR LEKE KREMİ DÖRT MEVSİM KULLANILIR

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi İxir Leke Kremi benzersiz formülüyle dört mevsim kullanılabilmektedir. Lekeleri gidermenin yanı sıra 50 faktör güneş koruması da sağlayan krem, cildi UVA, UVB ışınlarından korumaktadır. Ciltteki tüm kararmaları gidermeye yardımcı ürün yoğun nem de sağlamakta ve cilde bakım yapmaktadır.

Devamını oku

Sebi Simyacı’da nemlendirici ve leke karşıtı bakım bir arada!

Sebi Simyacı’nın hassas ciltler için özel olarak formüle edilmiş ürünü Sebi İxir Acil Bakım Kremi hem yoğun nem sağlıyor, cilde bakım yapıyor hem de ciltteki lekeleri gidermeye yardım ediyor. Ürün özellikle cildi hassas olduğu için istediği ürünü kullanamayan bireyler için ideal!
 

Sebi Simyacı firmasındaki tüm ürünler birden çok sorunu gidermek üzere hazırlanmıştır. Bu sayede hem kullanım konforu hem de ekonomi sağlanmış olur. Sebi İxir Acil Bakım Kremi de bu anlayışa tamamen uymaktadır. Ürün cilde yoğun nem sağlamakta ve bakım yapmaktadır. Bu özelliği ile cildi çevresel faktörlere karşı korumaktadır. Sıcak, soğuk, güneşin zararlı ışınları, çevresel kirlilik, zararlı beslenme alışkanlıkları, uykusuzluk tüm bunlar cildi yormakta ve yıpratmaktadır. Bunun sonucunda hem cildin doğal yapısı zarar görmekte hem de istenilen görünümden gittikçe uzaklaşılmaktadır. Bunların yanı sıra, bu etkiler birikimli olarak erken yaşlanma belirtilerine de yol açabilmektedir. Bir diğer dezavantaj da kullanılan diğer ürünlerden, makyajdan istenilen faydanın elde edilememesidir. Bakıma dikkat edilmediği takdirde cildin hassasiyeti de giderecek artacaktır. Tüm bu veriler cilt bakımının önemini ortaya çıkarmaktadır. Sebi İxir Acil Bakım Kremi benzersiz formülü sayesinde 7’den 70’e tüm aile bireyleri tarafından güvenle kullanılabilmektedir.

Birçok birey cildindeki lekelerden kurtulmak istemektedir ama karşılaştığı koşullar buna uygun değilmiş gibi görünür. Örneğin yaz mevsiminde leke giderici bakım yapılamaz denir. Bu kısmen doğrudur; lekelerin giderilmesi için cilt soyulduğunda, deri savunmasız hale gelecektir. Bu durumdaki cilt güneşin UVA, UVB ışınlarına da maruz kaldığında sorun iyice artacaktır. Sebi Simyacı’nın hassas ciltlerde kullanılan leke kremi Sebi İxir Acil Bakım Kremi ise dört mevsim güvenle kullanılabilmektedir. Ürün cildi soymadan içerdiği ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” ile lekeleri gidermeye katkıda bulunmaktadır. Ezber bozan bu formül dört mevsim, hassas ciltlerde dahi kullanılabilmektedir Hem de cildin soyulacağına veya yıpranacağına dair en ufak bir endişe duymadan! Aynı zamanda yoğun nem sağlayan ve cildi çevresel faktörlere karşı koruyan ürün cilt bakımında büyük bir avantaj sağlamaktadır.

Devamını oku

Depresyondakilere bu soruları sormayın!

Depresyon sıkça rastlanan sağlık problemlerdendir. Depresyondaki bireylerin çevresindekilerinin davranışları son derece önemlidir. En sık yaşanan durum depresyondaki bireylere farkında olunmadan zarar verilmesidir. İyi niyetle söylenen sözcükler dahi olumsuz etkiler oluşturabilmektedir.

Aşağıdaki listede farkında olarak veya olmayarak depresyondaki bireylere sıkça yöneltilen sorular ve öneriler yer almaktadır. Bu ifadeler faydadan çok olumsuz etki oluşturabilmektedir. Depresyon şikâyetine sahip bireylerin çevresinin de bilinçlenmesi büyük önem taşımaktadır.

  • Senin problemin ne?
  • Neden sürekli sızlanıyorsun? Birinin önemseyeceğini mi düşünüorsun?
  • Her şey senin zihnin içinde?
  • Senin daha da güçlü olduğunu düşünürdüm.
  • Kimse hayatın eşit olduğunu söylemedi
  • Neden büyümüyorsun?
  • Kendin için üzgün olmayı bırak.
  • Ne kadar güzel bir gün!
  • Minnettar olabileceğin birçok şey var, neden depresif hissediyorsun?
  • Mutluluk bir seçimdir.
  • Stresin için vitamin kullanmalısınız.
  • Her zaman senden daha kötü durumda biri vardır.
  • Aydınlanmalısın
  • Tüm o ilaçları bırakmalısın
  • Sen düşündüğün neyse osun
  • Neşelen!
  • Neden normal olmuyorsun?
  • Daha sık dışarı çıkmalısın
  • Olumlu düşünen insanlar daha fazla mutlu olur.
  • Sıcak duş al. Ben ne zaman üzgün olsam öyle yapıyorum.
  • Herkes zaman zaman depresif hissedebilir.
  • İş bul.
  • Gülersen dünya sana güler, ağlarsan yalnız başına ağlarsın
  • Çok bencilsin
  • Hemen herkes kötü günler yaşayabilmektedir.
  • Daha şık giyinmelisin.
  • Neden daha fazla gülümsemiyorsun?
  • Eğer zihnini yönetebilirsen istediğin her şeyi yapabilirsin.
  • Depresyon tercih meselesidir. Tamamen elinde.
  • Neden umursayayım?
  • Böyle hissetmeyi sen istiyorsun
  • Böyle hissetmek için bir sebebin yok.
  • Bu senin hatan
  • Bizi öldürmeyen acı güçlendirir.
  • Sorunların çok büyük değil
  • Her zaman kendi sorunların hakkında endişe ediyorsun.
  • Neden endişe ediyorsun, iyi olmalısın.
  • Sadece bir-iki hafta bekle, geçecektir.
  • Dışarı çık, biraz eğlen!
  • Sadece sana yardım etmek istiyorum.
  • Beni de üzüyorsunuz.
  • Sadece daha fazla çalışmaya devam edebilirsiniz.
  • İnan bana, ben bu hissi biliyorum. Ben de böyle hissetmiştim.
  • Bir hobiye ihtiyacın var.
  • Papatya çayını denemiş miydiniz?
  • Sen her zaman depresif hissetmiyor musun?
  • Depresif hissetmemeyi dene.
  • Düşünce yapını değiştirmelisin
  • Biraz hava al
  • Kimse depresyonundan sorumlu değil.
  • Böyle hissetmeyi sevmiyorsun değil mi, o zaman düşünce yapını değiştir.
  • Her şey o kadar da kötü değil.
  • Bu senin hatan
Devamını oku

Cildiniz yorgun mu görünüyor?

Kişi zaman zaman aynadaki görünümünü beğenmeyebilmektedir. Göz altı halkalanmaları çoğunlukla bu sorunun en önemli nedenlerindendir. Genetik yapı, uykusuzluk gibi birçok faktör kişinin yorgun görünmesine sebebiyet verebilmektedir. Göz altı halkaları yaşın ilerlemesi ile belirginleşebilmektedir.
 

Gözlerin altındaki cilt zaten incedir. Yaşlandıkça bu deri daha da incelecektir. Bu nedenle yaşlanma belirtileri öncelikle göz çevresinde gözlemlenmektedir.  Alerjiler göz altı morluklarının bir diğer sebebidir. Alerji olunan madde ile karşılaşılınca gözler de rahatsız olacak ve sıklıkla ovuşturulacaktır. Bu da gözlere zarar verebilmektedir. Beslenmenin de etkisi büyüktür. Yetersiz beslenme, şok diyetler de yorgun görünüme neden olabilmektedir.

Alerji, dehidrasyon, sinüs problemleri, kullanılan ilaçlar, iklimlendirme araç ve gereçleri, sigara-tütün kullanımı, çevresel kirlilik, ışık, bilgisayar kullanımı, demir eksikliği, anemi, kronik yorgunluk, şeker tüketimi ve genetik yatkınlık yorgun görünümün nedenleri arasında yer almaktadır.

Yaşlandıkça gözler tüm bu çevresel faktörlere daha güç adapte olmaktadır. Bu nedenle yaş ilerledikçe gözlerdeki problemler de artmaktadır. Ciltte yaşlanınca daha çok inceldiği için şikâyetler daha da belirginleşmektedir.

Daha sağlıklı bir yaşam stilini benimsemek cildin göreceği hasarı azaltacak ve yaşlanmayı yavaşlatacaktır. Göz çevresindeki deri çok ince olduğu için bu bölgeye uygulanacak kremler konusundan da seçici davranılmalıdır.

Bol bol su içmek hem sağlığa hem de cilde katkıda bulunacaktır. Su tüketimi cildi yenileyecektir. Dehidrasyon göz altı torbalarının ana nedenlerindendir. Yaşlanma karşıtı kremler de göz çevresindeki problemleri hafifletmektedir. Aspartam, sakkarin gibi tatlandırıcılar cildin su dengesine zarar verebilmektedir. Diyet içecekleri tüketmekten ve tatlandırıcılardan kaçınmak fayda sağlayacaktır.

Kafein ve alkol oldukça yüksek miktarda cildin su kaybetmesine neden olmaktadır. Bu iki maddenin tüketimi de yorgun görünümün sebepleri arasında yer almaktadır.

Uykusuzluk doğal olarak yorgun görünüme neden olmaktadır. Uykusuzluk sadece zihni olumsuz etkilememekte cildin kendini onarımını da güçleştirmektedir.

Uyku uzmanları alarm ertelemenin zararlı olduğunu belirtiyor. Uyanınca direkt yataktan kalkma elbette zordur. Yaşanan bu güçlük son derece doğaldır. Tekrar uykuya dalıp tekrar kalkmaya çalışmak ise yorgunluğu arttıracaktır. Bu nedenle ilk anda uyanmaya dikkat edilmelidir.

Sebi Simyacı Anti Aging krem içerdiği ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” ve zengin anti aging içerikle göz çevresine, yüze, boyna kısacası tüm cilde bakım yapmaktadır. Tek üründe tüm bakım yapan ürün; kırışıklıkları, sarkmaları ve lekeleri de gidermeye yardımcıdır. Sebi Simyacı zengin, ödüllü ve patentli içeriğiyle cildin çok daha genç ve bakımlı görünmesini sağlayacaktır.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Polenlere dikkat!

Yazın gelmesi ile birlikte alerji şikayeti olan bireyler için de zorluklar başladı. Hapşırma, gözlerde kaşıntı gibi reaksiyonlar sıkça meydana gelmeye başladı. Özellikle polene karşı alerjisi olan bireylerin daha da dikkatli olması gerekiyor. Polenler hiç tahmin edilmeyen yerlerde bulunup alerjiyi tetikleyebiliyor.
 

Polenler havadayken elbiseler bu küçük parçacıkları üzerine toplayabilmektedir. Eve girmeden önce kıyafetleri fırça ile arındırmak iyi bir seçenek olacaktır. Özellikle parka, yeşillik alanlara gidiliyorsa pantolonu da çırpmak gerekebilir. Alerjenler kıyafetler üzerinde gözle görünmese de mevcudiyetini sürdürülebilir. Özellikle çok hassas bireyler kıyafetlerini bir daha giymeden önce yıkamayı tercih edebilir.

Ağır polenler yere düşerler. Bu polenler solunum yolu ile problem oluşturmazlar fakat ayakkabıların içine dolabilirler. Bu nedenle ayakkabılar çıkarılırken polenlerin ve potansiyel alerjenlerin halılara bulaşmamasına dikkat edilmelidir. Bahçe eldivenleri, tarım araçları, spor eşyaları da alerjenler taşıyabilmektedir.

Perdeler dışarısı ile ev arasında filtre görevi görmekte yüzeylerinde toz ve polen biriktirmektedir. Perdelerdeki toz ve polen miktarı arttıkça alerjiye sahip birey için de risk büyümektedir. Perdeleri düzenli olarak yıkamaya dikkat edilmelidir. Perde seçiminde de kolay temizlenebilme kriteri mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.

Camları açık bırakmak yatağın polenle dolmasına neden olabilir. Bu nedenle yatağın üstü kapatılmalıdır. Bununla birlikte polen en çok endişe edilen alerjen olmamalıdır. Toz tanecikleri de çarşaflarda, yastıklarda, battaniyelerde yoğun olarak bulunabilmektedir. Evin temiz olduğu düşünülse dahi bu alerjenler mikroskobik boyutta olduğu unutulmamalıdır. Tüm bunlara karşı alınabilecek en iyi önlem yatak örtülerini sık sık yıkamak ve alerjenlerin barınmasına izin vermeyen ürünler tercih etmektir.

Tüylü oyuncaklar da alerjen ve polen yuvası olabilmektedir. Bu nedenle oyuncaklar da belirli sıklıkla yıkanmalıdır. Evcil hayvanlar dışarıdaki poleni eve getirebilmektedir. Çimlerde koşuşturan kedi ve köpekler tüylerinde polenleri muhafaza edebilmektedir. Eve geldiklerinde ise bu polenleri de taşırlar. Halılar ne kadar sık süpürülürse süpürülsün toz, polen ve alerjen depolayabilmektedir. Halıların seçiminde bu unsurlar göz önünde bulundurulmalıdır. Mobilyalar da özen gösterilmesi gereken eşyalardandır. Mobilyalar da tozların, polenlerin yerleşimi için son derece müsaittir. Kişinin saçlarında da polenler bulunabilmektedir. Dışarıdan gelindiğinde saçlar polenleri taşıyacaktır. Bu nedenle uyumadan önce saçları yıkamak saçlardaki kir, toz ve polenlerin yastığa geçmesini engelleyecektir.

Devamını oku

Hayatınızı kolaylaştıracak dekorasyon önerileri

Bireyin yaşam alanı; psikolojisi ve konforu üzerinde etkiye sahiptir. Dekorasyonun kötü tasarlanmış olması sadece görsel sorun oluşturabileceği gibi çocuklar ve yaşlı bireyler için de tehlike arz edebilmektedir. Dekorasyon önerileri ile şık ve konforlu bir yaşam alanına kavuşmak mümkün.
 

Renk seçimini sona bırakmak iyi bir seçenektir. Hemen herkes yeni bir eve taşındığında öncelikle duvarları boyatmak istemektedir. Bu doğaldır. Renk seçimiyle ilgili net kurallar belirtebilmek çok zordur. Odanın konumuna, ışıklandırmada kullanılan unsurlara ve en önemlisi eşyaların renklerine göre renk tercihi yapılmalıdır. Boyama aşamasında zorluk oluşturacak olsa dahi öncelikle eşyaları yerleştirip ardından renk tercihi yapmak daha sağlıklı kararlar alınmasını sağlayacaktır.

Ev dekorasyonunda sıkça yapılan hatalardan biri de evi tamamen eşyalar ile doldurma isteğidir. Mobilyaların “nefes alabileceği” alanlar oluşturulmalıdır. Çok sayıda eşya satın almak yerine az fakat kaliteli, şık mobilyalar tercih edilmelidir. Karmaşık tasarımlar kişinin herhangi işe odaklanmasını da güçleştirecektir.

Müze ve sergilerde sanat eserleri ortalama 144 santim yükseklikte sergilenmektedir. Bu insan gözü için ortalama bir seviyededir. Bireyler de evlerinde bu ölçüyü kullanmalıdır. Duvarın zeminden tavana olan yüksekliği baz alınmamalıdır. Duvarın fotoğrafını çekip bir grafik düzenleme programında tablonun yerine karar vermek de tercih edilebilmektedir.
Ev tasarımında temalar tercih edilebilmektedir. Örneğin çok modern veya doğal temalar belirlenebilmekte tüm mobilyalar ve tasarım bu anlayış üzerinden şekillenebilmektedir. Bu seçimin dezavantajı ise klişeye kaçabilmesi ve evin özgünlüğünü yitirebilmesidir.
Herhangi tasarımda bir ana obje seçilir ve diğer ögeler yardımcı olarak kullanılır dekorasyonda da bu mantıktan yararlanılabilmektedir. En sevilen mobilya ana obje olarak seçilebilir diğer unsurlar ise yardımcı olarak görülebilir. Bu tasarımda kolaylık sağlayacaktır.

Ev dekorasyonu için alışveriş yapılırken evin sahip olduğu alan unutulmamalıdır. Mağazada çok güzel görünen bir eve getirildiğinde tüm alanı kaplayabilir bu da rahatsız edebilir. Tam tersi durum da yaşanabilir. Eve getirilen obje fark edilmeyecek kadar az alan kaplayabilmektedir.

Tüm bu dikkat edilmesi gereken unsurların yanı sıra çok önemli bir kural daha vardır; “kurallara uymamak”. İstenilen kurallara uymayarak yaratıcı ve şık bir tasarım oluşturulabilmektedir.

Devamını oku

Saç derisi bakımına dair ipuçları!

Hemen herkes sağlıklı ve iyi görünen saçlara sahip olmak ister. Bunun yolu ise saç derisi bakımından geçiyor. Saç derisinde en sık rastlanan problemlerden biri de kepektir. Bunun yanı sıra kaşıntı, bitigibi problemler de meydana gelebilmektedir. Saç, saç derisi bakımına dikkat ederek birçok problemin giderilmesine katkıda bulunulabilir.

Sağlıklı saçlara sahip bireyler saç bakım ürünü tercihinde dikkatsiz olabilmektedir. Eğer kimyasal içeren ürünler tercih edilirse saçlar ve saç derisi zamanla yıpranacaktır. Cilt bakım ürünlerinde olduğu gibi saç ve saç derisi için de doğal içerikler tercih edilmelidir. Saç derisi de çok sıcak sudan hoşlanmamaktadır. Bununla birlikte sıcak su mevcut sorunun artmasına da neden olabilmektedir. Ilık su tercih etmek fayda sağlayacaktır.

Kaşıntı ve kepek saç derisinde bir problem olduğunun işaretidir. Meydana gelen durumun birçok sebebi olabilir. Hormonal değişimler, stres, yetersiz beslenme kepek oluşumuna katkıda bulunmaktadır. Bununla birlikte saçları yeteri kadar temizlememek de kepeği tetikleyen nedenler arasında yer almaktadır.


Stresin sağlığa olan zararları sayılamayacak kadar çoktur. Stres yeni sağlık problemlerinin oluşumunu teşvik ettiği gibi mevcut sorunların daha kötü hale gelmesine neden olmaktadır. Kepek oluşumuna katkıda bulunan faktörler arasında stres de yer almaktadır. Stresle mücadele etmeyi öğrenmek hem fiziksel hem de ruhsal sağlığa olumlu etkide bulunacaktır.

Kişinin kendini mutlu ve huzuru hissetmesi, dış görünümünden memnun olması da önemlidir. Saçlardaki, saç derisindeki problem giderilene kadar koyu renkli kıyafetlerden giymekten kaçınılabilir. Açık renkler kepeği kamufle edecektir.

Tüketilen besinler saç sağlığını da etkilemektedir. Yetersiz beslenme birçok saç ve cilt problemine neden olurken, bol Omega-3’lü bir beslenme planı saçları güçlendirecektir. Çok fazla saç bakım ürünü kullanmak saçı, saç derisini yoracaktır. Sık yapılan bir hata da saçları sert şekilde taramaktır. Zaman kısıtlı olduğunda saçlar aceleyle taranabilmektedir.

Bunun sonucunda saçlar ve saç derisi yıpranabilmekte saçlarda kopmalar meydana gelebilmektedir. Saç kurutucuları çok sıcak modda çalıştırmak da saçları yıpratabilmektedir. Bunun yanı sıra saç kurutma işlemini çok uzun tutmamakta da fayda vardır.

Devamını oku

Çevresel faktörler ve cilt bakımı

Cilt, bedeni dış faktörlere karşı korumakta, vücut ısısını ayarlamaya katkı sağlamaktadır. Deri; sıcak, soğuk, kirlilik, UVA UVB ışınları gibi birçok çevresel unsurlardan etkilenmektedir. Cilt bakımına önem göstererek bu etkilerin cilde herhangi zarar vermemesi için önlem alınabilmektedir.

Cilt ister istemez birçok çevresel unsurdan etkilenmektedir. Derinin kendini doğal olarak koruyan bariyer tabakası vardır. Düzenli bakıma dikkat ederek cildin kendini korumasının sürekliliği sağlanabilir ve birçok cilt problemine karşı önlem alınabilir.

Sebi Pharma’nın ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren ürünleriyle cilt bakımı eksiksiz şekilde gerçekleştirilmektedir.
 

Cilt temizliği cilt bakımının temelidir denebilir. Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi Su cildi tüm kir, yağ, makyaj ve terden arındırmaktadır. Sebi Su’nun faydası bununla da sınırlı değildir. Dünya patentli buluş içeren Sebi Su tüm Sebi Pharma ürünlerinin etkisini maximuma çıkarmaktadır. Sebi Pharma ürünleri kullanmadan önce cildi Sebi Su ile temizlemek büyük avantaj sağlayacaktır.

Cilt bakımında dikkat edilmesi gereken bir diğer unsur da güneş korumasıdır. Yüksek faktörlü güneş koruması ile cildi UVA UVB ışınlarına karşı korumak mümkündür. Güneşe karşı önlem alınmadığı takdirde çeşitli sorunlar oluşabilmektedir. Güneş lekeleri, güneş yanıkları ve erken yaşlanma belirtileri güneş koruyucu kullanılmadığında meydana gelen problemlerdendir. Güneş yanıkları cildin ciddi anlamda tahribata uğradığının bir göstergesidir. Erken yaşlanma belirtileri de  cildin yıpranmasının işaretidir. Sebi Pharma’nın ezber bozan ürünü Sebi İxir Leke Kremi 50 faktör güneş korumasına sahip. Cildi güneşin zararlı ışınlarından koruyan krem yeni lekelerin oluşmasını önlediği gibi eski lekelerin giderilmesine de katkıda bulunmaktadır. Cildi soymadan; içerdiği ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” ile lekeleri gidermeye fayda sağlayan krem ilk kullanımdan itibaren cilde bakım yapmaktadır.

Sebi İxir Acil Bakım Kremi Sebi Pharma’nın tüm aile tarafından kullanılabilen, her evde bulunması gereken ürünüdür. Derinin su kaybetmesini önleyen, çok yoğun nem sağlayan Sebi İxir Acil Bakım Kremi ilk kullanımdan itibaren cilde bakım yapmakta ve cildi beslemektedir. Sebi İxir Acil Bakım Kremi cildin çevresel faktörlere karşı güçlenmesini de sağlamaktadır.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Lazer epilasyon ve cilt bakımı

Son yıllarda lazer epilasyon sıkça tercih edilmektedir. Tüylerden kalıcı olarak kurtulma isteği bu işlemlerin daha da popülerleşmesini sağlamıştır. Lazer epilasyon tüylerden kurtulmayı sağlarken cildi de yorabilmektedir. Bu nedenle lazer epilasyon sırasında cilt bakımı son derece önemlidir.

Lazer epilasyon uygulanan tüm bölgelerin güneş koruyucu ile korunması gerekmektedir. Cilt güneşe karşı daha da hassaslaşacaktır. İşlemden sonra cildi rahatlatan, bakım yapan nemlendirici kremler uygulanmalıdır. Lazer epilasyon birçok teknik ve cihazla uygulanabilmektedir. Başarının sağlanabilmesi için doğru yöntemin seçilmesi gereklidir.
 

Cilt mümkün olduğu kadar sıcaktan uzak tutulmalıdır. Buna güneşin altında zaman geçirmek, sıcak suyla duş almak, sauna ve yemek pişirmek de dahildir. Bazı tüyler asla tamamen gitmemektedir. Bu tüyler için düzenli olarak işlem yapılması gereklidir. Lazer epilasyon yapılacak zamanın regl dönemleri ile örtüşmemesine dikkat edilmelidir. Bu zamanlarda cilt acıya karşı çok daha hassastır. İşlemleri takip eden kısa süre içinde parfüm, deodorant, tıraş losyonu gibi ürünler sürmekten kaçınılmalıdır. Bunun yanı sıra cildin temiz tutulması da önem taşımaktadır. Lazer epilasyon seansları arasındaki dönemde tüylerin alınıp alınamayacağı konusunda bilgi edinilmelidir. Lazer epilasyon işlemi sürerken ağda veya epilasyon yapmak istenilen sonucun alınmasını güçleştirebilmektedir.

Lazer epilasyon ciltte renk tonu eşitsizliklerine sebebiyet verebilmektedir. Bunun yanı sıra cilt reaksiyon da verebilmektedir. Bu nedenle lazer epilasyon sırasında ve sonrasında cildin nemlendirilmesi ve bakım yapılması gereklidir.

Lazer epilasyon sırasında gözlerin korunması da büyük önem taşımaktadır. Hatalı bir uygulama gözlere de zarar verebilmektedir. İşlem bittikten kısa bir süre sonra ciltte kaşıntı olabilmektedir bu doğaldır. Cildi kaşıyarak zedelememeye dikkat edilmelidir. Lazer epilasyon sırasında cilt çevresel faktörlere karşı çok daha hassaslaşacaktır. Lazer epilasyonun en büyük avantajı ise geleneksel yöntemlere oranla çok daha uzun süre tüylerden kurtulmayı sağlamasıdır. Bu işlemin dezavantajları arasında öncelikli olarak fiyat gelmektedir. Seans ücretleri bütçeleri zorlayabilmektedir. Çok yoğun ve zaman sıkıntısı çeken bireylerin seansları düzenli takip etmesinin zorluğu da bir başka dezavantaj olarak gözükmektedir.

CİLDİNİNİDEKİ DOĞAL MUCİZE; SEBİ İXİR ACİL BAKIM KREMİ

Sebi İxir Acil Bakım Kremi içerdiği ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” ile yoğun nem sağlamakta ve cilde bakım yapmaktadır. Cildi yoran lazer epilasyon işlemi sırasında Sebi İxir Acil Bakım Kremi kullanmak oldukça avantaj sağlayacaktır. Krem derinin su kaybetmesini de önlemekte, ilk kullanımdan itibaren cildi rahatlatmaktadır.

Lazer Sonrası Krem için Tıklayın!

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Mimik kırışıkları: nedir, nasıl giderilir?

Mimik kırışıklıkları birçok birey için kaçınılmazdır. Kırışıklıklar birçok faktöre bağlı olarak oluşabilmektedir. Güneşin ciltte oluşturduğu hasar, kollajen ve elastikiyet kaybı kırışıklıkların sebepleri arasında yer almaktadır. Anti Aging ürünlerle kırışıklıkları gidermek ve daha genç bir cilde kavuşmak mümkündür.
 

Hemen her alanda olduğu gibi kırışıklıklar ve sarkmalar konusunda da problem ilerlemeden çözüm aramak faydalı olacaktır. Yaş ilerledikçe ciltteki kollajen ve elastin miktarında azalma gözlemlenecektir. Öncelikle göz ve dudak çevresinde bu şikâyetler oluşmaya başlar. Bu aşamada dikkat edilmesi gereken unsur cilt bakımı ürünü kullanımında aşırıya kaçılmamasıdır. Ürünleri karıştırmaktan, kullanım talimatının dışına çıkmaktan kaçınılmalıdır. Tüm cilt tiplerinin dört mevsim nemlendirilmesi gerekmektedir. Nem kaybı bireyin kendini rahatsız hissetmesine, yaşlanma belirtilerinin oluşmasına neden olacaktır. Buna ek olarak güneş koruması da ihmal edilmemelidir. UVA, UVB ışınları erken yaşlanma belirtilerinin en önemli nedenlerindendir. Güneş koruyucu kullanımı dört mevsim ihmal edilmemelidir. Çok fazla dışarı çıkıp çıkılmadığına bakılmaksızın cilt güneşten korunmalıdır. Cilt bakımının temeli ise cilt temizliği olarak düşünülebilir. Hangi cilt bakım ürünü tercih edilirse edilsin verim alabilmek için cilt temizliğinin eksiksiz şekilde yapılması gereklidir. Bütün bu unsurlara dikkat etmek cilt sorunlarıyla karşılaşma riskini en aza indirecektir. Sürekli bakım yapıldığı ve dikkat edildiği için de yaşlanma belirtileriyle geç yaşlarda tanışılacaktır. Bunun yanı sıra genetik faktörler de oldukça önem arz etmektedir. Kişinin beslenme, uyku alışkanlıkları hayatındaki stres düzeyi gibi değişkenler de yaşlanma belirtileri üzerinde söz sahibidir. Anti Aging ürünler tercih ederken tercih edilen ürünün cildi soymamasına dikkat edilmelidir. Cildin kendisini çevresel faktörlerden koruyan bariyer tabakası vardır. Bu tabakaya zarar verilmesi cildi korumasız bırakacaktır. En ufak çevresel etkide ciltte reaksiyonlar meydana gelebilir ve cildin görünümü eskisinden de kötüleşebilir.

Omega-3 yağ asitleri içeren besinler tüketmek, protein ihtiyacını karşılamak fayda sağlayacaktır. Sigara birçok sağlık probleminin yanı sıra kırışıklıklara da sebebiyet vermektedir. C vitamini de zararlı UV ışınlarına mücadele ederek kırışıkları engellemeye katkıda bulunmaktadır. Yaşlanma belirtilerini kapatmak için çok yoğun makyaj tercih etmekten kaçınılmalıdır. Tercih edilen makyaj ürünleri cildi yoruyorsa ve gözenekleri tıkıyorsa bu uzun vadede kişinin dezavantajına olacaktır.

KIRIŞIKLIKLARA, SARKMALARA ÖDÜLLÜ FORMÜLLE VEDA!

Sebi Simyacı Anti Aging Krem içerdiği ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” ile sarkmaları, kırışıklıkları, lekeleri, yaşlanma belirtilerini ve cilt tonu eşitsizliklerini gidermeye yardımcıdır. Göz çevresi, yüz, boyun dahil uygulanan krem tek üründe tüm bakım yapmaktadır. Sebi Simyacı ilk kullanımda aydınlık bir görünüm sağlamaktadır. Oldukça yoğun ve zengin anti aging içeriğe sahip krem cildin genç ve bakımlı görünmesini sağlamaktadır.

Kırışıklık Giderici Krem için Tıklayın!

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Sebi Pharma kullanıcıları neden çok memnun?

Sebi Pharma ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren ürünleriyle çok yüksek kullanıcı memnuniyeti sağlamaktadır. Bunda vaadini tutan ürünlerin etkisi oldukça büyüktür. Sebi Pharma ürünleri vaadini tutmanın da ötesinde cilde bakım yaparak da fayda sağlamaktadır. Benzersiz formül firmaya ulusal ve uluslararası patentler, ödüller kazandırmıştır.

Cilt bakımının herkes için ulaşılabilir olmasını hedefleyen Sebi Pharma ödüllü, dünya patentli buluş içeren ürünlerini gayet makul rakamlarla kullanıcılarıyla buluşturmaktadır. Firma başarıyı ticari kazanç olarak ölçmemekte, olumlu geri bildirimler kazanmaya değer vermektedir.

Firmanın hiçbir ürününde paraben, alkol, silikon, hidrokinon, parfüm bulunmamaktadır. Bu da ürünlerin güvenle kullanılabilmesini sağlamaktadır. Hiçbir Sebi Pharma ürünü cildi soymamakta ve yıpratmamaktadır. Şikayet ne kadar zor ve inatçı olursa olsun; buluş, cildi yormadan bu sorunu ortadan kaldırmaya yardım etmektedir.

Sebi Pharma ürünleri ekonomik olmanın yanı sıra kullanım konforu ve avantaj da sağlamaktadır. Ürünler; birden çok fayda sağlayarak kullanıcıları her şikayet için farklı bir ürün edinme zahmetinden ve maliyetinden de kurtarmaktadır. Bu durum; yoğun, çok sık seyahat eden bireyler için de büyük avantaj sağlamaktadır.

Firmanın başka bir avantajı da her zaman iletişime açık olmasıdır. Her zaman çeşitli kanallar aracılığıyla firmayla iletişime geçip ürünler hakkında detaylı bilgi almak mümkündür. Bu nedenle Sebi Simyacı kullanıcı şikayetleri görmek imkansızdır.
Sürekli devinim halinde olan Sebi Pharma çeşitli etkinliklere ve yarışmalara katılarak başarısını taçlandırmaktadır. Firmanın Yönetim Kurulu Başkanı ve Türk Mucit Şebnem Özen geçtiğimiz yıl Garanti Bankası’nın düzenlemiş olduğu “Türkiye’nin Kadın Girişimcisi” yarışmasına katıldı ve Türkiye’nin Gelecek Vaat Eden Kadın Girişimcilerinden seçildi. Sebi Pharma 3-6 Mart tarihleri arasında İstanbul Uluslararası Buluş Fuarına onur konuğu olarak davet edildi ve bronz madalya ile ödüllendirildi. Aynı etkinlikte Bosna Hersek Kadın Buluşçular Derneği NOVA Türk Mucit Özen’i “En İyi Kadın Buluşçu” ödülüne layık gördü.

Fuar şeklinde gerçekleşen etkinliklerde kullanıcılar Sebi Pharma standını ziyaret edebilmekte ürünler ve buluş hakkında doğrudan Türk Mucit Şebnem Özen’den bilgi alabilmektedir.

Sebi Pharma başarısını daha da arttırmak için yoğun şekilde ar-ge çalışmalarına devam etmekte, kullanıcılarından gelen tüm geri bildirimleri titizlikle değerlendirmektedir.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!

Devamını oku

Yazın kimyasal peeling yaptırılmalı mı?

Cilt bakımı için yapılan işlemlerden biri de kimyasal peelingdir. Yazın yapılan kimyasal peeling uygulamaları çeşitli dezavantajlar oluşturabilmektedir. Peeling sonucunda cilt hassaslaşabilmektedir. UVA, UVB ışınları, aşırı sıcaklık cildi daha da yorabilmektedir.

Agresif kimyasallar cildi umulduğundan daha fazla zarara uğratabilmektedir. Bunun sonucunda geçici ve kalıcı lekeler oluşabilmektedir. Özellikle hassas ciltler için bu risk daha da fazladır. Hassas deride, kabarcıklar, kabuklar meydana gelebilmektedir. Cilt daha da duyarlılaşabilmektedir.


Peeling işleminden sonra birçok unsura dikkat edilmelidir. Ne kadar özen gösterilirse gösterilsin yine de ciltte istenmeyen durumlar yaşanabilmektedir.  Özellikle yaz mevsiminde daha fazla özen gösterilmelidir. Yazın peeling işleminden kaçınmayı öneren birçok kaynak da bulunmaktadır.

Peelingden sonra sert sabunlar ve temizleyiciler kullanılmamalıdır. Cilt oldukça temiz tutulmalıdır. Özellikle çevresel kirliliğe çok dikkat edilmelidir. En ufak bir bakteri, kirlilik cilde ciddi zararlar verebilecektir. Güneş ışınlarından kaçınmak gereklidir. Güneşin zararlı ışınları tüm ciltlere zarar vermektedir fakat peelingden sonra risk daha da artacaktır. Yapılan işlemin ardından cildi kaşımaktan, sıkmaktan kaçınmalıdır.

Herhangi hassasiyet sorunu yaşamayan ciltler dahi peeling işleminden sonra aşırı hassaslaşabilmektedir. Cilt aşırı duyarlı konuma gelebilecektir. Deride kuruma, pullanma gözlemlenebilecektir. Güneş koruması yeterli gelmezse ciddi güneş lekeleri meydana gelebilecektir.

Kimyasal peeling sonrası ciltte renk değişimleri, cilt tonu eşitsizlikleri meydana gelebilmektedir. Güneş koruyucuya dikkat edilmezse cilt rengindeki değişim artabilmektedir.

Evde yapılan peeling işlemleri de çeşitli dezavantajlar oluşturmaktadır. Öncelikle evde gerekli steril ortamı sağlamak oldukça zordur. Bunun sonucunda deride çeşitli enfeksiyonların meydana gelmesi oldukça muhtemeldir. Yetersiz bilgi ile yapılan, hatalı işlemlerin sonucu da olumsuz olacaktır. Örneğin leke gidermek için yapılan bir işlem sonucunda lekeler daha da artabilecektir. Peeling işlemi bittikten sonra da cildin kendini toparlaması için belirli bir süre gerekecektir. Bu süre içinde çok dikkatli olunması gerekmektedir. Zaman zaman bireylerin çabası bu noktada yetersiz kalmaktadır. Örneğin güneşten korunmaya dikkat edilse de güneşin zararlı ışınları cilde ulaşabilmekte ve hassaslaşan deriye zarar verebilmektedir.

Tüm bu unsurlar düşünüldüğünde yaz mevsiminde peeling yaptırılmalı mı sorusu üzerinde daha fazla düşünmeye gerek olduğu ortaya çıkacaktır. Bu soru hassas cilde sahip veya her dakika cildine dikkat edemeyecek yoğun bireyler için daha da önem taşımaktadır.

Devamını oku

Susamın sağlığa birçok faydası var!

Yaygın olarak bilinmese de susamın sağlığa birçok faydası bulunmaktadır. Susam diyabeti önlemeye yardım etmekte, birçok kanser türüne karşı koruma sağlamakta, kemikleri güçlendirmekte, uyku bozukluklarını gidermeye katkıda bulunmaktadır. Susam depresyon ve kronik stresle de mücadele etmektedir.

Susam, bilimsel adı “Sesamum indicum” olan bitkiden elde edilmektedir. Susam tohumları dünyanın en eski yağlı tohumları arasında görülmektedir. Susam 3.500 yıldır bilinçli olarak yetiştirilmektedir. Afrika ve Hindistan’da buna dair kanıtlar bulunmuştur. Hala bu bölgelerde yoğun şekilde yetiştirilmektedir. Oldukça dayanıklı bir bitkidir. Birçok bitki için uygun olmayan ortamlarda dahi yetiştirilebilmektedir. Bu nedenle her zaman güvenilen ve üretilen bir bitki olmuştur.
 

Fındığa alerjisi olan bireylerin susam tükettiğinde de rahatsız olması muhtemeldir. Susam bitkisinin özelliğine göre susamlar çeşitli renklere üretilebilmektedir. Susamın kullanım alanı ise oldukça yaygındır. Salatalarda, ekmeklerde, krakerlerde, suşide, pastalarda, et ve balık yemeklerinde susama rastlamak mümkündür. Dünya mutfaklarında da susamın kullanım alanı oldukça yaygındır. Hemen her kültürde susamın kullanımına rastlamak mümkündür. Bunda susamın kolay bulunabilir olması, sağlığa olan faydaları ve lezzetli aromasının etkili olduğu düşünülmektedir.

Susamın sağlık faydaları zengin içeriğinden kaynaklanmaktadır. Susam vitamin, mineral, doğal yağlar, kalsiyum, demir, magnezyum, fosfor, bakır, çinko, lif, tiamin, B6 vitamini, folik asit, protein ve triptofan içermektedir.

Susam tansiyonu düşürmeye oldukça faydalıdır. Susam birçok kalp probleminin önlenmesine de yardımcıdır. Magnezyumun tansiyonu düşürmeye yardımcı olduğu uzun süredir bilinmektedir. Susam magnezyum açısından oldukça zengindir. Bir porsiyon susam günlük magnezyum ihtiyacın yüzde 25’ini karşılamaktadır.

Yüksek miktarda mineral ve vitamin içeren susamın kanser riskini azaltması da sürpriz değildir. Magnezyumun anti-kanserojen etkisi, susamın içerdiği antioksidanların serbest radikallerle mücadele etmesi de kanserin önlenmesine yardımcıdır. Susam erken yaşlanmayı, bilişsel problemlerin oluşmasını önlemeye de katkıda bulunmaktadır. Susamın lösemi, göğüs, akciğer, pankreas, kolon ve prostat kanserlerinin riskini azalttığı düşünülmektedir.

Susamın kemik sağlığına da birçok yararı bulunmaktadır. Bitkinin içeriğinde bulunan; kalsiyum, fosfor ve çinko gibi mineraller kemik sağlığına katkıda bulunmaktadır. Bu mineraller güçsüzleşmiş veya bir sakatlıktan sonra zayıflamış kemiklerin eski gücüne kavuşmasına yardım etmektedir. Susam, kemikleri kemik erimesinin oluşturduğu problemleri önlemeye de faydalıdır.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!

Devamını oku

Anti Aging bakıma merhaba!

Yaş ilerledikçe ciltte çeşitli problemlerin yaşanma olasılığı artmaktadır. Renk tonu eşitsizlikleri, kırışıklıklar ve sarkmalar meydana gelebilmektedir. Hemen her alanda olduğu gibi cilt bakımı alanında da sorun çok fazla büyümeden önlem almak fayda getirecektir.  Bu sayede cildin bakımlı görünümü korunabilir.
 

Genç yaşlarda yaşlanma belirtilerinin ortaya çıkmasının en büyük sebepleri güneş ışınlarının etkisi ve genetik faktörlerdir.  20 yaşına kadar çok fazla güneş ışığına maruz kalmış ciltlerin en kısa sürede güneş koruyucu ve yaşlanma karşıtı bakım ürünleri kullanmaları gereklidir.

Birçok birey yoğunluk nedeniyle cilt bakımını aksatabilmektedir. Bu nedenle birçok etkiye sahip ürünler tercih edilebilmektedir. Bunlarla birlikte cildin her bölgesi için ayrı ürün kullanımı da yine ekonomi ve konfor bakımından problem yaratacaktır. Cilt bakımı için belirli ürünler seçildikten sonra mümkün olduğu kadar bunlara sadık kalınmalıdır. Ürünleri kısa süre kullanıp atmak, kullanım talimatlarının dışına çıkmak veya karıştırmak cilde fayda sağlamayacaktır.

Özellikle anti aging bakım alanında en sık yapılan hata tek bir noktaya odaklanmaktır. Bir bölgedeki probleme çok fazla dikkat edilir ve bu alan için ürünler araştırılır. Bölgesel sorun giderilse dahi cilt bakımı tamamlanmamıştır. Cildin tamamına bakım uygulanmalıdır. Aksi takdirde zaman içinde bakımsızlığa bağlı olarak çeşitli problemler meydana gelebilmektedir. Boyun ve eller sıkça ihmal edilmektedir. Bu bölgelerdeki yaşlanma belirtileri genel görünümü olumsuz etkilemektedir. Temizlik işleriyle ilgilenirken eldiven kullanılması ellerde oluşabilecek birçok cilt problemini de önleyecektir.

Güneşten korunmak alınabilecek en iyi önlemdir. Sağlıklı beslenmek, düzenli uyku ve egzersizi aksatmamak yararlı olacaktır. Stres birçok sağlık ve cilt problemine davetiye çıkarabilmektedir. Bu nedenle mutlaka stres ile mücadele etmenin yolları bulunmalıdır. Yo-yo diyetleri de sağlığa ve cilde zarar verebilmektedir. Bu diyet türleri cildin yorgun ve yaşlı görünümüne neden olacaktır.

Tüm vücutta derinin en ince olduğu bölge göz çevresidir. Bu da kırışıklıkların ilk olarak göz çevresinde meydana gelmesine neden olmaktadır. Bu nedenle 20’li yaşların ortasına doğru göz kremi kullanmak gereklidir.

Sebi Simyacı Yaşlanma Karşıtı Bakım Kremi için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!

Devamını oku

Matematiğin zihne faydaları

Matematik bir dersten çok daha fazlasıdır. Matematik problem çözme, olaylara farklı açılardan yaklaşma becerisi kazandırır. Teknolojik gelişmeler için de matematik olmazsa olmazdır. Çok eski geçmişe sahip bu bilim; fizik, kimya, ekonomi gibi alanlara da katkı sağlamaktadır.
 

Matematik öğrenmenin faydalarını dört başlıkta inceleyebilmek mümkündür;
Matematik hiyerarşik düşünmeyi kolaylaştırır. Öncelikli olan unsurlarla yan unsurların birbirinden ayırt edilebilmesini sağlar. Fizikte, kimyada ve sosyal bilimlerde de matematikten yararlanılmaktadır. Bu alanlarda başarılı olabilmek için de matematik hakimiyetine ihtiyaç vardır. Türkiye’de ve dünyada akademik başarı elde edebilmek için matematik bilgisi şarttır. Bu yönde bir kariyer düşünen bireylerin sayısal yeteneklerini geliştirmeleri önem taşımaktadır. Matematik neden-sonuç ilişkisi kurmaya da yardım edecektir.

Matematik öğrenimi birçok ilgi alanına ve yeteneğe de katkıda bulunacaktır. Matematik hayal gücünü geliştirirken net ve mantıklı düşünme kabiliyeti de kazandıracaktır. Problem çözme yeteneğini geliştirmek isteniyorsa bunun için matematikten daha uygun bir alan düşünülemez.

Matematikteki oran ve orantı prensipleri Rönesans resimlerinde kendilerini göstermiştir. Astronomi ile ilgili sorular da yine matematik ile kendisine yanıt bulmuştur. Matematikte gelişme sağlanamadan teknolojinin gelişmesi de düşünülmez. Bilgisayar; birçok matematiksel prensiple çalışan bir makinedir.

Matematiğin etkilerini sanatta da görebilmek mümkündür. Matematikten; müzik, dans, resim, mimarlık, heykeltıraşlık gibi sanatlarda da faydalanılmaktadır. Matematik ve sanat alanındaki bağ oldukça eskidir. Milattan önce 5. Yüzyılda Yunan heykeltıraş Polykleitos çalışmasını mükemmel hale getirebilmek için matematikten yararlandığını not etmiştir. Altın oran Leonardo da Vinci tarafından kullanılmıştır. Matematikteki şablonlar ve formüller ile tasarımdaki desenlerin benzerliği de sık sık karşılaştırılmaktadır. Sanat alanında oldukça büyük değere sahip perspektifte de matematiğin etkileri vardır.

Matematik belirli kurallardan sanat ise sonsuz olasılıklardan, yaratıcılıktan beslenmektedir. Bu bakımdan iki kavramın birbirine nasıl katkı sağlayacağı düşündürücü olabilir. Sanatçı matematikteki kuralları, sınırlar ve oranları bilip bunları hiçe sayarak yaratıcı çalışmalar ürettiğinde de ortaya oldukça güzel eserler ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle sanat ve matematiğin birbirini beslediğini söylemek yanlış olmayacaktır. Dünyaca ünlü birçok tabloda matematikten izler görebilmek mümkündür. Matematik ve resim alanlarında çok başarılı çalışmalara imza atmış bireyler de bunun somut örneğidir.

Devamını oku

Dermokozmetik: sağlık & güzelliğin buluşması

Dermokozmetik; kozmetik ve dermatolojinin yani sağlık ve güzelliğin buluşmasıdır. Cilt bakımında gelinen noktada; cildin maruz kaldığı çevresel faktörlere karşı nasıl tepki verdiği net olarak bilinmektedir. Kırışıklıkların, sarkmaların nedenleri hakkında da bilinçlenme de oldukça artmıştır. Tüm bu bilgilenme süreci bireylerin daha da etkili bakım ürünleri talep etmesi ile sonuçlanmıştır. Dermokozmetik ürünleri doğrudan güzellik ürünleri değildir fakat gerçekleştirdikleri bakım ve cilde sağladıkları katkı ile güzelliğin temelini oluştururlar.

Bir ürünün dermokozmetik olarak nitelendirilebilmesi için belirli problemi çözmeye yönelik aktif maddeler içermesi gerekmektedir. Dermokozmetikler cilt bakımını gerçekleştirmek üzere formüle edilmişlerdir. Cildin doğal bir yaşlanma süreci vardır. Bu süreçte ciltteki değişimler öngörülebilmektedir. Anti aging dermokozmetikler cildin ihtiyaç duyduğu bakımı sağlayarak yaşlanma belirtileri ile mücadele etmektedir.

Dermokozmetik ürünlerinin kalitesini içeriğindeki etken maddeler belirlemektedir. Maalesef fiyat bu konuda yanıltıcı olabilmektedir. Fiyatı yüksek ürünlerin tamamında oldukça değerli içerikler vardır demek maalesef mümkün değildir. İçeriği kaliteli bir dermokozmetik seçilmezse istenilen sonucu almak güçleşecektir.
 

Dermokozmetikler cilt bakımına odaklanmıştır. Dermokozmetik ürünler; akne, kırışıklık şikâyetlerini gidermeye yardımcıdır. Bunun yanı sıra bakım da gerçekleştirilmektedir.

Dermokozmetik cilt bakım ürünleri yoğun ar-ge çalışmaları ve araştırmaların ürünüdür. Çoğunlukla eczanelerde yer alan bu ürünler yüksek kullanıcı memnuniyeti sağlamayı hedeflemektedir.

Lokal kullanım için tasarlanmış dermokozmetikler cilde, saçlara ve saç derisine uygulanabilmektedir.

Dermokozmetikler sıradan cilt bakım ürünlerinden farklı olarak cildin ikinci tabakası olan epidermise kadar nüfuz edebilmektedir. Yapılan yoğun bilimsel çalışmalarla ürünlerin cilde nüfuz derecesi arttırılmaktadır.

Bu ürünlerden maksimum faydayı elde edebilmek için birey cilt tipi ve şikayeti hakkında bilgi sahibi olmalıdır. Dermokozmetikler sadece şikayetleri gidermek için değil önlem almak için de kullanılmaktadır. Bu ürünler hakkında bilgi sahibi olmak ve araştırma yapmak için sorunun ortaya çıkması beklenmemelidir.

Cildi öncelikle çevresel faktörlere karşı korumak gereklidir. Cilt gün boyunca UV ışınlarına, kirliliğe maruz kalmaktadır. Bunun  yanı sıra aşırı sıcak ve soğuk hava da cildi olumsuz etkilemektedir. Dermokozmetik ürünler cildi tüm bu etkilere karşı koruyacaktır. Erken yaşlanma belirtilerinin ortaya çıkmasındaki öncelikli nedenlerden biri de nem kaybıdır. Cildin su kaybetmesi önlenerek bu durum ile mücadele edilebilmektedir.

Dermokozmetik formüller için tıklayın!

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!

Devamını oku

Cilt temizliğinde sıkça yapılan hatalar

Cilt temizliği oldukça kolay gözükmektedir. Birçok insan cilt hijyenini sağlama işlemini çok basit görerek aksatabilmektedir. Cilt temizliğine dikkat etmemek kuruluk, aşırı yağ şikayetine sebep olabilmektedir. İstenilen cilde kavuşmak için cilt bakımının temeli olan cilt temizliğine özen göstermek gereklidir.

Cilt temizlemede en sık yapılan hatalardan biri de öncelikle elleri yıkamamaktadır. Eller gün boyunca kire ve yağa maruz kalmaktadır. Yüz yıkanmadan önce mutlaka eller yıkanmalıdır. Aksi takdirde ellerdeki tüm kir yüze geçecektir.

Özellikle sabahları yüzü sıcak su ile yıkamak çekici gelebilmektedir fakat bundan kaçınmak gereklidir. Çok sıcak su cilde zarar verebilir. Burun ve yanak çevresinde izler oluşabilir, cilt irite olabilir. Sıcak su cildin doğal yağ dengesini bozarak kuruluğa veya aşırı sebum üretimine kaynaklık edebilecektir.
 

Cilt kurulama aşamasında da yanlışlıklar yapılabilmektedir. Cildi havluyla kurutmaya çalışmak iritasyona, kızarıklığa ve kırışıklıklara sebebiyet verebilecektir. Bunun yerine havluyu yüze hafifçe vurarak kurulama tercih edilmelidir. Havluların temizliğini de düzenli olarak sağlamak gereklidir.

Yüzü soyarak temizleyen cildin üst tabakasını zedeleyen ürünler de olumsuz sonuçlar oluşturabilmektedir. Cildin kendini çevresel faktörlere (sıcak-soğuk, bakteri, güneşin zararlı ışınları) karşı koruyan bariyer tabakası bulunmaktadır. Cilt temizlenirken bu tabakaya hasar verilirse cilt savunmasız kalacaktır. En ufak bir etkide cilt fazla şekilde reaksiyon verecektir.

Sıkça yapılan başka bir hata da yüzü sabunla temizlemektir. Sabunlar eldeki iyi veya kötü her şeyi temizlemek için tasarlanmıştır. Böyle bir ürünü yüze uygulamak yüzü oldukça yıpratacaktır. Kısa süre içinde yüzde kuruluk ve kaşıntı şikâyeti başlaması oldukça muhtemeldir. Yüzü aşırı temizlemek de cildi yoracaktır. Sık sık yapılan temizleme işlemleri cildin savunmasız kalmasına neden olabilmektedir.

Cildin nemlendirilmesi ihmal edilmemelidir. Çoğunlukla cilt kuruduğunda nemlendirici araştırılmaya başlanır. Oysa cildin nemlendirilmesi tüm ciltler için dört mevsim gereklidir. Kullanılan cilt bakım ürünlerinden verim alabilmek için de cildin yeterli neme sahip olması gereklidir. Cilt kuruluğu yaşlanma belirtilerinin de öncelikli nedenleri arasında yer almaktadır.
 

EKSİKSİZ CİLT TEMİZLİĞİ İÇİN SEBİ SU

Ödüllü dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen”i sıvı formda içeren Sebi Su tonik işlevine sahiptir ve cildi başarılı şekilde temizlemektedir.  Cildi tüm kir ve makyajdan arındıran Sebi Su tüm Sebi Pharma ürünlerinin etkisini de en üst düzeye çıkarmaktadır. Sebi Su bütün cilt tipleri için uygundur.

Cilt Temizliği için Patentli Formül!

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Yazın leke kremi kullanılır!

Sebi İxir Leke Kremi ezber bozan formülüyle ciltteki lekeleri cildi soymadan ve yıpratmadan gidermektedir. Sebi İxir Leke Kremi lekeleri silerken cilde bakım da yapmaktadır. 50 faktör güneş koruması da sağlayan ürün pH’ı nötr olması sayesinde tüm cilde uygulanabilmektedir.
 

NEDEN YAZIN LEKE KREMİ KULLANILAMAZ DENİR?

Leke giderici kremler ve uygulanan işlemler cildin üst tabakasını soyarak çalışmaktadır. Bu da cildin yorulmasına ve yıpranmasına sebebiyet vermektedir. Yıpranan cilt çevresel faktörlere karşı savunmasız kalmaktadır. Sıcak-soğuk, kirlilik, UVA UVB ışınları kendini koruyamayan cilde önemli zararlar verecektir. Tüm bu olasılıklar düşünüldüğü için yazın leke giderici krem ve işlemler önerilmektedir. Buna neden olan unsur ise cildin soyulmasıdır. Sebi İxir Leke Kremi cildi soyarak işlem yapmadığı için dört mevsim güvenle kullanılabilmektedir.

Cildi soyan işlemler ve kremler bir anlamda büyük bir sorumluluk oluşturur. Cilt çok iyi korunmalıdır. Çoğu zaman birey ne kadar titiz ve dikkatli olursa olsun aşırı hassaslaşan cildini koruyamamaktadır. Bu da cilt reaksiyonu ve yeni lekeler olarak dönüş yapmaktadır. Sebi İxir Leke Kremi’nin cildi soymamasındaki avantaj da bu aşamada ortaya çıkmaktadır. Krem cildi soymadığı gibi deriyi çevresel faktörlere karşı da güçlendirmektedir.

Kapsamlı düşünüldüğünde bu konunun anti aging bakım için de önem taşıdğı görülecektir. Anti aging bakım kişinin cildine ve sağlığına gösterdiği özenle şekillenir. Cildin soyulması, yıpranması, UVA UVB ışınlarına maruz kalması deriyi yoracak ve erken yaşlanma belirtilerine zemin hazırlayacaktır.

Sebi İxir Leke Kremi’nin önemli bir avantajı da sağladığı 50 SPF güneş korumasıdır. Lekesiz, pürüzsüz ve bakımlı bir cilt için güneş koruması 4 mevsim ihmal edilmemelidir. Sebi İxir Leke Kremi kullanıcılarını ayrıca güneş koruyucu kullanma zahmetinden ve maliyetinden de kurtarıyor; çift etkili ürün hem leke gideriyor hem de güneşten 50 SPF koruyor.

Asit türevleri, hidrokinon, paraben, alkol içermeyen ürün ciltteki sir, ağda, epilasyon sonrası oluşan leke ve kararmaları gidermeye de katkıda bulunmaktadır.

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi İxir Leke Kremi hakkında daha fazla bilgi ve sipariş için;

Sebi İxir Leke Kremi

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Stres azaltan besinler!

Bireyler zaman zaman stresini baskılayabilmek için yemeye odaklanabilmektedir. Olumsuz duygulardan kaçınmak için aşırı besin tüketilebilmektedir. Bu durum alışkanlığa dönüştüğünde birçok sağlık problemi meydana gelecektir.   Stresi azaltan besinler tüketerek hem daha iyi hissetmek hem de yüksek kalorilerden kaçınmak mümkün.
 

Stresli aktiviteler kortizol düzeyinin artmasına neden olabilmektedir. Stresli aktivitelerin çok büyük önem taşıması gerekli değildir. Günlük hayatta strese neden olan bazı unsurlar da kortizol seviyesini etkileyebilmektedir. Kortizol yiyecek isteğinin artmasına neden olmaktadır. Özellikle karbonhidratlara, şekerli yiyeceklere yoğun istek duyulabilmektedir. Kiloyu kontrol altında tutabilmek için şeker isteğine dikkat edilmelidir.

Avokado stresi azaltmak için oldukça etkilidir. Avokado belirli yağların emilmesini engelleyerek oksidatif hasarı önlemektedir. Folik asit, e vitamini, beta karoten bakımından oldukça zengin olan besin iyi derecede B vitamini de içermektedir. Avokado bir meyve olsa da yağ grubu olarak nitelendirilebilmektedir. Bu nedenle kontrollü tüketmekte fayda vardır.

Yaban mersinin antioksidan seviyesi çok yüksek düzeydedir. Yaban mersini birçok sağlık getirisinin yanı sıra bilişsel becerilere de katkıda bulunmaktadır.  Yaban mersini C vitamini bakımından da oldukça yüksektir ve stres ile mücadele etmektedir. Bu besinin kolayca saklanabilmesi ve birçok yiyecekle birlikte tüketilebilmesi de konfor sağlamaktadır.

Kuruyemişler harika atıştırmalıklardır. Tuzlu ve lezzetli olmaları ile açlık krizlerini bastırmaktadırlar. Kilo vermek isteyen bireyler için de kuruyemişler uygundur. Elbette bu yiyecekler yüksek miktarda tüketilmemelidirler. Kalorileri oldukça yüksektir. Kaju fıstığı çinko bakımından oldukça zengindir ve günlük çinko ihtiyacını karşılamaya yardım etmektedir. Düşük düzeyde çinko alımı anksiyete ve depresyon ile ilişkilendirilmektedir.

Sarımsak antioksidan bakımından çok zengindir. Serbest radikalleri nötrleyen ürün serbest radikallerin sağlığa ve cilde zarar vermesini engellemektedir. Besin kalp problemleri, kanser ve soğuk algınlığı gibi şikayetlerde de son derece etkilidir.  Stres bağışıklık sistemini güçsüzleştirmekte ve hastalıklara davetiye çıkarabilmektedir. Sarımsak sağlığı korumaya fayda getirecektir. Yemek hazırlanırken sarımsak da yemeklere katılmalıdır.

Yeşil çay kafein içerse de theanine isimli amino asit de içermektedir. Bu çay türü kanserin belirli türlerine karşı koruyucu işleve sahiptir. Yeşil çay zihinsel performansı arttırmaya da fayda getirecektir.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!

Devamını oku

Kulaktaki problemler ve nedenleri

Birçok faktöre bağlı olarak kulakta problemler yaşanabilmektedir. Ağrı, işitme kaybı gibi rahatsızlıklar sıkça meydana gelen problemlerdendir. Kulak sorunları kişinin yaşam kalitesini doğrudan olumsuz etkileyebilme potansiyeline sahiptir. Kullanılan ilaçlar, mücevheratlar ve kozmetikler de kulak problemlerine neden olabilmektedir.

Düşmelere, darbeye bağlı olarak kulaktaki küçük kemiklerde hasar meydana gelebilmektedir. Kontakt sporlardaki darbeler de kulakta sorun oluşturabilmektedir. Özellikle güreşte bu çok sık yaşanmaktadır.  Yüksek ses kulağı zedeleyebilmektedir. Basınç değişimleri, aşırı ısı da kulağa zarar verebilmektedir. İşitme kaybı yaşla birlikte de ortaya çıkabilmektedir. Yaşın ilerlemesi ile kulaktaki şikayetlerin arttığı da gözlemlenebilmektedir. Bununla birlikte genç bireylerde hatta bebeklerde de son derece önemli kulak problemleri oluşabilmektedir. Bebeklerde 6. aydan sonra 2 yaşına kadar olan dönemde kulak rahatsızlıklarına yakalanma riski büyüktür. Birçok çocuğun bir arada bakıldığı ana sınıfı, kreş gibi ortamlarda kulak rahatsızlıklarına yakalanma olasılığı artmaktadır. Mevsimsel faktörler de kulak sağlığı üzerinde etkilidir. Soğuk havalarda sıkça karşılaşılan rahatsızlıklar, mevsimsel alerjiler buna örnektir. Hava kalitesinin düşük olması kulak sağlığını olumsuz etkileyebilmektedir. Tütün, sigara dumanı da zararlı unsurlar arasında yer almaktadır.
 

Genetik de kulak sağlığı üzerinde söz sahibidir. Ailesinde işitme problemleri olan bireyler daha büyük risk grubunda yer almaktadır. Sağlık sorunlarının yanı sıra parfümler, mücevheratlar, saç boyası da dolaylı olarak kulaktaki şikayetleri arttırabilmektedir.

Kulak yüzdeki diğer bölgelerden etkilenmektedir. Göz, çene, diş ve üst boyun bölgesindeki bir ağrı kulakta hissedilebilir. Özellikle ileriki yaşlarda bu durum daha sık gözlemlenir.

Kulaktaki problemle ilgili belirtiler, belirtilerin ne zaman oluştuğu önem taşımaktadır. Ağrının nerede ve ne şekilde olduğuna ve derecesine dikkat edilmelidir. Çocukları duyma sorunu yaşayan bireylerin de dikkatli olması gerekmektedir. Çocuk sürekli “Ne?” veya “tekrar söyleyebilir misiniz?” diye soruyorsa bu kulakta bir problem yaşandığının belirtisidir. Birey bu testi kendi kendine de uygulayabilir. Çevresindekilerin sürekli tekrar edilmesi isteniyorsa bu bir işarettir. Hijyene dikkat edilmesi çeşitli sağlık sorunlarını önlemeye yardım edeceği gibi kulakta oluşabilecek problemleri de engelleyecektir. Bireyler, sigara kullanmasalar dahi sigara içilen ortamda bulunduklarında sigaradan olumsuz etkileneceklerdir. Hava kalitesine mutlaka önem verilmeli, pasif içicilik hakkında bilinçlenilmelidir.


Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

İnternetten alışveriş güvenli mi?

E-ticaret internetin hayatımıza getirdiği kolaylıklardan biri. Birkaç tıkla istenilen ürünü elde etmek hem zamandan tasarruf hem de büyük kolaylık. Kapıda ödeme seçeneği ile hiçbir kredi kartı bilgisine ihtiyaç duyulmadan alışveriş yapılabilmektedir. Belirli unsurlara dikkat ederek internet üzerinden  güvenle alışveriş yapmak mümkün.

E-ticaret sitesine sahip olmanın kolay olması maalesef kötü niyetli kişileri de bu alana çekebilmektedir. Bunun sonucunda maalesef e-ticarete duyulan güven sarsılabilmektedir. Oysa alışveriş internette de gerçek hayatta da gerçekleşse kullanıcının memnun olmama olasılığı vardır.

İnternetten alışveriş yapmak ve gerçek mağazalardan alışveriş yapmak aslında o kadar farklı değildir. Her ikisinde de alışverişten memnun ayrılabilmek için doğru mağazanın tercih edilmesi gerekmektedir.

NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

Alışveriş yapılacak mağazanın iletişim bölümü mutlaka incelenmelidir. Firmanın adresi, iletişim bilgileri gibi detaylara sahip olup olmadığına bakılmalıdır. Bu oldukça basit ve temel bir önlem olsa da faydalıdır. Firmanın sadece internet üzerinden satış yapmıyor olması da artıdır.
 

Telefon güven sağlayıcı bir diğer unsurdur. Telefon ile hem ürünler hem de firma hakkında sağlıklı fikir edinmek mümkündür.

Ödeme seçeneklerinin arasında kapıda ödeme seçeneği varsa bu son derece olumludur. Kredi kartı bilgilerini paylaşmadan kolaylıkla alışveriş yapılabilmektedir. Bunun yanı sıra havale yöntemi de tercih edilebilir.

Satın alınacak ürün hakkında ürün sayfasında yazılan açıklamalar dikkatle okunmalıdır. Firmanın ve ürünlerinin başarısı mutlaka teyit edilmelidir. Firmanın referans olarak sunduğu belgeler, ödüller incelenmelidir.

SEBİ PHARMA’YA GÜVENİN!

Sebi Pharma ürünleri Sebi Pharma’nın resmi internet sitesi http://www.sebipharma.com adresi dışında eczanelerde yer almaktadır.

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi Pharma ürünleri vaadini tutmaktadır. Sebi Pharma Yönetim Kurulu Başkanı ve Türk Mucit Şebnem Özen TRT Ana Haber Bülteni’nde “mucit” olarak yer almıştır. Türk Mucit Özen; Güney Kore’de düzenlenecek Kore Uluslararası Kadın Buluşçular Fuarı’nda Türkiye’yi temsil edecek.

Sebi Pharma’ya ulaşmak, ürünler hakkında kapsamlı bilgi almak her zaman çok kolaydır. 0 232 404 00 45 veya 0 551 208 38 86 nolu telefonlardan, Facebook, web sitesi üzerinde yer alan canlı destek hattından ve WhatsApp’ten iletişime geçilebilmektedir. Tüm sorular memnuniyetle yanıtlanmaktadır.
Devamını oku

Çiller nedir, nasıl giderilir?

Çiller; kahverengi, açık kahverengi noktalar şeklinde ciltte bulunmaktadır. Bu lekeler çoğunlukla zararsızdır ve cilt kanserinin oluşumuna sebebiyet vermemektedir. Çiller çoğunlukla UV ışınlarına maruz kalındığında meydana gelmektedir. Leke giderici kremlerle çillerin giderilmesine katkıda bulunmak mümkündür.

Çiller çoğunlukla güneş ışığına yoğun şekilde maruz kalınması ile meydana gelmektedir. Çoğunlukla vücudun üst bölgelerinde; yanaklarda, burunda, kollarda ve omuz üstlerinde çiller meydana gelmektedir. Bir-iki yaşındaki bebeklerde dahi çiller oluşabilmektedir. Çiller kırmızı, sarı, açık kahverengi veya siyah renklerde meydana gelmektedir. Güneşe maruz kaldıklarında renkleri koyulaşabilir, kış aylarında ise renklerin açılması gözlemlenebilir.

Çiller genetik yatkınlık ve güneşe maruz kalınmasının sonucu olarak ortaya çıkabilmektedir. Aynı miktarda güneş ışığı alan iki bireyde çil oluşma olasılığı aynı değildir. Doğal güneş ışığı ve solaryum UV ışınları yaymaktadır. UV ışınlarına maruz kalan cildin en üst tabakası (epidermis) kalınlaşır ve melanin üretimi artar. Artan melanin miktarı cilt için koruyucu da olabilmektedir. Her insan güneş ışığına farklı reaksiyon göstermektedir. Sarışın, kızıl saçlı, açık göz rengine ve açık ten rengine sahip bireyler UV ışınlarına karşı daha büyük risk taşımaktadır. Çillenme melanin pigmentinin eşit dağılmaması nedeniyle meydana gelmektedir. Çil çoğunlukla cildin bir noktasında fazla melanin bulunması ile oluşmaktadır. Genetik ve cilt tipi çil oluşumuyla ilgili son derece önemli faktörlerdir. Yapılan araştırmalara göre, ikizlerde çillenme oranı birbirine yakın oluşabilmektedir. Bu da genetik faktörlerin önemi hakkında fikir vermektedir.

Çillerinden şüphe eden bireyler dermatoloğa başvurmalıdır. En baştan tedbir almak fayda getirecektir. Yıllık olarak tüm cildin kontrol edilmesi de fayda getirecektir.

Genetik yapıya müdahale etmek mümkün olmadığı için güneşten korunmaya dikkat etmek fayda sağlayacaktır. Güneşten 50 faktör koruyan cilt bakım ürünleri tercih etmek, şapka kullanmak güneşin dik olarak geldiği saatlerde dışarıda bulunmaktan kaçınmak fayda getirecektir.

Bazı bireyler çillerinden memnunken bazıları ise çillerini gidermek için çaba harcamaktadır. Çilleri gidermek için birçok yöntem tercih edilmektedir. Bu yöntemlerin cilde zarar vermemesine ve cildi yormamasına dikkat edilmelidir.

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi İxir Leke Kremi çilleri; güneş, doğum, yaşlılık lekelerini gidermeye yardımcıdır. Güneşten 50 faktör koruma sağlayan ürün yeni güneş lekeleri ve çillere karşı da önlem almaktadır. Cildi yormayan aksine bakım yapan Sebi İxir Leke Kremi ciltteki tüm kararmaları gidermeye de yardımcıdır.

Çil Kremi için tıklayın.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

UV ışınları nedir?

UV ışınlarına maruz kalmak cilt kanseri riskini arttırmaktadır. Güneş ışığı UV ışınlarının ana kaynağıdır. UV ışınları Güneş ışığının küçük bir bölümüdür fakat ciltte problemler oluşturabilmektedir. UV ışınları cilt hücrelerinin DNA’larına zarar vermektedir.

UV ışınlarının üç çeşidi bulunmaktadır

UVA ışınları cilt hücrelerini yaşlandırmakta ve bu hücrelerin DNA’larına zarar vermektedir. Bu ışınlar uzun vadedeki cilt sorunlarının sorumlusudur. Kırışıklıklar, cilt kanseri gibi olumsuz sonuçlara sebebiyet vermektedir.

UVB ışınları cilt hücrelerinin DNA’larını doğrudan etkileme kapasitesine sahiptir. Güneş yanıklarının ana kaynağını bu ışın oluşturmaktadır. Birçok cilt kanserinin sebebinin de bu ışınlar olduğu düşünülmektedir.

UVC ışınları atmosferden geçiş yapmazlar ve güneş ışınları içinde yer almazlar. Normal şartlar altında cilt kanserine neden olmazlar.

UVA ve UVB ışınları cilde zarar verebilme ve cilt kanseri riskini arttırma potansiyeline sahiptir. UVB ışınlarının daha büyük risk taşıdığı düşünülmektedir. Bununla birlikte güvenli UV ışığı bulunmamaktadır. Bu ışınların etkisi çeşitli faktörlere göre değişiklik göstermektedir. Saat 10 ve 4 arası UV ışınlarının en etkili olduğu zaman dilimidir. Bu ışınlar bahar ve yaz aylarında daha güçlüdür. Ekvatordan uzaklaşıldıkça UV ışınlarının etkisi de azalmaktadır. Bulutların UV ışınlarına etkisi değişebilmektedir. Bazı zamanlarda bulutlar UV ışınlarını engellemektedir. Bazı bulutlar ise yansıtıcı işlev görerek UV ışınlarının etkisini arttırır. Bu nedenle bulutlu havalarda dahi güneş korumasını ihmal etmemek önem taşımaktadır. UV ışınları kar, su, kum, çim, asfalt gibi yüzeylerden yansıyabilmektedir. Bu da UV ışınlarının etkisini arttırmaktadır.

UV ışınlarının etkisi; o anki ışınların gücüne, maruz kalınma süresine, cildin kıyafetle veya güneş koruyucu ile korunup korunmadığı gibi birçok faktöre bağlı olarak değişebilmektedir. Yıl boyunca yüksek güneş alan ülkelerde yaşayan bireylerin cilt kanseri riski artmaktadır. Sahada çalışan bireyler eğer güneş koruyucu kullanmıyorlarsa güneşin olumsuz etkilerine maruz kalma potansiyeli artacaktır.

Cilt kanseri çok fazla güneş ışığına maruz kalınması sonucunda ortaya çıkabilmektedir. Güneş ışınlarına çok fazla maruz kalınmasının farklı zararları da söz konusudur. Cilt yıpranır ve erken yaşlanma belirtileri ortaya çıkabilir. Güneş lekeleri meydana gelebilir ve cilt elastikiyetini kaybedebilir.

Sebi İxir Leke Kremi içerdiği ödüllü, dünya patentli formülüyle ciltteki lekelerin giderilmesine katkıda bulunurken sağladığı 50 faktör güneş korumasıyla da cildi güneşin olumsuz etkilerinden koruyor. Sebi Pharma’nın iki faydayı tek üründe sunan kremiyle istenilen bakımlı ve lekesiz cilde kavuşmak çok kolay! Tüm cilde uygulanabilen Sebi İxir Leke Kremi ezber bozan formülü ile dört mevsim kullanılıyor!

UV Işınlarından Kurtulmak İçin Tıklayın.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Cilt tonu eşitsizlikleri neden kaynaklanıyor?

Ciltte istenmeyen unsurlar arasında cilt tonu eşitsizliği de yer almaktadır. Yaşlanma, hormonal değişimler cilt tonu eşitsizliklerine sebebiyet verebilmektedir. Bu şikâyete ek olarak; siyah noktalar, güneş lekeleri de meydana gelebilmektedir. Yaşın ilerlemesi cilt tonu eşitsizliğini tetikleyen önemli faktörler arasında yer alıyor.

Cilt tonu eşitsizliklerini gidermek için öncelikle sorunun kaynağı hakkında bilgi sahibi olmak gereklidir. Bu sayede sorun oluşmadan veya ilerlemeden önlem alabilmek mümkün olur. Cildin güneşten korunması; erken yaşlanma belirtilerini engellemek, güneş lekelerini ve cilt tonu eşitsizliğini önlemek açısından büyük önem taşımaktadır. Cildi UVA, UVB ışınlarından dört mevsim korumak fayda sağlayacaktır. Hormonal değişimler de cilt tonu eşitsizliklerine sebebiyet verebilmektedir. Yağlı ciltlerde de cilt tonu eşitsizlikleri gözlemlenebilmektedir. Sürekli tekrar eden aktiviteler de bu şikayete sebebiyet verebilmektedir. Yoğun şekilde bilgisayar kullanan bireylerin dirseklerinde kararmalar gözlemlenebilmektedir. Çeşitli sporlarla ilgilenen bireylerde de bu durum yaşanabilmektedir. Ciltte oluşan bir sivilce veya başka bir sorun giderildikten sonra leke ve ton farkı da kalabilmektedir.

Yaşın ilerlemesiyle birlikte ciltte çeşitli problemler oluşabilmektedir. Kırışıklıklar, sarkmalar meydana gelir. Bunun yanı sıra yaşlanma lekeleri, siyah noktalar meydana gelebilmektedir. Cilt tonu eşitsizliği de yaşlanmanın başka bir belirtisidir. Zaman zaman sağlık sorunları da cilt tonu problemlerine neden olabilmektedir.

Çoğunlukla cilt tonu eşitsizlikleri zararsızdır. Cilt tonu eşitsizliği kısa bir anlatımla; cilt dokularındaki melanin ve sebum dengesizliğinden kaynaklanmaktadır. Cilt tonu eşitsizliği bir sağlık probleminin habercisi değilse oluşan bu görüntüyü gidermek için çeşitli yöntemlere başvurulabilir. Cildi yıpratmayan yöntemler tercih etmek önem taşımaktadır. Aksi takdirde sorun giderilmeyebilir veya başka problemler ortaya çıkabilir.
Tercih edilen leke giderici yöntemin yanı sıra bol su tüketmek, cildin susuz kalmasını önlemek yarar getirecektir. Bol bol meyve ve sebze tüketimi de toksinlerin atılmasını sağlayarak cildin görünümüne katkıda bulunacaktır. Kullanılan ilaçlar, gebelik de cilt tonu eşitsizliği oluşturabilmektedir. Bu unsurlar hormonal değişimlere sebebiyet verdiği için cilt rengi üzerinde değişiklikler oluşturmaktadır. Sigara sağlığa zararlarının yanı sıra cilt rengi üzerinde de değişikliklere neden olmaktadır.

Sebi Ala cilt tonu eşitsizliğini dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” ile gidermeye yardımcıdır. Göz kapağı, boyun, yüz dahil olmak üzere tüm cilde uygulanabilen krem cilde bakım yapmakta genç ve aydınlık bir görünüm sağlamaktadır. Sebi Ala; boyar madde, paraben, alkol içermemekte içerdiği ödüllü, dünya patentli buluş ile cilde bakım yaparak istenilen cilt beyazlatma sonucunun alınmasına katkıda bulunmaktadır. Sebi Ala; sarkma, kırışıklık, yaşlanma belirtileri gibi problemleri gidermeye de yardımcıdır.

Cilt tonu eşitsizliği gideren krem için tıklayın.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Reflü nedir?

Reflü; mide asidinin yemek borusundan geri gelmesine neden olmaktadır. Özellikle çocuklar ve yaşlılar için oldukça risk taşıyan bu problem çoğunlukla göğüs bölgesinde yanma hissi ile belirgindir. Obezite ve sigara kullanımı da reflü riskini arttırmaktadır.

Midede çok güçlü bir asit bulunmaktadır. Bu asit; yiyeceklerin sindirimine, istenmeyen mikrop ve bakterilere karşı vücudun korunmasına yardımcıdır.

Batı ülkelerinde reflü şikâyeti oldukça yaygındır. Özellikle Amerika’da reflü sık karşılaşılan bir problemdir. Hemen herkes reflü benzeri şikâyetleri deneyimlemiştir. Her yaşta oluşabilen reflünün nedeni tam olarak bilinememektedir. Bununla birlikte yaşam tarzının da etkili olduğu düşünülmektedir. Hamilelik de bu soruna yakalanma ihtimalini arttırmaktadır. Reflüyü kesin olarak önlemenin herhangi yolu yoktur.


Diğer risk faktörlerinin de reflüyle ilgili olduğu düşünülmektedir. Obezite, sigara kullanımı, yüksek tuz tüketimi, yetersiz lif alımı, egzersiz yapılmaması, çeşitli ilaçlar da bu sorunu tetikleyebilmektedir.

Bireyler kahve, alkol ve çay tüketiminin de reflüyü olumsuz etkileyebileceğini belirtseler de yapılan araştırmalarda herhangi bağ bulunamamıştır.

Reflü göğüs bölgesinde yanmaya neden olur. Kişi uzanırsa rahatsızlık hissi daha da artacaktır. Yanma hissi ağızda acı ve ekşi bir tada sebep olabilir. Reflü bunun yanı sıra; kalıcı, kuru öksürük, hırıltı, astım, kusma, boğaz problemleri, yutmada zorluk, ses kısıklığı, göğüs bölgesinde ağrı, dişlerde hasar gibi sorunlar meydana getirebilmektedir.

Reflüden şüphe eden bireylerin doktora başvurması en sağlıklı yol olacaktır.

Yaşam tarzında değişiklik yapmak da katkıda bulunacaktır. Kilo vermek ve sigara kullanımını bırakmak reflü olasılığını azaltacaktır.  Belirli yiyecek ve içecekler tüketildikten sonra reflü belirtileri oluşuyorsa bu besinlerin tüketimi azaltılabilir veya bırakılabilir. Yemek porsiyonlarını küçültmek de yararlı olabilmektedir. Çok fazla besin tüketimi midedeki basıncı arttıracaktır. Yemeğin hemen ardından uzanmamaya dikkat edilmelidir. Yemek bittikten sonraki 2-3 saatlik süre içinde uzanılmamalıdır. Kilo problemi varsa, kilo vermeye çalışmak da fayda getirecektir. Karın bölgesine baskı uygulayan egzersizlerden kaçınılmalıdır. Çok dar kıyafetler giymek, kemeri çok sıkmak da reflüyü olumsuz etkileyen unsurlar arasında yer almaktadır. Eğer gün içinde uyunuyorsa sandalyede uyunmaya çalışılabilir. Stres birçok sağlık problemine neden olmakta mevcut problemlerin ise daha da kötü hale gelmesine kaynaklık etmektedir. Stres reflüyü de olumsuz yönde etkilemektedir.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!

Devamını oku

Konsantrasyon nasıl arttırılır?

Konsantre olmak; iş, okul yaşantısında ve çevre ile olan iletişimde başarıyı arttırmaktadır. Karşısındakinin anlattıklarını dikkatle dinleyen insanlar her zaman olumlu izlenim bırakır. Gelişen teknoloji çok fazla uyaranı yaşantımıza dahil etti. Bu da odaklanmayı güçleştiren faktörler arasında yer almaktadır. Konsantre olmak verimi de arttıracağı için zamandan da tasarruf sağlayacaktır.

Çalışma alanının seçimi konsantrasyonu doğrudan etkiliyor. Çalışma alanının ışık ve havalandırmasının yeterli olması gerekmektedir. Bunun yanı sıra dağınıklık olmaması da yarar sağlayacaktır. Cep telefonları dikkat dağıtıcı unsurlar arasında yer almaktadır. Birçok birey telefonu ile ilgilenerek uzun süre çalışmaya ara verebilmektedir. Mümkünse telefonu kapatmak veya çalışma alanından uzak bir yere koymak konsantre olmayı kolaylaştıracaktır.

Sıkça tartışılan bir konu da çalışırken müzik dinlenmesidir. Bu konuda net olarak zararlıdır ve faydalıdır demek oldukça zordur. Sözsüz müziklerin daha faydalı olacağı düşüncesi yaygındır. Kişinin gün içindeki enerji düzeyi farklıdır. Buna göre bir çalışma planı oluşturulabilir. Çalışmayı doğru parçalara ayırmak, işleri doğru sıralamayla yapmak da avantaj sağlayacaktır. Çalışmaya başlamadan önce bir hedef belirlemek, yapılan çalışmanın hedefe ulaşmaya ne gibi bir katkı sağlayacağı düşünülmelidir. Bu sayede odaklanmak kolaylaşacaktır. Bir görevi bitirmek için tahmini bir zaman belirlemek vakit kaybını önleyecektir. En önemli nokta; çalışmaya başlamadan önce hazırlanan plana mümkün olduğu kadar bağlı kalınmasıdır. Çok uzun saatler aralıksız çalışmak yerine dinlenerek çalışmak daha fazla verim getirecek, öğrenmeyi kolaylaştıracaktır.

Başarı için aktif öğrenmek de yararlı olacaktır. Yeni öğrenilen bir konuyu kişi kendi kelimeleriyle ifade ederek bilginin pekişmesini sağlayabilir. Bunun yanı sıra halihazırdaki bilgilerle karşılaştırmak, öğrenilen bilgiyi uygulamak da öğrenmeye yarar getirecektir.

Gelişen teknoloji konsantrasyon alanında da insanlığın hizmetine birçok araç-gereç sundu. Ücretli-ücretsiz birçok araçla kişi kendi verimliliğini ölçebilmektedir. Bir konuda çalışmayı, yeni bilgiler öğrenmeyi kolaylaştıran araç sayısı da oldukça yüksek.

Konsantrasyon kaybı ve verimsizlik kişinin yaşantısını oldukça kötü etkilemektedir. İş ve kişisel yaşantı da problemler meydana gelebilmektedir. Bu da stresi ve çeşitli hastalıkları tetikleyebilmektedir. Konsantre olmakta güçlük çeken bireyler; verimli çalışmaların ardından kendilerini sevdikleri bir yiyecekle veya etkinlikle ödüllendirebilirler. Bu yöntemle birey kendi kendini teşvik edecektir. Bilimsel gelişmelerle ilintili olarak verimli çalışmaya dair birçok ipucu da ortaya çıkacaktır.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Daha sakin ve verimli bir yaşam mümkün

İlerleyen teknoloji ve bunun getirdiği değişiklikler hemen herkesin bir koşuşturmaca içinde olmasını sağladı. Aynı anda birçok işi yapmak sıradan hale geldi. Bu durum hayatı kolaylaştırıyor gibi görünse de odaklanmaya olumsuz etkide bulunabilir ve strese neden olabilir.

Tek bir görevle ilgilenilmeli

Uzakdoğu felsefesine göre sakin bir yaşam için aynı anda tek bir işle ilgilenilmelidir. Bir bardağa su doldurulurken sadece bardak ve su düşünülmelidir. Bu felsefeye göre yürürken sadece yürünmelidir. Örneğin yürürken telefonla mesajlaşmak bu düşünceye aykırıdır. Bu durum yürüyüşe de telefondaki mesaja odaklanamamayı beraberinde getirebilir.

Odaklanmak önemli


Bir iş yapılırken sakin ve odaklanarak yapmak başarıyı  arttıracaktır. Belki daha uzun sürecektir fakat daha iyi ve etkili şekilde tamamlanacaktır.

Gülümsemek bulaşıcı!


Gülümsemek birçok birey tarafından basitmiş görünse de kişi ve çevresi üzerinde çok güçlü etkiye sahiptir. Olumlu enerji kişiden çevresine yayılır. Zor gibi görünse de bu alışkanlığa sahip olmak hem bireye hem de çevresine büyük katkılar sağlayacaktır.

Görevler tamamen bitirilmeli

Bir işle uğraşırken mümkünse tamamlamadan başka bir işe geçilmemelidir. Her ne kadar “yarım bırakıri sonra devam ederim” gibi bir düşünce olsa da bilinçaltı yarım kalan işi düşünmeye devam edecek bu da kişiyi genel anlamda yavaşlatacaktır.

Boşluk bırakılmalı


Birçok bireyin zaman programlaması yaparken en çok hata yaptıkları unsurlardan biri şudur; program gerçekten iyidir, gerçekçidir fakat görevler arasında hiçbir boşluk yoktur. Bir işten diğerine geçişte araya dinlenmek için zaman konulmazsa bu verimliliği olumsuz etkileyecektir.

Alışkanlıklara sahip olunmalı


Temizlik, dinlenme, yemek, ve çalışmak gibi işlerin sürekli aynı saatlerde olması bireyin yaşantısını kolaylaştıracak daha düzenli olmasını sağlayacaktır. Vücut da kısa sürede bu programa alışacak ve uyum içinde hareket edecektir.

“Zihni yormadan dinlenmek”


Hayat koşuşturmacasında en çok ihmal edilen şeylerden biri de “hiçbir şey yapmamaktır”. Belirli aralıklarla da olsa dinlenmeye zaman ayrılmalıdır. Birçok birey bunu yapsa da boş durmaktan sıkılmakta hemen bir gazete veya kitap açıp okumaktadır ya da internette sevdiği sitelerde zaman geçirmektedir. Bu hobiler de az  da olsa odaklanma gereken “yorucu” sayılabilecek görevlerdendir. Dinlenme aşamasında bunlarla da ilgilenilmesi sadece dinlenilmeldir.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
 
Devamını oku

Yaşlanma ve sindirim sistemi problemleri

Yaşın ilerlemesi; ciltteki görüntüyü değiştirdiği gibi çeşitli sağlık problemlerine yakalanmayı da daha kolay hale getirmektedir. Sindirim sistemi sorunları da yaşlanmaya bağlı olarak meydana gelebilmektedir.

Kabızlık, 60-70 yaş arası en sık rastlanan sindirim sistemi şikayetlerdendir. Bağırsak alışkanlıklarındaki değişiklikler de buna sebebiyet verebilmektedir. Zor ve ağrılı bağırsak hareketleri bireyi rahatsız etmektedir. Sindirim sistemindeki değişiklikler de çeşitli sorunlara kaynaklık edebilmektedir. Yiyeceklerin sindirimi birtakım kasların kasılması ile meydana gelmektedir. Yaşlanmayla birlikte bu kasların fonksiyonlarında değişiklikler yaşanmaktadır. Yiyeceklerin sindirilmesi yavaşlayabilmektedir. Kaslar eski yeteneğini kaybettiği için de sindirim sorunları ortaya çıkacaktır. Yaşı bireyler çoğunlukla daha fazla ilaç kullanmaktadır. Bu sağlık problemlerinin artmasının doğal sonucudur. Çok sayıda ilaç kullanmak yan etkiye de sebebiyet verebilmektedir. Çeşitli ilaçlar sindirim sistemi üzerinde değişiklikler yapabilmektedir. Ağrı gidermede kullanılan ilaçlar zaman zaman mide problemlerine sebebiyet verebilmektedir. Çoğunlukla yaşlı bireyleri tehdit eden Parkinson hastalığı da sindirimle ilgili problemlere kaynaklık edebilmektedir. Bireyler çoğunlukla yaşlandıklarında daha az hareket etmektedir. Ameliyatlar sonucunda da bireyler hareketsiz kalabilmektedir. Hareketsizlik de kabızlığa sebep olan unsurlar arasında yer almaktadır. Hangi yaşta olunursa olunsun sindirim problemleri yaşamamak için bol su tüketimine dikkat etmek gereklidir. Yeterli su tüketmemek çeşitli cilt ve sağlık problemlerine yol açabilmektedir.
Tüm sağlık sorunlarında olduğu gibi sindirim sorunları için de problem oluşmadan önce önlem almak faydalıdır. Sindirim sisteminde sorunlar varsa veya kullanılan ilaçlar sindirim sisteminde değişiklikler yaşandıysa bu unsur doktora mutlaka iletilmelidir. Haftada en az beş gün, yarım saat egzersiz yapmak yaşlanmaya bağlı olarak ortaya çıkan yaşlanma problemlerine karşı önlem almaya yardım edecektir. Yüksek oranda lif içeren besinler tüketmek de yararlı olacaktır. Meyve ve sebzeler yüksek oranda lif, düşük yağ içermektedir. Kiloya dikkat etmek yaşlanmaya bağlı olarak meydana gelen birçok sağlık sorununa karşı önleyici olacaktır. Kalp sorunları, diyabet, tansiyon gibi sorunların yaşanma ihtimali azalacaktır. Bu hastalıklar ortaya çıkmadığı zaman çok sayıda ilaç kullanımı ve yan etki unsuru da sözkonusu olmayacaktır. Porsiyonları küçültmek, işlenmiş gıdalar yerine doğal besinleri tercih etmek faydalı olacaktır. Herhangi sağlık sorunu olmasa bile düzenli olarak kontrole gitmek de yararlı olacaktır. Eğer herhangi sorun başlangıç aşamasındaysa erkenden önlem alma fırsatı kazanılmış olur.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Çok mu hızlı yaşlanıyorsunuz?

İnsan vücudunun en önemli avantajlarından biri de mevcut sağlık problemleri hakkında ipuçları verebilmesidir. Bu işaretler doğru değerlendirildiğinde geç kalmadan önlem almak için fırsat oluşur. Erken yaşta oluşan kırışıklıklar, cilt tonu farklılıkları dikkat edilmesi gereken unsurlar arasında yer almaktadır.
 

Gözlerdeki kırmızılık mevsim alerjiden, uzun süre bilgisayar ekranına bakmaktan kaynaklanabileceği gibi kronik inflamasyonun da işareti olabilir. Bu da yaşlanmaya bağlı ortaya çıkan osteoartritin belirtisi olabilir. Meyve, sebze, yeşil bitkiler ağırlıklı bir beslenme planı seçmek yararlı olacaktır. Tatlı patates, salatalık, badem, sarımsak gibi besinler inflamasyonla savaşacaktır.

Gözler sadece dünyaya açılan pencere olmamakla kalmamakta bireyin sağlığı hakkında da önemli bilgiler vermektedir. Sarkık göz kapakları; yorgunluğun, alerjinin, tiroit bozukluklarının, sıvı retansiyonunun işareti olabilmektedir. Göz kapağı düşüklüğü çoğu zaman oksidatif stres ile ilintilidir. Bu da serbest radikallerin vücutta birikmesi ve hücrelere zarar vermesi anlamına gelmektedir. İyi haber ise oksidatif stresin yüksek oranda kötü beslenmeye bağlı olmasıdır. Bu da beslenme alışkanlıklarında değişiklikler yaparak sağlığa katkıda bulunulabileceği anlamına gelmektedir. İşlenmiş gıdalar yerine doğal yiyecekleri tercih etmek yararlı olacaktır. Serbest radikaller; hava, su gibi çevresel faktörlerden de kaynaklanabilmektedir. Sağlıklı beslenmek bunlara karşı da koruyucu olacaktır. Göz çevresindeki yaşlanma belirtileri önemli sağlık sorunlarının da habercisi olabilmektedir. Göz çevresindeki sorunlar kalp problemleriyle ilişkilendirilebilmektedir. Bununla birlikte bilim insanları bu iki unsur arasında doğrudan bağ kurulamayacağını belirtmektedir. Erken yaşlanma belirtileri bir işaret olarak algılanıp beslenme, uyku, alışkanlık gibi faktörlerde değişiklikler yapılabilir. Kırışıklıklar ve sarkmalar yaşlanmanın kaçınılmaz sonu olarak görülse de bazı bireyler 20’li yaşlarda kırışıklık, mimik çizgileri sorunu yaşayabilmektedir. Birey sağlıklı beslenme alışkanlıklarına sahip değilse bu belirtilerin erken yaşta oluşması büyük bir sürpriz olmayacaktır. Vitamin ve besin değeri yüksek meyve ve sebze tüketmek, vücudu susuz bırakmamak önemlidir. Yaş ilerledikçe cilt tonunda ve yüzeyinde değişiklikler meydana gelmektedir. Bu durum sağlıktaki sorunların da işaretçisi olabilmektedir. Cilt eğer çok kuruysa, pul pul dökülmeler yaşanıyorsa tiroitle ilgili bir problem olup olmadığını kontrol ettirmek faydalıdır.
Bireyler kendilerini daha enerjik hissedebilmek için bol miktarda kahve ve şeker tüketebilmektedir. Bu geçici bir fayda sağlasa da zaman içinde vücudu yormaktadır. Bunun yerine sağlıklı ve doğal beslenerek enerji düzeyini arttırmak istemek yararlı olacaktır.

Sebi Simyacı Anti Aging Krem yaşlanma belirtilerini gidermeye yardım etmekte tek üründe tüm bakım yapmaktadır. Yüksek miktarda dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren krem kırışıklık, sarkma, leke gibi birçok şikayeti gidermeye katkıda bulunmakta istenilen genç ve bakımlı görünümü sağlamaktadır.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!

Devamını oku

Sebi Pharma’dan ezber bozan ürünler!

Sebi Pharma dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren ürünleriyle ezber bozuyor. Aynı anda birçok cilt problemini gidermeye yardımcı ürünler hem kurumlar hem de bireyler tarafından beğeniyle karşılanmaktadır. Ödüllü Türk Mucit Şebnem Özen, İstanbul Uluslararası Buluş Fuarı’ndan başarılarla ve ödüllerle döndü.

Sebi Pharma ürünlerinin hepsi aynı anda birçok problemi gidermek üzere oluşturulmuştur. Bu şekilde tek bir kremle çok fazla fayda alınabilmektedir. Bu yapı tüm ürünlerde gözlemlenebilmektedir. Sebi İxir Leke Kremi içerdiği dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” ile ciltteki lekeleri cildi yormadan ve yıpratmadan gidermektedir. Bununla birlikte güneşten 50 faktör koruma sağlamaktadır. Bu da bireylerin ayrı ayrı leke kremi ve güneş kremi almasına ihtiyaç bırakmamaktadır. Sebi İxir Akne Sivilce Kremi ise doğal içeriğiyle sivilceleri, akneleri gidermeye yardımcı olmakla birlikte cildin bakımını yapmaktadır. Sebi İxir Akne Kremi gözenekleri sıkılaştırmaya, siyah noktaları gidermeye de katkıda bulunmaktadır. Sebi İxir Acil Bakım Kremi cilde bakım yapmasının  yanı sıra derinin su kaybetmesini önlemeye de yararda bulunmaktadır. Sebi Ala da birçok faydayı kullanıcılarına sunmaktadır. Göz çevresinde dahi kullanılabilen ürün tüm cilde uygulanabilmektedir. Sebi Ala; cildi beyazlatmakta, anti aging bakım yapmakta ve lekelerin giderilmesine katkıda bulunmaktadır. İlk kullanımda ciltte aydınlık bir görünüm de sağlanmaktadır. Sebi Pharma’nın dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren temizleme suyu Sebi Su hem cildi kir, yağ ve makyajdan arındırmakta hem de içerdiği buluşla cilt bakımına katkıda bulunmaktadır. Sebi Su herhangi Sebi Pharma ürünü kullanılmadan önce cilde uygulanırsa üründen alınacak verimi arttıracaktır. Sebi İxir Su Acil Cilt Bakım Spreyi’nde; Sebi İxir Acil Bakım Kremin faydaları ile Sebi Su’yun kullanım kolaylığı birleşmiştir. Sebi İxir Su, Sebi İxir Acil Bakım Kremi’nin ulaşamadığı saçlı deride dahi kullanılabilmektedir. Sebi Pharma’nın tek üründe tüm bakım anlayışını gözlemleyebilmek için en uygun ürün Sebi Simyacı’dır. Sebi Simyacı Anti Aging Krem; kırışıklık, sarkma, çizgi gibi birçok yaşlanma belirtisini gidermeye katkıda bulunmaktadır. Ürün göz çevresi dahil olarak tüm cilde uygulanabilmektedir. Sebi Simyacı ciltteki lekelere de katkıda bulunmaya yardım etmektedir. Sebi Simyacı güneş koruması da sağlamakta içerdiği silisyum kaplı değerli minerallerle ilk kullanımda ciltte aydınlık bir görünüm oluşturmaktadır. Sebi Simyacı dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen”i en yoğun oranda içerme özelliğine de sahiptir.
Devamını oku

Hamilelikte beslenme & cilt bakımı

Hamilelikte çeşitli cilt problemleri ortaya çıkabilmektedir. Akne hamilelik döneminde en çok şikâyet edilen problemler arasında yer almaktadır. Gebelik döneminde cilt bakımı ve tüketilen besinler konusunda seçici ve bilinçli olunması gerekmektedir.

Bazı kadınlar hamilelikten önce doğru cilt bakım ürünlerini seçerek istedikleri görünüme kavuşmaktadır. Bununla birlikte hamilelik dönemi de cilt bakımı için geç sayılmaz. Fondöten kullanılıyorsa yağlı ciltler için fondöten tercih etmek veya cilt beyazlatma özelliğine sahip mineral makyajı seçmek yararlı olabilmektedir. Hamilelikte sıkça şikayet edilen bir başka problem de hamilelik lekeleridir. Bu lekeler hormonal değişimlerin ve güneş ışığının etkisiyle oluşmaktadır. Güneşten korunmak, dışarı çıkarken güneş koruyucu kullanmak bu şikayeti önlemeye katkıda bulunacaktır. Geçici bir çözüm olarak cilt tonuna yakın renkte fondöten kullanarak lekelerin kapatılması da tercih edilebilmektedir. Bunun yanı sıra doğal leke kremleri kullanarak lekenin giderilmesi ve fondötene ihtiyaç bırakılmaması da yararlı olacaktır.

Hamilelikte beslenme de anne ve bebeğin sağlığı açısından son derece önemlidir. İstenilen meyve ve sebzeler tüketilebilir. Demir oranı yüksek kırmızı et ve benzeri gıdalar tercih edilmelidir. Süt, peynir ve yoğurt tüketimi alışkanlık haline getirilmelidir. Beslenme planında kalsiyum bakımından zengin yiyecek-içeceklere yer verilmelidir. Yeterli su tüketimi hayatın her döneminde olduğu gibi hamilelikte de son derece önemlidir. Çok yağlı, tuzlu, şekerli gıdalar ile beslenmeye gerek yoktur. Eğer çok isteniyorsa da mümkün olduğu kadar küçük porsiyonlar tercih etmek faydalıdır. Bazı kadınlar hamilelik döneminde aldıkları kilolardan kurtulmak için diyetler yapmaktadır. Zaman zaman da hızlı kilo vermeyi hedefleyen şok diyetler dahi tercih edilebilmektedir. Tüm bunlar hem annenin hem de bebeğin sağlığını ciddi anlamda riske atacaktır. Bu nedenle hamilelik döneminde kilo vermek için yoğun bir çaba harcanması önerilmemektedir. Eğer diyet yapılmak isteniyorsa dahi mutlaka doktora danışılmalıdır. Gebelikte sıkça şikayet edilen bir durum da kusma hissidir. Özellikle sabahları meydana gelen bu şikayeti azaltmak için uygulanabilecek çeşitli yöntemler mevcuttur. Sabah uyanır uyanmaz kuru ekmek, bisküvi tüketmek, yağlı baharatlı yiyeceklerden kaçınmak, mümkün olduğu kadar temiz hava almak yararlı olacaktır. Zencefil içeren yiyecek ve içecekler de fayda sağlayabilmektedir.
Devamını oku

Yaşlanma ve cilt rengi değişimi

Kırışıklıklar, sarkmalar yaşlanmayla birlikte en çok şikayet edilen unsurlar arasında yer almaktadır. Bununla birlikte yaşın ilerlemesiyle ciltte renk değişiklikleri de meydana gelebilmektedir. Cilt rengi; kırmızı, mavi, sarı ve kahverengi renklerinin bileşimi biçiminde görünebilmektedir.

Ciltteki bu renk değişimine kırmızı oksijenli hemoglobin, genetik sarı, “sarı boya” ve ciltteki kahverengi melanin pigmenti sebebiyet vermektedir. Hiperpigmentasyon lekeleri; düzensiz melanosit aktivitesinden kaynaklanmaktadır. Buna kümülatif mor ve ötesi ışınları sebebiyet vermektedir. Hiperpigmentasyon çoğunlukla yaşlanmayla da ilişkilidir. Yaşlanan bir cildin sarı renk tonlarında görünmesinin sebebi kahverengi melanin pingmentinde düşüşten ve kırmızı-mavi kılcal damarlardaki problemlerden kaynaklanmaktadır. Sigara kullanan bireylerde toksinler elastinin çökmesine neden olmakta ve ciltte sarılığa sebebiyet vermektedir.

Hiperpigmentasyon ve cildin yaşlanmasıyla sıklıkla bağlantı kurulsa da hiperpigmentasyon melanositlerin sayısı azaldığında da gözlenmektedir. 30 yaşından sonra her on yılda bir %6-8 oranında azalmaktadır. Bu unsur melaninde azaltmaya neden olduğu gibi cildin mor ve ötesi ışınlara karşı koruyucu kapasitesini azaltmaktadır. Melanositlerdeki azalmaya bağlı olarak epidermisteki dentrit hücrelerinin sayısında ve fonksiyonunda azalma gözlemlenir.

Yaşlanmayla birlikte cildin en dış tabakasında yer alan epidermis incelmektedir. Melanositlerin boyutunda artış gözlenmektedir. Yaşlanan cilt daha ince ve solgun gözükecek büyük pigmentli lekeler oluşacaktır. Bu lekeler; yaşlılık lekeleri, karaciğerden kaynaklanan lekeler şeklinde gözlemlenebilmektedir.

Bağ dokudaki düşüş cildin gücünün ve elastikiyetinin kaybolmasına sebebiyet verecektir. Bu da güneş lekelerinin daha belirgin olmasına sebebiyet verecektir. Yaşın ilerlemesiyle dermiste yer alan damarlar narinleşecek bu da morarmaya ve cildin altında kanamaya neden olacaktır. Yağ bezleri yaşlanmayla birlikte daha az yağ salgılayacaktır. Erkeklerde bu konuda 80 yaşından sonra küçük bir azalma gözlemlenir. Kadınlar menopozdan sonra daha az yağ salgılamaktadır. Cildin nemli kalması daha da zorlaşmakta kuruluk ve kaşıntı meydana gelmektedir.

Yaşlılıkla birlikte ciltte çeşitli problemler yaşanma olasılığı da artmaktadır. Cilt incelmekte daha kırılgan hale gelmektedir ve koruyucu yağ tabakası azalmaktadır. Cilt temas, basınca, titreşime sıcağa ve soğuğa karşı daha dayanıksız hale gelmektedir. Yaşlanmayla birlikte cilt problemleri ortaya çıkmaktadır. Bunun yanı sıra cilt sorunlarına neden olan farklı unsurlar da yer almaktadır. Alerjiler, iklim, giyim alışkanlıkları, kimyasallara maruz kalmak , kapalı mekanlarda kullanılan ısıtma araçları da ciltte çeşitli sorunlara neden olabilmektedir. Erken yaşlanmaya en fazla sebebiyet veren unsurlardan biri de güneşin zararlı etkilerine maruz kalmaktır. Güneş ışınları elastikiyet kaybına, pigment değişimlerine ve cilt derisinin incelmesine neden olmaktadır. Güneşin zararlı etkileri lekelerin yanı sıra cilt kanseri, melanoma gibi şikayetlere de kaynaklık edebilmektedir.

Sebi Pharma’nın anti aging ürün grubunda yer alan Sebi Ala ve Sebi Simyacı yaşlanma belirtilerini gidermeye yardımcıdır.  Sebi Pharma’daki tüm ürünler gibi Sebi Pharma’nın anti aging ürünleri de Dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içermektedir. Sebi Simyacı en yüksek miktarda dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içerme özelliğine sahiptir. 

Sebi Ala ciltteki kırışıklık, sarkma gibi yaşlanma problemlerini gidermeye yardımcıdır. Cildi beyazlatan, yüz, göz ve boyun dahi etkili kullanılabilen Sebi Ala tüm cilde uygulanabilmektedir. Sebi Ala ciltteki renk tonu eşitsizliklerini gidermeye de yardımcıdır. Sebi Ala 30 yaşın üstünde olan fakat yaşlanma belirtileri çok fazla belirginleşmemiş sadece cildine bakım yapmak isteyen kullanıcılar için de uygundur.

Tek üründe tüm bakım anlayışına sahip Sebi Simyacı Sebi Ala’nın sahip olduğu tüm özelliklere sahip olup 30 yaş üstü kullanıcılar için tasarlanmıştır. Göz kremi işlevi de bulunan Sebi Simyacı yüz, göz, ve boyun dahi etkilidir. Silisyum kaplı değerli minerallerle ilk kullanımda ciltte aydınlık bir görünüm sağlamakta cilde bakım yapmaktadır. Sebi Simyacı lekeleri gidermeye de yardımcıdır.

Yaşlanma Karşıtı Bakım için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Bahar depresyonu nedir?

Baharda birçok birey kendini daha enerjik hissetmektedir, dışarıda geçirilen zaman artmaktadır. Bununla birlikte depresyon şikâyeti yaşayan veya depresyona yatkın bireyler ise bahardan olumsuz yönde etkilenmektedir. Depresif bireyler baharın getirmiş olduğu enerjiye uymak için çaba harcarlar fakat bu çaba yorgunlukla sonuçlanır. Bu nedenle bahar depresyon şikayetlerinin artmasına neden olabilmektedir.

Bahar bir anlamda değişim demektir. Değişim insanları her zaman zorlamıştır. Olumlu yöndeki değişimler de buna dahildir. Doğadaki hızlı değişimler insanlarda anksiyete ve depresyona neden olabilmektedir. Havaların ısınması melankoliyi de arttırır. Kişinin tüm yaşamsal faaliyetlerinin düzenini sağlayan biyolojik ritm de değişikliklerden olumsuz yönde etkilenir. Evlilikler için çoğunlukla bahar mevsimi tercih edilir. Bahar mevsimi geçmişe duyulan özlemi arttırabilir, anıları canlandırabilir. Tüm bunlar duygusal yük olarak depresyon problemi yaşayan bireylerin işini zorlaştırabilir. Bahar alerjisi birçok sağlık sorununa neden olabilmektedir. Bu sorunlar da depresyonu tetiklemektedir. İnsan vücudunun fiziksel değişimlere karşı çok hassas olması, ruhsal yapısının da bundan kolayca etkilenmesi mevsim değişikliklerinde problemlere sebebiyet verebilmektedir. Uykusuzluk, dinlenememe hissi, iştah kaybı gibi sonuçlar ortaya çıkabilmektedir. Baharın getirmiş olduğu neşe depresif insanlarda “bir şeyleri kaçırıyorum” hissi oluşturduğu için de üzüntüye neden olmaktadır.

Kilo problemi olan, dış görünümünü beğenmeyen bireyler için de bahar dezavantajlıdır. Bu da ayrı bir stres ve üzüntü kaynağı olacaktır. Görünümünden memnun olmayan bireyler sosyal ilişkilerden kaçınabilmektedir. Kilo vermek için şok diyetler uygulamak fiziksel ve ruhsal sağlığı da tehlikeye atacaktır. Yazın yaklaşması birçok kişiyi hızlı sonuç alınan diyetlere yönlendirmektedir. Kilo kaybı isteniyorsa henüz bahar ve yaz yaklaşmadan bir uzmana danışmak faydalı olacaktır. Baharla birlikte tatil planları da yavaş yavaş oluşmaya başlar. Ekonomik durum iyi değilse bu unsur da yine stres ve üzüntü kaynağı olacaktır. Yılın her döneminde olduğu gibi; kişi depresif hissediyorsa uzman yardımı almalıdır. Depresyon belirtileri asla hafife alınmamalıdır. Mevsimsel depresyonun ilerleyerek majör depresyona dönüşme riski de bulunmaktadır. Mevsimsel değişimin çeşitli duygusal problemlere yol açabileceği önceden bilinmelidir ve kişi kendini buna hazırlamalıdır. Bu dönemde keyif alınan aktivitelere daha fazla zaman ayrılabilir. Yeteri kadar uyumamak depresyonu tetikleyen önemli faktörlerdendir. Mümkün olduğu kadar uykusuz kalmamaya dikkat edilmelidir. Uykusuzluk dikkatsizliğe ve çeşitli sağlık problemlerine de davetiye çıkaracaktır.
Devamını oku

Cilt Güzelliği için dikkat edilmesi gereken 10 püf nokta

Cilt maruz kaldığı kötü şartlar nedeniyle yıpranır, eski taze görüntüsünü kaybeder. Lekelenir ve istemediğiniz bir görüntüye bürünebilir. Bu durumu ortadan kaldırmanın ya da azaltmanın yolları var.

1- Lekelerin oluşumunu engellemek için cildinizi özenle temizlemeye dikkat edin. Her gün makyajınızı muhakkak kimyasalsız temizleyiciler ile temizleyin.

2- Yağlı bir cilde sahip olsanız bile cildinizi mutlaka nemlendirin ki bariyer savunması güçlü olsun.

3- Vitamin almayı eksik etmeyini. D, E, K vitaminleri cilde sağlıklı gelen vitaminler arasındadır.

4- Her gün 2 litre su içmeyi unutmayın. Cilt daha da gençleşir.

5- Hava şartlarına dikkat edin. Soğuk havalarda cildinizin kurumasına izin vermeyin.

6- Cildinizi düzenli bir şekilde kimyasalsız aktiflerle arındırın ve peeling yapın. Örneğin elektrikli temizleyiciler ile.

7- Göz çevrenizi korumaya dikkat edin. Göz çevrenizdeki en ufak bir yorgunluk belirtisi sizi yaşlı gösterir.

8- Muhakkak cildinizi çok yoğun içeriklere sahip olmayan toniklerle destekleyin ki gözenekleriniz küçülebilsin.

9- Her gün en az 7 saat uyumanız önemli. Böylelikle daha fresh gözükürsünüz.

10- Banyo suyu önemli! Tüm vücudunuzu yıkarken aşırı sıcak olmamasına özen gösterin. Cildi kurutur ve sarkıtır.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Sebi Su dünya patentli formül içeriyor!

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi Su benzersiz formülü ile hem cildi temizliyor, tüm Sebi Simyacı ürünlerinden alınacak faydayı arttırıyor. Sonbahar Kampanyaları ile indirimli olarak erişilebilen ürün özellikle yağlı cilt bakımında önemli yere sahip.

CİLT BAKIMININ OLMAZSA OLMAZI CİLT TEMİZLİĞİ!
 

Cilt bakımında amaç ne olursa olsun cilt temizliğine önem verilmesi gerçeği değişmez. Cilt temiz olmadığında ortaya çıkabilecek sorunların yanı sıra kullanılan üründen verim de almak mümkün olmaz. Cilt kirliliği bir bariyer tabakası gibi cilt yüzeyini kaplayabilir ve bu sayede ürünün deriye nüfuz etmesini önleyebilir. Cilt kirliliği cilt yüzeyini kapattığı için birçok cilt probleminin tetikleyicisi de olabilir. Özellikle akne, sivilce gibi şikayetlerde bu durumun önemi daha da artmaktadır.

Cilt temizliğine özellikle dikkat edilmesi gereken bir diğer unsur da makyaj yapılmasıdır. Makyaj ürünleri gözenekleri tıkayabilmektedir. Makyajın kaliteli bir temizleme suyu ile temizlenmesi gerekmektedir. Makyaj çıkarılmadan uyunursa birçok cilt sorunu ortaya çıkabilecektir.

Cilt temizliği anti aging bakım açısından da önem taşımaktadır. Dış faktörlerin cilt yüzeyinde bulunmasına izin verilmesi, gözeneklerin tıkanması cildi yıpratacaktır ve tüm bunlar uzun vadede yaşlanma belirtisi olarak geri dönecektir. Yaşlanma karşıtı bakıma katkı sağlamanın en iyi yollarından biri de cilt bakımına sürekli dikkat edilmesidir.

Tüm Sebi Simyacı ürünlerinde bulunan ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” Sebi Su’da da yer alıyor. Sebi Su cildi başarılı şekilde temizlediği gibi Sebi Simyacı ürünlerinden alınacak verimi de arttırıyor. Herhangi Sebi Simyacı ürünü kullanmadan önce Sebi Su ile cildi temizlemek alınacak verimi en üst seviyeye çıkarmaktadır. Sebi Su ciltteki kir, ter, yağ ve makyajı da arındırarak cilt bakımına da önemli bir katkıda bulunmaktadır. Sebi Su paraben, alkol içermemekte ve cildi kurutmamaktadır.

Cilt Temizleme Suyu İçin Tıklayın!

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!

Devamını oku

Aramalarınızın yanı sıra yorumlarınızı da bekliyoruz!

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi Pharma ürünleri sık sık olumlu yorumlar alıyor. Sebi Pharma kullanıcılarının önemli kısmı memnuniyetlerini telefonla bildirmektedir. Telefonla birlikte sosyal medya paylaşımı da tercih edildiğinde bu görüşler daha büyük kitlelere ulaşma şansını yakalayacaktır.

Sebi Pharma Yönetim Kurulu Başkanı ve Türk Mucit Şebnem Özen’in ödüllü, dünya patentli buluşu “Hücre Yenileyici Bileşen” tüm Sebi Pharma ürünleri içinde yer almaktadır.

Türk Mucit Özen’in buluşu “Hücre Yenileyici Bileşen” birçok ödüle sahiptir. Benzersiz formül; İstanbul Uluslararası Buluş Fuarı’nda bronz madalya ödülü kazanmıştı. Buluşun mucidi Özen, Bosna Hersek Kadın Buluşçular Derneği NOVA tarafından da “En İyi Kadın Mucit” ödülüne layık görülmüştü. Türk Mucit Şebnem Özen’in buluşu Kore Uluslararası Kadın Buluşçular Fuarı’nda (KIWIE) da iki ödül kazanmıştı. KIWIE jürisi ve Innopa da dünya çapında patentle korunan buluşa ödül vermişti.

Sebi Pharma’nın bu ödüllerin yanı sıra çok önemli bir başarısı daha söz konusu! Kullanıcı memnuniyeti! Sebi Pharma ürünlerini kullananlar memnuniyetlerini diğer kullanıcılarla ve Sebi Pharma’yla da paylaşıyorlar. Sebi Pharma ürünlerini kullananların sayısı önerilerle artıyor. Ürünleri deneyimleyen kullanıcılar çevresindeki insanların da bundan mahrum kalmamasını istiyor ve gönüllü olarak ürünleri anlatıyor. Ürünlerin gönüllü olarak önerilecek kadar memnuniyet sağlaması Sebi Pharma’yı çok mutlu etmektedir.

Sebi Pharma ürünleri ulaşılabilir, makul fiyatlarıyla ve sözünü tutan ürünleriyle başarılarını sürdürmektedir. Sebi Pharma’daki tüm ürünler vaadini tutmakla kalmamakta daha da fazlasını gerçekleştirmektedir. Firmanın kullanıcılar için sağladığı önemli bir özellik de tek ürünle birçok özelliğin kullanıcılara sunulması. Sebi İxir Leke Kremi lekeleri gidermeye katkıda bulunmanın yanı sıra 50 faktör güneş koruması sağlıyor ve cildi nemlendiriyor; Sebi İxir Akne Kremi akne, sivilce şikâyetlerinin yanı sıra gözenek ve siyah noktalarla da mücadele ediyor. Sebi İxir Acil Bakım Kremi ilk kullanımdan itibaren cilde bakım yapmakta ve beslemektedir. Sebi İxir Acil Bakım Kremi cildin su kaybetmesini de önlemektedir. Sebi Su cilt temizliği yapmasının ve tonik olarak kullanılmasının yanı sıra tüm Sebi Pharma ürünlerinden alınacak verimi de en üst düzeye çıkarmaktadır. Sebi Ala ve Sebi Simyacı Anti Aging Krem kırışıklık, sarkma, leke şikayetlerini gidermeye katkıda bulunmakta; göz çevresi, yüz ve boyun dahil olmak üzere tüm cilde uygulanabilmektedir. Sebi Ala ve Sebi Simyacı sayesinde ayrıca nemlendirici, göz kremi, anti aging krem almaya gerek kalmamaktadır.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Bulaşıcı hastalıklardan korunmak için ipuçları

Bulaşıcı hastalıklar ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Özellikle okullarda bulaşıcı hastalıklara karşı daha tedbirli olunmalıdır. Hastalıklarından korunmak ve bu hastalıkların başka bireylere geçmesini önlemek büyük önem taşımaktadır.

Bulaşıcı hastalıklardan korunmak için tedbir alınması gereklidir. Eğer bir hastalığın belirtileri gözlemleniyorsa fakat kişi gündelik yaşantısına devam edebilecek, okula gidebilecek durumdaysa doktorundan bilgi almalıdır. Aksi takdirde mevcut sağlık sorunu diğer öğrencilere de geçebilecektir. El hijyeni genel sağlık açısından büyük önem taşımaktadır. Birey hem kendi sağlığı hem de başkalarının sağlığı için düzenli olarak ellerini yıkamalıdır.

Ana sınıflarında, çocukların bir arada yer aldığı ortamlarda da enfeksiyonların yayılma ihtimali fazladır. Özellikle oyuncaklar sağlık problemlerin yayılmasında önemli rol oynamaktadır. Ortak kullanılan oyuncaklar bir çocuktan diğerine geçebilmektedir.

Anasınıfı bahçelerinin hijyeni de çok önemlidir. Muslukların çevresi, kuş sulukları, saksılar haşerelerin oldukça sevdikleri alanlardır. Buraların temizliğine çok dikkat edilmelidir. Böcek gibi canlılardan korunmak için dolaplarda yiyecek kalıntıları olmamasına özen gösterilmelidir.

Anaokullarında bulunan ortamın hijyeni son derece önemlidir. Oyuncakların çocuklara verilmeden önce temizlenmesi gerekmektedir. Lavaboların ve tuvaletlerin temiz olmasına dikkat edilmelidir. Kağıt havlu yerine normal havlu kullanılıyorsa havluların ortak kullanılmaması gerekmektedir. Yemeklerden önce ve sonra ellerin yıkanması alışkanlık haline getirilmelidir. Evcil hayvanlara temas edildiyse bundan sonra mutlaka eller yıkanmalıdır.

Soğuk algınlığının ve gribin yaygın olduğu kış aylarında bulaşıcı hastalıklara karşı alınan önlemlerin önemi artmaktadır. Bireyler hem kendi sağlığını hastalıklara karşı korumaya özen göstermeli hem de bundan başka bireylerin etkilenmemesine dikkat etmelidir.

Çevresel kirlilik, yetersiz beslenme gibi nedenler de bulaşıcı hastalıkların oluşma ihtimalini arttırabilmektedir. Bağışıklık sistemi güçlü olmayan bireylerin sağlık problemlerine yakalanma olasılıkları daha yüksektir. Çevre hijyenin sağlanması, mevcut bulaşıcı hastalığın geniş kitlelere yayılmasını önleyecektir. Özellikle temizlik işçilerinin uygun koruyucu ekipman kullanımını aksatmaması gereklidir.

Başka ülkelere seyahat eden bireylerin bulaşıcı hastalıklar konusunda mutlaka araştırma yapması gereklidir. Sıkça yaşanan sağlık sorunlarıyla ilgili araştırma yapılmalı gerekirse aşı olunmalıdır. Seyahat öncesi beslenme olanakları ile ilgili araştırma yapmak hem seyahatin keyifli geçmesini sağlayacak hem de bağışıklık sisteminin zayıflamasını önleyecektir.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Cilt için hayati öneme sahip kollajen nedir?

Kollajen cilt bakımına, cildin genç görünmesine dair en önemli kavramlardan biridir. Kollajen “vücudun yapıştırıcısı” olarak da tanımlanır ve cildin birleştirici dokusu olarak görev yapar. Ölü hücrelerin yenilenmesinde büyük öneme sahip olan kollajen cildin genç ve sağlıklı görünmesini sağlar.

KOLLAJEN ÜRETİMİNİN YAVAŞLAMASI YAŞLANDIRIYOR


Yaşın ilerlemesi, çevresel faktörler, güneşin zararlı ışınları gibi unsurlar nedeniyle kollajen üretimi yavaşlamaktadır. Bu durum ciltte istenmeyen bir görüntünün oluşmasına neden olur; cilt deriye yapışmış gibi görünür, sarkmalar ve kırışıklıklar meydana gelir. Sonuç olarak cilt genel anlamda yaşlı ve yorgun bir görüntüye sahip olur.

Kollajen üretiminin yavaşlamaması için yapılabilecek birçok şey var. Yüksek şeker tüketimi kollajen için olumsuz etkiye sahiptir. Sigaranın da cilt sağlığına önemli zararları var, sigara kollajen dokuya zarar veriyor. Güneşin zararlı ışınları kollajen liflerine zarar vermektedir. Cildi güneşin zararlı ışınlarından korumak için yüksek SPF’li güneş kremi kullanılmalıdır. Otoimmün hastalıklar da zaman zaman kollajene zarar verebilmektedir.

C vitamini tüketimi kollajene katkı sağlamaktadır. Bu nedenle düzenli olarak C vitamini almaya dikkat edilmelidir. Yeterli su tüketimi de cildin erken yaşlanmaması açısından önem taşımaktadır.

KOLLAJEN İÇEREN SEBİ SİMYACI GENÇLEŞTİRİYOR!

Sebi Pharma’nın en etkili yaşlanma karşıtı ürünü Sebi Simyacı çok kısa sürede etkisini göstermekte, kırışıklıkları gidermektedir. Kollajen içeren Sebi Simyacı sarkmalara, lifting kaybına karşı oldukça etkilidir. Cildin kollajen dokusunu güçlendiren Sebi Simyacı bu etkisiyle cildin genç ve sağlıklı bir görünüme sahip olmasını sağlamaktadır. Silisyum kaplı değerli mineraller, “Uluslararası patentli hücre yenileyici bileşen içeren” Sebi Simyacı tek ürünle tüm bakım anlayışına sahiptir. Sebi Simyacı göz kapağı ve göz çevresi dahil olmak üzere tüm yüze uygulanabilmektedir. Sebi Simyacı göz kapağı düşüklüğünü de kaldırmaktadır. Tek ürün tüm bakım anlayışına sahip Sebi Simyacı güvenle kullanılabilmektedir.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Boyun bölgesindeki sarkmalar neden kaynaklanır?

Yaşın ilerlemesi ile birlikte kişi cildinde yaşlanma belirtilerini gözlemlemeye başlar. Aynaya bakıldığında sarkmalar ve çizgiler dikkat çeker. Güneş ışınlarının olumsuz etkisi, yer çekimi ve yaşlanma bu görünüme sebebiyet vermektedir.

Cilt sadece tek bir nedenden dolayı olumsuz görünmemektedir. Birçok nedenin sonucu olarak cilt sarkar ve yorgun görünür. Sarkmanın en yaygın nedeni yaşlanmaktadır. Yaşın ilerlemesi ile birlikte cilt kollajen ve elastin dokusunda kayıplar yaşar. Bu dokular cildin yumuşak ve genç görünümünü sağlamaktadır. Yüzdeki kaslar da yaşla birlikte güçsüzleşmeye başlar bunun da payı bulunmaktadır. Yaşlanmak demek bir anlamda daha çok yer çekimine maruz kalmak demektir. Her geçen gün yer çekimine maruz kalınma süresi de doğal olarak artmaktadır.

Güneş ışınları cildin elastikiyetinin kaybolmasının bir diğer nedenidir. Güneşin güçlü ışınları cilt hücrelerine zarar vermekte ve yaşlanma belirtilerini arttırmaktadır. Bunun iki şekilde olumsuz etkisi vardır; UV ışınları hem kollajen ve elastine zarar vermekte hem de sarkmalara, kırışıklıklara neden olmaktadır.

Kısa sürede yüksek miktarda kilo verilmesi cildin sarkmasına neden olmaktadır. Çok sık egzersiz ve diyet yapan bireyler kilo kaybetme amacına ulaşsa da ciltlerinin görünümü beklenildiği gibi olmamaktadır. Bu nedenle kısa sürede yüksek miktarda kilo verilmemelidir. Zamana yayılarak düzenli şekilde ve bir uzman denetiminde kilo kaybı sağlıklı olacaktır. Hızlı kilo vermek için bilinçsizce uygulanan diyetlerin sağlığa da zararı bulunmaktadır.

Sigara sağlığa olanlarının yanı sıra sarkmaya da neden olmaktadır. Sigara cildi kurutmakta ve yaşlanma belirtilerinin erkenden meydana gelmesine neden olabilmektedir. Sigara; sarkmaların, kırışıklıkların ve renk tonu eşitsizliklerinin erken yaşta meydana gelmesine yol açmaktadır.

Ciltte yaşlanma belirtileri gözlemleniyorsa öncelikle cildin iyi şekilde nemlendirildiğinden emin olunmalıdır. Cildi sıkılaştıran bakım yapan anti aging ürünler kullanılmalıdır. Yaşlanma karşıtı bakımda en sık yapılan hata anti aging ürün kullanmak için belirtilerin iyice ortaya çıkmasını beklemektir. Oysa problem fazla ilerlemeden önlem alınsa avantajlı konumda olunacaktır. Cilt bir bütün olarak düşünülmeli göz çevresi, boyun ve yüze bakım yapılmalıdır.

Sebi Simyacı içerdiği ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” ile sarkma, kırışıklık, renk tonu eşitsizliği ve leke şikayetlerini gidermeye yardımcıdır. Tek üründe tüm bakım yapan krem göz çevresine, boyuna, yüze ve tüm cilde uygulanabilmektedir. Sebi Simyacı ilk kullanımda aydınlık görünüm sağlamaktadır.

Yüz Sıkılaştırıcı Krem için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Neden Sebi Pharma ürünlerini tercih etmelisiniz?

Sebi Pharma ürünlerini seçmek için birçok neden var! Sebi Pharma ürünleri ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeriyor Ege ve Akdeniz bölgelerinde reçete ediliyor. Bununla birlikte tüm ürünler vaadini tutuyor, hatta fazlasını yerine getiriyor. Sebi Pharma cilt bakımın herkes için ulaşılabilir olmasını istiyor. Bu nedenle de fiyat politikasında oldukça makul rakamlar belirleniyor.
 
  • Sebi Pharma ürünleri Ege ve Akdeniz bölgesinde reçete edilmektedir. Ürünler sadece firmanın web sitesinde değil eczanelerde de yer almaktadır.
  • Hiçbir Sebi Pharma ürünü, paraben, alkol, hidrokinon, silikon, vazelin, parfüm, salisilik asit türevleri ve cıva içermemektedir. Tüm ürünleri güvenle kullanabilirsiniz!
  • Ürünlerle ilgili bilgi almak, firma hakkında soru sormak için her zaman iletişime geçebilirsiniz. Haftanın yedi günü kolayca ulaşabileceğiniz müşteri hizmetleri ile ürünleri aldıktan önce de sonra da Sebi Pharma yanınızda!
  • Tüm ürünler dört mevsim kullanılır! İstediğiniz ürünü kullanmaya başlamak için aylarca beklemenize gerek yok. Benzersiz içeriğe sahip kremler dört mevsim güvenle kullanım sağlıyor.
  • Hiçbir Sebi Pharma ürünü cildi soymaz ve yıpratmaz aksine bakım yapar, besler.
  • Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” sadece ve sadece Sebi Pharma ürünlerinde yer almaktadır. Dünya patenti ile kullanılan bu formül birçok ödül almıştır.
  • Tüm ürünler birden fazla fayda sağlamaktadır. Hangi ürün tercih edilirse edilsin sadece vaat edilenler değil fazlası da yerine getirilir.
  • Sebi Pharma’da yer alan tüm ürünler oldukça makul rakamlarla kullanıcılarla buluşmaktadır. Bu sayede cilt bakımının herkes için ulaşılabilir olması hedeflenmektedir.
  • Firma birçok olumlu kullanıcı görüşüne sahiptir; öyle ki birçok birey telefonla sipariş verirken çevrelerinden önerildiğini ifade etmektedir. Ürünlerin sağladığı memnuniyet kullanıcıların gönüllü olarak çevreleri ile de bunu paylaşmasını sağlamaktadır.
  • Sebi Pharma ürünlerin içerisinde yer alan ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” sürekli yeni ödüller kazanmaya devam ediyor. Bu da firmanın sadece başarılıya sahip olduğunu değil bunu sürekli hale getirdiğini göstermektedir. Firmanın sosyal medya hesaplarını takip ederek güncel gelişmelerden haberdar olabilirsiniz.
Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Saçlar neden yağlanır?

Saçlarda da tıpkı ciltteki gibi yağlanma sorunu yaşanabilmektedir. Saçlar ve saç yüzeyi yağlı bir görünüme sahip olabilmektedir. Saçların yağlanmasını engellemek için alınabilecek birçok önlem bulunmaktadır.

Tıpkı cilt sorunlarında olduğu gibi saçlarla ilgili karşılaşılan problemlerle de sorunun kaynağını anlamak önemlidir. Farkında olunmadan benimsenen alışkanlıklar saçların yağlanmasına sebebiyet verebilmektedir.

Saçların çok sık yıkanması saçların yağlanmasına neden olabilmektedir. Saç derisinde bulunan doğal yağ sıyrıldıkça cilt bu yağları telafi edebilmek için kendini daha sık yenileyecektir. Bunun sonucunda da saç yağlanabilecektir. Mümkünse saçların yıkanma sıklığı azaltılabilir.

Saçların taranma şekli de önemlidir. Saçların yeteri kadar taranmaması saç derisinde bulunan doğal yağın eşit şekilde dağılmasına engel olacaktır. Saçların çok sık taranması ise yağ üretimini arttıracaktır. Bu nedenle saçlar ne çok az ne de fazla taranmalıdır.

Cilt bakımında ellerin yüze temas etmesinden kaçınılması önerilmektedir. Eller doğası itibari ile yüksek miktarda kir ve yağ barındırmaktadır. Yüze dokunulması tüm bunların yüze taşınması anlamına gelir ve cildin yağlanması ile sonuçlanabilir. Bu durum saç bakımı için de geçerlidir.

Saç, saç derisine yakın olduğunda daha fazla yağlanacaktır. Saçların saç köklerinden uzaklaşması hızlı yağlanmayı önlemeye katkıda bulunacaktır.

Cilt bakımında yüzün çok sıcak ve soğuk su ile yıkanması önerilmemektedir. Yine saç bakımında benzer bir durum geçerlidir.
 

Saçların çok sıcak su ile yıkanması yağ üretimini arttırabilmektedir.

Stresin sağlığa birçok zararı olduğu gibi stres saç ve cilt bakımını da olumsuz etkiliyor. Birey stres yaşadığında saç derisindeki ve ciltteki yağ üretimi artabilmektedir. Geç saatlerde uyunması da saçların yağlanmasına sebebiyet verebilmektedir. Bu faktörde de uykusuzluğun strese ve anksiyeteye neden olması etkilidir.

Çeşitli sağlık problemleri de cildin ve saçın yağlanmasına neden olmaktadır.

Sağlık, cilt ve saç bakımı genetik faktörlerden etkilenmektedir. Yaşam tarzı, genetik faktörler cilt tipi ve saç tipi üzerinde belirleyici olabilmektedir.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!

Devamını oku

B5 Vitamininin cilde faydaları nelerdir?

B5 Vitamini cilt bakımında sıkça kullanılmaktadır. Özellikle cildin yorulduğu, yıprandığı kimyasal peeling benzeri uygulamalardan sonra cilde bakım yapmanın ve cildi beslemenin önemi artmaktadır. Bu amaçla kullanılan ürünlerde B5 vitamini bulunmaktadır. B5 vitamini cildin su kaybını önlemektedir.

B5 vitamini suda çözünebilmektedir. Vitamin biyolojik aktivitelerde önemli rol oynar protein ve yağ sentezine katkıda bulunarak enerji üretimine faydada bulunur. B5’in cildin bakımına ve onarımına birçok katkısı vardır. Özellikle ciltte herhangi problem yaşandıktan sonra cildin kendini onarmasına yardım etmek için B5 vitamini yararlıdır. Cildin kendisini ve vücudu çevresel faktörlerden korumada kullandığı bariyer tabakası vardır. B5 bunun güçlenmesine de yardım etmektedir. B5 glutasyon seviyesini arttırmaya teşvik etmektedir. Glutasyonun ciltte güçlü antioksidan etkisi bulunmaktadır. Glutasyon, cildi; güneşin zararlı etkileri, kirlilik ve diğer faktörlerin yaratacağı olumsuzluklara karşı korumaktadır. Madde bakım etkilerinin yanı sıra yaşlanma belirtilerini azaltır, kırışıklıkları önler ve cilt kanserine karşı korur. Bu vitaminin cilde yararlarını şu şekilde özetlemek mümkündür; cildin bariyer özelliğini arttırır, nemlendirir, derinin toparlanma sürecine katkıda bulunur, yaşlanma belirtilerine karşı etkide bulunarak daha iyi görünüm sağlar. Bu vitaminin en önemli özelliklerinden biri de cildi nemlendirmesidir. Vitamin; cildi nemlendirir, nemi korur ve su kaybını önler. Bu da B5’in cildin yumuşaklığını, elastikiyetini sağlamada yardımcı olduğunu göstermektedir. Cilt kuruluğundan şikayetçi bireyler için B5 vitamini yararlı olacaktır. Vitamin, nemlendirici etkisinin yanı sıra cilde bakım yapmakta ve dış faktörlere karşı cildi korumaya yardım etmektedir. B5 sağladığı bu etkilerle kendisine birçok üründe yer bulmuştur. B5 akne gidermede ve saç kaybını önlemede de kullanılmaktadır.

B5 vitamini birçok yiyecekte bulunmaktadır. Yumurta sarısı, balık, tavuk, süt ve süt ürünleri, mantar, avokado oldukça iyi B5 kaynaklarındandır. Sağlıklı bireylerin çoğunlukla yetersiz B5 alımına dair bir problemi yoktur. Bununla birlikte stres, gebelik, sürekli işlenmiş gıdalar tüketmek gibi unsurlar bu vitamine ihtiyaç duyulmasına neden olabilmektedir. Yüksek ısı, saklama kabı olarak teneke kullanımı, diğer işleme metotları yiyecekte B5 oranını yüzde 75 gibi yüksek miktarlarda düşürebilmektedir. Bu da yiyeceklerin pişirilmesinde, hazırlanmasında tercih edilecek yöntemlerin önemini ortaya çıkarmaktadır. B5 yorgunluğun giderilmesinde, kolesterol düzeyin düzenlenmesinde, cilt ve saçların bakımlı olmasında, stres, depresyon, anksiyete problemlerinin azaltılmasında rol oynar. Vitamin bağışıklık sistemini de güçlendirmektedir.

Sebi Pharma’nın cildi nemlendiren ve bakım yapan ürünlerden Sebi İxir Acil Bakım Kremi B5 vitamini ve dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içermekte ilk kullanımda deriyi rahatlatmaktadır. Ürün cildin su kaybetmesini de önlemektedir. Özellikle cildin yorgun olduğu durumlarda Sebi İxir Acil Bakım Kremi’ni kullanmak yararlı olacaktır. Doğal içeriğiyle ailedeki genç yaşlı herkesin 4 mevsim kullanabileceği krem özellikle kışın ciltte yarattığı olumsuzlukları gidermeye yardımcıdır.

B5 vitamini içeren krem için tıklayınız.
Devamını oku

Dünya patentli, ödüllü buluş Sebi Pharma ürünlerinde!

Tüm Sebi Pharma ürünleri dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içermektedir. Sebi Pharma Yönetim Kurulu Başkanı ve Türk Mucit Şebnem Özen’in buluşu “Hücre Yenileyici Bileşen” ulusal ve uluslararası patente sahiptir. Sayın Özen Garanti Bankası’nın düzenlediği Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’nda Türkiye’nin Gelecek Vaat Eden Kadın Girişimcilerinden oldu. Türk Mucit Şebnem Özen Bosna Hersek Kadın Buluşçular Derneği Nova tarafından En İyi Kadın Buluşçu Kategorisinde ödüle layık görüldü. Sayın Özen İstanbul Uluslararası Buluş Fuarı’nda ise bronz madalya ile ödüllendirildi.

Tüm Sebi Pharma ürünleri dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içermektedir. Sebi Pharma Yönetim Kurulu Başkanı ve Türk Mucit Şebnem Özen’in buluşu “Hücre Yenileyici Bileşen” ulusal ve uluslararası patente sahiptir. Sayın Özen Garanti Bankası’nın düzenlediği Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’nda Türkiye’nin Gelecek Vaat Eden Kadın Girişimcilerinden oldu. Türk Mucit Şebnem Özen Bosna Hersek Kadın Buluşçular Derneği Nova tarafından En İyi Kadın Buluşçu Kategorisinde ödüle layık görüldü. Sayın Özen İstanbul Uluslararası Buluş Fuarı’nda ise bronz madalya ile ödüllendirildi.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun!

Ödüllü Türk Mucit Sayın Şebnem Özen’in oluşturduğu kuralları bozan, kilometrelerce milimetrik hesaplarla hazırlanmış, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren cilt bakım ürünleri birçok kadının cildinde istediği sonucu almasını sağlıyor. Sebi Pharma’nın sözünü tutan ürünleri işlevini yerine getirmenin yanı sıra cilde bakım yapıyor ve besliyor.
 

Sebi Pharma; onur konuğu olarak davet edildiği İstanbul Uluslararası Buluş Fuarı’ndan ödüllerle döndü. Sebi Pharma “Tek üründe tüm bakım” anlayışıyla hem kullanıcılarının hem de firmaların dikkatini çekiyor. Sebi Pharma’daki ürünler cilt bakım alanında sıkça karşılaşılan iki problemi gidermektedir. Birincisi ürünler sözünü tutmakta ve belirttiği faydayı yerine getirmektedir. İkinci ise ürünün doğal içeriği sayesinde cilde hiçbir zarar vermemesi aksine bakım yapmasıdır. Ödüllü Türk Mucit Şebnem Özen’in onur konuğu olarak katıldığı etkinlik bunu bir kez daha gösterdi. Sebi Pharma’nın standı yoğun ilgi gördü. Birçok kişi cilt bakımı hakkında merak ettiği soruların yanıtını buldu. Sebi Pharma hem İstanbul Uluslararası Buluş Fuarı  hem de Bosna Hersek Kadın Buluşçular Derneği NOVA tarafından ödüle layık görüldü. Birbirinden saygın bu iki kurumun Sebi Pharma’ya ödül vermesi kurumsal başarı açısından son derece anlamlı. Tüm bu gelişmeler büyük sevinçle ve gururla karşılandı. Bunun yanı sıra çok memnun edici bir durum daha vardı; ziyaretçilerin ilgisi! Sebi Pharma’nın standı; cilt bakımına ilgili duyan bireyler kadar daha önceden Sebi Pharma’yı internet aracılığıyla takip edenler tarafından da ziyaret edildi. Sebi Pharma’nın büyük bir aile olduğu bir kez daha kanıtlanmış oldu.

Sebi Pharma sözünü tutan cilt bakım ürünleriyle birçok kadının beğenisini toplamaktadır. Sebi Pharma telefon, sosyal medya aracılığıyla çok sayıda olumlu yorum ve teşekkür almaktadır. Bu geri bildirimler büyük memnuniyet kaynağı oluşturmaktadır. Sebi Pharma’nın kullanıcılarına sunduğu başka bir fayda da “tek üründe tüm bakım” anlayışıdır. Alışılageldik çok sayıda ürün sunma ve bu ürünleri kullanıcıların ayrı ayrı satın alması için çaba harcaması durumu Sebi Pharma için geçerli değildir. Sebi Pharma’da bir ürünle birçok cilt problemini gidermeye yardım etmek hedeflenmektedir. Bu sayede hem ekonomi hem de kullanım konforu sağlanmaktadır. Buna ek olarak etkileşim riski de ortadan kalkmaktadır. Bu özellik kadınları cildine bakım yaparken seçim yapma probleminden de kurtarmaktadır. Sebi Phrma’nın bu felsefesi cilt bakımının bir bütün olarak düşünülmesi anlayışına da katkı sağlamaktadır.

Devamını oku

Kadın girişimciliğinin değeri anlaşılıyor!

Dünyada kadın girişimciliğinin önemi daha fazla anlaşılmakta ve bu yönde çalışmalar yapılmaktadır. Sağlanan destekler kadınların kendi işini kurması konusunda cesaretlendirmektedir. Kendi işini kurma ve yönetme isteği birçok kadın girişimciye oldukça cazip gelmiştir.
 

Araştırmalar başarılı kadın girişimcilerin; girişimlerinin ikinci veya üçüncü işleri olduğunu göstermektedir. Mesleki memnuniyetsizlik, başkası için çalışmak istememe, kendi işinin patronu olmak gibi unsurlar girişimciliği teşvik etmektedir. Kendi işini kuran birçok girişimci eskiye oranla daha mutlu olduğunu ifade etmektedir. Kadın girişimcilerin önemli bir kısmı çalışanlarına eğitim ve mesleki gelişim anlamında daha fazla olanak tanımaktadır. Geniş bir perspektiften bakıldığında dünyadaki girişimcilerin üçte birini kadınlar oluşturmaktadır. Kısa bir süre önce yapılan uluslararası araştırma orta gelirli ülkelerdeki kadınların yüksek gelir düzeyine sahip kadınlara oranla daha erken yaşta girişimcilikle ilgili çalışmalara başladığını göstermektedir. Bunda ekonomik kaygıların, aileye destek olma isteğinin önemli olduğu düşünülmektedir. Bununla birlikte gelir düzeyi yüksek ülkelerdeki kadın girişimcilerin başarı oranı daha yüksektir. Bunda olanakların, ailenin sağladığı maddi imkanların etkisinin olduğu düşünülmektedir. Yüksek eğitim düzeyine sahip kadın girişimciler bilgilerini işlerini daha ileriye taşımada kullanmaktadır. Yapılan son çalışmalar kadın girişimcilerin yoğunlukla dernekler kurduğunu göstermektedir. Bu dernekler sayesinde bilgi ve tecrübe paylaşımı yapılabilmektedir. Birçok iş kadını işine olan sevgisi nedeniyle girişimci olmaktadır. Çok sayıda kadın girişimci risk alma konusunda erkeklere oranla çok daha cesur davranmaktadır. Kendi işini kurmannın motive edici bir diğer tarafı da işlerin tüm kontrolüne sahip olunabilmesidir. Kadın girişimciliğinin artması ülke ekonomisine de çok ciddi katkılar sağlamaktadır. Kadın girişimciler bunun bilinciyle hareket etmekte, ülke ekonomisine katkı sağlamaktan memnuniyet duymaktadır. Kadın girişimcilerin çevresindeki bireyler sık sık iş, hayat dengesi konusunda endişe duymaktadır. Uzun, yorucu çalışma saatlerinin kişinin yaşantısını olumsuz etkileyeceği düşünülmektedir. Çoğunlukla bu kaygılar karşılıksız çıkmaktadır. Başarılı birçok kadın girişimci birçok işi bir arada yürütme, iş hayat dengesini başarışı şekilde kurma yeteneğine sahiptir. Bunda hedef odaklı olmanın önemi büyüktür. Günümüzdeki ticaret dünyasında kadın girişimcilerin etkisi hızla artmaktadır. Birçok kadın girişimci 40-60 yaşları arasındadır. Kadın girişimcilerin öncelikli hedefi maddi kazanç değil kişisel memnuniyet ve bulundukları topluma katkı sağlamaktır. Yüksek eğitim düzeyine sahip kadın girişimciler bir araya gelerek bilgi ve tecrübelerini paylaşmaktadır. Kadın girişimciliğin yaygınlaşması, sağlanan olanaklar, kadın girişimcilerin birbirine sağladıkları destekler, bilgi teknolojisinin gelişimi gibi unsurlar da kadın girişimciliğinin çok daha iyi yerlere geleceğinin göstergesidir.

Sebi Pharma Yönetim Kurulu Başkanı ve Türk mucit sayın Şebnem Özen, geçtiğimiz yıl Garanti Bankası’nın düzenlediği Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’nda Türkiye’nin Gelecek Vaat Eden Kadın Girişimcileri’nden olmuştu.

Devamını oku

İnovasyon nedir, neden önemlidir?

Firmalar için; inovasyon, alternatif olmaktan çıkıp, zorunluluk haline gelmiştir. Artan rekabet düzeyi de inovasyonun önemine katkıda bulunmuştur. İnovasyonun başlangıcı yeni düşüncelerdir.

İnovasyon kavramı çoğunlukla teknoloji firmalarıyla özdeşleştirilmiştir. Bununla birlikte artan rekabet koşulları inovasyonu hemen hemen tüm sektörler için zorunlu hale getirmiştir. İnovasyon; teknolojik inovasyon, organizasyonel inovasyon, pazarlama inovasyonu gibi alt başlıklara sahiptir. Teknolojik inovasyonda üretim sürecinin geliştirilmesi, mevcut ürünün özelliklerinde ilerleme kaydedilmesi gibi unsurlar yer almaktadır. Organizasyonel inovasyonda işlerin yapılış biçimiyle ilgili geliştirmeler ortaya konmaktadır. Pazarlama inovasyonu ise ürünün daha çok tüketiciye ulaşabilmesi için yapılan çalışmaları kapsamaktadır.

İnovasyon ve icat aynı şey değildir. Bir ürünü bulan kişiyle, o ürünü tanıtan, dünyaya yayan kişi her zaman aynı olmamaktadır. İnovasyonu besleyen en önemli unsurlardan biri de sorulardır. Ürünü, üretimi iyileştirmeye yönelik sorulan sorular inovasyona giden ilk adımdır. Bunun yanı sıra sorunlara farklı bir bakış açısıyla bakmak, yeni bir şeyler üretme isteğine sahip olmak önemlidir. İnovasyon türlerinden sadece birine önem vermek çoğu zaman başarıyı getirmemektedir. İnovasyon işletmenin tüm yönlerini kapsamalıdır. Sıkça göz ardı edilen bir unsur da sürekliliktir. Firmanın başındaki yöneticiler inovasyona belirli bir dönem önem gösterip daha sonra ilgilerini yitirirlerse yine istenilen verim sağlanamaz. Her geçen gün teknolojik imkanlar artmaktadır. Birçok firma; mevcut teknik olanakları sonuna kadar kullanmakta, yeni yöntemler oluşturmaktadır. Bu nedenle; işletmelerin inovasyona sürekli önem göstermeleri gerekmektedir. İnovasyon firmanın tümünü kapsamalıdır. Görevi sadece bir departmana devretmek istenilen sonucun alınmasını zorlaştıracaktır. Tüketicilerin mevcut taleplerine cevap vermek olumlu olsa da yeterli değildir. Sektörün geleceği, ilerideki beklentiler de sürekli düşünülmelidir. Bununla birlikte, tüketicilerin bilmediği için talep de edemediği fakat piyasaya sunulduğunda memnuniyetle karşılanacak birçok icat edilmemiş ürün bulunmaktadır. İşletmeler bunu da göz önünde bulundurmalıdır . Hâlihazırda kullanıma sunulmuş fakat popülerlik kazanamamış, herhangi nedenden dolayı başarı sağlayamamış ürünler üzerinde de inovasyonlar yapılarak ciddi başarılar elde edilebilir. Tüm bu veriler; inovasyonun bütüncül yaklaşım ve ileri görüşlülük gerektirdiğini ortaya çıkarmaktadır.

Bu anlamda; mesleki eğitime önem vermek ve bunu sürekli hale getirmek de yararlı olacaktır.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Çocuğunuz mucit olabilir!

Ebeveynler zaman zaman çocuklarının potansiyelini gözden kaçırabilmektedir. Yaramaz, fazla meraklı, çok soru soruyor diye nitelendiren çocuklar geleceğin mucitleri olabilir. Çocukların bilimle ilgilenmesini teşvik etmek birçok olumlu sonuç getirecektir.

Çocukların bilimle ilgilenmesini teşvik etmek için hiçbir şey satın almaya gerek yoktur. Kabartma tozu, sirke, su, buz gibi maddeler ile birçok bilimsel çalışma, deney yapabilmek mümkündür. Birçok mecrada evde kullanılan araç ve gereçlerle yapılabilecek deneyler hakkında kapsamlı bilgiler yer almaktadır. Gündelik yaşantının içinde farkında olunmadan bilimden yararlanılmaktadır. Örneğin yemek pişirmek çocuklara bilimi örnekleyebilmek için mükemmel bir araçtır. Buharlaşma, pişme, renk değişikliği gibi unsurlar çocuklara anlatılabilir. Kısa bir yürüyüş yapılarak bitkiler, ağaçlar, canlılar incelenebilir. Sanatta da bilimin etkileri gözlemlenebilir. Renkleri karıştırınca yeni renklerin oluşması incelebilir. Bilim müzeleri, hayvanat bahçeleri ziyaret edilebilir. Çocuklar için hazırlanan atölye çalışmaları da faydalı olabilmektedir. Bu sayede çocuklar evde sahip olmadığı olanaklarla çalışma yapma imkanı bulmaktadır. Bu etkinlikler sayesinde evde herhangi dağınıklık olmayacağı için ebeveynlere de avantaj sağlanmış olacaktır. Kütüphaneleri ziyaret etmek oldukça ilham verici olacaktır. Çocuklara bilimi öğretmeyi amaçlayan birçok yayın vardır. Süreli yayınlar da bu açıdan faydalıdır. Süreli yayınların önemli bir avantajı da çocuk ile sürekli bir bağ kurması ve güncel gelişmeleri aktarma şansının olmasıdır. Çocuklara hediye olarak bilimsel set oyuncakları almak yaratıcılığını ve bilime olan ilgisini arttıracaktır. Çeşitli bilimsel konulara vurgu yapan birçok oyuncak kırtasiyelerden, oyuncak mağazalarından temin edilebilmektedir. Okul çağındaki çocuklar evlerinde deney yapmaya istekli olabilirler. Bu istekleri asla köreltilmemelidir. Sadece; çocuğun, diğer aile bireylerinin güvenliği ve çevrenin temizliği sağlanmalı bunun dışında çocuk mümkün olduğu kadar serbest bırakılmalıdır. Ortaya çıkan dağınıklık, kirlilik nedeniyle çocuğa kızılmamalıdır. Bu çalışmanın ve araştırmanın doğal sonucudur. Ev dışında araştırma ve inceleme yapılırken de yine çocuğun güvenliğine dikkat edilmeli üzerini kirlettiği veya dağınıklığa sebep olduğu için kızılmamalıdır. Bilimin sayısız inceleme alanı vardır. Çocuk bilimin herhangi dalına, o dalın içerisinde de bir unsura ilgi duyabilir. Örneğin çocuk sadece bitkileri incelemek ve onlar hakkında bilgi sahibi olmak isteyebilir. Onu başka bir alana yönlendirmeye çalışmak doğru olmayacaktır. Çocuğun araştırmak, bilgi sahibi olmak istediği konuya saygı duyulmalıdır.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Kışın sık yapılan cilt bakım hataları

Hemen herkes bakımlı bir cilde sahip olmak istemektedir. Yapılan cilt bakımı hataları; leke, kuruluk, cilt tonu eşitsizliği gibi çeşitli sorunlara yol açabilmektedir. Kışın soğuk ve kuru hava cildi yıpratabilmekte ve yorabilmektedir.

GÜNEŞ KORUYUCU KULLANILMAMASI

Birçok birey güneş koruyucu kullanımının sadece yazın gerekli olduğunu düşünmektedir. Güneş koruması mevsimlik değil sürekli olmalıdır. Kışın da güneşin zararlı ışınları cilde zarar vermeye devam etmektedir. Öyle ki zararlı ışınlar kardan yansıyarak daha da zararlı olabilmektedir.
 

CİLDİ NEMLENDİRMEMEK


Kışın yapılan bir hata da cildin nemlendirilmemesidir. Birçok birey cildi nemlendirmek için cildinin kurumasını ve yıpranmasını beklemektedir. Bunun sonucunda cilt yıpranacaktır. Derinin zarar görmesini engellemek için sorun oluşmadan önce bakım yapmak gereklidir. Nemlendirici ürün seçiminde ise son derece dikkatli olmak gereklidir. Uzun vadede cildi kurutan ürünlerden kaçınılmalıdır. Yaşlanma belirtilerinin oluşum süresinde de cildin ne kadar zarar görüp görmediği önem taşımaktadır. Çok sık cilt sorunları yaşanırsa yaşlanma belirtileri daha genç yaşlarda ortaya çıkabilecektir.

Sıcak hava cildi kurutabilmektedir. Bu nedenle mümkün olduğu kadar ılık su tercih edilmelidir ve duş alınan süre kısa tutulmalıdır. Kışın kuru havanın etkisi ile kuruluk şikayeti daha fazla yaşanabilmektedir. Kapalı alanları ısıtmada kullanılan cihazlara da dikkat etmek gerekmektedir. Havayı kurutan cihazlar cildin kurumasına da sebebiyet verebilmektedir.
 

CİLT TİPİNE DİKKAT ETMEMEK


Mevsimlerle hava koşulları değiştiği gibi cilt tipi de değişebilmektedir. Birçok koşul değişirken cilt tipi de aynı kalmayabilmektedir. Bireyler ürün seçerken cilt tipini göz önünde bulundurulmalıdır. Kuru ciltler hep kuru, yağlı ciltler hep yağlı kalacak diye düşünülmemesi gereklidir.
 

SEBİ İXİR ACİL BAKIM KREMİ İLE CİLDİNİZİ KORUYUN!


Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi İxir Acil Bakım Kremi nem sağlar, cilde bakım yapar ve mevsimsel faktörlerin cilde zarar vermesini önlemeye yardım eder. Benzersiz formüle sahip krem lekeleri de gidermektedir.

Kışın cilde bakım yapan ürünümüzü incelemek için tıklayın.


 
Devamını oku

Güneş lekeleri nasıl geçer

Güneşlenmek birçok insan için keyifli bir hobidir. Güneş insan sağlığı için hem zararlı hem de faydalı olabilir. Birçok birey yüzdeki güneş lekeleri nasıl geçer diye araştırma yapmaktadır.  Bilinçli güneşlenerek sağlığımızı tehlikeye atmadan güneşin tadını çıkarabiliriz. Sağlıklı güneşlenmek için nelere dikkat edilmeli inceleyelim;
 

YÜZDEKİ GÜNEŞ LEKELERİ

Güneşin insan sağlığına birçok faydası var; güneş ışınları D vitamini sentezini sağlıyor, insan psikolojisine olumlu katkılarda bulunuyor

Güneşlenmeye yavaş yavaş başlanmalı. Tatile gidilen ilk gün uzun süre güneşin altında kalınmamalıdır. Güneşin altında kalınan süre her gün beş dakika uzatılmalıdır.

Günün en sıcak zaman dilimi olan saat 11 ve 15 arasında güneşlenmekten kaçınılmalıdır.  Aksi takdirde yüzdeki güneş lekeleri nasıl geçer diye sorulabilmektedir.

Mutlaka yüksek faktörlü güneş kremleri kullanılmalıdır. Uluslararası hücre yenileyici bileşenle üretilen Sebi İxir Leke Kremi güneşten 50 faktör koruma sağlamaktadır ve aynı zamanda lekeleri açma özelliği vardır. Yüzdeki güneş lekeleri nasıl geçer sorusuna yanıt veren bir ürün seçiminde dikkat edilmesi gereken bir unsur da ürünün doğal olmasıdır. Paraben, alkol, kimyasal bileşenler içermeyen güneş kremleri tercih edilmelidir.

Güneşlenirken bol sıvı tüketmek de oldukça faydalıdır. Denizden, havuzdan çıktıktan sonra havluyla çok sıkı şekilde kurulanmak güneş kreminin etkisini azaltabilir buna dikkat edilmeli, gerek duyulduğu takdirde krem tekrar sürülmelidir. Aşırı güneşe maruz kalmak cildin yaşlanmasına, kırışıklıkların ve lekelerin oluşmasına neden olacaktır. Bu nedenle güneş kremi kullanımı ihmal edilmemelidir. Leke kremi ürünleri de leke karşıtı bakım yapacaktır.

Güneş Lekesi Kremi için tıklayın.

Mümkünse güneş yanıklarını hiç yaşamamak yüzdeki güneş lekeleri nasıl geçer diye sormamıza neden olan güneş lekelerinden kaçınmak en sağlıklısıdır. Güneş yanıkları cildin ciddi anlamda hasar gördüğünün işaretidir. Özellikle gençlerde ve çocuklarda yaşanan güneş yanıkları cilt için daha olumsuzdur. Güneş yanığı yaşandıktan sonra yapılması gereken ilk şey eskisi kadar sık güneşe çıkmamak, serin ortamlarda bulunmaktadır.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Kalsiyum kilo vermeye yardımcı olabilir

Kalsiyumun sağlığa birçok faydası var bunun yanı sıra yapılan çalışmalar kalsiyumun kilo vermeye yardımcı olduğunu gösteriyor. Doğal, az yağlı süt ve süt ürünlerinden kalsiyum alarak kemikleri güçlendirmek ve kilo kaybında yardımcı olmak mümkündür.
 

KALSİYUMA NEDEN İHTİYAÇ VAR?


Yeterli kalsiyum tüketilmediği zaman vücut kemiklerde kalsiyumu tüketmeye başlayacak bununla birlikte. Bu nedenle kilo vermek için beslenme planı oluştururken yeterli miktarda kalsiyum alındığından emin olunmalıdır. Kalsiyumun kilo vermeye yardım etmesinde düşünülen bir teori de beslenme planında zararlı yiyecekler yerine sağlıklı yiyecekler seçiminin fayda getireceğidir. Kalsiyum eksikliği beyni yiyecek tüketimine yönlendirebilir. Bu teori de kalsiyumun kilo vermeye olan olumlu etkisini açıklamak için düşünülmektedir. Kilo kaybı için sadece kalsiyum tüketimini arttırmak fayda sağlamayacaktır. Sağlıklı bir beslenme planı ve egzersizin yanı sıra yeterli miktarda kalsiyum tüketmek yararlı olacaktır.
 

KALSİYUMUN DİĞER FAYDALARI NELER?


Kalsiyum kemik ve diş sağlığı açısından son derece önemlidir. Bunun yanı sıra kalsiyum tırnak, saç ve cilt sağlığı açısından da gereklidir. Kalsiyumla birlikte D vitamini almak da kemik gelişimine faydalıdır. Yeterli kalsiyum alımı yaşlanma sürecinde yaşanabilecek kemik kayıplarını azaltacaktır. İleriki yaş dönemlerinde hayatı ciddi anlamda zorlaştıran osteoporozdan korunmak için de kalsiyum gereklidir.

Kalsiyumun kilo kaybına olumlu etkileri incelenmekte, kalsiyumun kilo kaybını kolaylaştırdığı düşünmektedir. Kalsiyum yağ yakımını tetiklemektedir. Uzmanlar kilo vermek için alınan kalori miktarı azaltırken süt ve süt ürünülerinin de ihmal edilmemesi gerektiğini belirtiyor.
 

Yetersiz kalsiyum ve D vitamini alımı PMS’e de olumsuz etkide bulunabilir.
Yeterli miktarda kalsiyum alımı kardiyovasküler hastalıklara ve hipertansiyon riskini azaltmaktadır.

Kalsiyum hücrelerin enerji üretebilmesi için de önemlidir, bireyin kendini enerjik ve fiziksel aktiviteler için hazır hissetmesi açısından da kalsiyum alımının gerekli olduğu belirtilmektedir. Yeterli kalsiyum alınmazsa kas kramplarının yaşanma olasılığı artacaktır.

Yeterli kalsiyum alınmadığına bunun belirtileri hemen ortaya çıkmaz fakat bu durum devam ettiğinde çeşitli sağlık sorunları meydana gelebilir. Hafıza kayıpları, kas spazmları, depresyon ve halüsilasyon gibi ciddi sağlık problemleri yaşanabilmektedir. Aşırı kalsiyum alımı da çeşitli sağlık sorunlarına neden olacaktır. Bu belirtiler yaşanıyorsa hemen doktora danışmak faydalı olacaktır.


Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
 
Devamını oku

Kış ve cilt temizliği

Cilt temizliğinde en çok dikkat edilmesi gereken faktörlerden biri de cildin kurutulmamasıdır. Bu durumun önemi kışın daha da artmaktadır. Kışın kuru ve soğuk havanın etkisiyle yağlı ciltlerde dahi kuruma oluşabilmektedir.

Gün boyunca yüz kirlenebilmektedir. Makyaj kalıntıları, UV ışınları, ölü hücreler, sebum yüzde birikebilmektedir. Ciltte biriken kirin ölü hücrelerin arındırılması hem cilt bakımına hem de görünüme katkıda bulunacaktır.

Ciltteki aşırı kuruluğun nedeni çok fazla temizlikten de kaynaklanabilmektedir.  Bunun sonucunda cilt kuruyacaktır ve kepeklenme yaşayacaktır. Cildin nem ihtiyacı da artacaktır.
 

CİLDİ YIPRATMAYAN İÇERİĞE SAHİP ÜRÜNLER SEÇİLMELİ


Cilt kuruluğuna sıkça neden olan bir diğer faktör ise yıpratıcı içeriğe sahip cilt temizleme ürünlerinin kullanılmasıdır. Bu içerikteki ürünler yaz kullanıldığında sorun oluşmayabilmektedir ama bu kışın da aynısının olacağı anlamına gelmemektedir. Seçilen cilt temizleme ürünün cildi kurutmayacak ve yıpratmayacak yapıda olmasına önem gösterilmektedir. Bu durum hassas ciltler için daha da önemlidir.
 

SU TÜKETİMİ CİLT BAKIMI İÇİN ÖNEMLİ


Cildin soğuk ve kuru havaya maruz bırakılması önlenmelidir. Cildin nem kaybetmemesi için yeterli su tüketimine önem gösterilmektedir. Bağışıklık sisteminin güçlenmesi için vitamin, mineral ve yağ asitleri bakımından zengin yiyecekler tüketilmelidir. Dengeli bir beslenme planı oluşturulmalıdır. Buna ek olarak uyku düzenine de dikkat edilmelidir.

Stres cildin çevresel faktörlere karşı hassasiyetini arttıracaktır. Stresin sağlığa da birçok zararı bulunmaktadır. Stres sonucunda cildin kaşınması ve soyulması da birçok cilt problemine davetiye çıkarabilmektedir.
 

CİLT TEMİZLİĞİ ANTI AGING BAKIM İÇİN DE ÖNEMLİ


Cilt temizliğine dikkat etmenin tek faydası bakımlı bir cilde kavuşmak değildir. Cilt temizliğine dikkat edildiğinde kullanılan cilt bakım ürünlerinden de daha fazla fayda elde edebilmek mümkün olacaktır. Özellikle anti aging ürünlerden fayda alabilmek için temiz cilde uygulanmaları önem taşımaktadır.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Kozmetikten fazlası!

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi Simyacı ürünleri kozmetikten çok daha fazlasını sağlıyor. Benzersiz formüle sahip ürünler sorunu maskelemiyor problem çözüyor. Tüm Sebi Simyacı ürünleri vaadini yerine getirirken cilde bakım yapıyor ve cildi besliyor.
 

TEDAVİ EDEN CİLT BAKIM ÜRÜNLERİ


Kozmetik değil dermokozmetik Sebi Simyacı ürünleri cildi tedavi ediyor. Sebi Simyacı ürünleri içeriğindeki ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” ile ciltteki sorunları tedavi eder.
 

Sebi Simyacı ürünleri Ege ve Akdeniz bölgesinde eczanelerde yer almakta ve doktorlar tarafından reçete edilmektedir.

Birçok bireyin cilt bakım ürünlerinden beklentisi sözünü tutmasıdır. Diğer bir beklenti de bunun kalıcı olmasıdır. Kalıcı sonuç alınmadığı ve sorun tekrar ettiği sürece bu birey için hem zaman hem de maddi kayıp anlamına gelmektedir.

Sebi Simyacı ürünlerinin çok beğenilmesinin sırrı ürünlerin kalıcı sonuç sağlamasıdır. Bu sayede bireyler hem problemlerinden kurtulmakta hem de sorunları çözüldüğü için mutlu olmaktadır. Sebi Simyacı ürünlerinden memnun kalan kullanıcılar ürünleri çevrelerine gönüllü olarak tavsiye etmektedir. Sebi Simyacı ürünleri bu özellikleri ile ezber bozmaktadır.

Tüm Sebi Simyacı ürünleri arasında en yüksek miktarda ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi Simyacı Anti Aging Krem tek üründe tüm bakım yapmaktadır. Yaşlanma karşıtı krem; göz çevresi, yüz ve boyun dahil kullanılabilmektedir. Bu sayede kullanıcılar anti aging bakım için ayrı, göz çevresi için ayrı, leke karşıtı bakım için farklı ürün kullanmaya ihtiyaç duymamaktadır. Bu da hem ekonomi hem de kullanım konforu sağlamaktadır. Sebi Simyacı Anti Aging Krem sarkmaları, kırışıkları, cilt tonu eşitsizliklerini tedavi etmektedir.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!

Devamını oku

Saç serumu kullananlar

Saç bakım ürünlerinin içeriği ve kalitesi saç serumu kullananlar açısından son derece önemlidir. Birçok birey saçlarında ve saç derisinde problem yaşayabilmektedir. Sıkça görülen bir diğer sorun da saç dökülmesidir. Saç serumu kullananlar saç dökülmesi karşıtı bakım yaparak saçların yıpranmasını önlemeye katkıda bulunmaktadır.
 

SAÇ SERUMU KULLANANLAR BİRÇOK BEKLENTİYE SAHİP

Teknoloji, bilim, cilt ve saç bakım alanındaki gelişmeler bireylerin beklentilerinin de doğal olarak yükselmesi ile sonuçlandı. Saç serumu kullananlar saç bakım ürünlerinin saçlarına, saç derilerine ve saç köklerine bakım yapmasını beklemektedir. Bu istekleri son derece doğaldır ve kaliteli ürünlerle karşılanabilir. Saç serumu kullananlar saç bakımına dikkat edenler birçok avantaja sahip olmaktadır.


Saç bakım ürünleri saçların görünümüne katkıda bulunmaktadır. Çoğunlukla saçlarda solgun görünümden şikayet edilmektedir. Saç ürünleri ile daha canlı saçlara kavuşmak mümkündür.  Saçlarla ilgili sıkça yakınılan diğer bir konu da saçların kolay taranmaması, bireyin saçlarını şekillendirirken çeşitli sorunlar yaşamasıdır. Saç serumu kullananlar saç bakım ürünlerinin saçları çevresel faktörlerden korumasını da isterler. Saç da tıpkı cilt gibi birçok çevresel etkiye maruz kalmakta ve olumsuz etkilenmektedir. Saç serumu kullananlar tüm bunlarla birlikte saçlarının kolayca şekillendirebilmek de istemektedir. Bakımlı saçlara istenilen şekli vermek de kolay olacaktır.
 

SAÇ DÖKÜLMESİ OLDUKÇA YAYGIN BİR SORUN

Saçla ilgili sorunlar arasında en yaygını saç dökülmesidir. Saçlara bakım yapılması ve saç derisinin beslenmesi saç dökülmesini önlemeye katkıda bulunmaktadır. Saç dökülmesi belirli bir saç teli adedine kadar normaldir. Bu son derece doğaldır. Gereğinden fazla saç teli kaybı ise saç dökülmesi sorunu olarak kullanıcının karşısına çıkmaktadır.

Saç dökülmesinin birçok nedeni bulunmaktadır. Genetik yapı, kullanılan ilaçlar, yaşın ilerlemesi, saç renginin çok sık değiştirilmesi, hava durumu gibi birçok değişken saç dökülmesine sebebiyet verebilmektedir. Saç bakımına dikkat edilmemesi de saç dökülmesine yardımcı nedenler arasında bulunmaktadır.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Saç dökülmesi serumları

Saçlardaki kuruluğu gidermek, saçları yumuşatmak ve saçları şekillendirmek için saç bakım ürünü kullanımın birçok faydası bulunmaktadır. Saçların birçok çevresel faktörden etkilenmesi ve yıpranması saç bakım ürünlere duyulan ihtiyacı da arttırmıştır.

Saç dökülmesi serumları kullanarak hem mevcut sorunlarla mücadele etmek hem de çevresel faktörlere, güneşin zararlı ışınlarına karşı önlem almak mümkündür.  Saç serumu ürünlerinin önemli bir avantajı da saçlardaki nem kaybını önlemeye katkıda bulunmasıdır.
 

SAÇ SERUMU KULLANIMININ BİRÇOK NEDENİ VAR

Bireylerin saç dökülmesi serumları kullanımına başlangıç aşamaları farklılık göstermektedir. Bazı bireyler saçlarını kuru ve hasarlı gördüklerinde bazı bireyler ise saçlarının dış faktörlerden zarar görmesini önlemek için saç serumu kullanmaktadır. Saç serumu kullanımın en yaygın nedenleri arasında saç dökülmesi yer almaktadır.

Saç dökülmesinin nedenleri oldukça fazladır. Stres hem sağlığa hem cilde hem de saçlara zarar vermektedir. Kaza, hastalık gibi değişimler geçici saç kaybına yol açabilmektedir. Saçın doğal bir döngüsü bulunmaktadır. Stresli bir olay bu döngüye zarar verecektir.

Eğer beslenme planı içerisinde yeteri kadar protein alınmıyorsa saçlar zarar görebilmektedir. Protein bakımından zengin et, süt, balık ve yumurta gibi gıdalar tüketmek faydalı olacaktır.

Saç dökülmesi serumları kullanımı erkeklerde yaygın olarak gözlemlenebilmektedir. Bu şekildeki saç dökülmesinde genler ve testosteron hormonu etkili olabilmektedir. Bu durum kadınlarda da sıkça gözlemlenebilmektedir. Eğer bireyin ailesinde saç dökülmesi şikâyeti varsa kendisinin de bu sorunu yaşaması da muhtemeldir. Saç dökülmesi serumları saçlara bakım yaparak saçların göreceği zararı da azaltmaya katkıda bulunmaktadır.

Hızlı kilo verilmesi de saç tellerinin incelmesine sebebiyet verebilmektedir. Gereksiz kilolardan kurtulunması faydalı olması da bilinçsiz kilo verilmesinin çeşitli zararları mevcuttur. Kilo kaybı ile ilgili saç dökülmeleri anoreksiya ve blumia işareti de olabilmektedir.

Saç şekillendirilmesi de saç bakımında etkili olabilmektedir. Saç stillerinin çok sık değiştirilmesi de saçları yıpratabilmektedir. Saç renginin değiştirilmesi de saçları yıpratabilmektedir.

Bu nedenlerin biri ya da birkaçı saç dökülmesine sebebiyet verebilmektedir. Saç dökülmesi serumları kullanarak saçlara bakım yapmak ve beslemek mümkünüdür. Saç dökülmesi serumları saçları çevresel faktörlere karşı korumaktadır.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Güzelliğiniz yüzümüze yansıdı!

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi Ala Cilt Beyazlatıcı Anti Aging Krem yeni ambalajıyla Sebi Simyacı kullanıcılarıyla buluşuyor! Sebi Ala yeni görünümüyle cilt beyazlatıcı ve nemlendirici bakım yapmaya devam edecek.
 

CİLT BEYAZLATICI FORMÜL!


Sebi Ala Cilt Beyazlatıcı Anti Aging Krem içerdiği silisyum kaplı değerli minerallerle cildi beyazlatmakta ve aydınlatmaktadır. Sebi Ala içerdiği silisyum kaplı değerli minerallerle gözenekleri tıkamadan cildi beyazlatmaktadır.

Sebi Ala’nın kullanıcılarına sağladığı en önemli avantajlarından biri de göz çevresi, yüz, boyun dahil kullanılabilmesidir. Bu sayede farklı bölgeler için farklı ürünler kullanmaya gerek kalmamaktadır. Bu hem kullanım konforu hem de ekonomi sağlamaktadır. Çok sık seyahat eden, yoğun bireyler de birçok ürünü taşımadan cilt bakımlarını yapabilmektedir.

Sebi Ala cilt beyazlatıcı anti aging krem yeni versiyonunda tüp ambalajlarda! Sebi Ala Cilt Beyazlatıcı Anti Aging Krem yeni formülüyle daha fazla kullanım kolaylığı sağlıyor.

Sebi Ala tüm Sebi Simyacı ürünleri gibi oldukça zengin içeriğe sahiptir. Ürün cilde yoğun nem şekilde sağlamakta ve bakım yapmaktadır. Sebi Ala aydınlık ve canlı bir görünüm de oluşturmaktadır.
 

Sebi Ala Cilt Beyazlatıcı Anti Aging Krem sarkmalarla ve yaşlanma belirtileri ile de mücadele etmektedir ve cilde bakım da yapmaktadır.

Bakımlı, genç ve güzel bir görünüme sahip olabilmek için cilt bakımına sürekli dikkat etmek gerekmektedir. Cilt bakımına dikkat edildikçe potansiyel cilt sorunlarının oluşmasının önlenmesine katkıda bulunulacaktır. Yorgun görünüm, sarkma, cilt tonu eşitsizliği, göz çevresindeki problemler gibi birçok cilt şikâyetinin nedenleri arasında cilt bakımına dikkat edilmemesi yer almaktadır.

Sebi Ala cilt beyazlatıcı anti aging krem cilt bakımına, nemlendirici bakıma başlamak için mükemmel bir üründür. Sebi Ala hem yoğun nem sağlar, cilde bakım yapar hem de silisyum kaplı değerli minerallerle ilk kullanımdan itibaren aydınlık bir görünüm sağlar.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!


 
Devamını oku

Cilt bakım ürünlerinde ambalaj neden önemli?

Cilt bakım ürünlerinde en çok dikkat edilmesi gereken kavramlardan biri de içeriktir. Ürünün içeriği ne kadar zengin ve kaliteli olursa kullanıcıya sağlanacak fayda da o kadar artar. Dermokozmetiklerde ambalaj da dikkat edilmesi gereken bir diğer noktadır.

Ambalaj tasarımı dendiğinde akla çoğunlukla şıklık gelir. Kimi ürünlerin tasarımı beğeni toplarken bazılarının ise kötü olduğu düşünülür. Bu çoğunlukla göreceli bir kavramdır ve cilt bakım ürünlerinde seçimi engellememelidir. Elbette göze hoş görünmesi bir artıdır ama doğrudan seçim kriteri olmamalıdır.

Ambalajlar ürünün muhafazasıyla da doğrudan ilgilidir. Cilt bakım ürünleri çeşitli olduğu gibi cilt bakım ürünlerinin ambalajları da oldukça çeşitlidir. Dermokozmetikler krem veya serum formatında, tüplerde, cam şişelerde, spreylerde, kavanozlarda satışa sunulabilmektedir.

Dünyanın küçülmesiyle birlikte tüketiciler dünyanın diğer ucundaki ürünü kolayca satın alabilmektedir. Bu da ürünün üretildiği noktadan çok daha uzak noktalara taşınması anlamına gelmektedir. Bu gelişme ürün ambalajını daha da önemli hale getirmektedir. Üretilen ürünün son kullanıcıya ulaşmasında geçen sürede ürünün hasar görmemesi için ambalaj kalitesi oldukça önemlidir.

Ürün açıldıktan sonra da taşınabilmesi önemlidir. Günümüzde birçok birey zamanının çoğunu evden dışarıda geçirmektedir. Bu da cilt bakım ürünlerinin okulda, iş yerinde, dışarda da kullanılabileceği anlamına gelmelidir. Ürün çantaya konduğunda herhangi sorun çıkarmayacak kalitede olmalıdır.

Teknolojinin gelişimi her alanda olduğu gibi cilt bakımında da ilerleme kaydedilmesini sağlamıştır. Ürünün kullanımını kolaylaştıran, ürün taşınırken ürünün hasar görmesini önleyen ambalajlar daha çok tercih edilmelidir. Örneğin sıcaklıktan veya soğuktan kolayca etkilenen dışardaki ısıyı direkt ürüne yansıtan ambalajlar tercih edilmemelidir.

Kullanıcısı için en iyisini düşünen cilt bakımı firmaları ambalaj seçiminde de titiz davranmalıdır. İyi içerik ve iyi ambalaj doğru kullanım planı ile istenilen sonucun alınmasına katkıda bulunacaktır. Bir cilt bakım ürününden verim alınabilmesi için ürünün önerilen kullanım talimatlarına uygun olarak kullanılması önem taşımaktadır. Özellikle ürün miktarının doğru ayarlanabilmesi açısından ürün ambalajı önemlidir.
Devamını oku

Isırgan otu ekstraktının faydaları nelerdir?

Isırgan otu dünya çapında yaygınlığa sahiptir. Orijini ise Avrupa ve Asya’nın soğuk bölgeleridir. Isırgan otu ekstraktı saç bakımına sağladığı katkılarla haklı bir popülerlik elde etmiştir.

Isırgan otu B, C, D ve K vitaminleri bakımından oldukça zenginidir. B vitamini bakımından da zengin içeriğe sahip bitki Demir, Potasyum, Fosfor, Magnezyum, Kalsiyum da içermektedir. Isırgan otu proteinler ve amino asitler bakımından da zengindir.

Isırgan otu demir bakımından zengindir. Bu da bitkinin saç dökülmesi ile mücadele etmesini ve yeni saç oluşumuna katkıda bulunmasını sağlanmaktadır.


ISIRGAN OTU SAÇ RENGİNİN KORUNMASINA DA YARDIMCI!


Isırgan otu saç dökülmesi ile mücadele ettiği gibi saçların yeniden çıkmasına da katkıda bulunmaktadır. Isırgan otu yaprakları silika ve sülfür açısından da zengindir.  Bitkinin faydası bununla da sınırlı değil. Isırgan otu saçların daha parlak ve sağlıklı olmasına da faydada bulunuyor. Isırgan otu saçın orijinal rengini korumasına da yardımcıdır.
 

Saçla ilgili sıkça karşılaşılan bir sorun da kepektir. Kepek bireyin kendini rahatsız hissetmesine sebebiyet verebildiği gibi saçlarda ve saç derisinde problem olduğunun da göstergesidir. Kepek özellikle koyu renkli kıyafetler tercih edildiğinde görsel açıdan problem oluşturmaktadır.

Isırgan otu saç derisindeki radikal zararı önlemeye de yardımcıdır. Saç dökülmesine neden olan en yaygın problemlerden biri de Dihidrotestosterondan kaynaklanmaktadır. Isırgan otu DHT’nin bloklanmasına da yardımcıdır.


Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Sebi Simyacı bekletmiyor!

Cilt bakımında en çok dikkat edilenlerden biri de ürünün ne kadar sürede sonuç sağladığıdır. Doğal olarak herkes kısa sürede sonuç görmek istemektedir. Ürünün bakım yapma hızını belirleyen birçok faktör bulunmaktadır.
 

ZENGİN İÇERİK SEBİ SİMYACI’DA


Tüm Sebi Pharma ürünleri ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içermektedir. Sadece Sebi Pharma ürünlerinde yer alan buluş en yüksek miktarda Sebi Simyacı Anti Aging Krem’de yer almaktadır. Sebi Simyacı’da bunun yanı sıra tek başına kullanıldığında dahi başarılı şekilde anti aging bakım yapacak içerikler bulunmaktadır. Matrixyl™ 3000, Kollajen ve Hyalüronik Asit gibi son derece değerli içerikler Sebi Simyacı’da yer almaktadır.

Anti Aging Krem tek üründe tüm bakım yapmakta göz çevresi, yüz, boyun dahil tüm cilde uygulanabilmektedir. Bu sayede kullanıcı çok sayıda ürüne ihtiyaç duymadan cilt ve anti aging bakımını yapabilmektedir. Sebi Simyacı kullanım kolaylığı ve ekonomi sağlamaktadır. Ürünün miktarı ise 50 mL’dir. Bu da uzun süreli kullanım sağlamaktadır.

ANINDA BAKIM İÇİN!

Sebi Simyacı zengin ve güçlü içeriği ile ilk kullanımdan itibaren cilde bakım yapmakta ve beslemektedir. Sebi Simyacı’nın önemli bir artısı da silisyum kaplı değerli mineraller içermesidir. Sebi Simyacı genç ve bakımlı bir görünüm oluşturmaktadır.

Cilt bakımında en sık yapılan hatalardan biri de sadece belirli alanlara bakım yapılmasıdır. Örneğin yüzdeki yaşlanma belirtilerine dikkat edilip sadece bunun için çözüm aranabilmektedir. Yüzdeki sarkma, kırışıklık gibi şikâyetler giderilse de boyunda yaşlanma belirtileri kalırsa bu kişinin genel görünümünü etkileyecektir. Yüz bakımının yanı sıra boyun, göz çevresi, ellerin üstü için de anti aging bakım yapılmalıdır. Tüm cilde dikkat edildiğinde hem cilt bakımı aksatılmayacak hem de genç bir görünüm oluşturulacaktır. Sebi Simyacı Anti Aging Krem’in pH’ı nötrdür. Bu sayede tüm cilde uygulanabilmektedir.

Sebi Simyacı’nın önemli bir özelliği de çok yoğun nem sağlamasıdır. Yaşın ilerlemesi ile birlikte cilt nemini kaybetmekte ve kuruyabilmektedir. Cildin kuruması hem bireyi rahatsız etmekte hem de yaşlanma belirtilerine sebebiyet verebilmektedir. Cildin kuruması mevcut yaşlanma belirtilerinin ilerlemesine de sebebiyet vermektedir.

Devamını oku

Ciltteki kaşıntı neden kaynaklanır?

Can sıkıcı cilt problemlerinde biri de kaşıntıdır. Ciltte yaşanan kaşıntı bireyin yaşam kalitesini olumsuz etkiler, artan kaşıntı kişinin gündelik yaşantısına odaklanamamasına dahi sebep olabilir. Kaşıntının birçok sebebi bulunabilir.

KAŞINTI PROBLEMLERİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Ciltte kaşıntı bölgesel olabildiği gibi tüm vücudun kaşınması da mümkündür. Kızarıklık, belirgin noktalar, kuru-çatlak cilt, deride tabakalı görünüm yaşanmaktadır. Kaşıntı zaman zaman şu problemlere neden olabilmektedir; cilt kaşınmaya yoğun bir istek duyar, birey denese de bu isteğe karşı koyamaz ve cildi kaşımaya başlar. Kaşımak kaşıntıyı gidermez aksine kaşıntı hissinin daha da artmasına neden olabilir ve bu ziniciri kırmak kolay olmaz. Sürekli kaşıntı problemi kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkilemekle kalmaz cilde zarar verebilir. Cilt kaşınmaktan tahriş olabilir ve enfeksiyon kapabilir. Aşırı kaşıntı sonucunda ciltte yaralarda olabilir ve bu yaralar iz bırakabilir. Sık sık seyahat eden bireylerde de kaşıntı problemi sık sık gözlemlenmektedir. Seyahatlerden önce gerekli sağlık önlemlerini almak mümkünse potansiyel risklere karşı aşı yaptırmak yararlı olacaktır.
 
KAŞINTIYA NEDEN OLAN FAKTÖRLER

Kuru cilt kaşıntıya sebebiyet verebilir. Kaşınan bölgede kızarıklık, çeşitli değişiklikler yaşanabilir. Kuru cilt çevresel faktörlerden de kaynaklanabilir. Sıcak veya soğuk hava, düşük nem, ısıtıcıların uzun süre kullanımı, çok sık duş almak ciltte kuruluğun nedenlerindendir.

Birçok cilt sorunu da kaşıntıya neden olabilmektedir. Dermatit, rosesa, uyuz, bitler kaşıntının sebebi olabilir. Bu şekildeki kaşıntılar genellikle belirli bölgelerde kızarıklık, tahriş problemleri ile gözlemlenir.

İç hastalıklar; böbrek ve karaciğer hastalıkları, anemi, tiroit problemleri, kanser, lösemi gibi hastalıklar da kaşıntıya neden olabilir. Bu hastalıklardan kaynaklı kaşıntılar çoğunlukla bölgesel olmaz, tüm vücut etkilenir.  Cilt dışardan normal gözükse de sık sık kaşınabilir.

Yün, kimyasal maddeler, sabunlar kaşıntıya neden olabilir. Alerji olunan bir ürünün kullanılması ciltte kaşıntıya neden olabileceği gibi alerjiye sahip olan bir besinin tüketilmesi de ciltte kaşıntının nedeni olabilir.

Kullanılan ilaçların da kaşıntıya neden olabilmektedir.  Antibiyotikler, mantar karşıtı ilaçlar ciltte kaşıntıya sebebiyet verebilir.

Kadınlarda hamilelik döneminde kaşıntı problemi yaşanabilmektedir. Çoğunlukla göğüslerde ve kollarda kaşıntı yaşanır.  Dermatit gibi kaşıntıya neden olan cilt problemleri hamilelik döneminde daha kötüye gidebilir.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!

Devamını oku

Anne sütü neden çok önemli?

Anne sütünün sağlığa birçok faydası var. Anne sütü; astım, obezite, diyabet gibi kronik hastalıklara karşı koruyor. Bununla birlikte solunum yolu ve kulak enfeksiyonlarına karşı da kalkan görevi görüyor. Doğanın hediyesi olan bu besin bebek için büyük önem taşıyor.

“İLK AŞI”

Anne sütü; bebeğin ihtiyaç duyduğu tüm vitamin, mineral ve besleyici elementleri içermektedir. Öyle ki bu besleyici değerlerin arasında ne olduğu hala keşfedilememiş veya isimlendirilmemiş unsurlar yer almaktadır. Anne sütü bebeğin normal gelişim ve büyümesi sırasında vücutta kolayca emilir. İnsan hayatının hiçbir döneminde anne sütü kadar besleyici ve tüm ihtiyaçları karşılan gıda bulunmamaktadır. Büyüme hormonları da anne sütünde bulunur, bebeğin organlarının gelişiminde önemli rol oynar. Özellikle beyin gelişimi açısından anne sütünün önemi büyüktür.

Anne sütü bebeğin bağışıklık sistemini de güçlendirmektedir. Anne sütünün bu faydalarını ifade etmek için anne sütüne “bebeğin ilk aşısı” da denmektedir. Eğer anne hastalanırsa vücut otomatik olarak antikor üretecektir. Bu antikorlar anne sütü aracılığıyla bebeğe aktarılacak bebek hastalıktan korunacaktır. Eğer bebek hasta olursa annenin vücudu antikor üretecek ve bu antikoru emzirme ile bebeğe aktaracaktır bebeğin iyileşme süreci hızlanacaktır.  Anne sütü bebeğin dehidrasyona uğramasını da engelleycektir. Çalışan annelerin de emzirmeye önem vermeleri gerekmektedir. Anne sütü ile beslenen bebeklerde isal, solunum ve kulak enfeksiyonları, çok daha az görülmektedir. Emzirilen bebeklerde içilen süt miktarı kendi inisiyatiflerindedirler. Doyduklarında süt içmeyi bırakmaktadırlar, tokluk hissini öğrenmektedirler. Biberon ile beslenen bebeklerde içilen süt miktarı bakıcı kişinin elindedir, çoğunlukla tüm biberonun bitirilmesi istenir. Anne sütü ile beslenmemek ve obezite arasında kayda değer risk faktörleri bulunmuştur.

Emziren annelerin meme ve rahim ağzı kanserine yakalanma olasılıkları düşmektedir. Emziren annelerin hamileliğin ardından forma girmesi kolaylaşmaktadır.

DAHA SAĞLIKLI YAŞAM

Anne sütünün kronik hastalıklara, solunum yolları ve kulak enfeksiyonlarına karşı önleyici etkisi düşünüldüğünde anne sütünün ihmal edilmediğinde sağlık harcamalarının düşeceğini söyleyebiliriz. Çocuk ve ailenin zamanını verimsiz ve kötü şekilde geçirdiği süre de azalacaktır. Emzirmek anneleri göğüs kanseri ve diğer kanser türlerine karşı da koruyacaktır. Emzirmek  anne  ve bebek için fiziksel ve duygusal açıdan da son derece yararlıdır.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!

Devamını oku

Ciltteki sarkmalar neden kaynaklanır?

Yaşın ilerlemesiyle birlikte yaşlanma belirtileri de doğal olarak ortaya çıkmaya başlar. Kırışıklıklar ve sarkmalar ciltte yaşlı bir görünüme sebep olur. Sarkmalara neden olan birçok unsur bulunmaktadır. Sarkma sorunu yaşamamak için alınabilecek pek çok önlem var.
 

SARKMALARA NEDEN OLAN UNSURLAR


Yaşlanma ile birlikte cilt daha pürüzlü ve gevşek hale gelebilmektedir. Cilt yaşlandıkça elastikiyetini de kaybetmekte, hassaslaşmaktadır. Cilt daha transparan hale gelmektedir, derinin en üst tabakasında yer alan epidermis incelmektedir. Ciltte morlukların, yaraların oluşması kolaylaşır. Güneş ışığına maruz kalmak cildin yaşlanmasının en büyük sebeplerindendir. UV ışınları cilde önemli zararlar vermekte lekelere ve sarkmalara neden olmaktadır. Güneşin zararlı etkileri cildin erken yaşlanmasının en büyük tetikleyicilerinden biridir. Bu nedenle dört mevsim güneş koruyucu kullanmak küçük yaşlardan itibaren alışkanlık haline getirilmelidir. Güneşin zararlı etkileri gençken etkisini göstermese de ileriki yaşlarda kendisini belli edecektir. UV ışınları cilt kanserine de neden olmaktadır.

Yer çekimi, yüz hareketleri, uyku alışkanlıkları da cildin sarkmasına neden olan faktörler arasında yer almaktadır. Sigara içen bireyler kırışıklık problemini daha çok yaşamaktadırlar. Sigara içiliyorsa ve güneşin zararlı etkilerine karşı dikkat edilmiyorsa yaşlanma belirtileri daha yoğun olarak ortaya çıkacaktır. Yaşlanma ile birlikte ortaya çıkan bir diğer problem de cilt kuruluğudur. Cilt kurur ve kaşınır. Aşırı soğuk veya aşırı kuru ortamlarda bulunmak (örneğin kışın ısıtıcı kullanılan yerler) cildin kurumasına ve kaşınmasına neden olabilir. Kullanılan bazı ilaçların da cildi kurutucu etkisi olabilmektedir.
 

NELER YAPILABİLİR?


Güneşin olumsuz etkilerinden korunmak son derece önemlidir. Saat 11.00 ve 14.00 arasında dışarı çıkmamak yararı olabilir. Sigarayı bırakmak sağlığa birçok katkıda bulunacağı gibi yaşlanma belirtilerinin erken şekilde ortaya çıkmasına yarar sağlayacaktır. Aşırı hızlı, agresif kilo vermek de ciltte sarkmalara neden olmaktadır. Bu nedenle kilo verme işlemini zamana yayarak yapmak birden çok fazla kilo verme gayretinde bulunmamak faydalı olacaktır. Yüksek şekerli gıdalardan da kaçınılmalıdır. Yüz egzersizleri yapmak, yastık seçimine dikkat etmek de faydalı olacaktır. Yastık kılıfını düzenli olarak değiştirmek ve hijyene dikkat etmek akne-sivilce gibi çeşitli cilt problemlerinin oluşmasını da engeller

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Cildimizi neler yaşlandırıyor?

Zaman, herkeste yaşlanma belirtilerini ortaya çıkarsa da bazı bireylerde bu belirtiler çok daha erken ve dikkat çekici biçimde ortaya çıkıyor. Peki, buna sebep olan unsurlar neler?

Birçok işi aynı anda yapmak; yapılacaklar listesinin çok uzun olması, strese stres de erken yaşlanmaya sebebiyet verebilir. Kronik stres serbest radikalleri tetiklemektedir. Bu nedenle bir seferde bir işe odaklanmak yararlı olacaktır.

Tatlı yeme alışkanlığı başka kilo almak üzere birçok probleme neden oluyor. Aşırı şekerli gıda tüketimi dişlere zarar veriyor, göz altı halkalanmaları, kırışıklıklarda ve çizgilerde artmaya neden olarak yaşlanmayı hızlandırıyor. Tatlılar gözenek açıklığına da sebep olmaktadır.

Yetersiz uyku göz altı torbalarına neden olmakla kalmıyor; kişinin enerjisini azaltıyor, zihinsel durgunluğa, dikkat problemlerine, ve kilo alımına neden oluyor. Günde ortalama 7 saat uyumak ideal olarak belirtiliyor. Yetersiz uyku yaşlanma belirtilerine neden olmaktadır.

Televizyon bağımlısı olmak da yaşlanma belirtilerini hızlandıran sebeplerden. Sürekli hareketsiz kalmak kilo alımına da neden oluyor. Hareketsiz yaşam tarzı böbrek, kalp problemlerini ve kanseri tetiklemektedir. Düzenli olarak egzersiz yapmak sağlığa yararlı olacaktır.

Göz kremi kullanmamak da yaşlanma işaretlerinin erken belirginleşmesinde önemli bir faktör. Anti-aging ürünler kullanmak için problemin ortaya çıkmasını hatta ilerlemesini beklemek dezavantaj yaratacaktır.

Ultraviyole ışınlarına maruz kalmak erken yaşlanmanın en önemli sebeplerinden biridir. Güneş koruyucu kullanmak faydalı bir alışkanlıktır fakat bu özen kışın da gösterilmelidir. Güneş koruyucuları dört mevsim kullanmak yararlı olacaktır.

Makyaj birçok kadın için oldukça önemli. Bununla birlikte çok ağır ve yağlı makyajlar cilde zarar veriyor, cildin gözeneklerini tıkıyor. Bu problemler de yaşlanma sürecini hızlandırıyor.

Sürekli yüz üstü uyumak ve yüzle yastığa basınç uygulamak kırışıklıklara neden olacak bu da cildi yaşlı gösterecektir. Sırt üstü uyumaya dikkat edilmeli yastık seçiminde dikkatli olunmalıdır.

Özellikle kışın iç mekanları aşırı ısıtmak cildin kurumasına zamanla da yaşlanma belirtilerinin ortaya çıkmasına sebep olacaktır. Uzmanlar bu gibi durumlarla karşılaşılmaması için ısıtılan ortamın mutlaka nemlendirilmesini öneriyor.

Çok katı diyetler yapmak da vücudun ihtiyaçlarının tam anlamıyla karşılanmamasına neden olarak çeşitli sağlık ve cilt problemlerine neden olur.
Devamını oku

Biz teşekkür ederiz

Sebi Pharma kurulduğu günden bu yana birçok başarıya imza attı. Sebi Pharma Yönetim Kurulu Başkanı sayın Şebnem Özen‘in buluşu olan “Hücre Yenileyici Bileşen” Türkiye’de ve 171 dünya ülkesinde buluş olarak kabul edildi ve patent aldı. TÜBİTAK teşviki ve TEYDEB desteği alındı. Sayın Şebnem Özen Garanti Bankası‘nın düzenlediği Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’nda 30.984 adayın arasından ilk 5’e girerek Türkiye’nin Gelecek Vaat Eden Kadın Girişimcilerinden oldu.

Tüm bu başarıların yanı sıra Sebi Pharma’nın çok büyük bir kazanımı daha var. Kullanıcı memnuniyeti! Telefon, sosyal medya aracılığıyla gelen her teşekkür, her olumlu geri bildirim çalışmaların ne kadar doğru yapıldığının bir göstergesi.

SEBİ PHARMA ÜRÜNLERİ VE KULLANICI YORUMLARI


Sebi İxir Leke Kremi, içerdiği dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen”   ile güneş lekelerini, çilleri, yaşlılık lekelerini, genital bölge, koltuk altı kararmalarını ve doğum lekelerini gidermede etkilidir. Sebi İxir Leke Kremi içerdiği 50 faktör güneş koruması ile de güneşin cilde zarar vermesini yeni lekeler oluşturmasını önlemektedir.
Devamını oku

Bu alışkanlıklar sizi yaşlı gösteriyor olabilir!

Hemen herkes genç bir görünüme sahip olmak istemektedir. Genç bir cilde sahip bireyler zaman zaman giyim, makyaj gibi alanlarda yanlış tercihler yaparak olduğundan yaşlı görünebilmektedir. Cilt bakımına ve farkında olunmadan yapılan bu hatalara dikkat ederek genç ve güzel bir görünüme sahip olunabilir.

KIYAFET SEÇİMİ ÖNEMLİ

Giyim alışkanlıkları genel görünümü etkileyebilmektedir. Modası geçmiş giysiler yaşlı bir algı oluşturmaktadır. Çok uzun saçlar da yaşlı görünüme sebebiyet vermektedir. Genç bir izlenim için; siyah, abartılı eyeliner kullanımından da kaçınmak gereklidir. Bu unsur özellikle göz çevresindeki kırışıklıklara dikkat çekecektir. Koyu kahverengi, gri renkler tercih edilebilir. Güneşlenmek, bronzlaşmak geçici olarak güzel görünse de yaşlanmayı hızlandırmaktadır. Güneşin zararlı ışınları ciltte güneş lekelerine sebebiyet vermekte, cilt kanserine neden olabilmektedir. Bu nedenle her gün güneş kremi kullanmak gereklidir. En sık yapılan hatalardan biri de elleri ve göğsü ihmal etmektir. Cilt bakımında sıklıkla sadece yüz düşünülebilmektedir. Bu nedenle ellerde ve göğüste de güneş koruyucu kullanılmalıdır.
 

Kemer kullanarak istenilen kum saati görünümüne kavuşulabilir. Kıyafetlere uygun bir kemer seçerek daha şık ve dinamik bir görünüme sahip olmak mümkündür. Çok koyu renk rujlar gülmeden kaynaklı çizgilere dikkat çekebilmekte ve bu nedenle bireyi olduğundan daha yaşlı gösterebilmektedir. Çok fazla ve yanlış fondöten kullanımı da sıkça yapılan hatalar arasında yer almaktadır. Gereğinden fazla sürülen fondöten çizgilere daha çok dikkat çekecektir. Bununla birlikte cilt problemlerini gidermek yerine makyajla kapatmaya çalışmak sorunun daha kötüye gitmesine sebebiyet verebilmektedir. Fondöten cilt tipi ile eşleşmesine de dikkat edilmelidir. Birçok kadın sürekli aynı fondöteni tercih etmektedir. Bu nedenle birkaç yıl içinde farklı ürünler denenerek cildin renk tonuna en uygun ürün seçilmelidir. Yaşın ilerlemesi ile birlikte cildi nemlendirmenin önemi artmaktadır. Gözenekleri tıkamayan nemlendiriciler tercih edilerek cildin bakımı yapılabilir ve daha genç görünümü sağlanabilir. Bireyler zaman zaman olduğundan daha genç görünebilmek için kendilerinden çok küçük yaşlardaki bireyler gibi giyinebilmektedir. Bu unsur daha genç göstermektense insanlarda “genç görünmeye çalışmış” şeklinde bir algı oluşturmaktadır.

Sık yapılan bir hata da üst ve alt için seçilen kıyafetlerin uyumsuz olmasıdır. Bu unsura yaştan bağımsız olarak tüm bireyler dikkat etmelidir. Modayı takip etmek elbette yararlıdır fakat eğer o anki moda akımı bireyin genel görünümü ile uygun değilse kötü bir görünüm yaratacaktır. Birey, moda olan akımı birebir uygulamak yerine kendine uygun kıyafet seçimini uygulayıp moda olan renklere ise ufak detaylarda yer verilebilir.

Devamını oku

Evdeki kazalara karşı nasıl önlem alınabilir?

Riskli görünmese de evde yaşanan kazalar birçok probleme neden olabilmektedir. Gereğinden fazla eşya kullanımı, ergonomiyi düşünmemek, iç mimarinin kötü hazırlanmış olması bu sorunların kaynağını oluşturmaktadır. Özellikle evde küçük yaşta çocuk, yaşlı bireyler bulunuyorsa gösterilmesi gereken özen artmaktadır.

Yangın tehlikesi birden ortaya çıkabilmekte hızla yayılmakta ve kişilerin yaşamlarını tehlikeye atmaktadır. Birçok nedenden dolayı bu tehlike oluşabilmektedir. Tüm ısıtıcıların kullanılmadığı zaman kapalı olduğundan emin olunmalıdır. Özellikle taşınabilir ısıtıcılar korunaklı bir yerde olmalı, mobilya ve perdelerden uzak tutulmalıdır. Birçok yangın mutfakta başlamaktadır. Özellikle yağlar buna kaynaklık etmektedir. Evde çocuk varsa kibritler, çakmaklar çocukların erişebileceği yerden uzakta konumlandırılmalıdır. Hemen her tavana duman dedektörü konulmalıdır. Herhangi sorun yaşandığında kaçış rotası belirlenmelidir. Evdeki elektrik tesisatı her beş yılda bir alanında uzman kimselere kontrol edilmelidir. Eski bir ev satın alınıyorsa bu işlem hemen yaptırılmalıdır. Elektrikli battaniyeler düzenli olarak kontrol edilmelidir. Isıtma kaynaklı sorunlar da tehlike sonuçlar ortaya çıkarabilmektedir. Özellikle zehirlenme vakalarıyla sıkça karşılaşılabilmektedir, hava akımını sağlayan alanlar kontrol edilmelidir. Karbon monoksit zehirlenmesinin uyuşukluk, grip gibi semptomlarına karşı dikkatli olunmalıdır. Evde kullanılan ilaçlar ve kimyasallar uygun ve kilitli bir dolapta tutulmalıdır. İlaçlar orijinal kutusunda etiketli şekilde tutulmalıdır. Başkalarının ilaçları kullanılmamalı ve başkalarına ilaç önerilmemelidir. Temizlik malzemelerini çocukların erişemeyeceği yerlerde bulundurmak gereklidir. Bahçede, garajda, çalışma alanlarında kullanılan kimyasalların saklanmasında oldukça dikkatli olmak gereklidir. Kozmetikler, parfümler de çocukların ulaşabileceği yerde bulundurulmalıdır. Ev işleri konusunda gerçekçi olunmalıdır. Teknik bir problemin çözülmesi için alanında uzman kişileri çağırmak çok daha sağlıklı olacaktır. Herhangi iş yaparken planlı ve düzenli olunmalıdır. Kazalar sıklıkla karmaşıklıktan kaynaklanmaktadır. Elektrikli bir cihaz tamir edilecekse durdurulmalı ve elektrik bağlantısı kesilmelidir. Ev işleriyle ilgilenirken çocuklar, evcil hayvanlar uzakta tutulmalıdır. Mangal yapılırken ağaçlardan, binalardan uzakta olunmalıdır. Kullanılan bazı baharatlar zehirleyici olabilmektedir, mutlaka bilgi dahilinde gıdalar tercih edilmelidir. Tüm ürünler orijinal kutusunda saklanmalıdır. Yaralanmalara sıkça sebep olan kalıcı hasarlar dahi oluşturabilen bir unsur da düşmelerdir. Bebekler pürüzlü, yokuş yüzeylerde yalnız başına bırakılmamalıdır, böyle zeminlerde düşebilirler ve yuvarlanabilirler. Masaların kenarlarına herhangi aksesuar konulmamalıdır bunlar kolayca düşebilmektedir. Merdivenler, pencereler için koruyucu önlemler alınmalıdır. Sandalye gibi tırmanmada kullanılabilecek objeler pencerelerden ve balkonlardan uzakta tutulmalıdır. Yerde hiçbir eşya bırakılmamasına dikkat edilmelidir. Bebekler, yetişkin bireyler dengesini kaybedip düşebilmektedir.

Dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi İxir Su Acil Bakım Spreyi bebeklerin, yaşlıların ailedeki hemen herkesin dört mevsim kullanabileceği yapıdadır. Sprey formatıyla kolay kullanım sağlayan ürün saçlı deride, bebeklerdeki pişiklerde, konaklarda ve tüm cilt problemlerinde kullanılabilmektedir. Cilde bakım yapan, besleyen ve güçlendiren sprey paraben, alkol, silikon, vazelin içermemektedir. Üründe Sebi İxir Acil Bakım Kremi’nin cilde bakım yapan ve besleyen özellikleri Sebi Su’yun kullanım kolaylığıyla birleştirilmiştir.
Devamını oku

Kronik ağrının sebepleri nelerdir?

Kronik ağrı birçok faktörden kaynaklanabilmektedir. Bu unsurlar yaşlanmaya birlikte kemikler ve eklemler üzerinde olumsuz etkiye sebebiyet verebilmektedir. Kronik ağrının bazı türleri birden fazla sebepten kaynaklanabilmektedir. Örneğin bel ağrısı; duruş bozukluklarından, travmatik yaralanmalardan veya sürekli topuklu ayakkabı giymekten kaynaklanabilmektedir

Bel ağrısı; en çok şikayet edilen ağrı türlerindendir. Kişinin yaşantısını sürdürmesini ciddi anlamda zorlaştırır. Bu ağrı problemiyle ilgili bir dikkat çekici unsur da yaygınlığıdır. Genç, yaşlı birçok birey bel ağrısından şikayet etmektedir. Bu problem fizik gücüyle çalışan bireylerin de masa başı çalışanların da şikayet ettiği ortak sorundur. Duruş bozuklukları, ağır nesneleri yanlış şekilde taşımak veya kaldırmak, kilo problemi yaşamak, travmatik yaralanmalar, topuklu ayakkabı giymek, uyunan yerin ortopedik sağlık açısından zayıf olması, yaşlanma gibi birçok faktör bel ağrısına neden olabilmektedir. Bu maddelerden herhangi biri tek başına ağrının kaynağı olabileceği gibi birden fazla unsurun bileşkesi de buna neden olabilmektedir. Yer alan birçok faktör bireyin elinde olan, değiştirilebilecek, dikkat edilebilecek niteliktedir. Çeşitli hastalıklar da kronik ağrıya neden olabilmektedir. Romatoid artrit, osteoartrit, fibromiyalji, mide ülseri, AIDS gibi sağlık problemleri de sürekli ağrının kaynağı olabilmektedir. Bunlara rağmen birçok vakada ağrının sebebi doktor tarafından net olarak belirlenebilmektedir. Problemin kaynağı bulunduktan sonra çözüm için gerekli işlemler başlatılmaktadır. Problemin bir hastalıkla mı, fiziksel yaralanmayla mı başladığı gibi soruna neden olabilecek unsurlar incelenip kişinin yaşantısında gerekli değişiklikler yapılarak sorunun giderilmesi sağlanmaktadır.

Son yıllarda yapılan araştırmalarda kronik ağrıların nedenleriyle ilgili önemli bulgular da elde edildi. Oldukça tahmin edilen sonuçlar bulundu. Spor yaralanmaları, araba kazaları, migren diyabet, artrit kanser gibi unsurların bu soruna neden olduğu ortaya çıktı. Bununla birlikte hiçbir yaralanma, sakatlanma yaşamayan ve ağrıya sebebiyet verecek faktörlerden uzak duran hastalar da kronik ağrı şikayeti yaşadıklarını belirtebilmektedir.

Halk arasında bu problemler için “her şey kafada bitiyor” deniyordu. Bugün ağrı uzmanları sinir sistemini inceleyerek ağrı hakkında kapsamlı bilgiler edinebilmektedir. Nörotransmitter sistemden alınan veriler kronik ağrının giderilmesi için ciddi detaylar vermektedir. Geçtiğimiz yıllarda bilim adamları beyinle iletişime geçen kimyasal ileticileri manipüle etmenin yollarını öğrenmiştir. Kronik ağrı şikayetinin giderilmesinde anti depresanlar, ve diğer ilaçlar birlikte kullanılarak ağrının hafifletilmesine yönelik yöntemler de bulunmuştur. Bu da bilim insanlarına ağrı şikayetleri ile mücadele etmede yeni bir seçenek daha kazandırmıştır. Psikoterapi de vücut ve zihin arasındaki bağı güçlendirerek kişinin kendini iyi hissetmesine yardımcı olmaktadır. Araştırmacılar ilerleyen yıllarda konuyla ilgili yeni bulgular bulacağını şu ana kadar da önemli bilgiler elde ettiğini belirtmektedir.
Devamını oku

Gebelikteki cilt problemleri

Gebelik dönemi oldukça özen isteyen bir süreçtir. Beslenmeye, kullanılan ilaçlara çok daha fazla dikkat etmek gereklidir. Hamilelikte cilt bakımı da dikkat isteyen unsurlar arasında yer almaktadır. Ürün seçiminde çok seçici davranmayan bireyler dahi bu aşamada ince eleyip sık dokumak durumundadır. Doğal içeriğe sahip ürünler tercih edilmelidir.

Hamilelik birçok hormonal değişimin yanı sıra bireyin görünümü de tamamen değiştirecektir. Sık sık “eskisi gibi görünmüyorsun, solgun görünüyorsun” gibi ifadeler duyulmaktadır. Hamilelikte daha iyi bir görünüme sahip olmak için dikkat edilebilecek birçok unsur bulunmaktadır. Bol su içmek toksinleri vücudun dışına atar. Beslenmeye dikkat etmek hayatın her alanında önemlidir fakat gebelikte bunun önemi artmaktadır. Sağlıklı ve dengeli beslenme görünüme, sağlığa ve bebeğe de yararlıdır. Hamilelik döneminde sağlıklı yaşam için birçok hastane, özel kuruluş programlar oluşturmaktadır. Gebelikle ilgili egzersizler, yoga çalışmaları yaptırılmaktadır. Bunun yanı sıra diğer anne adaylarıyla bir araya gelmek, deneyimleri paylaşmak yararlı olacaktır. Stresin üstesinden gelebilmek, artan kilolarla ve hormonal değişimlerle mücadele edebilmek için yeterli uyku ve dinlenme oldukça önemlidir. Hamile olmak; aşermek ve iştah için geçerli bir sebeptir fakat yine de çok abartmamaya çalışmak yararlıdır. Çok fazla gıda tüketiminin bebeğe yararı yoktur. Besleyici değeri olmayan yiyeceklerden kaçınmak ve sağlıklı besinlere yönelmek gereklidir. Gebelikte de güzel görünmek istemek son derece doğaldır, çeşitli makyaj teknikleriyle istenilen görünüm yakalanabilmektedir. Bunun yanı sıra sorunları kapatmak yerine problemli yere bakım yapmaya dikkat edilmelidir. En önemlisi kullanılacak ürünün herhangi risk taşımadığından emin olunmalıdır. Her zaman dikkat edilen bu faktör önemini gebelikte daha da arttırmaktadır.

Gebelikte ciltte birçok değişim yaşanabilmekte, ciltte problemler oluşabilmektedir. Bireyin her zaman kullandığı fakat hiçbir problem oluşturmayan ürünler sorun çıkarabilmektedir. Cilt iyice hassaslaşmakta kolayca reaksiyon verebilmektedir. Bu nedenle birçok anne adayı kimyasal içermeyen doğal ürünler tercih etmektedir. Paraben, parüm ve kimyasal koruyucu içeren ürünlerden kaçınmak yararlıdır. Hamilelikteki hormonal değişimler akneye neden olabilmektedir. Akne karşıtı ürünler seçerken oldukça dikkatli olunmalı salisilik asit içeren kremlerden kaçınılmalıdır. Sivilcelere dokunmaktan ve sıkmaktan kaçınılmalıdır. Gözeneklerin tıkanmasını önlemek için cilt temizliğine dikkat etmekte yarar vardır.
 

Bazı anne adayları sivilcelerle uğraşırken bazı anneler de cilt kuruluğuyla mücadele edebilmektedir. Öyle ki ciltler daha önce hiç olmadığı kadar kuruyabilmektedir. Yeterli miktarda su tüketmek, nemlendirici kullanmak yararlı olacaktır.
Hamilelikte mümkün olduğu kadar güneşten uzak kalınmalıdır. Hamilelik lekeleri, melazma olarak bilinen lekeler güneş tarafından tetiklenebilmektedir. Güneş koruyucu kullanımını alışkanlık haline getirmek gereklidir.

Çatlaklar da hamilelik döneminde sıkça şikayet edilen unsurlar arasında yer almaktadır. Birey hızla kilo aldığında vücutta çatlaklar oluşabilmektedir. Bu nedenle anne adayları da sıklıkla çatlak şikayetini yaşayabilmektedir fakat her hamile kadında bu problem gözlenmemektedir. Genetik yatkınlık da belirleyici olabilmektedir. Çatlak olan bölgeleri nemlendirmek faydalı olacaktır.

Ciltte reaksiyon varsa ve rahatsız edici bir durumdaysa bu görmezden gelinmemelidir. Sorun cilt probleminin yanı sıra gebelikle ilgili bir sorunun da işareti olabilmektedir. Böyle bir durumda mutlaka doktora danışmak gereklidir.

Sebi Pharma içerdiği dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” ile birçok cilt problemini gidermeye yardımcıyken doğal içeriğiyle de güvenli kullanım sağlıyor. Paraben, alkol, silikon, vazelin, asit türevleri ve hidrokinon içeren ürünler gönül rahatlığıyla kullanabilmektedir. Firmanın çok fonksiyonlu ürünleri aynı anda birçok sorunu çözebilmekte, cildin istenilen görünüme kavuşmasına yardım etmektedir.

Devamını oku

Soğuk algınlığından nasıl korunulabilir?

Kışın sağlığı tehdit eden hastalıklardan biri de soğuk algınlığıdır. Soğuk algınlığı bireyin hayatını ciddi anlamda zorlaştıracaktır. Bu problemi yaşamamak için dikkat edilebilecek birçok unsur var.

SOĞUK ALGINLIĞINA KARŞI HANGİ ÖNLEMLER ALINABİLİR?

Ortak kullanım alanları virüslerin yayılabilmesi için idealdir. Hasta birey çok kısa süre içinde, fotokopi cihazları, kırtasiye ürünleri, kapı kolları gibi birçok bölgeye virüs bulaştırmaktadır. Sürekli kullanılan klavye, fare gibi ofis eşyaları da düzenli olarak temizlenmelidir.

Bitki çayları tüketmek yararlı olacaktır. Limonlu ve ballı çaylar oldukça faydalıdır. Yetersiz protein alımı bağışıklık sistemine zarar verecektir. Balık, yumurta ve yoğurt gibi protein açısından zengin gıdalar tüketilmelidir.

Spor salonuna gidiliyorsa hijyene dikkat edilmelidir. Spor aletleri kullanılmadan önce temizlenmelidir. Anti-bakteriyel ürünler kullanmak faydalı olacaktır. Spor yapmak bağışıklık sistemini güçlendireceği için kışın da spor yapmaya devam edilmelidir.

Kişinin yanında kalem taşıması da yararlıdır. Kaleme ihtiyaç duyulan durumlarda kişinin ortak bir kalemdense kendi kalemini kullanması daha sağlıklı olacaktır.

Hazırlanan doğal meyve suları hem zengin içeriğe sahip olacaktır hem de hastalıklardan korunmaya yardım edecektir. Özellikle C vitamini içeren meyveler tüketmeye dikkat edilmelidir.

Merdivenlerden çıkarken ve inerken mümkün olduğu kadar korkuluklara tutunmamak yarar sağlayacaktır. Merdiven korkuluklarına her gün yüzlerce belki de binlerce insan temas etmektedir.
 

Stres sağlığa oldukça zararlıdır. Sürekli stresli bir yaşam tarzı hastalıklara yakalanmayı kolaylaştıracaktır. Mümkün olduğu kadar stresle mücadele etmeye dikkat edilmeli, stresin sağlığa verdiği zararın farkında olunmalıdır. Bağışıklık sisteminin güçlü kalabilmesi için uyku düzenine de dikkat etmek gereklidir. Soğuktan korunmaya da özen gösterilmelidir.
Elleri yüze ve göze temas ettirmemeye özen göstermek ve bunu bir alışkanlık haline getirmek gereklidir. Elleri sık sık yıkamak yararlıdır. Elleri kurularken havluya silmek yerine elleri yavaşça havluya vurarak kurutmak faydalı olacaktır. Mümkün olduğu kadar el sıkışmaktan kaçınmaktan da yararlı olacaktır.

Cep telefonları özellikle konuşma aşamasında doğal olarak kişinin yüzüne ve ağzına yakın durmaktadır. Bu nedenle cep telefonunu düzenli olarak temizlemek gereklidir.
Oyuncaklarla oynayan küçük çocukların oyuncakları düzenli olarak temizlenmelidir.

Devamını oku

Metabolizma nasıl hızlandırılır?

Diyet yapmak sürekli aç kalmak anlamına gelmemektedir. Karbonhidrat tüketimini azaltmak önemli olsa da gerekli besinlerin alındığından emin olunmalıdır. Hemen herkes kilo vermek için diyete sadık kalmasının gerekli olduğunu bilmektedir. Zaman zaman buna dikkat edilse, çokça çaba gösterilse de istenilen sonuç alınamamaktadır. Bu duruma metabolizmanı yavaşlaması kaynaklık edebilmektedir.

Akşam yemeğini yemeyip doğrudan uyumaya gitmek sadece uyku kalitesini düşürmekle kalmamakta metabolizmaya da olumsuz etkide bulunabilmektedir. Bu unsur açlık hissini fazlalaştıracak iştahı arttıran ghrelin hormonunu tetikleyecektir ve kilo almaya neden olacaktır. Geç saatlerde açlık hissi yaşandığı zaman az da olsa atıştırmak faydalı olabilecektir. Muz uyku hormonu melatonini teşvik etmektedir yatmadan önce tüketilebilecek oldukça iyi bir besindir.

Belirli besin gruplarını tamamen kesmek hatalı olacaktır, azaltmak ve tamamen bırakmanın farklı sonuçlara neden olabilecektir. Örneğin yeterli protein tüketilmediğinde kas kütlesinden kayıp yaşanacaktır. Egzersiz yapılıyorsa spordan sonra vücut kendini yenilemek için proteine ihtiyaç duyacaktır.

Rejim boyunca uzun süre oldukça sevilen gıdalar tüketilememektedir. Bu gıdalar çoğunlukla lezzetli fakat yüksek kalorilidir. Uzun sürelik sıkı bir diyet sırasında yüksek kaloriye sahip gıda tüketmek metabolizmayı hızlandıracaktır. Çok sık olmadan belirli zamanlarda diyete ara vermek yararlı olabilmektedir.

Sağlıklı beslenmek sıkıcı ve lezzetsiz olmak zorunda değildir. Bu şekilde bir diyet belirlemek uzun süre rejim yapmayı da zorlaştıracaktır. Çeşitli baharatlar kullanılarak yiyeceklere lezzet katılabilir. Bazı baharatlar kilo vermeyi kolaylaştırıcı etkide de bulunabilmektedir.

Kahvaltı sağlıklı bir beslenme planının en önemli unsurlarındandır. Araştırmalar kahvaltı yapmayan bireylerin yapanlara oranla daha fazla kilo aldığın göstermektedir. Elbette sadece ne zaman gıda tüketildiği değil ne tüketildiği de önemlidir. Sağlıklı tok tutan besinler kahvaltıda tercih edilmelidir.
Kahve tüketmek metabolizmayı hızlandırmak açısından yararlı olabilmektedir. Kafein merkez sistemini uyararak metabolizmayı hızlandırmaktadır. Bunların yanı sıra çok fazla kahve içmekten de kaçınılmalıdır. Kafeinin çeşitli yan etkileri bulunmaktadır. İnsomnia, rahatsızlık hissi aşırı kafeinin neden olabileceği olumsuzluklardandır. Sabah bir fincan kahve içmekten kaçınmaya gerek yoktur. Kahve antioksidan etkisine de sahiptir.
Organik olmayan gıdalar tüketmek kilo almaya neden olabilecektir. Organik olmayan yiyeceklerin üretiminde kullanılan ilaçlar vücudun yağ depolamasına sebebiyet verebilmekte, etkili şekilde yağ yakımını önleyebilmektedir. Organik beslenmeye dikkat edilmelidir. Organik gıdaları tüketmenin bir yararı da kilo kontrolüne sağladığı katkıdır.
Tüm sebzeleri söğüş olarak tüketmek vücudu zorlayabilecektir. Vücut; bunların içerisinde yer alan vitaminleri, mineralleri ve yararlı besinleri ortaya çıkarmak için çok fazla çaba harcayacaktır. Bunun yerine istenilen sebzelerden yer alan bir salata hazırlamak yararlı olacaktır.
Devamını oku

Ödüllü formüle sahip çok yönlü ürünler Sebi Pharma’da

Sebi Pharma ürünlerinin tümü birden çok fayda sağlamaktadır. Bu sayede çok sayıda ürüne ihtiyaç duyulmadan istenilen sonuç elde edilebilmektedir. Bu anlayış kullanıcıya ekonomi ve konfor sağlamaktadır.  Bütün ürünlerde yer alan ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” cilde bakım yapmaktadır.

Sebi Pharma’daki ürünler incelendiğinde hiçbir ürünün tek bir işlevi olmadığı göze çarpacaktır. Kullanıcılar tarafından büyük bir memnuniyetle karşılaşılan bu özellik birçok avantaj sağlamaktadır. Güneş koruyucu, UVA UVB ışınlarına karşı koruma sağlayan ürünler dört mevsim cildi güneşin olumsuz etkilerine karşı korumaktadır. Bu sayede kullanıcı güneş korumasına özen gösterse de göstermese de cildi korunmaktadır.

Sebi İxir Leke Kremi cildi soymadan ve yıpratmadan, içerdiği ödüllü dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” ile leke gidermeye katkı sağlamasının yanı sıra güneşten 50 faktör koruma da sağlamaktadır. Bu özellikler güneş lekeleri için büyük önem taşımaktadır. Leke giderilme işlemi sürerken cilt yeni lekelerin oluşumuna karşı da korunmaktadır. İki etkili bu ürün kullanıcıların ayrı ayrı leke ve güneş kremi almasına da gerek bırakmamaktadır. Ürün cildi soymadığı aksine bakım yapıp beslediği için dört mevsim güvenle kullanılabilmektedir.

Sebi İxir Akne Kremi sivilce, akne şikayetini gidermeye faydada bulunmanın yanı sıra UVA, UVB ışınlarına karşı koruma sağlayarak zararlı güneş ışınlarını engellemektedir. Sivilce kremi, siyah nokta, akne, sivilce ve gözenek şikayetlerini gidermeye yardımcıdır. Cilde bakım yapan ürün lekeleri gidermeye de yardımcıdır. Dünya patentli formüle sahip Sebi İxir Akne Kremi sağladığı tüm bu faydalarla pürüzsüz bir görünüm oluşturmaktadır.

Sebi İxir Acil Bakım Kremi tüm ailenin kullanabileceği formatıyla dikkat çekmektedir. Cildi nemlendiren, besleyen ve çevresel faktörlere karşı koruyan krem ilk kullanımdan itibaren fayda sağlamaktadır. Ödüllü formül içeren ürün evdeki ufak kazalardan sonra da aile bireylerin yardımına koşmaktadır. Sebi İxir Acil Bakım Kremi aşırı sıcak, soğuk gibi cildi yoran unsurlara karşı koruyucu işleve sahiptir.

Sebi İxir Su Acil Bakım Spreyi benzersiz yapısı ile dikkat çekmektedir. Saçlı deri, genital bölge ve koltuk altı dahil olmak üzere tüm cilde uygulanabilen sprey formatlı ürün içerdiği  dünya çapında patentle korunan “Hücre Yenileyici Bileşen” ile birçok cilt problemini gidermeye katkıda bulunmaktadır. Sebi Su’yun kullanım kolaylığına, Sebi İxir Acil Bakım Kremi’nin ise faydalarına sahip ürün tüm ailenin kullanımı için uygundur. Evdeki ufak kazalardan sonra da Sebi İxir Su Acil Cilt Bakım Spreyi yardıma koşacaktır.
 

Sebi Su Hücre Yenileyici Temizleme Suyu dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen”i sıvı formda içermektedir. Saçlı deriye dahi uygulanabilen ürün hem cilt temizliğini sağlamakta hem de tonik olarak kullanılabilmektedir. Sebi Su’yun faydaları bununla da sınırlı değil. Tonik, tüm Sebi Pharma ürünlerinden alınacak verimi maximuma çıkarmaktadır. Parfüm, alkol içermeyen temizleme suyu tüm cilt tipleri için uygundur.

Sebi Ala Anti Aging Krem birçok özelliği bünyesinde barındırmaktadır. Göz çevresine bakım yapan ve bu bölgedeki problemleri gideren ürün tüm cilde uygulanabilmektedir. Dünya patentli formüle sahip anti aging krem; kırışıklık, sarkma, leke şikâyetlerini gidermenin yanı sıra tüm cilde uygulanabilmektedir. Sebi Ala içerdiği minerallerle cilt beyazlatma da sağlamaktadır.

Sebi Simyacı Anti Aging Krem “Tek üründe tüm bakım” yapmaktadır. Göz çevresinde dahi kullanılabilen ürün tüm cilde uygulanabilmektedir. Sebi Simyacı kırışıklık, sarkma, leke, ve yaşlanma belirtilerini gidermeye yardımcıdır. Cildi toparlayan genç ve bakımlı bir görünüm oluşturan ürün Sebi Pharma’nın ödüllü formülünü en yoğun miktarda içerme özelliğine de sahiptir. Silisyum kaplı değerli minerallerle aydınlık bir görünüm sağlayan Sebi Simyacı Anti Aging Krem ilk kullanımdan itibaren cilde bakım yapmaktadır.

Sebi Pharma ürünleri çok amaçlı olmalarının yanı sıra paraben, alkol, silikon, parfüm içermemesi ile de dikkat çekmektedir. Bu sayede ürünler güvenle kullanılabilmektedir. Sebi Pharma’nın hiçbir ürünü cildi soymaz ve yıpratmaz. Tüm ürünler cildin daha bakımlı olmasına ve güçlenmesine katkıda bulunmaktadır.

Devamını oku

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Nedir?

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu; en yaygın çocukluk problemlerindendir, yetişkinlikte de devam edebilmektedir. Belirtiler arasında bir konuya odaklanma ve dikkat toplama zorluğu, davranışları kontrol etmede güçlük, ve hiperaktivite gibi unsurlar yer almaktadır.

Dikkatsizlik, hiperaktivite, impulsivite DEHB’in temel belirtilerindendir. Bu unsurlar hemen her çocukta doğal olarak gözlemlenebilmektedir fakat DEHB’e sahip çocuklarda daha sık ortaya çıkmaktadır.

Dikkat eksikliği olduğunu düşündüren detaylar arasında; dikkatin kolayca dağılması, detayların, bir şeylerin unutulması sık sık bir aktiviteden diğerine geçilmesi, tek bir şeye odaklanamama durumu yer alabilmektedir. Eğer eğlenceli değilse verilen görevlerden dakikalar içinde kolayca sıkılma, yeni bir şey öğrenmede güçlük de işaretler arasında yer almaktadır. Ödevlerin bitirilmesinde problem yaşanması, kalem, silgi, oyuncak gibi eşyaların kaybedilmesi, anlatıların dinlenmemesi, yönergeleri takip etmede güçlük gibi belirtiler de gözlenmektedir.

Hiperaktivite belirtileri arasında ise; oturulan yerde duramama, aralıksız konuşma, çevredeki her şeyle ilgilenme oynama, akşam yemeklerinde, okulda, hikaye saatlerinde zorluk çekilmesi gibi unsurlar yer almaktadır. Sürekli hareket edilmesi, sakinlik isteyen görevlerin ve aktivitelerin tamamlanmasında güçlük gibi işaretler de mevcuttur.

İmpulsivite işaretleri arasında çok sabırsız olunması, bulunan yer konum düşünülmeden uygunsuz yorumlar yapılması gibi faktörler yer almaktadır. Beklemede güçlük, oyunlarda sıranın gelmesinde sabırsızlık da işaretler arasında yer almaktadır. Başkalarının diyaloglarını kesmek, oyunlarına karışmak gibi davranışlar da gözlemlenebilmektedir.
Zaman zaman ebeveynler ve öğretmenler çok fazla hareket etmeyen çocuklarda DEHB yaşanabileceğini düşünmemektedir oysa çocuk sessizce oturuyor, ödevini yapıyor gibi gözükse de dikkatini toplamada güçlük çekebilmektedir. Başka çocuklarla iletişim, sosyal problemler de gözlemlenebilmektedir. Zaman zaman bu yanlış anlaşılmanın tam tersi de yaşanabilmektedir. Ebeveynler; dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu yaşayan çocuklarının bu sorunu yaşayabileceklerini olasılıklar arasında bulundurmayıp tek sorunu disiplinsizlik olarak görebilmektedir.

DEHB çocuklar arasında gözlemlenen en yaygın problemlerdendir. Yetişkinlikte de devam edebilmektedir. Bu problem için ortalama yaş yedidir. Araştırmalar DEHB oranının artmakta olduğunu göstermektedir. Buna neden olan faktör ise bilinmemektedir.
He çocuk farklı kişiliğe, karaktere, enerji düzeyine sahiptir. Birçok çocuğun kolayca dikkati dağılabilmekte, konsantrasyon güçlüğü çekebilmektedir. Zaman zaman normal faktörler DEHB ile karıştırılabilmektedir. Belirtiler çoğunlukla 3-6 yaş arasında gözlenmeye başlar, semptomların kişiden kişiye değişiklik göstermesi teşhisi zorlaştırabilmektedir. Alanında uzman sağlık profesyonelleri çocuk ve çevresi hakkında bilgiye ihtiyaç duymaktadır. Ailenin doktora yardımcı olması ve tüm bilgileri net bir şekilde detaylıca ifade etmesi, sorulara eksiksiz yanıtlar vermesi önemlidir. Erken teşhis için; çocuğunda DEHB şüphesi yaşayan tüm ebeveynlerinin çocuklarını en kısa süre içinde doktora götürmesi yararlı olacaktır.
Devamını oku

Anti aging ürün seçerken nelere dikkat edilmeli?

Hemen herkes; yaşlanma belirtilerinden kurtulmak, genç ve güzel bir cilde sahip olmak istemektedir. Bu amaç için en sık tercih edilen yöntemlerden biri de anti aging krem kullanımıdır. Anti aging ürün seçerken dikkat edilmesi gereken birçok unsur bulunmaktadır.

Birey tercih edeceği ürünün cilt tipine uyumlu olup olmadığına dikkat edilmelidir. Aksi takdirde ürün ne kadar başarılı olursa olsun istenilen sonuç elde edilemez. Bu durum sadece anti aging alanında geçerli değildir. Herhangi cilt bakım ürünü seçilirken de cilt tipi mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Dikkat edilmesi gereken bir diğer konu da ürünün içeriğidir. Sonuç olarak cilde fayda sağlayacak unsur kremin içeriğidir. Kaliteli içeriklere sahip ürünler tercih etmek faydalı olacaktır. Tercih edilen kremin birçok bölgede kullanılabilmesi de kullanıcının lehinedir. Bu sayede her bölge için ayrı ayrı ürün alma gereksinimi doğmayacaktır. Tek bir bölgedeki soruna odaklanmak cildin diğer bölgelerindeki sorunları ihmal etmeye sebebiyet verebilmektedir. Bu da genel anlamda cildin istenilen görüntüye kavuşamamasına neden olacaktır. Ürünün; koruyucu, alkol, parüm ve paraben içermemesine özen göstermek gereklidir. Seçilen anti aging kremin cilde fayda sağlaması kadar cildi yormaması ve yıpratmaması da önemlidir. Kremi satın alırken gözden kaçırılmaması gereken bir nokta da firmanın erişilebilir olup olmadığıdır. Ürünle ilgili herhangi sorunla karşılaşıldığında muhatap bulabilmek çok önemlidir. Bir telefon numarasının verilmiş olması bu numaranın aktif olarak kullanılıyor olması önem taşımaktadır. Ürünün miktarı, ürünün kullanım ömrü ile doğrudan ilgilidir. Miktar da bu sebeple doğal olarak dikkat edilmesi gereken unsurlar arasında yer almaktadır. Anti aging kremlerde en önemli unsurlardan biri de yaştır. Birey, kendi yaşına uygun ürünler tercih etmelidir. Ürünü hangi yaş grubu için olduğuna dikkat edilmelidir. Kremin kullanım kılavuzu dikkatle okunmalı ve buna uyulmalıdır. Zaman zaman daha fazla verim alabilmek için ürün gerektiğinden fazla, sık kullanılabilmektedir. Bu tür kullanımlar yarar sağlamamakta ve kesinlikle önerilmemektedir. Cildi nemlendiren, bakım yapan anti aging kremler tercih etmek; ciltte istenilen genç görüntünün sağlanmasının yanı sıra cildin çevresel faktörlere karşı da korunmasına da katkıda bulunacaktır. Bütün bu unsurlara ek olarak bireye de birçok görev düşmektedir. Kötü alışkanlıklardan uzak durmak, beslenme anti agingve uyku düzenine dikkat etmek, egzersiz yapmak hem sağlığa hem de cilde olumlu etkide bulunacaktır.

Ciltteki lekeleri gidermeye de katkıda bulunan ürün göz çevresi dahil olmak üzere tüm cilde uygulanabilmektedir.

Yaşlanma Karşıtı Anti Aging ürünümüze ulaşmak için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Hava sıcaklığındaki değişimler sağlığı nasıl etkiliyor?

Hava sıcaklığı insanları olumlu veya olumsuz etkilemektedir. Hava değişimleri kişinin kendini yorgun hissetmesine, baş ağrısı şikâyetinin meydana gelmesine neden olabilmektedir. Teknolojinin gelişimi hava sıcaklığını kontrol etmeye yönelik birçok cihaz ortaya çıkarsa da hava koşullarının insan sağlığı üzerindeki etkileri değişmemiştir.

İnsanların hava değişimlerine olan hassasiyetleri de farklıdır. Bazı bireyler bu değişimlere karşı çok hassastır. Hava basıncı, sıcaklık, nemlilik gibi faktörlerdeki değişimler kişiyi olumsuz etkileyebilmektedir. Vücuttaki mevcut ağrılar da buna bağlı olarak artmaktadır. Bunun yanı sıra; yorgunluk, depresyon, anksiyete, konsantrasyon bozukluğu, uyku bozuklukları, migren gibi şikayetler de meydana gelebilmektedir. Bu belirtiler kişinin sağlık durumuna, yaşına, mevcut hastalıklarına, egzersiz yapıp yapmamasına bağlıdır. Bunun yanı sıra belirtilerin artması havadan kaynaklı olmayıp henüz farkında olunmayan bir hastalığın da işaretçisi olabilir. Bu nedenle mevcut şikayetler kötüleşince veya kişi kendini sağlıksız hissedince doktora gitmesi gereklidir. Bu durum erkenden önlem alınabilmesi için de önem taşımaktadır. Birçok sağlık problemi için zaman oldukça önemli bir kriterdir. Hava değişiminin her insan üzerinde aynı etkiye sahip olmaması da dikkat çekicidir. Bu konuda bilim insanlarının dikkatini çekmiştir. Bunda kişinin çok korunaklı bir yaşam sürmesinin etkili olduğu düşünülmektedir. Hava değişimlerinden uzak bir yaşantı sürmek hassasiyeti arttıracaktır. Modern yaşam stili ısıyı kontrol edebilmek için birçok teknolojik araç ortaya çıkarmıştır. Klimalar, nemlendiriciler hava sıcaklığını kontrol etmeye çalışsa da sonuç değişmemektedir. Sonuç olarak insanoğlunun hava değişimlerine karşı tamamen korunaklı ve hazır olduğunu söyleyebilmek mümkün değildir. Hava sıcaklığı cilt üzerinde de etkili olabilmektedir örneğin kış mevsiminde havanın soğuması ve kuruması cildin de kurumasına sebebiyet verebilmektedir. Yağlı cilt şikayetine sahip bireyler dahi kışın kuruluktan şikayet edebilme durumuna gelebilmektedir. Hava sıcaklığı duygu durum üzerinde de oldukça etkilidir. Birçok insan güneşli havalarda ister istemez kendisini daha enerjik hissetmektedir. Kapalı havaların ise olumsuz, depresif hissettiğine neden olduğu düşünülmektedir. Yeteri kadar güneş ışığına maruz kalınmaması D vitamin eksikliğine neden olabilmektedir. D vitamininin insan sağlığı üzerinde birçok olumlu etkisi vardır, bunun da ötesinde D vitamini bir gerekliliktir. Dikkat edilmesi gereken başka bir unsur da aşırı sıcaklıktır. Yüksek sıcaklıklar birçok sağlık sorununa neden olabilmektedir. Hava kirliliği de giderek artan bir problem olarak dikkat çekmektedir. Kirli hava birçok sağlık sorununa neden olabilmektedir.
Devamını oku

Gözeneksiz bir cilt için neler yapılabilir?

Büyük ve belirgin gözenekler ciltte istenmeyen bir görünüm oluşturur. Hemen herkes küçük ve belli olmayan gözeneklere sahip olmayı ister. Geniş gözeneklerden kaçınmak için dikkat edilmesi gereken birçok unsur var.

GÖZENEKLERE NELER SEBEP OLUYOR?


Gözenekler genetik nedenlerden de kaynaklanabilmektedir. Bunun yanı sıra güneşin zararlı ışınlarının cilde birçok zararı var. Bu zararlardan biri de büyük gözeneklerdir. Gözeneklerin tıkanması da büyük gözeneklere neden olabilmektedir. Bu unsur da cilt temizliğinin önemine dikkat çekmektedir. Yüzü düzenli olarak temizlemek hem gözenekler hem de cilt bakımı açısından önemlidir. Cilt temizliğini etkin şekilde gerçekleştiren doğal temizleme suları da yararlı olmaktadır. Yaş ilerledikçe cildin bakımına duyulan ihtiyaç artmaktadır. Yaşlandıkça cilt elastikiyetini yitirmekte, sarkmalar başlamaktadır. Hem anti-aging etki için, hem de gözenek sorunu yaşamamak için problem henüz ortaya çıkmadan önce önlem almak, cilt bakımına dikkat etmek faydalıdır.

Gözeneklerde sıcaklığın da etkisi büyüktür. Gözenekler sıcak suda ve güneşe maruz kaldıklarında büyümektedirler. Gözeneklerin küçülmesi için gözenekler kesinlikle kaşınmamalıdır. Yüzü kaşımak sorunu çözmenin yanı sıra durumun daha da kötüye gitmesine neden olacaktır. Yüzü kaşımak ciltte çeşitli sorunlara da neden olabilir. Bununla birlikte yüze hiç dokunmama alışkanlığına sahip olmak da cilt hijyeni açısından oldukça faydalı olacaktır. Her ihtimale karşı elleri sık sık yıkamak dahi dolaylı olarak cilt hijyenine katkıda bulunacaktır. Gözenek probleminden şikayetçi bireyler çoğunlukla makyajla kapatmayı tercih etmektedir. Gözenekleri makyajla kapatmak cilt açısından sorun yaratacaktır. Sabırlı olmak bu noktada belki de en çok dikkat edilmesi gereken unsurlardan.

Eğer spor yapılıyorsa çalışma biter bitmez yüzü temizlemeye dikkat etmek gereklidir.
Beslenme de sağlıklı bir cilt için önemlidir. Antioksidan içeren; A, C ve E vitamini bakımından zengin gıdalar tüketmeye dikkat edilmelidir. Beslenmeye dikkat etmek daha genç ve güzel bir cilde sahip olmanın yanı sıra çeşitli sağlık sorunlarını da engelleyecektir.

Agresif, aceleci tüm çalışmalar cilde uzun vadede faydadan çok zarar getirecektir bu nedenle cilt bakımında da sabırlı olmakta, etkiyi aceleci şekilde almaktansa kalıcı ve sağlıklı şekilde almaya, cildi yormamaya özen göstermekte yarar var.

Devamını oku

Sebi Simyacı neden bu kadar başarılı?

Sebi Simyacı’nın başarılı bir anti-aging krem olmasındaki en önemli unsurlardan biri de güçlü içeriği.  Sebi Simyacı dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içermesidir. Kollajen, Matrixyl-3000 ve çok güçlü aktifler içermesidir.  Bu maddeler cildin bakımını yapıyor, genç ve güzel bir görünümün oluşmasına yardımcı oluyor.

PEPTİDLER NEDİR?

Peptidler ciltteki kırışıklıkları azaltmaktadır. Maddenin bu etkisi bilinmekte ve kabul edilmektedir. Peptidler çoğunlukla etkili anti-aging kremlerin içinde yer almakta; çizgileri, derin kırışıklıkları gidermektedir. Yüzde mimikler nedeniyle sık sık hareket eden göz, alın ve dudak çevresinde oluşan kırışıklıklarda da peptitler etkilidir. Gülmek, somurtmak gibi ifadeler de yaşlanma belirtilerinin oluşmasında etkilidir.

Peptidler ciltteki kollajen ve elastini korumaya da yardım etmektedir. Cilt yaşlandıkça kollajen azaltmaktadır bu nedenle cilt genç gergin görünümü yerini kırışıklık ve sarkmalara bırakır. Bununla birlikte yer çekimi de yaşlanma belirtilerinin özellikle sarkmalarının oluşmasında etkilidir. Anti-aging kremler düzenli olarak kullanıldığında yaşlanma belirtileri azalmaktadır.

Yaşlanmayla birlikte en çok şikayet edilen unsurlardan biri de sarkmalardır. Yer çekiminin de etkisi ile ciltte sarkmalar meydana gelir. Sarkmalar bireyin yaşlı görünmesindeki en önemli faktörlerdendir. Bu nedenle sarkma şikayeti anti-aging kremlerin özellikle odaklandıkları unsurlardandır. Peptidler cildin sıkı bir görüntüsünün olmasını sağlayacaktır. Eğer hali hazırda sarkma şikayeti varsa argireline bu bölgelerde de sonuç alacaktır. Madde lifting etkisi sağlamaktadır. Düzenli kullanımda henüz mevcut olmayan fakat ilerde oluşabilecek sarkmalara karşı da önlem alınmış olur. Yaşlanma belirtilerinin iyice belirginleşmesini beklemeden erkenden önlem almakta yarar vardır.

KOLLAJEN NEDİR?

Kollajen vücutta doğal olarak üretilmektedir. Yaşın ilerlemesiyle kollajen üretimi de azalmaktadır. Bu nedenle de kırışıklıklar oluşmakta, cilt incelmektedir. Çizgi ve kırışıklıkları gidermek için kullanılan anti aging ürünler de kollajen içermektedir.

Kollajen vücudu bir arada tutan yapışkan gibidir. (Kollajen sözcüğü Yunancadan gelmektedir. “Kolla” Yunancada yapışkan anlamına gelmektedir.) Eğer kollajen olmasa insan vücudu şu anki görünümünde olmazdı. Cildin yüzde 80’i kollajenden oluşmaktadır.
Kollajen sıklıkla cilt canlandırıcı olarak kullanılmaktadır. Güneş kollajene zarar vermekte kırışıklıklar, sarkmalar ve deride incelme meydana gelmektedir. Kollajen dokularda yaşanan problemleri gidermek için de kullanılmaktadır.

Devamını oku

Neden tek üründe tüm bakım?

Cilt bakım alanında aynı anda birçok fayda sağlayan ürünler sıkça tercih edilmektedir. Bu formattaki ürünler hem kullanım konforu sağlamakta hem de ekonomik çözümler sunmaktadır. Sağlanan başka bir artı da ciltte hiçbir bölgenin ihmal edilmemesidir.

“Tek üründe tüm bakım” yapan Sebi Simyacı Anti Aging Krem yüz, göz, boyun çevresi dahil kullanılmaktadır. Bu sayede her problem için ayrı ayrı krem kullanmaya gerek kalmamaktadır. Dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren ve değerli anti aging maddeler bulunduran ürün sarkmaları, kırışıklıkları ve lekeleri gidermeye yardımcıdır. Cildi toparlamakta, beslemekte ve güçlendirmektedir. Sebi Simyacı 9 yıllık ar-ge çalışmasıyla içerdiği yüksek miktardaki dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” ile ciltlerde istenilen sonucun alınmasına katkıda bulunmaktadır. Tek bir Sebi Simyacı yüz kremi, göz kremi, anti-aging serum ihtiyacını ortadan kaldırmaktadır. Bu da hem kullanım konforu, hem de ekonomi sağlamaktadır. Birçok şikayet için tek bir krem kullanmak taşıma kolaylığı da sağlamaktadır. Kullanıcılarının geri bildirimlerine oldukça önem veren Sebi Pharma Sebi Simyacı’nın miktarının arttırılması isteğine de olumlu yanıt verdi! Sebi Simyacı artık 50 ml. Ürün çok daha fazla uzun kullanım olanağı sunuyor. Bu da daha uzun süre anti aging bakım ve cildin çevresel zararlardan korunacağı anlamına gelmektedir.

Anti aging bakım alanında sıkça ihmal edilen bir unsur da cildin tüm bölgelerine gereken özeni göstermemektedir. Örneğin alnındaki kırışıklıklara odaklanan birey sadece bunun için çözüm aramaktadır. Göz çevresinde, boyunda var olan ya da oluşabilecek sorunları düşünmemektedir. Bölgesel çözümler ise çoğu zaman istenilen verimi sağlayamamaktadır. Kullanılan ürün çok iyi olsa ve lokal sorunu giderse dahi başka bir yerde ortaya çıkacak yaşlanma belirtisi kişinin genel anlamda yorgun ve yaşlı görünmesine neden olacaktır. Birey cildin her yerine gereken bakımı uygulamalıdır. Zaman zaman kişilerin yaşadığı yoğun tempo da birçok şikayet için ayrı ayrı ürün araştırmaya satın almaya engel olmaktadır. Aynı anda birçok etki sağlayan kremler bu bakımdan da avantaj sağlamaktadır. Sadece bir ürün incelenecek ve kullanılacaktır. Farklı ürünler kullanmanın çeşitli riskleri de bulunabilmektedir. Tek başına faydalı olan ürünler birbirleriyle etkileşim sağladıklarında cilde zarar verebilmektedir. Çoklu etki sağlayan kremlerde bu risk de ortadan kalmaktadır. Teknolojik olanakların gelişmesi cilt bakımı alanına da yansıdı. Bireyler artık doğal olarak tek üründe birden fazla yarar almak istiyorlar. Değerli ham maddeler içeren titizlikle hazırlanan ürünlerle bu istekler mümkün.
Devamını oku

Hastalıklardan korunmak için neler yapılabilir?

Sağlığa dair en ufak bir problem, kişinin hayatını oldukça zorlaştıracak, tüm dikkatini yaşanan sağlık problemi üzerine toplamasını sağlayacaktır. Gelişen sağlık imkanları ile hastalıklardan kurtulmak eskisi kadar zor ve zahmetli olmasa da elbette en iyi seçenek baştan hastalıklardan korunmaktır. Bireylere kendi sağlıklarını korumak anlamında önemli görevler düşmektedir.

ALINABİLECEK BİRÇOK ÖNLEM VAR

Hastalanmayan veya az hastalanan insanlar incelediğinde mutlaka iyi alışkanlıklara sahip oldukları görülecektir. Yaşam koşulları, çevre de doğrudan sağlıkla ilgilidir.

Düzenli uyku

Araştırmalar sekiz saat veya daha fazla uyuyan bireylerin; yedi saatten az uyuyan kişilere oranla soğuğa, üşütmeye bağlı hastalıklara 3 kat daha az yakalandığını göstermiş. Gece boyunca vücut kendini onarır ve stres hormonunu düzenler.

Renkli yiyecekler


Antioksidan bakımından zengin ürünleri tüketmek sağlık açısından son derece yararlıdır. Patates, badem, kırmızı üzüm gibi yiyecekler zarar görmüş hücreleri yeniler, mikroplara ve bakterilere karşı savaşır.

Probiyotikler faydalı olabilir


Dışarı çıkılan her an bakterilerle ve mikroplarla karşılaşılmaktadır. Birçok bakteri zararsızdır bazıları ise hastalığa sebebiyet verebilir. İyi bakteriler bağışıklık sistemini güçlendirebilir. Bu nedenle probiyotik tüketimi düşünülebilir. Özellikle soğuk havanın neden olduğu hastalıklara karşı probiyotikler faydalı olabilmektedir.

Eller, çok olmasa dahi gerektiğinde yıkanmalıdır


El yıkama alışkanlığını çok abartmaya gerek yoktur. Eller sık sık yıkanmıyorsa da gerekli olan zamanlarda yıkamamayı ihmal etmemek faydalı olacaktır. Yemekten, ve yiyecek hazırlamadan önce-sonra, tuvaletten çıkıldığında, öksürüldüğünde elleri yıkamak hastalıkları yüzde on beş ve elli arasında azaltacaktır.

Temiz hava alın


Birçok insan soğuk havalarda dışarı çıkmaktansa evde zaman geçirmekten hoşlanır. Özellikle havaların soğuk olması sıcak ev ve iş yerini daha tercih edilir kılar. Temiz hava almak bağışıklık sistemini güçlendirecektir. Yoga, meditasyon gibi dinlendirici egzersizler, doğru nefes alma teknikleri de sağlığı korumaya yardım edecektir. Stresin sağlığa birçok zararı var. Stresin birçok hastalığın tetikleyici olduğu tartışılmaz bir gerçek konumda. Hemen her insanın stresle mücadele etmekte kullanacağı alternatifler farklı olacaktır. Müzik dinlemek, sevilen bir hobiyle uğraşmak, kitap okumak, resim yapmak, veya oyun oynamak kişinin stresini azaltmasına yardım edecektir. Stresle mücadele etmek özellikle ruhsal sağlık açısından son derece önemlidir.
Devamını oku

Yaşlanmanın vücuttaki belirtileri nelerdir?

Hemen herkesin hemfikir olduğu yaşlanma belirtileri vardır. Kırışıklıklar, saçların beyazlaması, duruş bozuklukları gibi unsurlar ilk akla gelenler arasında yer alır. Peki bu belirtiler neden ve nasıl oluşmaktadır, yaşlanma nasıl gerçekleşmektedir? Yaşlanma vücuttaki organlarda da çeşitli değişikliklere sebebiyet vermektedir.
 

Her insan 13 trilyon hücrelerden meydana gelmektedir. Dokular ve organlar da çok sayıda hücreden oluşmaktadır. Hücreler, dokular, organlar da yaşlanmaktadır. Genç yaşlarda büyüme devam etmekte sahip olunan hücre sayısı artmaktadır. Hücreler yaşlanmaktadır fakat bu durum çok hafif gerçekleştiği için bu fark edilememektedir. Sadece vücudun büyüdüğü ve geliştiği gözlemlenmektedir. 30’lu yaşlarda yaşlanma belirtileri ortaya çıkmaya başlamaktadır. Oldukça önemli işaretler meydana gelir. Ciltte, kemiklerde ve eklemlerde, sindirim sisteminde yaşlanmanın belirtileri kendisini göstermeye başlar. Bazen bu unsurlar daha da erken yaşlarda gözlemlenebilir. Örneğin 20 yaşından sonra aşama aşama metabolizma hızında düşüş olur. Duyma yetisinde de değişiklikler ortaya çıkabilir, bununla birlikte duyma sorunları çoğunlukla ellili yaşlardan sonra oluşmaktadır. Bilim insanları yaşlanmaya neden olan karmaşık faktörleri tam anlamıyla ortaya çıkaramamıştır. Emin olunan nokta ise yaşlanmaya birçok unsurun neden olduğudur. Genetik, beslenme alışkanlıkları, egzersiz, hastalık gibi değişkenler yaşlanma üzerinde belirleyici rol oynayabilmektedir. 1990’lı yıllardan beri yaşlanmanın nasıl meydana geldiği, etkilerinin neler olduğuna dair önemli veriler elde edilmiştir. Hücrelerde, dokularda ve organlarda gözlemlenen belirtiler arasında; hücrelerin bölünme kabiliyetinin azalması, telomerlerin gittikçe kısalması ve en son iyice kısalarak ölmesi, atık ürünlerin biriktirilmesi, hücreler arasındaki bağ dokusunun daha sert hale gelmesi, organların maksimum kapasitesinin azalması gibi unsurlar yer almaktadır. Kalpte ve damarlarda ise; kalp kasının daha az etkili olması, aortun daha kalın ve sert hale gelmesi esnekliğini yitirmesi, birçok vücut arterinde damar tıkanıklığı yaşanması gibi işaretler meydana gelmektedir. Vücut sıcaklığını kontrol etmenin zorlaşması, egzersizden sonra kalp ritminin normale dönme süresinin uzaması da önemli yaşlanma belirtilerindendir. Kemiklerde, kaslarda ve eklemlerde gözlemlenen değişiklikler ise; kemiklerin gücünü yitirmesi ve incelmesi, eklemlerin sertleşmesi esnekliğini yitirmesi, kas dokusunun hacminin azalması, güçsüzleşmesidir. Sindirim sisteminde ise; yiyeceklerin sindirim sistemindeki hareketlerinin yavaşlaması, mide, karaciğer, pankreas ve ince bağırsağın daha az sindirim salgısı salgılaması gibi olumsuzluklar gözlemlenir. Beyinde ve sinir sisteminde ise; beyindeki, omurilikteki sinir hücrelerinin azalması, sinir hücreleri arasındaki bağın zayıflaması, gibi değişiklikler meydana gelebilmektedir. Kulaklarda ve gözlerde ise; retina incelir, iris sertleşir, lensler daha kulak kanalındaki duvar incelir, kulak zarları kalınlaşır. Ciltte, tırnaklarda ve saçlarda da değişimler ortaya çıkmaktadır. Cilt incelir ve elastikiyetini yitirir, ter bezleri daha az ter üretmeye başlar, tırnaklar daha yavaş uzar, saçlar grileşir ve bazıları uzamamaya başlar.

Sebi Pharma’nın anti aging grubunda yer alan Sebi Simyacı içerdiği yüksek miktardaki dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” le sarkma, kırışıklık, leke, çizgi gibi birçok şikayeti gidermeye yardımcıdır. Ürünün önemli artılarından biri ise göz kremi, anti aging serum, yüz bakım kremi ihtiyacını tek başına karşılamasıdır. Tek üründe tüm bakım yapan Sebi Simyacı göz kapağına dahi uygulanabilmekte, göz kapağı düşüklüğünü kaldırmaya yardımcıdır. Sebi Simyacı’nın miktarı da arttırılarak daha uzun kullanım ve daha ekonomik birim fiyat sağlandı. Şimdi 50 ml olan krem; cilde uzun süre anti-aging bakım yapacak ve yaşlanma belirtilerini gidermeye yardım edecektir.

Yaşlanma Karşıtı Bakım için tıklayın.

Devamını oku

Sağlığınız için neler yapabilirsiniz?

Birçok insan sağlığına oldukça kötü davranmaktadır. Beslenmeye, uyku düzenine hiç dikkat etmemek en sık yapılan hatalardandır. Sağlıklı yaşama çok fazla zaman ayrılmasa da yapılabilecek küçük ve faydalı değişiklikler var.

KOLAYCA UYGULANABİLECEK SAĞLIK ÖNERİLERİ

Her gün güneş koruyucu kullanın: 
Güneşin zararlı etkileri sadece güneş yanıkları, lekelerle ve erken yaşlanma ile kalmıyor cilt kanseriyle dahi sonuçlanabiliyor. Güneşten korunmak cildin daha genç ve bakımlı görünmesini de sağlayacaktır.

Daha fazla meyve ve sebze tüketin: 
Elbette beslenme planında sadece sağlıklı gıdalara yer vermek çok faydalı olacaktır fakat bu sağlanamasa dahi sadece sebze ve meyve tüketimine dikkat etmek yarar sağlayacaktır.

Erkenden uyuyun: 
Uykusuz kalmak bağışıklık sisteminin güçsüz kalmasına neden olacaktır. Birey kendini gün boyunca yorgun ve keyifsiz hisseder. Kişinin kendisine yapabileceği iyiliklerden biri her gün sekiz saat kaliteli bir uyku uyumaktır.

Bitter çikolata tüketin: 
Bitter çikolatanın vücuda tahmin edildiğinden çok daha fazla yararı var. Bu çikolata türü, antioksidan içeriyor, kan basıncını düşürüyor, kardiyovasküler sorunların yaşanma olasılığını düşürüyor ve cildin yaşlanmasını yavaşlatıyor.

Daha fazla su için: Her gün yeterli miktarda su tüketimi asla ihmal edilmemelidir. Su vücut fonksiyonlarının etkili şekilde çalışmasını sağlayacak, kişinin kendini daha zinde hissetmesine yardım edecek ve cildin daha bakımlı görünmesine yardım edecektir.

Sigara ve alkolü bırakın: Sigarayı bırakmak sağlığa çok önemli katkıda bulunacaktır. Sürekli alkol tüketimi de kanser, inme ve kalp krizi riskini arttırmaktadır.
Daha sık yürüyüş yapın: Birey kendine en son ne zaman yürüyüş yaptığını sormalıdır.

Daha fazla egzersiz yapın: Spor yapmaktan hoşlanılmıyor olabilir fakat yine de sağlık için küçük egzersizler yapılabilir. Öğle yemeklerinde yürüyüşe çıkmak, asansör yerine merdiveni tercih etmek dahi faydalı olacaktır.

Eğlenmeyi unutmayın: Aralıksız, çok yoğun çalışmak ciddi sorunlara yol açacaktır. Kişi kendine, arkadaşlarına ve ailesine zaman ayırmalıdır. Hemen herkes biraz sakinleşmeye ihtiyaç duyar. Kişinin kendine zaman ayırması stresi azaltacak ve daha verimli olmasına olanak tanıyacaktır.

Gülmeyi öğrenin: Hayata iyi yanından bakmak sağlığa da faydalı. Gülmek bağışıklık sistemini güçlendiriyor, stresi azaltıyor, kalp problemleri ve inme yaşanma ihtimalini düşürüyor.

Temiz hava alın: Sürekli evde ve işte zaman geçirmek doğadan hiç faydalanamamaya neden olmaktadır. Açık havada zaman geçirmek daha yaratıcı olmaya ve stresi azaltmaya imkan tanımaktadır.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Kuru ciltler için kışın cilt bakımı

Kış mevsimi kuru cilde sahip bireyler için daha zor geçmektedir. Bunun yanı sıra yağlı, karma ciltler dahi kışın kuruyabilir. Cilt bakımına özen göstermeye, cildi nemlendirmeye dikkat etmek yarar sağlayacaktır.
 

KURU CİLTLER İÇİN ÖNERİLER

Cilt susuz bırakılmamalı: Cildin kurumamasına dikkat edilmelidir Hem genel sağlık hem de cilt bakımı için bu unsur önemlidir.

Doğal ürünler tercih edilmeli: Doğal, kuru ciltler için tasarlanmış, alkol içermeyen ürünler tercih edilmelidir. Bu sayede kullanılan ürünler cildi kurutmayacaktır.

Sıcak suyla duş alınmamalı: Duş alırken sıcak su yerine ılık su tercih edilmelidir. Sıcak su cildin nemini alacaktır. Duş süresini kısa tutmakta da yarar vardır.

Cilt nemlendirilmelidir: Kuru ve kaşıntılı hissedildiğinde cilt nemlendirilmelidir. Özellikle akşamları kuru el ve ayaklar nemlendirilmelidir. Dudaklar içinse dudak balmları kullanılmalıdır.

Parfüm içeren ürünlerden kaçınılmalıdır: Cilt temizliğinde sabun içermeyen ürünler tercih edilmelidir. Sabunlar cildin doğal yağını gidermektedir. Parfüm içermeyen, doğal ürünler seçilmelidir.

“Aşırı temizlik” yapılmamalı: Yüz günde iki kereden fazla yıkanmamalıdır. Yüz akşamları tüm yağ, kir ve makyaj varken yıkanmalıdır. Cildi aşırı şekilde yıkamak cildin lipit tabakasına zarar verecek ve kuruluğa neden olacaktır.

Çok yüksek sıcaklıklardan kaçınılmalı: Elbette kışın kapalı mekanlar ısıtılmaktadır fakat sıcaklığı aşırı derecede attırmamaya dikkat edilmelidir. Şöminenin başında durmak da cildi kurutacaktır.

Yünden kaçınılmalıdır: Yün kıyafetler cilde sürtünecek ve cildin kurumasına neden olacaktır. Pamuk, kaşmir gibi yumuşak nefes alan materyallerden imal edilen ürünler tercih edilmelidir.

Güneş koruyucu kullanılmalı: Güneşten korunmaya sadece yazın değil kışın da devam edilmelidir. Kış mevsiminde de hava kapalı olsa dahi güneş koruyucusu kullanılmalıdır.

Yeterli miktarda su içilmeli: Su tüketimine dikkat etmek hem cilde hem de sağlığa yarar sağlayacaktır. Su cildin fonksiyonlarını başarıyla yerine getirmesine olanak tanıyacak, toksinlerin atılmasına yardım edecektir.

Cilt problemlerine dikkat edilmeli: Ciltteki problem bazen kuruluktan fazlası olabilir. Sedef ve egzama hastalıkları soğukla birlikte daha kötüye gidebilir.

Sağlıklı beslenilmeli: Sağlıklı beslenildiğinden emin olunmalıdır. Kış mevsimi özellikle vitamin ve antioksidan bakımından zengin olan sıcak sebze çorbalar için idealdir.

Sebi İxir Acil Bakım Kremi içerdiği dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” ile cildin bakımını yapmaktadır ve cildi nemlendirmeye yardımcıdır. Alkol, paraben, vazelin, silikon ve kortizon içermeyen Sebi İxir Acil Bakım Kremi doğal içeriye sahip olduğu gibi cildin kendini yenilemesine de yardımcıdır ve ilk kullanımda cildi sakinleştirmektedir.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!

Devamını oku

Cildiniz size ne söylemeye çalışıyor?

Ciltteki problemler cildin istenildiği gibi görünmemesine neden olabilir. Bununla birlikte ciltteki sorunlar sadece istenmeyen görünüme neden olmamaktadır, cilt problemleri çeşitli sağlık sorunlarının habercisi olabilir.

Herhangi yaşta sedef hastalığına yakalanmak mümkündür. 20’li yaşlarda ve 50’li 60’lı yaşlarda bu problemin yaşanma olasılığı daha fazladır. Özellikle yoğun stres, üzüntü yaşanması da tetikleyici olmaktadır. Sedef hastalığı yaşayan bireylerin kalp hastalıkları, kanser, depresyon yaşama olasılıkları da yüksektir.

Cildin kuruması kış mevsiminden de kaynaklanabilir. Cildi nemlendirerek, çok sıcak duşlardan kaçınarak cildin kurumaması sağlanabilir. Bununla birlikte cildi kaşımak için yoğun bir istek duyuluyorsa ve bu duruma yorgunluk, kilo kaybı gibi unsurlar eşlik ediyorsa diğer sağlık problemlerinden de şüphe edilebilir. Bu unsura tiroit sorunları, böbrek hastalığı veya bazı kanser türlerinin de sebep olması mümkündür.
 

Akneler bireyin çok fazla stres yaşadığına işaret eder. Problemi çözmek için doğal akne kremlerinin yanı sıra strese çözüm bulmak için de çaba harcamak gerekir. Stresi azaltmak için nefes egzersizleri, yürüyüş gibi çeşitli aktiviteler önerilmektedir.

Kırmızı nokta şeklindeki lekeler çoğunlukla anksiyete ve depresyon gibi problemlerden kaynaklanmaktadır.

Akneler sadece ergenlik döneminde yaşanan bir problem değildir. Kadınlar 30’lu ve 40’lı yaşlarında çene ve yanaklarında akne ve tüy sorunu yaşayabilirler. Bu durum hormonal dengesizlikten kaynaklanabilmektedir.

Şişmiş göz kapakları en basit biçimde yeteri kadar uyunmadığının işareti olabilir. Fakat eğer buna ek olarak kaşıntılı, kızarık, ve pullu ise mevsimler bir alerji veya alerjik reaksiyon yaşanıyor olabilir. Göz kapakları ciltteki en ince deriye sahiptir ve çoğunlukla alerjik reaksiyonları diğer bölgelerden önce göstermektedir. Parfümler, koruyucu içeren şampuanlar, kremler ve ojeler de buna sebebiyet verebilmektedir.

Kollarda ve bacaklarda sarı noktalar diyabetin işaretçisi olabilir. Bazı bireyler bunun kirden kaynaklandığını düşünebilmekte bu bölgeyi temizleme çalışmakta ama sonuç alamamaktadır.

Egzama birçok faktör tarafından tetikleniyor olabilir. Çevredeki toksinler egzamaya sebebiyet verebilmektedir. Bağışıklık sistemindeki problemler de egzamaya neden olabilmektedir. Tüketilen bir gıdanın sağlığa zarar vermesi de şüphe edilen unsurlar arasındadır. Alerjen olunduğu düşünülen gıdalardan uzak durmak bu anlamda yarar sağlayabilmektedir.

Devamını oku

Daha sağlıklı bir kış mümkün

Kış mevsimi ve soğuk hava birçok sağlık problemine davetiye çıkarabilmekte halihazırda var olan sağlık problemlerini ise daha kötü duruma götürebilmektedir. Beslenmeye dikkat etmek sağlığı korumaya oldukça yardım edecektir.

KIŞIN NASIL BESLENMELİ?

C Vitamini: Soğuk havalardan korunmak için daima C vitamini tüketimine dikkat etmek gereklidir. Meyve ve sebze tüketimi C vitamini alımını sağlayacak bağışıklık sistemini güçlendirecektir. Bu vitamini almaya sürekli dikkat etmek kemikleri ve dişleri güçlendirecektir kışın yaşanabilecek sağlık sorunlarına karşı önlem olacaktır.

Demir: Vücuttaki demir oranının azalması halsizlik hissi yaratacaktır. Yoğun adet kanaması geçiren kadınların da demir alımına dikkat etmeleri gerekmektedir. Demir tüketimi sağlık için son derece önemlidir.

A Vitamini: A vitamini dokuların büyümesi ve onarımı için önemli olmakla birlikte bağışıklık sistemini güçlendirmeye ve sağlığı korumaya yardım etmektedir. Buna ek olarak bu vitamin daha iyi görmeye de katkıda bulunmaktadır. Süt, havuç, domates, yeşil yapraklı sebzeler A vitamini bakımından zengindir.

Kalsiyum: Kalsiyum kemik ve diş sağlığı açısından yararlıdır. Kışın bolca tüketilen şekerli ve asitli gıdalara önlem olarak da fayda da bulunacaktır. Buna ek olarak kalsiyum tüketimine kemik erimesi şikayetinin yaşanmaması için de dikkat edilmelidir.

D Vitamini: D vitamini için güneş ışığı gereklidir. Kışın kapalı havalarda maalesef bu çoğunlukla mümkün olmamaktadır. Hava koşulları izin verdikçe vücudu güneş ışığına maruz bırakmak yararlı olacaktır. D vitamini bağışıklık sistemini güçlendirerek bireyi hastalıklardan da korumaktadır.

Omega 3 Yağ Asitleri: Kış mevsimi günlerin kısa olması, havanın kapalı olması psikolojik bakımdan da bireyleri olumsuz etkilemekte depresif hissetmeye neden olabilmektedir. Omega 3 yağ asitleri içeren gıdalar -tüketmek kişinin kendisini daha iyi hissetmesini sağlayacaktır.

E Vitamini: Cilt, tırnak, saç kuruluğundan şikayet eden bireylerin yeteri kadar E vitamini tüketmeme olasılığı bulunmaktadır. Antioksidan etkisine sahip e vitamini cildi nemlendirmekte ve bakımını yapmakta cildi korumaktadır. E vitamini birçok cilt problemine karşı da koruyucu etkide bulunmaktadır.

Folik asit: Eğer yeteri kadar yeşil yapraklı sebzeler tüketilmiyorsa yeteri kadar folik asit alınmama olasılığı yüksektir. Ispanak tüketmek bu durumu önlemeye yardım edecektir.

Sebi Pharma’nin anti aging ürün grubunda yer alan Sebi Ala cildin genç ve güzel görünümünü sağlamaktadır. Sebi Ala dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen”, ve Omega 3 yağ asitleri içermekte cildi yenilemekte ve bakımını yapmaktadır. Doğal içeriğe sahip ürün cildi nemlendirmekte ve yaşlanma belirtilerini gidermeye yardımcıdır.
Devamını oku

Akne ve sivilcelerden kurtulmak için mükemmel fırsat!

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi Su cildi kir, ter, yağ ve makyajdan arındırıyor ve temizliyor. Sebi Su’yun bunun yanı sıra oldukça önemli bir işlevi daha var: Sebi Su tüm Sebi Pharma ürünlerinden alınacak verimi en üst düzeye çıkarıyor. Herhangi Sebi Simyacı ürünü kullanmadan önce cildi Sebi Su ile temizlemek önemli avantaj sağlıyor.
 

Özellikle yağlı ve sivilceli ciltlerin bakımında cilt temizliği büyük rol oynuyor. Cilt yüzeyinin temizlenmemesi akne, sivilce şikâyetinin oluşmasına sebebiyet verebilmektedir. Sebi Su cildi arındırarak hem kir ve yağ birikmesini önlemeye yardım ediyor hem de Sebi İxir Akne Kremi’nin verimini arttırıyor.

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içermekte sivilce, siyah nokta şikâyetini gidermenin yanı sıra pürüzsüz bir görünüm sağlamaktadır. Sebi İxir Akne Kremi cilde bakım yapmakta ve deriyi beslemektedir.

Ürün Salisilik asit ve asit türevleri içermemekte dört mevsim kullanılabilmektedir.

Devamını oku

Sebi Pharma ve inovasyon

İnovasyona oldukça önem veren Sebi Pharma; çalışmalarıyla da bunu kanıtlamaktadır.  Dünya çapında buluş olarak kabul edilen ve patentle korunan “Hücre Yenileyici Bileşen” bunun en önemli işaretlerindendir. Ürünlerin özelliklerinde de inovatif yaklaşımın etkilerini görebilmek mümkündür.

Şikâyetçi olunan problemin bir türlü çözülememesi, cilt bakım alanındaki en önemli sorunlardan biridir. Birçok kullanıcı büyük heveslerle aldıkları ürünlerden istediği sonucu elde edemeyince maddi manevi kayıp yaşamaktadır. Bunun yanı sıra; sık karşılaşılan bir diğer problem de a sorununu çözerken b problemine sebebiyet verilmesidir. Daha da kötüsü, cilt sorununu çözmede kullanılan yöntem sonuç vermediği gibi başka problemlere de yol açabilmektedir. Ürünlerin içinde kullanılan kimyasallar, cildi yoran işlemler buna sebebiyet verebilmektedir. Dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” bu ihtiyaçtan doğmuştur. Hem doğal, hem de inatçı cilt problemlerini çözebilen bu bileşen büyük beğeniyle karşılanmıştır. Daha da önemlisi ise; “Hücre Yenileyici Bileşen” sorunları çözerken cildi yormamakta aksine beslemekte ve güçlendirmektedir. Ürünün sağladığı bu fayda buluş olarak kabul edilmiş, dünya çapında patent alacak kadar dikkat çekmiştir. Kullanıcılar ise; ürünün somut faydasını gözlemleyerek memnun kalmakta ve çevrelerine önermektedir.
Sebi Pharma’nın ürünlerinde de inovasyonu gözlememek mümkündür. Leke kremleri çoğunlukla gündüz kullanılamamaktadır. Sebi İxir Leke Kremi ise hem gündüz kullanılabilmekte hem de 50 faktör güneş koruması sağlamaktadır. Buna ek olarak, ürün dört mevsim güvenle cilde uygulanabilmektedir. Özellikle güneş lekelerine sahip bireyler için bu özellikler oldukça değerlidir. Kremin içinde yer alan dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” ciltteki lekeleri giderirken 50 faktör güneş koruması da yeni güneş lekelerinin oluşumunu önleyecektir. Krem etkisini gerçekleştirirken cildi soymamakta aksine beslemektedir. Bütün bu özelliklerin tek kremde toplanması kullanıcı açısından son derece yararlıdır. Sebi İxir Akne Kremi ise; sivilce, akne şikayeti yaşayan bireylere doğal içerikli ürün sunmaktadır. Sebi İxir Acil Bakım kremi de dört mevsim kullanılabilmektedir. Ürün yediden yetmişe tüm aile bireylerinin karşılaştığı cilt problemlerini çözmeye yardım etmektedir. Sebi Su “Hücre Yenileyici Bileşen”i sıvı formda içeren yapısıyla hem tonik, temizleme suyu işlevini başarıyla yerine getirmekte hem de cilt bakımına katkıda bulunmaktadır. Sebi Ala anti-aging etki sağlamanın yanı sıra cildi beyazlatmadır. Birçok fayda getiren bu ürün, kullanıcıların hem cildine bakım yapma hem de istediği görünüme sahip olma olanağı sunmaktadır. Ürün göz çevresi dahil tüm cilde uygulanabilmektedir. Sebi İxir Su Acil Cilt Bakım Spreyi Sebi Pharma’nın yeni çıkan ve dikkat çeken ürünlerindendir. Sebi İxir Su’da Sebi İxir Acil Bakım Kremi’nin cilde sağladığı faydalar ve Sebi Su’yun kullanım kolaylığı bir araya gelmiştir. Sebi Simyacı Türkiye’nin ilk DD krem formatlı anti aging ürünü olma özelliğini taşımaktadır. Sadece bu bilgi bile Sebi Simyacı’nın farkını ortaya çıkarmaktadır. Sebi Simyacı göz çevresinde dahi kullanılabilen yapısıyla “tek üründe tüm bakım” olanağı sunmaktadır. Dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen”i yüksek miktarda içeren krem; yaşlanma belirtilerini, lekeleri gidermeye yardımcıdır. Bunların yanı sıra cilde bakım yapmakta ve cildi çevresel faktörlere karşı korumaktadır.
Devamını oku

D vitamini eksikliğinin belirtileri

Sağlıklı beslenmeye, uyku düzenine ve düzenli egzersize dikkat edilse de birey kendini yeteri kadar sağlıklı hissedemeyebilir. Birçok unsura dikkat edilse dahi atlanan bir madde problem yaratabilir. D vitamini eksikliği de çok sayıda bireyi etkilemektedir.

D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİNDE NELER OLUR?

Yeterli D vitamini tüketilmediğinde vücutta çeşitli değişiklikler olmaktadır.
 

Aşırı terleme: Alnın aşırı terlemesi ve vücut sıcaklığının artması D vitamini eksiliğinin habercisi olabilmektedir.

Beklenmeyen güçsüzlük: Kişi genç ya da yaşlı olduğuna bakılmaksızın kendini çok yorgun ve güçsüz hissediyorsa buna yeteri kadar D vitamini almamak sebebiyet verebilmektedir. Bu şikayeti gidermek için D vitamini tüketmek kaslar üzerindeki kontrolü arttırmaktadır.

Kemiklerin kırılması: Yetersiz D vitamini alımı kemik erimesi riskini arttıracaktır.

Kronik ağrı: D vitamini eksikliği kemiklerde ve kaslarda ağrıya sebebiyet verebilir. Bu ağrı iki haftadan uzun sürebilir. Egzersizden sonra D vitamini tüketmek vücutta oluşan ağrıları azaltmaya ve vücudun kendini yenilemesine yardım etmektedir.

Depresif hissetmek: Depresyon teşhisi D vitamini eksikliği ile de bağlantılıdır. Bu vitaminin yetersiz alımı kişinin kendini mutsuz ve olumsuz hissetmesine neden olabilmektedir.

Grip: D vitamini çocuklarda solunum yolu sıklığının azaltmaktadır.

Astım: D vitamini astım ataklarını azaltmakta etkilidir. Japonya’da yapılan bir çalışmada D vitamini alan çocuklarda astım ataklarının belirgin oranda düştüğü gözlenmiş.

Kanser: Yapılan araştırmalarda yüksek miktarda D vitamini alımının göğüs kanseri riskinin düşürüldüğü gözlenmektedir.

D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ BAKIMINDAN RİSK GRUPLARI

 

Bazı bireylerin cilt yapısı, yaşı veya alışkanlıkları neden ile D vitamini eksikliği yaşaması daha muhtemeldir ve bu grupta yer alan bireylerin D vitamini alımına daha çok dikkat etmeleri gerekmektedir.

• Esmer tene sahip bireyler
• Evden dışarı çok çıkmayan bireyler.
• Sağlık veya kozmetik gerekçelerle güneş ışığına maruz kalmaktan kaçınan bireyler
• Çalışma koşulları gereği hep kapalı mekanlarda bulunan ofis çalışanları, taksiciler, fabrika işçileri, gece vardiyasında çalışanlar

Balık, yumurta ve mantar az miktarda da olsa D vitamini içermektedir. D vitaminini sadece besinlerden karşılamak oldukça zordur. Birçok birey D vitaminin yalnızca beş ila 10’unu yiyeceklerden almaktadır. Güneşe maruz kalmak D vitamini almak açısından yararlı olsa da güneşe aşırı maruz kalmak cilt kanseri gibi önemli problemler yaratabilecektir. Bu nedenle dengeye dikkat etmek gereklidir.

Devamını oku

İyimser insanların ortak özellikleri

Bardağın yarısının boş mu dolu mu olduğu tartışması hep süregelmiştir. Öyle ki iyimser ve kötümser insanları karşılaştıran bilimsel çalışmalar dahi yapılmıştır. İyimser olmanın sağlığa birçok faydası var.

İYİMSERLER HEMEN PES ETMİYOR

Başarısızlığın ardından iyimser insanlar doğal olarak daha kolay toparlanıyorlar. İyimser bireyler zorlukları görürler fakat umutlarını yitirmezler, mücadele etmeye devam ederler iyi bir sonuca ulaşacaklarına inanırlar. Bununla birlikte iyimser bireyler durumlara adapte olmasını da bilirler eğer net bir gerekçe ile karşılaşırlarsa boş yere efor sarf etmekten vazgeçerler.

İyimser insanlar daha enerjiktirler ve hareket etmeye, spor yapmaya daha çok isteklidirler. Egzersiz kişiye enerji vereceği için bu döngü devam eder.

Olaylara iyi yanlarından bakan iyimser bireyler affetme konusunda daha başarılıdırlar. Davranışları kişisel algılamak yerine davranışın sebebini düşünürler.

İyimser bireyler daha az takıntılıdır. Olumlu beklentileri olduğu için bu durum duygu ve düşüncelerini pozitif etkilemektedir.

İyimser olmanın önemli bir avantajı da daha az stres yaşamaktır.

Olumlu düşüncelere sahip olmanın önemli bir avantajı da yeterli ve iyi bir uyku düzenine sahip olmaktır. Çok geç saatlere kadar uyanık kalma problemi yaşanmamaktadır.

Bardağın yarısının dolu olduğunu söyleyenler edindiklerini her zaman çok değerli olarak görürler ve sürekli şükrederler.

Pozitif olmak; ömrü uzatmakta, depresyon olasılığını ve stresi azaltmakta, bağışıklık sistemini güçlendirmektedir. Psikolojik ve fizyolojik sağlığa katkıda bulunmaktadır. Bununla birlikte yüksek risk taşıyan kardiyovasküler sorunların olasılığını azaltacaktır. İyimser bireyler insan ilişkilerinde daha başarılı olmakta sosyal yaşantısındaki başarısı arttırmaktadır. İyimser olmak ebeveynlere ve çocuklarına da katkı sağlıyor. İş yaşantısında da iyimser bireyler daha başarılı oluyor. Bu durum sporcular için de geçerli başarılı sporcular çoğu zaman iyimser ve pes etmeyen bireylerin arasından çıkıyor.

DAHA İYİMSER OLMAK İÇİN NELER YAPILABİLİR?


 
Devamını oku

DD krem nedir?

Cilt bakımı ürünleri araştıran bireyler BB, CC, DD krem gibi ifadelerle karşılaşabilmektedir. Bu kremlerin özellikleri doğal olarak merak edilmektedir. DD kremler birçok şikâyeti gidermeye yardımcı yapıları sayesinde sıkça tercih edilmektedirler.

DD kremler; “Daily Defense”, “Dynamic Do-All”, ifadelerinin kısaltılmış halidir. Türkçeye; “günlük koruma”, “sürekli ve tüm bakım” şeklinde çevrilebilecek bu ürün grupları, cildin tüm ihtiyacını karşılamak için tasarlanmıştır. BB ve CC kremin güçlerini kendisinde toplayan DD kremler; özellikle anti aging alanına yoğunlaşmışlardır. Özellikle kırışıklık, sarkma şikayeti olan bireylerin bu özellikteki ürünleri tercih etmeleri faydalı olacaktır. DD Kremler; güneş koruması içermekte, cildi sıkılaştırmakta ve aydınlatmaktadır. Ürün grubu; çizgileri, lekeleri, cilt tonu eşitsizliğini gidermeye de yardımcıdır. Kullanıcılar için önem taşıyan unsurlardan biri de kremin fiziksel yapısıdır. Bu kategoride yer alan kremler; hafif yapıları sayesinde kullanım konforu sağlamaktadır. Ürünler, ciltte hoş bir görünüm sağlamanın yanı sıra cildi çevresel faktörlere karşı da korumaktadır. Göz çevresi dahil olmak üzere tüm cilde uygulanabilen kremler; kullanım konforu ve ekonomik çözüm de sunmaktadır. Her bölge için farklı kremler kullanılmadığı için etkileşim riski de ortadan kalmaktadır. Bununla birlikte; çoğu zaman ciltteki bir problemi gidermeye odaklanılmaktadır. Belirli bölgedeki sorun giderilse dahi cildin tümü bakımlı olmadıkça istenilen sonuç elde edilemeyecektir. Tüm cilde uygulanabilen DD kremler bu riski ortadan kaldırmaktadır. Ürünler; çok fonksiyonuyla kullanıcıyı bakım ve güzel görünüm arasında tercih yapmaktan da kurtarmaktadır. Ciltteki birçok problemin kaynağı güneşin zararlı ışınlarıdır. Güneş lekeleri, cilt kanseri, kırışıklık ve erken yaşlanma gibi şikâyetlerin kaynağı cildin güneşten korunmaması olabilmektedir. Güneş koruması içeren DD kremler her gün güneş koruyucu sürme gereksinimini de ortadan kaldırmaktadır. Bu ürünleri kullanan bireyler farkında olarak ya da olmayarak ciltlerini güneşin zararlı etkilerinden korumaktadır. Bu konuda en sık yapılan hatalardan biri de; güneş korumasının sadece yaz mevsimi için gerekli olduğunu düşünmektir. Bu şekilde düşünülse dahi DD krem kullanıldığında cilt yine güneşin zararlı etkilerine korunmuş olacaktır. Bu kategoride yer alan ürünler tercih edilirken de; paraben, alkol, silikon ve parfüm içermemesine dikkat edilmelidir. Cilt tipi, yaş gibi faktörler de göz önünde bulundurarak ürün seçimi yapılmalıdır.

Sebi Simyacı Anti Aging Krem tek üründe tüm bakım yapmaktadır. Kırışıklık, sarkma, leke şikayetlerini gidermeye yardımcı ürün güneş koruması da içermektedir. Sebi Simyacı yüksek miktarda dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içermektedir. İlk kullanımda bakımlı bir görünüm oluşturan ürün cildi çevresel faktörlere karşı korumaktadır. Sebi Simyacı göz çevresi dahil olmak üzere tüm cilde güvenle uygulanabilmektedir.

DD Kremi incelemek için tıklayın!

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Anti Aging ürünler ne zaman kullanılmalı?

Cilt bakım ürünleri tercih ederken dikkat edilmesi gereken birçok unsur vardır; cilt tipi, giderilmek istenen problem, ürünün içeriği bunlardan bazılarıdır. Anti aging bakımda ise yaş faktörü de devreye girmektedir. Birçok kullanıcı anti aging ürünleri kullanmaya başlayıp başlamama konusunda tereddüt etmektedir.

20’li yaşlarda, yaşlanma başlar. UV ışınlarına maruz kalınması, çevresel kirlilik, stres gibi unsurlar birlikte yaşlandırıcı etkiyi oluştururlar. Yaş ilerledikçe kollajen üretimi de azalmaya başlar. Kırışıklıklar, lekeler, akneler için çözüm aranmaya başlanır. Şikayetlere uygun kremler tercih edilerek problemler giderilmeye çalışılması uygun olacaktır.  Doğal olarak; ciltteki olumsuzluklar giderilmeye çalışırken istenilen görünüme ulaşmak da hedeflenir. Genç ve bakımlı bir görünüm hemen herkesin hayalidir. Bu yaşlarda cilt sorunlarına karşı önlem almak oldukça yararlıdır. 20’li yaşlarda eğer yaşlanma belirtileri ortaya çıkmaya başlamışsa veya sadece önlem alınmak isteniyorsa; yaşa, cilde uygun anti aging ürünler kullanılabilir.

Ciltte yaşlanma belirtileri yoksa bu elbette sevinilecek bir unsurdur. Önlem alınarak cildin bakımlı görüntüsü sürdürülebilir. Kış mevsiminde dahi her gün güneş koruması kullanılmalıdır. Cilt bakım ürünleri tercih ederken her zaman etiketi okumak ve bunu alışkanlık haline getirmek yararlıdır. Zengin ve kaliteli içeriğe sahip ürünler seçilmelidir. Egzersiz yapmak serbest radikallerin vücut içindeki birikimini azaltmaktadır. Uyku alışkanlıkları da yaşlanma belirtilileri üzerinde söz sahibidir. Yedi ila dokuz saat arasındaki kaliteli uyku kollajen üretimini ve hücrelerin kendini onarmasını teşvik ediyor. Sigara içmek kırışıklıklara davetiye çıkarmaktadır. Sigara serbest radikallerle yüklüdür ve sağlıklı cilt hücrelerine zarar vermektedir. Eğer çok hızlı kilo verilirse; yağ değil su kaybı yaşanmaktadır. Bu da ilk olarak yüzde kendini belli eder. Kilo vermeye çalışan birçok kadın sarkma şikâyeti ile karşılaşmaktadır. Kilo vermek hedeflense dahi vitamin, mineral, protein, meyve ve sebze tüketimi ihmal edilmemelidir. Cilt yaşlandıkça nem kaybını önleme becerisi azalır. Cildin sürekli nemli kalmasını sağlamak, su kaybetmesini önlemek önem taşımaktadır. Stres yaşlanmaya neden olan önemli faktörlerdendir. Stres ile mücadele etmeyi öğrenmek hem sağlığa hem de cildin görünümüne yararda bulunacaktır. Stres son derece yaygın bir şikayet olduğu için; stresi gidermeye yönelik birçok kitap, etkinlik vb. bulunmaktadır. Yaşlanma belirtileri ortaya çıkmaya başlayınca en sık yapılan hata; problemi makyaj vb. ile kapatmaya çalışmaktadır. Kapatmada kullanılan madde cildin nefes almasını da engellerse problem büyüyecektir. Sorunları kapatmaya değil; oluşmamasını sağlamaya, cildi beslemeye odaklanılmalıdır.

Sarkma, kırışıklık, leke gibi birçok şikâyeti gidermeye yardımcı Sebi Simyacı Anti Aging Krem “tek üründe tüm bakım” özelliğine sahiptir. Krem; göz çevresi, boyun dahil olmak üzere tüm cilde uygulanabilmektedir. Bu da ekonomi ve kullanım konforu sağlamaktadır. Yüksek miktarda dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” ve zengin anti aging etkin maddeler içeren Sebi Simyacı cildin istenilen görünüme kavuşmasını sağlamaktadır.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Hyalüronik asitle yaşlanma belirtilerine elveda

Hyalüronik asit doğal olarak insan vücudunda bulunmaktadır. Yaşın ilerlemesiyle birlikte cildin nemi belirgin olarak düşmektedir ve yaşlanma belirtileri ortaya çıkmaktadır. Hyalüronik asit cildin nemini tutmada kritik rol oynamaktadır. Hyalüronik asit ciltteki nemin emilimini ortamı nemine ve iklime göre ayarlamaktadır.

Araştırmalar Hyalüronik asidin(HA) cildin nemi ile doğrudan ilişkisi olduğunu ortaya çıkarmıştır. Mikroskobik cilt yüzeyi analizleri; HA’in cildin yumuşattığını ve kırışıklıkların azalttığını ortaya çıkarmıştır. Kollajenin aksine HA cildin üst katmanlarından cilde nüfuz edebilmektedir. HA cildin büyük bir parçasıdır, dokuları onarmakta ve iyileştirmektedir. HA içeren kremler, serumlar dermis tabakasından cilde ulaşmakta elastikiyeti ve nemi arttırmaktadır. Cildin koruyucu tabakası nemi hapsederek cilde genç bir görünüm vermektedir.

Hyalüronik asit genç yaşlarda meydana gelen kırışıklıkları ortadan kaldırmakta, cildin nemlenmesini, nemli kalmasını ve yumuşamasını sağlamakta ve derinin esnekliğini arttırmaktadır. Kollajen sentezini de arttıran HA cildin bakımını da yapmakta ve daha sağlıklı eklemlere katkıda bulunmaktadır. HA bunların yanı sıra iltihabı çizgileri ve kırışıklıkları gidererek yaşlanma belirtileri gözlemlenen ciltlerde oldukça etkili sonuçlar ortaya çıkaracaktır. HA etkisi nedeniyle cilt bakım ürünlerinde, sağlık ve kozmetik alanında sıkça tercih edilmektedir.

HA’in insan vücudunda birçok kullanımı vardır ve insan bünyesinde doğal olarak bulunmaktadır. HA dudaklarda, gözlerde, eklemlerde, kemiklerde ve bağlarda bulunmakta bu bölgelerin ağrısız verimli ve etkili çalışmasını sağlamaktadır.

Hyalüronik asit kolayca suya bağlanmakta, hızlı bir şekilde doğal nemlendirici gibi çalışmaktadır. En kaliteli kişisel bakım ürünlerinde HA bulunmaktadır. Ürünün sağladığı nemlendirici etki kullanıcıların beğenisini toplamakta ve çevrelerine önermesini sağlamaktadır. Sıklıkla HA’in cildin yenilenmesini teşvik eden bir içerik olduğu belirtilmektedir. HA’den beklentiler oldukça yüksek olduğu için HA üzerinde birçok araştırma yapılmaktadır. HA çizgileri ve kırışıklıkları doğrudan cildin doğal nemini kazandırarak gidermekte birçok kişide oldukça iyi sonuçlar ortaya çıkarmaktadır. Hyalüronik asidin kırışıklık giderici özelliğinin yanı sıra ciltteki yaralara bakım yapması birçok bireyin bu maddeyi gençlik iksiri olarak tanımlamasını sağlamıştır. HA içeren kremler kullanarak bu etken maddenin ciltteki yaşlanma belirtilerini gidermesi sağlanabilmektedir. Genç yaştaki bireylerin yaraları çabuk iyileşir, kırışıklık ve sarkma görülmesi oldukça nadirdir. Yaşlanmayla birlikte vücut kullanılan ve parçalanan HA’in yerine yenisi üretmekte başarısız olmaktadır. Birçok nemlendirici krem ve losyonlar cildin kurumasına sebebiyet vermektedir. Bu da cildin zarar görmesiyle sonuçlanmaktadır. HA içeren nemlendiriciler doğal şekilde cilde bakım yapar ve nemlendirir.

HA içeren kremler cilde direkt temas ettiklerinde saç foliküllerinin yer aldığı katmanlar da dahil olmak üzere cilt dokusunun tüm katmanlarından geçebilmektedir. Bu unsur; cildin, HA’in tüm katkılarından dahili olarak yararlanabildiği anlamına gelmektedir. HA; nemlendirici süreç boyunca, cildin genç ve sağlıklı görünmesi için gerekli olan elastin, kollajen üretimini teşvik etmektedir. HA yeni cilt hücrelerinin üretimini tetiklemektedir. HA ciltteki renk tonu eşitsizliklerini göz altlarındaki halkalanmaları da gidermektedir.

Sebi Simyacı Anti Aging Krem yüksek miktarda dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içermekte sarkma, kırışıklık, leke, çizgiler ve yaşlanma belirtileri gibi birçok şikayeti gidermeye yardımcıdır. Sebi Simyacı içerdiği Hyalüronik Asitle cildi doğal şekilde nemlendirmekte bu sayede yaşlanma belirtilerini gidermeye katkıda bulunmaktadır. Paraben, alkol, silikon vazelin içermeyen Sebi Simyacı “Tek üründe tüm bakım” yapmakta yüz, göz ve boyun dahil olmak üzere tüm ciltte kullanılmaktadır.
Devamını oku

Stres cildinize neler yapıyor?

Stres hemen herkesin şikayet ettiği bir sorun hale geldi. Stresin sağlığa birçok zararı var. Hastalık tedavisinde psikolojik destekten de faydalanılıyor. Cilt bakımında da stres yönetiminin önemi büyük. Stres birçok cilt sorununa neden oluyor.

UYKU PROBLEMLERİ GÖZ ALTI MORLULKLARINA NEDEN OLABİLİYOR

Stresin neden olduğu problemlerden biri de uyku sorunlarıdır. Günde en az sekiz saat uyunmalıdır. Uyumadan önce akıllı telefonların ışığı kapatılmalıdır. Uyku problemi yaşamamak için kahve tüketimini azaltmak, süt içmek yararlı olabilmektedir.

YETERLİ SU TÜKETMEMEK ÇEŞİTLİ SORUNLARA NEDEN OLABİLİR

Yeterli su içmemek birçok sağlık sorununa neden oluyor. Su içmemenin zararlarından biri de bu durumun stese neden olmasıdır. Yeterli su içmemek, su yerine sürekli çay, kahve gibi içecekler tüketmek dehidrasyona uğramaya sebep olabiliyor. Sonuç olarak cilt kurumakta ve kötü bir görüntüye sahip olmaktadır. Bol su, yeşil çay içmek yararlı olacaktır. Yeterli su tüketildiğinden emin olmak için tüketilen su miktarını not almak yararlı olabilmektedir.

STRES AKNEYE NEDEN OLUYOR

Stresin neden olduğu cilt problemlerinden biri de aknedir. Stres yüzde ve ciltte birçok sorun yaratacaktır. Sedef, egzama gibi cilt problemleri de stres ile daha kötü bir duruma gelebilir. Derin nefes almak, sakin kalmaya çalışmak, stresle mücadele etmenin önemini anlamak yararlıdır.

STRES SOLUNUMA DA ZARARLI


Stres arttığında kısa aralıklarla nefes alınır. Kişi kendini nefesini tutarken dahi bulabilir. Bu durum ciltte kızarıklığa neden olur. Doğru nefes almak, stresle mücadele ve sağlık açısından son derece önemlidir.

SAÇ DÖKÜLMESİNİN NEDENİ STRES OLABİLİR

Stres saçların beyazlamasına ve incelmesine de neden olmaktadır. Saçları güçlendirmek için B vitaminin önemi büyüktür. Stres, saçların uzama düzenini bozabilir ve saç dökülmesine neden olabilir. Saç dökülmesi birçok şeyin işareti olabilir; belirgin şekilde artan stres, beslenme düzeninde keskin değişiklikler, kullanılan ilaçlar, sağlık sorunları da saç dökülmesine neden olacaktır.

NELER YAPILABİLİR?

Yorgun, stresli olunan dönemlerde dahi cilt bakımı ihmal edilmemelidir. Düzenli olarak egzersiz yapılmalıdır.  Bu alışkanlık sadece cilde değil sağlığa da yararlı olacaktır. Kişi kendine zaman ayırmalıdır.  Çok kısa süreliğine dahi olsa ilgi duyulan bir hobiyle ilgilenilmelidir. Gerekli görülen durumda bir sağlık kuruluşuna başvurmak da son derece yararlı olacaktır.

Dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi İxir Acil Bakım Kremi cildin bakımını yapar ve nemlendirir. Cildi pürüzsüzleştiren ve yan etkisi bulunmayan krem kimyasal koruyucu da içermiyor. Sebi Pharma’nın bu ürünü Aloe Vera ve E vitamini de içeriyor. Zengini içeriğiyle cildin bakımını yapıyor.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Kafeinin fayda ve zararları nelerdir?

Tüketilen şekerler, kahveler ve kolalar kafein içeriyor. Kafein gündelik hayatta sıkça tüketiliyor. Peki kafeinin sağlığa olumlu veya olumsuz etkileri neler? Kafeinin en bilinen özelliği ise dikkati toplamaya yardımcı olmasıdır. Bununla birlikte kafeinin birçok artısı ve eksisi var.

KAFEİNİN FAYDALARI NELER?

Kafein dikkati toplamayı ve odaklanmayı kolaylaştırıyor. Özellikle uykuyla mücadele edilmesi gereken bir işte çalışılıyorsa kafein yardımcı olacaktır. Kafein jet-lag sorununa da iyi gelmektedir. Kahvenin özellikle sabahları tüketilme alışkanlığı da kahvenin uyandırıcı etkisinden kaynaklanmaktadır.

Kafein; 
Zihinsel gücün yanı sıra fiziksel aktivitelere de fayda sağladığı düşünülüyor. Kafein spor sırasındaki performansı arttırmaya yardım ediyor.
 

Parkinson hastalığından koruyor. Bu unsur menopoz döneminde hormon tedavisi gören bireyler içinse tam tersi etki gösteriyor.

Alzheimer hastalığından korunmaya da yardım ediyor.

Kalp krizinden koruyucu etkisi de bulunuyor.

Düzenli tüketildiğinde diyabet riskini de azaltıyor.

Kabızlığı gidermede kullanılabilir.

Karaciğeri koruyucu etkisinin olduğu düşünülmektedir. Alkolün karaciğerde yarattığı problemleri gidermede kafeinin koruyucu etkisinin olduğuna yönelik çalışmalar yapılmaktadır.

Eklem ağrılarına karşı koruyucu olduğu da düşünülmektedir.

Düzenli tüketildiğinde ani ölüm riskinin önleneceği belirtiliyor.

KAFEİNİN ZARARLARI NELER?

Elbette kafenin sağlığa olumsuz etkileri de var.

Kafein;

 

Baş ağrılarına sebebiyet verebilir. Migren ve tansiyondan kaynaklı baş ağrılarını tetikleyebilir. Bu durum zaman zaman tam tersinde etkide de bulunabilir, kafein baş ağrısını giderebilir.

Heyecanı ve anksiyeteyi arttırabilir.

Kalp ritmine etkide bulunabilir.

Uykunun gelmemesine, uyku kalitesinin azalmasına neden olabilir.

Kalsiyumun absorbe olmasını sağlayarak kemik erimesi problemine yol açabilir. Özellikle düşük miktarda kalsiyum tüketen kadınların bu konuda daha dikkatli olması gereklidir.

Çok sık tuvalete gitme ihtiyacı yaratabilir. Bu durum idrar tutmayı zorlaştırabilir.

Alışık olunmayan bünyelerde kan basıncının geçici olarak ani şekilde artmasına neden olabilmektedir. Düzenli tüketicilerde ise bu etki nadir yaşanmaktadır.

Hemen hemen her unsurda olduğu gibi kafein tüketiminde de aşırıya gidilmemelidir. Özellikle eksileri bölümünde yer alan şikayetlere sahip olunduğu düşünülüyorsa bir uzmana başvurmak faydalı olacaktır. Birçok yetişkin, sağlıklı insan için aşırıya kaçılmadıkça kafein tüketiminin herhangi zararı olmayacağı düşünülmektedir. Yine de herhangi şüpheli durumda bir sağlık kuruluşuna başvurmak doğru olacaktır.

Devamını oku

Daha huzurlu olabilmek için neler yapılabilir?

Stres hem fiziksel hem de ruhsal sağlığı olumsuz etkilemektedir. Stresin zararlarının farkında olmak ve bu konuda bir şeyler yapmak yararlı olacaktır. Hemen herkesin mutlaka ilgisini çekecek bir uğraş bulunmaktadır. Stresten kurtulmada çeşitli hobilerden faydalanılabilir.

SARILMAK STRESİ AZALTIYOR

Sarılmak kan basıncını düşürmekte stresi azaltmaktadır. Sarılmak sıcaklık ve güven hissi verecektir.

MAKARNA, MUTLULUK VERİYOR

Makarna iyi bir karbonhidrat kaynağı olmakla birlikte serotonini yükseltmeye de yardım etmektedir. Serotonin mutluluk hormonudur ve kişinin modunu iyileştirmektedir. Düşük serotonin stresten ve yetersiz beslenmeden kaynaklanabilmektedir. Bununla birlikte aşırı makarna yemekten de kaçınılmalıdır. Aksi takdirde başka problemler ortaya çıkacaktır.
 
Devamını oku

Sağlık dolu yiyecekler!

Sağlıklı gıdalarla beslenmenin sayısız yararı bulunmaktadır. Bu şekilde beslenmeyi alışkanlık haline getirilmesi fayda sağlayacaktır. Hastalıklara karşı önlem almak için beslenmenin de önemi büyüktür. Sağlıksız beslenme alışkanlıkları hastalıklara davetiye çıkaracaktır.

Antioksidan etkiye sahip yaban mersini zararlı patojenlerle mücadele edilmesine katkıda bulunmaktadır. Yaban mersinini dondurmak antioksidan kapasitesine herhangi zarar vermemektedir. Çoğunlukla yaz mevsiminde bulunan meyveye tüm yıl boyunca erişmek de mümkündür. Yaban mersini salatalara, yoğurtlara eklenebilir. Bu besinle lezzetli içecekler hazırlamak da mümkündür.

Avokadolar düşük doymuş yağ oranı, yüksek doymamış yağ içeriği ile mükemmel bir besindir. Düşük şekere sahip yüksek fiber içeren gıda kan basıncının düşürülmesine oksidatif stresin azaltılmasına katkıda bulunmaktadır. Bu besini içeren birçok lezzetli tarif de bulunmaktadır.

Lahana yüksek A ve C vitamini içeren oldukça faydalı bir besindir. Bu sebze aynı zamanda çok iyi bir K vitamini kaynağıdır. Lahana kemik sağlığına ve kanın pıhtılaşmasına da faydada bulunmaktadır. Sağlık dolu besin günlük K, A ve C vitaminini büyük oranda karşılamaktadır. Lahana ile oldukça besleyici yemekler, içecekler hazırlamak mümkündür.

Bitter çikolata çok iyi bir flavonoid kaynağıdır. Özellikle lezeti nedeni ile sıkça tüketilen çikolatanın sağlığa da birçok yararı bulunmaktadır. Çikolata kişinin modunu da arttırmaktadır. Kakao çok iyi bir lif, magnezyum ve demir kaynağıdır. Bitter çikolata seçilirken kakao oranının yüksek olmasına dikkat edilmelidir. Yüksek kaloriye sahip bu besini ölçülü tüketmekte yarar vardır.

Zencefil kökü serbest radikallerin etkisini azaltmaya katkıda bulunmaktadır. Bu besin egzersiz sonrası oluşan kas ağrılarını hafifletmeye yardımcıdır. Besleyici gıda osteoartrit, kanser gibi birçok hastalığın önlenmesine yardımcıdır.  Bitki, çoğunlukla kış sonu, bahar başlarına doğru yoğun şekilde bulunmaktadır. Bunun yanı sıra tüm yıl boyunca bu bitkiye erişebilmek mümkündür. Zencefil çoğunlukla çayla birlikte tüketilmektedir.

Kuruyemişler omega-3 yağ asitleri bakımından oldukça zengindir. Yüksek E vitamini oranına sahip bu gıdalar kalp hastalıklarını ve diyabeti önlemeye yardımcıdır. Kuruyemişler serin ve kuru yerlerde muhafaza edilmelidir. Kuruyemişlerin tüketim biçimi oldukça çeşitlidir. Kahvaltılık gevreklere, salatalara, tatlılara bu besinler eklenebilir. Yüksek kalori içerdikleri için gereğinden fazla tüketilmesi çeşitli problemlere neden olabilecektir. Kuruyemişler kolayca muhafaza edilebilmesi ve taşınabilmesi sayesinde ara öğünlerde sıklıkla tercih edilmektedir.
Devamını oku

Leke açmada devrim: 50 SPF leke kremi!

Güneşin zararlı ışınları ciltte lekelere, erken yaşlanma belirtilerine sebebiyet verebilmektedir. Güneş lekelerinden, erken yaşlanma belirtilerinden ve çeşitli cilt problemlerinden korunmak için güneş koruyucu kullanılmalıdır. Sebi İxir Leke Kremi içerdiği ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” ile ciltteki lekeleri gidermeye katkıda bulunmakta, içerdiği 50 faktör güneş korumasıyla da cildi güneşin olumsuz etkilerine karşı korumaktadır.

Cilt bakım alanında en temel unsurlardan biri de güneş korumasıdır. Dört mevsim cildin güneşten korunması önerilmektedir. Güneşe maruz kalındığında ortaya çıkacak sonucun güneş yanıkları ve lekeler olacağı düşünülebilmektedir. Bu şikayetler ortaya çıkmaktadır fakat cildin gördüğü zarar bununla sınırlı kalmamaktadır. Sürekli güneşe maruz kalan bireyler henüz genç yaşlarda dahi yaşlanma belirtilerini ciltlerinde gözlemleyebilmektedir. Güneş yanıkları cildi oldukça yıpratacak ve güçsüzleştirecektir. Bu olumsuz unsurlar bir anda olmasa dahi yıllar içinde birikerek ileriki yaşlarda ortaya çıkacaktır. Cilt kanserine neden olan öncelikli faktörlerden biri de güneşin zararlı ışınlarıdır. Tüm bu bilgiler güneş korumasının dört mevsim tüm ciltler için vazgeçilmez olduğunu göstermektedir. Yaşlı bireyler, çocuklar açık ten rengine sahip bireyler daha büyük risk altındadır.
Sebi Pharma’nın tek üründe çok fayda prensibi Sebi İxir Leke Kremi için de geçerlidir. Ürün hem lekeleri içerdiği buluşla cildi soymadan yıpratmadan gidermeye katkıda bulunuyor hem de güneşten 50 faktör koruma sağlıyor. Bu sayede leke kremi ve güneş kremini ayrı ayrı satın almaya, kullanmaya ve taşımaya gerek kalmıyor. Bu hem ekonomi hem de kullanım konforu demektir. Ciltteki lekeler giderilmek istenirken hiçbir şey yapmaya gerek kalmadan güneş koruması da sağlanmaktadır. Özellikle güneş lekelerine sahip bireyler için bu durum oldukça avantajlıdır. Lekeler giderilmeye çalışılırken de güneşten korunmak gereklidir. Aksi takdirde verimli sonuç almak güçleşecektir. Sebi İxir Leke Kremiyle cildin bakımını yapmak, mevcut lekelerin giderilmesine katkıda bulunmak ve güneşe karşı korunmak mümkündür. Ürün ciltteki kararmaları gidermeye de yardımcıdır. Krem; hidrokinon, paraben ve alkol içermemektedir. Güneş koruyucu kullanımının yanı sıra güneşin dik geldiği saatlerde dışarı çıkmamak da faydalı olacaktır. Özellikle aşırı sıcaklarda; cilt yanıklarının yanı sıra çeşitli sağlık problemleri de yaşanabilmektedir.
Devamını oku

B12 vitamini ve faydaları

Dünyadaki beslenme problemleri arasında dikkat çekici bir unsur da B12 eksikliğidir. B12 vitamini hormonal denge, sağlıklı sinir ve kardiyovasküler sistem için gereklidir. Yetersiz B12 alımında birçok sorun ortaya çıkacaktır.

B12’NİN FAYDALARI NELERDİR?
 

Kişinin enerjik hissetmesi için gereklidir: B12 vitamini karbonhidratların kullanılabilir glikoza dönüşmesine yardım etmektedir. Bu nedenle B12 eksikliği çeken bireylerde yorgunluk gözlemlenmektedir.

Zihin sağlığı: B12 eksikliği çeşitli çeşitli nörolojik ve psikiyatrik problemlere neden olabilir. Çünkü bu vitamin sinir sağlığında, ve nörotransmitter sinyallerinde rol oynamaktadır. B12 vitamini bilişsel fonksiyonların sağlıklı çalışmasına yardımcı olmakta ve Alzheimer, demans gibi rahatsızlıkların riskini azaltmaktadır.

Sinir sisteminin olması gerektiği gibi çalışmasını sağlar: B12, kişinin sinir sisteminin sağlıklı çalışmasına katkıda bulunmaktadır. Depresyon ve anksiyete gibi ruh haliyle ilgili sorunların azalmasına yardımcı olmaktadır. Bu vitamin stresle başa çıkmak, ve sağlıklı bir ruh hali için de yararlıdır. B12 öğrenme gibi konsantrasyon gerektiren bilişsel faaliyetler için de son derece önemlidir. Bu vitaminin eksikliğinde konsantrasyon sorunları ortaya çıkabilir, dikkat problemleri yaşanma olasılığı artabilir.

Kalp sağlığı: B12 vitamini kardiyovasküler sağlığa katkıda bulunmaktadır. Dünyadaki en çok ölüm nedeninin kalp krizi olduğu düşünüldüğünde bu verinin önemi ortaya çıkmaktadır. B12 kalp krizi ve inme gibi kalp problemlerine karşı koruyucu etkide bulunmaktadır. B12’nin yüksek kolesterolü ve kan basıncını düzenlemeye yardımcı olduğuna dair kanıtlar da bulunmaktadır.

Devamını oku

Cildiniz hassas mı?

Cilt bakım ürünlerinden istenilen sonucu alabilmek için cilt tipine uygun ürün tercih edilmelidir. Bireyin cilt tipinin nasıl olduğunun bilincinde olması son derece önemlidir. Hassas ciltlere sahip bireylerin ürün seçiminde daha dikkatli olmaları gerekmektedir. Paraben, alkol, kimyasal içeren ürünler ciltte çeşitli problemlere sebebiyet verebilmektedir.

Günümüzde birçok birey cilt hassasiyetinden şikayetçidir. Çevresel faktörler, ev temizliğinde kullanılan kimyasallar cilt hassasiyetine sebebiyet verebilmektedir. Zaman zaman yaptırılan hatalı işlemler de normal bir cildi hassas cilde çevirebilmektedir. Cildi hassas olmayan bireyler de hassas cilde sahip olduğunu düşünebilmektedir. Ciltteki problemleri hemen gidermeye yönelik agresif çalışmalar da çeşitli sorunlara sebebiyet verebilmektedir. Peeling işlemleri de cildin hassaslaşmasına neden olmaktadır. Cildin bariyer tabakasına zarar vermek de birçok soruna davetiye çıkaracaktır. Ürünlerin içinde yer alan parfümler, kimyasal koruyucular cilt sorunlarına kaynaklık edebilmektedir. Bu nedenle cilt bakım ürünü tercih ederken hassas ciltlere uyumlu, doğal içeriğe sahip olmasına dikkat edilmelidir. Hassas cilde sahip bireyler sadece seçtikleri ürünlere değil yediklerine de dikkat etmelidir. Kafeinli içecekler, baharatlı yiyecekler, alkol cilde olumsuz etkide bulunabilmektedir. Cildi nemlendirmek tüm cilt tiplerinde olduğu gibi hassas ciltler için de son derece önemlidir. Cilt yeteri kadar nemlendirilmeden ve güneş korumasında bulunulmadan istenilen sonucun alınması oldukça zordur. Güneş korumasına dikkat etmek anti aging bakım için de oldukça önemlidir. Ciltteki erken yaşlanmanın en büyük sebeplerinden biri güneşin zararlı ışınlarına maruz kalmaktır. Güneşin olumsuz etkileri bununla da kalmamakta, ciltte lekeler oluşturmaktadır. Cilt kanserine neden olan önemli tetikleyicilerden biri de güneşin zararlı ışınlarıdır. Psikolojik durum hem sağlık hem de cilt üzerinde söz sahibidir. Aşırı stres kendisini mutlaka ciltte bir şekilde ifade edecektir. Cilt sorunları nedeniyle yaşanan stres, cildi daha kötü hale getirecek ve durum bir tür kısır döngüye neden olacaktır. Mümkün olduğu kadar sakin ve huzurlu kalmaya dikkat edilmelidir. Birey stresle mücadele etmede yeterli başarıyı sağlayamadığını düşünüyorsa bir uzmandan yararlanabilir. Yüzde ve vücutta yaşanan rahatsızlık hissi cildin hassas olduğuna bir işarettir. Alerjiler de çoğu zaman cilt hassasiyetiyle bağlantılıdır. Genetik faktörler, çevre, kullanılan ürünler, yaş gibi birçok unsur cildin hassasiyeti üzerinde etkilidir. Hemen herkes cilt bakım ürünleri seçerken özenli ve dikkatli davranmalıdır fakat bu unsur özellikle hassas cilde sahip bireyler için vazgeçilmezdir.
Devamını oku

Bitter çikolatanın sağlığa faydaları

Çikolata çoğu zaman lezzeti için tercih edilen bir besindir. Çocukların vazgeçilmezi olan bu yiyeceği yetişkinler de sıklıkla tüketmektedir. Çikolata damak zevkine hitap etmesinin yanı sıra sağlığa da katkıda bulunmaktadır. Bitter çikolatanın birçok şaşırtıcı yararı bulunmaktadır.

Bitter çikolata dünyadaki en iyi antioksidan kaynaklarındandır. Gıda; sağlığa fayda da bulunmakta, kalp hastalığı riskini azaltmaktadır. Bitter çikolata, oldukça besleyicidir. Yüksek oranda çözünür lif ve mineral içermektedir. Bu çikolata türü; lif, demir, magnezyum, potasyum, fosfor, çinko ve selenyum içermektedir.

Elbette bu besinler çikolatanın içinde kısıtlı miktarda bulunmaktadır. Yüksek miktarda çikolata tüketmek doğru olmayacaktır. Gıda, bu besleyici özelliklerinin yanı sıra yüksek miktarda şeker de içermektedir. Bitter çikolata kahve gibi uyandırıcı etki yapsa da, bu konuda kahve kadar başarılı değildir. Bu lezzetli besin oldukça iyi bir antioksidan kaynağıdır. Kakao ve bitter çikolata birçok yiyecekten daha fazla antioksidan içermektedir. Besin, birçok kalp problemi riskini azaltmaya yardım edebilmektedir. Bitter çikolata beyin fonksiyonlarını arttırmaya yardımcıdır.

Sağlıklı denekler arasında yapılan bir çalışma; yüksek kakao içeren bitter çikolata tüketiminin beyindeki kan dolaşımına olumlu etkide bulunduğunu ortaya çıkarmıştır. Kakao yaşlı bireylerde bilişsel fonksiyonlarda kayda değer gelişim sağlayabilmektedir. İlginç şekilde; bitter çikolata kilo vermeye de yardım etmektedir. Yemeğe başlamadan önce küçük miktarda çikolata tüketmek beyne tokluk hissi veriyor ve çok fazla yemek yenmesini önlüyor. Bununla birlikte her çikolatanın sağlığa yararlı olduğunu düşünmek de hatalı olacaktır. Kakaonun çok güçlü, keskin bir tadı vardır ve flavonol içermektedir. Kakaoyu çikolataya dönüştürmek için birçok işlem gerçekleştirilmektedir. Kakaonun çok güçlü ve keskin tadı azaltılmak istenmektedir. Bu işlemler sırasında flavonol miktarı da doğal olarak azalmaktadır.

Birçok çikolata için bu durum söz konusudur. Bununla birlikte çikolata üreticileri bu durumu önlemek için flavonol miktarını azaltmadan çikolata üretmeye özen göstermektedir. Sağlıklı seçim için her zaman sütlü yerine bitter çikolata tercih edilmelidir. Kakaonun sağlığa oldukça faydalı olduğunu, özellikle kardiyovasküler problemlere karşı önlem aldığını söyleyebilmek için dikkate alınmaya değer kanıtlar bulunmaktadır. Fakat bu elbette her gün yüksek miktarda çikolata tüketilebileceği anlamına gelmemektedir. Çikolata oldukça yüksek kaloriye sahiptir. Bireyin ihtiyacından fazla kalori alması kilo problemlerine neden olabilmektedir.
Devamını oku

Eklem ağrıları yaşamamak için neler yapılabilir?

Eklem ağrısı kişinin hareket etmesini dolayısı ile yaşantısını oldukça zorlaştırmaktadır. Eklem sağlığına dikkat etmek ve yapılan egzersizlerde aşırıya kaçmamak yararlı olacaktır. Eklemleri çok az hareket ettirmek de çeşitli problemlere sebebiyet verebilmektedir.

Eklemleri korumak önem taşıyor

Herkes için, özellikle artrite sahip bireyler eklem sağlığına dikkat etmek önemlidir. Eklemleri korumada en çok dikkat edilmesi gereken unsurlardan biri de eklemlerdeki yükü azaltmaktır. Bunun için şunlar yapılabilir;

Ağrı sinyallerine dikkat edilmelidir


Ağrıyı arttıran, eklemlere aşırı yük bindiren egzersizlerden kaçınılmalıdır.
Vücudun kendi doğası her zaman göz önünde bulundurulmalıdır.
Aktivite ve dinlenme arasında denge kurulmalı aşırı aktiviteden kaçınılmalıdır.

Sağlıklı kiloda olmaya dikkat edilmelidir


İdeal kiloda olmak eklem sağlığı için önem taşıyor
Sağlıklı eklemler için ideal kiloda olmaya dikkat edilmelidir. Fazla kilolar eklemlere daha fazla yük bindirecektir. Kilo verildikçe eklemlerin işi de kolaylaşacaktır.

Çok yorucu olmayan egzersizler tercih edilmeli

Düzenli egzersizin faydalarına çok yorucu olmayan aktivitelerle ulaşmak da mümkün. Yürüyüş, bisiklet, yüzme gibi sporlar da tercih edilebilmektedir.

Eklemlerin etrafındaki kasları güçlendirmek yararlı

Eklemleri destekleyen kaslar olabildiği kadar güçlü olmalıdır. Güçlenme egzersizleri yaparak kaslar güçlendirilebilmektedir. Ağrılık egzersizleri sık sık güçlendirme egzersizlerinin bir parçası olarak kullanılmaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken önemli nokta aşırıya kaçmamaktadır. Düzenli ve bilinçli güçlenme egzersizleriyle eklemlere ve kaslara katkıda bulunulacaktır.

Eklemler hareket ettirilmeli

Artrit çoğunlukla eklemlerin kısıtlı hareketi ile ilişkilidir. Eklemlerin hareket kabiliyetlerini tamamen kullanmak ağrıyı azaltacak, esnekliği arttıracaktır. Eklemlerin fonksiyonel çalışmasına katkıda bulunacaktır.

D vitamini ve Kalsiyum eklem sağlığı için önemli

D vitamini ve kalsiyum kemikler için oldukça gerekli besinlerdir. D vitamini kalsiyum emilimi için gereklidir. D vitamini ihtiyacı Güneşten, besinlerden karşılanabilir. D vitamini eksikliğini ölçebilmek için zaman zaman kan testi yapılmaktadır. Düşük kalsiyum tüketimi kemik yoğunluğunun azalmasına ve kırık riskinin artmasına sebebiyet verir.

Sigara bırakılmalı


Sigaranın sağlığa birçok zararı olduğu hemen herkes tarafından kabul edilmiş durumda. Çok yaygın olarak bilinmese de sigaranın kemikler ve eklemler üzerinde de oldukça negatif etkisi var. Sigara osteoproz ve kemik kırılması riskini arttırıyor. Sigara içen bireylerin sırt ağrısı ve romatoid artir şikayetini yaşama riski de artıyor.
Devamını oku

Cilt bakımında hijyenin önemi

Hijyen genel sağlık ve cilt bakımı açısından son derece önemlidir. Cildin temizliğini sağlamak cilt bakımının temeli sayılır. Cildi doğru şekilde temizlemeyi alışkanlık haline getirmek cildi ve sağlığı koruyacaktır.

CİLT TEMİZLİĞİ İÇİN NELER YAPILABİLİR?

Hemen hemen her unsurda olduğu gibi cilt temizliğinde de başarıyı sağlamak öncelikle cildi kirletmemekten geçiyor. Bunu önlemek için alınabilecek oldukça basit ve etkili bir tedbir var;  yüze dokunmamak. İnsan elinde sayısız bakteri bulunmaktadır. Yüze dokunulan her an bu bakteriler yüze de taşınmaktadır. Bu alışkanlık önlenemiyorsa, elleri temiz tutmaya dikkat etmek yararlı olacaktır. Yüzü yıkarken önce elleri yıkamak, yüzü kurularken havluyu sürerek değil hafifçe yüze vurarak kurulama işlemini gerçekleştirmek fayda getirecektir.

Sivilceler, akneler ve yaralar kurcalanmamalı, sıkılmamalıdır. Eğer ciltteki problemler kurcalanırsa iyileşme süresi gecikir ve iz kalabilir. Sorunlu bölge mikrop kaparsa durum daha da kötüye gidebilir.

 
Cildi temizlemek için doğal temizleme suyu kullanmak yararlı olacaktır. Cildi yoran, kurutan temizleme suları tercih edilmemelidir. Hangi temizleme suyu seçilirse seçilsin kişi ürünün kendi cilt tipine uygun olup olmadığını kontrol etmelidir ve ürünün kullanım önerilerine uymalıdır. Tüm ürünlerde sürekliliğin ve rutinin önemli olduğunu unutmamak gereklidir. Tercih edilen temizleme suları gerçekten faydalı ve başarılı dahi olsa çok sık ürün değiştirmek cilt için çeşitli problemlere neden olacaktır. Bununla birlikte ürün gerçekten etkisiz ise başka bir temizleyici düşünülebilir.

Makyaj temizliğini etkin şekilde yapmaya dikkat etmelidir. Makyajla asla uyunmamalıdır. Makyaj ile uyumak birçok cilt problemine davetiye çıkaracaktır. Ciltte kırışıklıkların oluşmasını tetikleyecektir.

Su içmek sağlığın yanı sıra cilt için de son derece önemlidir. Yeterli su tüketmemek hem sağlık hem de cilt açısından çeşitli problemler yaratacaktır.

Cilt hijyeni açısından yastık kılıflarını düzenli olarak değiştirmenin de önemi büyüktür. Uyku süresince yüze temas eden yastıklar kirli olmaları durumunda ciltte çeşitli problemlere yol açabileceklerdir. Bunların yanı sıra sigara tüketimini azaltmak mümkünse tamamen bırakmak hem cilt hem de genel sağlık açısından çok büyük fayda sağlayacaktır. Bulunulan ortamı sürekli temiz tutmak da yine genel sağlık ve cilt bakımı açısından yararlı olacaktır.

Sebi Pharma’nın doğal temizleme suyu Sebi Su cilt temizliğini başarılı biçimde yapmaktadır. Sebi Su ciltteki yağı, makyajı ve kiri temizlemektedir. Sebi Su cildi ferahlatmakta ve içerdiği dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” ile cildin bakımını yapmaktadır. Tüm cilt tiplerinde uygulanabilen Sebi Su’yun hiçbir yan etkisi bulunmamaktadır. Sebi Su hangi Sebi Pharma kremi ile kullanılırsa kullansın birlikte kullanıldığı ürünün etkisini arttırmaktadır.

Sebi Su’yu incelemek için tıklayınız
Devamını oku

Yaşlanma belirtileri için; peptitler

Yaşın ilerlemesi, çevre koşulları, mimikler; ciltte kırışıklıklara, çizgilere ve sarkmalara sebebiyet vermektedir. Anti-Aging kremler ciltteki bu görünümü gidermekte genç ve güzel bir cilt sağlamaktadır. Peptitler anti-aging kremlerin içinde yer alıp ürünlerin etkilerini gerçekleştirmesini sağlamaya yardım etmektedirler.

PEPTİTLER NEDİR?

Peptitler hücreler arası iletici görev görmektedir. Peptitler kırışıklıkları gidermeye cildi nemlendirmeye ve sıkılaştırmaya yardım etmektedir. Seçilen anti-aging ürünlerin peptit içermesine dikkat edilmelidir.

Kollajen cildi desteklemektedir. Genç bireylerin cildindeki kollajen miktarı yüksektir. Bu nedenle gençlerin gergin ve pürüzsüz bir cildi vardır. Bunun zıttı olarak yaşlı bireylerde kollajen miktarı daha azdır bu da cildin kırışmasına sebep vermektedir.

Yaşlanmayla birlikte kollajen zarar görmekte fakat yenilenmemektedir. Bu nedenle de cilt yaşlı bir görünüme sahip olmakta kırışıklıklar meydana gelmektedir.
 

Kırışıklıları gidermek ve cildin daha genç görünmesini sağlamak için kaybolan kollajenin yenilenmesini sağlamak gereklidir. Peptitler cilde kollajenin yıprandığını ve yeni kollajen üretilmesinin gerekli olduğu sinyalini verir. Cilde uygulanan peptitler cildi kollajen üretmeye teşvik eder. Anti-aging kremlerin içinde yer alan bu unsur çizgilerin görünümünü gidermeye yardım etmektedir.

Acetyl hexapeptide-3 ciltte gözle görülebilecek şekilde fark yaratmaktadır. Bu madde yaşlanma belirtilerini; derin kırışıklıkları, alın ve göz çevresinde oluşan çizgileri gidermeye yardımcıdır.

Yaşlanma belirtilerini gidermeye yardımcı bu içeriğe sahip anti aging ürünler sayesinde ağrısız ve acısız şekilde cildi gençleştirmek mümkün. Anti-aging kremler kullanım kolaylığı, enfeksiyon riski taşımaması ve kişinin iş ve sosyal yaşantısına ara vermesine ihtiyaç bırakmamasıyla önemli avantajlar sağlıyor. Seçilen anti-aging krem DD krem formatında ise kullanıcıya bir avantaj da çok işlevle sunuluyor. DD Kremler yaşlanma belirtilerini yanı sıra ciltteki lekeleri de gidermede de etkili. Göz çevresinde, yüzde ve boyunda uygulanabilen bu ürünler hem yaşlanma belirtilerini, kırışıklıkları, sarkmaları gidermeye hem de ciltteki lekeleri silmeye yardımcıdır. Bu ürünler cildi nemlendirip bakımını yaparak da cildin genç ve güzel görünümüne katkı sağlamaktadır. Birçok işlevi aynı anda yerine getiren ürünler hem kullanım konforu sunuyor hem de ekonomi sağlıyor.

Sebi Simyacı Anti Aging Krem içerdiği dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen”, silisyum kaplı mineraller ve Acetyl hexapeptide-3 ile ciltteki kırışıklık, sarkma ve çizgilerin görünümünü azaltmaya yardımcıdır. Yüz, göz, ve boyun bölgesinde kullanılabilen Sebi Simyacı ciltteki lekeleri ve izleri de gidermeye yardımcı olmakta cildin tüm bakımını yapmaktadır. Sebi Simyacı göz çevresinde ve göz kapağında da güvenle kullanılabilmekte buradaki problemleri gidermeye yardımcı olmaktadır.

Devamını oku

Sebi Pharma ürünleri hakkında sıkça sorulan sorular

Bir ürün ile ilgili bilgi almak, o ürünün özellikleri hakkındaki sorulara yanıt bulmak için en sık tercih edilen yöntemlerden biri de sıkça sorulan sorulara göz atmaktır. Bu sorular arasında çoğunlukla merak edilen sorunun yanıtı bulunmaktadır. Sebi Pharma’nın tüm ürünleriyle ilgili kapsamlı bilgi almak için bu sorulara göz atmakta yarar var.

Soru : Leke kremleri yazın kullanılmaz diye biliyordum sizin kreminiz her mevsim kullanılıyor bu nasıl oluyor????

Cevap : Sebi İxir Leke Kremi hariç, diğer tüm leke kremleri genellikle asit türevleri içerir. Asit türevleri cildi soyarak etkinliğini gösterir ama aynı zamanda cildi inceltir. Sebi İxir Leke Kremi ise dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşeni” ile içersinde asit türevleri olmadan lekeleri açar ve cildi aynı zamanda ters yöntemle besler. Bu da dünya çapındaki buluşun özelliğindendir. Bu yüzden her mevsim güvenle kullanılabilir.

Soru : sebi ixir leke kremi ne zaman etkili olmaya başlar
Cevap : Tüm cilt lekeleri çeşitlidir. Örneğin çiller ve yaşlılık lekelerini Sebi İxir Leke Kremimiz üç ayda giderirken; güneş lekelerini bir ila iki ayda giderir. Doğum lkelerinde ise altı aydan önce sonuç beklemeyiniz.

Soru : Sebi ixir leke kremi hangi lekelerde etkili??
Cevap : Tüm lekeler çiller, bıyık bölgesindeki ağda lekelerinde bir ayda etkiliyken yaşlılık lekelerinde iki-üç ayda etkilidir.

Soru : 39 yaşındayım hala sivilcelerim var vede izleri sivilce lekelerim bitmek bilmedi ergen gibi dolaşıyorum sizi doktorum tafsiye etti gerçekten etkilimi???

Cevap : Ege Bölgesi’ndeki üniversite hastanelerinin tümünde reçete ediliyoruz. Sebi İxir grubu ürünlerinin Ege Bölgesi ve Akdeniz Bölgesi’ndeki tüm eczanelerde bulabilirsiniz. Sivilcelerinize gelince Sebi İxir Akne Kremi kullanın ve sonucu iki ay sonra görün. Kendi fotoğrafınızı ürünü kullanmadan önce ve kullandıktan iki ay sonra çekin ispatını göreceksiniz.

Soru : Benim sorunum sivilce değil. Cildim yağlı vede eskiden oluşmuş akne izleri ve lekeleri var ne önerirsiniz?


Cevap : Sebi İxir Akne Kremi kullanmanız için illa sivilcelerinizin olması gerekmez. Ürünümüz diğer tüm ürnülerimiz gibi çok amaçlıdır. Aynı anda birçok problemi giderir. Sebi İxir Akne Kremi kısa vadede cildinizin yağını dengeleyecek orta vadede akne izlerini ve leklerini giderecektir.

Soru : Ergenlik aknelerim var antibiyotik tedavisi gördüm. Şimdi aknelerim geçti ama skar izlerim var ve cildim nemsiz. Neyapmalıyım?

Cevap :
Sebi İxir Akne Kremi cildinizin hem nem hem de yağ oranını dengeler. Aynı zamanda akne izlerini ve lekelerini geçirir.

Soru : 30 yaşındayım ama hala aknelerim var.


Cevap : Sizin sorununuz ergenlik sivilceleri değil hormonal akne sorunudur. Sebi İxir Akne Kremi sizin hormonal aknelerinizi de geçirir aynı zamanda cildinizin görüntüsünü düzeltir ve yağını dengeler

Soru : Vücudumda kararmış bölgeler var, sırt bölgemde de derin lekeler bu bölgelere krem yetiştiremedim yine 50 mllik tüp tavsiye edecekseniz almıycam ve üç-dört tüp alın madem diyenlerden de bıktım bakalım bana nasıl çözüm sunacaksınız.???

Cevap : İşte tam da sizin gibi sorunları olanlar için doktorlardan gelen yoğun istek üzerine oluşturulmuştur Sebi İxir Acil Bakım Spreyi. Sebi İxir grubu ailesi çok başarılı bulunduğu için önümüzdeki zamanlarda siz değerli kullanıcılarımıza daha nelere faydalı geldiğini açıklayacağımız sürpriz bir üründür Sebi İxir Acil Bakım Spreyi

Soru : 40 yaşındayım sadece kırışıklıklarım değil aynı zamanda cildimde sarkmalarda başladı ve cildimde lekelerim var hepsine tek çözümünüz var mı?

Cevap : Sebi Simyacı kremimiz tek üründe tüm bakım yapan krem olarak tüm sorunlarınıza çok amaçlı çözümler sunar. Cildinizdeki sarkmaları bir ayda çizgi ve lekelenmeyi üç ayda giderir.

Soru : Ben 55 yaşındayım yüzümde tüm yaşlılık belirtileri var. Örümcek ağı yaptırmayı düşündüm ama hem bütçem yeterli değil hem de acılı bir yöntemmiş vazgeçtim. Krem olaral bunları giderecek bir ürün var mı?

Cevap : Hem acısız hem de o kadar pahalı olmayan yöntem Sebi Simyacı kremimizdir. Yüzünüzdeki tüm yaşlılık belirtilerini en çok üç ay gibi kısa bir sürede giderir. Hem de örümcek ağında ulaşılamayan alın ve göz çevresi bölgesini de gençleştirir.

Devamını oku

Sebi Simyacı & Sebi Ala silisyum kaplı değerli mineraller içeriyor

Sebi Ala ve Sebi Simyacı ciltteki sarkma, kırışıklık leke gibi birçok problemi giderirken ilk kullanımda ciltte parlak ve aydınlık bir görünüm oluşturuyor. Hem cildin bakımını yapan hem de görünümü güzelleştiren bu mineralleri inceleyelim;

MİNERALLERİN CİLDE FAYDALARI

Mineraller insan sağlığı açısından önemlidir. Mineraller fiziksel ve zihinsel açıdan gereklidir. Kişinin kendini iyi hissetmesi için de bu maddelere ihtiyaç vardır.

 

Minerallerin aşağıdaki faktörler üzerinde etkisi bulunmaktadır.

Hücre İletişimi: Minerallerin ciltteki ve vücuttaki öncelikli görevlerinden biri de hücre iletişimidir. Hücre iletişimcileri cilt hücrelerine daha iyi nasıl görüneceğini, davranacağını söyleme yeteneğine sahiptir. Sağlıklı cilt hücresi cildin kendi fonksiyonlarını arttıracaktır.

Uyarı: Mineraller cildin metabolik süreçlerini uyarmaktadırlar.

Hidrasyon: Mineraller hidrasyon düzenini korumakta ve hidrasyon seviyesini düzenlemektedir.

Detox: Mineraller ölü cilt hücrelerinin ciltten atılmasına katkıda bulunmaktadır.

Elektrolitler: Mineraller vücuttaki elektrolitlerdir. Mineraller eksildiği takdirde cilt ve vücut kendini bırakacaktır.

Antioksidan: Bu maddeler tüm cildi serbest radikallerin saldırısından ve UV ışınlarının etkisinden korumaktadır. Tüm mineraller antioksidan fayda sağlamaktadır.

Anti-enflamatuar ajanlar: Mineraller anti-enflamatuar ajanlar gibi hareket etmekte  iltihabın hücrelere verdiği zararı azalmakta, kızarıklık, ağrı , şişme gibi şikayetleri yatıştırmakta tüm cilt sağlığına katkıda bulunmaktadır. Cildin erken yaşlanmasını da önlemektedir.  Bağışıklık: Mineraller mikrobik enfeksiyon, hücre ve DNA zararı bozulma ve cilt problemlerine karşı mücadele etmektedir.  Doğal Nemlendirici Faktörler: Mineraller etkili doğal nemlendirici faktörler gibi görev yapmaktadır.   Mineraller cildi yeniliyor Mineraller cildin doğal fonksiyonlarına karşı değil onlarla birlikte çalışmaktadır. Bu nedenle bu elementler hızlı şekilde cilt tarafından tanınmakta ve kabul edilmektedir. Mineraller cildin matrisini güçlendirmekte, bağışıklık sistemini güçlendirmekte, uyarmakta ve metabolik fonksiyonu düzenlemektedir.  Bu maddeler cilt problemlerini önlemekte, oluştuktan sonra da gidermeye yardımcıdır. Mineraller yaşlanmayı yavaşlatmakta DNA’nın zarar görmesini engellemektedir.  Mineraller güzel bir görünüm sağlıyor Parlak ve ışıltılı bir görünüm her cilt tarafından istenmektedir. Bu görüntü silisyum kaplı değerli minerallerin cilde ilk uygulanmasında ortaya çıkmaktadır. Mineraller hoş bir görünüm sağlarken doğal olmaları nedeni ile cilde zarar vermemekte aksine cildi beslemektedir.





 
Devamını oku

Sıkça karşılaşılan saç problemleri

Saç derisinde yaşanan problemler bireyi olumsuz etkilemektedir. Saçlı deride meydana gelebilecek; kaşıntı, kepek gibi birçok problem vardır. Saç dökülmesi de en çok şikayet edilen unsurlardan biridir.
 

Saç dökülmesi: Normal koşullarda saçın doğal bir döngüsü vardır. Saç büyür, dinlenir ve dökülür. Daha sonra ise bu saçın yerini yeni saç alır. Bir birey günde ortalama yüz tane saçını düşürmektedir. Yaşın ilerlemesiyle birlikte erkeklerin saçları başın ortasından dökülmeye elverişlidir. Birçok sağlık problemi saç dökülmesine sebebiyet verebilmektedir.
Antidepresanlar, hormon tedavileri,kemoterapi ve radyasyon saç dökülmesine neden olabilmektedir. Şiddetli iltihaplar, büyük ameliyatlar, aşırı aktif veya yeteri kadar aktif olmayan tiroid, hormonal problemler, aşırı stres, bağışıklık sistemi sorunları, kafa derisindeki mantar enfeksiyonları, hamilelik ve doğum, talyum, bor, arsenik gibi kimyasallara maruz kalmak da saç dökülmesinin nedeni olabilmektedir.

Çoğunlukla; ilaç kullanımına bağlı olarak yaşanan saç dökülmesi ilaç bırakıldığında durmakta ve saçlar yeniden çıkmaktadır. Saçlar radyasyon terapisi, kemoterapi gibi tedavilerden sonra da tekrar çıkabilmektedir.

Saçların yıpranması: Saçlardaki kırıklar, kozmetik amaçlarla yapılan çeşitli işlemler saçın yıpranmasına sebebiyet vermektedir. Saçlara sürekli şekil vermek, saçları yüksek ısıya maruz bırakmak saçların yıpranmasını arttıracaktır. Buna önlem olarak saçlar yumuşak, esnek bir tarakla taranmalı saçları aşırı taramaktan kaçınılmalıdır. Saçları havluyla kurulamaktan kaçınmak gereklidir. Eğer havlu ile kurulanacaksa da havluyu saçlara yumuşak bir şekilde uygulamak gereklidir. Saçların sağlıklı görünmesi için belirli ölçüde neme sahip olması gerekmektedir. Saçların kurumaması için alınabilecek birçok önlem bulunmaktadır. Saçı çok sık yıkamaktan, sert şampuanlar kullanmaktan kaçınılmalıdır. Güneş, rüzgar ve kuru havanın saçları yıpratacağının bilincinde olunmalıdır. Belirli ilaçlar, zayıf beslenme de saç problemlerine sebebiyet verebilmektedir. Saçların yıpranmaması için eğer saçlarda bir problem yok ise saçlar her gün yıkanmamalıdır. Saçlarda sık sık stil değişikliğine gidilmemelidir. Soğuk, rüzgarlı havalarda şapka takmak, havuza girerken bone kullanmak yararlı olacaktır.

Yağlı Saçlar: Saç derisi sebum denilen doğal yağ içermektedir. Zaman zaman bu yağın aşırı salgılanması saç derisinin ve saçların yağlanmasına neden olmaktadır. Yağlı saçlar donuk, cansız ve gevşek görünebilmektedir.

Devamını oku

Hiçbir Sebi Pharma ürün cıva içermez!

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi Pharma ürünleri doğallığa çok önem veriyor. Sebi Pharma ürünleri; cıva, alkol, paraben, silikon ve parfüm içermemekte dört mevsim güvenle kullanılabilmektedir. Sebi Pharma ürünleri Ege ve Akdeniz Bölgesi üniversite hastanelerinde doktorlar tarafından reçete edilmekte ve eczanelerde bulunmaktadır. Cıva içeren bir ürünün eczanelerde ve ecza depolarında bulunması mümkün değildir.

Cilt bakım ürünlerinde cıva yer aldığına dair haberler birçok birey tarafından endişe ile karşılandı. Sebi Pharma ürünlerini tercih eden veya tercih edecek bireylerin bu konuda en ufak bir şüphe duymasına gerek yok. Sebi Pharma doğallığa, kaliteli içeriğe son derece önem vermektedir. Sebi Pharma ürünlerinde yer alan tüm ham maddeler titizlikle seçilmektedir. 9 yıllık yoğun ar-ge çalışması sonucunda oluşturulan ürünler hemen herkes tarafından güvenle kullanılabilir. Sebi Pharma ürünlerinde cıva bulunmadığı gibi paraben, alkol, silikon, parfüm de yer almamaktadır. Sebi Pharma ürünlerinin Sağlık Bakanlığı bildirimi yapılmıştır.

Sebi Pharma ürünleri Ege ve Akdeniz Bölgesi üniversite hastanelerinde doktorlar tarafından reçete edilmekte ve eczanelerde bulunmaktadır. Sebi Pharma ürünlerinin başarısının temelini Sebi Pharma Yönetim Kurulu Başkanı ve Türk Mucit Şebnem Özen’in ödüllü, dünya patentli buluşu “Hücre Yenileyici Bileşen” oluşturmaktadır.

Sebi Pharma başarılarına sürekli olarak yenilerini eklemeyi sürdürmektedir. İstanbul Uluslararası Buluş Fuarına Türk Patent Enstitüsü’nün onur konuğu olarak davet edilen Türk Mucit Şebnem Özen bronz madalya kazanmıştı. Bosna Hersek Kadın Buluşçular Derneği NOVA da Türk Mucit Özen’i “En İyi Kadın Buluşçu” ödülüne layık görmüştü. Sayın Özen 16-19 Haziran tarihlerinde Güney Kore’nin başkenti Seul’de düzenlenen Kore Uluslararası Kadın Buluşçular Fuarına davet edilmiş ve bronz madalya ile ödüllendirilmişti. Endonezya Buluş ve İnovasyon Tanıtım Derneği INNOPA da Türk Mucit Özen’e ödül vermişti.

Sebi Pharma ürünleri; cıva, paraben, alkol, silikon ve parfüm içermemesinin yanı sıra çok fonksiyonlu olması ile de dikkat çekmektedir. Sebi Pharma ürünleri aynı anda birçok problemi gidermeye katkıda bulunmaktadır. Bu sayede kullanıcıları ayrı ayrı ürün kullanma zahmetinden ve masrafından kurtarmaktadır. Sebi Pharma ürünlerinin hiçbiri cildi yormamakta ve yıpratmamaktadır. Aksine tüm ürünler sağladıkları faydanın yanı sıra cilde bakım yapmakta ve cildi çevresel faktörlere karşı güçlendirmektedir.
Devamını oku

Yaşlanmayla ilgili doğru bilinen yanlışlar

Yaşlanmaya birlikte ciltte ve sağlıkta değişimler başlamaktadır. Birçok birey henüz ileriki yaşlara gelmeden bu yaşlara geldiğinde davranışlarının ve düşüncelerinin nasıl olacağı konusunda tahminlerde bulunur. Bu tahminlerin birçoğu ise tutmaz.

ZARARLI ALIŞKANLIKLARI BIRAKMAK İÇİN GEÇTİR

Özellikle sigara alışkanlığı için yaş ilerledikçe, bırakmanın artık yarar sağlamayacağı düşünülmektedir. Oysa yaştan bağımsız olarak sigarayı bırakmak her zaman faydalı olacaktır. Yaşamda yapılacak olumlu değişiklikler yaş kaç olursa olsun gerçekleştirilmeye çalışılmalıdır. Bu durum egzersiz için de geçerlidir. Gençliğinde hiç spor yapmamış yaşlı bireyler egzersize başladıklarında bunun yararını mutlaka görecektir.

DAHA MUTSUZ OLUNACAKTIR

Gerçekte, birçok insan için hayatının en mutlu dönemler 40’lı yaşlarıdır. İnsanlar 50’li yaşlardan sonra kendilerini daha memnun hissettmektedir. Yapılan bir araştırma insanların en mutlu olduğu zamanın emeklilik dönemi olduğunu ortaya çıkarmış.

KEMİKLERDE OLUŞACAK PROBLEMLER KAÇINILMAZDIR


İleri yaşlardaki bireyler için en büyük sağlık risklerinde biri de osteoporozdur. Birçok yaşlı birey bu problemi hiç yaşamamaktadır.

YALNIZLIK YAŞANACAKTIR

Evdeki tüm bireylerin yuvadan ayrılıp kendi yaşantılarını kurmasının ebeveynlerin kendilerini yalnız hissetmesine neden olacağını düşünmektedir. Oysa bu durumum ebeveynlerin birbirine daha çok zaman ayırabilmesine ve anlamasına olanak tanımakta evliliklerine katkıda bulunmaktadır. Birçok ebeveyn bu dönemde sakinliğin tadını çıkarabilmektedir.

DAHA AZ SOSYAL OLUNACAKTIR

Sosyal izolasyon birçok yaşlı bireyi tehdit eden önemli bir unsurdur. Bununla birlikte birey yaşlandıkça sosyal zekası da buna oranla artmaktadır. Yaşlı bireyler özellikle tecrübeli sayesinde birbirleri ile daha iyi iletişim kurabiliyor, karşı tarafı kırmadan tartışabiliyor, görüş alışverişi yapabiliyor. Sosyalleşmek; ağrıları ve stresi azaltan yaşlı bireyler için son derece faydalı bir unsur.

YAŞLILIK DÖNEMİNDE HİÇBİR ŞEY DEĞİŞTİRİLEMEZ

Yapılan bir araştırma iyi bir yaşlılık dönemi geçirebilmek için birçok unsurun bireyin kontrolü altında olduğunu göstermektedir. Alkol/sigara kullanmamak, evliliğin stabil olması, egzersiz, vücut kitle indexi, başa çıkma mekanizmaları, eğitim gibi önemli unsurlar bireyin elinde olan, değiştirebileceği unsurlardır. Bunlara dikkat ederek iyi bir yaşlılık dönemi geçirmek mümkündür.

YAŞLI HİSSEDİLECEKTİR

Oysa bunun tam tersi geçerlidir. İnsanlar yaşlandıkça kendilerini daha genç hissetmeye başlamaktadır. 50 yaş üstü bireylerle yapılan bir araştırmada, katılımcıların yarısı gerçek yaşlarından 10-19 yaş daha genç hissettiklerini belirtmiş.
Devamını oku

Doğru cilt bakım ürünü nasıl seçilir?

Hemen herkes bakımlı bir cilde sahip olmak istemektedir. Birçok cilt bakım ürünü olması kullanıcıların kafasını karıştırmaktadır. Peki cilt bakım ürünü seçerken nelere dikkat edilmeli?

CİLT TİPİ BİLİNMELİ

Birey öncelikle cilt tipini bilmelidir. Satın alınacak ürün ne kadar etkili ve başarılı olursa olsun cilt tipine uygun değilse olumlu etkide bulunamayacaktır. Herhangi ürünün başarılı olabilmesi için düzenli kullanım gerekmektedir. Üründen hemen verim beklemek, sık sık cilt bakım ürünü değiştirmek faydalı olmayacaktır.

Bunların yanı sıra cilt probleminin ne olduğu ve üründen ne bekleneceğini birey kendine net bir şekilde ifade etmelidir. Örneğin; ciltteki şikayet, akneler, sivilceler mi, kırışıklıklar mı yoksa sadece cilde bakım mı yapılmak istenmekte karar verilmelidir.

CİLT TİPİNE HANGİ UNSURLAR ETKİ EDİYOR?

Cilt tipi birçok değişkenden etkilenmektedir. Hormonlar, cilt problemleri, genetik faktörler, sigara içmek, sürekli sigara dumanına maruz kalmak, ilaçlar, diyet, güneşe maruz kalmak, kirlilik, iklim gibi birçok faktör cilt tipini belirlemede etkilidir.

ETİKET OKUMA ALIŞKANLIĞINA SAHİP OLUNMALI
 

En sık yapılan hatalardan biri de araştırma yapmadan ürün satın almaktadır. Ürün içeriğinde neler olduğu, ürünün neler vaat ettiği incelenmelidir. Cilt bakımına dair en önemli unsurlardan biri de cildi güneşten korumaktır. Seçilen üründe güneş koruyucusunun bulunması ürün kullanıldığı sürece güneş koruması sağlanacağı anlamına gelmektedir. Bu nedenle seçim kriterleri arasına güneş koruyucuyu koymakta yarar vardır. Ürünlerin etiket bilgisinde yer alan maddeler her ne kadar karmaşık gözükse de biraz araştırma ve ilgiyle içerikler hakkında daha fazla bilgi alınabilir.

BÜTÇE BELİRLENMELİ

Cilt bakım ürünlerini seçerken karardaki en büyük etkenlerden biri de fiyat olmaktadır. Özellikle internet üzerinden yapılan alışverişlerde kullanıcının işi biraz daha kolaylaştırmaktadır. Hemen hemen tüm alışveriş siteleri fiyata göre sıralama özelliği veya belirli fiyatlar arasındaki ürünleri gösterme özelliğine sahiptir. Bu sayede belirlenen bütçeye göre kolayca ürünler incelenebilmektedir. Fiyat konusunda kullanıcıya yarar sağlayan bir özellik de çok amaçlı ürünlerdir. Birden çok problemi aynı anda gidermeye yarayan ürünler sayesinde her şikayet için farklı ürün kullanılmamış olur ve bu sayede tasarruf yapılmaktadır.

Sebi Pharma’nın; başarısını borçlu olduğu ve kullanıcılarının en çok beğenisini toplayan özelliklerinden biri de ürünlerinin sözünü tutmasıdır. Sebi Pharma’da hangi ürün tercih edilirse edilsin o ürünle ilgili vaat edilen ne ise gerçekleştirilir. Dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi Pharma ürünleri cildi yormadan ve yıpratmadan cilt problemlerini gidermeye yardımcıdır. Sebi Pharma ürünleri birçok şikayeti aynı anda gidermeye katkıda bulunarak farmakoekonomi sağlamaktadır.

Doğru Cilt Bakım Ürünlerini incelemek için tıklayınız.
Devamını oku

Parabensiz cilt bakımı mümkün!

Cilt bakım ürünlerinde kullanıcılar doğal ürünler tercih ediyorlar. Bu oldukça haklı bir durum çünkü hiç kimse bir problemi çözülürken başka bir sorunun ortaya çıkmasını istemez. Tercih edilen ürünlerin paraben içermemesine dikkat edilmelidir.

PARABEN NEDİR VE NEDEN KAÇINILMALIDIR?

Parabenler kimyasal koruyuculardır, ürünlerin kullanım ömürlerini uzatmaktadır. Bu koruyucular küf ve mantar oluşumunu engelleyerek ürünün daha uzun süre kullanılabilmesini sağlamaktadır. Bununla birlikte parabenlerin hormonların işlevleri üzerinde olumsuz etkileri olabilmektedir. Paraben, şampuanlardan nemlendiricilere, makyaj ürünleri gibi geniş bir ürün yelpazesinde kullanılabilmektedir. Bazı parabenlerin sürekli kullanımının hormon düzeylerini etkileyebileceği ortaya çıkmış. Bunların kullanımı çeşitli ülkelerde kısıtlanmıştır. Danimarka iki paraben türünün 13 yaşından küçük çocuklar için üretilen ürünlerde kullanımını yasaklamıştır. Araştırmalar parabenlerin göğüs kanserine sebep olma olasılığının bulunduğunu belirtiyor. Parabenler östrojen gibi hareket ederek göğüs kanseri riskini arttırabilmektedir. Bu araştırmalar parabenin direkt etkisi olduğunu ortaya çıkarmasa da daha çok araştırmaya ihtiyaç olduğuna işaret etmektedir. Hemen her alanda olduğu gibi cilt bakımı alanında da ürün tercih ederken bilinçli olmakta, etiket okumakta yarar vardır. Losyonlar, deodorantlar, kremler, şampuanlar ve diğer kozmetik ürünleri tercih ederken paraben içerip içermdiği kontrol edilmelidir. Methylparaben, ethylparaben, propylparaben, butylparaben ve sonu paraben ile biten diğer ürünler de aynı sınıfta yer alan kimyasallardır. Cilt bakımında çok sayıda ürün kullanmak bunları karıştırmak olumsuz etkide bulunacağı gibi bir anlamda içeriklerini kontrol etmeyi de zorlaştıracaktır. Bu nedenle az ama öz ürün tercih etmek yararlı olabilmektedir.

HASSAS CİLTLER VE PARABEN

Özellikle hassas ciltlere sahip bireylerin parabensiz ürün kullanmaya daha çok dikkat etmeleri gerekmektedir. Parabenler ürünlerin içinde koruyucu olarak yer alsa da alerji oluşturma riskleri bulunmaktadır. Hassas ciltler hali hazırda normal ciltlere oranla daha fazla alerji riski taşımaktadır. Paraben gibi alerjenlerden kaçınmak bu nedenle önemlidir. Hassas ciltlere sahip bireyler parabensiz ürünler seçerek ciltlerinde oluşabilecek çeşitli problemlerin riskini azaltabilirler. Methylparaben yüz bakım ürünlerinde kullanılmaktadır. Methylparaben cilde uygılandığında ve mor ötesi ışınlarla maruz kalındığında cilt ciddi ölçüde yaşlanacaktır.
 

Sebi Pharma ürünleri gücünü doğadan almaktadır. Sebi Pharma’nin hiçbir ürünü paraben, alkol, silikon ve vazelin içermektedir. Bu sayede Sebi Pharma ürünleri en hassas ciltlerde dahi güvenle kullanılabilmektedir. Firmanın ürünleri içerdiği Dünya Patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” ile cildi yormadan, yıpratmadan aksine besleyerek etkisini gerçekleştirmektedir.

Sebi Pharma ürünlerini incelemek ve sipariş vermek için tıklayınız.

Devamını oku

Tırnaklar sağlık haberciniz olabilir

Tırnaklar detay gibi görünse de tırnak süslemelerine harcanan zaman, kullanılan ojeler tırnağa verilen önemin göstergesidir. Güzelliğin yanı sıra tırnağın çok önemli bir işlevi daha vardır; tırnaklar sağlık hakkında fikir verir. Tırnaklardaki problemler vücudun geri bildirimleri olarak değerlendirilebilir.

TIRNAKLARINIZ SİZİN HAKKINDA NELER SÖYLÜYOR?

Sağlıklı bir cilde ve bedene sahip olmak için vücudun geri bildirimlerini anlamak çok önemlidir. Bu sorunun erken teşhis edilebilmesi için de önemlidir. Vücut bir sağlık sorunu yaşadığı zaman bunu çeşitli yollarla belli eder. Bu belirtilerin biri de tırnaklarda yaşanan değişikliklerdir.

Soluk tırnaklar ciddi rahatsızlıkların habercisi olabilir. Soluk tırnaklar anemi, karaciğer hastalıkları, yetersiz beslenme gibi problemleri işaret ediyor olabilir. Bu nedenle solgun renkli tırnakları sadece estetik açıdan değerlendirmek hatalı olacaktır.

Beyaz tırnaklar hepatit gibi karaciğer sorunlarının yaşandığına işaret ediyor olabilir.

Sarı tırnaklar
 sıklıkla mantarın habercisidir daha kötü durumlarda tırnak içeri çekilebilir, kalınlaşabilir veya kolayca kırılabilir. Bazen de sarı tırnaklar daha ciddi sorunlardan kaynaklanabilir tiroit, karaciğer, diabet rahatsızlıkları veya sedef sarı tırnağa neden olabilir.

Mavi tonlarındaki tırnaklar yeterli oksijen alınmadığını belirtiyor olabilir. Bu sorun karaciğer ve kalp sorunlarından kaynaklanıyor olabilir.

Dalgalı tırnaklar, çukurcuklar sedefin erken işareti olabilir.

Kuru, kırılgan, çatlak ya da bölünmüş tırnaklar tiroitle ilgili olabilir. Kırılgan, bölünmüş tırnaklar eğer sarı renkte ise mantarla ilgisi olabilir.

Eğer tırnak çevresinde kırmızı şişkinlik varsa bu durum tırnak çevresinde inflamasyon yaşandığını belirtiyor olabilir. Bu durum başka bir doku sorunundan da kaynaklanıyor olabilir.
 

Tırnağın altında siyah çizgi en kısa sürede doktora gösterilmesi gereken bir problemdir. Bu sorun çok ciddi bir cilt kanseri tipi olan melanomanın habercisi olabilir.

Isırılmış tırnaklar sadece kötü bir alışkanlık olarak değerlendirilmemelidir.Isırılmış tırnaklar kalıcı anksiyetinin belirteci olabilir. Bu sorun obsesif-kompülsif bozukluktan da kaynaklanıyor olabilir. Bu alışkanlık bir türlü terkedilemiyorsa doktora görünmek yararlı olabilir.

Tırnaklar sağlıkla ilgili bize fikir veren unsurlardan sadece biridir. Tırnakla ilgili yaşanan sorunlarda aşırı endişeye kapılmak da doğru değildir. Tırnaktaki her değişiklik bir hastalığın habercisi olmayabilir. Bununla birlikte tırnakta yaşanan problemlerin sağlık hakkında fikir verdiği unutulmamalıdır.

Devamını oku

Ciltteki kuruluğa neden olan unsurlar

Cilt kuruluğu sıkça şikayet edilen cilt sorunlarından biridir. Sonbahar mevsiminde de iklim koşulları nedeniyle cilt kuruluğu yaşanmaktadır. Farkında olunmayan sıradan alışkanlıklar da kuru bir cilde sebebiyet verebilmektedir.

ANTİ BAKTERİYEL DEODOROANT VE SABUNLAR

Hemen herkes kişisel bakım alışverişi yaparken anti-bakteriyel özelliğini aramaktadır. Anti bakteriyel sabunlar kullanımda sonra temizlik hissi vermektedir. Bu türdeki birçok sabun cildi kurutmaktadır. Özellikle kış aylarında bu durum yaşanabilir.

YÜZMEK

Yüzme alışkanlığı da kuru cilde sebep olan faktörlerden. Yüzdükten sonra duş alma faktörü göz ardı edilse dahi havuza veya denize gitmek ciltte kuruluğa neden olabilir. Özellikle yüzme havuzları cilt kuruluğuna neden oluyor. Havuzlarda bakteri oluşumunu önlemek için kullanılan kimyasallar cildin nemini de götürüyor. Havuz yerine denizi tercih etmek de çözüm değil. Bu sefer de tuzlu su faktörü devreye giriyor.

İLAÇLAR


Bazı ilaçlar ciltte kuruluğa neden olmaktadır. Diüretik ilaçlar, kemoterapi ilaçları, alerji tedavisinde kullanılan ilaçlar cilt kuruluğuna neden olmaktadır.

UÇAK YOLCULUĞU

Uçakla seyahat etmek cildin nemini azaltabilir. Bu nedenle sık sık uçakla seyahat eden bireylerin nemlendirici kullanması önem taşıyor. Yolculuktan önce ve sonra nemlendirici kullanmak faydalı olacaktır.

DUDAK BALMLARI

Dudak balmları oldukça iyi bir amaca sahiptir, dudaklarda yumuşatıcı ve nemlendirici etkiye sahipmiş hissi verirler. Bununla birlikte dudak balmları uzun vadede iritasyona ve kuruluğa neden olabilir.

TEMİZLEME MENDİLLERİ

Temizleme mendilleri pratik, kolay taşınabilir olduğu için sıklıkla tercih edilmektedir. Bazı temizlik ürünleri alkol ve çeşitli kimyasallar içerebilmektedir. Temizleme mendili kullanmak yerine yüzü normal şekilde yıkamak tercih edilebilir. Yüksek miktarda alkol içeren ürünler ciltte çok fazla kurumaya ve erken yaşlanmaya neden olabilmektedir.

SİGARA

Sigaranın sağlığa sayılamayacak kadar çok zararı var. Sigaranın kuru cilde neden olması da sigaranın olumsuz etkilerinden yalnızca biri. Cilde güneşten sonra en çok probleme neden olan faktör sigara. Sigara kan dolaşımını yavaşlatarak zayıf oksijen iletimine sebebiyet vermektedir. Bu da ciltte kuruluğa neden olur. Sigara belirgin şekilde ciltte yaşlı bir görünüme neden olmaktadır.

KALİTESİZ HAVLULAR

Yüz temizliği kadar yüz temizliğinden sonra yüzü kurutmakta kullanılan eşyalar da çok önemlidir. Kuru, sert havlular iritasyona ve ciltte kuruluğa neden olabilmektedir. Bu durum yaşlı bir görüntüye sebebiyet verebilir. Yüzü kurulamak için temiz, yumuşak havlular tercih edilmelidir.

CİLDİNİZİ SEBİ SU İLE NEMLENDİRİN!


Sebi Pharma’nın çok amaçlı ürünlerinen Sebi Su doğal temizleme suyu, tonik ve ferahlatıcı sprey olarak kullanılabildiği gibi cildi nemlendirmektedir. Sebi Su’nun etkileri bununla da sınırlı değil. Sebi Su’yun önemli işlevlerinden biri de tüm Sebi Pharma ürünlerinin etkisini arttırıcı nitelikte olması. Herhangi Sebi Pharma kremi kullanmadan önce cilt temizliğini Sebi Su ile yapmak alınacak verimi oldukça arttıracaktır. Sebi Su bu etkisini içerdiği dünya patentli “Hücre yenileyici bileşen” ile yapmaktadır. Yüzde yüz doğal içeriğe sahip Sebi Su bebeklerde dahi kullanılabilmektedir.
Devamını oku

Cilt nedir

.

Hemen herkes bakımlı bir cilde sahip olmak ister. Bununla birlikte cilde dair bilinmeyen birçok detay mevcuttur. Bu bilgiler cildi daha yakından tanımaya olanak sağlar. Cilt vücut ısısının düzenlenmesine de katkıda bulunmaktadır.

CİLT NEDİR?

Cilt insan vücudunun en büyük organıdır. Bir grup doku birlikte çalışır ve vücuttaki fonksiyonlarını yerine getirir. Cildin birçok koruyucu işlevi bulunmaktadır. Cilt kemikleri, kaslar, iç organları korur ve dışarıdan gelebilecek hastalıklara karşı bariyer görevi görür. Cilt sıcak ve soğuğu hissederek vücut ısının düzenini sağlayacaktır. Cilt hasar görürse yara oluşacaktır. Yara olan bölge cildin diğer bölgelerinden farklıdır. Rengi cilt tonuna göre değişiktir ter bezi ve tüy bakımından daha zayıftır.

VÜCUDU KORUYOR

Cilt dış etkenlere karşı vücudu korurken her dört haftada bir kendini yenilemektedir. İnsan vücudunun en büyük organı olan cilt insanın ağırlığının yüzde 12 ila 16’sını olşturmaktadır. Cildin yüzde 70’i sudan oluşmaktadır. Proteinler yüzde 25’ini, lipitler yüzde ikisini , mineraller yüzde 0,5’ini oluştururken diğer unsurlar yüzde 2 oranındadır. Cildin epidermis, dermis ve hipodermis denilen üç büyük katmanı vardır.

Devamını oku

Bu yıl cilt bakımında neler olacak?

Hemen her alanda olduğu gibi cilt bakımında da öngörüler söz konusudur. Cilt bakımında hangi ürün ve yöntemlerin tercih edileceğine dair birçok tahmin bulunmaktadır. Gelişen teknoloji, kullanıcılardan alınan geri bildirimler de 2022’deki cilt bakım trendlerini şekillendiriyor.

CİLDİ GÜÇLENDİREN ÜRÜNLER TERCİH EDİLECEK

Konsantre, sıvı, serum şeklindeki ürünler daha popüler hale gelecek. Özellikle içeriği güçlü ürünler daha çok tercih edilecek. Etkisinin yanı sıra cildi besleyen, güçlendiren anti aging ürünlerin potansiyeli oldukça yüksek görülüyor. Nemlendirici özellikler de en çok istenen unsurlar arasında yer alıyor. Sebi Simyacı anti-aging krem dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” ve güçlü anti-aging etkili maddeler içermektedir. Sebi Simyacı yaşlanma karşıtı etki sağlamaya yardımcıyken cildin bakımını yapıyor ve cildi besliyor.

CİLT BAKIMINDA BEKLENTİLER ARTIYOR

Kullanıcılar artık cilt bakım ürünlerinin yalnızca problemlerini gidermesini değil güzel bir görünüm sağlamasını da bekliyor. Cildi daha bakımlı, aydınlık gösteren sağladığı etkinin yanı sıra görünüme de katkıda bulunan cilt bakım ürünleri ilgi görecek.

Sebi Pharma’nın anti-aging grubunda yer alan Sebi Ala ve Sebi Simyacı içerdikleri silisyum kaplı değerli minerallerle ilk kullanımda ciltte güzel bir görünüm sağlamaktadır.

GÜNEŞ KORUMASI İSTENİYOR

Kullanıcılar hemen her üründe güneş koruması beklentisi içinde. Bu sayede cilt bakımlarını yaparken ciltlerini güneşin olumsuz etkilerinden korumayı hedefliyorlar. Cildi güneşten korumak güneş lekeleri başta olmak üzere birçok lekeyi engellerken cildin erken yaşlanmasını önlüyor. Cilt kanserinden korunmak için de cildi güneşin olumsuz etkilerine maruz bırakmamak son derece önemli.

Sebi İxir Leke Kremi, Sebi İxir Acil Bakım Kremi, Sebi Ala ve Sebi Simyacı güneş koruması içermektedir.

OMEGA YAĞ ASİTLERİNE VERİLEN ÖNEM ARTACAK

Omega yağ asitleri cilt bakımında gittikçe yaygınlaşıyor. Omega yağ asitleri içeren cilt bakım ürünleri, bu besini içeren gıdaların tüketimi daha da popüler hale gelecek. Bunda Omega yağ asitlerinin sağladığı başarının etkisi büyük.


Cildi gençleştirmeye yardımcı ve cildin tüm bakımını yapan, cildi beyazlatan Sebi Ala Omega 3 Yağ Asitleri içermektedir.

DOĞAL OLAN TERCİH EDİLECEK


Birçok kullanıcı cilt bakım ürünleri tercih ederken doğal içeriğe sahip olmasına oldukça önem veriyor. Ciltteki bir sorunu çözerken başka bir probleme yol açmak en son istenecek unsurlardan biridir. Doğal içeriğe sahip cilt bakım ürünleri önceki yıllarda olduğu gibi yoğun talep görmeye devam edecek gibi görünüyor.
Devamını oku

Kış ve anti aging bakım

Yaşın ilerlemesi ile birlikte sıkça rastlanan şikâyetlerden biri de sarkmadır. Sarkmalar bireyin olduğundan yaşlı gözükmesine sebebiyet verebilmektedir. Sarkma, kırışıklık gibi yaşlanma belirtileri genç yaşlarda da meydana gelebilmektedir. Cilt bakımına dikkat ederek yaşlanma belirtilerine karşı önlem alınabilir.

Kışın ciltler kurumaktadır. Kuru ve soğuk hava cildin nemini azaltabilmektedir. Bu da cildi yıpratmaktadır.

Kış mevsiminde de UV ışınları cildi yıpratabilmektedir. Bu da ciltte kırışıklıklara, mimik çizgilerine ve sarkmalara neden olabilmektedir.  Cildin güneşten korunması da çeşitli sorunlara karşı tedbir olacaktır. Güneş koruyucu kullanımının sadece yazın gerekli olduğu düşünülmemelidir. Anti aging krem ürünleri bu aşamada fayda sağlayabilmektedir. Anti aging ürünler çok yoğun nem sağladığı ve bakım yaptığı için cilt kurumasını önlemeye katkıda bulunmaktadır.

Sarkmanın en sık yaşandığı alanlardan biri de gıdı bölgesidir. Yer çekimine bağlı olarak bu bölgede sarkma oluşabilmektedir. Yaşın ilerlemesiyle gıdı bölgesindeki sarkmalar da artmaktadır. Yaşın ilerlemesi demek bir anlamda daha uzun süre yer çekimine maruz kalmak anlamına gelmektedir.

Sarkmaya neden olan bir diğer faktör de ciltte kollajen üretiminin yavaşlamasıdır. Yaşın ilerlemesi ile birlikte kollajen üretimi de azalır. Bunun sonucunda sarkma gibi yaşlanma belirtisi oluşabilmektedir. Bununla birlikte yorgun görünüm de oluşabilmektedir. Yaşlanmanın bir diğer nedeni de çevresel faktörlerin etkisinin birikimli olarak ilerlemesidir. Birey ne kadar dikkat ederse etsin yıllar içinde güneşin zararlı ışınlarına, çevresel kirliliğe ve çeşitli problemlerine maruz kalmaktadır. Tüm bunların birikimi zaman içinde yaşlanma belirtilerini oluşturacaktır.
 

Yaşlanma karşıtı bakım için cilt bakımına dikkat etmek de son derece önemlidir. Beslenme, uyku düzeni gibi faktörlere dikkat etmek; cilt temizliğini, güneş koruyucu kullanımını aksatmamak da anti aging bakıma fayda da bulunacaktır. Bununla birlikte yaşlanma belirtileri çok ilerlemeden tedbir almak da yarar getirecektir. Cilt bakımında sık yapılan bir hata da mevsimlere, yaşa göre cilt bakımında herhangi değişiklik yapmamaktadır. Çevresel koşullara, yaşa göre cilt bakım rutini değişiklik gösterebilmektedir.

Devamını oku

Yılbaşı ve cilt bakımı

Yeni yılla birlikte yeni yıl hedefleri de belirlenmeye başlar. Çoğunlukla, bakımlı bir cilde sahip olmak da istekler arasındandır. Hem yılbaşında hem de yeni yılda bakımlı bir cilde kavuşabilmek için cilt bakımına dikkat edilmelidir.

Cilt bakımındaki en önemli kriterlerden biri de sürekliliktir. Kısa süre cilde bakım yapıp uzun süre aksatmak istenilen sonucun alınmasını engelleyecektir. Cilt her gün çeşitli dış etmenlere maruz kalmaktadır. Yer çekimi, güneşin zararlı ışınları, çevresel kirlilik bunlardan bazılarıdır. Bakımın da sürekli olması cildi korumaya yardım edecektir. Cilt bakımına sürekli dikkat edilmesinin anti aging faydaları da bulunacaktır.

BAKIMLI GÖRÜNÜM İÇİN MİNERAL MAKYAJ!

Mineral makyaj gittikçe popülerleşmektedir. Bunun nedeni mineral makyajın cildi yormadığı gibi gözenekleri tıkamamasıdır. Aydınlık, bakımlı bir görünüm sağlayan mineral makyaj seçkin cilt bakım ürünlerinde yer almaktadır. Sebi Simyacı Anti Aging Krem ve Cilt Beyazlatıcı Anti Aging Krem Sebi Ala mineral makyaj özelliğine sahiptir. Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren ürünler hem yaşlanma karşıtı bakım yapmakta hem de cildi beyazlatmaktadır.

Sebi Simyacı Anti Aging Krem’i incelemek için tıklayınız;

Cilt Beyazlatıcı Anti Aging Krem Sebi Ala’yı incelemek için tıklayınız;

Yılbaşı yaklaşırken yeni yıl etkinliklerinde daha bakımlı ve güzel görünme isteği son derece doğaldır. Bununla birlikte agresif, cildi yoran çalışmalardan kaçınmalıdır. Kısa sürede sonuç almaktansa cilde bakım yapan ve cildi besleyen ürünler tercih etmek tercih edilmelidir.

Cilt bakımı beslenme, uyku gibi alışkanlıklardan da etkilenmektedir. Örneğin uykusuz kalınması göz altı bakımını güçleştirmektedir. Yetersiz beslenme hem genel sağlığa hem de cilde zarar verebilmektedir. Sigara kullanımı yaşlanmayı oldukça hızlandırmakta ve erken yaşlanma belirtileri arasında yer almaktadır. Sigaranın neden olduğu bir diğer sorun da cilt tonu eşitsizliğidir. Cilt bakımına ve kişisel bakıma dikkat edildikçe hem cildin görünümü istenildiği gibi olacak hem de birçok probleme karşı tedbir alınacaktır.

CİLDİNİZ İÇİN YILBAŞI FIRSATLARINI KAÇIRMAYIN!

Devamını oku

Sağlık dolu gingseng!

Gingseng; on bir farklı türü olan, yavaş yetişen bir bitkidir. Gingsengin genel sağlığa katkı sağladığı düşünülmektedir. Oldukça popüler bir bitki olan Gingseng enerjyi arttırmaya, stresi azaltmaya ve sakinleşmeye katkıda bulunmaktadır.

Gingseng geleneksel olarak sıkça kullanılmaktadır. Gingsengin etkileri batılı bilim adamları tarafından da sorgulanmış ve birçok araştırma gerçekleştirilmiştir. Gingsengin fiziksel ve zihinsel aktiviteyi güçlendirdiği düşünülmektedir.

Gingseg beş bin yıllık bir geçmişe sahiptir. Bitki, doğu ülkeleri arasında büyük bir saygınlığa sahiptir. Gingseng yunanca “Panax” sözcüğü ile anılmaktadır. Bu sözcük yunanca “tamamen-iyileştirici anlamına gelmektedir. Gingsengin bazı türleri ise “dünya harikası” olarak anılmaktadır. Her iki terim de bitkinin faydalarına dikkat çekmektedir. Gingseng çok geçmeden ününü batıya da duyurmuştur.

Gingseng düşünme ve bilişsel kabiliyeti arttırmaktadır. Bazı bilim adamları ise bu ifadeyi kullanabilmek için yeterli kanıt oluşmadığını belirtmektedir. Gingsengin yiyeceklerle birlikte olumlu etkileşim oluşturabileceği de düşünülmektedir. Araştırmacılar süt ve gingsengin bilişsel fonksiyonlarını arttırmak için kullanılabileceği çalışmalar da gerçekleştirebilmektedir. Ginseng bitkisi enerji içeceklerinde yoğun olarak kullanılmaktadır. Bitkinin çayı da yapılmakta sıkça tercih edilmektedir.

Gingsengin içinde yer alan bazı maddelerin kanseri önlemeye yardım ettiği de düşünülmektedir. Yine bu bulgunun da kanıtlanmaya ihtiyacı olduğu belirtilmektedir.

Gingseng çayı iştahı azaltarak çağın sorunu obezite ile mücaele etmektedir. Bitkinin diyabeti önlemeye de yardımcı olmaktadır. Gingseng çayı menstural krampları da azaltmaya katkıda bulunmaktadır.

Kore gingsengi zihinsel konsantrasyonu arttırdığı gibi merkez sinir sistemini uyarmakta ve güçlendirmektedir. Bağışıklık sistemini güçlendiren bitki kan şekerini düşürmekte diyabeti kontrol etmeye yarar sağlamaktadır. Stres, yorgunluk, uykusuzluk gibi sorunlar için de Kore ginsengi kullanılabilmektedir.

Gingseng enerjiyi, dikkati ve zihinsel netliği arttırmakta; kötü düşünceleri, yorgunluğu azaltmaktadır.

Stres birçok hastalığın ortaya çıkış nedeni olarak görülmektedir. Çeşitli sorunlar, duygusal problemler stresi daha da arttırabilmektedir. Bunun sonucunda vücut hastalıklara karşı savunmasız kalmakta kolayca hastalıklara yakalanılabilmektedir.

Sibirya gingsengi kaşifler, denizciler, dalışçılar, kurtarma timleri, pilotlar, kamyon şöförleri ve fabrika işçilerinde olumu sonuçlar meydana getirmiştir.

Hemen her besin gibi gingsengin, gingseng çaylarının bilinçli tüketilmesinde yarar vardır. Özellikle sporla ilgilenen bireylerin kullanım planını iyi belirlemesi gereklidir.
Devamını oku

Türkiye’nin en iddialı leke kremi

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi İxir Leke Kremi güneş, doğum, yaşlılık lekelerini, epilasyon ve ağdanın neden olduğu kararmaları gidermeye yardımcıdır. Benzersiz içeriğe sahip krem 50 faktör güneş koruması da sağlamaktadır. Vaadini tutan ürün benzersiz içeriği ile dört mevsim kullanılabilmektedir.

Leke gideren krem ve işlemlerin birçoğu cildi soymakta ve yıpratmaktadır. Bunun sonucunda bireye düşen görev cildini çevresel faktörlere karşı korumaktır. Kişi ne kadar dikkatli ve bilinçli olursa olsun hassaslaşan ve savunmasız kalan cildi çevresel faktörlere karşı korumak kolay değildir. En ufak bir problemde cilt gereğinden fazla reaksiyon verecek, yeni lekeler ve sorunlar meydana gelecektir. Yaz mevsiminde yükselen hava sıcakları, UVA UVB ışınları cildi daha da yıpratmaktadır. Normal, hatta bakımlı denebilecek ciltler dahi bu koşullar altında problemler yaşayabilmektedir. Yıpranan ciltler bu çevresel faktörlere çok daha fazla tepki verecektir.

Sebi İxir Leke Kremi içerdiği ödüllü, dünya patentli formülle “yazın leke kremi kullanılmaz” anlayışını yıkıyor. Ezber bozan formüle sahip krem cildi soymadığı için dört mevsim güvenle kullanılıyor. Sebi İxir Leke Kremi cildi soymadığı gibi bakım yapıyor ve besliyor. Sebi Pharma’nın leke giderici ürünü lazer epilasyon gibi cildi son derece yoran ve yıpratan işlemler sırasında da kullanılabilmektedir. Ürün cilde bakım yapmakta ve beslemektedir. Cildi çevresel faktörlere karşı da korumaktadır. Sebi İxir Leke Kremi buna ek olarak 50 faktör güneş koruması da sağlamaktadır. Cilt bakımını tam anlamıyla gerçekleştirebilmek için güneş koruyucu kullanımına dört mevsim dikkat etmek gereklidir. Güneş lekeleri başta olmak üzere ciltteki birçok lekenin, yaşlanma belirtilerinin ve cilt sorunlarının tetikleyicisi güneşin zararlı ışınlarıdır.

Sebi İxir Leke Kremi hem benzersiz formülü ile lekeleri gideriyor hem de güneş koruması sağlıyor. Ürünün fiyatı ise başarısı ve sağladığı faydalarla tamamen ters orantılı. Cilt bakımının herkes için ulaşılabilir olmasını hedefleyen Sebi Pharma 50 TL gibi makul bir rakamla ürünü kullanıcıları ile buluşturmaktadır. Benzersiz formüle sahip; ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren böylesine iddialı bir ürüne makul rakamlarla ulaşabilmek cilt bakımına ilgi duyan hemen herkes için büyük bir fırsattır.
Devamını oku

Karma ciltler için cilt bakım önerileri

Karma ciltlerde birden fazla cilt tipinin özellikleri gözlemlenebilmektedir. Bu ciltlerde derinin bir bölümünde kuruluk bir bölümünde ise yağlılık şikayeti söz konusudur. Birçok faktör karma cilde neden olabilmektedir.

Karma cilde genetik faktörler de sebebiyet verebilmektedir. Çoğunlukla burun, çene ve alın bölgesinde yağ bezleri daha aktiftir. Bazı bireylerde rosesa ve kuruluk, bazılarında ise kolayca leke oluşabilen cilt durumu söz konusudur. Çok fazla cilt bakım ürünü kullanmak karma cilde neden olabilmektedir. Aşırı yağ üretimine neden olan veya cildi kurutan ürünler bunu sağlamaktadır.

Karma ciltlerde zaman zaman birden fazla ürün kullanabilmek gerekebilmektedir. Kuru bölgeler için ayrı yağlı bölgeler için ayrı ürün sürülebilmektedir. Karma ciltlerde temel ihtiyaç öncelikle cildin bakımını sağlamaktadır. Mutlaka iyi formüle edilmiş ürünler kullanılmalıdır.

Tüm cilt tiplerinde olduğu gibi karma ciltlerde de bakım cilt temizliği ile başlamalıdır. Yüz, kuruluğa ve iritasyona neden olmayacak yumuşak bir tonik ile yıkanmalıdır. Kuru, güneş tarafından hasar görmüş bir cilt söz konusu ise hafif ürünler tercih etmeye daha çok dikkat edilmelidir. Parfüm içermeyen ürünler seçmek de fayda sağlayacaktır. Yüz temizliğinde el sabunlarını kullanmaktan kesinlikle kaçınılmalıdır. Bu sabunlar ciltteki iyi veya kötü her şeyi temizlemek üzere formüle edilmiştir. Dolayısı ile sabunlar yüzün bariyer tabakasına zarar verebilmektedir.

Yılın her günü güneş koruyucu kullanılmalıdır. Güneşin zararlı ışınları lekelere ve erken yaşlanma belirtilerine sebebiyet verebilmektedir. Hiçbir problemi olmayan ciltlerde dahi sorun oluşturabilen UVA UVB ışınları bölgesel olarak yağ ve kuruluk şikayeti yaşan deriyi daha kötü hale getirecektir.

Kuru bölgeler için nemlendirici kremler uygulanmalıdır. Göz bölgesi kuruysa göz ve çevresi için zengin içeriğe sahip ürünler tercih edilmelidir. Parfüm içermeyen, cilt tipine uyumlu ürünler seçmek de yarar getirecektir.

Karma ciltlerde bölgesel olarak ürün kullanmak ve bakım yapmak gerekli olabilmektedir. Yağ şikayetinin yaşandığı bölge çoğunlukla T bölgesidir. Bu bölgeye aşırı yağlı ürünler kullanmaktan kaçınılmalıdır. Kuru olan bölgeler ise nemlendirilmezse ciltte rahatsızlık hissi meydana gelebilmektedir. Cilt kuruluğu kırışıklık, sarkma gibi yaşlanma belirtilerine de sebebiyet verebilmektedir.
Devamını oku

Cilt neden yağlanır?

Cilt kendini korumak için yağ üretmektedir. Bu yağ çok fazla üretildiğinde birey rahatsız olabilmektedir. Çok fazla yağ salgılanması istenmeyen yağlı bir görünüme, akneye sebebiyet verebilmektedir. Cildin yağını dengeleyebilmek için uygulanabilecek çeşitli yöntemler mevcuttur.

Yağlı cilt aşırı yağ yani sebum üretiminden kaynaklanmaktadır. Ergenlik döneminde androjen hormonu her iki cinsiyette de artış gösterir. Bu hormon yağ bezlerine sinyal göndermektedir. Yağ üretiminin artması bazı bireylerde yüksek miktarda olabilmekte bu da yağlı görünüme yol açabilmektedir. Çoğunlukla, yağlı görünüm ergenlikten sonra derece derece azalmaktadır. Bununla birlikte yağlılık kalıcı da olabilmektedir. Mevsimlerin, nemli havanın etkisi de cildin yağlanmasına sebebiyet verebilmektedir. Birçok uzman yağlı ciltlerin daha geç yaşlandığını ve daha az kırışıklık şikayeti oluştuğunu kabul etmektedir. Tüm bunlarla birlikte yağlı cilt tipine sahip bireylerin akne şikayeti yaşama olasılığı daha fazladır.

Sabun, alkol gibi içerikler cildi kurutmakta ve irite etmektedir. Bu içerikler cildin daha fazla yağ üretmesine de sebebiyet verebilmektedir. Cildi yoran ve irite eden içerikler akneye neden olabilmektedir.

Yüzde yağlanma olduğunda doğal olarak yüzü yıkama isteği meydana gelebilmektedir. Akneye yatkın bir cilt söz konusu ise; cildi aşırı yıkamak kuruluğa ve iritasyona yol açabilmektedir. Her iki durum da akne semptomlarını daha kötü duruma getirebilmektedir. Yüz yıkamada aşırıya kaçılmamalıdır.

Ağır fondötenler yağlı makyajlar yağ üretimini arttırabilmektedir. Birçok birey bu durumu doğrulamıştır. Yağlı içeriklerden ve gözenekleri tıkayan içeriklere sahip ürünlerden kaçınmak gereklidir.

Beslenme planındaki değişimler de yağ şikâyeti ile mücadeleye katkıda bulunacaktır. İşlenmiş gıda tüketimini azaltmak, meyve ve sebze yemeye dikkat etmek fayda sağlayacaktır. Süt ve süt ürünleri tüketimini azaltmakta yarar getirecektir. Süt ürünlerindeki hormonlar akne ve yağ üretimini tetiklemektedir.

Hemen herkes stres problemi yaşamaktadır. Stres cildin daha fazla yağ üretmesine sebebiyet verebilmektedir. Stres yağ sorunun yanı sıra sivilceye sağlık ve cilt problemlerini de sebebiyet verebilmektedir. Stresle mücadele etmeyi öğrenmek yarar sağlayacaktır. Genetik faktörler de kişinin cilt tipi üzerinde etkilidir. Kullanılan ilaçlar da yağ şikayetinin artmasının kaynağı olabilmektedir.

Sebi İxir Akne Kremi ciltteki aşırı yağlılık şikayetini gidermeye yardımcıdır. Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren krem yağ, sivilce, akne, siyah nokta ve lekeleri gidermeye yardımcıdır. Sebi İxir Akne Kremi cilde bakım da yapmakta gözenekleri sıkılaştırmaktadır.
Devamını oku

“Simya” nedir?

Sebi Simyacı” ismi ile de dikkat çekmektedir. Sebi Pharma Yönetim Kurulu Başkanı ve Türk Mucit Şebnem Özen’in ezber bozan ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” buluşu kendisine “Simyacı” unvanı verilmesini sağlamıştır. “Sebi” sözcüğünün kaynağı ise Türk Mucit Şebnem Özen’in ismidir.

   “DÖNÜŞÜM”

Simyacı sözcüğü oldukça kapsamlı şekilde incelenebilir. Simyacıların çeşitli elementleri altına dönüştürme becerisine sahip olduğu düşünülmektedir. Buradaki asıl nokta altının çok değerli bir element olması değildir. Herhangi metalin altın gibi değerli bir elemente dönüştürülebilmesi sıradan bir insanın dahi çok iyi bir birey haline getirilebileceğini simgeler. Altın dört elementin mükemmel dengesine sahiptir. Yer çekimi ile ilgili çalışmaları ve hareket yasaları ile bilim dünyasında çığır açan Isaac Newton’ın simyayla ilgili sayfalar dolusu notu bulunmuştur. Bulunan notlar Newton’ın yaşamı boyunca simyayla ilgilendiğini göstermiştir.

 “SEBİ SİMYACI” NASIL ORTAYA ÇIKTI?

Sebi Pharma Yönetim Kurulu Başkanı ve Türk mucit Şebnem Özen’in buluşu “Hücre Yenileyici Bileşen” büyük bir hayranlık ve şaşkınlıkla karşılanmıştır. “Hücre Yenileyici Bileşen” kısa süre içinde ulusal ve uluslararası patenti, ödülleri de beraberinde getirmiştir. Dünya çapındaki buluş ciltleri tıpkı bir Simyacı gibi dönüştürdüğü için Türk Mucit Şebnem Özen’e “Simyacı” denilmeye başlanmıştır. Sayın Özen gençlik yıllarından itibaren çevresinin kendisine “Sebi” diye hitap etmesine bağlı olarak “Sebi Simyacı” markasını oluşturmuştur.

Sebi Simyacı ciltleri simyacı gibi dönüştürme başarısına; farklı düşünerek ve çok yoğun Ar-Ge çalışmaları yaparak ulaşmıştır. Sebi Simyacı’nın tüm ürünleri; kullanıcılarına verdikleri vaadi tutmakta, görevini hatta fazlasını başarıyla yerine getirmektedir. Ödüllü, dünya patentli formül ciltteki şikayetleri gidermenin yanı sıra bakım da yapmaktadır.
Simyacılar için doğa oldukça önemlidir. Sebi Simyacı’da da bunu gözlemlemek mümkündür. Ürünler gücünü doğadan almaktadır. Hiçbir Sebi Simyacı ürününde paraben, alkol, silikon, parfüm, hidrokinon salisilik asit ve türevleri bulunmamaktadır. Bu sayede cilt bakım alanında sıkça yaşanan “bir sorunu giderken başka bir soruna yol açma” durumu yaşanmamaktadır.

Sebi Simyacı kullanıcılarının memnuniyeti ile büyümektedir. Ürünlerden memnun kalan, ciltlerindeki değişimi gözlemleyen kullanıcılar çevrelerine de ürünleri önermekte ve olumlu geri bildirimlerde bulunmaktadır. Sebi Simyacı ürünlerini kullananlar çevrelerine ürünlerden bahsetmeseler dahi çevresindeki bireylerden sorular almaktadır. Ciltteki olumlu değişim kolaylıkla fark edilebilmektedir.

Devamını oku

Daha güçlü saçlar için öneriler

Saçların bakımsız görünmesinin birçok nedeni bulunmaktadır. Saçlardaki herhangi problem kişiyi ciddi anlamda rahatsız edecektir. Saç sorunları sağlık hakkında da ipucu verebilmektedir.

Güçsüz saçlarda incelme ve dökülme şikayeti sık sık yaşanmaktadır. Aşırı kuruluk ve yağlılık güçsüz saçların belirtisidir. Saçların yapısı genetik faktörlerden de etkilenebilmektedir. Hormonal faktörler, menopoz, doğum, kullanılan ilaçlar, yetersiz beslenme, stres, mantar ve kanser tedavisi saçları zayıflatabilmektedir. Çevresel faktörler de saçları yıpratabilmektedir. Güneş ışınları, klor, tuzlu su, klima, ısıtıcılar ve kirlilik saçları güçsüzleştirebilmektedir.

Her gün 100-150 saç kaybetmek normaldir. Birçok insan 100,000 civarında saç teline sahip olduğu için bu kayıplar fark edilmez. Ne zaman saç düşse yenisi oluşur. Bu süreç orta yaşa, saçların yeniden büyümesi yavaşlayana veya durana kadar devam eder. Kırılmaya bağlı olarak yaşanan saç kaybı normal değildir. Saçların kırılması belli bir düzeye kadar normalken aşırı miktardaki dökülme saçların güçsüzleştiğinin işareti olabilir.

Saç bakımı için doğru ürün seçimi son derece önemlidir. Şampuan, şekillendirici ürünler seçerken dikkat etmek gereklidir. Saçı kurutan şampuanlar tercih edilmemelidir. Saç bakımı için aşırı miktarda ürün kullanmak yarar yerine zarar getirebilmektedir. Aşırı ürün kullanımı saçların güçsüzleşmesine neden olabilmektedir.

Güçsüz saçlar sıcaklıktan nefret eder. Saç kurutucular, ütüler saçların güçsüzleşmesine ve kırılmasına neden olabilmektedir.

Saçların güçsüzleşmesi ve incelenmesi saça uygulanan işlemlerden kaynaklanabileceği gibi beslenmeden de kaynaklanabilmektedir. Sağlıksız bir diyet, şok diyetler saç dökülmesine ve endokrin problemlerine yol açabilmektedir.

Tüketilen besinler sağlığa ve saç derisine etkide bulunmaktadır. Sağlıklı yiyeceklerdeki besinler saçların uzamasına yardım etmektedir. Demir, protein bakımından zengin bir diyet saç derisine ve saçlara katkıda bulunacaktır. Et, balık, az yağlı peynir, yumurta beyazı, ıspanak tüketimi fayda getirecektir.

Vitaminler saç sağlığı için oldukça önemlidir. C vitamini, kollajen saç köklerini desteklemektedir. C vitamini bitkilerde yer alan demirin absorbe edilmesine de yardımcıdır.

Su cilt, genel sağlık ve saç için çok önemlidir. .Yeterli su tüketildiğinde vücudun sorunsuz çalışmasına olumlu etkide bulunulacaktır. Su saçların güçlenmesine de yardımcıdır.

Özetle; genel sağlığa ve bakıma dikkat etmek saçlara da yarar sağlayacaktır.
Devamını oku

Şeker mi tatlandırıcı mı?

Fazla kilolardan kurtulmak, gereksiz kalori alımından kaçınmak için tatlandırıcılar tercih edilebilmektedir. Aynı şekilde şekersiz içeceklere de yoğun bir ilgi söz konusudur. Peki hangisini tercih edilmeli?

Net olarak gerçek şeker veya tatlandırıcılar daha iyidir demek mümkün değildir. Bu durum oldukça karmaşıktır. Şekerlerin de tatlandırıcıların da avantaj ve dezavantajları vardır. Eğer sadece lezzet açısından düşünülüyorsa gerçek şeker daha avantajlıdır.

Yapay tatlandırıcıların zaman zaman yan etkisi olabilmektedir. Bunlara yönelik birçok çalışma yapılmaktadır. Tatlandırıcıların tüketim miktarı da herhangi yan etki oluşturup oluşturmaması açısından önem taşımaktadır.

Tatlandırıcılar yok denebilecek kadar az kaloriye sahiptir. Kan şekerini çok az etkilerler. Daha ekonomiktirler. Tatlandırıcılar diş sağlığı açısından da yararlıdır. Şeker alternatifleri gerçek şekerin aksine dişlere zarar vermemektedir. Tatlandırıcılar besleyici içeriğe sahip olabilmektedir. Bu da bir avantajdır.

Tatlandırıcıların en büyük dezavantajı ise yan etkisidir. Tatlandırıcıların yan etkisi ile ilgili birçok çalışma yapılmaktadır ve bu etkiler sıkça tartışılmaktadır. Tatlandırıcıların lezzetinin gerçek şekerle aynı olmadığı da ifade edebilmektedir.

Şekerin en önemli artısı ise tadı vardır. Şeker hızla enerjiye dönüştürülebilmektedir. Özellikle sporcular için bu bir avantajdır.

Bireyler için basit şekerler iyi bir enerji kaynağı değildir. Vücut çok kısa sürede bu şekerleri parçalamaktadır. Şeker kısa sürede yükselmekte ve düşmektedir bu da yorgunluğa ve konsantrasyon bozukluğuna neden olmaktadır. Şeker açlık hissini de arttırmaktadır.

Şekerler yok denebilecek kadar az miktarda vitamin, mineral, protein ve lif içeriğine sahiptir. Bu nedenle “boş kalori” olarak nitelendirilir. Bu şekilde kalori almaktansa aynı kalori sağlıklı bir gıdadan edinilebilir. Tokluk hissi veren besleyici gıdalarla kalori almak varken boş kaloriler almak sağlığa zarar verebilecektir. Yüksek şeker için gıdalarla doymaya çalışmak da çok fazla kalori almak anlamına gelecektir. Bu da kilo almaya ve birçok sağlık sorununa yol açabilmektedir.

Şeker; diyabet, kalp rahatsızlıkları gibi birçok kronik hastalığın gelişiminde de rol oynamaktadır. Çok fazla şeker tüketimi dişlere zarar verebilmektedir. Şeker bağışıklık sisteminin güçsüzleşmesine de yol açabilmektedir.
Devamını oku

Kepek oluşumunun nedenleri

Kepeğin oluşumunda hijyen eksikliğinin rol oynamadığı kabul edilmiştir. Kepek oldukça yaygın bir şikayettir. Görünümdeki olumsuzluğun yanı sıra kaşınmaya da sebebiyet verebilmektedir. Kepek için birçok faktörden şüphe edilmektedir.

Saç tarama alışkanlığı olmayan bireylerin kepek şikayeti yaşama olasılığı daha fazladır.

Havanın çok sıcak ve çok soğuk olması da kepek riskini arttırabilmektedir. Güneş ışınları arasında yer alan UVA ışını da tetikleyici unsurlar arasında yer alabilmektedir. Kışın ciltler kuruyacaktır. Soğuk hava ve aşırı ısıtılan kapalı mekânlar da kepeğe yol açabilmektedir. Kuru ciltlerde kepek şikayeti daha sık görülmektedir. Kuru cilde sahip ve kepek sorunu yaşayan insanların kepekleri daha küçük parçalar halinde oluşmaktadır ve bu parçacıklar yağlıdır.

Seboreik dermatit şikayeti yaşayan insanların kepek sorunu yaşaması oldukça muhtemeldir. Seboreik dermatit cildin birçok bölümünü etkilemektedir; kulak arkası, kaşlar, burun kenarları da bu sorundan etkilenmektedir. Seboreik dermatit kırmızı, sarı yağlı tabakalı bir cilde sebebiyet verebilmektedir.

Bazı bireyler yeterli derecede şampuan kullanmamanın yağ üretimine ve ölü cilt hücrelerine neden olmaktadır. Birçok uzman bunun doğru olmadığını savunmaktadır.

Sedef, egzama ve cilt problemleri yaşayan bireyler diğer insanlara oranla daha fazla kepek şikayeti yaşamaktadır.

Parkinson hastalığı ve diğer nörolojik hastalığa sahip bireylerin kepek şikâyeti yaşama ihtimali daha da yüksektir. Kemoterapi tedavisi gören, kalp sorunları yaşayan, bağışıklık sistemi problemleri olan bireylerde de kepek sorunu oluşabilmektedir.

Bazı bireyler saç bakım ürünlerine tepki gösterebilmektedir. Bunun sonucunda saç derisi kızarabilmekte kaşınma ve kepek şikâyeti oluşabilmektedir. Birçok uzman çok sık şampuan kullanımının saç derisini irite edebileceğini ve kepek oluşturabileceğini belirtmektedir.

Bazı uzmanlar; yeterli miktarda çinko, B vitamini tüketilmemesinin de kepek oluşumuna davetiye çıkardığını belirtmektedir. Uzmanlar stres ve cilt problemleri arasında bağ bulmuştur. Bundan dolayı kepek şikayeti için de stresten şüphe edilmektedir. Saç problemleri kişinin çalışma performansının olumsuz etkilemektedir. Sürekli kaşınan saç derisi kişinin sosyal yaşantısını da olumsuz etkilemektedir. Yaş, cilt tipi, kepek şikayet tipinin yoğunluğuna göre ürünler tercih edilmektedir. Stres, sağlık problemleri, hava koşulları mevcut kepek problemlerinin olduğundan da kötü hale gelmesine neden olabilmektedir.
Devamını oku

El bakımı için ip uçları!

Eller kişi hakkında fikir verir. Eller oldukça göz önünde olduğu ve anlatımı kuvvetlendirmek için sıkça kullanıldığı için bakımı da önemlidir. Eller iklim değişikliklerinden, soğuktan, fizik gücü gerektiren işlerden olumsuz etkilenmektedir. Uygun bakımla istenilen ellere kavuşmak mümkündür.

Bakımlı ellere sahip olmak için en çok dikkat edilmesi gereken unsurlardan biri de önlem alınmasıdır. Bahçe işleri yapılırken, bulaşık yıkarken daha doğrusu eller iritanlara maruz kalacağı zaman eldiven kullanılmalıdır. Sporla ilgilenen bireylerin de koruyucu eldivenler kullanması gereklidir. Eller kuruyacak diye daha seyrek el yıkamak doğru değildir. El hijyenine dikkat etmek birçok hastalığa karşı önlemdir. Eller cildi yormayacak, yumuşak şekilde yıkanmalıdır. Çok soğuk ve sıcak su kullanımından kaçınılmalıdır. Cildin kendini koruyan doğal bir yağ tabakası vardır bunun hasar görmesi cildi savunmasız bırakacaktır.
Ağır parfüme sahip, sert sabunlar cilde zarar verebilecektir. Nemlendirici sabunlar veya sabun içermeyen temizleyiciler tercih edilmelidir.

Nemlendirme kuru cilt için hayati önem taşımaktadır. Eller yıkandıktan sonra, eller kuru ve kaşıntılı hissedildiğinde nemlendirici kullanılmalıdır. Birçok insan nemlendirici seçimini çok fazla önemsememektedir. Rastgele ürünler de tercih edilebilmektedir. Cilt bakımı için son derece önemli olan nemlendiriciler dikkatle seçilmelidir.

Sıcak hava veren kurutucular tasarruf sağladığı ve çevreye katkıda bulunduğu için giderek yaygınlaşmaktadır. Bu cihazlar da ellerin kurumasına sebebiyet verebilmektedir. Mümkün olduğu kadar el kurutuculardan kaçınmak fayda sağlayacaktır.

Yaşlandıkça vücutta birçok değişim meydana gelmektedir. Maalesef bunların tümü olumlu değildir. Yaşlanmaya bağlı olarak ciltte lekeler oluşabilmektedir. Eller de bundan nasibini almaktadır.

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi İxir Acil Bakım Kremi cilde bakım yapmakta nemlendirmekte ve beslemektedir. El, yüz, boyun bakımı için kullanılabilen krem derinin su kaybetmesini de önlemektedir. Sebi İxir Acil Bakım Kremi ilk kullanımdan itibaren bakıma başlamakta cildi çevresel faktörlere karşı korumaktadır.

BAKIMLI ELLER İÇİN: SEBİ İXİR ACİL BAKIM KREMİ
Devamını oku

Ödüllü dünya patentli buluş Sebi Pharma ürünlerinde!

Tüm Sebi Pharma ürünleri ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içermektedir. Benzersiz formüle sahip kremler sivilce, akne, siyah nokta, yaşlanma belirtilerini gidermeye yardımcıdır. Cildi yormayan, aksine bakım yapan kremler birçok şikâyeti gidermeye katkıda bulunmaktadır. Bunun yanı sıra en kaliteli içerikler de ürünlerde yer almaktadır.

Sebi İxir Leke Kremi ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içermekte cilde bakım yapmaktadır. Vaadini tutan ürün 50 faktör güneş koruması sağlamaktadır. Sebi Pharma’nın leke gidermeye katkıda bulunan ürünü, güneş doğum yaşlılık lekelerini kararmaları gidermeye yardımcıdır.

Sebi İxir Akne Kremi sivilce, akne, siyah nokta, gözenek, yağlılık şikâyetleri için kullanılmakta ve cilde bakım yapmaktadır. Cildi besleyen ürün pürüzsüz ve bakımlı bir görünüm sağlamaktadır.

Sebi İxir Acil Bakım Kremi ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içermekte ilk kullanımdan itibaren cilde bakım yapmaktadır. Yoğun nem sağlayan ürün ciltteki problemleri gidermeye katkıda bulunmaktadır.

Sebi Ala Anti Aging Krem sarkma, kırışıklık, leke şikâyetlerini gidermeye katkıda bulunmaktadır. Cildi beyazlatan ürün silisyum kaplı değerli mineraller içermektedir. Sebi Ala göz altı ve göz çevresindeki problemleri de gidermeye yardımcıdır.

Hücre Yenileyici Temizleme Suyu Sebi Su cildi kir, yağ, ter ve makyajdan başarılı şekilde arındırmaktadır. Ferahlatıcı sprey olarak da kullanılan Sebi Su tüm Sebi Pharma ürünlerinden alınacak verimi en üst düzeye çıkarmaktadır.

Sebi Simyacı Anti Aging Krem tüm ürünler arasında en yüksek miktarda ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içerme özelliğine sahiptir. İlk kullanımda aydınlık bir görünüm sağlayan krem cilde bakım yapmakta ve cildi nemlendirmektedir. Sebi Simyacı sarkma, kırışıklık, leke, renk tonu eşitsizliği gibi birçok şikayeti gidermeye yardımcıdır. Silisyum kaplı değerli mineraller içeren Sebi Simyacı 50 ml’lik miktarıyla uzun kullanım sağlamaktadır.  Ürün, göz çevresi, yüz, boyun ve dekolte bölgesinde kullanılmaktadır.

Sebi Pharma cilde bakım yapan ödüllü dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren ürünleri ile birçok şikayeti gidermeye katkıda bulunmaktadır. Sebi Pharma ürünlerine çok kısa süre sonra saç bakım ürünü de eklenecek. Sebi Pharma ödüllerine, patentlerine, ürünlerine ve kullanıcılarının olumu yorumlarına yenilerini ekleyerek başarılarını sürdürmektedir.
Devamını oku

İstediğiniz cilt bakımı için onlarca ürüne gerek yok!

Hemen herkes cildinin bakımlı görünmesini istemektedir. Çevresel koşullar, yaşın ilerlemesi gibi birçok unsur cilde zarar verebilmektedir. Cildi korumak ve cildin istenildiği gibi görünmesini sağlamak için birçok ürüne ihtiyaç yok! Sebi Pharma ürünleri ezber bozan çok fonksiyonlu ürünleriyle sizi masraftan ve fazla efor harcamaktan kurtarıyor!

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi Pharma ürünleri az ürünle çok başarı sağlıyor! Bunun sonucunda da büyük bir kullanıcı memnuniyeti sağlanıyor. Özellikle yaz mevsiminde kullanıcıların yoğun ilgisi ile karşılaşan Sebi İxir Leke Kremi buna oldukça iyi bir örnek. Krem cildi soymadığı ve yıpratmadığı için “yazın leke kremi kullanılmaz” tabusunu yıkmaktadır. Bu Sebi Pharma’nın “ezber bozma” üslubunun da bir göstergesidir. Sebi İxir Leke Kremi lekeleri gidermeye katkıda bulunurken güneş koruması da sağlamaktadır. Böylelikle kullanıcılarına bir değil iki fayda sunmaktadır. Bunun yanı sıra ürün yoğun nem sağlamaktadır. Cilt kuruluğu şikayeti çeken bireyler için de bu özellik büyük önem taşımaktadır. Sebi İxir Akne Kremi’nde de bunu gözlemlemek mümkündür. Krem sadece sivilce, akne sorunu ile mücadele etmekle kalmamakta, gözenek, rahatsız edici yağlılık problemlerini çözmeye de katkıda bulunmaktadır. Böylelikle yağlı ciltlerde meydana gelen birçok sorun için tek ürün kullanılabilmektedir. Sebi İxir Acil Bakım kremi yoğun nem sağlamakta cilt kuruluğu şikayetini gidermeye faydada bulunmaktadır. Ezber bozan formüle sahip ürün tüm aile bireyleri için uygundur. Sebi İxir Acil Bakım Kremi ilk sürüldüğü andan itibaren cilde yoğun bakım yapmaktadır. Sebi Su da bir tonikten çok daha fazlasıdır. Sebi Su ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içermektedir. Temizleme suyu cildi kir yağ ve terden başarılı şekilde arındırdığı gibi tüm Sebi Pharma ürünlerinin etkisini arttırmaktadır. Herhangi Sebi Pharma ürünü kullanmadan önce cildi Sebi Su ile temizlemek üründen alınacak verimi en üst düzeye çıkaracaktır. Sebi Ala ve Sebi Simyacı Sebi Pharma felsefesinin en net örnekleridir. Her iki ürün de göz çevresi, yüz, boyun dahil tüm cilde uygulanabilmekte kırışıklık, sarkma gibi yaşlanma belirtilerinin yanı sıra lekeleri gidermeye de katkıda bulunmaktadır. Ürünler anti aging bakımın yanı sıra içerdikleri silisyum kaplı değerli minerallerle aydınlık bir görünüm oluşturmaktadır. Sebi Simyacı Anti Aging Krem ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen”i en yoğun miktarda içerme özelliğine de sahiptir. Sebi Simyacı 50 ml’lik yeni ambalajında çok daha uzun süre “tek üründe tüm bakım” sağlıyor.
Devamını oku

Göz kapağı düşüklüğü neden kaynaklanır?

Göz kapağı düşüklüğü; travma, yaş veya sağlık sorunlarına bağlı olarak gözlemlenebilmektedir. Bu problem doğuştan oluşabildiği gibi zamanla da ortaya çıkabilmektedir. Göz kapağı düşüklüğünün nedenine bağlı olarak görüş alanında ciddi azalmalar yaşanabilir.
 

Göz kapağındaki bu sorunun birçok kaynağı olabilmektedir. Göz kapağı düşüklüğü doğal nedenlerden veya sağlık problemlerinden kaynaklanabilmektedir.

Hemen herkes göz kapağı düşüklüğü sorunu yaşayabilmektedir fakat problem çoğunlukla yaşlı bireyler arasında yaygındır. Yaşın ilerlemesi ile birlikte göz kaslarında sorunlar meydana gelebilmektedir. Bunun sonucunda göz kapağı düşüklüğü oluşacaktır. Hemen her yaşta göz problemleri meydana gelebilmektedir. Nadir de olsa bebeklerde de bu durum gözlemlenebilmektedir.

Zaman zaman göz kapağı düşüklüğünün nedeni tam olarak belirlenememektedir. Travmaya bağlı olarak da göz kapağında sorun oluşabilmektedir. Bu sorun çocuklarda göz tembelliğine neden olabilmektedir. Göz tembelliği görme becerisini olumsuz yönde etkileyecektir.

Göz kapağı düşüklüğü bir sağlık probleminin işareti olabilir. Özellikle sorun her iki gözdeyse bu olasılık daha fazladır. Eğer tek gözde varsa fiziksel bir hasardan kaynaklanma olasılığı bulunmaktadır.

Göz kapağı düşüklüğü zaman zaman çok ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabilmektedir.  İnme, beyin tümörü, kanser, ve sinirlerdeki problemler de göz kapağını etkileyebilmektedir.

Göz kapağı düşüklüğü bir veya iki göz kapağının sarkması ile meydana gelebilmektedir. Bazı durumlarda kişinin görme kapasitesi de etkilenebilmektedir. Birçok insan bu sorunu yaşadığının doğrudan farkına varmaz. .Göz kapağı düşüklüğüne çok kuru ve sulu gözler de eşlik edebilmektedir. Görsel açıdan oluşan en büyük problem yorgun görünümdür. Bu sorun kişinin iletişimini de etkileyebilmektedir. Bireyler konuşma esnasında karşısındakini daha net görebilmek için başını yukarı kaldırabilmektedir.

Göz çevresindeki deri cildin diğer bölümlerine göre 10 kat daha incedir. Bu nedenle yaşlanma belirtileri öncelikle göz çevresinde gözlemlenebilmektedir. Bu nedenle göz çevresi bakımına mutlaka dikkat etmek gereklidir. Göz bakım kremleri ile göz çevresini nemlendirmek, oluşabilecek yaşlanma belirtilerini önlemek mümkün.

GÖZ ÇEVRESİ VE TÜM CİLDİNİZ İÇİN SEBİ SİMYACI ANTİ AGİNG KREM

Yüksek miktarda ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi Simyacı Anti Aging Krem “Tek üründe tüm bakım” yapmaktadır. Göz çevresi, yüz, boyun dahil tüm cilde uygulanabilen ürün ilk kullanımdan itibaren yaşlanma karşıtı bakım gerçekleştirmektedir. Sebi Simyacı Anti Aging Krem içerdiği değerli silisyum kaplı minerallerle aydınlık bir görünüm oluşturmaktadır.

Devamını oku

Hiçbir Sebi Pharma ürünü cıva içermez!

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi Pharma ürünleri doğallığa çok önem veriyor. Sebi Pharma ürünleri; cıva, alkol, paraben, silikon ve parfüm içermemekte dört mevsim güvenle kullanılabilmektedir. Sebi Pharma ürünleri Ege ve Akdeniz Bölgesi üniversite hastanelerinde doktorlar tarafından reçete edilmekte ve eczanelerde bulunmaktadır. Cıva içeren bir ürünün eczanelerde ve ecza depolarında bulunması mümkün değildir.

Cilt bakım ürünlerinde cıva yer aldığına dair haberler birçok birey tarafından endişe ile karşılandı. Sebi Pharma ürünlerini tercih eden veya tercih edecek bireylerin bu konuda en ufak bir şüphe duymasına gerek yok. Sebi Pharma doğallığa, kaliteli içeriğe son derece önem vermektedir. Sebi Pharma ürünlerinde yer alan tüm ham maddeler titizlikle seçilmektedir. 9 yıllık yoğun ar-ge çalışması sonucunda oluşturulan ürünler hemen herkes tarafından güvenle kullanılabilir. Sebi Pharma ürünlerinde cıva bulunmadığı gibi paraben, alkol, silikon, parfüm de yer almamaktadır. Sebi Pharma ürünlerinin Sağlık Bakanlığı bildirimi yapılmıştır.

Sebi Pharma ürünleri Ege ve Akdeniz Bölgesi üniversite hastanelerinde doktorlar tarafından reçete edilmekte ve eczanelerde bulunmaktadır. Sebi Pharma ürünlerinin başarısının temelini Sebi Pharma Yönetim Kurulu Başkanı ve Türk Mucit Şebnem Özen’in ödüllü, dünya patentli buluşu “Hücre Yenileyici Bileşen” oluşturmaktadır.

Sebi Pharma başarılarına sürekli olarak yenilerini eklemeyi sürdürmektedir. İstanbul Uluslararası Buluş Fuarına Türk Patent Enstitüsü’nün onur konuğu olarak davet edilen Türk Mucit Şebnem Özen bronz madalya kazanmıştı. Bosna Hersek Kadın Buluşçular Derneği NOVA da Türk Mucit Özen’i “En İyi Kadın Buluşçu” ödülüne layık görmüştü. Sayın Özen 16-19 Haziran tarihlerinde Güney Kore’nin başkenti Seul’de düzenlenen Kore Uluslararası Kadın Buluşçular Fuarına davet edilmiş ve bronz madalya ile ödüllendirilmişti. Endonezya Buluş ve İnovasyon Tanıtım Derneği INNOPA da Türk Mucit Özen’e ödül vermişti.

Sebi Pharma ürünleri; cıva, paraben, alkol, silikon ve parfüm içermemesinin yanı sıra çok fonksiyonlu olması ile de dikkat çekmektedir. Sebi Pharma ürünleri aynı anda birçok problemi gidermeye katkıda bulunmaktadır. Bu sayede kullanıcıları ayrı ayrı ürün kullanma zahmetinden ve masrafından kurtarmaktadır. Sebi Pharma ürünlerinin hiçbiri cildi yormamakta ve yıpratmamaktadır. Aksine tüm ürünler sağladıkları faydanın yanı sıra cilde bakım yapmakta ve cildi çevresel faktörlere karşı güçlendirmektedir.

Devamını oku

Alkol içermeyen cilt bakım ürünleri Sebi Pharma’da!

Ödüllü, dünya patentli formüle sahip Sebi Pharma ürünleri; paraben, alkol, silikon, parfüm içermemekte dört mevsim güvenle kullanılabilmektedir. “Cildinizdeki doğal mucize!” felsefesine sahip Sebi Pharma ürünleri belirttikleri işlevlerinin yanı sıra cilde bakım da yapmakta cildi beslemektedir.

NEDEN ALKOL İÇERMEYEN ÜRÜNLER TERCİH EDİLMELİ?

Alkol tüm cilt tipleri için zararlıdır. Alkol, iritasyona kuruluğa ve serbest radikallerin cilde zarar vermesine neden olabilmektedir. Alkol cildin kendini iyileştirme sürecine de zarar verebilmektedir. Alkol cildin bariyer tabakasında da hasar oluşturabilmekte uzun vadede çeşitli sorunlara yol açabilmektedir.


 
Devamını oku

Neden nemlendirici krem kullanılmalı?

Cildin nemlendirilmesi cilt bakımı açısından büyük önem taşımaktadır. Cilt tipine uygun doğal nemlendirici kullanarak cilt bakımı gerçekleştirilebilir. Cildin nemsiz kalması birçok soruna zemin hazırlayacaktır. Başta; deride kuruluk, yaşlanma belirtileri olmak üzere çeşitli problemler ortaya çıkabilmektedir.

Nemlendirici kullanılmadığında kırışıklıklara zemin hazırlanabilecektir. Uzun vadede derin kırışıklıklar meydana gelecektir. Cildin bariyer tabakası zarar gördüğünde kuruluk gözlemlenecektir. Bu durum düşük dereceli kronik enflamasyonun sonucudur. Düşük seviyeli, süregelen enflamasyon kollajene zarar vermekte ve yaşlanmayı hızlandırmaktadır. Kırışıklık şikayeti mevcutsa nem sağlayan ürün kullanımı fayda getirecektir. Cilt nemlendirildiğinde mevcut çizgilerin görünümü daha iyiye gidecek ve yaşlanma belirtileri daha az görünür olacaktır. Nemini ve suyunu kaybetmiş ciltte yaşlanma belirtileri daha net şekilde ortaya çıkmaktadır.

Kış mevsiminde nem oranı ciddi anlamada düşmektedir. Kuru hava cildin su kaybetmesine, koruyucu tabakasının zarar görmesine yol açabilmektedir. Bunun sonucunda iritanlar daha kolay şekilde kızarıklığa ve pullanmaya yol açabilecektir. Kışın cilde nem kazandırılması önem taşımaktadır. Yağlı ciltlere sahip bireyler dahi kışın kuruluktan yakınabilmektedir.

Kulağa ilginç gelse de akne şikayetinin daha da kötüye gitmemesi için cildin nemlendirilmesi gerekmektedir. Akne ve sivilce şikayeti çoğunlukla yağlı ciltlerde gözlemlenmektedir. Parfümsüz, doğal nemlendiriciler kullanmak fayda getirecektir.

Çevresel faktörler cildin bariyer tabakasına zarar verebilmektedir. Cilt bakımında nemlendiriciye yer verilerek cildin beslenmesi ve güçlenmesi sağlanırsa kullanılan diğer ürünlerden de daha fazla verim alınır. Örneğin anti aging ürün tercih ediliyorsa çeşitli unsurlar nedeniyle yıpranmış cildi nemlendirmek hem cilde bakım sağlayacak hem de kullanılan anti aging üründen daha fazla verim elde edilmesine olanak tanıyacaktır.

Birçok kadın daha iyi bir görünüme sahip olmak için makyaj ürünleri kullanmaktadır. Makyaj ürünlerinin vaat ettiği görünümü sağlayabilmesi için cildin bakımlı olması gereklidir. Cildin nemlendirildiğinde makyaj da daha iyi görünecektir.

Nemlendirici kullanımı kişinin konforunu da sağlayacaktır. Cilt çok kuruduğunda kişi kendini rahatsız hissedecektir. Kaşıntı, rahatsız edici bir his oluşacaktır. Nemlendirici krem kullanımı kişinin kendini iyi hissetmesini sağlayacaktır.

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren ilk kullanımla birlikte yoğun nem sağlayan Sebi İxir Acil Bakım Kremi cilde bakım yapmakta ve cildi beslemektedir. Nemlendirici krem dört mevsim kullanılabilmektedir. Paraben, alkol, silikon, vazelin ve parfüm içermeyen ürün pH nötr özelliği sayesinde tüm cilde uygulanabilmektedir.
Devamını oku

Bulimia nervoza nedir?

Kilo kaybetmek için gerçekleştirilen bilinçsiz çalışmalar çok ciddi sağlık problemlerine neden olabilmektedir. Bir yeme bozukluğu olan bulimia nervoza; aşırı yemek yemek hemen sonra pişmanlık duyarak isteyerek istifra etme, aşırı egzersiz yapma şeklinde kendini gösterir.

Bulimia nervoza, sık sık aşırı yiyecek tüketimi, kilo almaktan korkulduğu için istifra edilmesi, vücudun biçimine ve ağırlığına aşırı önem verme gibi belirtilere sahiptir. Bu problemin nedenleri oldukça kapsamlıdır. Psikolojik faktörler büyük rol oynamaktadır. Kilo kaybına aşırı önem gösterme, ne kadar zayıf olunursa o kadar iyi olunacağı düşüncesi bu yeme bozukluğuna yol açan düşünceler arasında yer almaktadır. Bu zararlı yeme alışkanlığı başladığında; vücut ağırlığının sürekli değişmesi, kusmaya bağlı olarak boğazda yara oluşması, parmaklarda hasarlar, depresyon ve anksiyete gibi bulgular ortaya çıkabilmektedir.

Görünüş, kilo gibi faktörlere çok fazla önem verilmesi, yiyeceklere fazla anlam yüklenmesi, yiyecekleri çıkarmak için ilaçlar kullanılması bulimia nervoza belirtileri arasında yer almaktadır. Yiyeceklerin çıkarılarak kilo verilmeye çalışılması son derece hatalıdır ve sağlığa zararlıdır. Bu sayede kilo kaybetme ihtimali de çok azdır. Bulimia nervozanın çok ciddi sonuçları vardır. Reflü, kalp problemleri, dişlerde yaşanan sorunlar bu yeme bozukluğunun etkilerinden birkaçıdır. Bulima nervozanın hayati tehlikesi de bulunmaktadır. Kişi kendisinde bu hastalığın belirtilerini gözlemliyorsa en kısa sürede doktora başvurmalıdır. Eğer çevrede bu belirtileri gösteren biri bulunuyorsa doktora başvurması için destek olmak fayda getirebilir. Bazı bireyler ise bu yeme bozukluğuna sahip olsa dahi dışarıdan fark edilememektedir. Bu noktada ise çeşitli ipuçları söz konusudur. Aşırı spor yapan, sürekli olarak kilo almaktan endişe ettiğini belirten bireylerin bulimia nervozaya sahip olabilmeleri mümkündür. Bu soruna neden olan unsur net olarak belirlenememiştir. Birçok faktörün etkili olduğu düşünülmektedir. Duygusal sorunlar, toplumsal baskılar olumsuz etkiye sahiptir. Kadınlar, gençler, sporcular ve sanatçılar daha büyük risk grubunda yer almaktadır. Kilo vermeye çalışmak, ideal kiloda olmaya özen göstermek elbette zararsızdır aksine faydalıdır fakat bu istek için bilinçli çaba harcamak gereklidir.

Sağlığı tehlike atmadan, doktora danışarak diyet ve egzersiz yapmak hem etkili olacak hem de sağlık riski oluşturmayacaktır. Belirli sağlık koşullarında basit gibi görünen bir diyet planı dahi çeşitli sorunlara neden olabilmektedir. Bu nedenle kilo verilmek isteniyorsa öncelikle bir doktora başvurmak gereklidir.
Devamını oku

Her pahalı ürün kaliteli midir?

Ürünün içeriği fiyatına etki etmektedir. Kaliteli ürünlerin fiyatı da buna bağlı olarak artabilmektedir. Bununla birlikte bazı ürünler “pahalıysa iyidir” algısından yararlanmaktadır. Sadece fiyat arttırılarak kaliteli izlenimi oluşturulabilmektedir.

Bilinçli tüketici olmak her alanda olduğu gibi cilt bakımında da yarar sağlamaktadır. Ürünün ambalajı estetik ve görsel açıdan fayda sağlasa da asıl etkiyi gerçekleştirecek unsur içeriktir. Pahalı üründen ziyade; cilt tipine uyumlu, problem çözmeye yönelik ürünler tercih edilmelidir. Ürün edinildikten sonra soruların iletilebileceği aktif bir danışma hattının bulunması son derece gereklidir. Bunun yanı sıra cilt tipine uyumlu ürünler seçilmelidir. Cilt tipine uygun olmayan bir seçim yapmak alınacak verimi ciddi anlamda azaltacaktır.

Hemen sonuç alma isteği çoğu zaman hüsranla sonuçlanmaktadır. Çok kısa sürede çözüm vaat eden ürünlerin, işlemlerin olumlu getiri sağlaması istisna denilebilecek kadar azdır. Bunun yanı sıra çok çabuk sonuç bekleme isteği ürünleri kullanım önerisinden sık uygulamaya veya kısa sürede birçok ürün denemeye yol açabilmektedir. Bir kremden fayda alınabilmesi için belirli süre kullanılması gerekmektedir. Belirli bir cilt bakım rutini oluşturulmalı ve buna bağlı kalınmalıdır. Hangi ürün tercih edilirse edilsin cilt temizliği ve güneş koruması ihmal edilmemelidir.

SİZ HİÇ DÜNYA PATENTLİ ÜRÜN KULLANDINIZ MI?

Sebi Pharma ürünleri içerdiği ödüllü, dünya patentli formülün yanı sıra ulaşılabilir, ekonomik fiyatlarıyla da dikkat çekmektedir.

İlaç endikeli, sonuç odaklı Sebi Pharma ürünleri ekonomik rakamlarla kullanıcıyla buluşmaktadır. Cilt bakımının herkes için ulaşılabilir olmasını hedefleyen Sebi Pharma’nın başarı ölçütü ekonomik kazanç değil kullanıcılarının ciltlerindeki olumlu değişimlerdir. Bu noktada örnek olarak şu düşünülmelidir; ağrı kesicilerin fiyatı oldukça düşüktür fakat bilinçli kullanıldığında fayda sağlayabilmektedir. Eczanelerde, ecza depolarında bulunan Sebi Pharma ürünleri cilt problemlerini gidermeye yardımcıdır. Leke, sivilce, akne, yaşlanma belirtilerini gidermeye katkıda bulunan ürünler cildi yıpratmamakta aksine bakım yapmaktadır.

Sebi Pharma ürünlerinin kullanıcılara sağladığı önemli bir avantaj da bir üründen birden fazla fayda sağlanmasıdır. Bu sayede birçok ürüne bütçe ayırmak zorunda kalınmamaktadır. Az sayıda ürün, kullanım konforu da sağlamaktadır. Ürünlerde paraben, alkol, silikon, parfüm ve hidrokinon bulunmaması da kullanıcıların lehine, oldukça önemli bir faktördür.

Tüm Sebi Pharma ürünlerini incelemek için tıklayın!
Devamını oku

En zoru başarmayı seviyoruz!

Sebi Pharma en zoru başarmayı seviyor. Firma; ödüllü dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren ürünleriyle en zor cilt problemlerini dahi gidermeye katkıda bulunuyor. Sebi Pharma ürünleri bununla da kalmıyor tek ürünle birden fazla fayda sağlıyor. Tüm bunlar büyük bir kullanıcı memnuniyeti oluşturuyor.

Sebi Pharma ürünlerini tercih edenlerin büyük kısmını birçok ürün, yöntem denemiş kullanıcılar oluşturmaktadır. Hiçbir şekilde umduğunu bulamayan kullanıcılar neredeyse tüm cilt bakım ürünlerinden ümidi kestiklerini ifade etmektedirler. Büyük çoğunluk ise; harcadıkları paradan ziyade hayal kırıklığının yıpratıcı olduğunu belirtmektedir.

Sebi Pharma’nın başarılı ve farklı olmasının elbette somut nedenleri var. Öncelikle ürünün içeriği farklıdır. Eğer formül farklı olmasaydı “buluş” özelliğine sahip olamazdı ve ulusal, uluslararası patent alamazdı. Dünya çapında gelişme kaydeden buluş Sebi Pharma ürünlerinin başarısının temelini oluşturmaktadır. Kullanıcılar Sebi Pharma’ya güvense ve formülün başarısından şüphe etmese de ürünün yararını kendisi gözlemlemek istemektedir. Bu elbette oldukça doğal bir istektir. Tüm buluşlar hayatı kolaylaştırmak, bir sorunu çözmek amacını taşır. Sebi Pharma ürünlerini deneyimleyen kullanıcılar sonuçları kendileri de görmektedirler. Bunun sonucunda teşekkür iletiler göndermektedirler. Birçok kullanıcı, memnuniyetini çevresi ile de paylaşmakta ürünün yararları bu şekilde fısıltı gazetesiyle yayılmaktadır.

Firmanın dikkat çekici bir yönü ise tek ürünle çok fayda sağlanmasıdır. Maalesef cilt bakım alanında sıklıkla rastlanan tablo şudur; kullanıcı a şikayeti için bir ürün alır fakat üründen umduğunu bulamaz. Daha kötü bir olasılıkta ise şöyle olur; kullanıcı a şikayeti için bir ürün edinir fakat a sorununa b sorunu da eklenir. Sebi Pharma ürünlerinde ise rastlanan durum şöyledir; kullanıcı Sebi Pharma’dan a sorunu için bir ürün alır, a sorunu giderilir. Bunun yanı sıra diğer problemlerde de olumlu gelişmeler gözlemlenir. Sözünü tutan hatta daha fazlasını gerçekleştirilen ürünler elbette büyük bir beğeniyle karşılanmaktadır. Tek üründe fazla yarar elde edilmesi hem ekonomi hem de kullanım konforunu sağlamaktadır. Tüm bu olumlu yorumlar, ciltlerde yaşanan değişimler Sebi Pharma için en büyük motivasyon kaynağını oluşturmaktadır. Kullanıcı memnuniyetine odaklanan ve çok değerli yanıtlar alan Sebi Pharma çalışmalarını yoğun şekilde sürdürmektedir.
Devamını oku

Siyah noktalar ve cilt bakımı

Siyah noktalar oldukça sık karşılaşılan bir cilt problemidir. Siyah noktalar sırt, göğüs, boyun, omuz ve kol bölgelerinde oluşabilmektedir. Hormonal değişimler, kullanılan ilaçlar siyah noktalara sebebiyet verebilmektedir. Cilt hijyenine dikkat etmek siyah nokta, akne, sivilce şikayetlerinin oluşumunu önlemeye katkıda bulunacaktır.

Siyah noktalar aşırı sebum üretimi ile tetiklenmektedir. Çoğunlukla hormonal değişimler sonucunda sebum üretimi artar. Örneğin ergenlik döneminde siyah nokta şikâyeti oldukça yaygındır. Sebum koyu renkte pigment içermektedir. Melanin ismi verilen bu pigment hava ile temas ettiğinde siyah renge dönüşmektedir. Bundan dolayı siyah noktalar koyu renkte görünüme sahiptir. Siyah noktaları sıkmak sorunun çözülmesine katkı sağlamayacaktır. Aksine problem daha da büyüyecektir. Yetersiz beslenme de siyah noktalara oluşumunu etkileyebilmektedir.
 

Siyah noktalar sivilceler gibi enflamasyona sahip değildir. Bu nedenle herhangi ağrıya neden olmazlar. Siyah noktalardan çoğunlukla görsel kaygılarla şikâyet edilmemektedir.

Siyah noktalar için alınabilecek çeşitli önlemler vardır. Bu öneriler cilt bakımı açısından da fayda getirecektir.

Düzenli olarak cilt temizliği yapılmalı, deri kir ve yağdan arındırılmalıdır. Böylelikle gözeneklerin tıkanması önlenebilmektedir. Cilt temizliğinde kullanılacak ürün dikkatle seçilmelidir. Tercih edilen cilt temizleyici ürünün deriyi başarılı şekilde arındırabilmesi ve cildi yoran içerikler bulundurmaması son derece önemlidir. Yüz temizliğinde el sabunları kullanılmamalıdır. Cilt temizliğini bu şekilde yapmak gözenekleri tıkayacaktır. Cilt yıkanırken çok soğuk ve çok sıcak su kullanımından kaçınılmalı, ılık su tercih edilmelidir.

Cilt temizliği, cildi yıkamak kadar aşırıya kaçmamak da önem taşımaktadır. Cildi çok sık yıkamak deriyi irite edebilir. Deriyi çok sık yıkamak cildin doğal yağına zarar verecektir. Derideki doğal yağ (sebum) cildi çevresel faktörlere karşı korumaktadır ve bu özelliğiyle oldukça faydalıdır.

Spor yapan bireylerin cilt temizliğine önem göstermesi gerekmektedir. Spordan sonra cilt temizlenmelidir. Terleme aşırı şekilde bakteri ve yağ üretimine sebep olabilmekte bu da siyah noktalara yol açabilmektedir.

Cildin yağlı olması derinin nemlendirmeye ihtiyacı olmadığı anlamına gelmemektedir. Cilt tipine uygun bir nemlendirici ile cilt bakımı başarılı şekilde gerçekleştirilebilir.

Sebi Pharma’nın ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi İxir Akne Kremi yağlı ciltlerde sıkça karşılaşılan siyah nokta, yağ, sivilce, akne gibi şikayetleri gidermeye yardımcıdır. Pürüzsüz ve duru bir görünüm sağlayan sivilce kremi cilde bakım yapmakta ve cildi beslemektedir. Sebi İxir Akne Kremi paraben, alkol, silikon, parfüm içermemektedir.

Siyah nokta giderici sivilce kremi için tıklayınız.
Devamını oku

Normal ciltler için cilt bakım önerileri!

Normal ciltlerin bakımı diğer cilt tiplerine oranla daha kolaydır. Cilt bakım ürünleri seçerken de bu avantaj devam etmektedir. Cilt temizliği ve güneş koruyucu kullanımı ihmal edilmemelidir. Bunun yanı sıra dört mevsim nemlendirici de kullanmak gereklidir.

Birçok birey normal cildi lekesiz, mükemmel olarak değerlendirmektedir. Normal ciltlerde leke, siyah nokta, gözenek, kırışıklık, güneş lekesi, renk tonu eşitsizliği gibi şikayetlerin de oluşmaması beklenir. Oysa gerçek hayatta bu kadar kusursuz bir cilt oldukça nadirdir.

Normal ciltte beklentiler de önemlidir. Örneğin ciltteki küçük bir kuruluk kuru cilt, az bir yağlanma yağlı cilt olarak nitelendirilememektedir. Cilt kuru veya yağlı olarak nitelendirilemiyorsa bu normal cilde işaretlidir. Yağlılık ve kuruluk şikayeti son derece nadirse ve kolayca giderilebilmekteyse cilt normaldir. Bu cilt tipinde gözenekler ya görünmezdir ya da görünebilecek kadar büyük değildir. Normal ciltlerde rahatsız edici şekilde  yağ şikayeti de yaşanmaz. Kuru ciltlere özgü olan rahatsız edici sıkılık, kaşıntı hissi de bu cilt biçiminde bulunmamaktadır. Sıkça rastlanan olumlu bir belirti de çevredeki
insanların takdirini almaktır. Birçok kişi normal ciltlerin görünümü hakkında olumlu görüşlere sahiptir.

Normal ciltlerde cilt tipinden bağımsız olarak problemler söz konusudur. Örneğin kırışıklıklar, güneşin verdiği hasarlar, kahverengi noktalar normal ciltlerde de meydana gelebilmektedir. Bununla birlikte zaman içinde cilt tipi değişebilmektedir. Cilt tipleri kalıcı değildir. Hormonlar, çevre, beslenme alışkanlıkları, iklim ve kullanılan ürünlere göre cilt tiplerinde değişim söz konusudur. Cilt bakım ürünü seçerken dikkatli davranılmalı ve etiket okuma alışkanlığı edinilmelidir. Aksi takdirde cilt tipiyle ilgili sorunlar da medyana gelebilmektedir. Paraben, alkol, silikon, parfüm içermeyen doğal ürünleri tercih etmek yararlı olacaktır.

Cilt tipi ile cilt şikayetleri karıştırılmamalıdır. Bir birey cilt tipinden kaynaklı herhangi sorun yaşamayabilir fakat farklı cilt problemleri olabilir. Örneğin hiçbir yağlanma ve kuruma belirtisi olmayan ciltte yaşlanma belirtileri gözlemlenebilir. Her alanda olduğu gibi bu konuda da önceden önlem almak yarar sağlayacaktır. Sorun ortaya çıkmadan veya belirtileri henüz yavaş yavaş belirginleşirken önlem alınmalıdır. Problemin büyümesini beklemek çözümünü de zorlaşacaktır. Bunlara ek olarak yılda bir kez tüm cildin uzman bir doktor tarafından incelenmesi önem taşımaktadır. Bu sayede erken teşhis olanağı söz konusu olmaktadır.
Devamını oku

Çevre, cildinizi nasıl etkiliyor?

Hemen herkes güzel ve bakımlı bir cilde sahip olmak ister. Cilt sürekli olarak çevresel faktörlere maruz kalmaktadır. Mevsim değişikliklerinde, seyahatlerde cilt etkilenmektedir. Bunlar da cildin kendini koruyan bariyer tabakasını zorlayabilmektedir. Ciltteki bu değişimler kolayca fark edilebilmektedir.

Sıcak havada vücut önlem olarak terlemektedir. Terleme birçok cilt problemine yol açabilmektedir. Bu durumda kaliteli bir temizleyici ile cildi arındırmak iyi bir fikirdir. Sıcak hava cildin kurumasına sebebiyet verebilmektedir. Bunun sonucunda cilt kuru ve pul pul dökülen bir yapıya gelebilmektedir. Cildin su kaybetmesini önlemek için bol su tüketimi ve nemlendirici kullanımı önem taşımaktadır.

Soğuk hava ve rüzgar cildin nemini azaltabilmektedir. Bunun sonucunda cilt kuruyabilmekte ve pullanma sorunu yaşayabilmektedir. Kapalı mekanlarda kullanılan ısıtıcılar da cildi kurutabilmektedir. Eğer cildin kurumaya başladığı gözlemleniyorsa iyi bir nemlendirici seçilmelidir. Çok uzun süre sıcak su ile duş alınması da cildi kurutabilecektir.

Nemli hava da cildin üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Düşük nemlilik cildin kurumasına neden olduğu gibi çok fazla nem de terlemeye gözeneklerin tıkanmasına sebebiyet verebilmektedir. Bunun sonucunda akne ve sivilce gibi sorunlar da gözlemlenebilmektedir. Her iki durumda da cilt hijyenine dikkat etmek ve nemlendirici kullanımını ihmal etmemek önem taşımaktadır.

Kirlilik problemleri arasında yer alan çevre kirliliği hem genel sağlığı hem de cildi etkileyebilmektedir. Duman, arabaların egzozlarından çıkan zararlı gazlar çevre kirliliğine katkıda bulunmaktadır. Çevre kirliliği hem genel sağlığa hem de cilde zararlıdır. Bunun sonucunda gözenekler tıkanabilmekte ve gözenekler tıkanabilmektedir. Kırışıklık ve yaşlanma belirtileri meydana gelebilmektedir. Çevre kirliliği akneyi de tetikleyebilmektedir. Bu dış faktörden tamamen korunmak mümkün değildir. Bununla birlikte düzenli olarak nemlendirici kullanmak ve cildi iyi bir şekilde temizlemek fayda getirecektir.

Bulunulan bölgeye göre güneş ışınları az ya da çok cilde zarar verecektir. Ultraviyole ışınları cilde çeşitli zararlar verebilmektedir. Bunun sonucunda kırışıklıklar, erken yaşlanma belirtileri, güneş lekeleri, cilt kanseri gibi birçok olumsuz sonuç meydana gelebilmektedir. Dört mevsim güneş koruyucu kullanımı cilt bakımı açısından oldukça önemlidir.

Sebi Pharma Der Ki;

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi İxir Acil Bakım Kremi ilk kullanımdan itibaren cilde bakım yapmaktadır.  Yoğun nem sağlayan krem cildi çevresel faktörlere karşı korumaktadır. Sebi İxir Acil Bakım Kremi cildin daha bakımlı görünmesine katkıda bulunmakta ve cildin yıpranmasını önlemeye yardım etmektedir. Ürün; paraben, alkol, silikon, parfüm içermemektedir.

Cildin yıpranmasını önleyen krem için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Zayıflamak için: kinoa tohumu

Kinoa sağlığa olan faydalarıyla oldukça dikkat çekmeye başladı. Tok tutan, birçok besin ile uyum sağlayan kinoanın besleyici değeri de oldukça yüksek. Kinoa kilo vermek isteyen bireylere de yardımcı oluyor.

Kinoanın kalorisi, yüksek denebilecek düzeydedir. Eğer hedeflenen kilo kaybı ise mutlaka porsiyonlar kontrol altında tutulmalıdır. Bir kase kinoa ortalama 222 kaloridir. 1200 kalorilik bir diyette bu günlük kalori ihtiyacının beşte biri demektir. Porsiyon boyutuna dikkat edilmezse kilo vermeye çalışılırken kilo alındığı tecrübe edilebilir.

Kinoa düşük kalorili bir yiyecek olmasa da besin değerinin oldukça yüksek olduğu unutulmamalıdır. Bir kase kinoa yüksek miktarda B kompleks vitamini içermektedir. Bu da sağlıklı bir metabolizma için önem taşımaktadır. Fosfor gibi önemli mineraller de kinonanın zengin içeriği arasında yer almaktadır. Besin; magnezyum, bakır, manganez, çinko ve demir içermektedir.

Kinoa yüksek miktarda protein ve lif içermektedir bu da kilo kaybına yardımcı olmaktadır. Lifli gıdalar tüketmek kilo vermeye yardımcı olmaktadır. Besinin içinde yer alan protein kan şekerini düzenlemeye yardım etmektedir. Yüksek lif içerilmesi sindirim sistemine de katkıda bulunmaktadır.

Bu gıdanın kilo kaybına olan katkıları ile ilgili araştırmalar sürmektedir. Kobaylar üzerinde yapılan bir çalışmada kinoa yiyen kobayların diğerlerine oranla daha az yiyecek tükettiği gözlemlenmiş. Diğer tahıllarla oranla kinoa çok az yağ içermektedir.
 

Kinoa tüketilirken porsiyon kontrolü büyük önem taşımaktadır. Sebzeler hem porsiyon boyutunu arttıracak hem de ciddi bir kalori artışı getirmeyecektir. Kinoa birçok yemeğe kolaylıkla uyum sağlamaktadır.

Bu gıdanın kilo kontrolü dışında da birçok faydası vardır. Birçok birey sağlık gerekçesi ile glutensiz beslenmeyi tercih etmektedir. Birçok araştırmacı ekmek ve makarnadan vazgeçemeyen bireyler için kinoadan faydalanmaya çalışmaktadır.

Kinoa antioksidan bakımından da oldukça zengindir. Antioksidanlar serbest radikallerle mücadele ederek birçok hastalığı önlemeye yardım etmektedir. Bu gıda yüz yıllardır yetiştirilmektedir. Besinin sağladığı bir avantaj da oldukça kısa sürede hazırlanabilmesidir. On beş dakika içinde kinoa tüketime hazır hale getirilebilmektedir.

Kinoanın zengin içeriği bu besinin bilinirliğini ve tüketimini arttırmaktadır. Protein ve lif bakımından yüksek olan gıda oldukça besleyicidir.

Devamını oku

Kuru ciltler için ipuçları

Cilt kuruluğu oldukça yaygın bir şikâyettir. Kuru cilt istenildiği gibi gözükmemekte kişinin rahatsız hissetmesine neden olmaktadır. Ciltteki kuruluk problemi yaşlanma belirtilerinin meydana gelmesine de neden olacaktır.

Cilt kuruluğunun birçok sebebi olabilir. İklim, kullanılan ürünler, yaşın ilerlemesi gibi faktörler cildin kurumasına sebebiyet verebilmektedir.

Kış aylarında hava sıcaklığına bağlı olarak kuruma şikâyeti gözlemlenebilmektedir. Yağlı ciltlere sahip bireyler dahi kuruluk yaşayabilmektedir. Düşük hava sıcaklığının yanı sıra kapalı ortamları ısıtmada kullanılan cihazlar da havayı kurutabilmekte ve cildi olumsuz etkileyebilmektedir.

Sıkça yapılan bir hata da banyo sırasında suyu çok sıcak şekilde ayarlamaktır. Birçok insan sıcak suyu sever fakat bu durum cilt için olumsuz bir tablo yaratır. Aşırı sıcak ve buhar cildin doğal yağlarına zarar verecektir. Suyun altında uzun süre durmak da cildi yoracaktır.

Üşengeçlikten veya gerekli önem gösterilmediği için el temizliğinde kullanılan sabunlar yüze de uygulanabilmektedir. Sabunlar oldukça sert içeriğe sahiptir. Eldeki tüm kir ve bakteriyi temizlemek üzere tasarlanmışlardır.

Yaşın ilerlemesi ile birlikte hormonlarda da değişiklikler ortaya çıkabilmektedir. Bunun sonucunda cilt kuruyacaktır. Yaşlandıkça cilt nemini kaybedecek ve kuruyacaktır. Hem kuruluk şikayeti hem de sarkma, kırışıklık gibi problemler meydana gelebilir. Özellikle ileri yaşlardaki bireyler cilt nemlendirilmesini çok önem vermesi gereklidir.

Giyim ürünleri de zaman zaman sorun oluşturabilmektedir. Giysinin yapıldığı kumaş, kullanılan çamaşır temizleyici ürün cildi irite edebilmektedir.

Cildi yormayan, doğal cilt temizleyiciler seçilmelidir.  Cilt temizleyicinin cildi kurutmaması, parfüm, alkol içermemesi önemlidir. Eğer cilt hassasiyeti de söz konusu ise ürünün hassas ciltlere uyumlu olup olmadığı hakkında bilgi alınmalıdır.

UVA, UVB ışınlarının cilde verdiği zararlar arasında cilt kuruluğu da vardır. UVA UVB ışınları güneş yanıklarına, lekelere, cilt tonu eşitsizliklerine, erken yaşlanma belirtilerine ve cilt kuruluğuna neden olmaktadır.

Düzenli olarak kaliteli bir nemlendirici krem kullanımı gereklidir. Bunun yanı sıra cildi kaşımaktan kaçınılmalıdır. Bahçe işleri ile uğraşılırken, bulaşık yıkanırken veya ev temizlenirken mutlaka koruyucu eldivenler kullanılmalıdır. Yeterli su tüketildiğinden de emin olunmalıdır. Dehidrasyona uğramak hem genel sağlık hem de cilt açısından olumsuzdur.

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi İxir Acil Bakım Kremi yoğun nem sağlıyor, cildi besliyor ve bakım yapıyor. İlk kullanımdan itibaren cilde bakım yapan Sebi İxir Acil Bakım Kremi 7’den 70’e tüm aile bireylerinin kullanacağı yapıda. Cildi besleyen krem mevsimsel koşulların cilde zarar vermesini önlemeye de yardımcıdır.

Devamını oku

Cildiniz için bu besinlere dikkat!

Tüketilen besinlerin sağlık üzerindeki etkisi tartışılamaz konumdadır. Sağlıklı beslenme alışkanlıkları kişiye ciddi faydalar getirmektedir. Bunun tam tersi de geçerlidir. Sağlığa ve cilde olumsuz etkide bulunan beslenme alışkanlıklarından kaçınarak istenilen cilde kavuşmak kolaylaştırılabilir.
 

Gıdaların işlenmesi ve ambalajlanması sonucunda ürünlerin besin değeri azalabilmektedir. Bununla birlikte ürünün kalitesi de oldukça önemlidir. Daha iyi kalitede ürünler seçmek cildin daha iyi görünmesine yardımcı olacaktır. Meyve ve sebzeler yüksek miktarda su içermektedir. Su; vücudun sağlıklı şekilde çalışabilmesi, cildin iyi bir görünüme sahip olması ve yağ üretiminin düzenlenmesi açısından önem taşımaktadır.

Organik olmayan, hormon içeren, zirai ilaç kalıntısı bulunduran gıdalar hem sağlığa hem de cilde zarar vereceklerdir. Vücut bu yabancı kimyasalları tanımayacak ve tepki gösterecektir. Çalışmalar doğal olarak üretilen meyve ve sebzelerin diğerlerine oranla 2-3 kat daha fazla vitamin ve mineral içerdiğini belirtmektedir.

Tüketilen et ürünlerine son derece dikkat edilmelidir. Sağlıksız koşullarda üretilen et ve et ürünleri çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilmekte sindirim sisteminde olumsuzluklar meydana getirebilmektedir.

Sağlıksız koşullarda üretilen sütler ve bu sütlerden elde edilen gıdalar da sağlık açısından sorun oluşturabilmektedir. Süt üretimini arttırabilmek için ineklere hormon takviyesinde bulunulabilmektedir. Bu hormon kalıntıları süte de geçmektedir. Bu şekilde üretilen sütler tüketildiğinde çeşitli sağlık sorunları oluşabilmektedir. Hormonsuz süt ve süt ürünleri tercih edilmelidir.

Yapay tatlandırıcılar, renklendiriciler besleyici değerleri olmadığı gibi sağlık problemlerine de yol açabilmektedir.

Birçok insan çeşitli besin takviyeleri kullanmaktadır. Seçilen takviyeler dikkatle incelenmediği veya kalitelileri seçilmediği takdirde fayda yerine zarar alınacaktır. Hemen her gün alınan bu ürünlere dikkat edilmelidir.

Şeker bağışıklık sistemini güçsüzleştirebilmektedir. Bunun sonucunda vücut bakterilerle yeteri kadar mücadele edememektedir. Bunun sonucunda akne ve diğer cilt problemleri meydana gelebilmektedir. Aşırı şeker tüketimi sağlığa da cilde de olumsuz etkide bulunmaktadır.

Fazla kafein tüketimi vücuttaki kortizol düzeyini arttırabilmektedir. Aşırı kortizol üretimi yaşlanma sürecini hızlandırmakta ve cilde zarar vermektedir.  Yüksek miktarda kortizol cildin incelmesine de sebebiyet verecektir. Cildin incelmesi mimik çizgilerin, kırışıklıkların daha da belirginleşmesine yol açacaktır. Kahve diüretik etkiye sahiptir. Vücudun susuz kalmasına neden olabilecektir.

Devamını oku

Selülit nedir?

Sıkça şikayet edilen problemlerden biri de selülittir. Selülitlere birçok faktör neden olabilmektedir. Selülit çoğunlukla üç aşamada incelemektedir. Birinci seviyede belirtileri kolayca gözlemlemek mümkün değildir. Mikroskopla inceleme yapılması gereklidir. İkinci aşamada ise durum daha da ilerlemiştir, anatomik değişimler söz konusudur. Üçüncü seviyede ise selülit gözle görünecek aşamaya gelmiştir.
 

Selülit hem erkeklerde hem de kadınlarda oluşabilmektedir. Bununla birlikte selülit kadınlar arasında daha yaygındır. Bunda yağ ve bağ dokusunun özellikleri etkili olmaktadır. Selülitlerin oluşumu çeşitli faktörlerden kaynaklanmaktadır.

Hormonal unsurlar sağlık ve cilt problemlerinde olduğu gibi selülitlerin gelişiminde de önemli rol oynamaktadır. Östrojen, insülin, noradrenalin, tiroit hormonaları ve prolaktin hormonlarından şüphe edilmektedir. Belirli genler selülit gelişimine neden olmaktadır. Cinsiyet, yavaş metabolizma gibi unsurlar da selülit sorununu yaşama olasılığını arttırmaktadır.

Yaşlandıkça vücut daha az östrojen üretecektir. Kan dolaşımına katkıda bulunan östrojenin azalması selülitlere de davetiye çıkaracaktır.

Çok fazla yağ, karbonhidrat, tuz tüketen, az lif alan bireylerin selülit sorunu yaşama ihtimali daha fazladır. Sağlıklı beslenmenin birçok faydasından biri de selülit yaşama olasılığının azalmasıdır.

Yaşam tarzı da selülit üzerinde etkilidir. Sigara kullanımı, spor yapılmaması, uzun süre oturulması da bu soruna neden olan unsurlar arasında yer almaktadır. Sigara kan dolaşımını yavaşlatmakta, yaşlanma belirtilerinin erkenden ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Sigara renk tonu eşitsizliğinin de sebepleri arasında yer almaktadır.

Egzersiz yapmak metabolizmayı ve kan dolaşımını hızlandıracaktır. Kullanılan selülit karşıtı ürünlerden de daha fazla verim almak mümkün olacaktır.

Selülitin sadece kilo problemi yaşayan bireylerde meydana geldiği düşüncesi doğru değildir. Aşırı kiloya sahip olmak cilt altında daha fazla yağ olmasına ve bu yağın bağ dokuya daha fazla baskı uygulamasına sebebiyet verecektir. Selülit her ölçüde, kilodaki bireyin başına gelebilmektedir. Düzenli spor yapan, sağlıklı beslenen, sağlığa dair hemen hemen tüm kurallara uyan bireylerde dahi selülit gözlemlenebilmektedir.  Bununla birlikte beslenmeye dikkat edilmesi genel sağlık, cilt bakımı ve selülit karşıtı bakım için avantaj sağlayacaktır. Bol su tüketilmesi, su oranı yüksek gıdaların seçilmesi fayda getirecektir.  Genel sağlığa dikkat edilmesi cildin görünümü açısından da fayda getirecektir.

Selülit Karşıtı Formül için tıklayınız.

Devamını oku

Cildiniz yaşlandıkça daha çok ilgi istiyor!

“Şimdi genç olmak vardı!” cümlesini mutlaka duymuş veya kullanmışsınızdır. Cilt bakımında da bu durum aynen geçerli. Yaşın ilerlemesiyle birlikte cilt çevresel faktörlere karşı daha az tolerans gösterecektir. Bununla birlikte eğer genç yaşlarda cilt bakımına dikkat edilmediyse ve zararlı alışkanlıklar söz konusuyla yaşlanma belirtileri daha çok ortaya çıkacaktır.

Cildin kendini çevresel faktörlere karşı koruyan bariyer tabakası mevcuttur. Deri sıcak-soğuk, kirlilik gibi unsurlara karşı vücudu korumaktadır. Cilt belirli bir düzeye kadar kendin kendini savunacaktır. Bununla birlikte dikkat edilmezse çeşitli sorunlar meydana gelebilecektir. Örneğin güneş koruyucu kullanılmaması, sigara alışkanlığına sahip olunması, cildin kaşınması, cilt temizliğine dikkat edilmemesi, aşırı sıcak ve soğuk için önlem alınmaması, nemlendirici kullanımının aksatılması gibi faktörler cildin yorulmasına sebebiyet verecektir. Dikkat edilmesi gereken önemli bir konu da hatalı alışkanlıkların hemen sonuç vermeyeceğidir. Örneğin cilt temizliğine dikkat etmemek önemsenmeyebilir ve deride bununla ilgili herhangi olumsuz geri bildirim görünmeyebilir. Oysa bu hata sonucunu zaman içinde gösterebilir. Cilt bakımına dikkat edilmemesi birikimli olarak sorunların oluşmasını beraberinde getirecektir. Güneş koruyucu kullanılmaması da buna iyi bir örnektir. Cilt yanıkları kısa sürede gözlemlenen bir geri bildirimdir oysa UVA, UVB ışınlarının cildin olağan çalışmasına verdiği hasar sonuçlarını zaman içinde gösterecektir.
 

Yaşın ilerlemesi ile birlikte daha da önem kazanan bir unsur da nemlendirici kullanımıdır. Genç yaşlarda cilt neme sahiptir. Kuruluk şikayeti nadiren yaşanır veya yaşanmaz. Yaşın ilerlemesiyle birlikte deri kuruyacaktır. Bu nedenle nemlendirici kullanımı ihmal edilmemelidir. Cildi nemlendirmenin sadece kuru ciltler için bir ihtiyaç olduğu düşünülmemelidir, tıpkı cilt temizliği gibi nemlendirici bakım da tüm cilt tipleri için dört mevsim ihtiyaçtır.

Yaşın ilerlemesi ile birlikte anti aging bakım olan ihtiyaç doğal olarak artmaktadır. Cilt tipine, ihtiyaçlara uygun bir anti aging kremi yaşlanma belirtileri çok ilerlemeden seçmek avantaj sağlayacaktır. Yaşlanma belirtileri çok derinleşmişse de başarılı formüllere sahip ürünler tercih ederek anti aging bakım gerçekleştirilebilir. Anti Aging kremlerin düzenli kullanılması bunun yanı sıra cilt bakımına da dikkat edilmesi avantaj sağlayacaktır.

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi Simyacı Anti Aging Krem cildiniz için sarkmalarla, kırışıklıklara, lekelerle, siyah noktalarla mücadele ediyor aydınlık bir görünüm sağlıyor. Sebi Simyacı Anti Aging Krem ilk kullanımdan itibaren cilde bakım yapıyor. Sebi Simyacı, tüm Sebi Pharma ürünleri arasında en yüksek oranda “Hücre Yenileyici Bileşen” içerme özelliğine de sahiptir.

Yaşlanma Karşıtı Bakım Kremi için tıklayınız.

Devamını oku

Daha bakımlı saçlar için neler yapılabilir?

Saçların dökülmemesi, kopmaması kadar güzel bir görünüme sahip olması da oldukça önemlidir. Bakımlı; iyi görünüme sahip saçlar dikkat çekecek, kişinin kendini iyi hissetmesini sağlayacaktır. Çeşitli önlemler alınarak ve saç bakımına dikkat edilerek saçlar istenilen görünüme kavuşturulabilir.

Saçları doğru şekilde yıkamak önemlidir. Her gün saçları yıkamak saçlardaki doğal yağı sıyıracaktır. Saç kurutucusunun doğru kullanımı da önem taşımaktadır. Saç kurutucusu soğuk ayarda kullanılmalı ve saça çok yakın tutulmamalıdır. Saça yakın tutulduğu takdirde saçlar zarar görebilecektir. Fön makinalarını doğru şekilde kullanmak gereklidir. Mümkün olduğu kadar sıcak modu açmamakta fayda vardır, bu seçenek saça zarar verecektir.
 

Saçlar nemliyken saçları taramaktan kaçınılmalıdır. Saçlar nemliyken kopmaya daha elverişlidir. Saçlar çok sık taramaktan da kaçınılmalıdır. Saçları çok sık taramanın saçları yumuşatacağı söylenir oysa bu saçların kırılmasına sebebiyet verecektir

Saça stil veren ürünler çok yoğun olarak kullanılmamalıdır bu ürünler saçları yorabilecektir.

 

Tıpkı cilt gibi saçlar da güneşin zararlı ışınlarından etkilenebilmektedir. Saçları ve saç derisini de güneşten korumak gereklidir. Güneşin dik olarak geldiği saatlerde dışarı çıkmaktan kaçınmak, şapka takmak fayda getirecektir. Özellikle yazın saçlar ciddi anlamda yıpranabilecektir. Saçlar deniz ve havuz suyu ile yıpranabilmektedir. Bu nedenle en kısa sürede saçlar durulanmalıdır. Klorlu veya tuzlu suyun uzun süre saçlarda kalmasına izin verilmemelidir. Havuza gidiliyorsa bulaşıcı hastalıklardan kaçınmak için mutlaka bone kullanılmalıdır. Bu sadece bireye değil çevresindekilere de fayda sağlayacaktır.

Hem genel sağlık hem de cilt bakımı açısından beslenmenin önemi büyüktür. Sağlıklı veya sağlıksız beslenme etkisini kısa süre içinde gösterecektir. Saç sağlığı açısından yeterli protein tüketimi önem taşımaktadır. Mutlaka yeterli miktarda demir ve protein alındığından emin olunmalıdır. Bu içerikler saç sağlığı açısından önem taşımaktadır. Çok sık hareket eden, enerji harcayan bireylerin bu konuda daha dikkatli olması gerekmektedir. Saçlara şekil verilirken acı çekiliyorsa buna izin verilmemelidir. Saç ve saç derisinin zorlanması olumsuz sonuçlara yol açacaktır. Saç renginin değiştirilmesi de saçı yoracaktır. Çok sık saç rengi değiştirmek, saçı tamamen zıt renklere boyatmakta saçın bakımlı görünmesini zorlaştıracak faktörler arasında yer alacaktır.

Saç Bakım ürünümüz için tıklayınız.

Devamını oku

Karabuğday nedir?

Karabuğday, glüten içermemesi ile dikkat çekmektedir. Oldukça lezzetli bu besin, zengin ve besleyici içeriği ile gittikçe daha popüler olmaktadır.  Çeşitli kültürlerde karabuğday ile hazırlanan yemeklere rastlamak mümkündür.

Karabuğdayın sağlığa birçok faydası vardır. Besin yüksek miktarda protein içermektedir. Et tüketmeyen bireyler için mükemmel bir alternatiftir. Karabuğday nişastası işenmiş besinlerde yağ alternatifi olarak da kullanılabilmektedir. Bu bitkinin kabuğu yastık doldurmakta kullanılabilmektedir. Tüye, toza ve polene alerjisi olan bireyler için bu biçimde yastıklar hazırlanabilmektedir. Yapılan araştırmalar karabuğdayın diyabeti kontrol etmeye yardım ettiğini ortaya çıkarmıştır. Besinin glisemik indeksi oldukça düşüktür. Diğer buğday ürünleri düşünüldüğünde daha uzun süre tok tutma özelliğine sahiptir.

Bitki; bağırsakları temizler ve iştahı arttırır. Bu besinin tüketiminin kronik diareye de faydalı olduğu belirtilmektedir.

Hemen herkes tükettiği besinlerin sağlıklı koşullarda yetişmesini istemektedir. Özellikle tarım alanında en sık yakınılan unsurlardan biri de kullanılan kimyasallardır. Ürünleri haşerelerden korumak, daha hızlı yetişmesini sağlamak için çeşitli yapay maddelerden faydalanılmaktadır. Bu kimyasalların kalıntıları besinlerde kalabilmekte ve insan vücuduna geçebilmektedir. Karabuğday üretimi bu açıdan oldukça olumlu bir durumdadır. Bitki çok hızlı şekilde yetişmektedir.

Besinin kışın tüketilmesinde de fayda vardır. Özellikle soğuk kış aylarında bu buğdayın tüketimi yarar getirecektir.

Bitkinin besleyici değeri de oldukça yüksektir. Yüksek miktarda kaliteli protein içermektedir. Demir bakımından da zengin olan gıda yüksek miktarda karbonhidrata da sahiptir. Karabuğday birçok mineral ve vitamin içermektedir. Çinko, bakır, niasin gibi içerikler bu besinde yer almaktadır. Besinin kolayca sindirilebilmesi de önemli bir avantaj olarak dikkat çekmektedir.

Karabuğdayın muhafaza edilmesi oldukça kolaydır. Hava geçirmeyen bir kap içinde kuru ve serin bir ortamda tutulması yeterli gelecektir. Bitkinin ununu saklamak için en uygun ortam ise buzdolabıdır.

Glutensiz beslenme için bu besini tüketecek bireylerin mutlaka satın aldıkları ürünün ambalajını kontrol ederek kesin bilgi almaları gerekmektedir.

Yemek hazırlamaya ilgi duyan bireyler, ufak bir araştırma ile karabuğday ile hazırlanabilecek birçok tarife ulaşabilmektedir. Buğday ile çeşitli tatlılar, krepler, kahvaltılıklar, kurabiyeler ve ekmekler hazırlanabilmektedir. Bu gıdanın antioksidan bakımından da oldukça zengin olduğu unutulmamalıdır.
Devamını oku

Yaşlanma belirtileri nasıl gözlemlenir?

Anti aging bakım için araştırma yapılmaya 20’li yaşlarda başlanabilir. Bu yaşlarda yüzde ve boyunda hafif yaşlanma belirtileri gözlemlenebilmektedir. Genetik, yaşam tarzı gibi faktörlere bağlı olarak yaşlanma belirtilerinin derecesi değişebilmektedir.

20’li yaşlarda daha önceden yapılan cilt bakımı hatalarının etkileri gözlemlenmeye başlar. Buna en iyi örnek güneşin zararlı ışınlarının neden olduğu leke ve sorunlardır. Çiller, lekeler, renk tonu eşitsizlikleri UVA, UVB ışınlarının sonucundan meydana gelebilmektedir. Bu sorunlardan kurtulmanın yanı sıra yeni problemlerin oluşmaması için önlem almak fayda getirecektir. Güneşin dik olarak geldiği saatlerde dışarı çıkmamaya özen göstermek, yüksek faktörlü güneş koruyucu kullanmak fayda getirecektir.

Bireyin kendisini geçen hafta olmayan bir yerdeki çizgiyi kapatmak için makyaj yaparken yakalaması oldukça önemlidir. Ortaya çıkan kırışıklık hatalı makyaj alışkanlıklarının sonucu olabilir. Yaşın ilerlemesi ile birlikte cilt kurumaya başlar; cildi kurutacak makyajlardan kaçınılmalıdır. Makyaj malzemelerinin yeni ve temiz olması da önem taşımaktadır.

Göz çevresindeki deri cildin diğerine oranla daha incedir. Bu nedenle yaşlanma belirtileri öncelikli olarak göz çevresinde meydana gelebilmektedir. Buradaki derinin ince olması göz çevresi bakımının önemini arttırmaktadır. Göz kremi, güneş gözlüğü kullanımı ihmal edilmemelidir.

Yaşın ilerlemesiyle birlikte hücrelerin yenilenme oranı düşmektedir. Cildin en üst tabakası rengini ve parlaklığını yitirecektir. Göz çevresi ince olduğu için çeşitli sorunlar meydana gelebilmektedir. Göz çevresinde halkalar, torbalanmalar sıkça yaşanmaktadır. Göz kremi ile birlikte tuz tüketimine dikkat etmek fayda sağlayacaktır. Gözleri ovuşturmaktan mümkün olduğu kadar kaçınılmalıdır. Gözler çok hassas olduğu için zarar görebilecektir.

Yaşlanma belirtilerinin ortaya çıkmasının bir nedeni de cildin kurumasıdır. Yaş daha da ilerledikçe cildin nemini sağlamanın önemi artmaktadır.

Genç yaşlarda sarkma gibi problem nadiren gözlemlenir. Cilt oldukça parlak ve aydınlık görünür.  20’li yaşların sonlarına doğru ise yaşlanma belirtileri gözlemlenebilir. Kollajen ve elastinin zayıflaması yaşlı bir görünüm ortaya çıkacaktır. Yer çekimi de sarkmaların nedenleri arasındadır. Cildimiz sürekli olarak yer çekimine maruz kalmaktadır. Yaşın ilerlemesi demek daha uzun süre boyunca yer çekimine maruz kalınması demektir.

Sebi Pharma Der Ki,

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen”  içeren Sebi Simyacı Anti Aging Krem sarkma, kırışıklık, leke, cilt tonu eşitsizliği gibi problemleri gidermeye yardımcıdır. Silisyum kaplı değerli mineraller içeren Sebi Simyacı Yaşlanma Karşıtı Kremi aydınlık bir görünüm sağlamaktadır. Sebi Simyacı Yaşlanma Karşıtı göz çevresi, yüz ve boyun dahil tüm cilde uygulanabilmektedir.

Yaşlanma Karşıtı formülüne ulaşmak için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Daha bakımlı kaşlar için neler yapılabilir?

Cilde ve saçlara özen gösterilirken kaşlar da unutulmamalıdır. Kaşlar; yüzün görünümünü, genel algıyı da doğrudan etkileme potansiyeline sahiptir. Kaş bakımına dikkat edilerek istenilen görünüm yakalanabilir.

Kaş şekillendirilirken daima yüzün şekli göz önünde bulundurulmalıdır. Kaşların çok kalın veya çok ince şekillendirilmesi yüzün çok büyük veya çok küçük görünmesine neden olabilmektedir. Kaşların şekline göre yüzün görünüm şekillenecektir. En sık yapılan hata hoşa giden bir kaş şeklinde ısrarcı olunmasıdır. Beğenilen kaş biçimi gerçekten güzel olabilir fakat yüze uyumlu değilse tercih edilmemelidir.

Sir ağda ile kaş alırken oldukça dikkatli olunmalıdır. Göz ve çevresi oldukça narindir. Sir ağda bu bölgeye zarar verebilir ve çeşitli sorunlar meydana gelebilir.

Kaşları şekillendirme işlemini kişi kendi başına yapamıyorsa bir uzmandan yardım alabilir. Bu şekilde hem daha az acı çekilecek hem de istenilen şekle kavuşulacaktır. Bu konudaki uzmanlar yüz şekline uygunluk konusuna da dikkat edeceklerdir.

Evde kaliteli cımbızlar bulundurmak her zaman avantaj sağlayacaktır. Güzellik salonuna gitmek için yeterli zaman bulunamadığında cımbızlarla kaşlar alınabilmektedir. Bu aşamada göze dikkat etmeye son derece önem verilmelidir.

Sabah uyanıldığında çok ince ve hassas bir tarak ile kaşlar taranbilmelidir. Bu işlem iş için evden çıkmadan da gerçekleştirilmelidir. Kaşlar için bakım ürünleri kullanarak da istenilen görünüme kavuşulabilmektedir.

Kaşlar ifadeleri oluşturmada da son derece önemlidir. Mimikler kişinin anlatımını güçlendirmektedir. Kaşların gerçek işlevi ise gözleri nemlerden korumaktadır. Terlendiğinde veya yağmur yağdığında gözler kaşlar tarafından korunmaktadır.

Günümüzde birçok kaş bakım ürünü ve kaşların şekillerini düzenleme yardımcı araçlar bulunmaktadır. Seyrek kaşlar sıklıkla çeşitli hilelerle gizlenebilmektedir. Bu geçici olarak çözüm olsa da kaşlarda herhangi değişikliğe yol açmamaktadır. Uygun dermokozmetik ürünler seçilerek bakım yapılabilmektedir.

Kaşlara verilen önem geçmişte de çok farklı değildi. Hemen her kültürün kendine özgü “kaşlarını tarama biçimi” bulunmaktadır.

Devamını oku

Zayıflamak için sağlığınızdan olmayın!

Fazla kilolar sıkça yakınılan problemlerdendir. Kilo vermek için çokça yöntem deneniyor ve araştırılıyor. Zayıflamak için kullanılan çeşitli ürünler çok ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Sibutramine de zayıflama amacı ile kullanılmaktaydı. Bu maddeyi içeren zayıflama hapları kalp problemlerine yol açabilme potansiyelleri nedeniyle FDA tarafından yasaklanmıştır.

Yapılan çalışmalarda Sibutramine’nin ciddi kardiyovasküler sağlık sorunları riskini yüzde 16 oranında arttığı gözlemlenmiş. Bu ürünlerin obeziteyle mücadele ederek kalp problemleri oluşma ihtimalini azaltmasını beklenmektedir. Oysa ortaya çıkan tablo tam tersidir. Bu madde kalp problemleri riskini arttırmaktadır. Bir diğer nokta ise sibutramine kullananlar, placebo (yalancı ilaç) kullananlara oranla sadece yüzde 2.5 daha fazla kilo verebilmiş. Bu küçük fark ve riskler düşünüldüğünde “gereksiz yere risk almak” olarak da değerlendirilebilmektedir. Özellikle obezite için kullanılacak ürünlerin uzun dönemde ciddi testlerden geçmesi gerekmektedir. Kalp problemi yaşan bireylerin ise tüm ilaçlarda olduğu gibi zayıflama ürünlerinde de çok dikkatli olması gerekmektedir.

Sibutramine’nin sıkça neden olduğu yan etkiler arasında burun akıntısı, boğaz ağrısı, öksürük, hızlı kalp atışı, tansiyon, hızlı ve düzensiz kalp atışları, ağız kuruluğu, kabızlık, mide ağrısı, baş ağrısı, eklem ağrısı, heyecan, depresyon, uyku problemleri yer almaktadır. Bu madde çeşitli cilt problemlerine de yol açabilmektedir. Başka ilaçlar kullanılıyorsa ve sibtramine bu ilaçlarla etkileşime giriyorsa risk daha da büyüyecektir.

Kilo vermek ve fit olmak medya yolu ile sıklıkla telkin edilmektedir. Bu nedenle çeşitli zayıfla ürünlerine olan rağbet de artmaktadır. Sinir sistemini etkileyen sibutramine çok ciddi yan etkilere sahiptir. FDA’nın yasakladığı içeriğin en sık yan etkilerinden biri de mide bulantısıdır.

Özellikle hızlı kilo verme vaadi sunan ürünlere karşı dikkatli olunmalıdır. Egzersiz yapmadan, beslenmeye dikkat etmeden kilo kaybetmeye çalışmak çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Bazı bireyler de farkında olmadan sibutramine içeren zayıflama ürünleri kullanabilmektedir. Bu da herhangi ürün seçerken iyi bir araştırma yapılması gerektiğinin önemini bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Obezite ile bilinçli şekilde mücadele edilmelidir. Obezite birçok sağlık sorununu tetiklemekte ve tüm dünyada giderek büyüyen bir sorun olarak dikkat çekmektedir.
Devamını oku

Sağlıklı bir sindirim sistemi için hangi besinler tüketilmeli?

Kişinin kendini iyi hissedebilmesi için sindirim sisteminde sorun olmaması çok önemlidir. Tüketilen besinlerin seçimi bu konuda belirleyici rol oynamaktadır.  Bazı yiyecekler sindirim sistemine fayda getirirken bazı besinler ise sindirimi güçleştirmektedir.
 

Yoğurtlar sağlığa faydalı bakteriler içermektedir. Bu maalesef tüm yoğurtlar için geçerli değildir. Yoğurdun ambalajı incelenerek bu özelliğe sahip olup olmadığı kontrol edilmelidir.

Kimchi Korelilerin favori yiyeceklerindendir. Lahana, turp, soğan ve baharatlarla hazırlanmaktadır. Yemeğin temel içeriği olan kabak, sağlıklı bakterilerin oluşumuna katkıda bulunmaktadır. Bu yemek baharatlı olsa da oldukça sağlıklıdır. Özellikle baharatlı gıdalar tüketmekten vazgeçemeyen bireyler için kimchi iyi bir alternatiftir.

Tam tahıllı besinler, kepekli ekmek, yulaf, kahverengi pirinç sindirime yardımcı olmakta iyi miktarda lif sağlamaktadır. Birçok birey yeterli miktarda lif tüketmemektedir. Lifler kişinin kendini tok hissetmesine de katkıda bulunmaktadır.

Muz bağırsak hareketlerini düzenlemeye katkıda bulunmaktadır. Özellikle ishal şikayeti varsa muz tüketmek fayda getirmektedir. Muz oldukça yüksek miktarda lif de içermektedir.

Zencefil binlerce yıldır sindirim sorunlarında kullanılmaktadır.  Zencefili yüksek miktarda tüketmek geri tepebilmektedir.

Bu besinlerin yanı sıra sindirimi güçleştiren, midede yanma hissi oluşturan gıdalar da söz konusudur.
Yüksek yağ içeren besinlerin içindeki yağlar sindirimi zorlaştırabilmekte ve sindirim sistemi sorunlarına yol açabilmektedir.

Şili biberi midede yanma hissi oluşturabilmektedir.  Irritabl Bağırsak Sendromu ve mide ekşimesi sorunu yaşayan bireylerin bu besinden uzak durması veya daha az tüketmesi fayda getirebilmektedir.

Yeteri miktarda kalsiyum almak oldukça önemlidir. Süt ve peynir tüketerek oldukça kolay şekilde protein alınabilmektedir. Süt ve peynir tüketimi laktoz intoleransı olan bireylerde ishal, gaz ve kramp oluşabilmektedir.

Çikolata lezzetli olmasının yanı sıra sindirim sisteminin çalışmasını güçleştirebilmektedir. Yapılan bir araştırmada çikolatanın kronik kabızlığa ve Irritabl Bağırsak Sendromuna yol açabildiği ortaya çıkmış. Bununla birlikte bazı uzmanlar çikolatanın tek başına suçlanmaması gerektiğini de savunuyor. Oluşan sorun, çikolatanın içindeki sütten de kaynaklanabilmektedir. Çikolatanın içindeki kafeinin de sindirim sistemi üzerindeki etkileri düşünüldüğünde konu biraz daha karmaşık hale gelebilmektedir.

Yüksek miktarda lif içeren mısır faydalıdır. Bununla birlikte mısır selüloz da içermektedir. İnsan vücudu selülozu kolayca sindirememektedir. Mısır tüketilirken uzun süre çiğnemek ve parçalamak fayda sağlayacaktır.

Devamını oku

Kilo verdikten sonra cilt sarkmasının nedenleri

Kilo verildikten sonra sarkmalar meydana gelebilmektedir. Hızla kilo verildiğinde cilt buna uyum sağlayamamaktadır. Yaş, genetik yapı gibi faktörler de cildin durumunu etkileyebilmektedir. Çok hızlı kilo vermek hem sağlık hem de cilt açısından risk oluşturacaktır.

Kilo verdikten sonra oluşan sarkmalar çeşitli faktörlerin bileşkesi olarak meydana gelebilmektedir. Hızlı kilo verilmesinin yanı sıra; yaş, yetersiz beslenme, dehidrasyon, güneş ışınlarına çok fazla maruz kalınması cildin elastikiyetini olumsuz etkileyecektir.

Kısa sürede büyük miktarlarda kilo vermek, çok yoğun egzersizler de ciltte sarkmalara neden olabilmektedir. Sağlıklı ve bilinçli şekilde kilo vermek fayda getirecektir. Su cildin elastikiyetinin sağlanması açısından çok önemlidir. Özellikle yaz mevsiminde su tüketimine daha da dikkat etmek gerekecektir. İstenilen cilde kavuşmak için beslenmenin de önemi büyüktür. Protein bakımından zengin gıdalar tüketmek hem sağlığa hem de cilde katkıda bulunacaktır. Süt, peynir, fasulye, balık gibi gıdalar iyi birer protein kaynaklarındandır.

Cildin elastikiyeti yaşın ilerlemesi ile birlikte doğal olarak azalmaktadır. Bunun sonucunda sarkmalar başlamaktadır. Cildin güneşin zararlı ışınlarına maruz kalması kırışıklık, mimik çizgisi, sarkma gibi problemlerin artmasına neden olacaktır. Egzersiz yapmadan kilo kaybetmeden kilo kaybına bağlı olarak sarkma oluşma olasılığını arttıracaktır.

Cilt bakımına dikkat edilmesi derinin çevresel faktörlere karşı güçlenmesini sağlamaktadır. Düzenli cilt bakımı yaşlanma belirtilerinin erkenden oluşmaması açısından da yararlıdır. Ev temizliğinde kullanılan deterjanlar cildi yorabilmektedir. Bu nedenle mutlaka eldiven kullanılmalı ve gerekli önemler alınmalıdır.

Cilt genel sağlık açısından da fikir vermektedir. Eğer sağlık sorunları varsa cildin çok iyi görünmesi beklenemeyecektir. Kısa sürede çok fazla kilo vermek sadece sarkmaların oluşmasına neden olmakla kalmayacak çeşitli sağlık problemlerine de yol açacaktır.

Sarkmalara neden olan bir diğer faktör de sigara kullanımıdır. Sigara sağlığa olan zararlarının yanı sıra yaşlanma belirtilerinin erken yaşta meydana gelmesine neden olmaktadır. Yaşın ilerlemesi ile birlikte cilt nemini kaybedecektir. Nemsiz kalan ciltte sarkma, kırışıklık gibi şikâyetlerin oluşma ihtimali artacaktır. Anti Aging bakım için yaşlanma belirtilerinin çok ilerlemesi beklenmemelidir. Sorun ortaya çıkmadan veya henüz başlangıç aşamasında tedbir almak fayda sağlayacaktır.
Devamını oku

Neden lifli besinler tüketilmeli?

Kilo verme hakkında araştırma yapan hemen herkes büyük olasılıkla lifli gıdaların tüketilmesi gerektiğini okumuştur. Lifli gıdalar sadece kilo vermeye katkı sağlamıyor, sağlıklı beslenme planın parçalarından birini oluşturuyor. Lif bakımından zengin gıdalar tüketmek; kalp sorunları, diyabet riskini azaltıyor, cildin daha bakımlı görünmesine katkıda bulunuyor. Maalesef birçok birey yeteri kadar lif almamaktadır.

Yapılan araştırmalar birçok bireyin yeterli lif tüketmediğini göstermiş. Lif tüketimi sadece kilo kontrolüne yardım etmiyor sağlığa da birçok katkıda bulunuyor. Beslenme planında lif tüketimine dikkat etmek bağışıklık sisteminin de güçlenmesine yardım ediyor ve kişinin kendini iyi hissetmesini sağlıyor.

Lifler sindirim sisteminin sağlıklı biçimde çalışmasına artı katmaktadır. Lifler bağırsak hareketlerini normalleştirir. Bu da hem ishal hem de kabızlık şikayetleri için önleyici faydada bulunmaktadır. Lif bakımından zengin gıdalarla beslenmek hemoroid, böbrek taşı, irritabl bağırsak sendromu gibi birçok şikayet için de önlem olacaktır. Bazı çalışmalar lifli beslenme alışkanlıklarının ülser oluşum olasılığını azaltmaya da yardımcı olduğunu ortaya çıkarmış.

Kalp sağlığı açısından beslenmenin önemi büyüktür. Lifli gıdalar tüketmek kötü kolesterol düzeyini azaltacaktır. Metabolik sendrom yaşanma olasılığının azalması da kalp sağlığına katkıda bulunacaktır. Kilo kontrolü de kalp sağlığı için son derece önemlidir. Lifler bu özellikleri ile de dolaylı olarak kalbe yarar sağlayacaktır.

Yapılan bazı araştırmalar yüksek miktarda lifli gıda tüketen bireylerin kolon kanserine yakalanma olasılığının azaldığını göstermektedir. Bununla birlikte bu veriyi net olarak paylaşabilmek henüz mümkün değildir. Çalışmaların sürdürülmesine ve sağlıklı, kesin kanıtlara ihtiyaç duyulmaktadır. Lif bakımından zengin gıdaların sindirim sistemine bağlı olarak meydana gelen diğer kanserlerin de önlenmesine yardımcı olduğu düşünülmektedir.

Sağlıklı iyi görünen bir cilt için hijyen büyük önem taşımaktadır. Lifler toksinlerin vücuttan atılmasını kolaylaştıracak cildin sağlığına ve görünümüne artı katacaktır.

Lifli beslenmenin bir faydası da kabızlığın önlenilmesine yararda bulunulmasıdır. Lifli gıdalar bireye uzun süre tokluk hissi sağlar ve kişinin daha az besin tüketmesine yardım eder. Yüksek lif içeren meyve ve sebzeler düşük kaloriye sahiptir. Bu da daha az kalori alımını kolaylaştıracaktır.
Devamını oku

Diyet aceleye gelmez!

Hemen herkes fazla kilolarından kurtulmak istemektedir. Özellikle yaz mevsimi yaklaştıkça bu konu daha fazla gündeme gelir. Çabucak forma girmek için kısa sürede başarı hedefleyen yöntemler uygulamak sağlık açısından risk oluşturabilmektedir.

Vücudumuzun yağa ihtiyacı vardır. Sağlıklı yağlar yağ yakmaya da yardım etmektedir. Belirli besin gruplarını kesin şekilde keserek kalıcı başarıya sahip olunamamaktadır.

Kilo vermek için öğünleri atlamak sağlığa zararlı ve risklidir. Sürekli yemekler atlanırsa metabolizma yavaşlayacaktır. Bu da kilo almaya neden olacaktır. Aç kalmak, öğün atlamak kilo vermek için son derece etkisiz yöntemlerdir.

Kilo vermek için kusmak son derece tehlikelidir. Birçok psikolojik problemi beraberinde getirecektir. Oldukça sağlıksız ve tehlikeli bu yöntem kişinin beslenme düzenini, fiziksel ve ruhsal sağlığını bozacaktır.,

Açlığı bastırmak için en sık tercih edilen yöntemlerden biri de sigara içmektir. Son derece sağlıksız bu yöntem vücuda zarar verecek kansere ve diğer hastalıklara yakalanma olasılığını arttıracaktır.

Vücut hali hazırda açlık çekiyorsa yapılabilecek en kötü şeylerden biri de aşırı egzersizdir. Elbette düzenli sporun faydaları yadsınamaz fakat vücudu zorlayacak çalışmalardan kaçınılmalıdır. Düzenli, bilinçli egzersiz fayda getirecektir.

Şekerli, kremalı içeceklerden, meyve sularından alınan kaloriler kilo alımında son derece etkilidir. Bu içeceklerden kaçınmak kilo vermeye yardım edecektir. Amerika’da yapılan bir araştırma; bireylerin aldığı toplam kalorinin yüzde 21’ini içeceklerin oluşturduğunu ortaya çıkarmış. Yüksek kalorili içecekler yerine su, maden suyu, küçük porsiyonlar halinde doğal meyve suları tercih edilmelidir. İçecekler susama hissini gidermekte fakat açlık hissi üzerinde herhangi değişim oluşturmamaktadır.

Büyük porsiyonlar zamanla alışkanlık haline gelmekte ve doğal kabul edilmektedir. Bu da sağlıksız kilolara neden olmaktadır. Daha küçük tabaklar kullanmak psikolojik olarak da fayda sağlayacaktır. Televizyon karşısında veya bir işle uğraşırken yemek yemek de dezavantaj oluşturacaktır. Kişi ne kadar besin tükettiğini fark edemeyecektir. Bununla birlikte duygusal olarak da kendini yemek yemiş olarak kabul etmeyecektir

Beslenme alışkanlıklarında, yaşam tarzında değişiklikler yaparak bir uzman denetiminde sağlıklı biçimde kilo verebilmek mümkündür. Sağlığı tehlikeye atacak tüm yöntemlerden kaçınılmalıdır. Tartıda istenilen rakamı görmek kadar buna sağlıklı ve kalıcı biçimde ulaşmak da önemlidir.
Devamını oku

Cilt bakımınıza “aromaterapi” ekleyin!

Aromaterapi güzel kokudan çok daha fazlasıdır! Aromaterapi cilde ve zihne katkıda bulunmaktadır. Aromaterapi duyguları etkilemektedir. Limon, lavanta gibi bitkiler çeşitli etkilere sahiptir. Cilt bakım ürünleri de aromaterapik kokuya sahip olabilmektedir. Bu da bakımın yanı sıra pozitif duygular da sağlamaktadır.

Kokunun duygular üzerindeki etkisi oldukça fazladır. Koku beyne oldukça güçlü mesajlar gönderir. Kokulara verilen tepkiler kokunun hisler üzerindeki etkisine iyi bir örnektir. Aromaterapi altı bin yıldır fiziksel ruhsal sağlık için kullanılmaktadır. Bitkilerin çiçek, yaprak, tohum ve köklerinde bulunan yağlar terapatik etkiye sahiptir. Aromaterapi bilimini kuran Fransız kimyager René-Maurice Gattefossé yanlışlıkla lavanta yağının elindeki yanığı hızla iyileştiğini keşfetmiştir. 1950’li yıllarda aromaterapi çalışmaları küresel olarak yaygınlaşmıştır. Geçtiğimiz yıllarda da aromaterapik ürünlere olan ilgi de oldukça artmıştır.

Uçucu yağlar cilde uygulandığında kolayca cilt tarafından emilmektedir. Uçucu yağlar ciltteki problemleri çözmek için de cilde genel bakım yapmak için de kullanılmaktadır.

Yapılan çalışmalar sonucunda ciltte oluşturulmak istenen değişime göre formüller üretilmektedir. Yatıştırıcı, arındırıcı, anti-aging amaçlar için uçucu yağlar kullanılabilmektedir. Uçucu yağların sakinleştirici ve huzur verici etkisi de bulunmaktadır.

Uçucu yağlar doğal olarak kendini koruyabilmektedir. Bu da önemli bir avantajdır. Uçucu yağlar antioksidan, A, C, E ve vitamin bakımından da oldukça zengindir. Serbest radikallerin verdikleri zararları da önlemeye yardımcıdırlar. Serbest radikaller; kırışıklıklara, yaşlılık lekelerine sebep olmakta, kollajen ve elastine zarar vermektedir. Serbest radikaller yaşlanma belirtilerini de tetiklemektedir.

Aromaterapide sinerji son derece önemlidir. Uçucu yağların doğru şekilde kombine edilmesi gereklidir. Bunun için çok sayıda çalışma, test yapılmaktadır. Aromaterapik ürünlerinin özellikleri de önemlidir. Kimi kokular sakinleştirirken kimileri canlandırıcı ve enerji verici olabilir. Konsantrasyonu arttırmak için de aromaterapiden faydalanılabilmektedir.

Cilt bakımında aromaterapik ürünler seçilirken sadece kokuya odaklanılmamalıdır. Ürünün kalitesi, cilt tipine uyumlu olup olmaması da göz önünde bulundurulmalıdır.

Hemen herkes zaman zaman baş ağrısı şikâyeti yaşayabilmektedir. Anksiyete, depresyon, stres gibi problemler baş ağrısını tetikleyebilmektedir. Aromaterapi stresi azaltmaya baş ağrısını gidermeye yardımcıdır. Aromaterapi özellikle depresyon gibi problemleri hafifletmeye yardımcıdır.

Sebi Pharma Der Ki;

Parfüm ve hiçbir koruyucu içermeyen aromaterapik kokuya sahip Sebi Su; ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içermektedir. Cildi tüm kir, ter, yağ ve makyajdan arındıran ürün gözenekleri sıkılaştırmaya da yardımcıdır. Sebi Su tüm Sebi Pharma ürünlerine de katkıda bulunmaktadır. Herhangi Sebi Pharma ürünü kullanmadan önce cildi Sebi Su ile temizlemek alınacak verimi en üst düzeye çıkarmaktadır.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Hücre Yenileyici Temizleme Suyu: Sebi Su

Sebi Su içerdiği ödüllü dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” ile cildi etkin şekilde temizlemekte ve bakım yapmaktadır. Sebi Su tüm Sebi Pharma ürünlerinin etkisini arttırmaktadır. Herhangi Sebi Pharma ürününü kullanmadan önce cildi Sebi Su ile temizlemek üründen alınacak verimi en üst düzeye çıkaracaktır.
 

Cilt temizliği cilt bakımının temelidir denebilir. Kullanılan ürünler ne kadar iyi olursa olsun cilt temizliğine dikkat edilmezse istenilen sonuç elde edilemez. Cilt gün boyunca birçok çevresel faktörden etkilenmektedir. Kir, toz, makyaj, yağ ve ter cilt üzerinde birikmektedir. Bunun sonucunda gözenekler tıkanabilmektedir. Cildin kirlenmesi hem kişiyi rahatsız edecek hem de bakımlı bir görünüm oluşmasını engelleyecektir.

Bazı cilt temizleyici ürünler cildi yorabilmektedir. Bu ürünler cilt temizliği sağlasa da deride rahatsız edici bir his bırakmakta ve tahrişe yol açabilmektedir. Özellikle hassas cilde sahip bireylerin bu konuda daha çok dikkat etmeleri gerekmektedir. Cilt tipine uygun, parfüm içermeyen ürünler tercih edilmelidir.

Cilt temizliği alanında en sık yapılan hata cilt temizliğine gereken önem verilmemesidir. Cildin kir, ya ve makyajdan arındırılması aksatılabilmektedir. Oysa sadece cilt hijyenine dikkat etmek bile cildin bakımlı görünmesini sağlayacak ve kişinin kendini iyi hissetmesine katkıda bulunacaktır. Yine cilt temizliği alanında yapılan başka bir hata da hiçbir temizleme ürünü kullanmamaktadır. Bu şekilde cildi etkin şekilde arındırmak mümkün olmaz. Sıkça düşülen bir diğer hata da yüz temizliği için tasarlanmamış ürünleri yüz temizlemede kullanmaktadır. Örneğin sabunlar zaman zaman yüzü yıkamak için tercih edilebilmektedir. Oysa sabunlar eldeki tüm kiri ve bakteriyi yok etmek üzere tasarlanmış güçlü ürünlerdir. Böylesine güçlü bir ürün yüze uygulanırsa yüzdeki kir ve bakteri giderilecektir fakat cildin kendini koruyan tabakası da zarar görecektir. Bunun sonucunda kızarıklık, hassasiyet meydana gelebilir. Özellikle yaz aylarında UVA UVB ışınları cildi ciddi anlamada yorabilmektedir. Sabun veya cilt temizliği için tasarlanmamış diğer ürünler kullanmak cildi yıpratacaktır.

Sebi Pharma Der Ki;

İçilebilecek kadar doğal Sebi Su tüm cilt tiplerine uyumludur ve oldukça özel bir formüle sahiptir; Sebi Su ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içermektedir.

Cilt Temizleme Suyu Siparişi Oluşturmak İçin Tıklayınız!

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Cildiniz soyulmadan da lekelerinizle vedalaşabilirsiniz!

Sebi İxir Leke Kremi ezber bozan yapısı ve içerdiği ödüllü dünya patentli buluş ile lekeleri cildi soymadan ve yıpratmadan gidermektedir.  Sebi İxir Leke Kremi cildi soymadığı ve yıpratmadığı gibi cilde bakım da yapmaktadır.  Krem, 50 faktör güneş koruması da sağlamaktadır.

Yazın güneş ışınları daha dik açı ile gelmektedir. UVA ve UVB ışınlarına herhangi önlem alınmadan maruz kalınması oldukça sakıncalıdır.  Hiçbir problem yaşamayan sağlıklı ciltler dahi bu ışınlar karşısında zarar görebilmektedir. Leke giderici krem ve işlemler yazın önerilmemektedir. Bundaki neden “leke giderme” denildiğinde akla cildin üst tabakasının soyulmasının akla gelinmesidir. Bu endişe son derece doğaldır. Cildin üst tabakası soyulduğunda cilt savunmasız kalacaktır. Sıcak-soğuk, çevresel kirlilik, UVA/UVB ışınları hassaslaşan deride reaksiyona sebebiyet verebilecektir. Sebi İxir Leke Kremi ise hiç endişe edilmeden dört mevsim güvenle kullanılabilmektedir; çünkü ürün cildi soymamaktadır. Sebi İxir Leke Kremi içerdiği ezber bozan ödüllü ve dünya patentli formülle cildin üst tabakasını soymadan leke gidermektedir. Buna ek olarak cildi de güçlendirmektedir. Örneğin lazer epilasyon cildi yoran bir işlemdir. Sebi İxir Leke Kremi lazer epilasyon sırasında da kullanılarak cildin kendini korumasına yardımcı olmaktadır. Sebi Pharma’nın leke giderici ürünün sağladığı bir diğer avantaj da 50 faktör güneş korumasıdır. Krem bu sayede leke gidermeye katkıda bulunduğu gibi yeni lekelerinin oluşumunu da engellemektedir. UVA, UVB ışınları güneş lekeleri, erken yaşlanma belirtileri, cilt kanseri gibi birçok soruna yol açabilmektedir. Cilt tonu eşitsizliklerinin nedenleri arasında da güneşin zararlı ışınları yer almaktadır.

Sebi İxir Leke Kremi tüm bu faydalarının yanı sıra cilde bakım da yapmakta cildi beslemektedir. Bu sayede lekesiz ve bakımlı bir cilde sahip olmak mümkündür. Krem; paraben, alkol, silikon, asit türevleri ve hidrokinon içermemektedir.
Sebi İxir Leke Kremi koltuk altı, genital bölge leke ve kararmalarını da gidermeye yardımcıdır.

Sebi Pharma Der Ki;

Dört mevsim güvenle kullanılan Sebi İxir Leke Kremi pH nötr özelliği sayesinde tüm cilde uygulanabilmektedir. Sebi Pharma’nın bu ürünün leke giderme, bakım yapma ve güneş koruması sağlama özelliklerini bir arada bulundurması Sebi Pharma’nın tek üründe çok etki felsefesinin sonucudur.

Leke Kremi için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Çevre kirliliği ve saç bakımı

Çevre kirliliği cilde ve genel sağlığa zarar verdiği gibi saçları da etkilemektedir. Yoğun şekilde çevresel faktörlere maruz kalan saçlar yıpranabilmektedir. Bunun üzerine yapılan çeşitli hatalar da saçları ciddi anlamda olumsuz etkileyebilmektedir. Saç bakımına dikkat ederek hem istenilen görünüme kavuşmak hem de saçların dökülmesini önlemeye katkıda bulunmak mümkündür.

Hava kirliliği, toz partikülleri saçlara zarar verebilmektedir. Düşük hava kalitesi hassas saç derisinde çeşitli sorunlara yol açabilmektedir. Kaşıntı, kepek bu problemlerin bazılarıdır. Yapılan araştırmalar hava kirliliğinin saç dökülmesine dahi yol açabildiğini ortaya çıkarmıştır.

Saçları gün boyunca biriken kirden arındırmak için günlük olarak saçları yıkamak gerekebilmektedir. Hassas ve sık kullanıma uygun bir şampuan seçmek fayda getirecektir. Saçların doğal olarak üretilen, saçın kendini korumaya yardımcı doğal yağlarına zarar verilmemesi de önem taşımaktadır.

Saç kökleri bakımlı saçlar için son derece önemlidir. Bu nedenle saçlar yıkanırken saç kökleri ihmal edilmemelidir. Saç köklerindeki kalıntıları temizlemek, kan dolaşımını hızlandırmak birçok fayda getirecektir.
 

Nasıl ki tüm yüz ve cildin güneşten korunmaya ihtiyacı varsa saçların da güneş korumasına ihtiyacı vardır. SPF’li saç bakım ürünleri seçerek ultra viyole ışınlarının ve serbest radikallerin saça zarar vermesi engellenebilmektedir. Şapka kullanmak da saçları koruyacaktır.

Tıpkı cilt bakımında olduğu gibi saç bakımında da sadelik kazandırıyor. Sürekli olarak yaptırılan kimyasal işlemler, saça şekil vermek için kullanılan işlemlere saça çevre kirliliğinden daha fazla zarar verebilmektedir. Bununla birlikte bu işlemler çevre kirliliğinin vereceği zararı da arttırabilmektedir. Tercih edilecek işlemlerin saç şeklini istenilen konuma getirmekle birlikte saça zarar vermemesi de büyük önem taşımaktadır. Saç kurutucusu kullanırken de dikkatli olmak gereklidir. Çok yüksek sıcaklıklarla saçları kurutmak saça zarar verecektir. Havuza girilirken bone kullanmayı alışkanlık haline getirmek de yararlıdır. Bu sayede havuzlara yer alan klor saçlara zarar veremeyecektir.

Potansiyel saç ve sağlık sorunlarını önlemek için beslenmeye dikkat etmek de önem taşımaktadır. Sağlıklı beslenme alışkanlıkları kişinin çeşitli problemlere karşı daha dayanıklı olmasına katkıda bulunacaktır.

Tüm bunların yanı sıra çevre kirliliğinin artmaması için çaba harcamak hem bireye hem de gelecek nesillere büyük fayda getirecektir.

Devamını oku

En sık karşılaşılan cilt problemleri

Güneşin zararlı ışınları, çevresel faktörler, hormonal değişimler cilt sorunlarına neden olabilmektedir. Doğru dermokozmetikler seçerek bakımlı ve pürüzsüz bir cilde sahip olmak mümkündür. Herhangi problem söz konusu olduğunda cilt bakım ürünü seçmek için çok fazla beklenmemelidir.

Sivilce ve Akneler

Yiyeceklerin sivilce ve akneler üzerindeki etkisi tartışmalıdır. Beslenme alışkanlıklarının bu cilt sorununa etkisi olup olmadığı, veya mevcut sivilceleri, akneleri daha kötü duruma getirip getirmediği tartışmalıdır. Bununla birlikte; aşırı yağlı ve işlenmiş gıda tüketimi genel sağlığa da zararlı olduğu için önerilmemektedir. Çevresel kirliliğin siyah nokta, sivilce, akne şikayetlerine yol açtığı düşünülmektedir. Cilt temizliği bu sorun için son derece önem taşımaktadır. Stres doğrudan rol oynamasa da akne-sivilceyi tetikleyebilmektedir.

Önerilen Sebi Pharma ürünü;  Sebi İxir Akne Kremi‘dir

Cilt lekeleri

UVA, UVB ışınları, yaşlanma, fiziksel hasarlar ciltte lekelenmeye neden olabilmektedir. Sir, ağda, epilasyon, lazer sonucunda da ciltte lekeler ve kararmalar meydana gelebilmektedir. Lekeler çoğunlukla bir sağlık sorunu olarak nitelendirilemese de görünüm açısından rahatsız edici olabilmektedir.

Önerilen Sebi Pharma ürünü; Sebi İxir Leke Kremi‘dir.

Kırışıklıklar, sarkmalar

Yaşın ilerlemesiyle birlikte kırışıklık ve sarkma şikâyeti meydana gelebilmektedir. Mimik çizgileri de belirginleşmeye başlar. Yer çekimi, sigara kullanımı, stres gibi faktörlerin tümü yaşlanma belirtilerini meydana getirmektedir. Yaşlanma belirtilerinin genç yaşlarda meydana gelmesinin en önemli nedeni UVA UVB ışınlarına maruz kalınmasıdır. UVA, UVB ışınları cildin yapısına zarar vererek cilt problemlerine yol açmaktadır. Cildin istenildiği gibi görünmemesine yol açan bir diğer unsur da cilt bakım rutinine sahip olunmamasıdır.

Önerilen Sebi Pharma ürünü: Sebi Simyacı Anti Aging Krem‘dir

Cilt hassasiyeti

Bazı ciltler çevresel faktörlere, güneşe, cilt bakım ürünlerine karşı daha çok hassasiyet göstermektedir. Bu problemi yaşayan bireylerin ürün seçiminde çok daha fazla dikkatli olması cildini çevresel faktörlere karşı koruması gereklidir. Özellikle güneşin zararlı ışınları hassas cilde sahip bireyleri oldukça olumsuz etkileyebilmektedir. Soğuk havalar da hassas ciltlerde benzer sonuçlara yol açabilmektedir.

Önerilen Sebi Pharma ürünü: Sebi İxir Acil Bakım Kremi‘dir.

Sebi Pharma ödüllü, dünya patentli, “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren ve sözünü tutan ürünleriyle büyük bir kullanıcı memnuniyeti sağlamaktadır.

Sebi Pharma’daki hiçbir ürün cildi soymamakta ve yıpratmamakta aksine bakım yapmaktadır. Cildi besleyen ürünler deriyi çevresel faktörlere karşı da korumaktadır.

Devamını oku

Cildiniz için bu kampanyaları kaçırmayın!

Sebi Pharma’da yer alan kampanyaları takip ederek; ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren cilt bakım ürünleriyle daha da ekonomik rakamlarla buluşmak mümkün. Sebi Pharma ailesinin tüm üyeleri birden çok fazla faydada bulunuyor bu sayede de ekonomi ve kullanım konforu sağlanıyor.

BAKIMINIZ YARIM KALMASIN!

Bir ürün bittiğinde hiç ara vermeden diğeri ile cilt bakımını sürdürmek mümkün hale gelmektedir.
Devamını oku

Dişler neden sararır?

Birçok birey dişlerinin sarı renkte olmasından şikayetçidir. Dişlerin sararması çoğunlukla sağlık problemlerinin işareti değildir. Bununla birlikte, oluşan görünüm rahatsız edici olabilmektedir. Daha sağlıklı dişler için dikkat edilmesi gereken birçok faktör bulunmaktadır.

Dişler yaşlanma sürecinin doğal bir parçası olarak yıpranmaktadır.  Dişte “enamel” denilen güçlü beyaz koruyucu bir tabakası vardır. Her geçen gün bu tabaka yıpranmaktadır.

Sigara ve tütün ürünlerinin kullanımı sağlığa olan zararlarının yanı sıra dişlerde de lekeler oluşturabilmektedir.

Düzenli olarak dişleri fırçalamamak da doğal olarak dişlerin sararmasına yol açacaktır.

Bazı ilaçlar dişlerde lekelenmelere sebebiyet verebilmektedir. Örneğin antibiyotikler dişlerin koyulaşmasına sebebiyet verebilmektedir. Bu konuda doktora danışmak fayda getirecektir.

Kemoterapi veya radyasyon kullanılan tedaviler dişlerde renk eşitsizliğine sebep olabilmektedir. Diş rengi kahverengine yaklaşmaktadır.

Dişlerin sarı olması genetik nedenlerden de kaynaklanabilmektedir.

Dişlerin sararması çoğunlukla yaşam tarzından kaynaklanabilmektedir. Sigara, çay-kahve alışkanlığı dişlere zarar verebilmektedir. Koyu renkli yiyecek ve içecekler, soslar da diş rengini etkilemektedir.

Asidik yiyecek ve içcekler enamele zarar vererek diş renginin değişimini kolaylaştırmaktadır.

Çok fazla florür dişin sararmasına sebebiyet verebilmektedir. Bu sorun çoğunlukla  içme suyunda yüksek miktarda florür içeren bölgelerde meydana gelmektedir.

Diş tedavilerinde uygulanan materyaller de dişin sararmasına neden olabilmektedir.

Dişlerin sararmasına karşı alınabilecek en iyi önlemlerden biri tüketilen besinlere dikkat etmektir. Asitli yiyecek ve içecekler dişleri yoracaktır. Tütün ürünleri hem sağlığa hem de dişlere zarar verecektir. Sarı dişlerin en önemli nedeni ağız hijyenine dikkat edilmemesidir. Plak ve tartar oluşumu da sarı renge sebebiyet verebilmektedir.  Dişlere zarar vereceği düşünülen bir gıda tüketiliyorsa hemen ardından su içmek uygulanabilecek en pratik yöntemdir. Genel sağlığa ve beslenmeye dikkat etmemek de dişlerin kötü görünmesine sebebiyet verebilmektedir. Kontakt içeren sporlarda mutlaka dişlik kullanılmalıdır. Bardaklar dişin yanında tutulmamalıdır. Bu nedenle dişi kırılan birçok birey bulunmaktadır. Diş gıcırdatmak da diş sağlığına zarar vermektedir. Yoğun stres, üzüntü diş gıcırdatmanın sebepleri arasında yer almaktadır. Bu alışkanlıktan en kısa sürede kurtulmak gereklidir.  Birçok insan dişleri sarardığında diş doktorundan yardım istemektedir oysa problem henüz oluşmadan önlem almak büyük avantaj sağlayacaktır.

Devamını oku

Kuru ciltlerdeki cilt problemleri

Cilt kuruluğu her yaşta rastlanılan oldukça yaygın bir cilt problemidir. Bu sorun çoğu zaman büyük öneme sahip değildir fakat giderilmesi zor olabilmektedir. Diyabet, hipotiroidizm ve yetersiz beslenme cildin kurumasına neden olabilmektedir. Cilt kuruluğu zaman zaman rahatsız edici olabilmektedir.

Kuru hava cilt kurumasının en yaygın sebebidir. Yetersiz su tüketimi de cildin kurumasına neden olabilmektedir. Çok sert sabunlar, klima kullanımı, ev temizliğinde kullanılan ürünler cilt kurumasına neden olan faktörlerdendir. Özellikle kış aylarında cilt kuruluğu şikâyeti daha yaygındır. Kullanılan ilaçlar, hormonal değişimler, yaşın ilerlemesi, sıvı tüketiminin azalması cildin kurumasına neden olmaktadır. Cildin nemlendirilmesi, deride su kaybının önlenmesi önem taşımaktadır. Alkol içermeyen nemlendiriciler tercih edilmelidir. Cildi kaşımak, deriye zarar vereceği için bundan da kaçınılmalıdır. Kuru ciltte çeşitli cilt problemlerinin oluşma ihtimali daha fazladır. Eğer cilt kuru ise ve yeterli bakım yapılmazsa yaşlanma belirtileri genç yaşlarda ortaya çıkabilmektedir. Kuru ciltler yağlı ciltlere oranla daha kolay kirlenebilmektedir. Bu nedenle düzenli temizliğe ihtiyaç vardır. Kuru ciltler çoğunlukla oldukça hassastır ve çevresel faktörlerden olumsuz etkilenebilmektedirler. Bu cilt tipindeki bireylerin güneş korumasına daha çok dikkat etmesi gerekmektedir. Kırk yaşın üstündeki bireyler, kuru, soğuk iklimlerde yaşayanlar daha büyük risk grubunda yer almaktadır. Stres; çeşitli sağlık problemlerine neden olabildiği gibi cilt problemlerine davetiye çıkarabilmektedir. Kilo kontrolü de cilt bakımı açısından önem taşımaktadır. Aşırı kilo sağlık açısından tehlike olduğu gibi cilt için de risklidir. Tüyleri gidermekte kullanılan yöntemler de cildin kurumasına sebebiyet verebilmektedir. Tüy giderici işlemlerden sonra cilde bakım yapılmalıdır. Cildin kurumasına neden olan diğer bir faktör de çok sıcak su ile yıkanma alışkanlığıdır. El ve yüz temizliğinde de çok sıcak ve soğuk su kullanımından kaçınmak gereklidir. Ilık su tercih etmek fayda sağlayacaktır. Beslenme ve sıvı tüketim alışkanlıkları da cildi etkilemektedir. En sık yapılan hata su tüketimine dikkat etmemektir. Yetersiz su tüketimi sağlık ve cilt problemlerine sebebiyet vermektedir. Vücudun ihtiyacından az su tüketimi cildin kurumasına sebebiyet verecektir.

Sebi Pharma Der Ki;

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi İxir Acil Bakım Kremi cildi nemlendirmekte ve bakım yapmaktadır. Ciltteki kuruluk şikayetini gidermeye yardımcı ürün yediden yetmişe tüm aile bireyleri tarafından kullanılabilmektedir. Cildin su kaybetmesini önlemeye yardımcı nemlendirici krem mevsimsel etkilere karşı cildi korumaktadır. Ürün ilk kullanıldığı andan itibaren cilde bakım yapmaktadır.

Kuru Ciltler İçin Krem formülümüze ulaşmak için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Greyfurt unutulmamalı!

Sağlığa faydalı, besleyici meyvelerle ilgili sıklıkla bir şeyler görüyor ve okuyoruz. Bununla birlikte eskiden beri sıkça tüketilen meyvelerin faydaları da unutulmamalı. Lezzetli bu besin yüksek miktarda C vitamini ve lif içermektedir.

Greyfurt oldukça zengin bir içeriğe sahiptir. Orta boy kırmızı bir greyfurt portakala oranla yüzde 20 daha fazla C vitamini içermekte ve bağışıklık sistemini güçlendirmektedir. Kalp sağlığına katkıda bulunan meyve serbest radikallerle de mücadele etmektedir.

Çözünür lif içeren greyfurt kötü kolesterolü düşürmeye yardım etmekte ve kandaki glikoz düzeyini kontrol etmeye katkıda bulundurmaktadır. Lifler sindirim sistemine yardım etmekte ve kabızlığı önlemektedir.

Sağlık dolu meyve potasyum da içermektedir. Kalp sağlığına oldukça faydalı potasyum, kasların kendini onarmasının yanı sıra, inme, böbrek taşı riskini azaltmaya da yardımcıdır.

Greyfurt kırmızı meyve ve sebzelerde bulunan lükopen maddesini içermektedir. Meyve anti-oksidan faydanın yanı sıra kanseri önlemeye de katkıda bulunmaktadır.

Bu besin yüksek miktarda su içermektedir. Su besleyici olarak değerlendirilemese de sağlık açısından büyük önem taşımaktadır. Greyfurtun yüzde 91’i sudan oluşturmaktadır. Bu besin su oranı açısından değerlendirildiğinde üst sıralarda yer almaktadır. Bu nedenle özellikle spordan sonra tüketilebilecek besinler arasında yer almaktadır. Spor sırasında ciddi miktarda su kaybedilebilmektedir. Özellikle yaz döneminde bu daha da artmaktadır. Yeterli su tüketimi hem genel sağlık hem de cilt bakımı açısından büyük önem taşımaktadır. Susuz kalınması zihinsel fonksiyonları da olumsuz etkileme potansiyeline sahiptir.

Bunlara ek olarak greyfurt kilo kaybına da yardımcı olduğu düşünülmektedir. Bunu net olarak ifade edebilmek için daha fazla araştırmaya ve ispata ihtiyaç duyulmaktadır.

Greyfurtla çeşitli içecekler ve yiyecekler hazırlanabilmektedir. Bununla birlikte özellikle içecek hazırlanırken çok sayıda meyve kullanılabilmektedir. Bu da daha fazla kalori anlamına gelmektedir. Herhangi kilo sorunu ile karşılaşmamak için ürünlerin kalori değerleri düşünülmelidir.

Bu meyve uyku sorunu yaşayan kişiler için de önerilmektedir. Uyku kalitesini arttırmaya yardımcı bu besin uykusuzluğa yol açan unsurlarla da mücadele etmektedir.

Devamını oku

Cilt temizliği ve anti aging bakım

Herhangi cilt bakım ürününden verim alabilmek için cilt temizliğine dikkat etmek önem taşımaktadır. Gün içinde birçok çevresel faktör cildin kirlenmesine neden olmaktadır. Bunun sonucunda kullanılan ürünün cilde nüfuz etmesi de güçleşmektedir. Cildi kurutmayan bir cilt temizleyici ile cilt temizlendikten sonra seçilen ürün uygulanmalıdır.

Sabun yıllardır yüz temizliğinde kullanıldı. Teknoloji ve bilimdeki gelişmeler yüz temizleme için daha iyi ürünler oluşturabileceğini ortaya çıkardı. Sabunun cildi kuruttuğu artık hemen herkes tarafından bilinmektedir. Doğal olarak zamanla, sabun yerine cilde bakım yapan temizleme ürünleri tercih edilmeye başlandı. Bu ürünler cildin daha bakımlı, genç görünmesini sağlamaktadır. Cilt temizleme ürünleri şu an yoğun şekilde tercih edilmektedir.

Peki amaç sadece cildi temizlemekse neden bunun için özel bir ürün kullanılmalı? Bu sorunun birçok yanıtı var. İyi bir temizleyici cildi kirden, yağdan ve bakterinden cildi kurutmadan arındırabilmelidir.  Bunu ancak kaliteli bir ürün sağlayabilmektedir. Cildin kedini çevresel faktörlere karşı koruyan doğal bariyer tabakası vardır. Cilt temizlenirken bu tabakaya zarar verilmemesi gereklidir. Cilt buna dikkat edilerek temizlendiğinde; erken yaşlanma belirtileri ve cilt kuruluğu da engellenmiş olacaktır.

Cilt temizleyiciler sadece cildi temizlemekle kalmıyor zengin içerikleriyle cildi de besliyor. Bu da bireye sağlanan bir diğer fayda olarak dikkat çekmektedir. Zaman zaman bazı cilt temizleme ürünleri anti aging ürünler ile uyum içinde çalışabilmektedir. Bunun sonucunda cilt temizliği anti aging bakıma da katkıda bulunmaktadır. Bu fayda da kullanıcının lehinedir.

Cilt temizliğinden sonra tercih edilecek anti aging ürünün ise iyi belirlenmesi gerekmektedir. Günümüzde birçok anti aging ürün bulunmaktadır ve bu da doğal olarak kullanıcıların kafasını karıştırmaktadır. Özellikle yapılan dikkat çekici ambalaj tasarımlarıyla dikkat çekilmek istenmektedir. Cilt bakım ürünlerinde geçerli olan kural anti aging ürünlerde de geçerlidir. Ürünün fayda sağlayacak özelliği içeriğidir. Bir anti aging ürün ne kadar zengin ve faydalı içeriklere sahipse o ölçüde fayda getirebilecektir. Etiket okuma alışkanlığı her sektörde olduğu gibi cilt bakımında da daha iyi tercihler yapılabilmesini sağlıyor. Yaşa, cilt tipine ve ihtiyaçlara uygun bir seçim yapmak yararlı olacaktır.

Sebi Pharma Der Ki;

Tüm Sebi Pharma ürünleri arasında en yüksek oranda, ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içerme özelliğine sahip Sebi Simyacı Anti Aging Krem ve ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen”i sıvı formda içeren Sebi Su birlikte yoğun anti aging bakım yapmaktadır. Tüm Sebi Pharma ürünlerinden alınacak verimi en üst düzeye çıkaran Sebi Su; Sebi Simyacı’dan alınacak verime de katkıda bulunmaktadır. Yaşlanma belirtileri, sarkma, kırışıklık, cilt tonu eşitsizliklerini gidermeye yardımcı Sebi Simyacı göz çevresi, yüz, boyun, dekolte bölgesi dahil olmak üzere tüm ciltte güvenle kullanılabilmektedir. Tek üründe tüm bakım yapan anti aging krem yoğun nem sağlamakta ve cilde bakım yapmaktadır.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!

Devamını oku

Vaadinden fazlasını yerine getiren ürünler Sebi Pharma’da

Cilt bakım ürünleri alanında en çok şikayet edilen konulardan biri de seçilen ürünün vaat ettiklerini yerine getirmemesidir. Bunun sonucunda ise hem maddi hem de manevi zararlar meydana gelmektedir. Sebi Pharma ürünlerinde ise bu durum tam tersidir; hangi ürün tercih edilirse edilsin ürünün vaat ettiği faydaların yanı sıra başka yararlar da gözlemlenir.

BAŞARININ SIRRI: “HÜCRE YENİLEYİCİ BİLEŞEN”

Tüm Sebi Pharma ürünleri ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içermektedir. Benzersiz formül oldukça başarılı ürünler ortaya çıkarmanın yanı sıra hücre yenilediği için birçok cilt problemini gidermeye de katkıda bulunmaktadır.

Örneğin Sebi İxir Leke Kremi’nin hiçbir anti aging vaadi bulunmamaktadır. Bununla birlikte Sebi İxir Leke Kremi kullanan bireyler lekelerinin giderilmesinin yanı sıra yaşlanma karşıtı fayda gördüklerini de belirtmektedir. Bu da yüksek bir kullanıcı memnuniyetinin oluşmasını sağlamaktadır.

Bu durum Sebi Pharma felsefesi ile son derece de uyumludur. Sebi Pharma ürünleri çok amaçlı yapısı ile dikkat çekmektedir. Bu sayede kullanıcılara hem konfor hem de ekonomi sağlanacaktır.

Sebi İxir Leke Kremi; leke gidermenin yanı sıra 50 faktör güneş koruması sağlamakta ve cildi yoğun şekilde nemlendirmektedir. Lekelerin öncelikli kaynaklarından birinin de güneş olduğu düşünülürse bu iki özelliğin bir arada bulunmasının ne kadar avantajlı olduğu ortaya çıkacaktır.

Sebi İxir Akne Kremi; yağlılık, siyah nokta, sivilce, akne gibi şikayetlerle mücadele etmenin yanı sıra ciltteki lekeleri gidermeye de faydada bulunmaktadır. Ürün, pürüzsüz ve duru bir görünüm oluşturmaktadır.

Sebi İxir Acil Bakım Kremi de Sebi Pharma’nın en beğenilen ürünleri arasında yer almaktadır. Hassas ciltlerdeki leke kremi olma özelliğine sahip ürün yoğun şekilde bakım yapmakta ve cildi nemlendirmektedir. Ürünün bir diğer faydası da evdeki ufak kazalardan sonra kullanılabilmesidir. Krem 7’den 70’e her yaştaki bireyin kullanımı için uygundur.

Sebi Ala ve Sebi Simyacı Anti Aging Krem ürünleri Sebi Pharma anlayışının kolaylıkla gözlemlenebileceği ürünlerdir. Her iki ürün de göz çevresi, yüz ve boyun dahil olmak üzere tüm cilde güvenle uygulanabilmektedir. Her iki anti aging krem de sarkma, kırışıklık, yaşlanma belirtileri gibi şikâyetleri gidermeye katkıda bulunmanın yanı sıra; lekeleri, cilt tonu eşitsizliklerini de gidermeye fayda sağlamaktadır.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!


 
Devamını oku

Kilo vermek için nelere dikkat edilmeli?

Hareketsiz yaşam tarzı, yüksek kalorili besinler birçok kişinin fazla kilo problemine sahip olmasına yol açtı. Fazla kilolar çoğunlukla görünüm amaçlı önemsense de sağlık açısından da çeşitli riskler meydana getirebilmektedir. Obezite birçok ciddi sağlık problemini tetiklemektedir.
 

“Açken alışveriş yapma” kuralı bir anlamda beslenme için de geçerli. Çok açken yapılan yiyecek seçimleri de pek sağlıklı olmuyor. Kişin kendi diyet yasaklarını çiğneyebilmektedir. Bunu önlemek için, her zaman kolayca ulaşılabilecek/tüketilebilecek sağlıklı atıştırmalıklar bulundurulmalıdır. Bu sayede uzun süre çok aç kalınması önlenebilmektedir. Örneğin tam tahıllı krakerler, yoğurt, az miktarda antep fıstığı bulundurmak fayda getirecektir. Öğünler atlanmamalıdır.

Kiloyu koruyabilmek veya kilo vermek için ne kadar kilo alındığı ve harcandığı takip edilmelidir. Kişi her iki unsur için de gerçekçi yaklaşımda bulunmalıdır. Alınması gereken kalori miktarı yaşa, cinsiyete ve fiziksel aktivite düzeyine göre değişiklik gösterebilmektedir.

Birçok birey spor yaptığı ve kalori harcadığı için çok fazla besin tüketebileceğini düşünebilmektedir. Egzersiz sırasında harcanan kaloriler olduğundan yüksek değerlendirilebilmektedir. Spor sırasında veya spor sonrasında yüksek kalorili yiyecek ve içecekler tüketmek kilo kaybını güçleştirmektedir. Tıpkı besinlerin olduğu gibi egzersizlerin de kalori değerleri tablo olarak kolayca bulunabilmektedir.

Her yemekte kırmızı, turuncu ve yeşil renkte bir besinin olmasına dikkat edilmelidir. Tabağın bir kısmını bu yiyeceklerin kaplaması fazla kalori alımını engelleyecektir. Renkli meyve ve sebzeler cildin daha genç ve sağlıklı görünmesine de katkıda bulunacaktır.

Su vücudun sağlıklı kalabilmesi için oldukça önemli yere sahiptir. Yeterli su tüketimi vücudun susuz kalmasını önleyeceği gibi midede yer kaplayarak açlık hissinin oluşmasını önlemeye yardım edecektir.

Tuz tüketimi kilo alımını tetiklemektedir. Tuz şişkinliğe, kilo alımına neden olduğu gibi kişinin kendini daha aç ve susamış hissetmesini de sağlamaktadır. Yiyeceklerdeki sodyum miktarı kontrol edilmelidir. Sodyum alımına dikkat etmek şişkinliğin azalmasına da katkıda bulunacaktır.

Yapılan çalışmalara göre baharatlar açlığı önlemeye yardım etmektedir. Örneğin Şili biberi kişinin kendini iyi hissetmesine faydada bulunmaktadır.

Sebi Pharma Der Ki;

Sağlıklı şekilde kilo verebilmek için sadece az kalori almak yeterli değildir. Seçilen besinlerin de vücudun ihtiyaçlarını karşılayacak, besleyici özelliklere sahip olması gereklidir. Buna dikkat edilmezse hem diyet yapmak güçleşir hem de çeşitli sağlık sorunlarına zemin hazırlanmış olur.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!

Devamını oku

İstediğiniz aydınlık görünümü Sebi Su ile yakalayın!

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen”  içeren Sebi Su; cildi kir, yağ, ter ve makyajdan arındırmanın yanı sıra tüm Sebi Pharma ürünlerinden alınacak faydayı en üst düzeye çıkarmaktadır. Cildin başarılı şekilde temizlenmesi birçok cilt problemini de engelleyecektir.

CİLT TEMİZLİĞİ NEDEN ÖNEMLİ?

Cilt, gün içinde sürekli olarak çevresel faktörlere maruz kalmaktadır. Bunun sonucunda gözenekler tıkanabilmekte, cildin üstünde fazladan bir tabaka oluşabilmektedir. Sivilce, aknelerin, erken yaşlanma belirtilerinin önemli nedenlerinden biri de cilt temizliğine dikkat edilmemesidir. Kullanılan dermokozmetik ürünler deriye nüfuz edebilmek için temiz bir cilde ihtiyaç duyarlar. Cilt temizleyici ürün seçiminde; yapılan tercihin cildi kurutmamasına dikkat edilmelidir. Buna ek olarak birçok birey cildini arındırmak için iyi bir cilt temizleyici seçmek yerine el sabunu kullanabilmektedir. Sabunlar iyi ya da kötü cilt yüzeyindeki her şeyi sıyırmak üzere tasarlanmıştır. Bu ürünler kir ve bakteriyi temizlediği gibi cildin doğal koruyucu tabakasını da sıyırmaktadır.  Böylesine güçlü ve sert ürün, yüz gibi hassas bir bölgeye uygulanmaktadır.

Bunun sonucunda cilt çevresel faktörlere karşı savunmasız hale gelebilmektedir. Korumasız durumda kalan deri çevresel faktörlerin etkisi ile kolayca zarar görebilmektedir. İyi cilt bakım ürünleri cildi kurutmadan deriyi başarılı şekilde arındırabilmektedir.

Birçok birey cildinin bakımlı ve genç görünmesini istemektedir. Sadece cilt temizliğine dikkat etmek bile cildin görünümüne katkıda bulunmaktadır.

Cilt temizliğinin önem kazandığı bir diğer durum da makyaj yapılmasıdır. Makyajın başarılı şekilde temizlenmesi de büyük önem taşımaktadır. Makyaj temizlenmeden uyunursa birçok cilt problemine davetiye çıkarılabilmektedir. Bu nedenle ne kadar yorgun olunursa olunsun makyaj temizlenmeden uyunmamalıdır.

Cildin aydınlık ve sağlıklı görünmesine katkıda bulunan cilt temizliği özellikle anti aging ürünlerden verim alınabilmesi, büyük gözenek sorunun yaşanmaması için önemlidir. Cilt hijyenine dikkat edilmesi aşırı yağlanmayı da önleyecektir.

Sebi Pharma Der Ki,

Sebi Su benzersiz formülü sayesinde cildi kurutmuyor; deriyi kirden, yağdan ve makyajdan arındırıyor. Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren ürün tüm Sebi Pharma ürünlerinden alınacak faydayı da en üst düzeye çıkarıyor! Sebi Su paraben, alkol, parfüm içermemektedir!

Cilt Temizleme Toniği Siparişi vermek için tıklayınız!

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

20’li yaşlarda cilt bakımı

Hemen herkes gençken cildinden memnundur. Sarkma, kırışıklık, yaşlanma belirtileri gibi birçok şikayet henüz meydana gelmemiştir. Cilt çevresel faktörlerin zararlarını daha iyi tolere edebilmektedir. Bu yaşlarda cilt bakımına özen gösterilmesi ilerde oluşabilecek sorunları da önleyecektir.

Yaşın ilerlemesi ile birlikte ciltteki görünüm de değişecektir. Bunu öncelikle göz çevresinde gözlemlemek mümkündür. Bunun nedeni göz çevresindeki derinin oldukça ince olmasıdır. Öncelikle yaşlanma belirtileri mikroskobik düzeyde olabilir ve birey bunları fark etmeyebilir. Kırışıklık ve sarkmaların belirginliği de yaşla birlikte artmaktadır. Güneşin zararlı ışınlarına maruz kalınması erken yaşlanma belirtilerinin öncelikli nedenleri arasında yer almaktadır. UVA, UVB ışınları erken yaşlanma belirtilerinin yanı sıra çeşitli cilt problemlerine de yol açabilmektedir. Güneş lekeleri, güneş yanıkları, çiller, cilt tonu eşitsizlikleri, sivilce, gibi birçok şikâyetin nedenleri arasında yer almaktadır. Özellikle plaj voleybolu, yüzme, yürüyüş gibi yaz sporlarında zamanın nasıl geçtiği anlanmaz ve uzun süre güneşin altında vakit geçirilebilir. Bu durum hem cilde hem de genel sağlığa zarar verebilmektedir.

Bu yaşlarda dikkat edilmesi gereken bir diğer konu da cilt temizliğidir. Düzenli olarak cildin arındırılması birçok sorunun oluşmasını engelleyecektir. Özellikle yağ, sivilce, akne, siyah nokta şikâyetlerine karşı cilt temizliği büyük önem taşımaktadır.

Sebi Pharma Der Ki;

Cilt bakımında sık yapılan bir diğer hata da makyajla uyunmasıdır. Bunun sonucunda gözenekler tıkanabilir ve birçok cilt sorunu meydana gelebilir. Ne kadar yorgun olunursa olunsun makyaj çıkarılmadan uyunmamalıdır. Sık yapılan bir diğer hata da cilt temizleyici ürün kullanımından kaçınılmasıdır. Teknolojinin ve dermokozmetik ürünlerin gelişimiyle birlikte birçok cilt temizleyici ürün meydana gelmiştir. Bunun sonucunda cildi kurutmadan başarılı şekilde arındırabilen temizleme suları ortaya çıkmıştır. Yüz; su, sabun yerine bu ürünlerle temizlenirse hem daha derinlemesine temizlik yapılmış olur hem de cildin kuruması önlenmiş olur. Örneğin sabunlar; doğası gereği tüm kir ve bakterileri ciltten sıyırmak için tasarlanmışlardır. Bununla birlikte cildin doğal tabakası da sıyrılabilmektedir. Cildin doğal tabakası zedelendiğinde deri çevresel faktörlere karşı savunmasız durumda olacaktır. Bu da birçok sorunun ortaya çıkmasına neden olabilir.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Cilt tiplerinin avantaj ve dezavantajları

Bireyin cilt tipini bilmesi ürün seçerken avantaj sağladığı gibi bakım konusunda da ipuçları vermektedir. Her cilt tipinin avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır, bunların bilinmesi faydada bulunabilecektir.

Cilt tipleri normal, yağlı, kuru, karma ve hassas olarak gruplandırılmaktadır. Cilt tiplerinin belirlenmesinde birçok faktör rol oynamaktadır. Genetik faktörler, kullanılan ürünler, hava koşulları cilt tipini belirleyebilmektedir. Buna ek olarak cilt tipleri zaman içinde değişebilmektedir. Örneğin yağlı cilde sahip bir birey kışın soğuk havanın da etkisiyle cilt kuruluğu yaşayabilmektedir.

YAĞLI CİLTLERDE CİLT TEMİZLİĞİ ÇOK ÖNEMLİ!

Yağlı ciltlerdeki temel problem yüzdeki yağın çok fazla olmasıdır. Özellikle T bölgesinde yağlanma daha fazla olmaktadır. Yağ bezlerinin gereğinden fazla yağ üretmesi, genetik faktörler, beslenme alışkanlıkları, hormon düzeyleri, gebelik, stres cildin yağlanmasına ve gözeneklerin açılmasına sebebiyet verecektir. Bu cilt tipine sahip bireylerin en çok dikkat etmesi gereken unsur cilt temizliğidir. Deri düzenli olarak arındırılmalıdır. Bununla birlikte cildi yıpratan, cildin doğal yapısına zarar veren temizleyiciler kullanılmamalıdır.
 

Öncelikli Olarak Kullanılabilecek Sebi Simyacı ürünleri:

  • Sebi İxir Akne Kremi
  • Sebi Su

Yağlı Cildin Avantajları;

  • Kuruluk şikâyeti yaşanmamaktadır
  • Cildin daha aydınlık görünmesini sağlamaktadır. (Bu durum dezavantaj olarak da incelenebilmektedir)
  • Cilt UV ışınlara ve diğer çevresel faktörlere karşı korunacağı için yaşlanma belirtilerine karşı da önlem alınacaktır.

Yağlı Cildin Dezavantajları;

  • Akne, sivilce, siyah nokta şikayeti oluşabilmektedir.
  • Cilt temizliğine sürekli olarak dikkat etmek gerekmektedir.

KURU CİLTLER İÇİN OLMAZSA OLMAZ: NEMLENDİRİCİ BAKIM

Kuru cilt tipinde sebum üretimi azdır. Kuru ciltlerde sıklıkla pullanma yaşanmaktadır. Bu cilt tipine sahip bireyler derilerini gergin hissetmektedir. Derinin nemlendirilmesi ve beslenmesi önem taşımaktadır. Bu ürünler ciltteki gerginlik hissinin azalmasına yardımcıdır. Özellikle mevsim değişikliklerinde cilt kuruluğu artabilmektedir.

Öncelikli Olarak Kullanılabilecek Sebi Simyacı ürünleri:

  • Sebi İxir Leke Kremi
  • Sebi İxir Acil Bakım Kremi
  • Sebi Simyacı Anti Aging Krem
  • Sebi Su

Kuru Ciltlerin Avantajları;

  • Çoğunlukla siyah nokta, sivilce şikayeti oluşmaz.
  • Yağlı bir görünüm oluşmaz.

Kuru Ciltlerin Dezavantajları;

  • Kaşıntı meydana gelebilir, cilt gergin ve rahatsız hissedilebilir.

KARMA CİLTLER İÇİN BİRDEN FAZLA ÜRÜN KULLANILABİLİR

En sık rastlanan cilt tiplerinden biri de karma cilttir. Karma ciltlerde en sık rastlanan durum T bölgesinin yağlı diğer alanların kuru olmasıdır. Bu durumda bölgesel olarak farklı ürünler uygulanması fayda getirebilecektir.

Öncelikli Olarak Kullanılabilecek Sebi Simyacı ürünleri:

  • Sebi İxir Leke Kremi
  • Sebi İxir Acil Bakım Kremi
  • Sebi İxir Akne Kremi
  • Sebi Simyacı Anti Aging Krem
  • Sebi Su
  • Sebi Ala

Karma Ciltlerin Avantajları;

  • Kuru ciltte olduğu kadar kuruluk ve gerginlik hissi yaşanmaz

Karma Ciltlerin Dezavantajları;

  • Birden fazla ürün kullanımına gerek duyulabilmektedir.

HASSAS CİLTLERE SAHİP BİREYLER SÜREKLİ DİKKAT ETMELİ

Hassas cildin tanımı değişiklik gösterebilmektedir. Bazı bireyler kozmetik ve dermokozmetik ürünlere karşı hassasiyet gösterirken bazı bireylerin cildi ise güneşe karşı hassastır. Bazı durumlarda da ikisinin de aynı anda yaşanması söz konusudur. Bu cilt tipine sahip bireylerin ürün seçiminde ve cilt bakımında son derece hassas olmaları gerekmektedir.

  • Sebi İxir Acil Bakım Kremi
  • Sebi Su

Hassas Ciltlerin Avantajları;

  • Bu cilt tipinin avantajı bulunmamaktadır. Hassas cilde sahip bireylerin cilt bakımına dikkat etmeleri gerekmekedir.

Hassas Ciltlerin Dezavantajları;

  • Cilt bakımına, ürün seçimine sürekli dikkat edilmelidir.

NORMAL CİLTLER ŞANSLI!

Normal cilt tipinde herhangi sorun gözlemlenmez. Sebum üretimi normal düzeydedir. Cilt yumuşak, bakımlıve dengeli bir görünüme sahiptir.

Normal Ciltlerin Avantajları;

  • Cilt aydınlık, bakımlı bir görünüme sahiptir.

Normal Ciltlerin Dezavantajları;

  • Bu cilt tipinin hiçbir dezavantajı yoktur. Tek dezavantaj bu cilt tipine sahip olmanın kıymetinin bilinmemesi olabilir.

Öncelikli Olarak Kullanılabilecek Sebi Simyacı ürünleri:

  • Sebi İxir Leke Kremi
  • Sebi İxir Acil Bakım Kremi
  • Sebi İxir Akne Kremi
  • Sebi Simyacı Anti Aging Krem
  • Sebi Su
  • Sebi Ala
Devamını oku

Cildiniz için: Sebi İxir Ürünleri!

Sebi İxir ürün grubunda yer alan; Sebi İxir Leke Kremi, Sebi İxir Akne Kremi ve Sebi İxir Acil Bakım Kremi ürünleri ödüllü, dünya patentli içeriğiyle büyük beğeni toplamaktadır. Her biri zengin içeriğe sahip ürünler vaat ettikleri bakımın yanı sıra cildi de beslemektedirler.

SEBİ İXİR LEKE KREMİ

Sebi İxir Leke Kremi Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içermektedir ve lekeleri gidermeye yardımcıdır. Ürün 50 faktör güneş koruması da içermektedir. Krem, güneş lekeleri, çiller, siyah noktalar, cilt tonu eşitsizlikleri ve kararmaları gidermeye yardımcıdır.  Dünya patentli formüle sahip leke kremi cilde bakım yapmakta ve beslemektedir. Ürün güneşin zararlı ışınlarını önlemeye katkıda bulunduğu için başta güneş lekesi olmak üzere oluşabilecek birçok probleme karşı tedbir alınmaktadır.

SEBİ İXİR AKNE KREMİ

Sebi İxir Akne Kremi yağlı ciltler için bakım yapmakta ve cildi beslemektedir. Ürün sivilce, akne, siyah nokta ve gözenek karşıtı bakım yapmaktadır. Akne kremi ciltte pürüzsüz görünüm oluşturmaya da yardımcıdır. Krem akne ve sivilcelere karşı bakım yaptığı gibi ciltte lekeleri gidermeye de katkıda bulunmaktadır.

SEBİ İXİR ACİL BAKIM KREMİ

Sebi Simyacı’nın kuru ve hassas ciltler için versiyonu olan Sebi İxir Acil Bakım Kremi leke gidermeye katkıda bulunmanın yanı sıra cilde bakım yapmakta ve beslemektedir. Ürün cildi çevresel faktörlere karşı korumaktadır. Kış mevsimindeki soğuk ve kuru hava cildi kurutabilmekte ve zarar verebilmektedir. Sebi İxir Acil Bakım Kremi yoğun nem sağlayarak cildin zarar görmesini önlemeye yardımcıdır.

Sebi Pharma Der Ki;

Sebi İxir ürünleri sahip oldukları ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” ve zengin içeriğinin  yanı sıra ambalajıyla da dikkat çekmektedir. Ürünlerin tüp formatında olması kremlerin çevresel faktörlerden korunmasına, kolayca uygulanmasına ve taşınmasına katkıda bulunmaktadır. Tüp kullanımı güven de vermektedir. Tüp üretimi yapan firmalar belirli bir adedin altında tüp basımı yapmayı kabul etmemektedir. Mutlaka yüksek adetler istemektedir. Bu nedenle tüpe basılı ürünler bir anlamda gelecek vaat eden ürünlerdir

Devamını oku

Dünya patentli formül, zengin içerik!

İçerik, cilt bakım ürünlerinin başarısını belirleyen en önemli faktörlerdendir. Kaliteli içeriğe sahip ürünler tercih etmek istenilen sonucun alınmasına katkıda bulunacaktır. Sebi Simyacı ürünlerinde ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen”in yanı sıra birbirinden değerli ham maddeler bulunmaktadır.

9 yıllık ar-ge tecrübesi, dünya patentli formül ve iyi ham maddeler bir araya geldiğinde oldukça beğenilen ürünler ortaya çıkmaktadır. Sebi Simyacı ürünlerinin içeriği incelendikçe ürünlerin değeri daha iyi anlaşılacaktır.
  • Susam yağı
  • Omega-3
  • Keten tohumu
  • Lavanta
  • Neroli Portakal Çiçeği
  • Çay Ağacı
  • Aloe vera
  • Allantoin
  • Çinko

Tüm Sebi Simyacı ürünlerinde yer almaktadır.

Her biri cilt bakımına oldukça fazla katkı sağlayan ham maddeleri bölümler halinde inceleyeceğiz.

SUSAM YAĞI CİLDE BAKIM YAPIYOR!

Susam yağı oldukça besleyici ve nemlendirici özelliğe sahiptir. Susam yağı E, B kompleks, D vitaminleri bakımından zengindir.  Ürün cilde ipeksi bir yumuşaklık da kazandırmaktadır.

Bitkisel yağ anti aging fayda da sağlamaktadır. Yaşlanmayı yavaşlatan susam yağı oksidasyonu önlemeye, kırışıklıkların ve gözeneklerin görünümünü azaltmaya yardımcıdır. susam-yagiGece kremi içeriği olmaya son derece uygun ham madde cildi tazeleyeceği özelliği ile de günlük bakımda da kullanılabilmektedir.

Birçok doğal bitkisel yağ cildi nemlendirici özelliğe sahiptir. Bunların içinde en etkili olanlardan biri de susam yağıdır. Susam yağı nemlendirici ve yumuşatıcı bakımı aynı anda yapmaktadır. Sağladığı önemli bir avantaj da yan etki korkusu olmadan kullanılabilmesidir. Bitkisel yağ cildin su kaybetmesini önlemeye de katkıda bulunmaktadır.

Susam yağı cildi arındırdığı gibi sıkça şikayet edilen sorunlardan biri olan cilt tonu eşitsizliğini gidermeye de yardımcıdır.

Sebi Pharma Der Ki;

Susam yağı cilt bakımı açısından son derece faydalı olsa da doğru şekilde kullanımı önem taşımaktadır. Doğru ham madde seçimi, doğru oranda kullanımı, alınacak verimi arttıracak diğer ham maddeler gibi birçok kriter söz konusudur. Susam yağının faydalarından istifade etmek için susam yağı içeren cilt bakım ürünleri tercih edilebilir.

Susam Yağı içeren formüllere ulaşmak için tıklayın!

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!

Devamını oku

Saçlar neden kurur?

Tıpkı ciltte olduğu gibi saçlarda da kuruluk şikayeti yaşanabilmektedir. Havaların soğuması ve nemin azalması bu durumun daha sık yaşanmasına sebebiyet vermektedir. Saç bakımına dikkat ederek hem saçların kurumasını önlemeye katkıda bulunmak hem de bakımlı bir görünüme sahip olmak mümkündür.

Saçlar yıkandıktan sonra havluyla silmektense saçlar pamuktan yapılan bir havlu ile sarılıp
saçlardaki nemin emilmesi sağlanmalıdır. Bu sayede kırıkların oluşması önlenebilecektir.

Kış mevsiminde ısıtıcılar yoğun olarak kullanılmaktadır. Bunun sonucunda evdeki nem iyice azalacak, hava kuruyacaktır. Nemlendirici cihazlar kullanmak faydalı olabilmektedir.

Saçlar sürekli toplanıyorsa birkaç gün saçları açmakta fayda vardır. Bunun yanı sıra saç tasarımı yapılırken saçlar çok sıkı bağlanmamalıdır. Uyurken saçlardaki tüm aksesuarların sac-bakim-urunleri-1çıkarılması da önem taşımaktadır.

Saçlarda kuruluk şikayeti varsa bu saçların kolayca kırılabileceği ve kopabileceği anlamına gelmektedir. Bu da çok daha dikkatli olunması gerektiği anlamına gelmelidir. Sıcak su kuru saçlara daha çok zarar verecektir, ılık su tercih edilmelidir.

Saçların çok sık yıkanması, sürekli şampuan kullanılması da saçların kurumasına sebebiyet verecektir. Saç derisinin doğal olarak salgıladığı bir yağ vardır. Bu yağ zararlı değildir aksine saç derisini korumaktadır. Çok sık şampuan uygulanması da saçların kurumasına sebebiyet verebilmektedir. Her duş alındığında şampuan kullanılması zorunlu değildir. Bunun yanı sıra saç kurutucusu kullanımı da saçları yıpratabilmektedir.

Saç şekillendirmek, biçimlendirmek için yapılan uygulamalar saçı yıpratabilmekte ve çeşitli sorunlara yol açabilmektedir. Bu işlemler sonucunda hassaslaşan saç: aşırı soğuk, kuru hava, UV ışınları gibi olumsuz çevresel koşullarla birlikte daha da kötü bir duruma gelecektir.

Yetersiz beslenme sağlık, cilt ve saç problemlerine yol açabilecektir. Sağlıklı beslenme alışkanlığı ise saçların bakımlı bir görünüme kavuşmasına yardım edecektir

Sebi Pharma Der Ki;

Tüm bunların yanı sıra genetik faktörler de saçların durumunu belirlemekte etkili olmaktadır.

Hormonal değişimler ciltte lekelere yol açabildiği gibi saçlarda da değişikliklere neden olabilmektedir.

Saç Bakım Serumu Formülüne  ulaşmak için tıklayınız!

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!

Devamını oku

Kremlerin içerikleri ne derece etki ediyor?

Paraben, vazelin veya parafinle kurulu ürünlerin hiçbiri etken maddeyi cilde aktaramamaktadır. Bu maddeler çoğunlukla ticari kaygılarla ürünlere eklenmektedir. Sebi Pharma ürünlerinde ise kesinlikle paraben, vazelin, parafin, alkol, silikon, parfüm bulunmamaktadır. Akademik çalışma biçimini benimseyen Sebi Pharma; her zaman en iyi ham maddelere yer vermektedir. Bunun yanı sıra tüm Sebi Pharma ürünleri ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içermektedir. Bu benzersiz formül yalnızca Sebi Pharma ürünlerinde yer almaktadır.

Birçok kullanıcı Sebi Pharma ürünlerinden memnun kalmakta ve ürünleri çevrelerine de önermektedir.  Bunun en önemli nedenleri arasında ürünlerin içeriği ve doğallık yer almaktadır.  Hassas ciltlerde dahi kullanılabilen; paraben, alkol, silikon, vazelin içermeyen ürünler yoğun şekilde cilde bakım yapmaktadır.

Cilt bakım ürünleri alanında sıkça yaşanan bir problem de ürünlerin geçici fayda sağlamasıdır. Özellikle nemlendirici kremlerde bu durum çok sık yaşanmaktadır. Öncelikle cildin nemlendirildiği düşünülür fakat daha sonra, uzun vadede kuruluk şikâyeti yaşanabilmektedir.  Bu nedenle doğal ürünler tercih edilmesi önem taşımaktadır. Özellikle kış mevsiminde bu durumun önemi daha da artmaktadır. Sebi Pharma’daki ürünler kalıcı ve uzun vadeli başarı sağlayacak şekilde dizayn edilmiştir. Bu sayede kullanıcılar sık sık yeni ürünler satın almaya ihtiyaç duymamaktadır. Bunu deneyimleyen kullanıcılar tekrar herhangi ürün kullanmaya gereksinim duymasalar bile çevrelerine Sebi Pharma ürünlerini önerebilmektedir.

Sebi Pharma ürünleri doğallığa büyük önem vermektedir. Susam yağı, Omega 3 yağ asitleri içeren ürünler cilde yoğun şekilde bakım yapmaktadır. Gücünü doğadan alan kremler cildi yormamakta ve yıpratmamaktadır. Ürünlerin doğal olması kullanıcılar için de haklı bir güven sağlamaktadır. 9 yıllık ar-ge çalışması sonucunda ortaya çıkarılan ürünler yoğun bir birikim ve çalışmanın sonucudur. Sebi Pharma ürünleri doğallığın yanı sıra vaadini tutma özelliğine de sahiptir. Bu sayede kullanıcılar hangi amaç için ürün seçerlerse seçsinler yüksek memnuniyet sağlanmaktadır. Birçok kullanıcı memnuniyetlerini belirtirken A şikayeti için ürünü aldım fakat B’ye de iyi geldi diye belirtmektedir. Bu da Sebi Pharma ürünlerinin yalnızca vaadini tuttuğunu değil vaadinden fazlasını yerine getirdiğini göstermektedir.
Devamını oku

Cilt bakımı için bütçenizi zorlamanıza gerek yok!

Cilt bakımının önemi bilinse de zaman zaman yoğunluktan veya harcama yapılmak istenmediğinden cilt bakım ürünleri kullanılmayabilmektedir. Bununla birlikte her alanda olduğu gibi dermokozmetik ürünlerin kullanımında da öncelikle tedbir almak faydalıdır. Zamanında bakım yapılması birçok sorunun önüne geçebileceği gibi tasarruf da sağlayacaktır. Tamamen yerli bir firma olan Sebi Pharma, dolar kurundan etkilenmeden ödüllü, dünya patentli ürünülerini kullanıcılarıyla buluşturuyor.

Sebi Pharma firmasının önceliği ticari başarı değil, kullanıcılarının ciltlerindeki olumlu değişimlerdir. Gelen olumu yorumlar firmanın en büyük motivasyon kaynağı olmaktadır. Öyle ki birçok ürün memnun kalmakla yetinmemekte, çevresine de Sebi Pharma ürünlerini önermektedir. Bu sayede firmanın ünü kulaktan kulağa artmaktadır. Sebi Pharma ürünleri herkes için cilt bakımının ulaşılabilir olmasını hedefler. Ekonomik fiyata edinilebilen ürünler vaat ettiklerinden çok daha fazlasını yerine getirir. Ticari kaygılar nedeni ile birçok amaç için farklı farklı ürünler piyasaya sunulabilmektedir. Bunun sonucunda kullanıcılar birçok ürüne bütçe harcamak ve efor sarf etmek durumunda kalmaktadır. Sebi Pharma bu beklentiyi çok iyi analiz ettiği için tek üründe birden fazla bakım anlayışını benimsemiştir.

Örneğin Sebi İxir Leke Kremi lekeleri gidermenin yanı sıra 50 faktör güneş koruması da sağlamaktadır. Bu sayede farklı bir güneş koruyucu kullanımına gerek kalmamaktadır. Krem, güneş korumasına önem vermeyen bireylerin dahi doğal olarak güneşten korunmasına katkı sağlamaktadır.

Bu felsefenin gözlemlenebileceği bir diğer ürün ise Sebi İxir Akne Kremidir. Krem akne, sivilce, siyah nokta, yağlılık şikayetlerini gidermekle birlikte lekeleri de gidermekte ve cildi nemlendirmektedir. Sebi İxir Akne Kremi doğal yapısı ile çok genç bireylerde de güvenle kullanılabilmektedir. Ürünün bir diğer önemli artısı ise cilt altındaki sivilceleri de temizlemesidir. Bu sayede sivilcelerin tekrar çıkması önlenmektedir. Sivilce şikayetini sadece görünen sivilcelerle değerlendirmek hatalı bir yaklaşım olacaktır. Cilt altında da birçok sivilce olgunlaşmayı ve çıkmayı beklemektedir.

Sebi Pharma Der Ki;

Sebi Pharma’nın hassas ciltlerde kullanılan leke kremi Sebi İxir Acil Bakım Kremi ise leke kremi gidermenin yanı sıra cilde yoğun şekilde bakım yapıyor ve nemlendirme sağlıyor. Ürün evde meydana gelebilecek ufak kazalardan sonra da kullanılabilmekte cilde yoğun nem sağlamaktadır.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Cilt bakımında bölgesel düşünülmeli mi?

Birçok birey cildindeki belirli probleme odaklanarak sadece o sorundan kurtulmak istemektedir. Oysa cilt bakımı sadece tek bir soruna odaklanamayacak kadar kapsamlıdır. Sadece belirtilen sorundan kurtulmak yetmez, cildin genel anlamda da bakımlı olması gerekir. Cilt bakımına dikkat edilmediğinde çeşitli sorunlara zemin hazırlanmış olacaktır. Sebi Simyacı ürünleri tek üründen birden fazla bakım yaparak tüm cildin bakımının gerçekleşmesine katkıda bulunuyor!

Cilt bakımında sıkça karşılaşan hatalardan biri de, bakım yapmak için sorunun meydana gelmesinin beklenmesidir. Leke giderici veya anti aging bakım için sorunun çok fazla ilerlemesi beklenmemelidir. Hemen her alanda olduğu gibi bu konuda da önceden tedbir almak fayda getirecektir. Birçok birey doğal olarak daha iyi ve bakımlı bir görünüme sahip olmak için dermokozmetik ürünlere yönelmektedir. Bu oldukça doğaldır. Çevremizdeki insanların görünümümüz hakkında fikir edinmesini sağlayan unsur ise tek bir problem değildir. Cildin genel anlamdaki görünümü izlenimi oluşturur. Tüm bunlar düşünüldüğünde; kişinin kendisinin dikkatini çeken sorundan kurtulmasının önemli olduğu gibi genel anlamda da cilt bakımına dikkat etmesinin gerekli olduğu ortaya çıkacaktır. Cildin her bölgesinin hassasiyeti farklıdır bu da kişiye ipucu verebilecektir. Örnek olarak göz çevresindeki deri cildin diğer bölgelerine oranla çok daha incedir. Bu da yaşlanma belirtilerinin öncelikle göz çevresinde meydana gelmesinin nedeninin oluşturmaktadır. Bu bilgi dikkate alındığında herhangi sorun yaşansın ya da yaşanmasın göz çevresi bakıma dikkat edilmesinin önemi ortaya çıkacaktır. Tüm cilde bakım yapılması ve özen gösterilmesi kişinin istediği sonucu almasını sağlayacaktır.

Sebi Pharma Der Ki;

Sebi Simyacı’nın çok amaçlı ürünleri, kullanıcılarının tüm cilde bakım yapabilmesine olanak sağlıyor. Firma, kullanıcıları hem ekonomik masraftan kurtarmak hem de kullanım kolaylığı sağlamak için tek üründe birden fazla bakım yapmaya oldukça dikkat ediyor. Bunun sonucunda tüm cilde bakım yapmayı sağlayan, kullanıcıya tasarruf ettiren konforlu ürünler ortaya çıkıyor! Sebi Simyacı’daki Sebi İxir Akne Kremi haricindeki tüm ürünlerin pH’ı nötrdür. Bu da tüm cilde güvenle uygulanabileceği anlamına gelmektedir. Sebi Simyacı ürünleri sadece sorun giderilmek istenilen bölgeye değil genel olarak bakım amaçlı kullanıldığında da çok önemli avantajlar sağlayacaktır.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Sebi Pharma’da nemlendirici ve leke karşıtı bakım bir arada!

Sebi Simyacı’nın hassas ciltler için özel olarak formüle edilmiş ürünü Sebi İxir Acil Bakım Kremi hem yoğun nem sağlıyor, cilde bakım yapıyor hem de ciltteki lekeleri gidermeye yardım ediyor. Ürün özellikle cildi hassas olduğu için istediği ürünü kullanamayan bireyler için ideal!

Sebi Simyacı firmasındaki tüm ürünler birden çok sorunu gidermek üzere hazırlanmıştır. Bu sayede hem kullanım konforu hem de ekonomi sağlanmış olur. Sebi İxir Acil Bakım Kremi de bu anlayışa tamamen uymaktadır. Ürün cilde yoğun nem sağlamakta ve bakım yapmaktadır. Bu özelliği ile cildi çevresel faktörlere karşı korumaktadır. Sıcak, soğuk, güneşin zararlı ışınları, çevresel kirlilik, zararlı beslenme alışkanlıkları, uykusuzluk tüm bunlar cildi yormakta ve yıpratmaktadır. Bunun sonucunda hem cildin doğal yapısı zarar görmekte hem de istenilen görünümden gittikçe uzaklaşılmaktadır. Bunların yanı sıra, bu etkiler birikimli olarak erken yaşlanma belirtilerine de yol açabilmektedir. Bir diğer dezavantaj da kullanılan diğer ürünlerden, makyajdan istenilen faydanın elde edilememesidir. Bakıma dikkat edilmediği takdirde cildin hassasiyeti de giderecek artacaktır. Tüm bu veriler cilt bakımının önemini ortaya çıkarmaktadır. Sebi İxir Acil Bakım Kremi benzersiz formülü sayesinde 7’den 70’e tüm aile bireyleri tarafından güvenle kullanılabilmektedir.

Birçok birey cildindeki lekelerden kurtulmak istemektedir ama karşılaştığı koşullar buna uygun değilmiş gibi görünür. Örneğin yaz mevsiminde leke giderici bakım yapılamaz denir. Bu kısmen doğrudur; lekelerin giderilmesi için cilt soyulduğunda, deri savunmasız hale gelecektir. Bu durumdaki cilt güneşin UVA, UVB ışınlarına da maruz kaldığında sorun iyice artacaktır. Sebi Simyacı’nın hassas ciltlerde kullanılan leke kremi Sebi İxir Acil Bakım Kremi ise dört mevsim güvenle kullanılabilmektedir. Ürün cildi soymadan içerdiği ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” ile lekeleri gidermeye katkıda bulunmaktadır. Ezber bozan bu formül dört mevsim, hassas ciltlerde dahi kullanılabilmektedir Hem de cildin soyulacağına veya yıpranacağına dair en ufak bir endişe duymadan! Aynı zamanda yoğun nem sağlayan ve cildi çevresel faktörlere karşı koruyan ürün cilt bakımında büyük bir avantaj sağlamaktadır.

Devamını oku

Yaşlanmaya dair neleri kontrol edebilirsiniz?

Hemen her dakika yaşlanmaya devam ediyoruz. Bu elbette müdahale edilemeyecek bir gerçek. Bilim adamları yaşlanmayı birçok nedenin meydana getirdiği sonuç olarak nitelendiriyor. Tıbbın olanakları geliştikçe de bu nedenler ve önemleri daha da belirgin hale geliyor. Yaşımızın ilerlemesini kontrol edemesek de uzun yıllar genç ve güzel bir cilde sahip olmak için alınabilecek birçok önlem var.

Tüm bu bilgilerle birlikte elbette değiştirilemeyecek faktörler de yaşlanmayı etkileyebilmektedir. Genetik miras bu unsurlar arasında yer almaktadır.

Bazı bireylerde sağlık sorunları kronik hale gelebilmektedir. Bunda kişinin zararlı alışkanlıkları da rol oynamaktadır. Sigara kullanımı, aşırı kilo alınımı, hiç egzersiz yapılmaması, stresle mücadele edilememesi sağlığı ciddi anlamda tehdit edebilmektedir. Bu maddelerden birçoğu hemen herkesin hayatında yer almaktadır, önemli olan mümkün olduğu kadar mevcut durumu değiştirmeye çaba harcamaktır.

Boğaz ağrısı, soğuk algınlığı gibi sağlık sorunları bağışıklık sisteminin zayıfladığını göstermektedir. Bu nedenle bağışıklık sisteminin her zaman güçlü olmasına dikkat edilmelidir. Bağışıklık sisteminin güçlü olup olmadığını anlamak ise oldukça kolaydır. Eğer birçok hastalığa yakalanılıyorsa, hastalıktan kurtulmak uzun sürüyorsa, bu bağışıklık sisteminin zayıfladığına işaret etmektedir. Ellerin düzenli olarak yıkanması, doğru şekilde beslenilmesi ve zararlı alışkanlıklardan kaçınılması fayda getirecektir.

Yaşlanma belirtilerinin erken yaşta oluşmasının başlıca nedenlerinden biri de cildin güneş ışınlarından korunmamasıdır. Bunun sonucunda güneş lekeleri, cilt tonu eşitsizlikleri, yanıklar, cildin olağan yapısının zarar görmesi gibi birçok olumsuz sonuç meydana gelmektedir. Cilt kanserinin nedenlerinden biri de cildin güneşin zararlı ışınlarından korunmamasıdır. Güneş yanıkları denildiğinde akla ilk gelen şey sancılı bir süreç yaşanacağıdır. Bu doğrudur fakat güneş yanıklarının olumsuz etkisi bununla da sınırlı değildir. Cilt soyulur, hasar görür ve yıpranır. Oldukça zarar gören deri, genç ve bakımlı görünümden uzaklaşmaktadır.

Tüm bunların yanı sıra kişinin kendini genel olarak “iyi” hissetmesi de önemlidir. Birey sosyal çevresi, ailesi ve işiyle barışıksa ve memnunsa bu mutlaka sağlığına da olumlu katkı olarak yansıyacaktır. Aksi durumlarda da tam tersi geçerli olacaktır.

Sebi Pharma Der Ki;

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici bileşen” içeren Sebi Simyacı Anti Aging Krem sarkmaları, kırışıklıkları, cilt tonu eşitsizliklerini, lekeleri ve göz çevresindeki problemleri gidermeye yardımcıdır. Tek üründe tüm bakım yapan krem; göz çevresi, yüz ve boyun dahil olmak üzere tüm cilde uygulanabilmektedir.

Yaşlanma Karşıtı Bakım Kremi için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Yaşlanmak saçları nasıl etkiliyor?

Yaşın ilerlemesi ile birlikte hem ciltte hem de sağlıkta çeşitli problemler meydana gelebilmektedir. Cilt çevresel faktörlere karşı daha savunmasız hale gelir. Bu durum sağlık için de geçerlidir; genel sağlığa, beslenmeye gösterilen dikkat arttırılmalıdır. Tüm bu değişimler saçlarda da gözlemlenir. Saçların beyazlaması, dökülmesi en sık rastlanan sorunlardandır.

YAŞIN İLERLEMESİYLE HANGİ DEĞİŞİMLER YAŞANIYOR?
 
  • Saç rengi değişir. Bu aynı zamanda yaşlanmanın en net belirtilerindendir. Saç rengini üreten melanin zamanla daha az üretilmeye başlanır. Bunun sonucunda saçlar grileşmeye başlar. Bu durum çoğunlukla 30’lu yaşlarda başlar. Saç rengi giderek açılır ve beyazlar. Bu durum genetik yapı ile de ilgilidir.
  • Bir saç telinin ortalama ömrü 2 ve 7 yıl arasında değilmektedir. Saç düşse de yenisi ile değişir. Vücuttaki saç ve tüy miktarı da genetik yapı ile ilgilidir. Hemen herkes yaşlanmayla birlikte saç dökülmesi sorunu yaşar. Buna ek olarak saçların uzaması da yavaşlar. Hormonlara bağlı olarak erkeklerde ve kadınlarda farklı saç problemleri meydana gelebilmektedir.
  • Tırnaklar da yaşlanmayla birlikte değişebilmektedir. Tırnaklar yaşlanmayla birlikte daha yavaş uzamaya, solgunlaşmaya, sararmaya ve opak hale gelmeye başlar. Özellikle ayak tırnakları daha sert ve kalın hale gelir.
  • Bunların yanı sıra seçilen saç stilleri de ister istemez bireyi yaşlı gösterebilmektedir. Bu nedenle saç şeklinin seçimine de dikkat edilmelidir. Doğru seçimler yapıldığında daha genç görünmek dahi mümkündür.
  • Saçların çok sık boyanması, saç rengi değiştirirken zıt renklerin tercih edilmesi gibi birçok faktör saçları yıpratmaktadır. Bu unsurlara da dikkat ederek saçlarda meydana gelebilecek problemlerin azalmasına katkıda bulunulabilir.
Devamını oku

Cilt bakımında sadelik kazandırıyor!

Her geçen gün sadeliğin önemi daha da artıyor. Cilt bakımında da sadelikten yana olmanın birçok yararı var. Az ürünle istenilen görünümü yakalamak mümkün. Bu sayede oluşabilecek zaman kaybı da en aza indirilecektir.

Zaman zaman ne kadar fazla o kadar iyi düşüncesiyle hareket edilebilmektedir. Bunun klişe bir örneği ürün daha çok fayda sağlasın diye ürünü bolca kullanmaktadır. Oysa bu durum fayda yerine zarar getirebilmektedir. Bir üründen verim almanın en iyi yolu o ürünün kullanım talimatlarına uygun olarak kullanılmasıdır.

Birçok ürün kullanıldığında hangi ürünün fayda ya da zarar getirdiğini anlamak güçleşecektir. Buna ek olarak her ürünün içerik yapısı farklıdır ve farklı ürünleri aynı anda kullanmak etkileşim riskini meydana getirmektedir.

Yaşanabilecek diğer bir sorun ise ekonomidir. Çok sayıda ürüne bütçe ayrılması kişinin ekonomisini zedeleyebilmektedir. Herhangi alanda bir rutin belirleyebilmek ve uzun vadeli olabilmek için ön koşul gerçekçi olunmasıdır. Çok sayıda ürün birlikte kullanılabilir ve fayda da elde edilebilir. Bir zaman sonra her gün bu kadar ürüne zaman ayırmak sıkıcı gelebilecektir. Bunun sonucunda birey cilt bakımından  tamamen uzaklaşacaktır.

Sade bir cilt bakım rutinin belirlemek hem ekonomik olacak hem de zamandan tasarruf sağlayacaktır. Bu şekilde hazırlanan bir rutini uzun vadede uygulamak ise kolaydır. Çoğunlukla, az sayıda ürün kullanıldığında cilt yorulmaz.

Cilt bakım ürünlerinde çok karmaşık düşünülmesine ihtiyaç yoktur. Güneş korumasına dikkat edilmesi, cildin nemlendirilmesi ve belirli yaşlardan itibaren yaşlanma karşıtı bakıma başlanması oldukça olumlu sonuçlar getirecekir

Birçok bireyin cilt problemlerinin kaynağını agresif uygulamalar oluşturmaktadır. Özellikle kısa sürede büyük sonuçlar vaat eden çalışmalar olumsuz sonuçlar verme potansiyelini taşımaktadır. Cilt bakımında sadelik benimsendiğinde bu tür çalışmalara da ihtiyaç duyulmayacak, yavaş yavaş cilde bakım yaparak istenilen sonuç elde edilecektir.

Çok sık olmasa da yapılan bir diğer hata ürünlerin karıştırılmasıdır. Ürünlerin karıştırılıp uygulanması oldukça olumsuz sonuçlar oluşturabilmekte ve cildi yıpratabilmektedir. Tercih edilen dermokozmetik ürünler düzenli ve kullanım talimatına uygun bir şekilde uygulanmalıdır.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!

Devamını oku

Sebi Ala’da anti aging bakım ve cilt beyazlatma bir arada!

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi Ala anti aging bakım yapmanın yanı sıra cildin beyazlamasına da yardımcıdır. Sarkma, kırışıklık karşıtı bakım yapan, göz çevresi yüz ve boyun dahil tüm cilde uygulanabilen Sebi Ala aydınlık ve genç bir görünüm de oluşturmaktadır.

Birçok cilt bakım ürünü veya kozmetik ciltte istenilen görüntünün oluşması için tasarlanmaktadır. Bununla birlikte zaman zaman kimyasal içerikler kullanılarak bu görüntünün yakalanması hedeflenebilmektedir. Bunun sonucunda cilt zarar görebilmektedir. En sık rastlanan problemler arasında gözeneklerin tıkanması, sivilce oluşumu gibi unsurlar arasında yer almaktadır.

Sebi Simyacı ürünleri paraben, alkol, silikon, vazelin, hidrokinon, parfüm içermemekte ve güvenle kullanılmaktadır. Sebi Ala da bu anlayışla üretilmiştir. İçerisinde gözenekleri tıkayan, cildi yoran hiçbir madde bulunmadığı gibi aksine cilde bakım yapmakta ve beslemektedir. Sebi Ala içerdiği silisyum kaplı değerli minerallerle cilt beyazlatmaya yardımcıdır. Mineraller doğallığı ve gözenekleri tıkamaması nedeniyle son yıllarda ilgi odağı olmuştur. Hassas ciltlere sahip bireyler ciltlerinin daha güzel görünmesini sağlamak için minerallerden faydalanmaktadır.

Sebi Simyacı ürünlerinin ayırt edici bir özelliği de aynı anda birden çok bakım yapmasıdır. Herhangi Sebi Simyacı ürünü vaat ettiği bakımın yanında mutlaka ek bakımlar da yapar. Sebi Simyacı kullanıcıları böylelikle hem zaman tasarrufu hem de ekonomi yapmış olur. Sadece Sebi Ala kremle göz çevresi, yüz ve boyun bakımı, yaşlanma karşıtı bakım, cilt beyazlatıcı bakım yapabilmek mümkündür.

Çok sayıda ürün kullanımı maliyetli olduğu gibi çeşitli riskleri de beraberinde getirmektedir. Tek başına faydalı olabilecek ürünler birbirleriyle uyum sağlamadıklarında zararlı olabilmektedir. Buna ek olarak ciltteki olumlu ya da olumsuz değişimin hangi üründen kaynaklandığını tespit etmek de mümkün olamamaktadır. Sıkça oluşan başka bir problem de cilt bakımına zaman ayrılamamasıdır. Bir hevesle başlatılan cilt bakım rutini çok fazla ürün içermesi nedeniyle sıkıcı gelebilmektedir. Birey gayret etse bile yoğun yaşam temposu cilt bakımının aksamasına neden olabilmektedir.

Sebi Pharma Der Ki,

Sebi Ala yaşlanma karşıtı krem kullanarak ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren bir ürünle cilde bakım yapmak, yaşlanma belirtileri ile mücadele etmek ve daha beyaz, aydınlık bir görünüme sahip olmak mümkündür!

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Sonbahar ve yaşlanma karşıtı bakım

Genetik faktörler, çevresel kirlilik, yaşın ilerlemesi; sarkmaların ve kırışıklıkların meydana gelmesine neden olmaktadır. Anti aging bakımda cilt kuruluğunun önlenmesi de büyük önem taşıdığı için sonbaharda ve kışın daha dikkatli olunması gerekmektedir.

Yaşlanma belirtilerinin erken ya da geç ortaya çıkmasını etkileyen önemli değişkenlerden biri de bireyin alışkanlıklarıdır. Cilt bakımına, sağlığa dikkat edilirse, sağlıklı bir yaşam tarzı belirlenirse uzun süre genç bir cilde sahip olmak  mümkün olacaktır. Bunun yanı sıra müdahale edilemeyen unsurlar da bulunmaktadır, genetik yapı bunlardan biridir. Bireyin yaşadığı coğrafya da önem taşımaktadır. Çevresel kirliliğin yoğun olduğu bölgeler hem sağlığı hem de cildi ciddi anlamda olumsuz etkilemektedir.

Havaların soğuması ve nemin azalması kuruluk şikayetlerinin gittikçe yaygınlaşmasına neden olmaktadır. Tercih edilen cilt bakım ürününün nemlendirme açısından önemi büyüktür. Hemen hemen tüm nemlendirici ürünler kullanıldıkları andan itibaren cildi nemlendirir. Ayırt edici unsur ise bunun kısa süreli olup olmadığıdır. Kısa sürede nem verip uzun vadede cildi yıpratan ürünler de bulunmaktadır. Sonbaharda anti aging bakım için nemlendirici kullanımına dikkat edilmelidir.

Ciltteki nemin azalmasının tek nedeni hava koşulları değildir. Yaşın ilerlemesi de ciltteki nemin azalmasını, kuruluk şikayetinin artmasını sağlayabilir.

İleri yaşlara hitap eden yaşlanma karşıtı kremler bu durumun bilincinde oldukları için yoğun nem de sağlarlar. Bu sayede hem yaşlanma karşıtı hem de nemlendirici bakım sağlanır. Ciltteki kuruluk sorunu çözülmediğinde kişi kendini rahatsız hissedeceği gibi yaşlanma belirtileri daha da görünür hale gelecek ve ilerleyecektir.

Mevsimsel geçişler hem sağlığı hem de cildi yıpratmaktadır. Bu geçiş döneminde bakıma daha fazla dikkat etmek gerekmektedir. Sonbaharın gelmesi ile iş yaşantısındaki yoğunluk da artmaktadır. Bu yoğunluk dahilinde cilt bakımının aksatılması da kısa süre içinde sonuçlarını göstermektedir.

Göz çevresi cildin diğer bölümlerine oranla çok daha incedir. Bu durum da göz çevresinin çeşitli faktörlerden daha kolay etkilenmesini beraberinde getirmektedir. Yaşlanma belirtileri çoğunlukla ilk olarak göz çevresinde oluşmaktadır. Sonbaharda da göz bakımını ihmal etmemek cildin daha genç ve bakımlı görünmesine katkıda bulunacaktır.

Devamını oku

Yaz mevsimini telafi edin, kışa hazırlanın!

Yaz mevsiminde birçok cilt problemi meydana gelebilmektedir. Yüksek sıcaklıklar, tuzlu ve klorlu su,  UV ışınları cildi yorabilmektedir. Yaz mevsiminde cildin çevresel faktörlerden korunması gerektiği gibi yazın ardından da oluşan bu hasarlar telafi edilmelidir. Buna dikkat edilmediği takdirde; soğuk ve kuru havaya maruz kalan deri iyice yıpranacaktır.

Yazdan sonra ciltte kuruluk şikayeti yaşanabilmektedir. Bu da nemlendirici bakımın önemini arttırmaktadır. Gözenekleri tıkamayan, cildi çevresel faktörlerden koruyan nemlendirici krem fayda getirecektir. İyi bir cilt temizleme ürünü seçerek deriyi ölü hücrelerden arındırmak da bakım yapılmasını kolaylaştıracaktır. Cildin doğal yapısına zarar veren, bariyer tabakasını yıpratan temizleyicilerden ise kaçınılmalıdır. Kendini koruyamayan cilt birçok potansiyel problemle karşı karşıyadır.  Tıpkı yaz mevsiminde olduğu gibi sonbaharda da cilt çevresel unsurlara karşı korunmalıdır. Mevcut problemlere yenilerinin eklenmesi önlenmelidir.

Cildin nemli kalması ve toksinlerin dışarı atılması için su tüketimine dikkat edilmelidir. Bunun yanı sıra sağlıklı beslenmeye dikkat edilmelidir. Taze meyve, sebze ve Omega-3 yağ asitleri içeren besinler tüketilmelidir. Sağlıklı beslenmeye dikkat edilmesi hem genel sağlık hem de cilt bakımı açısından avantaj sağlayacaktır.

Cildin ihtiyaçları göz ardı edilmemeli ve sorunun büyümesi beklenmemelidir. Örneğin cilt kuruduğunda ürün aramak için uzun süre beklenmemelidir. Yeni bir besin tüketildiğinde veya aktiviteye başlandığında, uyku düzeninde değişiklik yapıldığında ya da cilt bakım ürünü kullanıldığında vücudun nasıl tepki verdiği araştırılmalıdır.

Belirlenen cilt bakım rutininden fayda elde edebilmek için süreklilik önem taşımaktadır. Cilde düzensiz şekilde bakım yapılması istenilen faydanın alınmasını engelleyecektir. Çok sık yapılan değişiklikler cildi yoracaktır.

Tüm bunlara dikkat edildiğinde hem cilde bakım yapılacak hem de kışın oluşabilecek potansiyel olumsuzluklara karşı bir şeyler yapılmış olunacaktır. Cilt bakımına dikkat edilmesinin önemli faydalarından biri de cildin uzun süre genç ve güzel görünmesi, yaşlanma belirtilerinin erken yaşlarda ortaya çıkmamasıdır. Yaşlanmayı etkileyen birçok faktör bulunsa da birey en azından değiştirebileceği unsurlar kendi lehine çevirebilir.

Sebi Pharma Der Ki;

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi İxir Acil Bakım Kremi’yle hem yaz mevsiminden sonra bakım yapın hem de cildinizi kışa hazırlayın! İlk kullanımdan itibaren yoğun bakım yapan Sebi İxir Acil Bakım Kremi cildi besliyor ve çevresel faktörlere karşı koruyor.

Kışın cilt bakımı formülü için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Makyajsız da istediğiniz görünümü yakalayın!

Cilt bakımına, genel sağlığa dikkat ederek istenilen görünüme makyajsız da kavuşmak mümkün. Cilt bakımında sıkça yapılan bir hata da oluşan problemlere çözüm aramak değil makyajla kapatmayı tercih etmektir. Bunun sonucunda mevcut sorun daha da büyüyebilmektedir. Sürekli makyaj yapmak yorucu olabilmektedir.

Tıpkı sağlıkta olduğu gibi ciltteki problemler de bir bakıma çeşitli sorunların habercisidir. Örneğin cilt kuruluğu cildin çok fazla nemlendirilmediğinin, yaşlanma belirtileri genel olarak cilt bakımına dikkat edilmediğinin, güneş lekeleri ise güneşten korunmaya dikkat edilmediği anlamına gelmektedir. Elbette bu faktörlerin tamamı kişinin elinde olmayan faktörlerden de kaynaklanabilmektedir. Çevresel faktörler, yaş, genetik yapı gibi unsurlar da cilt üzerinde önemli etkiye sahiptir. Ciltte herhangi problem ortaya çıktığında bunu makyajla kapatmak yerine sorunun kaynağı incelenmelidir.

NELER YAPILABİLİR?
  • Çeşitli cilt problemlerini önlemek için cildin nemlendirilmesi önem taşıyor. Yağlı ciltlerin de nemlendirici bakıma ihtiyacı vardır. Buna dikkat edilmesi cildin makyajsız da güzel görünümüne faydada bulunacaktır.
     
  • Beslenme alışkanlıkların kişinin sağlığı ve görünümü üzerindeki etkisi oldukça fazla. Sağlıklı ve düzenli beslenmeye dikkat ederek yorgun görünümün önüne geçilebilir. Sağlığa zararlı, yağlı yiyeceklerle sivilce oluşumu arasındaki bağ hala araştırılmaktadır. Bu tür besinlerden kaçınarak hem sağlık hem de cilt bakımı için tedbir alınabilir.
     
  • Cilt bakımının olmazsa olmazlarından biri de cilt temizliğidir. Özellikle yağlı ciltlere sahip, çevresel kirliliğin yoğun olduğu şehirlerde yaşayan bireylerin cilt temizliğine dikkat etmesi büyük önem taşımaktadır. Cildin ölü hücrelerden ve kirden arındırılması görünümü oldukça güzel ve bakımlı hale getirecektir.
     
  • Sivilceler birçok kişi için endişe ve stres kaynağı olmaktadır. Sivilcelerden kurtulmak için sivilceleri sıkmak veya makyajla kapatmak durumun kötüleşmesine neden olabilmektedir. Bu yöntemlerdense sivilce kremi kullanarak sivilce karşıtı bakım yapılabilir.
     
  • Cilt bakımında sıkça şikayet edilen bir diğer sorun da güneş lekeleridir. Güneşin zararlı ışınları; güneş lekeleri, erken yaşlanma belirtileri gibi birçok problemin öncelikli kaynağı arasında yer almaktadır. Sadece güneşten korunmaya dikkat etmek bile birçok sorunun oluşmasını önleyecektir. Dört mevsim güneşten korunmaya dikkat edilmesi oldukça iyi bir alışkanlıktır.
Devamını oku

Cilt bakımının olmazsa olmazları

Cilt bakımına gösterilen dikkat kişiden kişiye göre değişebilmektedir. Bazı bireyler cilt bakımına oldukça dikkat ederken bazı bireylerse bu alana hiç zaman ayırmazlar. Peki, cilt bakımın olmazsa olmazları nelerdir? Hangi faktörlere mutlaka dikkat edilmelidir?

Cilt bakımına dikkat edilmesi ve cildin çevresel faktörlere karşı korunması kişinin kendini iyi hissetmesine de katkıda bulunacaktır. Örneğin cildin kuruması bireyi rahatsız edecektir. Herkes cildinin uzun yıllar genç ve bakımlı kalmasını istemektedir. Bu konuyu çok fazla düşünmeyen bireyler de yaşlanma belirtileriyle karşılaştıklarında endişe edebilmektedir. Cildin uzun süre bakımlı kalması ve geç görünmesi cilt bakımına dikkat edilmesi ile mümkündür. Uzun yıllar boyunca gösterilen dikkat karşılığını bu şekilde de verecektir.

GÜNEŞ KORUMASI ÖNEMLİ

Cilt bakımının olmazsa olmazlarından biri de güneş korumasıdır. Sadece güneşten korunmaya dikkat etmek dahi birçok avantaj sağlayacaktır. Cildin UVA, UVB ışınlarından korunması; erken yaşlanma belirtilerini, güneş lekelerini ve cildin yıpranmasını önleyecektir.

CİLT KURULUĞUNA DİKKAT


Mutlaka dikkat edilmesi gereken bir diğer konu da cildin nemlendirilmesidir. Özellikle kış mevsiminde buna daha çok dikkat edilmesi gereklidir. Soğuk hava, ısıtıcılar cildin kurumasına sebebiyet verecektir. Bunun sonucunda hem deri yıpranacak hem de rahatsız bir his oluşacaktır. Tercih edilen nemlendirici krem kısa vadede cildin nemlendirip uzun vadede ise deriyi kurutuyorsa fayda değil zarar getirecektir. Nem sağlamanın yanı sıra bakım yapan ürünler tercih edilmelidir.

Sebi Pharma Der Ki;


Cilt bakımında herkesin dikkat etmesi gereken bir konu da cilt temizliğidir. Çevresel kirliğinin her geçen gün arttığı düşünüldüğünde derinin gün boyunca birçok faktörden olumsuz etkilendiği sürpriz olmayacaktır. Cildin tüm bunlardan başarılı şekilde arındırılması hem kişinin kendini daha iyi hissetmesini sağlayacak hem de ciltte bu nedenlere bağlı olarak sorunların oluşmasını önleyecektir.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Sivilce lekelerine çözüm

Sivilce lekelerine çözüm için birçok yöntem denenmektedir. Zaman zaman agresif çalışmalar da yapılabilmekte ve cilt yıpratılabilmektedir. Cilt bakımında amaç sivilce lekelerine çözüm olsa da cildi yormamaya dikkat edilmelidir. Savunmasız kalan deriyi birçok potansiyel sorun beklemektedir.

SİVİLCE LEKELERİNİZİ KREMLE ÇÖZÜN

Sivilce ve akne şikayeti zaman zaman inatçı olabilmektedir. Bu sorun çözüldükten sonra da istenilen sonuca kavuşabilmek her zaman mümkün değildir. Sivilceler gitse de lekeleri belirgin şekilde durmaktadır.  Bu da sivilce lekelerine çözüm ihtiyacını ortaya çıkaracaktır.   Sivilce lekeleri farklı renk ve büyüklükte olabilmektedir. Sivilce aktifken kurcalandı veya kaşındıysa lekenin daha belirgin olması muhtemeldir.

Sivilce lekelerine çözüm için sivilce lekesi giderici kremler yoğun olarak tercih edilmektedir. Cilt tonu eşitsizliğini de gidermeye yardımcı ürünler deriye bakım da yapmaktadır. Sivilce lekelerine çözüm için    lekelerden kurtulabilmek için doğru ürün seçimi son derece önemlidir. Zengin ve kaliteli içeriğe sahip kremler seçmek avantaj sağlayacaktır.

Ciltteki mevcut lekelerin koyulaşmasını önlemek ve sivilce lekelerine çözüm için güneş koruyucu kullanımına da dikkat etmek gereklidir. Sivilce lekeleri güneşin zararlı ışınlarına maruz kaldıklarında daha da inatçı olabilmektedir. Bundan dolayı sivilce lekesi oluşur oluşmaz cilt tipine uygun bir leke kremi ile leke karşıtı bakıma başlamak fayda getirebilmektedir.

Sebi İxir Akne Kremi sivilce lekelerini, aktif sivilce ve akneleri gideriyor. Cildin pürüzsüz görünmesine yardımcı ürün siyah noktaları ve yağlılık şikâyetini de ortadan kaldırıyor.

Devamını oku

Makyaj temizliği neden önemli?

Cilt bakımında ihmal edilmemesi gereken kurallardan biri de makyaj temizliği yapılmadan uyunmamasıdır. Makyaj çıkarılmadan uyunduğunda ciltte birçok problem oluşmasına zemin hazırlanacaktır.

Uyumadan önce makyaj temizlenmediği zamanlarda yorgunluk bahane edilmektedir. Uykuda cilt yenilenmektedir fakat yüzde makyaj varken cilt nefes alamaz ve kendini yenileyemez. Bunun yanı sıra mimik çizgileri, göz çevresinde halkalanma da meydana gelebilecektir.

Pratik olması nedeniyle makyaj temizleme mendilleri sıkça tercih edilmektedir. Makyaj temizleme mendilleri faydalı olsa da cildi tam anlamıyla makyajdan arındıramamaktadır. Bu araçlar kullanılmak isteniyorsa cilt öncelikle mendillerle makyajdan kabaca arındırılmalıdır hemen sonra ise cilt temizleme ürün kullanarak derinlemesine temizlik yapılmalıdır.

Makyaj yapılmadan önce saçların toplanması önem taşımaktadır. Bu sayede alın bölgesini de tam anlamıyla temizlemek mümkün olur.

Göz çevresindeki deri diğer bölgelere oranla çok daha incedir hatta bu yüzden yaşlanma belirtileri öncelikli olarak göz çevresinde gözlemlenmektedir. Göz makyajının temizlenmesi de önem taşımaktadır. Bu bölgedeki cilt çok hassas olduğu için dikkatli olunmalı mümkünse pamuk kullanılmalıdır.
 

Yüz temizliğine başlanmadan önce eller iyice yıkanmalıdır. Buna dikkat edilmesi günlük yaşantıda da fayda getirecektir. Farkında olunmasa da gün içinde birçok defa yüze dokunulmaktadır. Bunun sonucunda ellerdeki bakteriler yüze taşınır bu da çeşitli sorunlara yol açabilmektedir. El hijyenine dikkat edilmesi ve mümkün olduğu kadar yüze dokunulmamak yarar getirecektir.

Cilt temizliği yapıldığında derinin kir ve makyajdan tam olarak arındığına emin olunmalıdır. Aceleci davranmaktan kaçınılmalıdır. Makyaj temizlendiğinde cildin nefes almasına, kendi kendine bakım yapmasına ve ölü hücrelerin arınmasına da yarar da bulunulacaktır. Özellikle akne ve sivilcelerden yakınan bireylerin cilt temizliğine daha fazla dikkat etmesi gerekmektedir. Cilt temizliği bu sorunların oluşma riskini azaltacaktır.
Cilt temizliği bireyin daha genç ve bakımlı görünmesine de katkıda bulunacaktır. Kullanılan dermokozmetik ürünler temiz cilde daha iyi nüfuz edebilecektir.

Kaliteli makyaj ürünleri seçmeye dikkat edilmelidir. Bununla birlikte makyaj yapmakta kullanılan malzemelerin kalitesi, kullanım ömrünün dolmamış olması da önemlidir. Bu ürünler kişisel olarak kullanılmaktadır.

Sebi Pharma Der Ki;

Sebi Simyacı’nın ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren temizleme suyu Sebi Su cildi makyajdan, kirden başarılı şekilde arındırmaktadır. Sebi Su tüm Sebi Simyacı ürünlerinden alınacak faydayı da arttırmaya yardımcıdır.

Cilt temizleme suyuna ulaşmak için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!

Devamını oku

Sebi Simyacı’yla ışıltılı görünümü yakalayın!

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi Simyacı Anti Aging Krem yaşlanma karşıtı bakımın yanı sıra aydınlık ve ışıltılı bir görünüm de sağlamaktadır. Sebi Simyacı boyar madde içermemekte, silisyum kaplı doğal minerallerle hem cilde bakım yapmakta hem de beyaz, aydınlık bir cilt görünümü oluşturmaktadır.

TEK ÜRÜNDE TÜM BAKIM

Sebi Simyacı “Tek üründe tüm bakım” felsefesi ile tasarlanmıştır. Sebi Simyacı ile anti aging, göz çevresi, leke karşıtı, nemlendirici bakım yapmak mümkündür. Ürün göz çevresi, yüz, boyun ve dekolte bölgesi dahil olmak üzere tüm cilde uygulanabilmektedir.  Bu sayede çok sayıda ürün kullanımına ihtiyaç duyulmamaktadır. Böylelikle kullanım konforu ve ekonomi sağlanmaktadır.

Çevresel faktörlerin de etkisiyle birçok cilt hassaslaşmaktadır. Bunun sonucunda tercih edilebilecek ürün sayısı da doğal olarak kısıtlanmaktadır. Hassas cilde sahip bireyler ürün seçiminde çok daha dikkatli olmak durumundadır. Sebi Simyacı silisyum kaplı değerli minerallerle aydınlık görünüm sağladığı için cildi yormamakta ve gözenekleri tıkamamaktadır. Böylelikle hassas ciltlere sahip bireyler de istedikleri görünüme sahip olmak için Sebi Simyacı’yı kullanabilmektedir.

BENZERSİZ FORMÜL


Sebi Simyacı’nın zenginliği bununla da sınırlı değil! Tüm Sebi Pharma ürünleri gibi Sebi Simyacı da ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeriyor. Sebi Simyacı’nın özelliği ise bu benzersiz formüle en yüksek oranda sahip olması.

Sebi Simyacı ışıltılı, aydınlık bir görünüm oluşturmakla birlikte; sarkmalarla, kırışıklıklarla ve göz çevresindeki problemlerle mücadele etmektedir. Sebi Simyacı kullanıcıları hem yaşlanma karşıtı bakım yapmakta hem de aydınlık görüntüye sahip olmaktadır. Özellikle yoğun tempoyla çalışan cilt bakımına güçlükle zaman ayıranlar için birden çok bakım yapan ürünler büyük avantaj sağlamaktadır.

Sebi Pharma Der Ki;

Ciltte aydınlık ve ışıltılı görünüme sahip olmak için mineralleri seçenlerin sayısı her geçen gün artıyor. Minerallerin en önemli faydalarından biri de yapaylıktan uzak, doğal güzellik sağlamalarıdır.

Sebi Simyacı tüm bu unsurların yanı sıra cilde bakım da yapmakta, deriyi çevresel faktörlere karşı korumaya katkıda bulunmaktadır.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Cilt bakımı herkes için ulaşılabilir olmalı!

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren, vaadini tutan Sebi Pharma ürünleri her bütçeye hitap ediyor. Tamamen yerli bir kuruluş olan Sebi Pharma dolardaki değişimleri de kullanıcılarına yansıtmıyor. Birden çok fayda sağlayan ürünler çok sayıda ürün almaya da ihtiyaç bırakmıyor!

Sebi Pharma’nın tüm ürünleri incelendiğinde ekonomik fiyatlar göze çarpacaktır. Firmanın tek üründe birden çok fayda prensibi de kullanıcılarını çok fazla ürün satın alma zahmetinden ve maliyetinden kurtarmaktadır.

Ortalama bir güneş koruyucu fiyatına hem dünya patentli formüle sahip bir leke kremine hem de güneş koruyucuya da sahip olunabilmektedir. Sebi İxir Leke Kremi leke gidermeye katkıda sağlamanın ve güneş koruyucu özelliğinin yanı sıra cildi nemlendirmektedir. Yoğun bakım sağlayan ürün cildi çevresel faktörlere karşı da korumaktadır.

İncelemek ve sipariş vermek için tıklayınız.

Sebi İxir Akne Kremi yağlı ciltler için tüm bakımı sağlamaktadır. Siyah nokta, yağlılık, gözenek, sivilce ve akne gibi şikayetlerini gidermeye yardımcı ürün cildin pürüzsüz ve duru bir görünüme sahip olmasına da katkıda bulunmaktadır. Cildi yormadan ve yıpratmadan akne ve sivilce sorununu gidermeye yardımcı krem.

İncelemek ve sipariş vermek için tıklayınız.

Sebi İxir Acil Bakım Kremi Sebi Pharma’nın 7’den 70’e tüm aile bireyler için tasarladığı üründür. Yoğun nem sağlayan, ilk kullanımdan itibaren cilde bakım yapan ürün Sebi İxir Acil Bakım Kremi çevresel faktörlerin cilde zarar vermesini de önlemeye faydada bulunmaktadır.

İncelemek ve sipariş vermek için tıklayınız.

Sebi Ala Anti Aging Krem yaşlanma karşıtı bakım sağlamakta, cildi beslemektedir. Göz çevresi, yüz, boyun dahil tüm cilde uygulanabilen krem ayrıca göz kremi almaya da ihtiyaç bırakmaktadır. Sebi Ala içerdiği silisyum kaplı değerli minerallerle cilt beyazlatma özelliğine de sahiptir ve aydınlık bir görünüm de sağlamaktadır.

İncelemek ve sipariş vermek için tıklayınız.

Sebi Su, Sebi Pharma’nın Hücre Yenileyici Temizleme suyudur. Ödüllü, dünya patentli formül içeren tüm Sebi Pharma ürünlerinden alınacak verimi en üst düzeye çıkarır.

İncelemek ve sipariş vermek için tıklayınız.

Sebi Pharma’nın en yüksek oranda; ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren ürünü Sebi Simyacı Anti Aging Krem göz çevresi, yüz, boyun dahil tüm cilde uygulanabilmektedir. Anti Aging krem; sarkma, kırışıklık, leke, renk tonu eşitsizliği gibi sorunları gidermeye yardımcıdır. Sebi Simyacı; kullanıcılarını göz kremi, nemlendirici krem, anti aging bakım serumu, leke giderici krem alma ihtiyacından kurtarmakta tek üründe tüm bakım yapmaktadır. Silisyum kaplı değerli mineraller içeren Sebi Simyacı  aydınlık bir görünüm sağlamakta cildi beyazlatmaktadır.

İncelemek ve sipariş vermek için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Neden mineral makyaj tercih edilmeli?

Cilt bakımı ve makyaj alanında bilinçlenme giderek artıyor. Makyaj ürünlerinin istenilen sonucu sağlaması kadar cilde olan etkileri de düşünülüyor. Bunun sonucunda mineral makyaja olan ilgi de giderek arttı. .

Mineral makyajın cilde zarar vermemesi aksine bakım yapması bu makyaj seçeneğinin popülerleşmesinde etkili olmuştur. Geleneksel makyaj ürünleri kimyasallar, katkı maddeleri içerebilmektedir. Bunun sonucunda özellikle hassas ciltlerde çeşitli reaksiyonlar oluşabilmektedir. Mineral makyaj doğal olması ve gözenekleri tıkamamasıyla cilde zarar vermeden istenilen görünümü yakalamaya katkıda bulunmaktadır. Bununla birlikte; mineral makyaj cilt ve dış dünya arasında bariyer görevi görerek derinin çevresel faktörlerden zarar görmesini engellemektedir.

Mineral makyaj ürünleri doğal güneş koruması da sağlayarak güneşin zararlı ışınlarına karşı cildi korumaktadır. Böylelikle güneş koruyucu kullanılsın ya da kullanılmasın UVA UVB ışınlarına karşı koruma sağlanacaktır. Bununla birlikte kullanılan mineral makyaj ürünün SPF’i göz önünde bulundurulmalıdır. Gerektiğinde haricen güneş koruyucu sürülmelidir. Özellikle çocuklar, yaşlılar ve açık ten rengine sahip bireyler daha büyük risk grubunda yer almaktadır.

Geleneksel makyaj ürünleriyle ilgili sıkça şikayet edilen unsurlardan biri de yoğun ve ağır bir hisse neden olmasıdır. Bu durum bireyin konforunu etkileyecektir. Mineral makyaj ise son derece hafiftir ve yaşlanma belirtilerini gizlemeye de katkıda bulunmaktadır. Yaşlanma belirtilerini gizlemek geçici olarak çözüm sağlasa da cilt bakımına dikkat ederek ve anti aging ürünler kullanarak daha iyi sonuçlar elde edilebilmektedir.

Mineral makyajla ilgili ilginç bir detay da bu makyaj türünün çok eski çağlardan beri kullanılıyor olmasıdır. Doğal mineraller eskiden de cildi güzelleştirmekte kullanılmaktaydı. Kleopatra’nın da mineral makyajı kullandığı düşünülmektedir.

Sebi Pharma Der Ki;

Sebi Simyacı’nın anti aging ürün grubunda yer alan Sebi Ala ve Sebi Simyacı kırışıklık, sarkma ve yaşlanma belirtileri ile mücadele etmekle kalmıyor içerdiği mineral makyajla güzel, aydınlık bir görünüm de sağlıyor!

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

El ve ayak bakımı için ipuçları

Cilt bakımı denildiğinde akla ilk olarak yüz gelir. Bununla birlikte vücudu bir bütün olarak düşünmek ve bakımına dikkat etmek fayda sağlayacaktır. Bölgesel çözümler kısa vadeli sonuçlar getirecektir. Özellikle eller sürekli göz önündedir, iletişimi desteklemek için sık sık kullanılır. Ayak bakımı da kişinin kendini iyi hissedebilmesi açısından önem taşımaktadır.

Yaz mevsimi cildi ve saçları ciddi anlamda yormakta ve yıpratmaktadır. UVA, UVB ışınları, tuzlu, klorlu su, aşırı sıcak, çok sık duş alınması cildi yoracaktır. Bununla birlikte yaz mevsimi ayaklar için de çeşitli sorunları tetiklemektedir. Aşırı sıcak, tercih edilen açık ayakkabılar, kumsalda veya denizde karşılaşılan yabancı cisimler, bulaşıcı cilt hastalıkları ayakların yıpranmasına neden olacaktır. Bunların sonucunda kişi adım atarken dahi güçlük çekebilir.
 

El ve ayak bakımı için alınabilecek birçok önlem var;

Yazın bahçede toprakla ilgilenirken, bulaşık yıkanırken veya bisiklet tamir edilirken eldiven kullanılmalıdır. Bu sayede oluşabilecek birçok problem önlenebilir. Birçok birey bulaşık kimyasalları nedeniyle çeşitli sorunlar yaşamaktadır. Dikkat edilmesi gereken bir diğer unsur da amacına uygun eldivenlerin tercih edilmesidir. Hemen her alan için koruyucu ekipmanlar farklıdır ve birçoğu birbirinin yerine geçmez.

• Eller sık sık yıkanmasa dahi deniz, havuz ve banyo elleri yıpratacaktır. Bu da nemlendirici kullanımının önemini arttırmaktadır.

• Tıpkı cilt gibi eller de güneşin zararlı ışınlarından korunmalıdır. Ellerin güneşin zararlı ışınlarına maruz kalması kırışıklığa ve erken yaşlanma belirtilerine yol açacaktır. Bununla birlikte güneş lekeleri, cilt tonu eşitsizlikleri de meydana gelebilmektedir.

• Hem sağlık hem de cilt bakımı için beslenmenin önemi büyüktür. Beslenme düzenindeki sorunlar kısa süre içinde çeşitli belirtiler ortaya çıkaracaktır. B vitamini ve kalsiyum eksikliği tırnaklara zarar verecektir.

• Tıpkı eller gibi ayaklar da nemlendirilmelidir. Bu birçok cilt sorunun oluşmasını önlemeye yardım edecektir.

• Ayaklarda meydana gelebilecek sorunları önlemek için dikkat edilmesi gereken önemli bir faktör de ayakkabı seçimidir. Her amaç için farklı ayakkabılar tercih edilmelidir. Örneğin yürüyüş, koşu veya günlük kullanım için farklı ayakkabılar tercih edilmelidir. Yüksek topuklu ayakkabılar davetler, çeşitli etkinlikler tercih edilmeli ve mümkün olduğu kadar giyilmelidir.

• Ayaklar gün içinde şişmektedir. Bu nedenle ayakkabı alışverişi için geç saatlerin tercih edilmesi daha doğru karar verilmesini sağlayacaktır.

Sebi Pharma Der Ki;

Sebi Pharma’nın ödüllü, dünya patentli” Hücre Yenileyici Bileşen” içeren ürünü Sebi İxir Acil Bakım Kremi cilde bakım yapmanın ve lekeleri gidermeye katkıda bulunmanın yanı sıra el ve ayak bakımında da kullanılıyor. pH nötr olması nedeniyle tüm cilde uygulanabilen krem hem kullanım konforu hem de ekonomi sağlıyor.

El ve ayak bakım kremi için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Soğuk havanın cilde zararları

Havaların soğuması cilde de zarar verebilmektedir. Özellikle cilt kuruluğu şikayeti sıkça yaşanabilmektedir. Yağlı cilde sahip bireyler bile soğuk havalarda ciltlerinin kurumasından yakınabilmektedir. Deride bulunan sorunlar soğuk hava nedeni ile daha da ilerleyebilmektedir.

Soğuk havaya karşı çok hassas bireyler el ve ayaklarında şişme şikayeti yaşayabilmektedir. Bazı bireyler soğuk içecekleri taşırken bile problem yaşayabilmektedir. Bu durumda soğuk havadan korunmak mevsime uygun ayakkabı seçimi ve eldiven kullanımı önem taşımaktadır. Bununla birlikte sıkça rastlanan bir diğer şikâyet de kızarıklıktır.

Düşük sıcaklıklar sadece cilde zarar vermekle kalmaz bireylerin kendini yorgun hissetmesine de neden olur.

Havanın kuru olması ve düşük nem gözlere ve cilde de zarar verebilmektedir. Örneğin gözler yaşarabilmektedir. Cilt kuruyabilmekte, kaşıntı sorunu başlayabilmektedir. Daha ileri bir sorun ise derinin pul pul dökülmesidir. Cildin kaşınmasıyla birlikte ciltte çeşitli büyüklükte hasarlar oluşabilmektedir. Hasar gören bölgelerin mikrop kapması sorunun daha da ilerlemesine neden olabilmektedir.

Soğuk havalarda yaşanan tek sorun sıcaklığın düşük olması değildir. Kapalı mekanları ısıtmakta kullanılan cihazlar da nemi düşürerek cildin kurumasına zarar verebilmektedir. Uzun süre duş alınması, çok sıcak duşlar da cildin kurumasına sebebiyet verebilmektedir. Bu nedenle ılık su tercih edilmeli ve olabildiğince kısa süre içinde duş alınmalıdır.

Tüm cilt tipleri için dört mevsim nemlendirici bakımın önemi büyüktür. Bununla birlikte belirtilen faktörlerden dolayı havalar soğuduğunda nemlendirici ürünlerin kullanımının önemi artmaktadır. Ürün seçiminde ise dikkatli olunmalıdır. Kısa vadede nem sağlayan fakat uzun vadede deriyi kurutan ürünler sadece geçici fayda sağlamaktadır. Cilde bakım yapan ve nem sağlayan kremler tercih edilmelidir.

Kış mevsiminde dikkat sıkça gözden kaçırılan bir faktör de güneş korumasıdır. Kışın da güneş cilde ciddi anlamda zarar verebilmektedir. Karlardan yansıyan ışınlar mevcut riski daha da arttırabilmektedir.

Sıkça yapılan hatalardan biri de yüz temizliğinde sabun kullanılmasıdır. Sabunlar doğası gereği ciltteki kirleri ve bakterileri temizlemek üzere tasarlanmışlardır. Bununla birlikte cildin doğal bariyer tabakasını da sıyırabilmektedir. Bunun sonucunda cilt hassaslaşabilmekte ve kuruyabilmektedir. Yüz temizliğinde mutlaka kaliteli cilt temizleme ürünleri tercih edilmelidir.

Sebi Pharma Der Ki;

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi İxir Acil Bakım Kremi ilk kullanımdan itibaren cilde bakım yapmakta ve deriyi beslemektedir. Yoğun nem sağlayan krem çevresel faktörlerin cilde zarar vermesini önlemeye yardımcıdır.

Kış aylarında cilt bakımı formülümüze ulaşmak için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Yüz bakımında nelere dikkat edilmeli?

Cilt bakımında en çok öncelik verilen alanlardan biri de yüzdür. Hemen herkes cildinin pürüzsüz ve lekesiz görünmesini ister. Yüz bakımında yapılan hatalar; ciltte problemler oluşmasına veya mevcut sorunların daha da ilerlemesine sebebiyet verebilmektedir.

Birçok birey ekonomik gerekçelerle veya ilgisini çektiği için cilt bakım ürünlerini kendi hazırlamak ve uygulamak istemektedir. İnternette, gazetelerde bolca tarife rastlamak mümkündür. Bu tarifler oldukça özenli hazırlanabildiği gibi dikkatsizce hazırlanan birçoğu da mevcuttur. Böyle bir tarifi başarıyla uygulamak fayda yerine zarar getirecektir. Öte yandan gerçekten faydalı tarifleri başarılı şekilde hazırlamak da oldukça güçtür. Doğru içerikleri doğru oranlarda kullanmak uzmanlık gerekmektedir. Tüm bunlara ek olarak ev şartlarında hazırlanan bir ürünün ne kadar hijyenik olacağı oldukça tartışmalıdır. Bunun yerine profesyonel ürünler tercih edilmelidir. Kaliteli dermokozmetik ürünlerle istenilen bakım sağlanacaktır.
 

Sıkça yapılan bir hata da aynı anda çok fazla ürün kullanımıdır. Ürünler kendi başına fayda getirebilecekken başka ürünlerle karıştırıldığı için çeşitli olumsuzluklar yaşanabilir. Çok fazla ürün kullanımından kaçınıp sade bir cilt bakım rutini belirlemek yararlı olabilmektedir.

Yüz bakımında aşırıya kaçılması da ciddi zararların oluşmasına sebebiyet verecektir. Ürünlerin kullanım talimatına uyulmadan kullanımı, cilt temizliğinde çok fazlaya kaçılması deriyi yıpratacaktır. Bakım yapılmak isterken tam tersi sonuç elde edilebilmektedir.

Tıpkı telefonlar gibi gözlükler de yağ, bakteri ve kir depo etmektedir. Bunun sonucunda cilt irite olabilmektedir. Akıllı telefonların, gözlüklerin temiz olması yüz bakımına da faydada bulunacaktır.

Ciltteki lekelerin, sivilcelerin ve aknelerin kaşınması, kurcalanması ve koparılması mevcut durumun daha da kötü hale gelmesine neden olabilmektedir. Cilt daha da hassaslaşabilmekte ve çevresel faktörlere karşı savunmasız konuma gelebilmektedir. Eller sürekli kullanıldığı için kolayca kirlenebilmektedir. Ellerdeki bakteriler temasla yüze geçecektir.

Tüm bunların yanı sıra yüz bakımını başarılı şekilde yapmak da her zaman yeterli olmamaktır. İyi sonuçlar alabilmek için cilt bir bütün olarak düşünülmelidir. Böylelikle bakımlı ve genç bir görünüme kavuşulabilecektir.

Sebi Pharma Der Ki;

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi Pharma ürünleriyle cilt bakımınızı yapabilir, istediğiniz görünüme kavuşabilirsiniz.

Doğal cilt bakım formüllerine ulaşmak için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!

Devamını oku

Sebi Pharma Yanınızda!

Sebi Pharma ürünleri eczaneden de temin edilebilir. Vatandaşların en yakın sağlık danışmanı olan eczanelerde Sebi Pharma ürünlerini bulmak mümkün. Tüm ciltlerin sağlığa kavuşmasını hedefleyen Sebi Pharma sadece internet kanalıyla değil eczaneler aracılığı ile de son kullanıcısına ulaşıyor.

SÜREKLİ YENİLİK!

Dağıtım kanallarını sürekli güncel tutan Sebi Pharma kullanıcılarına daima kolaylık sunmayı hedefliyor. İnternet kullanımının gittikçe yaygınlaşması alışkanlıkları da etkiledi. Alışveriş konusunda da bireylerin tercihleri değişmektedir. Kimi bireyler hiç evinden çıkmadan birkaç tıkla istedikleri ürünün kapısına kadar getirilmesini istemekte kimi bireyler de dışarı çıkıp istediği ürünü bizzat kendisi almaktan hoşlanmaktadır. Sebi Pharma her iki isteğe de yanıt veriyor.

SEBİ PHARMA ÜRÜNLERİ SEÇKİN ECZANELERDE


Sebi Pharma’nın kullanıcı dostu ara yüzüne sahip Sebisimyaci.com’dan 7/24 ürünlerle ilgili bilgi alınabiliyor, tek tıkla ürünün kapıya kadar gelmesi sağlanabiliyor. Sebi Pharma ürünleri sadece internette bulunmuyor. Seçkin eczanelerden Sebi Pharma ürünlerini temin etmek mümkün. Sebi Pharma ürünleri başta İzmir olmak üzere Ege ve Akdeniz bölgesindeki birçok ilde mevcut.

Cilt Bakım Kremleri sipariş vermek için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Cilt bakımınız size özel olsun!

Özgün olmak iyidir. Birçok birey ünlülerin cilt bakım alışkanlıklarının en doğrusu olduğunu düşünebilmektedir oysa herkesin cilt tipi, bakım alışkanlığı ve beklentileri farklıdır. Ürün seçiminde bunu göz önünde bulundurmak faydada bulunacaktır.

CİLDİNİZİN NE İSTEDİĞİ ÖNEMLİ!

Cilt bakımında zaman zaman bireyin istekleri dahi önemsiz kalabilmektedir. Kişinin beklentileri, istekleri farklı cildin ihtiyaç duyduğu ürün farklı olabilmektedir. Bu nedenle mümkün olduğu kadar ihtiyaç duyulan ürünler tercih edilmelidir. Örneğin cilt nemsizse önceliği nemlendirici bakıma vermek yararlı olabilmektedir. Ciltte yoğun şekilde sivilceler varsa önce sivilcelerden kurtulmak için çaba harcamak yarar getirebilmektedir.

Sıkça yapılan bir diğer hata da ürünün ambalajına odaklanılmasıdır. Bu hata sadece cilt bakım anlamında değil neredeyse tüm tüketim ürünlerinde yapılabilmektedir. Cilt bakım ürünlerinin başarısını belirleyen ve kullanıcıya faydada bulunacak kısmı içeriğidir. Ürünün formülü ne kadar güçlü, kullanılan ham maddeler ne kadar kaliteli ise o ölçüde yarar oluşacaktır. İçerik okuma alışkanlığı edinmek ve buna önem vermek hem cilt bakımında hem de tüketimin tüm aşamalarında fayda getirecektir.

Ürün seçiminde ve cilt bakımında yapılan bir diğer hata da acele sonuç beklemektedir. Ürünün çalışmasına ve istenilen sonucun ortaya çıkmasına zaman verilmelidir. Çok sık ürün değişimi cildi de yorabilmekte ve yıpratabilmektedir.

Cilt bakımında zaman ve çevresel koşullar da önem taşımaktadır. Aynı alışkanlıkları dört mevsim sürdürmek her zaman faydalı olmayabilmektedir. Örneğin nemlendirici bakıma kışın biraz daha fazla dikkat etmek gerekmektedir. Yaşın ilerlemesi de bir takım değişiklik isteklerini beraberinde getirmektedir. Cildin kendini yenileme ve onarma gücü eskisi kadar kuvvetli olmayacaktır. Bu da yaşın ilerlemesiyle birlikte cilt bakımına daha çok dikkat edilmesinin gerekli olduğunu göstermektedir. Cilt zamanla telafi gücünü yitirmektedir. Anti aging ürünler yaşlanma karşıtı bakımın yanı sıra cildi besleyerek ve bakım yaparak da yaşlanma belirtileri ile mücadele etmektedir.

Sebi Pharma Der Ki;

Cilt bakımında sıkça yapılan bir hata da; bireyin cildinin bazı hatalara karşı toleransı olduğunu düşünmesidir. Örneğin güneş koruyucu kullanılmadığı halde yanık ve benzeri sorunların ortaya çıkmaması güneş koruyucu kullanımını engellememelidir. Bu faktörler yıllar sonra etkisini gösterebilmektedir. Erken yaşlanma belirtilerinin öncelikli nedenleri arasında cildin UV ışınlarına karşı korunmaması yer almaktadır.

Size özel cilt bakım ürünlerine ulaşmak için tıklayın.


Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Sebi Pharma ürünleri ekonomi & konfor sağlıyor!

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi Pharma ürünleri içerdikleri benzersiz formülle ekonomi ve kullanım konforu da sağlamaktadır. Çok amaçlı ürünler ayrı ayrı krem kullanma maliyetini ve zaman kaybını ortadan kaldırmaktadır.

Gelişen teknoloji, yoğun yaşam temposu cilt bakımını da etkiledi. CC, DD kremler gittikçe popülerleşmeye başladı. Bu ürünlere rağbet gittikçe artacak gibi gözükmektedir. Bireyler “tek ürünle birden fazla fayda” oldukça önem vermektedir. Farklı farklı ürünler araştırmak, taşımak, bitenlerini yenisi ile değiştirmek doğal olarak zaman kaybı gibi görülebilmektedir. Bunun yanı sıra ekonomik açıdan da külfet meydana gelecektir.

Kullanıcılarına her zaman en iyisini sunmayı hedefleyen Sebi Pharma; ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren cilt bakım ürünlerini birden fazla fayda getirecek şekilde tasarlamıştır. Büyük beğeni oluşturan bu anlayış Sebi Pharma anlayışının yapı taşlarındandır.
 

Sebi Pharma’nın tüm ürünlerinde bu anlayışı gözlemlemek mümkündür;

Sebi Simyacı Anti Aging Krem; Sebi Pharma’nın “tek üründe tüm bakım” yapan ürünüdür. Krem göz çevresi, yüz, ve boyun dahil tüm cilde uygulanabilmektedir. Sebi Simyacı sarkma, kırışıklık, göz çevresindeki problemler gibi şikayetlerin yanı sıra leke, cilt tonu eşitsizliği karşıtı bakım da gerçekleştirmektedir. Sebi Simyacı sayesinde ayrıca nemlendirici, göz kremi, anti aging bakım serumu almaya gerek kalmamaktadır.

Sebi Ala Anti Aging Krem cilt beyazlatma özelliğine sahip olduğu gibi sarkma, kırışıklık, leke ile de mücadele etmektedir. Sebi Ala da tıpkı Sebi Simyacı gibi göz çevresi, yüz, boyun dahil uygulanabilmektedir.

Sebi Su Sebi Pharma’nın Hücre Yenileyici Temizleme Suyu’dur. Ürün; cildi kirden, yağdan, terden ve makyajdan başarılı şekilde arındırdığı gibi tüm Sebi Pharma ürünlerinden alınacak verimi de en üst düzeye çıkaracaktır. Herhangi Sebi Pharma ürünü kullanmadan önce cildi Sebi Su ile temizlemek üründen alınacak faydayı en üst düzeye çıkaracaktır.

Sebi İxir Leke Kremi de Sebi Pharma felsefesinin kolayca gözlemlenebileceği ürünler arasında yer almaktadır. Ürün cildi nemlendirmekte, leke karşıtı bakım yapmakta ve 50 faktör güneş koruması sağlamaktadır. Ürün cilt tonu eşitsizliğini gidermeye de yardımcıdır.

Sebi İxir Acil Bakım Kremi ciltteki lekelere gidermeye katkıda bulunduğu gibi yoğun nem sağlamaktadır. Cilde bakım yapan ve besleyen ürün; deriyi çevresel faktörle karşı korumaktadır. Sebi İxir Acil Bakım Kremi bunların yanı sıra evde meydana gelen ufak kazalarda da kullanılabilmektedir.

Sebi İxir Akne Kremi akne, sivilce, karşıtı bakım yaptığı gibi, siyah nokta, gözenekleri de gidermeye yardımcıdır. Ürün pürüzsüz ve duru bir görünüm oluşturduğu gibi lekeleri gidermeye de katkıda bulunmaktadır.

Tüm Sebi Pharma ürünleri hakkında kapsamlı bilgi ve sipariş için tıklayınız.

Devamını oku

Akne kremi

Akneler, sivilceler; en sık şikayet edilen, çabucak giderilmesi istenen cilt şikayetlerindendir. Bu nedenle akne kremi alanında sıkça araştırma yapılır. Bunun yanı sıra çeşitli önlemler alarak akne ve sivilce şikayetini hiç yaşamamak için bir adım atılabilir. Yaşam tarzı, beslenme alışkanlıkları, yaş ve cilt temizliği gibi birçok değişken sivilce oluşumunda söz sahibi olabiliyor.

SEBİ İXİR AKNE SİVİLCE KREMİ CİLDİNİZDEKİ DOĞAL MUCİZE!

Sivilcenin oluşumu ciltteki gözeneklerin tıkanmasıyla başlar. Normalde ölü cilt hücreler gözenekleri tıkamazlar. Yağ bezleri sebum ürettiğinde ölü cilt hücreleri gözeneklere yapışkanla yapıştırılmış gibi tutunur. Bu da halihazırda ciltte bulunan p. acnes bakterisinin çoğalmasına neden olur. Gözenek tıkandığında bakterinin çoğalması için uygun ortam oluşmuş olur ardından da iltihap ve sivilce meydana gelir. Bu problemi hafifletmek için sivilce kremi kullanmak yardım edici olacaktır. Akneyi tetikleyen unsurlardan kaçınarak bu sorunun yaşanma olasılığını azaltmak bireyin elindedir.

Cilt bakımı ve aknelerin, sivilcelerin oluşumunu engellemek için akne kremi tercihinin yanı sıra seçilen kozmetik ürünü seçerken dikkatli olmak gereklidir. Gözenekleri tıkayan, ağır ürünlerden kaçınılmalıdır. Makyaj uygulamada kullanılan ürünlerin hijyeni de çok önemlidir. Fırçalar düzenli olarak yıkanmalıdır. Eskiyen ürünleri yenileri ile değiştirilmelidir.

Androjen hormonu erkeklerde de kadınlarda da bulunmaktadır. Bu hormonun aşırı salgılanması ölü cilt hücrelerinin gözenekleri tıkamasına akne kremi kullanılmasına neden olacaktır. Kadınların menstural döngülerinde testosteron hormonu daha fazla salgılanacaktır. Bu da menstural döngülerinden önce ve sonra neden akne oluştuğunu açıklamaktadır. Elbette bu doğal bir süreçtir ve engellemek için bireyin elinden gelen bir şey bulunmamaktadır. Bu dönemde cilt bakımına biraz daha dikkat etmek, meydana gelen aknelerin geçici olduğu bilincinde olmak fayda getirecektir. Yiyeceklerin akneye neden olup olmadığına dair yoğun şekilde araştırmalar yapılmaktadır. Tüketilen besinlerin akneler üzerinde hiçbir etkisi olmadığı savunan uzmanlar da bulunmaktadır. Son çalışmalar bazı besinlerin akneyi daha da kötüleştirebileceğini ortaya çıkarmış. Yüksek glisemik indekse sahip kan şekerini arttıran yiyeceklerin, süt ürünlerinin ve besleyici değeri olmayan gıdaların akne şikayetine olumsuz etkide bulunabileceği gözlemlenmiş.

Stresin hiçbir olumlu özelliği yoktur. Stres cilde de zarar vermektedir. Stres sebum üretiminin artmasını tetiklemekte bu da sivilce şikayetine davetiye çıkarmaktadır. Stres problemi yaşayan bireyler sivilcelerini sıkmaya, yüzünü kaşımaya eğilimlidir. En ufak bir akne belirtisinde problemli bölgeyi sıkmak ve kaşımak sorunun büyümesine neden olacaktır.

Kullanılan ilaçların da akneyi tetiklediği bilinmektedir. Bibopolar bozukluk ve depresyon tedavisinde kullanılan lithium, body building sporu ile ilgilenen bireylerin kullandıkları stereoidler akne şikayetini daha kötü duruma getirebilmektedir.

Sebi Pharma Der Ki;

Sebi İxir Akne Kremi; akne, sivilce ve siyah noktaları gidermeye yardımcıdır. Ödüllü Dünya Patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren akne kremi gözenek açıklığı ve aşırı yağ şikayetini gidermeye de katkıda bulunmakta duru bir görünüm sağlamaktadır. Paraben, alkol, silikon içermeyen krem cildi yormamakta aksine bakım yapmaktadır.

Akne kremi sipariş vermek için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Aydınlık ve genç bir görünüm için Sebi Ala!

Sebi Ala Beyazlatıcı Anti Aging Krem sarkma, kırışıklık, cilt tonu eşitsizliği ve göz çevresindeki problemlerini gidermeye katkıda bulunurken aynı zamanda cildi beyazlatmaktadır. Aydınlık bir görünüm oluşturan ürün göz çevresi, yüz, boyun dahil tüm cilde uygulanabilmektedir.

Sebi Simyacı’daki tüm ürünler aynı anda birçok sorunu gidermeye katkı sağlaması için tasarlanmıştır. Bu sayede hem ekonomi hem de kullanım konforu sağlanmaktadır. Sebi Ala da bu anlayışa uygun bir üründür. Sebi Ala ph nötr özelliği ile göz çevresi, yüz, boyun dahil kullanılabilmektedir. Bu sayede her bölge için ayrı ayrı ürün kullanımına gerek kalmamaktadır. Çok sayıda ürün kullanımının bir diğer riski de ürünlerin birbiri ile etkileşim yaratma olasılığıdır. Cilt bakımında sıkça karşılaşılan bir sorun da zamandır. Birçok birey yeterli zamanı olmadığı gerekçesi ile cilt bakımını aksatabilmektedir. Tek ürün kullanımı zamandan da tasarruf sağlamaktadır.

Sebi Ala sarkma, kırışıklık gibi yaşlanma belirtilerini gidermeye yardımcıdır. Anti aging bakım yapan ürün içerdiği ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” ile genç bir görünüm sağlamaktadır. Sebi Ala içerdiği anti aging bileşenlerle yaşlanma belirtilerini yok etmeye katkıda bulunmaktadır. Sebi Ala’nın sağladığı katkı bununla da sınırlı değil. Ürün içerdiği silisyum kaplı değerli minerallerle aydınlık bir görünüm sağlamaktadır. Sebi Ala bunu içerdiği minerallerle yaptığı için gözenekleri tıkamamaktadır. Mineraller sadece güzel bir görünüm sağlamakla kalmaz aynı zamanda cilde bakım da yapar. Cilt tonunu açan krem daha güzel ve bakımlı bir görünüm oluşturmaktadır.

Ürünün sağladığı en önemli avantajlardan biri de göz çevresinde kullanılabilmesidir. Bu sayede göz kremi için ayrıca masraf yapmaya gerek kalmamaktadır. Bu ekonomi de sağlamaktadır. Özellikle anti aging için göz çevresi bakımı büyük önem taşımaktadır. Göz çevresindeki deri oldukça incedir. Bu nedenle yaşlanma belirtileri öncelikle göz çevresinde gözlemlenir. Sebi Ala anti aging kremle hem göz çevresine hem de yüze bakım yapmak mümkündür. Böylelikle bölgesel ürün kullanımı yerine tüm cilde bakım yapılacaktır. Sebi Ala boyun, dekolte bölgesi dahil olmak üzere tüm cilde uygulanabilmektedir.
Devamını oku

Kepekten kurtulmak için beslenme alışkanlıklarına dikkat

Beslenmenin; sağlık, cilt ve saç üzerinde oldukça büyük etkisi bulunmaktadır. Bu yönde sık sık araştırmalar da yapılıyor. Kepek şikâyeti yaşayan bireyler kullandıkları ürünlerle birlikte beslenmeye de dikkat ederek önemli avantajlar elde edilebilir.

Düzenli ve sağlıklı beslenme alışkanlığı kepeğin yanı sıra genel sağlığa da katkıda bulunduğu için faydalı olabilmektedir. Buna ek olarak beslenme planında yapılacak değişimlerin bir diyetisyene danışılması gerekmektedir.

Birçok birey gereğinden fazla şeker tüketmektedir. Şekeri azaltmak kepeklerin de görünümünün azalmasına katkıda bulunabilmektedir. Şeker ve basit karbonhidratlar vücutta çeşitli sorunlara yol açabilmektedir. Az şeker içeren, antioksidan bakımından zengin bir diyet benimsemek faydalı olabilecektir. Yüksek şeker içeren işlenmiş gıdalar hormon düzeylerini etkileyebilmektedir. Çok yağlı, şekerli gıdalardan kaçınılması kepek oluşumunun azalmasına da katkıda bulunabilecektir. Kepek üzerinde herhangi bir ilerleme gözlemlenmese bile sağlıklı beslenme alışkanlıkları avantaj sağlayacaktır.

Beslenme planına meyve ve sebze eklenmesi de fayda da bulunacaktır. Besleyici değeri yüksek olan bu yiyecekler lif bakımından da zengindir. Birçok birey şeker, tuz ve yağ ağırlıklı beslenmektedir. Bu da birçok cilt problemine davetiye çıkarabilmektedir.

Sebzelerin pişirilmesi vücudun bu yiyeceklerden daha fazla verim alınmasına da yardımcıdır.

Omega-3 ve Omega-6 yağ asitleri bakımından zengin gıdalarla beslenmek sağlığa, cilde ve saçlara fayda da bulunabilmektedir. Bu şekilde beslenme alışkanlığı cildin daha güzel görünmesine de yardımcıdır. Somon, ton balığı, fıstık ezmesi, kanola yağı, avokado, ceviz gibi seçenekler bulunmaktadır.

B vitamini bakımından zengin besinler tüketmek kepeğin azalmasına yardımcıdır. Fasulye, et, tavuk, balık gibi gıdalar B vitamini bakımından zengindir. Buğday tohumu da yüksek oranda B6 vitamini içermektedir.

Sarımsak genel sağlığa katkıda bulunmanın yanı sıra kepeği azaltmaya yardım etmesi için de tüketilebilmektedir.

Çok küçük yaşlardan itibaren elma tüketiminin faydalarına değinilmektedir. Elmanın önemli bir avantajı da kolayca taşınabilmesi ve tüketilebilmesidir. Bu nedenle elma tüketimini alışkanlık haline getirmek faydada bulunabilmektedir. Tüm meyve ve sebzelerde olduğu gibi elma tüketiminde de zirai kalıntı bulundurmayan, doğal yetişmiş elma seçimine dikkat etmek avantaj sağlayabilecektir.

Sebi Pharma Der Ki;

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi İxir Saç Serumu ile kepekten kurtulabilirsiniz.

Saç Bakım Serumumuza ulaşmak için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

İstediğiniz sonuç için cildinizin yorulmasına gerek yok!

Cilt bakım ürünleri seçilirken en çok öncelik verilen konulardan biri de istenilen sonuca ne kadar sürede ulaşılacağıdır. Bu nedenle çok sert ürünler tercih edilebilmekte veya kullanım talimatları göz ardı edilebilmektedir. Bunun sonucunda çeşitli sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Cilt bakımına dikkat etmek ve seçilen ürünü belirtildiği şekilde kullanmak faydada bulunacaktır.

Teknolojinin gelişimi  cilt bakım ürünlerine de yansıdı. Kullanılabilecek ürün sayısı hatta ürünü kullanmaya yardımcı araç gereç sayısı dahi arttı. Çok sayıda ürün kullanmak veya az sayıda ürün seçilse bile gereğinden fazla sürmek cildi yorabilmektedir. Adetsel olarak yüksek ürün seçildiğinde ortaya etkileşim riski çıkabilmektedir. Kendi başına faydada bulunabilecek ürünler birbirleri ile temas ettiklerinde sorun oluşturabilmektedir.

Çok sayıda ürün kullanıldığının çeşitli işaretleri vardır. Bunlar göz ardı edilmeyerek cilt bakımında değişikliklere gidilebilmektedir.
 

Bu işaretleri inceleyelim;

Cilt kuruluğu: Çok sert temizleyici ürünler cildin bariyer tabakasına zarar verecektir. Bunun sonucunda cildin neminde sorun oluşmaya başlar ve deri kurur. Cildi yormayan temizleme ürünleri seçmek faydada bulunacaktır. Özellikle hassas cilde sahip bireylerin cilt temizleme ürünleri seçerken çok daha dazla dikkat etmesi gerekmektedir.

Cilt irritasyonu: Cildin daha da hassaslaşması, kızarması yanlış ürün seçiminden kaynaklanabilmektedir. Bu aşamada da cildi yormayan yumuşak içeriğe sahip ürünler tercih etmek faydalı olacaktır.

Sivilce ve akneler: Bazı cilt bakım ürünleri sivilce ve akneye neden olabilmektedir. Özellikle ağır içeriklerde bu durum daha sık gözlemlenmektedir.  Cilt tipine uygun ürün seçmek de avantaj sağlayacaktır.

Çok sayıda ve birbiri ile uyumsuz ürünler kullanmak fayda yerine zarar getirebilmektedir. Sade bir cilt bakım anlayışını benimsemek ve sürekli buna uymak avantaj sağlayabilecektir. Dikkat edilebilecek bir noktada ürünün kullanım ömrüdür. Ürünün gerekenden çok önce bitmesi veya çok uzun süre kullanılması da faydalanılabilecek işaretlerdendir.

Sebi Pharma Der Ki;

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren cildi yormayan, aksine bakım yapan Sebi Simyacı tüm ürünler arasında en yüksek ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içerme özelliğine sahiptir. Sebi Simyacı anti aging bakımla birlikte içerdiği silisyum kaplı değerli minerallerle genç ve aydınlık bir görünüm sunmaktadır.

Cilt bakım kremleri için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!

Devamını oku

Çiller nasıl geçer

Çiller doğuştan veya çeşitli nedenlere bağlı olarak oluşabilmektedir. Çillerin oluşum nedenleri arasındaki öncelikli nedenlerden biri de güneşin zararlı ışınlarıdır. Birçok birey çiller nasıl geçer diye araştırmaktadır.

Çil lekeleri nasıl geçer

Güneş koruyucu kullanımına dikkat edildiğinde çiller nasıl geçer sorusunu sormaya dahi gerek kalmamaktadır.

Çiller nasıl geçer sorusu ile birlikte hemen çözüme kavuşabilmek için agresif yöntemler tercih edilebilmektedir. Bunun sonucunda çiller nasıl geçer sorusuna istenilen yanıt alınmadığı gibi cilt yorulabilmekte ve yıpranabilmektedir.

CİLT HASSASLAŞTIĞINDA ÇEVRESEL FAKTÖRLER SORUN OLUŞACAKTIR

Hassaslaşan ve kendini koruyamayan cilt en ufak bir çevresel faktörde sorun oluşturacaktır.

Çiller nasıl geçer sorusundan istenilen sonucu alabilmek için nemlendirici bakıma da önem vermektedir. Böylelikle istenilen cilde kavuşulacağı gibi cildin görünümünde de ilerlemeler sağlanacaktır.

Çiller ve lekeler yoksa cilt pürüzsüz, genç ve bakımlı bir görünüme kavuşacaktır.

Sebi Pharma Der Ki;

Çiller nasıl geçer sorusuna yanıt veren Sebi İxir Leke Kremi sadece çilleri gidermekle kalmamakta aynı zamanda 50 faktör güneş koruması sağlamaktadır. Sebi Pharma’nın leke gidermeye yardımcı ürün yoğun nem sağlamakta ve cildi beslemektedir. Sebi İxir Leke Kremi pH nötr özelliği ile tüm cilde uygulanabilmektedir.

Çil giderici krem için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Yağlı ciltlerdeki cilt problemleri

Yağlı ciltlerde birçok problem meydana gelebilmektedir. Sivilce, akne, siyah nokta, gözenek açıklığı ve aşırı yağlılık hissi bu cilt tipine sahip bireylerin en sık yakındığı konular arasında yer almaktadır. Doğru cilt bakımı ile cilt fazla yağdan arındırılabilmektedir.

Cilt tipinin belirlenmesinde; genetik, iklim, beslenme alışkanlıkları, yaş gibi birçok faktör söz konusudur.  Hormonal değişimler, stres, kullanılan ilaçlar cildin yağlanmasına sebebiyet verebilmektedir. Hamilelik, menopoz dönemlerinde de ciltte yağlanma oluşabilmektedir. Yüz ve boyun bölgesinde yağ bezleri yoğun olduğu için bu alanlarda yağlanma şikayeti daha çoktur. Aşırı yağ üretilmesi bireyi rahatsız edecek yağlı ve parlak bir görünüm oluşturacaktır.

Ciltteki yağlılık şikayetinden bir an önce kurtulabilmek için çok sert ürünler tercih etmek hatalı olacaktır. Cildi yoran agresif ürünler olumlu yanıt vermeyebilir. Aksine cilt tepki vererek, kendisini korumak için daha fazla yağ üretebilmektedir. Cilt bakımının ayrılmaz bir parçası olan  cilt temizliğine elbette dikkat edilmelidir. Yağlı ciltlerde bu unsur daha da önemlidir fakat doğal cilt temizleme ürünleri seçilmelidir.

Tüm cilt tiplerinin olduğu gibi yağlı ciltlerin de nemlendirilmeye ihtiyacı vardır. Dehidrasyona uğrayan cilt durumu telafi etmek için daha fazla yağ üretebilmektedir. Evde uygulanan yöntemlere ise dikkat edilmelidir. Örneğin buhar uygulamak cildin bariyer tabakasına zarar verebilmektedir. Yüksek sıcaklıklar cildi yıpratabilmektedir. Makyaj ürünlerine de dikkat edilmelidir. Gözenekleri tıkayan ürünlerden kaçınmalıdır. Ağır makyajlar cildi yoracak ve çeşitli problemlere sebebiyet verebilecektir. Özellikle yağlı ciltlerde gözeneklerin tıkanması olumsuz sonuçlar meydana getirecektir. Kullanılan makyaj ürünlerin hijyenine de dikkat edilmelidir. Hiçbir problem olmasa dahi belirli aralıklarla eskiyen ürünler yenileri ile değiştirilmelidir. Makyaj çıkarılmadan uyunmamalıdır. Makyaj temizliği için doğal tonik kullanmak fayda getirecektir. Yağlı ciltlere sahip bireyler yağlı olduğu gerekçesi ile güneş koruyucu sürmekten kaçınabilmektedir. Güneş ışınları; güneş lekeleri, erken yaşlanma, yanık ve cilt kanseri gibi oldukça olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Bu nedenle cilt tipi ve mevsim ne olursa olsun güneş koruyucu kullanımı ihmal edilmemelidir.

Sebi Pharma Der Ki;

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi İxir Akne Kremi aşırı yağlılık, sivile, akne, siyah nokta, leke ve büyük gözenek şikayetini gidermeye yardımcıdır. Sivilce kremi cildi yormamakta aksine cilde bakım yapmakta ve çevresel faktörlere karşı güçlendirmektedir. Pürüzsüz ve bakımlı görünüm sağlayan Sebi İxir Akne Kremi asit türevleri ve salisilik asit içermemektedir.

Sivilce ve yağlı cilt tedavi eden krem için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Saç ve cilt bakımı ipuçları

Hem saç hem de cilt bakımı kişinin kendini iyi hissetmesi, istediği görünüme sahip olabilmesi için büyük önem taşımaktadır. Saç ve cilt bakımı için en önemli faktörlerden biri de sürekliliktir. Rutin saç ve cilt bakımı aksatılmadığında birçok potansiyel sorun önlenecektir.

Anti Aging Bakıma Dikkat!

Hem saçlar hem de cilt bakımı için yaşlanma belirtileri ile mücadele edilmesi gerekmektedir. Bunu sağlamanın  iyi yollarından biri de beslenme alışkanlıklarına dikkat edilmesidir. Bu durum genel sağlık için de önem taşımaktadır.  Göz önünde bulundurulması gereken bir diğer faktör de zararlı UV ışınlarıdır. Cildin ve saçların UV ışınlarına maruz kalması zarar görmelerine sebebiyet verecek ve yaşlanma belirtilerini hızlandıracaktır. Stres de birçok saç, sağlık ve cilt probleminin kaynağı arasında yer almaktadır. Stresle mücadele etmeyi öğrenmek önem taşımaktadır. Tüm bunlara genç yaşlardan itibaren dikkat edildiğinde avantaj sağlanacaktır. Elbette hiçbir yaş sağlığa ve bakıma dikkat etmeye başlamak için geç değildir!

Cilt ve Saç Temizliğine Dikkat Ederek Daha Fazla Verim Alın!


Hem cilt hem de saç bakımı için temizlik büyük öneme sahiptir. Buna dikkat edilmesi yaşlanma belirtilerini geciktirdiği, bakımı bir görünüm sağladığı gibi kullanılan ürünlerden alınacak verimi de arttırmaktadır. Ciltteki gözeneklerin tıkanmaması için cildi yormayan ve yıpratmayan bir cilt temizleme ürünü seçilmelidir.

Ürün Seçimi İyi Yapılmalı

Birçok birey gereken cilt ve saç bakım ürünleri kullanmadığı veya yanlış ürünleri tercih ettiği için sorun yaşamaktadır. Tercih edilecek ürün mutlaka iyi araştırılmalıdır. Cilt ve saç tipine uygun ürün seçimi, tercih edilen ürünün kullanım talimatlarına uygun olarak kullanımı önemlidir.

Koşullar Değiştiğinde Bakım da Değişebilir!

Maruz kalınan iklim ve çevre koşulları değişmektedir, bununla birlikte sürekli değişen bir faktör de yaştır. Bu değişkenler saç ve cilt bakımında değişiklikler gerektirebilmektedir. Örneğin cilt tipleri mevsimsel olarak değişebilmektedir. Kışın havanının soğuması ve kuruması yağlı ciltlerden yakınan bireylerin dahi ciltlerin kurumasına neden olabilmektedir.

Sebi Pharma Der Ki;

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi Pharma formülleri ile hem saçınıza bakım yapın hem de cildinize bakım yapın.

Cilt Bakım ve Saç Bakım ürünleri için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Koltuk altı kararması

Koltuk altı kararması birçok bireyin şikayetçi olduğu problemler arasında yer almaktadır. Bu durum özellikle görünüm açısından bireyi rahatsız etmektedir. Koltuk altı kararmasının birçok nedenden kaynaklanabilir. Tüyleri gidermek için tercih edilen yöntem, deodorantlar koltuk altı kararması oluşmasına neden olabilmektedir.

Koltuk Altı Kararmaları için krem

Güneşin zararlı ışınları ciltteki lekelenmelerin ve cilt tonu eşitsizliklerin sebebi olarak görülür. Buna ek olarak leke oluşumuna neden olan tek faktör güneşin zararlı ışınları değildir. Hormonal değişimler de leke oluşumuna sebebiyet verebilmektedir.

Ölü hücreler tüm ciltte olduğu gibi koltuk altında da birikmektedir. Bu da koltuk altı kararmasına neden olabilmektedir.

Kıyafet seçimi de koltuk altı kararması meydana gelmesini önlemek için önemlidir. Bol kıyafetler giymek hava dolaşımını sağlayacak ve cildin irrite olmasını önleyecektir.

Fazla kilolar ve kilo alımı kararma ihtimalini arttıracaktır. Bunun sonucunda renk tonu eşitsizlikleri, kararmalar oluşabilmektedir.

Beslenme planı da sağlık ve cildin görünümünü etkilemektedir. Sağlıklı bir beslenme alışkanlığı benimsemek de istenilen görünümün oluşmasına katkıda bulunmaktadır.

Sebi Pharma Der Ki;

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi İxir Leke Kremi pH nötr özelliği ile tüm cilde uygulanabilmekte; koltuk altı, özel bölge kararmalarını da gidermektedir. Leke giderici krem; güneş, doğum, yaşlılık lekelerinin  silinmesine de faydada bulunmaktadır.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!


 
Devamını oku

Ciltteki solgun görünüm neden kaynaklanır?

Kişisel alışkanlıkların yanı sıra bulunulan çevre de cilt üzerinde etkilidir. Havadaki kirlilik, UV ışınları ve diğer unsurlar cilde zarar verebilmektedir. Özellikle dumanın ve hava kirliliğinin yoğun olduğu bölgelerde yaşayan bireyler bu durumdan daha çok etkilenmektedir.Havaların soğuması ile birlikte ciltte solgun bir görünüm oluşabilmektedir. Buna ek olarak çeşitli faktörler de ciltteki solgun görünümün kaynağı olabilmektedir. Kışın cilt bakımına dikkat etmek hem istenilen görüntünün yakalanmasına katkıda bulunacak hem de çeşitli sorunların oluşma olasılığını azaltacaktır.

Hem ciltte problem oluşma olasılığını azaltmak hem de istenilen görünüme kavuşmak için cilt yüzeyinin temiz olması çok önemlidir. Cildi yıpratmadan, deri üzerindeki kir, yağ ve makyajdan arındırılmalıdır. Buna dikkat edildiğinde hem kullanılan ürünlerden daha fazla verim alınacak hem de görünüme katkıda bulunulacaktır. (Sebi Su‘yu inceleyebilirsiniz)

Bakımlı ve güzel bir cilt için nemlendirmenin önemi de büyüktür. Nemlendirici kullanımı cildin su kaybetmesini önleyecek ve cildin kendini yenilemesine katkıda bulunacaktır. Nemlendirici bakımın aksatılmaması anti aging fayda da sağlayacaktır.(Sebi İxir Acil Bakım Kremi‘ni inceleyebilirsiniz)

Susuz kalınması genel sağlığı olumsuz etkilediği gibi cildi de etkileyecektir. Susuz kalınması soluk bir görünüme neden olacaktır. Özellikle yetersiz su tüketimi alışkanlık haline gelinmişse birçok sorun ortaya çıkabilecektir. Cildin olağan akışını sürdürebilmesi için de su tüketiminin aksatılmaması gerekmektedir. Dehidrasyona uğranması kırışıklık, sarkma gibi yaşlanma işaretlerinin daha da belirginleşmesine neden olacaktır.

Stres sağlığı olumsuz yönde etkilemektedir. Cildin görünümü de stresten etkilenmektedir. Stres kortizol düzeyini arttırarak kan dolaşımını dolayısıyla da cildi etkilemektedir. Yorgunluk, stres gibi problemler ciltte de kendisini belli edecektir. Stresle mücadele etmek öğrenilmeli gerekiyorsa bir uzmandan yardım alınmalıdır.

Uyku vücudun kendini yenilediği ve onardığı dönemdir. Bu dönem kısa tutulursa yüksek verim almak mümkün olmaz. Göz çevresindeki sorunlar başta olmak üzere çeşitli problemlere davetiye çıkarılır. Cildin yağ üretiminde de değişiklik gözlemlenebilmektedir. Düzenli ve yeterli uyku hem genel sağlık hem de cilt bakımı açısından önemlidir.

Sebi Pharma Der Ki;

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi Ala Beyazlatıcı Anti Aging Krem içerdiği silisyum kaplı değerli minerallerle ilk kullanımdan itibaren aydınlık bir görünüm sağlıyor ve cildi beyazlatıyor. Sarkmaları lekeleri ve cilt tonu eşitsizliklerini gideren krem pH nötr özelliği ile göz çevresi, yüz, boyun dahil tüm cilde uygulanabiliyor!

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Saç incelmesi neden kaynaklanır?

Birçok birey saçlarının incelmesinden şikayetçi olabilmektedir. Saç incelmesinin çeşitli nedenleri bulunmaktadır. Sağlıklı beslenme ve saç bakım alışkanlıklarına sahip olarak saçların incelmesini önlemeye katkıda bulunulabilmektedir.

Yüksek sıcaklık sağlayan saç kurutucular saçın olağan yapısına zarar vermektedir. Saçlar zarar  gördüğünde saçın eski durumuna kavuşması güçleşecektir.

Mümkün olduğu kadar saçların aşırı sıcağa maruz kalması önlenmelidir. Saçlar haftada en fazla 2-3 kez saç kurutucu ile kurutulmaktadır. Mümkün olan en soğuk seçenek tercih edilmelidir.

Beslenme kalp ve beyin sağlığı açısından önem taşımaktadır. Şok diyetler uygulandığında sağlık ciddi zararlar görebilmektedir.  Bununla birlikte saçlarda da çeşitli sorunlar gözlemlenebilmektedir.

Sağlıklı beslenme alışkanlıkları genel sağlığa, cilt ve saç bakımına katkıda bulunacaktır. Dengeli bir beslenme programına sahip olunması, yeterli miktarda protein tüketimi faydada bulunacaktır. Protein eksikliği saçlarda da kendisini belli edecektir.

Omega-3 yağ asitleri tüketimi saç bakımına katkıda bulunmaktadır. Somon, sardalye, ceviz ve avokado tüketmek faydada bulunabilmektedir.

Saçlar ıslak olduğunda dökülme olasılığı artacaktır. Islak saçları taramak, havlu ile sert şekilde kurutmak saçların dökülmesine neden olabilecektir. Saçların yumuşak bir havlu ile kurutulması, saç tipine uygun bir tarak seçimi faydada bulunacaktır.

Hemen herkes kendisine yakışan saç tipini kullanmayı tercih etmektedir. Çok sık saç şekillerinin benimsenmesi saçları yorabilmekte ve yıpratabilmektedir. Mümkün olduğu kadar açık saç şekilleri benimsenmelidir.

Ara sıra şampuan kullanımının atlanmasında bir sakınca yoktur. Bununla birlikte şampuan kullanılmaması alışkanlık haline gelirse saç derisinde kir, yağ birikebilir ve gözenekler tıkanabilir. Özellikle çok terleyen, birçok ürün kullanan bireylerin buna daha fazla dikkat etmesi gerekmektedir.

Stres genel sağlığa ve cilde zararlı olduğu gibi saçlara da zarar verebilmektedir.

Bu durum saçları da etkileyebilmektedir. Psikolojik şoklar, süregelen stres saç sorunlarına yol açabilmektedir. Birey stresle mücadele edemediğini düşünemiyorsa yardım almalıdır. Yeteri kadar uyunduğuna emin olunmalıdır. Gereğinden az uyunması da stresi tetikleyen unsurlar arasında yer almaktadır.

Saç Bakım formülümüze ulaşmak için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Anti Aging bakıma başlangıç ipuçları!

Yaşlanmak oldukça doğal bir süreçtir. Yaşın ilerlemesi, çevresel faktörler, stres, zararlı alışkanlıklar, genetik faktörler, güneşin zararlı ışınları, yer çekimi gibi birçok unsur bir araya gelerek yaşlı görünümü oluşturabilmektedir. Anti aging bakıma başlarken dikkat edilmesi gereken unsurlara özen göstermek faydada bulunacaktır.

Çoğunlukla 20’li yaşların ortasında veya 30’lu yaşlarından başında anti aging bakım araştırılmaya başlanır. Çok sayıda ürün bulunması, içerikler kafa karıştırıcı olabilmektedir. İstenilen sonucunun alınabilmesi içinse doğru ürünün seçilmesi önem taşımaktadır.

Öncelikle dikkat edilmesi gereken önlem alınmasıdır. Cilde düzenli olarak bakım yapmak, bir cilt bakım rutini belirleyip buna uymak, güneşin zararlı ışınlarına karşı önlem almak birçok sorunun oluşma olasılığını azaltacaktır. Buna ek olarak beslenme ve su tüketim alışkanlıkları, güneşin zararlı ışınlarından korunulması da önemlidir. Sigara kullanmamak da hem sağlık hem de cilt bakımı açısından yararlıdır. Sigara kullanımı yaşlanma belirtilerinin erken yaşlarda meydana gelmesine sebebiyet verebilmektedir ve bu sigaranın cilde olan zararlarından sadece biridir.

SEBİ ALA İLE YAŞLANMA KARŞITI BAKIMA BAŞLAYIN!

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi Ala Anti Aging Krem’le anti aging bakıma merhaba deyin! Cilt beyazlatma özelliğine de sahip Sebi Ala Anti Aging Kem göz çevresi dahil tüm cilde uygulanabilmektedir.

Yaşlanma belirtilerinin oluşması karşısında endişe edilmemelidir. Kaliteli bir anti aging ürün seçmek ve bu ürüne zaman vermek büyük ölçüde yeterli gelebilmektedir.

Anti aging ürünler ve içerikleri konusunda yoğun olarak bilgi ve görsel paylaşımı yapılmaktadır. Bunun sonucunda bireyler ihtiyaçları olmayan ürünlere yönelebilmektedir. Cildin, oluşan yaşlanma belirtilerinin isteklerine göre tercih yapmak avantaj sağlayacaktır.

Sebi Pharma Der Ki;

Cilt temizliği hem cilt bakımı hem de anti aging bakım için önem taşımaktadır. Dış faktörlerin, makyajın etkisi ile gözenekler tıkanabilmektedir. Bu durum seçilen üründen de tam anlamı ile verim alınmasını oldukça güçleştirecektir. Cilt temizliğinde en çok dikkat edilmesi gereken unsurlar arasında derinin kurutulun!

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Kırışıklık giderici krem

Yaşlanma oldukça doğal bir süreçtir. Yaşın ilerlemesi ile birlikte sarkmalar, kırışıklıklar meydana gelmektedir. Kırışıklık giderici krem seçerken dikkat edilmesi gereken birçok nokta bulunmaktadır. Yaş, cilt tipi gibi birçok kriter bulunmaktadır.

KIRIŞIKLIK GİDERİCİ KREMLER HANGİLERİ

Yaşlanma belirtilerinin çeşitli nedenleri bulunmaktadır. Kırışıklık, sarkma gibi yaşlanma belirtileri de birçok nedenin bir araya gelmesi ile oluşmaktadır. Sağlıklı beslenme ve uyku alışkanlıkları benimsemek yaşlanma belirtilerinin erken yaşlarda oluşmasını kırışıklık giderici krem ihtiyacının oluşmasını önleyecektir. Stres sağlığa ve cilde verdiği birçok zararın yanı sıra yaşlanma belirtilerinin erken yaşlarda oluşmasına da sebebiyet verebilmektedir. Kırışıklık giderici krem kullanımına neden olan önemli faktörlerden biri de güneşin zararlı ışınlarıdır. Güneşin zararlı ışınları kırışıklıkları arttırabilmekte ve genç yaşta kırışıklıklar oluşmasını tetikleyebilmektedir. Bundan dolayı kırışıklık giderici krem ürünleri güneş koruyucu da içerebilmektedir.

Kırışıklıkların oluşumuna neden olan bir faktör de sigara kullanımıdır. Sigara sağlığa ve cilde birçok zararına ek olarak kırışıklıkları da arttırabilmektedir. Genetik faktörler de yaşlanma belirtilerinin oluşmasına etkilidir. Sadece bu unsura bağlı olarak bile kırışıklık giderici krem araştırma yaşı değişebilmektedir.

Sebi Pharma Der Ki;

Yüksek miktarda ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi Simyacı Anti Aging Krem sarkma, kırışıklık, leke, cilt tonu eşitsizliği şikayetlerini gidermeye yardımcıdır. Tek üründe tüm bakım yapan kırışıklık giderici krem göz çevresi, yüz ve boyun dahil kullanılabilmektedir. Kırışıklık giderici krem içerdiği silisyum kaplı değerli minerallerle cildi beyazlatmakta ve genç bir görünüm oluşturmaktadır.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Neden nemlendirici ve anti aging bakım bir arada olmalı?

Yaşın ilerlemesi ile birlikte anti aging bakıma verilen önem de artmaktadır. Anti aging bakımda başarı sağlayabilmek birçok kritere bağlıdır. Örneğin cilt bakımına dikkat edildiğinde erken yaşlanma belirtilerinin oluşma ihtimali azalacaktır. Nemlendirici bakım da anti aging’in ayrılmaz bir parçası olarak dikkat çekmektedir.

Nasıl ki su tüketilmediği zaman başta susuzluk olmak üzere çeşitli problemler yaşanıyorsa bu durum cilt için de geçerlidir. Cilt kuruduğunda da birçok sorun ortaya çıkabilecektir. Cildin nemlendirilmesine dikkat etmek faydasını hem kısa vadede hem de uzun yıllar içinde gösterecektir.

Kısa dönemde; nemlendirici krem kullanımı sağlıklı bir görünüm oluşturacaktır. Nemlendirici ürünler ciltteki su kaybını önlemeye yardım ederler ve rüzgarın, sıcağın cilde zarar vermesini önlerler. Bu da daha yumuşak, pürüzsüz ve bakımlı bir görünüm oluşturur.

Nemlendirici kullanımına dikkat edilmesinin uzun vade de birçok faydası bulunmaktadır. Cilt kendini daha kolay onarır, bu da anti aging bakım açısından önem taşımaktadır. Düzenli olarak nemlendirici kullanan bireyler kırışıklık ve sarkma gibi şikayetleri daha da az yaşamaktadır.

Nemlendirici bakımın yanı sıra birçok faktör de anti aging bakımı etkilemektedir. Yaşa, cilt tipine ve beklentilere uygun bir anti aging ürün seçimi yaşlanma belirtilerini önlemeye yardım edecektir. Elbette sarkmalar, kırışıklar iyice derinleştikten sonra da anti aging kremlerden fayda alınabilir fakat daha fazla verim alabilmek için geç kalmamaya dikkat edilmelidir. Bu şekilde çok daha iyi sonuçlar alabilmek mümkün olacaktır.

Özellikle anti aging ürünlerden fayda alabilmek için kremin deriye nüfuz edebilmesi son derece önemlidir. Bunu sağlamak için cildin temiz olduğundan emin olunmalıdır. Cilt kir, ter, yağ ve makyajdan arındırıldıktan sonra ürün uygulanmalıdır. Bu durum diğer cilt bakım ürünleri için de geçerlidir.

Bunların yanı sıra beslenmeye, genel sağlığa ve güneş koruyucu kullanımına dikkat etmek de faydada bulunacaktır.

Sebi Pharma Der Ki;

Sebi Simyacı’yla Sebi İxir Acil Bakım Kremini seçerek nemlendirici ve anti aging bakımı aynı anda yapabilirsiniz.

Sebi İxir Acil Bakım Kremi ilk kullanımdan itibaren cildinizi nemlendirecek ve bakım yapacaktır. Sebi Simyacı ise benzersiz formülüyle tüm anti aging bakımı gerçekleştirecektir.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!

Devamını oku

Sebi İxir Leke Kremi ile kışa hazırsınız!

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi İxir Leke Kremi ciltteki lekeleri gidermenin yanı sıra cilde bakım yapıyor ve soğuk havanın oluşturabileceği zararları önlüyor.

Sebi Pharma’daki tüm ürünler; cilt bakımına aynı anda birden fazla katkıda bulunmaktadır. Sebi İxir Leke Kremi güneş, doğum, yaşlılık lekelerini, çilleri ve ciltteki kararmaları tedavi etmektedir. Ürün lekeleri giderdiği gibi cilde bakım yapmakta ve nem sağlamaktadır. Cilt bakımına birden fazla katkıda bulunan ürün kullanım konforu ve ekonomi de sağlamaktadır.
 

Kış mevsiminde cilt şikayetleri artmaktadır. Bunun öncelikli nedenlerinden biri de soğuk ve kuru havadır. Bu hava koşulları derinin kurumasına sebebiyet verebilmektedir. Cilt kuruluğu bireyin kendini rahatsız hissetmesine neden olacaktır. Bu sorun için herhangi önlem alınmadığında durum daha da kötüye gidebilmektedir. Cilt kuruluğu yaşlanma belirtilerinin öncelikli nedenleri arasında yer almaktadır.

Yaşlanma karşıtı bakımı sağlayabilmenin önemli koşullarından biri de cilt bakımının sağlanmasıdır. Cilt bakımına ne kadar çok dikkat edilirse ve sorun oluşması önlenirse anti aging bakım o kadar kolaylaşacaktır. Cilt kuruluğu ve derinin yıpranması cildin olağan yapısına zarar verdiği için uzun vadede yaşlanma belirtisi olarak geri dönüş yapacaktır. Sebi İxir Leke Kremi bakım yapma ve nem sağlama özellikleri ile cildin görünümüne de yarar.

Sebi İxir Leke Kremi’nin önemli bir avantajı da pH nötr olmasıdır. Ürün bu özelliği sayesinde boyun, dekolte bölgesi, koltuk altı, bikini bölgesi dahil uygulanabilmektedir. Tüm ciltteki lekeleri gidermeye yardımcı ürün siyah noktaları ve cilt tonu eşitsizliklerini yok etmeye de yardımcıdır.

Herhangi cilt bakım ürünü kullanırken en çok dikkat edilmesi gereken konulardan biri de ürünün cilde zarar vermemesidir. Sebi İxir Leke Kremi ciltteki lekeleri içerdiği ödüllü, dünya patentli buluş ile cildi soymadan yıpratmadan gidermekte ve bakım yapmaktadır.

Sebi Pharma Der Ki;

Ürün lekeleri gidermenin yanı sıra cildi beslediği ve “Hücre Yenileyici Bileşen” buluşunu içerdiği için pürüzsüz bir görünüm de sağlamaktadır.

Bu kış hem lekelerden kurtulun hem de cildinize bakım yapın;

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!

Devamını oku

Omega 3 yağ asitleri cildinize bakım yapıyor!

Sebi Pharma ürünleri ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” ile birlikte Omega-3 yağ asitleri de içermektedir. Cilde bakım yapan ve besleyen içerik derinin nem kaybetmesini önlemeye de yardımcıdır. Özellikle soğuk ve kuru havaya karşı cildin korunmasında nemlendirici bakım önem taşımaktadır.

Omega 3 yağ asitleri besinler ile alınabileceği gibi bölgesel olarak da uygulanabilmektedir. Her iki seçeneğin de katkısı oldukça fazladır. Omega 3 cilde uygulandığında nemlendirici bakım da yapacaktır. Yağ asitleri cildin su kaybetmesini, kurumasını önlemeye de yardımcıdır. Omega-3 yağ asitleri Sebi Simyacı ürünlerinin zengin içeriğinde yer almaktadır.

Omega 3 yağ asitleri genel sağlığa katkıda bulunmaktadır. Omega 3 yağ asitleri balıklarda yüksek miktarda bulunmaktadır. Bunun yanı sıra ceviz, keten tohumu gibi bitkisel kaynaklarda da Omega 3 yağ asitleri bulunmaktadır. Omega-3 yağ asitleri kişinin psikolojik durumuna, beyin fonksiyonlarına ve bağışıklık sistemine katkıda bulunmaktadır. Yağ asitleri bilişsel fonksiyonlar açısından da önem taşımakta; Parkinson, demans, Alzheimer, anksiyete ve depresyon gibi sorunların oluşma olasılığını azaltmaya yardımcı olmaktadır.

Omega 3 yağ asitlerinin cilt bakımına katkısı da büyüktür. Yağ asitleri doğası itibari ile cildi güneşin zararlı UV ışınlarından korumaktadır. Bunun sonucunda leke, renk tonu eşitsizliği oluşumunu önlenmesine de katkıda bulunulmaktadır. Omega-3 yağ asitleri cildin daha bakımlı, aydınlık, lekesiz görünmesine, yumuşamasına katkıda bulunmaktadır.

Kirlilik, stres, zararlı ve düzensiz beslenme alışkanlıkları enflamasyonu tetiklemektedir. Ciltteki kollajen de zarar görür. Mimiklerden sonra cildin eski haline dönmesi güçleşir. Daha sonra ise göz, dudak ve alında kırışıklıklar meydana gelir. Enflamasyonla mücadele eden besinler tüketmek cildin yapısına katkıda bulunacak ve kırışıklıkların görünümünü azaltacaktır.

Sebi Pharma Der Ki;

Omega-3 cildin bariyer tabakasına da katkıda bulunmaktadır. Normal koşullarda bariyer tabakası cildin nemini tutmaktadır. Bu tabaka zarar gördüğünde ise cildin nemi azalmaktadır. Bunun sonucunda deri kurumakta ve pürüzlü bir hal almaktadır. Omega-3 cildin bariyer tabakasını güçlendirmeye yardımcıdır.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Diyabet ve cilt bakımı

Diyabet şikâyeti olan bireylerin cilt bakımına göstermesi gereken özen biraz daha fazladır. Şeker hastalığına sahip bireyler diğer insanlara oranla daha kolay yaralanabilir ve enfeksiyon kapabilir. İyileşme süreleri ise daha uzundur. Bu nedenle diyabet sorunu yaşayanların ciltlerine daha çok dikkat etmeleri gerekmektedir.

Öncelikle cilt çevresel etmenlere karşı korunmalıdır. Soğuğa rüzgara karşı şapka, atkı, eldiven gibi eşyalarla önlem alınmalıdır. Dudakların çatlamaması için dudak balmı kullanılmalıdır. Sıcaklık düştüğünde cildin kurumasını önlemek için kapalı alanlar nemlendirilmelidir. Duş alınırken çok soğuk ve sıcak su yerine ılık su tercih edilmelidir. Cildin kurumasına izin verilmemeli nemlendirici kullanılmalıdır. Yüz temizlemede sabun yerine temizleme suyu tercih etmek yararlı olacaktır. Ciltte herhangi reaksiyona sebebiyet vermemek için çok sık ürün değişiminden kaçınmalıdır. Kimyasal koruyucu, parfüm içermeyen cilt bakım ürünleri tercih edilmelidir. Eğer cilt akneye yatkınsa tüm ürün seçimlerinde bu kritere göz önünde bulundurulmalıdır. Ciltte kabartılar oluştuğunda bunları sıkmamak gereklidir. Deri enfeksiyon oluşmaması için kendini korumaktadır. Kabartıları patlatıldığında enfeksiyon riski artacak, problem büyüyebilecektir. Bölge ılık ve temiz su ile yıkanabilir. Eğer şikayet ayakta oluşmuşsa bölge tamamen iyileşene kadar farklı bir çift ayakkabı giymek yararlı olacaktır. Deri sürekli temiz ve kuru tutulmalıdır. Güneşin zararlı etkilerinden dört mevsim korunmamalıdır. Aksi takdirde birçok cilt problemi için risk oluşabilecektir. Cilt kanserine neden olan önemli unsurlardan biri de güneşin zararlı etkilerine maruz kalmaktır. Diyabetle ve sebep olabileceği problemler hakkında bilgi almak son derece önemlidir. Doktorun önerilerine birebir uymak hastalığın ilerlemesini önleyeceği gibi cilt, sağlık sorunlarının yaşanmamasına da yardım edecektir. Sağlıklı kiloda olmaya dikkat etmek belirtilen plana göre beslenmek olumludur. Cilt sorunları konusunda oldukça dikkat edilmelidir. Küçük bir problem hızla büyüyebilecektir. Her gün vücutta bir yara, kesik var mı diye kontrol edilmelidir. Sorun fazla büyümeden doktora danışmak yararlıdır. Yaralanma riski oluşturabilecek, riskli sporlardan hobilerden uzak durulmalı, gerekli tedbirler alınmalıdır. Diyabet cildin kalınlaşmasına sebep olmakta, kan dolaşımını zayıflatmaktadır. Hastalık; tuvalete çıkma sıklığını artırır, cildin nemini azaltır. Ciltte problemler yaşanabileceğinin ilk belirtilerinden biri kuru, pullu bir deriye sahip olmaktır. Bu şikayet vücudun herhangi noktasında gözlemlenebilse de yoğunlukla bacaklarda, ayaklarda, dizlerde, dirseklerde ve ellerde ortaya çıkmaktadır. Ciltteki açık yaralar bakteriler, virüsler ve mantarlara davetiye çıkarmaktadır. Bu da mevcut problemin ilerlemesine neden olacaktır. Bunun yanı sıra iyileşme süreci de şeker hastalığına bağlı olarak uzayacaktır. Cildin kalınlaşması, sarı renge yaklaşması, kuruması, pullanması, küçük yaraların bile uzun süre kapanmaması derinin güçsüzleştiğine ve çeşitli sorunlar yaşanabileceğine işarettir

Sebi Pharma Der Ki;

Cilt bakımı hemen herkes için önemli olsa da diyabete sahip bireylerin buna çok daha fazla dikkat etmeleri gereklidir. Sebi İxir Su Acil Bakım Spreyi diyabetli bireylerin ciltlerine bakım yapmalarını sağlamakta, doğal yapısıyla dört mevsim genç yaşlı herkes tarafından kullanılabilmektedir. Paraben, alkol, silikon, vazelin içermeyen ürün içerdiği dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” ile cildi nemlendirip, derinin kendini yenilemesini sağlamaktadır. Eczanelerde de bulunan ürün sprey formatıyla kolay kullanım sağlamakta saçlı bölgeler dahil tüm vücuda uygulanabilmektedir.

Diyabet hastalarının cilt bakımında kullanacağı formülümüze ulaşmak için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Cilt lekeleri için krem

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” Sebi Leke Kremi cildi soymadan, yıpratmadan lekeleri tedavi eder ve 50 faktör güneş koruması sağlar. Cilt lekeleri için krem İlk kullanımdan itibaren cilde bakım yapan Sebi İxir Leke Kremi yoğun nem de sağlamakta ve cildi beslemektedir.

Sebi Simyacı’nın en çok tercih edilen ürünlerinden Leke Kremi güneş, doğum, yaşlılık, ağda, epilasyon ve çil lekelerini, kararmaları tedavi etmekte cildi beslemektedir.

Cilt Lekeleri İçin Sebi Krem

Zaman zaman leke gidermek yerine lekelerin çeşitli yöntemlerle kapatılması tercih edilebilmektedir. Bu işlemler kalıcı olmadığı için çoğunlukla kullanıcının sıkılması ve bırakması ile sonuçlanmaktadır. Teknik olarak durum incelendiğinde de sorun çözülmüş olmayacaktır. Leke giderici krem sorunu maskelememekte, çözmekte ve tedavi etmektedir. Bu sayede hem lekesiz hem de bakımlı görünüme sahip olmak mümkündür.
 

Cilt lekeleri için krem denildiğinde birçok leke kremi yazın kullanılamamaktadır. Cildi yıpratarak çalışan ürünler cilt hassasiyetini arttırabilmekte ve deriyi çevresel faktörlere karşı savunmasız konuma getirebilmektedir. Bunun sonucunda cilt hassaslaşmakta ve en ufak bir olumsuzlukta tepki verebilmektedir. Sebi İxir Leke Kremi ise ödüllü, dünya patentli formülü ile cildi soymadan lekeleri gidermektedir. Cilt lekeleri için krem buna ek olarak bakım da yapmaktadır. Sonuç olarak leke kremi dört mevsim güvenle kullanılabilmektedir. Ürünü cildi beslemesi ve güçlendirmesi oluşabilecek potansiyel sorunları da engelleyecektir. Lekeleri tedavi eden ürün 50 faktör güneş koruması da sağlamaktadır. Bu sayede güneşin zararlı ışınlarının cilde zarar vermesi önlenmektedir. Güneşin zararlı ışınları; erken yaşlanma belirtilerinin, güneş leke ve yanıklarının başlıca nedenleri arasında yer almaktadır. Leke tedavisi ve güneş korumayı bir arada bulunduran cilt lekeleri için krem kullanıcıları çok sayıda krem alma zahmetinden ve maliyetinden de kurtarmaktadır.

Sebi Pharma Der Ki;

Ürün; Türk Mucit Şebnem Özen’in ödüllü, dünya patentli buluşu “Hücre Yenileyici Bileşen”iiçermektedir. Bu buluş sadece Sebi Simyacı ürünlerinde yer almaktadır. Buluşun en önemli özelliği sağladığı güçlü etki ile birlikte son derece doğal olmasıdır.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!



 
Devamını oku

Sivilce izleri için krem eczane

Sivilce izleri için krem eczane araştırması yapılarak sivilce izlerinden kurtulmak hedeflenebilmektedir. Sebi Pharma ürünleri; Ege ve Akdeniz Bölgesi’ndeki Üniversite Hastanelerinde reçete edilmekte, eczanelerde yer almaktadır. Ödüllü, dünya patentli formül içeren cilt bakımı ürünler yüksek bir memnuniyet sağlamaktadır.

Bireyler sıkça edindikleri cilt bakım ürünlerinden verim alamadıklarından yakınmaktadır. Bundan dolayı sivilce izleri için krem eczane araştırılabilmektedir. Cilt bakım ürünlerine yoğun ilgi duyulması ve e-ticaretin gelişmesi elbette olumludur. Bununla birlikte çok sayıda sahte, etkisiz ürünler de piyasaya sunulabilmektedir. Sadece bir web sitesi kurup; sabit telefon, adres vb. hiçbir şey belirtmeden satış yapan firma dahi olmayan siteler hızla çoğalmıştır. Sahte, ilgisiz ürünler kullanıcılara gönderilebilmektedir. Satın alma işlemi tamamlandıktan sonra da yetkili biriyle görüşmek imkânsız hale gelmiştir. Basında sık sık e-ticaret mağdurları yer almaktadır. Tüm bu gelişmeler işini dürüst şekilde gerçekleştiren e-ticaret sitelerini de mağdur etmiştir. Tüm bunlar sonucunda sivilce izleri için krem eczane  araştırması hızla artabilmektedir.

Zamanla eczanede yer alan sivilce kremi ve cilt bakım ürünlerine daha fazla güven duyulmaya başlanmıştır bu son derece doğal bir gelişmedir. Bir e-ticaret sitesi kurarak aynı gün satış yapmak mümkündür. Eczanelerde, ecza depolarında var olmak iste ciddi bir çalışma, emek ve yatırım istemektedir. Sivilce izleri için krem eczane  bulunarak dermokozmetik ürünler edinilebilmektedir.

Sebi Pharma ürünleri Ege ve Akdeniz Bölgesi üniversite hastanelerinde reçete edilmekte ve eczanelerde bulunmaktadır. Sebi Pharma’nın internet satışı olmakla birlikte firmanın tek satış kanalı internet değildir. Çok yönlü, doğal ürünleri eczanelerden de temin edebilmektedir. Sivilce izleri için krem eczane diye incelendiğinde Sebi Pharma ürünlerine de rastlanacaktır.

Sebi Pharma Der Ki;

Sebi Pharma ürünlerine güvenmek ve gönül rahatlığıyla kullanmak için birçok sebep var. Ürünlerin reçete edilmesi ve eczanelerde de bulunması bu nedenlerden sadece biri. Sebi Pharma Yönetim Kurulu Başkanı ve Türk Mucit Şebnem Özen Garanti Bankası’nın düzenlediği Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’nda “Türkiye’nin Gelecek Vaat Eden Kadın Girişimcilerinden” seçilmiştir. Türk Mucit Özen İstanbul Uluslararası Buluş Fuarı’na onur konuğu olarak davet edilmiş ve bronz madalya ile ödüllendirilmiştir. Aynı etkinlikte Bosna Hersek Kadın Buluşçular Derneği Nova En İyi Kadın Buluşçu Kategorisinde Türk Mucit Özen’i ödüle layık gördü.

Sivilce formülümüze ulaşmak için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Güneş lekeleri için krem

Sebi Pharma’nın ciltlere bakım yapan son ürünü Sebi İxir 50 SPF Leke Kremi hem güneşten 50 faktöre kadar koruma sağlıyor hem de ciltteki lekeleri gideriyor.

Güneş lekeleri için kullanılabilen Sebi İxir 50 SPF Leke Kremi de tüm diğer Sebi Simyacı ürünleri gibi uluslararası patentli hücre yenileyici bileşen içeriyor. Sebi Pharma'nın bu ürünü de diğer ürünlerle aynı felsefeye sahip; tek üründe çok bakım! Sebi İxir’in güneşten koruyan  leke kremi cildi güneşin zararlı etkilerinden koruyor bununla birlikte lekeleri açıyor.

GÜNEŞ LEKELERİ İÇİN KREMLER

Sebi Simyacı’nın bu ürünü ile konforlu bir yaz bizleri bekliyor. Hem leke, hem de güneş kremini ayrı ayrı satın almaya, ikisini de ayrı ayrı cilde uygulamaya gerek kalmıyor. Tek ürün kullanılacağı için herhangi olumsuz etkileşim ihtimali de bulunmuyor. Sebi İxir’in bu ürünü ile siz güneşin tadını çıkarırken lekeleriniz kaybolsun!

Sebi Pharma Der Ki;

Güneş lekeleri için yüksek koruma faktörüne sahip leke kremi kullanmak fayda getirecektir. Sebi İxir Leke Kremi hem güneş lekeleri için leke karşıtı bakım yapacak hem de pürüzsüz bir görünüm sağlayacak!

50 SPF Güneş Korumalı Leke Kremimize ulaşmak için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Sivilce ve lekeler için krem

Sivilcelerin çoğunlukla genç bireylerde oluşması beklenir. Özellikle ergenlik dönemi sivilce sorununun en sık yaşandığı dönemdir. Bununla birlikte yetişkin bireylerde de sivilce sorunu yaşanabilmekte sivilce ve lekeler için krem araştırılabilmektedir. Birçok unsur ileri yaşlarda da sivilce-akne sorununa neden olabilmektedir.

Sivilce Ve Lekeler İçin Sebi Krem

Akne kötü bir görünüme sahip olsa da problem sadece görünümle ilgili değildir. Akne cilt problemlerinin işareti olabilir. Sivilce ve lekeler için krem araştırılırken buna da dikkat edilmelidir.

Bazı bireyler genetik olarak gözeneklerinin tıkanmasına ve akne problemine daha yatkındır. Stres de yetişkin aknesine sebep olan unsurlardandır. Ağır makyajlar yapmaktan kozmetik ürünlerini aşırı şekilde kullanmaktan kaçınmak gereklidir. Akne, cilt ve çeşitli sağlık problemleri yaşamamak için sağlıklı beslenmeye dikkat edilmelidir. Zararlı yiyecekler sivilceleri ve çeşitli cilt problemlerini tetikleyebilmekte, sivilce ve lekeler için krem ihtiyacı ortaya çıkarabilmektedir. Kullanılan ilaçlar da akne oluşumunu tetikleyebilmektedir. Eğer kullanılan bir ilacın akneye neden olduğundan şüpheleniyorsa ilacı veren doktordan bilgi almak fayda sağlayacaktır. Yetişkin aknelerini ergenlik döneminde oluşan aknelerden tamamen ayırmak da doğru olamayacaktır. Bu iki akne türü de birbirine benzemektedir. Sivilce ve lekeler için krem incelerken göz önünde bulundurulması gereken bir faktör de budur.

YETİŞKİNLERDEKİ AKNELER İÇİN NELER YAPILABİLİR?

Cilt temizliğine dikkat etmek hem akne oluşumunu engelleyecek hem de çeşitli cilt problemlerinin oluşumunun önüne geçecektir. Akne kremi kullanmak da akne probleminin giderilmesi açısından önemlidir. Sivilceleri makyajla kapatmaktan kaçınılmalıdır. Bu durum geçici bir çözüm sağlasa da sorunu gidermeyecek aksine kötüleştirecektir. Cildin nefes almasını engelleyen tüm makyaj seçeneklerinden de kaçınılmalıdır. Sivilce ve lekeler için krem araştırılıyorsa cilt bakımına da dikkat edilmelidir. Sivilceler konusunda en sık yapılan hatalardan biri de sivilceleri sıkmak, patlatmak ve kaşımaktır. Ne kadar istenirse istensin sivilceler kurcalanmamalıdır. Aksi takdirde sivilce sorunu devam edecek, yaygınlaşacak ve izler meydana gelecektir.

STRES SİVİLCE VE AKNEYİ ARTTIRABİLİR

Beslenme planında değişikliğe gidilebilir, tüketilen sağlıksız gıdalara ara verilebilir veya daha iyisi tamamen bırakılabilir. Eğer stres önemli bir problemse ve sivilcelerin, aknelerin oluşumunda stresten şüpheleniyorsa bu unsura da mutlaka dikkat etmekte yarar vardır. Sivilceli ciltlerle ilgili sık yapılan bir hata da sivilceli ciltlerin nemlendirmeye ihtiyaç duymadığını düşünmektir. Sivilce problemi yaşansa da cildi nemlendirmek ihmal edilmemelidir. Yüz hijyeninde farkında olmadan büyük hatalar yapılabilmektedir. Yüze dokunmak farkında olmadan yapılsa da ellerdeki tüm kiri, bakterileri ve yağı yüze taşıyacaktır. Bu nedenle mümkün olduğu kadar yüze dokunmamaya dikkat edilmelidir.  Böylelikle sivilce ve lekeler için krem araştırılmaya gerek bile kalmayabilir.

Sebi Pharma Der Ki;

Sebi İxir Akne Kremi akne ve sivilcelerde etkilidir. Asit türevleri, salisilik asit, AHA asitleri içermeyen ve hassas ciltlerde güvenle kullanılan Sebi İxir Akne Kremi içerdiği dünya patentli Hücre Yenileyici Bileşen ile cildi yormadan ve yıpratmadan etkisini gerçekleştirmektedir. Krem, siyah nokta, gözenek problemlerini gidermede de etkilidir. Sebi İxir Akne Kremi cildin bakımını yaparak ciltte güzel bir görünüm sağlamaktadır.

Sivilce ve sivilce lekesi gideren formülümüze ulaşmak için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

En iyi anti aging krem

Anti aging bakıma verilen önem gittikçe artmaktadır. Herkes en iyi anti aging krem ürününün ne olduğunu merak etmektedir. Anti Aging bakıma dikkat edilmesi sadece genç bir görünüm sağlamaz cilt bakımıyla ilgili faydalı alışkanlıklar da kazandırır. En iyi anti aging krem denildiğinde zamanlamanın da önemi artmaktadır. Cilt tipinin yanı sıra yaş da seçim kriterlerinin arasına eklenmektedir.

En iyi anti aging krem cilde nem sağlamakta ve bakım da yapmaktadır. Sadece bu özellik bile ciltte oluşabilecek birçok problemi önlemeye katkıda bulunacaktır.

GÜNEŞİN ZARARLI IŞINLARI ERKEN YAŞLANMA BELİRTİLERİNE NEDEN OLABİLİR

Yaşlanma karşıtı bakım hem cilt bakımı hem de genel sağlık anlamında iyi alışkanlıklar kazandırmaktadır. Anti aging bakımın olmazsa olmazı güneş korumasıdır. Güneşin zararlı ışınları güneş lekeleri, yanıkların yanı sıra erken yaşlanma belirtilerine de sebebiyet verir ve cildi yıpratır. Erken yaşlanma belirtilerinin en iyi anti aging krem öncelikli nedenleri arasında UVA, UVB ışınları yer almaktadır. Cildin uzun süre genç kalmasını sağlamak için deriyi güneşin zararlı ışınlarından korumak önem taşımaktadır. Bununla birlikte doğal olarak; güneş lekelerine, yanıklara, cildin yıpranmasına ve hasar görmesine karşı da önlem alınacaktır. En iyi anti aging krem kapsamlı yaşlanma karşıtı bakım yapabilmelidir.

YAŞLANMA BELİRTİLERİNİN ORTAYA ÇIKMASI BEKLENMEMELİ

Anti aging’in kazandığı bir diğer faydalı alışkanlık ise önlem alma bilincini oluşturmasıdır. Yaşlanma karşıtı bakımda her zaman belirtiler ortaya çıkmadan önce ürün seçimi önerilmektedir. en iyi anti aging krem hangisi diye araştırma yapmak için geç kalınmamalıdır. Elbette kırışıklık, sarkma gibi belirtiler ortaya çıktıktan, ilerledikten sonra da anti aging ürünler tercih edilmelidir. Anti aging ürünlerin var olma nedeni de budur fakat erkenden önlem almak verimi yükseltecektir.

CİLT TİPİ ÜRÜN SEÇİMİNDE ÖNEMLİ

Tüketimin her alanında araştırma yapmak ve etiket okumak faydalıdır fakat bu durum cilt bakımında daha da önem kazanır. Cilt tipine, ihtiyaçlara, beklentilere yönelik ürünler tercih edilmeli ve kullanım talimatına uygun olarak kullanılmalıdır. En iyi anti aging krem seçerken yaş kriteri düşünüleceği için seçicilik anlamında adım atılacaktır. Ürünün kullanılabileceği bölgeler ve uygun olduğu cilt tipi incelenmelidir. Daha fazla verim almak için cildi ayırmadan; göz çevresi, yüz, boyun, dekolte bölgesi, eller dahil anti aging bakım yapılmalıdır. Bu sayede istenilen görünümü yakalamak kolaylaşacaktır.

Sebi Pharma Der Ki;

Yüksek miktarda ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi Simyacı Anti Aging Krem göz çevresi, yüz, boyun, dekolte bölgesi dahil kullanılıyor ve tek üründe tüm bakım yapıyor.

Kırışıklıkları giderecek formülümüze ulaşmak için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Isırgan otu ve saç bakımı

Saç dökülmesi; stresten, genetik nedenlerden, çevresel faktörlerinden kaynaklamaktadır.  Günde ortalama 100 saç kaybolmaktadır. Eğer bundan daha fazla saç kaybediliyorsa önlem alınması gerekebilmektedir. Saçlara bakım yapmak, saç dökülmesine katkıda bulunmak için birçok seçenek bulunmaktadır. Bu alanda sıkça kullanılan içeriklerden biri de ısırgan otudur.

ISIRGAN OTU EKSTRAKTI NEDİR?

Isırgan otu ekstraktı, ısırgan otu yaprağından, kökünden ve bitkinin kendisinden elde etmektedir. Isırgan otu yaprağı anti-inflamatuar içeriğe sahiptir.

Isırgan otu ekstraktı çok uzun yıllardır bakım ve yiyecek için kullanılmaktadır. Birçok güzellik ve bakım ürünleri bu ekstraktı içermektedir.

Bitki hormonları dengeleyerek saç dökülmesini önlemeye yardım etmektedir. Isırgan otu ekstraktı silica bakımından oldukça zengindir. Silica sağlıklı kollajen artışına yardımcıdır. Kollajen cildin elastik, yumuşak ve genç olmasına yardımcıdır.

SAÇLARIN GÖRÜNÜMÜNE DE FAYDALI
 

Isırgan otu ekstraktı tırnakları, cildi, saçları ve kemik dokusunu güçlendirmeye yardımcıdır. Ekstrakt tırnak ve saç kırılmalarını azaltmaya da katkıda bulunacaktır. Bu saçların daha çok uzamasına ve bakımlı görünmesine de faydada bulunacaktır. Isırgan otu ekstraktı DHT üretimini yavaşlatarak saç dökülmesini azaltmaya yardım etmektedir. DHT Esaç dökülmesinin nedenleri arasında yer almaktadır. Bu içerik belirtilen faydanın yanı sıra saç bakımına ve görünümüne sağladığı katkılarla da memnuniyet oluşturmaktadır.

Sebi Pharma Der Ki;

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi İxir Saç Serumu saç köklerine ve saç bakımına yaptığı bakımla tanınan ısırgan otu ekstratı da içerir, saç köklerine yoğun bakım yapar.

Saç bakım serumu formülümüze ulaşmak için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!

Devamını oku

Melazma nedir?

Melazma oldukça yaygın bir cilt problemidir. Melazma koyu renkli lekelere sebebiyet verebilmektedir. Melazma gebelikte yaşandığında ise doğum lekesi de denebilmektedir. Melazma kadınlarda daha sık görülse de erkeklerde de oluşabilmektedir.

Melazma çeşitli büyüklüklerde lekelere sebebiyet verebilmektedir. Bu lekeler cildin olağan renginden farklıdır. Çoğunlukla yüzde ve vücudun diğer bölümlerinde melazma oluşabilir.

Kahverengi tonlarındaki lekeler çoğunlukla yanakta, alında, burunda ve çenede meydana gelebilmektedir. Bununla birlikte boyunda ve ellerde de melazma oluşabilir. Ciltteki lekeler herhangi sağlık soruna yol açmamaktadır fakat bireyi estetik olarak rahatsız etmektedir.

MELAZMA BİRÇOK NEDENDEN KAYNAKLANABİLİR

Melazmaya neden olan faktör tam olarak bilinmemektedir. Koyu cilt rengine sahip bireyler daha büyük risk grubunda yer almaktadır. Hormonal değişimler, gebelik melazmayı tetikleyebilmektedir.  Stres, tiroit problemleri de melazmayı tetikleyebilmektedir. Stres hormonal dengesizliği arttırabilir bu da leke oluşumunu arttırabilir.

LEKELER GİDERİLDİKTEN SONRA DA BAKIM YAPILMALI

Güneşe maruz kalınması da melazmaya neden olabilmektedir. Ultraviyole ışınları cildin yapısına zarar verebilmektedir.

Melazma giderildikten sonra da cilt bakımına dikkat etmek ve özellikle leke oluşumuna neden olduğu düşünülen unsurlardan uzak durulmalıdır. Örneğin ciltteki lekeler güneş lekeleri ise güneş koruyucu kullanımına dikkat etmek gerekmektedir. Bu sayede yeni lekelerin oluşma olasılığı azalacaktır.

LEKELER GİDERİLMEK İSTENİRKEN CİLT YIPRATILMAMALI

Melazma lekelerini gidermekte sıkça kullanılan yöntemlerden biri de leke kremleridir. Leke kremleri seçerken birçok faktöre dikkat etmek gerekmektedir. Ürün cilt tipine uygun olmalıdır ve cildi yıpratmamalıdır. Leke giderilmek istenirken cilt yıpratılırsa leke ile birlikte başka sorunlar da meydana gelir. Özellikle yaz aylarında güneşin zararlı ışınları daha da artmaktadır. Cilt eğer bu dönemde savunmasız kalırsa yeni sorunlar oluşacaktır. Kış mevsiminde güneşin zararlı ışınları daha az olsa da soğuk ve kuru hava faktörü devreye girmektedir. Herhangi sorunu olmayan birçok cilt bu koşullarda problemler yaşıyorken hassaslaşmış ciltlerde daha büyük cilt şikayetleri oluşabilir. Kışın güneşin zararlı ışınlarının az olması güneş koruyucu kullanımının gerekmediği anlamına gelmemektedir. Dört mevsim güneş koruyucu kullanılmalıdır.

Sebi Pharma Der Ki;

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi İxir Leke Kremi ciltteki lekeleri gidermeye yardımcıdır. Ürün cildi yormamakta aksine bakım yapıp beslemektedir.

Melazma karşıtı formülümüzü incelemek için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Sorularla Sebi Pharma ürünleri

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi Pharma ürünleri kullanıcıların beğenisini toplamaktadır. Sebi Pharma’yı sosyal medyada takip ederek ürünler ve firma ile ilgili sorulara doyurucu yanıtlar alabilmek mümkündür.

Sebi Pharma’da hangi ürünler var?

Sebi Pharma’da Sebi Ixir 50 SPF Güneş Korumalı Leke Kremi, Sebi İxir Leke Kremi, Sebi İxir Akne Kremi, Sebi İxir Acil Bakım Kremi, Sebi Ala Cilt Beyazlatıcı Anti Aging Krem, Sebi Su Hücre Yenileyici Cilt Temizleme Suyu, Sebi Ixir Acil Bakım Spreyi, Sebi Ixir Saç Bakım Serumu, Sebi Ixir Vücut Bakım Spreyi ve Sebi Simyacı Anti Aging Krem ürünleri yer almaktadır.

Tüm Sebi Pharma ürünleri Sebi Pharma Yönetim Kurulu başkanı ve Türk Mucit Şebnem Özen’in ödüllü, dünya patentli buluşu “Hücre Yenileyici Bileşen” içermektedir ve bu buluş TRT Ana Haber Bülteni’nde yer almıştır.



Sebi Pharma ürünlerinde yer alan içerikleri nasıl öğrenebilirim?

Her ürünün sayfasından ve ürün ambalajlarından içerik bilgisine ulaşabilirsiniz. Sebi Pharma içeriğe çok önem vermektedir ve tüm ürünler oldukça zengin içeriğe sahiptir.

Sebi Pharma ürünleri paraben içeriyor mu?

Kesinlikle hayır. Hiçbir Sebi Pharma ürününde paraben bulunmaz. Sebi Pharma ürünlerinde alkol, silikon, hidrokinon, asit türevleri ve parfüm de bulunmaz. Hiçbir Sebi Pharma ürünü cildi yormaz ve yıpratmaz aksine bakım yapar, besler.

Sebi Pharma ürünleri eczanelerde bulunuyor mu?


Evet! Sebi Pharma ürünleri Ege ve Akdeniz bölgelerindeki üniversite hastanelerinde doktorlar tarafından reçete edilmekte ve eczanelerde yer almaktadır.

Aradığım sorunun yanıtını bulamadım, ne yapabilirim?

Sebi Pharma müşteri hizmetlerine 0 232 404 00 45, 0 551 208 38 86 nolu telefonlardan arama veya WhatsApp, Facebook ve Instagram kanalıyla ulaşabilmek mümkün. Web sitesinde yer alan video bölümünden de sorularınızı ister yazılı ister videolu olarak iletebilirsiniz.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!

Devamını oku

Yüzdeki çiller nasıl geçer?

Çiller birçok nedene bağlı olarak meydana gelebilmektedir. Çiller güneşin zararlı ışınlarına bağlı olarak meydana geldiği gibi doğuştan da oluşmuş olabilir. Hangi nedene bağlı olursa olsun yüzdeki çiller nasıl geçer diye sorulabilmektedir.

ÇİLLER İÇİN KREMLER

Yüzdeki çiller nasıl geçer sorusuna kaliteli bir leke kremi ile cevap verebilmek mümkündür. Sebi İxir Leke Kremi güneş, doğum, yaşlılık lekelerini, cilt tonu eşitsizliğini gidermeye katkıda bulunduğu gibi yüzdeki çiller nasıl geçer sorusunu dac cevaplamaktadır.

ÇİLLERDEN VE LEKELERDEN BİRLİKTE KURTULUN

Ödüllü, dünya patentli formüle sahip ürünün sadece yüzdeki çiller nasıl geçer alanında faydada bulunduğunu söylemek ürüne haksızlık olacaktır. Sebi İxir Leke Kremi aynı zamanda lekelerle mücadele etmekte, cilde bakım yapmakta ve cildi beslemektedir.

Sebi Pharma Der Ki;

Sebi Pharma’daki en çok tercih edilen ürünlerinden biri olma özelliğine de sahip Sebi İxir Leke Kremi  50 faktör güneş koruması da sağlamaktadır. Yüzdeki çiller nasıl geçer konusunda en çok dikkat edilmesi gereken unsurların birinin de güneş koruması olduğu düşünüldüğünde leke kreminin güneş koruması içermesinin nasıl bir avantaj sağlayacağı da ortaya çıkmaktadır.

Çilleri gideren kremimize ulaşmak için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Saçlarınız dökülüyor mu?

Saçlar normal olarak büyür, dinlenir ve dökülür. Dökülme evresinden sonra büyüme tekrar başlar. Eğer saç dökülmesi yaşanıyorsa saç tekrar çıkmayacaktır. Bu süreç yavaş veya hızlı olabilir. Genetik yapı, hormonal sorunlar, stres veya kullanılan ilaçlar da etkide bulunabilmektedir. Saç dökülmesi yaşanıyorsa bunun çeşitli işaretleri mevcuttur.

Erkekler alında yer alan saçların başlangıç hizasını kontrol etmelidir. Buradaki değişimler saçların dökülmesini işaret edebilir.

Erkekler el aynası yardımıyla başın üst kısmını kontrol etmelidir. Eğer saç derisi gözüküyorsa ve saçlar seyrelmişse bu saç dökülmesinin işareti olabilir. Kadınlar ise tüm saç yüzeyini kontrol etmelidir. Kadınlarda saçların tüm saç derisinde incelmesi oldukça yaygındır.

Birey; yatak, yastık, araba koltuğu gibi yerleri, kıyafetlerini incelemelidir. Eğer saç dökülmesi mevcut ise bu alanlarda yüksek miktarda saç görülecektir

Duş bitiminde gider kontrol edilmelidir. Eğer giderde saçlar yoğun olarak gözüküyorsa bu da saç kaybının işaretleri arasında yer almaktadır. Bununla birlikte taraklar da kontrol edilmelidir. Beklenenden fazla saç gözlemleniyorsa bu da saç kaybının belirtileri arasında yer almaktadır.

Birey yıllar içindeki fotoğraflarını karşılaştırmalıdır. Saçların kalınlığı, yoğunluğu ve rengi gibi detaylara dikkat edilmelidir. Eğer saçlar inceldiyse ve daha açık renge sahipse saç kaybı yaşanması muhtemeldir.

SAÇTAKİ TÜM SORUNLAR AYNI DEĞİLDİR

Saç dökülmesinin bir karaktere sahip olup olmadığına dikkat edilmelidir. Saç tellerinin incelmesi, dökülmesi farklı durumlardır. Dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta da bu sorunun ne kadar süredir mevcut olduğudur. Aile geçmişi de saç bakımında önem taşımaktadır. Birey babasında, kardeşlerinde veya diğer akrabalarında saç dökülmesi sorunu var mı incelemelidir. Eğer varsa mevcut sorunların neden kaynaklandığı araştırılmalıdır.

Saç stillendirme alışkanlıkları da saç bakımı üzerinde önem taşımaktadır. Eğer saçlar çok sıkı bağlanıyorsa bu saçların kırılganlaşması ile sonuçlanabilmektedir. Saça uygulanan kimyasal işlemler de saçı yıpratabilmektedir. Saç kurutucuların çok sıcak ayarda kullanılması da saça zarar verebilmektedir.

Geçirilen hastalıklar, cilt problemleri de saçları olumsuz etkileyebilmektedir. Tüm bunların yanı sıra beslenme, uyku düzeni de kişinin saçlarını etkileyebilmektedir.

Sebi Pharma Der Ki;

Ödüllü, dünya patentli “Hücre Yenileyici Bileşen” içeren Sebi İxir Saç Bakım Serumu oldukça zengin içeriğe sahip! Saç Serumu saç derisine, saç köklerine ve saçlara yoğun bakım yapmaktadır.

Saç Dökülme Karşıtı Sprey Sebi Ixir Saç Bakım Serumuna ulaşmak için tıklayınız.

Sebi Pharma ile Sağlıklı Kalın!
Devamını oku

Cilt neden yorgun görünür?

Ciltteki yorgun görünümün birçok nedeni bulunmaktadır. Yaşın ilerlemesi, çevresel faktörler yorgun görünüme sebebiyet verebilmektedir. Cilt bakımına dikkat edilmesi genç ve canlı görünümün yakalanmasına katkıda bulunacaktır.

Ciltte yorgun bir görüntü oluşmasının öncelikli nedenlerinden biri de sarkmalardır. Güneşin zararlı ışınlarına maruz kalınması cildin elastikiyetinin kaybolmasına neden olur. Güneş ışınları cilt hücrelerine zarar vermekte ve yaşlanma sürecini hızlandırmaktadır. Bu durum zaman içinde yaşlanma belirtisi olarak dönüş yapacaktır. Özellikle erken yaşlanma belirtilerinin öncelikli nedenlerinden biri de güneşin zararlı ışınlarıdır.

Uyku düzen